evim.com

Kolon Kanseri

Kolon kanseri, sindirim sisteminin son kısmı olan kolonda kanser oluşmasıdır. Tedavisi ise hastanın durumuna göre cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi olabilmektedir.

Kolon Kanseri Nedir?

Kolon sindirim sisteminin son organı olan kalın bağırsaktır. Son 15 cm'lik bölümün ismi rektum geri kalan kısmın ismi ise kolondur. Kolon kanserinin başlangıcı olarak adlandırılan polip küçük, kanserli olmayan (iyi huylu) hücre birikimleridir. Bu polipler zamanla kötü huylu kitlelere (tümör) dönüşebilmektedir. Polipler küçük olabilir ve varsa az sayıda belirti yapabilirler. Bu nedenle doktorlar, polipleri kansere dönüşmeden önce tanımlayıp çıkararak kolon kanserini önlemeye yardımcı olmak için düzenli tarama testleri önermektedir.

Kolon kanseri bazen kolondan başlar rektuma kadar uzanır. Bunlara kolorektal kanserler denir. Bu kanser türü gastrointestinal sistem tümörleri arasında en sık görülen kanserdir. Tüm kanserler içinse erkeklerde üçüncü sırada, kadınlar içinse ikinci sırada yer almaktadır. Kadınlar ve erkeklerde görülme oranları yakındır, fakat erkeklerde bir miktar daha fazla görülür. Yaşanılan bölgeye göre değişiklik gösterir. Ülkemizin doğu kısmında batı kısmına göre daha sık görülür. Bunda yeme alışkanlıklarının etkisi olduğu düşünülmektedir.

Kolon Kanseri Belirtileri

Kolon kanseri belirtileri şunlardır:

  • İshal/Kabızlık: Kolorektal kanserlerde en sık belirti tuvalet alışkanlığının değişmesidir. Normal hayatında düzenli tuvalete çıkan bir insanın 2 gün veya daha fazla tuvalete çıkamaması ve kıvamının katı, çok sert olması kabızlık göstergesidir. İshal ise günde tuvalete 3 ten fazla çıkma ve dışkının kıvamının su gibi seyrek ve açık renkli olmasıdır. Eğer dışkı kalem gibi ince çıkıyorsa bu da kitlenin rektuma da veya rektuma yakın olduğunun göstergesidir. Bir kişinin normal tuvalet düzeni aniden değişmesi ve düzelmemesi durumlarında eğer kişi yaşı 50 yaş ve üzeriyse şüphe edilmeli ve doktorla görüşülmelidir.
  • Dışkıda kan görülmesi (parlak kırmızı veya çok koyu kırmızı): Dışkıda veya makatta kan görülmesi ciddi bir sorundur ve mutlaka doktora görünmelidir. Dışkıda kan görme sebepleri kolon kanseri, kolondaki polipler, iltihaplı bağırsak hastalıkları (kolit), Hemoroid (basur), anal fissür (anüste çatlaklar), anüs etrafı yaralar, bağırsaktaki parazitler veya enfeksiyonlar olabilmektedir. Rengin parlak kırmızı olması kanın sindirilemediğini gösterir ve kolon kanserlerinde daha sık görülür. Koyu kırmızı kum tanecikli yapıya sahip olanlar kanın sindirildiğini ve sorunun daha üst gastrointestinel sistemden kaynaklandığını veya iç kanama yaşandığını göstermektedir.
  • Demir eksikliği ve kansızlık: Dışkıyla kaybedilen kan üzen dönemde kansızlığa ve buna bağlı olarak da demir eksikliğine yol açmaktadır. Kolon kanserinde kanama sızıntı şeklinde olup her zaman dışkıda görülemeyebilir. Canlı kırmızı renkte görülen kanamaların yanı sıra dışkıda olan fakat görülmeyen kanamalar için gaitada gizli kan testi yapılmaktadır. Özellikle artık adet görmeyen (menopoz) kadınlarda ve özellikle 50 yaş üzeri erkeklerde görülen demir eksikliği veya kansızlık şüpheli bir durumdur derhal doktora başvurulmalıdır.
  • Bağırsaklarda tam boşaltamama hissi: Tümör eğer daha alt kısımlarda yani rektuma yakın bölgelerde ise bu bölgeleri uyaracak ve uyarılar beyine dışkı olduğunu düşündürecektir. Böylece hastada dışkılama sonrası tam boşaltamama hissi ve dışkı olmadığı halde dışkılama isteği yaratacaktır.
  • Zayıflık veya yorgunluk: Dışkıyla birlikte görülebilen ya da görünmeyen ( gaitada gizli kan) kan kaybı olduğundan ötürü hastada halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, efor kapasitesinde azalma gibi belirtiler görülebilir. Kanın yapı taşı alyuvarlardır. Alyuvarlar dokulara oksijen taşır kişide kansızlık olması durumunda alyuvarların sayısı da düşer ve dokular yeterince oksijenlenemez bu sebepler kaslar normal durumdan daha çabuk yorulur ve tam kapasitesinde çalışamaz.
  • Açıklanamayan kilo kaybı: Tüm malign kitlelerde (kötü huylu) ortak görülen bir semptomdur. Kişinin yemek alışkanlıklarında değişim yapmaması normal beslenmesine ve normal günlük aktivesine devam etmesi durumunda altı ayda vücut ağırlığının %10'unun spontan (kendiliğinden) kaybedilmesidir. Bu durum daha çok kas kayıplarına ve yağ dokusundaki bozulmalardan kaynaklanmaktadır.
  • Mide bulantısı veya kusma
  • Kramplar

Kolon Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Çoğu kolon kanserinin sebebi tam olarak bulunamamıştır. Genellikle tümörler, sağlıklı hücrelerin DNA'larındaki bozukluklar oluştuğunda başlar. Bir hücrenin DNA'sı, bir hücreye ne yapacağını söyleyen dizilimler içerir. Sağlıklı hücreler, vücudumuzun normal çalışmasını sağlamak için düzenli bir şekilde büyür ve bölünür. Ancak bir hücrenin DNA'sı mutasyona uğradığında ve kanserli hale geldiğinde, hücreler yeni hücrelere ihtiyaç duyulmasa bile bölünmeye devam eder. Hücrelerin birikimi tümörleri oluşturur ve oluştuğu organın kendi görevini yapmasında aksaklıklar oluşturur.

Sonrasında, bu hücreler daha fazla çoğalmayıp sabit kalabilir. Bunlar iyi huylu tümörlerdir. Eğer hücreler çoğalmaya devam edip organı tümden tutması veya başka organlara gitmesi (metastaz) kötü huylu tümör lehinedir.

Kolon kanserinin risk faktörleri şu şekildedir:

  • Yaşlılık: Kolon kanseri her yaşta görülebilir fakat 50 yaş ve üzerinde olan vakalar toplam kolon kanserinin % 90'a yakın bir kısmını oluşturmaktadır.
  • Irk: Afroamerikan olanların öbür ırklara daha fazla tutulduğu görülmektedir. Sebebi tam olarak bilinmemekle genetik geçiş düşünülmektedir.
  • Önceden geçirilmiş kolon, rektum kanseri veya kolonda polip öyküsü: Geçirilmiş kolon kanserinde tümörün çıkartılma öyküsü varsa tekrar bir kolorektal kanser gelişme yüzdesi 1.5 ve 3 arasıdır. Çok sayıda olan ve 1 cm üzerinde olan polipler kolon kanseri geliştirme açısından tehlikelidirler.
  • Ailede geçirilmiş kolon kanseri öyküsü: Bir tane birinci derece akrabasında olan kişilerde normal halka göre kolon kanseri geçirme ihtimali 1.7 kat artmıştır. Birden fazla birinci derece akrabada kolon kanseri geçirmesi ve yaşların 50 altında olması riski daha fazla artırmaktadır. Ailede 1 cm üzerinde adenom olması riski aynı şekilde artırır.
  • Genetik: Genetik hastalık olan Familyal adenomatöz polipozis ve Lynch sendromu kolorektal kanserlerin %2-3 ünü oluşturur.
  • İnflamatuar bağırsak hastalıkları: Crohn hastalığı ve ülseratif kolit hastalığı yaşayanlarda kolon kanseri gelişme ihtimali artmıştır.
  • Çevresel faktörler ve beslenme düzeni: Yüksek orana hayvansal gıda ve düşük lifli yiyecek tüketmek kolon kanseri riskini artırır bunda hayvansal gıdaların bağırsakta daha fazla vakit geçirmeleri neden olur. Alkol tüketimi, obezite, sedanter (hareketsiz) yaşam gibi faktörler kolon kanseri görülmesi riskinin artırır. Yüksek lifli sebze, kalsiyum, selenyum, A vitamini, C vitamini, E vitamini, karotenoidler ve bitki fenolleri rektum ve kolon kanseri görülme riskini azaltırlar.
  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • Sigara
  • Pelvik radyoterapi

Kolon Kanseri Teşhisi

50 yaş üzeri kişilerde bir sebep aranmaksızın tarama testleri yapılmaktadır.

Bu testler şu şekildedir:

  • Gaitada gizli kan testi: 2 senede bir bu tarama yapılıp kolonda sızıntı şeklinde kanama olup da dışkıya bulaşma olup olmadığına bakmak için yapılır.
  • Kolonoskopi: Kolonu ve rektumu incelemek için ucunda kamera olan ince uzun ve esnek bir tüp kullanılır. Herhangi şüpheli gelen kitle veya polipte bu yapı analiz için çıkarılıp patologlar tarafından incelenir. Ülkemizde 50 yaş üstüne 10 senede 1 defa yapılmaktadır. Tarama testleri 70 yaşına kadar yapılmaktadır.
  • Kan testleri: Kan testleri bir kişinin kanser olup olmadığını söyleyemez fakat bazı tümörler bazı tümör markerlarını (belirteç) kanda belirgin şekilde yükseltirler. Kolon kanseri için bu marker CEA’dır. Aynı zamanda bu marker tedavi sürecinde, tümörün tedaviye yanıt verip vermediğini izlemede kullanılır.
  • Fekal DNA testi: Günümüzde 5 yılda bir tekrarlanmaktadır. Yalancı pozitiflik sıktır.
  • Çift kontrast baryumlu enama: Bağırsak mukozası baryumla sıvanır ve kolona katater (iğne) yardımıyla hava verilir. Polip ve adenomları göstermede kullanılır. Sigmoidoskopi, kolonoskopiye yardımcı olarak kullanılır. Bilgisayarlı tomografi ile kolonografi, kapsül endoskopi bu yöntemler kolonda kitle olup olmadığını göstermek için kullanılır. Kitle varlığında o kitlenin kanser olduğuna karar vermek sadece patologlar tarafından yapılan inceleme sonucu anlaşılır.

Kolon Kanseri Evreleri

Kolon kanserinin 5 evresi vardır.

  • Evre 0: Başlangıç evresi olarak kabul edilir. Kanser hücreleri sadece kolonun ya da rektumun mukoza kısmında ve iç astarında yer alır. Bu aşamadaki kolon kanserinin teşhisi erken teşhis olarak nitelendirilir.
  • Evre 1: Kanser hücreleri bu evrede mukoza dışına çıkarak kolon ya da rektumun kas tabakasına geçer. Kanserin ilk evresi olarak kabul edilir.
  • Evre 2: Bu evrede kanserli hücreler kalın bağırsağın dışına yayılmaya başlar ancak henüz lenf bezlerine yayılma olmamıştır. Bu evreden itibaren kemoterapi tedavisine başlanılabilir.
  • Evre 3: Bu evrede kanser artık lenf bezlerine de geçmiştir. Kemoterapi uygulanması gerekir.
  • Evre 4: Kolon kanserinin son evresidir. Kanser artık çevredeki diğer organlara da yayılmış durumdadır. Bu evrede cerrahi müdahale ile tedavi mümkün değildir.

Kolon Kanseri Tedavisi

Kolon kanseri evresine ve hastanın durumuna göre cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi olabilmektedir.

Erken evre kanserler için olan cerrahi tedavi yöntemleri:

  • Polipektomi: Kolonoskopi sırasında poliplerin çıkarılmasıdır. Kanserin çok erken aşamasında ise doktor bunu kolonoskopi yaparken çıkartabilir.
  • Endoskopik mukozal rezeksiyon: Daha büyük aşamadaki kanserler için kolonoskopi yapılır iken özel aletler yardımıyla tümör ve kolon duvarının bir kısmı çıkarılır.
  • Laparoskopi: Kolonoskopiyle çıkarılmayacak büyüklükteki tümörler için minimal kesi alanı açılarak ( 3 tane 1 cm’ lik) tümör çıkartılır. Bu işlem sırasında bölgesel lenf nodlarından parça da alınabilmektedir.

Daha ileri evre kanserler için olan cerrahi tedavi yöntemleri:

  • Kısmi kolektomi: Bu cerrahi yöntemde tümörün olduğu kolon kısmı, tümörün olmadığı temiz olan tümör arkası ve tümör önü alanlardan bir kısım kesilip kalan iki uç birbirine dikilir. Dikilemeyen olgularda karın dışına dışkının aynı yolu izleyeceği torba (kolostomi) konulur. Kolostomiler geçici veya kalıcı olabilir. Geçici olanlarda kesilen uçların iyileşmesi beklenip sonrasında birleştirilir.
  • Etrafındaki lenf nodlarının çıkartılması: Tümör dokusundan lenf nodu çıkartılırken etrafındaki tümör tarafından tutulan tutulmayan lenf nodlarının da çıkarılması işlemidir.

İleri evre kanserler için olan cerrahi tedavi yöntemleri:

Eğer hastanın yaşı, genel sağlık durumu iyi değil ise kanserin ileri evresinde yapılan cerrahi işlemler iyileştirme amaçlı değil daha çok hastanın ağrı, dışkıya çıkamama, kanama gibi olguların ortadan kalkması ve hastanın daha rahat vakit geçirmesini sağlamak için yapılır.

  • Kemoterapi: Kemoterapi kolon kanserinde genelde cerrahi sonra kalan tümör dokusunun küçülüp yok olması için verilir. Böylece cerrahi sonrası kolon kanserinin tekrarlama olasılığı düşürülür. Bazen cerrahi öncesi tümörü küçültüp evresini azaltmak için kullanılabilir. 4. evrede ve cerrahi ile kür sağlanamayacak olgularda ise radyoterapi ile kombine şekilde uygulanır.
  • Radyoterapi: Radyoterapi de X ve proton gibi güçlü enerji (ışın) kaynakları kullanılmaktadır. Radyoterapi kemoterapi gibi cerrahi öncesi tümörü küçültüp kolay çıkartılmasını sağlamak için, ağrı gibi hastanın hayatını zorlaştıran semptomları azaltmak için veya ileri evrede kemoterapi ile kombine olarak kullanılabilir.
  • Akıllı ilaç: Yeni yeni hayatımıza giren akıllı ilaç ise hedeflenen tümör hücrelerindeki anormalliklere odaklıdır. Bu anormalliklerin işleyişini bozarak hücrelerin ölmesine yol açar. İleri evre kolon kanseri olan kişilerde kemoterapi ile birlikte kullanılır.
  • İmmunoterapi: Vücudumuzda immun sistem hücrelerimiz kanserli dokuyu tanımayabilir ve ona karşı savaşmayabilir. İmmunterapi ile bu duruma karşı konularak kendi hastalıklarla savaşan hücrelerimizle tümör hücresi yok edilmeye çalışılır. İleri evre kolon kanseri hastalarında kullanılır.
  • Palyatif bakım: Palyatif bakım yardım edilemeyecek duruma gelmiş hastalar için onların semptomlarını azaltmaya yönelik oluşan duruma uygun şekilde yapılan tedavi yöntemidir.

Kolon Kanseri Tedavi Edilmezse

Kolon kanserinde her kanserde olduğu gibi erken teşhisle hastanın tedavi aşamasını daha kısa, zahmetsiz geçirmesine ve hastanın yaşam süresini uzatmaktadır. Dünyada çoğu ülkede tarama programları mevcuttur, bu sayede tümörü daha ilk evre veya daha öncesinde yakalama ve tedavi edilme şansını büyük oranda arttırmaktadır. Fark edilen tümörü tedavisini reddetmek, tutulan kolon bölümünün artmasına ve ileride olası cerrahi yükünü arttırmaktadır. Ağır geçirilen operasyonlar sonrası hastanın toparlanma süresi uzamakta ve zahmetli olmaktadır. Evre dörde kadar geciktirilen vakalarda kanserin karaciğer, beyin, akciğer gibi organlara sıçraması olasılığında hastanın durumu kötüleşir ve iyileşmesi güç hale gelir. Ertelenen vakalarda hastanın iyileşme şansı düşmekte, hastanın ve ailesinin maddi ve manevi zarar görmesini sağlamaktadır.

Kolon Kanserine Ne İyi Gelir?

Kolon kanserine kişinin kendi bulduğu, doktor uzmanlığından uzak yöntemlerle oyalanıp evreyi yükseltmemeli, bir an önce doktor gözetime girmesi ve doktorla birlikte karar verilen tedavi yöntemlerine başlanılması gerekmektedir. Kolon kanserine yakalanmadan önce veya geçirilmiş kolon kanserinden sonra tekrar etmesini önleyecek yaşam tarzı değişiklikleri mevcuttur. Bu değişimler kanseri kesinlikle önlemez denilemez. Sadece olan şansı azaltmaya yardımcı olurlar.

Beslenmede meyve, sebzeden ve liften zengin tahılların tüketilmesi ile birlikte alınan vitamin, mineral, antioksidanlar kanser gelişmesini önler. Ayrıca dışkının bağırsakta geçirilen süresini azalttığından yeni oluşacak neoplazmları engeller.

Alkol alınımını kolon kanseri üzerinde risk arttırıcı bir faktördür. Kolon kanseri olan birisi için alkolü bırakmak son derece önemlidir.

Sigara bırakma hakkında olan yardım kuruluşlarından destek alabilirsiniz.

Hayatınıza egzersizi dahil edebilirsiniz. Haftanın beş günü 30 dakika yapılan spor, hem kanser riskini azaltmakta hem kalp ve damar hastalıklarına iyi gelmektedir.

Obezlik risk faktörleri içinde yer aldığından hastanın kilo verip sağlıklı kiloya ulaşması kolon kanserine yakalanma riskini azaltır.

Non-streoid antiinflamatuar ilaçlar kesin olmamakla birlikte kolon kanseri riskini azalttığını gösteren çalışmalar mevcuttur.

Kolon Kanserine Ne İyi Gelmez?

Kolon kanseri risklerinde hastanın değiştirebileceği çevresel şartlar vardır. Yeme alışkanlıkları arasında hayvansal, işlenmiş, dondurulurmuş gıdalar ya da fast food yiyecekleri olması kansere iyi gelmez. Hareketsiz bir yaşama sahip olmak, düzenli egzersiz yapmamak bağırsak çalışmalarını negatif yönde etkileyip yavaşlatmakta ve neoplazmların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Düzenli egzersiz yapılarak veya günlük aktivitelerin arıtılıp daha çok yürüme yapılmasıyla azaltılabilen bir faktördür. Yeme alışkanlıkları ve egzersiz aynı zamanda kolon kanserinin riski olan tip 2 diyabet (şeker) hastalığına yakalanma riskini azaltmakta ve hastalığın daha az komplikasyonsuz geçmesini sağlamaktadır. Sigara çoğu kanser türünün risk faktörleri arasında olup bırakılması halinde sadece kolon kanseri değil öbür kanserlerin görülme oranında da düşme görülmektedir.

Kolon Kanseri İlaçları Nelerdir?

Kolon kanseri ilaçları kemoterapilerde kullanılan ilaç gruplarıdır.

  • Bevacizumab
  • İronetecan Hidroklorür
  • Ramucirumab
  • Oksaliplatin
  • Cetuximad
  • Fluorourasil enjeksiyonu
  • Pembrolizumab
  • Regorafenid

Kolon Kanseri Ameliyatı

Bazı durumlarda kolon kanseri için ameliyat gerekebilir. Doktor ameliyat gerekliliğine karar verdikten sonra hangi ameliyat türünün yapılacağı hakkında hastaya bilgi verir.

Kolon kanseri ameliyatları şu şekildedir:

  • Endoskopik mukozal rezeksiyon: Kolonoskopi ile çıkartılamayacak büyüklükteki poliplerin endoskopi yardımıyla çıkartılmasıdır. Çıkartılan yapı ile birlikte mukoza da (kolonun iç tarafını örten nemli salgılı katman) çıkartılmaktadır.
  • Parsiyel kolonektomi: Bu cerrahi yöntemde tümörün olduğu kolon kısmı, tümörün olmadığı temiz olan tümör arkası ve tümör önü alanlardan bir kısım kesilip kalan iki uç birbirine dikilir. Dikilemeyen olgularda karın dışına dışkının aynı yolu izleyeceği torba (kolostomi) konulur. Kolostomiler geçici veya kalıcı olabilir. Geçici olanlarda kesilen uçların iyileşmesi beklenip sonrasında birleştirilir.
  • Total kolonektomi: Kolonun tümünün çıkartıldığı cerrahilerdir.

Hamilelikte Kolon Kanseri

Hamilelikte kolon kanseri tanısı genelde ileri evrelerde konulmaktadır. Çünkü birçok anne adayı kolon kanseri belirtilerini gebelik beliritleri ile karıştırdığından bir sorun olduğunu fark edememekte ve doktora normal olgulardan daha geç başvurmaktadırlar. Gebelikte kolon kanseri tanısı ilk trimesterda (ilk üç ay) iken konulursa, gebeliğin sonlandırılması önerilmektedir. Eğer son trimesterda (son üç ay) konulmuşsa ve hastanın acil müdahaleye ihtiyacı yoksa yapılacak olan tedavi doğum sonrasına ertelenmektedir.

Çocuklarda Kolon Kanseri

Çocukluk döneminde daha çok polip varlığı sık olmaktadır. Polipler daha çok okul çağı döneminde olan ve erkek çocuklarda daha sık görülmektedir. Ailesel geçiş varlığında malignite riskleri yükselmektedir. Bu hastalarda kolonoskopi yaşı 10’a düşmekte ve 15-25 yaş aralığında kolektomi yapılması önerilmektedir.

Kolon Kanseri için Hangi Doktora Gidilir?

Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, geçmeyen ishal, geçmeyen kabızlık, dışkıda kan görme, dışkının kalem gibi ince bir şekilde olması, kısa sürede hızlı kilo verme gibi şikayetlerde Genel Cerrahi bölümüne başvurulmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Kolon kanseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kolon kanseri düşük evrelerde ya da hastalığın kendisi öldürücü değildir. Ama 4. evre kanserlerde metastaz yerine bağlı olarak (karaciğer, akciğer) öldürücü olabilir. Akciğer ve karaciğer kanlanması fazla olan organlar oldukları için genellikle tümörler hematolojik olarak (kan yolu ile) bu bölgelere metastaz yapması sıktır. Bu metastazların varlığı hastanın yaşam süresini kısaltmakla birlikte kesin olarak vakit söylenemez. Hastanın survisi (sağkalım) hastanın yaşına, performansına, ek hastalıkların olup olmamasına ve uygulanan tedavilere cevap verip vermemesiyle artıp azalabilir.

Kolon kanseri tanısında kan tahlilleri, görüntüleme (bilgisayarlı tomografi, PET, çift kontrast baryumlu enama, kolonoskopi) yöntemleri kullanılır. Kan tahlillerinde kolon kanseri markerı olan CEA bakılır. Görüntüleme yöntemlerinde ise direk tümör görülmeye çalışılır. PET malign tümörlerin daha fazla glikoz (şeker) tüketmesine bakılarak yapılan görüntüleme yöntemidir.

Çift kontrast baryumlu enama hastaya rektal (anüs) yoluyla verilen kontrast madde ile kontrast maddenin geçemediği alanlarda tümörün yaptığı tıkanıkları görmek için yapılan bir görüntüleme tekniğidir. Kolonoskopi kolonu ve rektumu incelemek için ucunda kamera olan ince uzun ve esnek bir tüp ile yapılan görüntüleme yöntemidir.

Ülkemizde 50 ve 70 yaş arasında olan herkes tarama testlerine tabi tutulur. Tarama testlerinde gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi bulunmaktadır.

Gaitada gizli kan testi 2 senede bir yapılmaktadır. Amacı ise kolonda oluşan tümör varlığı kanama yapıp dışkıya kan bulaştırmaktadır. Bu kan bazen gözle görülebilirken bazen gözle görünmeyebilir. Gaitada gizli kan testinde bir parça dışkı alınıp içeriğinde hemoglobin olup olmadığına bakılarak yapılır.

Kolonoskopi ise kolonu ve rektumu incelemek için ucunda kamera olan ince uzun ve esnek bir tüple içerisinde normal dokudan farklı, tümörleşmiş yapıların olup olmadığına bakılır.

Kolon kanserinin en sık metastazı (sıçraması) karaciğere olur. Çünkü bağırsaklardan gelen kan sonradan karaciğere uğramaktadır ve bu şeklide hematolojik (kan ile ) metastazların riski fazlasıyla artar. Karaciğerde tümör varlığı olduğu durumda karaciğer büyür ve ağırlaşır bu şeklide karaciğeri büyüten durumlarda karaciğerin büyüdüğü fizik muayenede veya görüntüleme yöntemlerinde anlaşılır. Ayrıca karaciğerin tahlillerinde enzim artışı tespit edilir. Kolon kanserinin karaciğere metastazında eğer yapılabilirse karaciğerin cerrahi olarak çıkartılması yaşam süresini uzatır.

Eğer ailede kolon kanseri geçirmiş biri varsa kolon kanseri görülme yaşı normal halktan daha düşük bir yaşta olabilmektedir. Ayrıca ailesel hastalıklar olan FAP ve Lnych sendromu da yine kolon kanseri görülme yaşını aşağıya çekmektedir. FAP bulunan çocuklarda kolonoskopi tarama yaşı, 10 yaşına kadar inmiş olup uzmanlar tarafından 15-25 yaşına kadar kolonektomi olmalarını önerilmektedir.