evim.com

Anemi

Anemi, kırmızı kan hücrelerinin organ ve dokulara yeterli miktarda oksijen ulaştıramaması ile ortaya çıkan durum olup, tedavisi için hastaya demir takviyeleri verilir.

Anemi (Kansızlık) Nedir?

Vücutta ihtiyaç duyulan oksijeni dokulara taşıyan hücrelere, kırmızı kan hücresi (alyuvar) denir. Kemik iliğinde üretilirler; yaşlandıklarında ise dalak ve karaciğerde parçalanırlar. Ortalama yaşam süreleri 100-120 gündür.

Kansızlık olarak da bilinen anemi, kırmızı kan hücrelerinin organ ve dokulara yeterli miktarda oksijen ulaştıramaması ile ortaya çıkan durumdur.

Anemi, kendini hayati organlara oksijen iletimin azalmasıyla ortaya çıkan bulgularla ele verir.

Anemi hastalığı, dünya nüfusunun yaklaşık %24,8’ine tekabül eden 1,62 milyar kişiyi etkileyen bir hastalıktır.

İleri yaşlara nazaran erken yaşlarda; erkeklere nazaran kadınlarda daha çok görülür.

Ayrı ayrı nedenleri olan birçok anemi türü mevcuttur. Hafif veya şiddetli, geçici veya devamlı olabilir.

Anemi (Kansızlık) Belirtileri

Anemi belirtilerinin çoğu, hayati organlara oksijen iletimin azalmasıyla ortaya çıkan bulgulardır.

Belirtiler ilk başlarda fark edilemeyebilir. Ancak anemi kötüleştikçe belirtiler de kötüleşir.

Birçok anemi tipinin ortak olan belirtileri şu şekildedir:

  • Baş dönmeleri: Vücut faal haldeyken beynin oksijenlenmesinin azalmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar.
  • Sürekli yorgunluk: Kasların yeterli derece oksijenlenememesinin bir sonucudur.
  • Konsantre olamama: Beynin yeterince oksijenlenmesinin diğer bir sonucu, beyinsel aktivitelerin yavaşlamasıdır.
  • Göğüs ağrıları ve bayılma: Bunlar çok ciddi kansızlık bulgularıdır. Diğer bulgular ile birlikte ortaya çıktığında zaman kaybedilmeden tıbbi yardım alınmalıdır.
  • Soluk ten veya sarılık: Aneminin spesifik bulgularından biri cilt renginin değişmesidir. Deri altındaki kılcal damarlarda azalan hemoglobin (kana kırmızı rengini veren ve alyuvarlarda oksijeni taşıyan esas eleman) seviyesi yüzünden pembe-kırmızı renk yerine soluk sarı renge kaymasıyla cilt yüzeyinden bile fark edilecek hale gelmesi durumudur.
  • Kalbin artmış atış hızı (taşikardi): Birçok anemi tipinde, yetersiz oksijenlenen dokuların ihtiyacına yetişebilmek için, kalp daha hızlı çalışır.
  • Kırılgan tırnaklar
  • Lenf bezlerinin genişlemesi
  • Nefes darlığı

Genel olmayan bazı belirtiler şu şekildedir:

  • Glossit (dilin iltihaplanması): Bazı anemi tiplerinin neden olduğu, dilin parlak, pürüzsüz, ağrılı olmasına yol açan bulgudur.
  • Kaşık tırnak: Tırnakların yukarı doğru eğrildiği, kırılmaya meyilli olduğu belirtidir.
  • Splenomegali ve hepatomegali: Kırmızı kan hücrelerinin aşırı yıkımıyla oluşan anemilerde, yıkım merkezi olarak işlev yapan dalak ve karaciğer, olağandışı büyüme gösterir. Dalağın büyümesine “splenomegali” denirken, karaciğerin büyümesine ise “hepatomegali” denir.
  • Olağandışı beslenme arzuları: Vücut, bazı anemilerde, kırmızı kan hücresi üretebilmek için gereksinim duyduğu mineral ve vitaminleri karşılayabilmek için buz, kil, kir yeme gibi olağandışı beslenme arzuları içerisine girebilir.
  • Diş etlerindeki renk değişimleri: Diş etlerinde (gingiva) renk değişiminin görülmesi, ağır metal alımına bağlı oluşan bazı anemilerde ortaya çıkan durumdur. Pembe renkteki diş etleri, mavi-siyah bir renk alabilir.

Bazı anemi türlerine özgü bulgular ise şu şekildedir:

  • Orak hücreli anemi: Yorgunluk, enfeksiyonlara karşı zayıf olma, çocukların büyüme ve gelişmesinde gerilik olması.
  • Demir eksikliği anemisi: Olağandışı beslenme arzuları, kaşık tırnak.
  • B12 vitamini eksikliği anemisi: Denge ve hareket ile ilgili problemler, uyuşukluk, bunama, kol ve bacaklarda hissedilen sertlikler
  • Hemolitik anemi: Sarılık (birçok anemi türünde görülse de esasen hemolitik anemiyi işaret eder), idrar renginde değişme, dışkı renginde değişme, büyüme ve gelişme geriliği, uzuvlarda yara oluşumuyla gelen kanamalar.
  • Aplastik anemi: Ateş, döküntü, enfeksiyonlara açık olma.
  • Kurşun zehirlenmesine bağlı kansızlık: Gingivada renk değişikleri, kusma, kabızlık.
  • Folik asit eksikliği anemisi: Glossit (enfeksiyon kaynaklı bir dil hastalığı), asabiyet, ishal.

Anemi (Kansızlık) Nedenleri Nelerdir?

Aneminin birçok nedeni vardır. Kesin bir nedenden bahsetmek bazen zor olabilir.

Ancak tüm anemiler, kabaca şu 3 nedenden ötürü ortaya çıkar:

Kırmızı kan hücresi üretiminde sıkıntı olması

İlk basamak olan alyuvar üretiminde yaşanacak herhangi bir sıkıntı, anemiye sebep olur. Örnek vermek gerekirse:

  • Yetersiz diyet: Alyuvarların üretilebilmesi için Demir, folat (vitamin B9) ve vitamin B12’ye ihtiyaç vardır. Beslenmedeki yetersizlik ve/veya bağırsaklardaki bozuk emilim yüzünden yeterince alınamayan vitamin ve mineraller, alyuvar üretiminin yetersiz olması sonucunu doğurur.
  • Eritropoetin hormonu yetersizliği: Alyuvar üretimi için sinyal niteliği taşıyan eritropoetin hormonu, böbreklerden salınır. Kişide böbrek yetmezliği varsa, alyuvar üretimini tetikleyecek hormon salınımı da olmaz. Dolayısıyla kansızlık durumu ortaya çıkar.
  • Hipotiroidizm: Vücuttaki tüm aktiviteleri yavaşlatan hipotiroidizm, kırmızı kan hücresi üretimini de yavaşlatır. Ancak her hücremizin olduğu gibi, kan hücrelerinin de bir ömrü vardır. Bu ömür 100-120 gün dolaylarındadır. Hücreler yaşlanıp öldükçe yerine yenisi gelir. Ancak hipotiroidizmde, bu üretim bandı yavaşladığı için zaman içinde kansızlık olgusu gelişir.

Kırmızı kan hücrelerinin yapı veya işlevinde sıkıntı olması

Her ne kadar alyuvarlar sıkıntısız üretiliyor olsa da üretilen alyuvarların veya içerdikleri esas eleman olan hemoglobinin yapısal ve/veya işlevsel bozuklukları, anemiye sebep olur. Verilebilecek en güzel örnekler talasemi, Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzimi eksikliği ve orak hücre anemisidir.

Kırmızı kan hücresi yıkımı veya kaybının üretimden fazla olması

Alyuvarların üretimi veya işleyişi bakımından sıkıntı olmasa da yıkım ve vücuttan uzaklaştırılmalarının artmış olması sebebiyle ortaya kansızlık durumu çıkar. Travmalar sonucu yaşanan kan kayıpları, çocuk doğurmak, adetin çok uzun sürmesi, cerrahi operasyona girmek, hemolitik anemi örnek olarak verilebilir.

Farklı anemi tiplerinin oluşmalarının sebepleri şu şekildedir:

  • Demir eksikliği anemisi: Hemoglobin üretimi için demire ihtiyaç vardır. Yeterli demir olmadan, alyuvarların üretimi için gerekli olan hemoglobin üretilemez. Diyetsel demirin, beslenme ile az alımına bağlı olabileceği gibi; beslenmede yeterli diyetsel demiri alan kişinin, demiri bağırsaklardan emmesi ile ilgili bir problemden de ortaya çıkabilir. En yaygın görülen anemi türüdür.
  • Vitamin eksikliği anemileri: Sağlıklı alyuvarların üretimi için demirin yanı sıra folat ve B12 vitaminine gereksinim duyulur. Folat ve B12’den fakir bir beslenme rejimine sahip olmak, alyuvar üretimini aksatarak bu tip anemiye yol açar.
  • Pernisiyöz anemi: Diyetsel olarak yeterince alınan vitamin B12’nin, var olan bir emilim kusuru yüzünden vücuda alınamamasıyla oluşur. Midede, B12 vitaminin yakalayıp bağırsaklardan emilimini sağlayan intrensek faktörün yokluğu sonucu, anemi durumu ortaya çıkar.
  • Megaloblastik anemi: B12 vitamini ve folat eksikliğinde görülen bir anemi türüdür. Kırmızı kan hücreleri normalden büyüktürler ve tam olarak fonksiyon göremezler.
  • Kronik hastalık anemisi: Crohn hastalığı, HIV/AIDS, kanser, eklem iltihabı (romatid artrit), böbrek yetmezliği ve inflamatuar (iltihap oluşturucu) hastalıklar, alyuvar üretimini sekteye uğratarak anemiye yol açar.
  • Aplastik anemi: Kemik iliğinde, yeterli miktarda kırmızı kan hücresi ve analoğu olan diğer hücrelerin üretilememesiyle bilinen anemi türüdür. Bu aneminin oluşumunda bazı ilaçlar, enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar ve toksik kimyasallara maruziyet rol oynar. Oldukça ender olmasına karşın ölümcül bir anemidir.
  • Kemik iliği hastalığına bağlı oluşan anemiler: Kemik iliği kanseri (lösemi) veya alyuvar üretim yolunu bozan hastalıklar (miyelofibrozis gibi) anemi oluşumuna neden olabilir.
  • Hemolitik anemi: Bazı kan hastalıkları, kırmızı kan hücrelerinin yıkımına sebep olabilir. Kırmızı kan hücrelerinin yıkımının üretimden daha hızlı olması anemiye yol açar. Hemolitik anemi, kalıtsal olarak bir sonraki nesle aktarılabilen bir anemi türüdür.
  • Orak hücre anemisi: Bozuk bir hemoglobinin türü üretimi nedeniyle kırmızı kan hücrelerinin orak/hilal şeklini almasına neden olan anemi türüdür. Bu bozukluk yüzünden damarlardaki alyuvarlar istiflenerek pıhtı oluşumuna neden olabilir. Bu yüzden ciddi bir anemi türüdür. Ayrıca bozuk yapılı alyuvarlar erken öldüğü için bu anemi, bir hemolitik anemidir. Sickle cell anemia olarak da bilinir. Kalıtsal olarak nesilden nesile aktarılabilir. Hastalık, ikisi de taşıyıcı anne ve babadan alınan otozomal resesif (çekinik) geçişli genler aracılığıyla çocuğa aktarılır.
  • Talesemi: Bir diğer adıyla akdeniz anemisi olarak bilinen taleseminin nedeni, hemoglobinin genetik olarak bozuk kodlanmasından dolayı bozuk üretilmesidir. Kalıtsal olarak nesilden nesile aktarılabilir.

Ayrıca, anemi tiplerinin adlandırılmasında, kırmızı kan hücresinin morfolojisinden (biçiminden) de bahsedilir. Bunlar, hemogramda (tam kan sayımı testinde) MCV (mean corpuscular volum/ ortalama hücre hacmi) olarak geçer. Normal bir kırmızı kan hücresinin hacmi 80-100 fL iken; bazı olgularda bu aralığın üstüne çıkmış (makrositer anemi), bazı olgularda da bu aralığın altına inmiştir (mikrositer anemi).

Bu durumları yaratan anemiler ayrı ayrı şu şekildedir:

Makrositer anemiler: MCV artmıştır (>98 fL). Kemik iliğinin megaloblastik veya normoblastik olmasına göre 2’ye ayrılır:

Megaloblastik kemik iliğiyle izlenen anemilerin oluşum nedenleri:

  • B12 vitamini
  • Folik asit eksikliği

Normoblastik kemik iliğiyle izlenen anemilerin oluşum nedenleri:

  • Akut kanama
  • Kronik hastalıkların neden olduğu anemilerin 2/3’lük kısmı

Mikrositer anemiler: MCV azalmıştır (<80 fL). Bu tip küçük hücrelerin oluşmasına neden olan anemiler şunlardır:

  • Demir eksikliği anemisi
  • Talasemiler
  • Kurşun zehirlenmesine bağlı gelişen anemiler
  • Kronik hastalıkların neden olduğu anemilerin 1/3’lük kısmı

Anemi (Kansızlık) Teşhisi

Aneminin teşhisi için doktor öncelikle fizik muayene ile bulguları değerlendirir.

Doktor daha sonra, sağlık özgeçmişi ve toksik ajanlarla temasın varlığını sorgular. Kişinin sağlık özgeçmişinden sonra ailenin sağlık özgeçmişi değerlendirir. Bunların amacı, var olabilecek bir hastalığın kökeninin ne olduğunu anlamaktır.

Hastanın muayenesinin yapılmasının ve öyküsünün alınmasının ardından doktor, aneminin nedenini bulmak için bir dizi laboratuvar isteminde bulunabilir.

Anemi teşhisi için istenebilen testler şunlardır:

  • Tam kan sayımı (CBC): CBC, yani hemogram, kan hücrelerinin sayısını ve boyutunu gösterir. Tüm kan hücrelerinin miktarını beraber izleme olanağı sunduğu için çok değerlidir.
  • Serum demir seviyeleri testi: Demir seviyelerinin yeterli olup olmadığını gösteren testtir. Demir eksikliği anemisinin sorgulanmasında önemlidir.
  • Ferritin testi: Kandaki demir depolarının durumunu gösteren testtir. Demir eksikliği anemisinin sorgulanmasında önemlidir.
  • B12 vitamini testi: Kandaki B12 vitamini seviyelerini gösteren testtir. Vitamin eksikliğine bağlı oluşan anemilerden şüphelenilen hastalara kesin teşhis koymak için önemlidir.
  • Folik asit testi: Kan serumundaki folat seviyelerini gösteren testtir. Vitamin eksikliğine bağlı oluşan anemilerden şüphelenilen hastalara kesin teşhis koymak için önemlidir.
  • Gaitada gizli kan (GGK): Ağızdan anüse kadar uzanan sindirim sistemimizin herhangi bir yerinde meydana gelebilecek kanamaların (kan kayıplarının) varlığını araştıran bir testtir. Hastanın dışkı örneğinde, kanamaya işaret edecek deliller aranır. Hastanın dışkı örneğinde kanama varlığını gösteren deliller varsa mide ülseri, ülseratif kolit ve/veya kolon kanseri gibi durumların varlığı söz konusu olabilir. Bu testin anemi şüphesinde istenilmesi ise, kırmızı kan hücresi kayıplarına bağlı oluşan anemilerin teşhisi içindir.

Anemi (Kansızlık) Tedavisi

Aneminin tedavisi, aneminin tipi ve nedenine yönelik yapılmaktadır. Çok çeşitli anemi türlerinin varlığı beraberinde çeşitli tedavileri de getirmektedir. Ancak tüm tedavilerin ortak noktası, nedenleri ortadan kaldırma suretiyle kırmızı kan hücresi miktarını arttırma çabasıdır.

Çeşitli anemi türleri için tedavi yöntemleri şu şekildedir:

  • Demir eksikliği anemisi: Bu tür anemilerin tedavisini genellikle demir takviyeleri alma ve diyetinizi demir yönünden zenginleştirmeyi esas alan değişikler yapmayı baz alır. Demir yönünden zengin bu besinlere şunlar örnek olarak verilebilir: Et ve et ürünleri, zenginleştirilmiş tahıllar, fasulye, ıspanak.
  • Vitamin eksikliği anemileri: Folik asit (folat) ve B vitamini eksikliklerinin tedavisi, diyet takviyelerini esas alır. Ancak bazı durumlarda diyetle gelen vitaminin emiliminde sıkıntı olduğu için (pernisiyöz anemide) diyetin takviye edilmesi işe yaramayacaktır. Bu tür vitamin eksikliği durumlarında ise enjeksiyon ile tedavi yapılmaktadır.
  • Kronik hastalık anemisi: Bu tür anemilerin özel bir nedeni olmadığı için özel bir tedavisi de yoktur. Daha çok altta yatan hastalığın çözümüne odaklanılır. Ancak şiddetli olgularda hastanın desteklenmesi için kan nakli veya eritropoetin enjeksiyonu yapılabilir.
  • Aplastik anemi: Kemik iliğinin sağlam ama yetersiz kaldığı durumlarda kan nakli yapılarak hasta desteklenir. Ama bu anemi bizzatî kemik iliğinin bozuk olmasından kaynaklanıyorsa, kemik iliği nakli gerekebilir.
  • Kemik iliği hastalığına bağlı oluşan anemiler: Bu anemilerin tedavisi de altta yatan hastalığın tedavi edilmesini veya kemik iliği naklini içermektedir.
  • Hemolitik anemiler: Hemolitik aneminin oluşmasının nedenine göre tedaviler uygulanır. Örneğin bu durum yabancı ilaçların alımına bağlı oluşuyor ise ilacın alımının kesilmesi tedavi adına yeterlidir. Otoimmün hemolitik anemiye yol açan otoimmün bir problem varsa, immüniteyi baskılayıcı ilaç alımı, tedavi edici olabilmektedir. Var olabilecek enfeksiyonların tedavi edilmesi, hemolitik anemiyi tedavi etme adına atılabilecek adımlardan bir diğeridir.
  • Orak hücre anemisi: Bu anemide ağrı kesici ilaçlar ve intravenöz (damar içi) sıvı takviyesi yapılır. Hastaya gerekli durumlarda folik asit takviyesi ve kan nakli de uygulanabilir.
  • Talasemi: Birçok talasemi formu hafiftir ve dolayısıyla tedaviye ihtiyaç duymaz. Ancak şiddetli talasemi formları ciddi sonuçlar doğurabileceği için folik asit takviyesi, kan nakli, kemik iliği nakli ve dalağın alınmasını (splenektomi) gerektirebilir.

Anemi (Kansızlık) Tedavi Edilmezse

Kansızlık tedavi edilmediğinde dokulara az oksijen gittiğinden dokular hipoksi denilen oksijen yetersizliği sorunu yaşar. Kaslar hipoksi yüzünden yorulur, kramplar geçirir. Ellerde karıncalanma veya uyuşmalar başlar.

Vücudun geneline dağılmış ağrılar, unutkanlık gibi bozukluklar görülebilir.

Kansızlığın uzun sürdüğü kişilerde, kalp vücudun ihtiyaç duyduğu oksijenlenmiş kanı yeteri kadar ulaştırabilmek için daha hızlı ve güçlü atmaya başlar. Bu durum kalbin zorlanmasına neden olur. Bu zorlanmaya bağlı olarak kalp büyür ve kalp yetmezliği problemine yol açar.

Ayrıca büyümüş kalbi sol akciğere baskı uygulaması sonucu akciğer zorlanır ve nefes darlığı oluşur.

Anemiye (Kansızlık) Ne İyi Gelir?

Anemiye iyi gelen şeylerin başında beslenme tarzını bol vitamin alacak şekilde değiştirmek gelir. Mesela et ve et ürünleri, ıspanak, baklagil, tahin-pekmez ve kuru yemişlerin tüketimini arttırmak, vücudun günlük ihtiyacı olan demirin alımını destekler.

Et ve et ürünleri, baklagiller, takviye edilmiş tahıllardan imal edilen ekmeklerin tüketimi, demir takviyesinin yanında bulundurduğu yüksek miktardaki folik asit ve B12 vitamini seviyeleri ile bu vitaminlerin alımını da desteklemektedir.

Anemiye (Kansızlık) Ne İyi Gelmez?

Vejetaryenlık, birçok vitaminin esas deposu olan et ürünlerinden uzak durmayı gerektirir. Tabi bu durumda, demir ve vitaminlerin alımında yetersizlik yaşanacaktır. Anemi hastasının vejetaryen bir diyetle beslenmesi önerilmez.

İş hayatı sebebiyle ağır metallerle çalışıyor iken güvenlik önlemlerinin alınmayışı, birçok toksik zehrin vücuda alınmasına neden olur. Toksik etkili maddelerin büyük bir bölümü kemik iliğine zarar vererek anemiye zemin hazırlar. Yani, ağır sanayi gibi dallarda çalışan işçilerin gerekli önlemleri almaması, kansızlığa direk olarak neden olmaktadır.

Anemi (Kansızlık) İlaçları

Aneminin tedavisinde kullanılan ilaçlar, vücudun yoksunluk duyduğunu yerine koyma esası ile etki gösteren ilaçlardır.

Demir eksikliğinde kullanılan ilaçların etken maddeleri çoğunlukla ferro fumarat (demirli fumarat), demir karboksimaltoz’dur.

Gerekli durumlarda C vitamini, B3 vitamini (niyasin) ve B6 vitamini (piridoksin) de kullanılabilmektedir.

Ayrıca kırmızı kan hücresinin üretimini tetiklemek için üretilmiş sentetik eritropoetin hormonları da kullanılmaktadır. Bu ilaçlar “epoetin” ailesidir.

Bu ilaçların bilinçsiz kullanımı, hastada ciddi yan etkilerin oluşmasına sebebiyet verebilir. Dolayısıyla, bu ilaçların uzman hekim kontrolü olmadan kullanılmaması gerekmektedir.

Anemi (Kansızlık) Ameliyatı

Kansızlığın tedavisine yönelik özel bir ameliyat bulunmamaktadır. Ancak kansızlığın altında yatabilen ülseratif kolit, mide ülseri gibi ciddi hastalıkların ameliyatla tedavisi gerekebilir. Ayrıca, anemi hastasının ameliyata girebilmesi, anemisinin şiddetine bağlıdır. Hafif derecelerdeki anemi hastaları, ameliyatlarını neredeyse sorunsuz atlatabiliyorken; anemisi ciddi boyutlara ulaşmış hastalar, cerrahi operasyona sadece mecburiyet durumlarında alınır. Çünkü yaşanılacak bir kanama durumunda hastanın hayatı tehlikeye girer.

Hamilelikte Anemi (Kansızlık)

Gebe kadınların neredeyse yarısında anemi görülmektedir. Hamilelikte kansızlık olgularının çoğunluğu genellikle demir eksikliği anemisidir.

Fetüsün (anne karnındaki bebeğin) büyümesinin desteklenmesi için artan kan miktarı dolayısıyla, gebede yüksek düzeyde demir ihtiyacı ortaya çıkar. Bu süreçte demirin olması gerekenden çok alınması gerekmektedir. Dolayısıyla her gebeye demir takviyesi yapılmaktadır.

Anne adayının özellikle ilk 2 ay içerisinde halsizlik, tansiyon düşüklüğü, yorgunluk, uyuşukluk gibi bulguları var ise anemiden şüphelenilebilir.

Demir eksikliğine bağlı anemi erken doğum ve spontan abortus (düşük yapmak) gibi sonuçlar doğurur.

Dolayısıyla, anne adayları ve bebeğin sağlığı için demir depolarının desteklenmesi, gerekirse uzman hekim gözetiminde takviye ilaçlar kullanılması gerekmektedir.

Çocuklarda Anemi (Kansızlık)

Anemi, çocukluk çağında en sık görülen sağlık sorunlarından biridir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünyadaki tüm anemi olgularının yaklaşık 3’te 1’ini çocuklar oluşturmaktadır.

Çocuklarda da en çok karşılaşılan anemi tipi demir eksikliğine bağlı anemidir.

Dolayısıyla, çocukların da demir zengini diyet ile beslenmesi gerekmektedir.

Ayrıca anemi, vücudu zayıflattığı için enfeksiyonlara kapı aralar. Dolayısıyla çocuğun enfeksiyonlardan korunabilmesi için C vitamini zengini yiyeceklerle beslenmesi gerekir.

Bebeklerde Anemi (Kansızlık)

Bebeklerde de en çok görülen anemi tipi demir eksikliğine bağlı oluşan anemidir.

Süt çocuğu için anne sütündeki demir miktarı, büyüyebilmesi için yeterlidir.

Bebeklerde, demir eksikliğinin en önemli nedeni, anne sütü ve demir içeren gıdalarla yetersiz beslenmedir.

Bebeklerde demir eksikliğini önlemek için 2 yaşına kadar mutlaka anne sütüne devam etmek, 6. aydan sonra ek gıdaya geçilirse demir içeren besinlere yer vermek, gerekli durumlarda uzman hekim gözetiminde demir takviyeleri vermek gerekmektedir.

Anemi (Kansızlık) için Hangi Doktora Gidilir?

Kansızlıktan şüpheleniyorsanız, teşhis için en uygunu ilk basamak olan Aile Hekimine görünmektir.

Daha ileri durumlardan şüpheleniyorsanız veya bulgularınız varsa kan hastalıkları ile ilgilenen Hematoloji polikliniğine başvurabilirsiniz.

Bulgularınızın anemiye mi yoksa benzer başka hastalıklara işaret ettiğini anlamak adına, sorularınıza İç Hastalıkları (Dahiliye) polikliniği de cevap verebilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Anemi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kansızlık, oluşumunda altta yatan nedenlerin düzeltilmesi ile giderilebilmektedir. 

Demir eksikliği anemisinde, yoksunluğu yaşanan demirin oranını yükseltmek adına demir içeren tablet ilaçlar kullanılmaktadır. Veya pernisiyöz anemi hastalarında, intrensek faktörün sentezine engel olan nedenler ortadan kaldırılır ve bu süreç içerisinde takviye olması adına B12 ilaçları verilir veya damardan B12 enjeksiyonu yapılır.

Beynin yeterince oksijenlenmemesi sonucu beyin fonksiyonlarında yavaşlama ve bozulmalar meydana gelir.

Beynin yeterince oksijenlenmemesine neden olan kansızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, konsantre olamama, bilişsel fonksiyonlarda bozulma, bunama gibi semptomları beraberinde getirir.

Kansızlık durumlarında hekime görünerek bir yol haritası çizmek gerekmektedir. Kansızlığın derecesine göre tedavi veya destek almak, hastalığın zamanla kötüleşmeden iyileştirebilmesi adına oldukça önemlidir.

Gerek diyetsel rejimin yüksek demir, folat, B12 vitamini içerecek şekilde düzenlenmesi, gerekse çeşitli ilaç ve operasyonlar ile bu hastalığın tedavisi yapılabilmektedir.

Kahvenin içerisindeki kafein, demiri bağlayarak emilimini yavaşlatır/engeller. Demirin vücut tarafından emilememesi, kırmızı kan hücrelerinin üretilememesine neden olur. Bu durumda kansızlık gelişebilir. 

Ayrıca, yüksek demir içeren gıdalar ile kahve beraber tüketilmemelidir. Çünkü kafein, diyetle gelen demirin emilimini azaltacaktır. Dolayısıyla kahvenin tüketimi, öğünden sonraya denk getirilmelidir.

Çayda bulunan fenoller ve polifenoller, diyetle gelen demiri bağlayarak vücudun diyetsel demirden yararlanmasını engeller. Dolayısıyla kansızlık durumu gelişebilmektedir.