Mantar Hastalığı

Mantar hastalığı genellikle deri, tırnak ve kıl yapısı gibi keratin içeren dokulara yerleşir. İlk uygulanacak tedavi mantar enfeksiyonuna sebep olan nedenin ortadan kaldırılmasıdır.

Mantar Hastalığı Nedir?

Mantar (fungus) adlı mikroskobik (gözle görülemeyecek kadar küçük olan, mikroskopla görülebilen) yada makroskobik(çıplak gözle görülebilen) canlıların oluşturduğu enfeksiyona mantar enfeksiyonu denir. Bu enfeksiyonun hastalık oluşturmasına mantar hastalığı denir. 

Mantar hastalığı genellikle deri, tırnak ve kıl yapısı gibi keratin içeren dokulara yerleşir. Yerleşen mantar bulunduğu bölgede kızarıklık kaşıntı sulanma ve döküntü gibi belirtilere yol açar. Mantar enfeksiyonu genellikle yaz aylarında şiddetlenir.

Mantarlar nemli ve hijyenden yoksun bölgelerde daha çabuk çoğalırlar. Bu yüzden vücutta sürekli nemli olan koltuk altı genital bölge ve saç dipleri gibi yerler mantarın en sık lokalize olduğu bölgelerdir. Mantarlar bulaş oluşturduktan sonra çok hızlı bir şekilde çoğalırlar ve kendilerine yeni bir ortam oluştururlar. Bu durum hastada rahatsız edici semptomlara yol açar.

Mantar Hastalığı Tipleri Nelerdir?

Doğada bir çok tipte mantar türü bulunmaktadır. Bu mantar tipleri yapıları ve bulaşıp çoğaldığı   yerlere göre çeşitli türlere ayrılır. Bunlar arasında en sık görülen türler; 

  • Su Mantarı (Sulak alanda çoğalan mantarlar)
  • Kaya Mantarları(Besin olarak tüketilen mantarlar)
  • Göz Mantarları ( Gözde enfeksiyon oluşturan mantarlar)
  • Kulak Mantarları(Kulakta enfeksiyon oluşturan mantarlar)
  • Deri Mantarları(Deri bölgesinde enfeksiyon oluşturan mantarlar)
  • Mukoza Mantarları( Ağız, boğaz, genital bölge, bağırsaklar gibi mukozal bölgelerde enfeksiyon oluşturan mantarlar)
  • Tırnak Mantarları(Tırnakta enfeksiyon oluşturan mantarlar)
  • Dil Mantarı ( Dilde enfeksiyon oluşturan mantarlar)

Bu mantar tipleri bir yerden başka bir yere taşınarak da enfeksiyon oluşturabilir. Örneğin ağızda bulunan bir mantar dilin deriye teması ile deride de enfeksiyon oluşturabilir. Bu mantar tiplerinin bilinmesi tedavinin buna yönelik düzenlenmesi açısından önemlidir.

Mantar Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Mantar hastalığının belirtileri; mantar enfeksiyonunun oluşturduğu semptomlara ve bu enfeksiyonun gerçekleştiği vücut bölümünde gelişen bozulmalara bağlı olarak değişiklik gösterir. Mantar hastalığında en sık görülen belirtiler; 

  • Kaşıntı: Kaşıntı mantar hastalığının en sık görülen ve doktora başvurma ihtiyacı hissettiren belirtisidir. Kaşıntı yeri mantar enfeksiyonunun geliştiği bölgeye göre farklılık gösterir. Vajinada mantar hastalığı oluşmuşsa; vajinada ve diğer genital bölgelerde  kaşıntı oluşurken, el yada ayakta mantar hastalığı geliştiğinde bu bölgelerde kaşıntı yaşanır. Bu kaşıntı türü hastanın kendisini kaşımasıyla azalma eğilimi gösterir.
  • Sulanma: Mantar enfeksiyonu bulunduğu bölgede su toplayan yaralara  neden olabilir. Mantar enfeksiyonu çoğaldıkça bu yaralar artma eğilimi gösterir.
  • Pullu, Kabuklu, Kırmızı Döküntü: Bu tip döküntüler mantar enfeksiyonunun deriyi harap etmesi ile oluşur. Bu döküntüler genellikle sulanmadan sonra gelişir.
  • Gözde Kızarıklık: Gözde gelişen mantarlar göz içindeki damarları iltihaplandırarak gözde kızarıklık yaratabilir. Bu belirtiye ek olarak gözde kaşıntı ve sulanma da görülebilir.
  • Kulak Ağrısı: Kulakta mantar hastalığı gelişen kişilerde kulak ağrısı sık görülen bir semptomdur. Kulak mantarında kulak ağrısına ek olarak kaşıntı ve akıntı da görülür.
  • Ağız İçi Yaralar: Ağızda mantar enfeksiyonu gelişen kişilerde ağız içinde beyaz renkte yaralar görülebilir. Bu yaralar oldukça ağrılıdır ve bu ağrıdan dolayı hasta yemek dahi yiyemez.
  • Boğaz AğrısıBoğazda  mantar enfeksiyonu geliştiğinde boğaz ağrısı sık görülen bir belirtidir. Bu ağrıya ek olarak yutma güçlüğü ve ses kısıklığı gibi semptomlar da görülebilir.
  • Akıntı: Özellikle vajinada gelişen vajinal mantar enfeksiyonunda akıntı sık görülen bir belirtidir. Bu akıntının nedeni mantarın çoğalıp hücre harabiyetine yol açmasıdır.
  • Vajinal KanamaRahimde gelişen mantar enfeksiyonunda kanama sık görülen bir belirtidir. Rahimde mantar enfeksiyonu gelişmesi bu bölgede iltihaba yol açarak hastalarda karın ağrısı akıntı ve kısırlık gibi semptomlara yol açabilir.
  • Bulantı ve Kusma: İç organlarda gelişen mantar enfeksiyonunda bulantı ve kusma sık görülen bir belirtidir. Hastalar yemek yedikten hemen sonra gelişen mide bulantısından şikayet ederler.
  • Dilde Beyaz Lekelenmeler: Dilde mantar enfeksiyonu geliştiğinde mantarın çoğaldığı bölgelerde beyaz lekelenmeler görülür. Hastalarda bu belirtiye ek olarak tat almada bozukluk, dilde ufak kanamalar ve dilde çatlamalar da görülebilir.
  • Tırnakta Sararma ve Batık Oluşumu: Tırnağında mantar hastalığı gelişen kişilerde tırnakta sararma kolay kırılma ve batık oluşumu sık görülen belirtiler arasındadır. Elde mantar hastalığı gelişen kişiler tedavi edilmediğinde enfeksiyon tırnağa da yayılarak bu semptoma yol açabilir.
  • BalgamAkciğerde mantar enfeksiyonu geliştiği taktirde hastalarda sarı yeşil renkli ve koyu kıvamlı balgam sık görülen belirtiler arasındadır.

Mantar Hastalığı Nedenleri (Risk Faktörleri) Nelerdir?

Mantar hastalığına birçok neden yol açabilir. Burada esas etken mantarın çoğalıp yayılmasına neden olabilecek ortamın sağlanmasıdır. Buna göre mantar enfeksiyonunun gelişmesinde rol oynayan risk faktörleri; 

  • Sürekli Nemlilik: Özellikle el, ayak ve koltuk altında gelişen mantar enfeksiyonlarında sürekli nemlilik önemli bir risk faktörüdür. Nemli ortamda mantar enfeksiyonu daha çabuk çoğalıp yayılır.
  • Cildin Nefes Almasını Engelleyen Ayakkabı Kullanımı: Ayak mantarı enfeksiyonlarında ayağın nefes almasının engellenmesi risk faktörüdür. Havalanmayan ayak; sürekli nemli kalır ve mantar enfeksiyonunun gelişimi kolaylaşır.
  • Kişisel Hijyene Dikkat Edilmemesi: Bu durum genellikle bulaş yoluyla gelişen mantar enfeksiyonunda büyük rol oynar. Mantar enfeksiyonu bulunan bir kişinin kişisel eşyalarının kullanılması mantar enfeksiyonunun bulaşmasına neden olur. Ayrıca kişi temizliğine önem vermezse, sürekli kirli ve terli kalırsa mantar enfeksiyonu gelişim riski artar.
  • Ortak Kullanılan Mekanların Temiz Olmaması: Bu durum yine bulaş yoluyla mantar enfeksiyonu gelişiminde önemlidir. Havuz, hamam ve plaj gibi ortak kullanılan alanların temiz olmaması bulaş riskini arttırır.
  • Aşırı Terleme: Mantar enfeksiyonu; ıslak ve nemli olan bölgelerde daha hızlı yayılır. Aşırı terleyen kişilerde sürekli nemlilik sağlandığı için bu risk artar.
  • Dar Kıyafet Kullanımı: Dar kıyafetler vücudun daha fazla terlemesine ve mantarın daha çabuk yayılmasına olanak oluşturur.
  • Korunmasız Cinsel İlişki: Özellikle genital bölgede gelişen mantar enfeksiyonunda kişiler korunmasız (kadın veya erkeğin prezervatif kullanmadığı) ilişkilerde partnerde bulunan mantar enfeksiyonu kişiye bulaşabilir.
  • Antibiyotik Kullanımı: Uzun süreli antibiyotik kullanımı normal durumda vücutta bulunan ve mantar gelişimini önleyen bakterilerin miktarını azaltır. Normal durumda insan vücudunun ağız içi, genital bölge ve mukozal bölgelerinin yapısında Candida adlı mantar bulunur. Candida mantarının enfeksiyon oluşturmasını önleyen durum o bölgede bulunan yararlı bakterilerdir. Bu bölgedeki bakteriler antibiyotik kullanımına bağlı azalırlarsa Candida mantarı çoğalmaya başlar. Bu durum vücutta candida mantar enfeksiyonu gelişimi için risk oluşturur.
  • Diyabet Hastalığı: Diyabet(Şeker) hastalığı; vücudun bağışıklık sisteminin çökmesine, bunun sonucunda da mantar enfeksiyonu gelişiminin kolaylaşmasına neden olur.
  • Bağışıklık Sisteminin Zayıf Olması: Özellikle AIDS, kanser hastalığı gibi hastalıklara sahip kişilerde hastalığın kendisi ve kullanılan ilaçlardan dolayı bağışıklık sistemi zayıflar. Bu durumda mantar enfeksiyonunun gelişim sıklığı artar.
  • Obezite: Aşırı kilolu yada obez kişilerde deri katlanma bölgelerinde sürekli nemlilik ve terleme görülür. Bu nemlilik mantar enfeksiyonu gelişimi için risk oluşturur.

Mantar Hastalığı Teşhisi

Mantar hastalığının teşhisinde Anamnez ve Fizik Muayenenin yeri büyüktür. Hastalık hangi organda gelişmişse o organa ait belirtiler oluşur. Ancak hastalar hekime başvurduğunda sıklıkla kaşıntı, kızarıklık, pullu döküntü ve ağrı gibi semptomlardan yakınırlar. Mantar enfeksiyonunun teşhisinde kullanılan yöntemler;

  • Anamnez: Anamnez hastanın hastalığı hakkındaki şikayetlerini dile getirmesidir. Mantar enfeksiyonuna sahip hastalar genellikle kaşıntı, ağrı, pullu döküntüler ve kızarıklıktan yakınırlar. Hekim bu şikayetleri dinler, bu şikayetlerin ne zamandır var olduğunu sorgular. Hastanın başkasının kişisel eşyalarını kullanıp kullanmadığını, toplu kullanılan alanlarda bulunup bulunmadığını öğrenir. Ardından fizik muayeneye geçer.
  • Fizik Muayene: Fizik muayene mantar enfeksiyonunun geliştiği organa ve bölgeye göre çeşitlilik gösterir. Kafa derisinde, dilde yada vücutta mantar enfeksiyonu geliştiğinde bu bölgelere bakılıp döküntü ve kızarıklıklar görülebilir. Vajina yada peniste gelişen mantar da yine bu bölgelerin muayenesiyle anlaşılabilir. Gözde gelişen mantar enfeksiyonunda gözü incelemeye yarayan oftalmoskop adlı cihaz kullanılırken, kulakta gelişen mantarda ise otostop adlı cihazla kulak incelenir. Tanı çoğunlukla bu muayeneden sonra konur.
  • Kültür: Mantar hastalığının tanısı çoğunlukla anamnez ve fizik muayene ile konur. Bazı hastalarda oluşan kaşıntılı döküntüler, bu bölgede gelişebilecek diğer hastalıklarla da karışabilir. Bu durumda hastadan kültür örneği alınması gerekir. 

Kültür örneğinde hastada kabuklu deri lezyonu (yarası) hafifçe soyularak kültür kabına aktarılır. Eğer hastalarda dilde, boğazda veya kulak bölgesinde gelişen mantar enfeksiyonu varsa; bu bölgelerden alınan sürüntü örneği kültür kabına aktarılır. Eğer hastada akciğerde gelişen bir mantar enfeksiyonu varsa, hastadan alınan balgam örneği kültür kabına aktarılır ve kültür ortamında bu mantarların çoğalması gözlemlenir. Kültür yöntemi mantar enfeksiyonunun en kesin olan teşhis yöntemidir.

Mantar Hastalığı Tedavisi

Mantar enfeksiyonunda ilk uygulanacak tedavi mantar enfeksiyonuna sebep olan nedenin ortadan kaldırılmasıdır. Kontrolsüz diyabet hastalığına bağlı gelişen mantar enfeksiyonunda diyabet hastalığı kontrol altına alınmalı, bağışıklık sistemini zayıflatan ilaçlar kullanıldığında bu ilaçlar düzenlenmeli, kişisel hijyene dikkat edilmiyorsa bu konuya önem verilmeli, hastada obeziteye bağlı mantar enfeksiyonu oluşumu varsa hastanın kilo kaybı sağlanmalıdır.

Mantar enfeksiyonunun tıbbi tedavisinde mantar enfeksiyonunu sınırlandıracak ve mantarın çoğalmasını engelleyecek antifungal (mantar enfeksiyonu karşıtı) ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar; mantar hücresinin içinde bulunan DNA’ya etki ederek mantarın ölümüne yol açar. Bu tedaviden sonra çoğunlukla mantar enfeksiyonu düzelir. Geçmeyen mantar enfeksiyonu varlığında bu ilaçların doz miktarı arttırılır yada daha kuvvetli ilaçlara başvurulur. 

Mantar Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Gibi Komplikasyonlara Yol Açar?

Mantar enfeksiyonu tanı konulduğunda mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tedavi edilmediği taktirde vücutta enfeksiyonun oluştuğu bölgede gelişen kayıplara bağlı komplikasyonlar oluşabilir. 

Mantar enfeksiyonu deride oluşmuşsa ve bu durum tedavi edilmemişse; hastalarda kaşımalara bağlı ciltte yaralanmalar ve kabukların dökülmesine bağlı kanamalar gelişebilir. Bu kanama bölgelerine başka enfeksiyon etkenlerinin de yerleşmesi iltihaplanmalara yol açabilir.

Mantar enfeksiyonu vajinada yada rahimde oluşmuşsa ve tedavi olunmamışsa; mantarın bu bölgelerde çoğalması sonucu akıntı, kaşıntı, kanama problemleri oluşur. Bu problemler tedavi edilmezse ilerleyen dönemde infertilite (kısırlık) problemine yol açabilir.

Gözde oluşan mantar enfeksiyonu tedavi edilmediğinde görme problemlerine, kulakta oluşan mantar enfeksiyonu tedavi edilmediğinde işitme problemlerine yol açabilir.

Akciğerlerde gelişen mantar enfeksiyonu tedavi altına alınmadığında bu enfeksiyon akciğerin çoğu bölümüne yayılarak pnömoni(zatürre) gelişimine neden olabilir.

Mantar Hastalığına Ne İyi Gelir? Ne İyi Gelmez?

Mantar hastalığına neden olan esas etkeni ortadan kaldırmak yada oluşan mantar enfeksiyonunu kontrol altına almak mantar enfeksiyonunu sınırlandırmaya ve tekrarlamasının engellenmesine yardımcı olur. Bu amaçla alınabilecek önlemler ve uygulanabilecek davranışlar şöyle sıralanabilir:

  • Kişisel hijyene önem verilmeli, kimsenin kişisel eşyası kullanılmamalıdır.
  • Ağızda ve boğazda  oluşabilecek mantar enfeksiyonlarına karşı diş fırçalama alışkanlığı edinilmeli ve düzenli diş muayenesi yapılmalıdır.
  • Stres, bağışıklık sistemini çökertici etkiye sahip olduğu için mantar enfeksiyonu gelişiminde risk oluşturur. Stresten olabildiğince uzak kalınmalıdır.
  • Antibiyotik kullanımı sınırlandırılmalı, gereksiz antibiyotik kullanılmamalıdır.
  • Kontrolsüz diyabet hastalığı olan kişilerde hastalık tedavi altına alınmalıdır.
  • Mantar hastalığında yenmemesi gereken bazı gıdalar vardır. Bu gıdalar acı biber, turşu, çok tuzlu ve yağlı yiyecekler gibi besinlerdir. Bu besinler tüketildiğinde mantar enfeksiyonu şiddetlenebilir.

   Bunun dışında ilaç tedavisinin yanında kullanılabilecek bazı doğal ürünler mantar enfeksiyonunun sınırlandırılmasına yardımcı olur. Bunlar;

  • Sarımsak; doğal antifungallerdendir. Kaşıntının hafiflemesine ve mantarın yayılımının önlenmesine yardımcı olur. İki diş sarımsak ezilip içerisine zeytinyağı konulup macun haline getirilir. Ciltte mantar enfeksiyonu bulunan bölgeye uygulanıp 30 dakika beklenip yıkanır. Günde iki kez uygulanabilecek bir yöntemdir.
  • Yoğurt; içerisinde probiyotik (faydalı bakteri) barındırır. Bu bakteriler laktik asit adlı maddeyi üreterek mantarın çoğalmasını engeller. Günde iki kez pamukla yoğurdu mantar olan bölgeye 30 dakika boyunca uygulayıp sonrasında durulamak mantarın yayılımını önler.
  • Sirke; içerisindeki asit sayesinde mantarın yayılımını önler, ayrıca mantarı öldürür. Bir bardak su ve bir bardak sirke eşit oranda karıştırılıp mantarın olduğu bölgeye 30 dakika boyunca uygulanıp durulanabilir.

Mantar Hastalığında Kullanılan İlaçlar

Mantar hastalığında esas tedaviyi antifungal (mantar karşıtı) ilaçlar yapar. Bu ilaçlar oral(ağızdan alınan) yada topikal(deri üzerine uygulanan) türde olabilir. Her iki tür ilaçta da tedavi hastalık iyileşene kadar devam etmelidir. Yarım kalan tedavide mantarın tekrardan çoğalması ve diğer organlara bulaşması kaçınılmazdır.

  • Oral Antifungaller: Bu ilaçlar genellikle ilk tercih edilen ilaçlardandır. Çünkü oral antifungaller topikal antifungallere göre daha güçlüdür ve enfeksiyonu daha iyi temizler. Genellikle içerik olarak nistatin, griseofulvin, natamisin, flukonazol gibi maddeleri barındırır. Bu ilaçların tedavi süresi yaklaşık 6-12 hafta arasıdır. Bu ilaçların tedavi yeteneği 65 yaş üstü kişilerde daha düşüktür. Bu ilaçlar karaciğere toksik(zarar verici) etki gösterebilir. Bu yüzden bu tedavi sırasında ara ara kan tahlilleri yapılıp karaciğer enzimleri incelenmelidir.
  • Topikal Antifungaller: Bu ilaçlar enfekte olmuş (hastalığı kapmış) vücut bölgesine losyon şeklinde uygulanan ilaçlardır. İçerik olarak mikonazol, klotrimazol, tolnaftat gibi maddeleri barındırır. Bu ilaçların yan etki oranı oral antifungallere göre daha düşüktür. Ancak yine de karaciğere toksik etki gösterebilir. Bu yüzden bu ilacı kullanan kişilerde de ara ara kan tahliliyle karaciğer enzimlerine bakılmalıdır.

Gebelikte Mantar Hastalığı

Gebelik sırasında anne adayında hem hormonal hem de bağışıklık sistemi olarak büyük bir değişim gerçekleşir. Anne adayı bazı hastalıklara karşı direnç kazanıp iyileşebilirken; bazı enfeksiyonlara karşı yatkın hale gelir enfekte olabilir(hastalığı kapabilir).

Gebelikte anne adayı mantar enfeksiyonu için normal duruma göre daha riskli haldedir. Bu yüzden gebelik sırasında mantar enfeksiyonuna sahip kişilerle yakın temas kurmaması, hastalığı kapmış kişilerin eşyalarını kullanmaması uygulanabilecek en iyi tedavi yöntemidir.

Gebelikte mantar enfeksiyonundan şüphelenildiği durumlarda komplikasyonları önlemek adına hastalar deri ve zührevi hastalıkları uzmanına başvurmalı ve tedavi altına alınmalıdır. Deri ve zührevi hastalıkları uzmanının reçete edeceği ilaçlar gebeliğin yaşına ve gebeliğe etkisine göre değişim gösterir. Ancak genel olarak gebelerde çok yüksek dozlu antifungal ilaçlar kullanılmaz. Yüksek dozlu antifungaller bebeğe zarar verici etki yaratabilir.

Bebek ve Çocuklarda Mantar Hastalığı

Çocukluk çağı temas edilen yüzey tipi ve kalitesi bakımından mantar enfeksiyonu gelişimi için risk oluşturur. Çocuklar bu dönemde genellikle çamur, toprak veya sokak hayvanları ile oynarlar. Bu durumda bu nesnelerde bulunan mantar bebek ve çocuklarda hastalık oluşturabilir.

Bu durumda çocuklarda el ve diğer vücut bölgelerinde kaşıntı, kızarıklık, döküntü gibi belirtiler ortaya çıktığında hekime başvurulması gerekmektedir. Çocuklarda mantar hastalığı ile ilgilenen bölüm tıpkı yetişkinlerdeki gibi Deri ve Zührevi Hastalıkları (Dermatoloji) bölümüdür.

Hastalarda tedavi için genel olarak topikal ( deri üzerine uygulanan) kremler reçete edilir. Çok ilerlemiş hastalıkta hastanın yaşına göre oral antifungal ilaçlar da kullanılabilir.

Mantar Hastalığında Hangi Doktora Gidilir?

Mantar hastalığı neredeyse vücudun her bölümünde gelişebildiği için başvurulacak bölüm sayısı da oldukça çeşitlidir.

Ciltte veya tırnakta oluşan mantar enfeksiyonu ile esas olarak ilgilenen bölüm Deri ve Zührevi Hastalıkları (Dermatoloji) bölümüdür. Hekim hastayı detaylıca muayene eder, gerekli tetkikleri uygular ve tanıyı koyup tedaviyi sağlar.

Genital bölgede kadınlarda mantar hastalığı oluştuğunda bu hastalıkla ilgilenen esas bölüm Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüdür. Erkek hastalarda genital bölgede gelişen enfeksiyonlarda ise başvurulacak bölüm Üroloji yada Dermatoloji (Deri ve Zührevi Hastalıkları) bölümüdür.

Ağız içi, kulak yada boğaz bölgesinde gelişen mantar enfeksiyonu ile ilgilenen bölüm Deri ve Zührevi Hastalıkları bölümü veya Kulak Burun Boğaz Hastalıkları bölümüdür.

Gözde gelişen mantar enfeksiyonu ile esas olarak ilgilenen bölüm Göz Hastalıkları bölümüdür.

Hastalarda akciğer problemlerine neden olmuş mantar enfeksiyonlarında bu hastalıkla esas olarak ilgilenen bölüm Göğüs Hastalıkları bölümüdür.

Hastalarda bulantı ve kusmaya neden olan mantar enfeksiyonu ile esas olarak ilgilenen bölüm Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüdür.

Hastalarda hastalık semptomlarına ait kaşıntı, kızarıklık, pullu döküntü, ağız içi yaraları , boğaz ağrısı, kulak ağrısı, gözde kaşınma, balgam çıkarma gibi belirtilere rastlanıldığında mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Mantar Hastalığı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Mantar hastalığının bulaş yolu çok çeşitlidir. Ancak hastalarda genel olarak mantar bulunan yüzeyle temas etme öyküsü veya mantar hastalığı bulunan kişinin kişisel eşyalarının kullanılması öyküsü bulunur. Hastalar bu temastan sonra kaşıntı döküntü su toplanması ve kızarıklık gibi semptomlarla hekime başvururlar. Hekim hastayı muayene eder ve mantar hastalığı teşhisi koyup tedavi eder.

Mantarlar doğada bulunan mikroskobik( gözle görülemeyen, mikroskopla görülebilen) ya da makroskobik (çıplak gözle görülebilen) mantarlar olarak ikiye ayrılır. Bu mantarların bulunduğu yüzeyle temas gelişmesi sonucu mantar temas eden yüzeyde alerjik reaksiyon oluşturur. Bu durumda hastada kaşıntı, kızarıklık, pullu döküntü gibi semptomlar ortaya çıkar. Bu semptomlara sahip kişiler vakit kaybetmeden hekime başvurmalıdır.

Gebelik dönemi anne adayının pek çok hastalığa karşı direnç kaybetmesine yol açan bir dönemdir. Çünkü gebelik döneminde bağışıklık sistemi çöküntüye uğrar ve hastalıkların gelişme riski artar. Hamilelikte gelişen mantar enfeksiyonu geliştiği bölgeye göre gebeliğe etki edebilir. Eğer hastalık deride gelişen bir mantar enfeksiyonu ise Bu durum gebeliğe etki etmez. Ancak rahimde ya da vajinada gelişen mantar enfeksiyonu kan yoluyla bebeğe ulaşıp bebek için risk yaratabilir.