evim.com

Kıl Dönmesi

Kıl köklerinin yönünü değiştirerek kıl köküne doğru dönmesiyle oluşur. Tedavisi, cımbız ile çekme, epilasyon, ters yönde tıraşlamanın yanı sıra cerrahi tedavi olarak da uygulanır.

Kıl Dönmesi Nedir?

Kalk arasında kıl dönmesi olarak da bilinen “pilonidal sinüs” saç, kıl ve deri döküntülerinin deri altında meydana getirdiği cep benzeri bir yapıdır. Hastalığın kökenine bakıldığında Latincede pilus (kıl), nidus (yuva) demektir ve hastalık bu iki kelimeden türetilmiştir. Vücutta kılların daha yoğum olduğu bölgelere göre sınıflandırılabilir.

Kıl dönmesi çıkan bölgeler şu şekildedir:

  • Bacakta kıl dönmesi: Yanlış epilasyon ve ağda gibi bacak kıllarından kurtulmaya yönelik yöntemler sonucunda kıl kökleri kökünden alınır. Ancak kıl köklerinin yeniden oluşup uzamaya başladığı zamanlarda, kıl derideki gözeneklerden dışarı çıkacak bir yol bulamayacak ve yönünden sapmaya uğrayacak ve kıl köküne doğru yönelecektir. Bu durumda bacaklarda kıl dönmesi durumu meydana gelecektir.
  • Vajinada kıl dönmesi: Kadınların korktuğu bir durumdur ve bu durumun sebepleri arasında istenmeyen tüylerden kurtulmak için kullanılan ağda ve tıraş bıçakları başta gelmektedir. Ayrıca tıraşlama yönünün kılların eğiliminin tersine yapıldığı durumlarda kıl dönmesi için risk artmaktadır. Bu durumlarda vajina bölgesinde iltihaplanma, kaşıntı, sivilce ve ağrı olması durumunda uzman doktora başvuru yapılmalı. Ayrıca cilt yumuşatıcı kremler ile cilt yumuşaması sağlanarak kılların daha rahat çıkması sağlanabilir.
  • Peniste kıl dönmesi: Peniste kıl dönmesi daha sık olarak penisin kök kısmında meydana gelir. Tıraşlama yöntemleri ( epilasyon, tıraş bıçağı) ve tıraşlama biçimleri (kıl eğiliminin ters yönünde tıraşlama) gibi etkenler neticesinde oluşur. Kıl dönmesi oluşan bölgede ağrı, kızarıklık, şişlik ve kaşıntı görülebilir. Ayrıca o bölgede apse de oluşabilir.
  • Yüzde-sakalda kıl dönmesi: Erkeklerde sakal varlığı nedeniyle daha fazla görülmektedir. Bu durumun başında gelen sebep ise sakal tıraşı sırasında yanlış yönde tıraşlama yapılmasıdır. Bu durumda kıl dönmesi olan bölgede kaşıntı, kızarıklık, ağrı ve akıntı olabilir. Kıl dönmesi olan bölgede iltihap gelişmesi durumunda ise yüzde çukur ve yara izi meydana gelir. Doğru tıraşlama yöntemleri ile korunma da büyük başarı sağlanabilir.
  • Göbekte kıl dönmesi: Erkeklerde göbek bölgesinde kıl yoğunluğunun daha fazla olması sebebiyle daha sık görülür. Göbek deliğinin içe doğru çukur olduğu kişilerde çevreden dökülen kıllar, kirler, ölü deri döküntüleri göbek çukurunda birikir. Terleme durumunda o bölgede nem artışı ve bakteri üremesi artacağı için iltihaplanma ve apse oluşma riski artacaktır. Göbekte kıl dönmesi oluşumuna sebep olan etkenler arasında fazla kilo, fazla kıllı olmak, hijyene dikkat etmeme vardır. Göbek çukurunun hijyenine ve kiloya dikkat edildiği zaman bu durumun önüne geçilebilir.
  • Sırtta kıl dönmesi: kıl yoğunluğu fazla olduğu için erkeklerde daha sık rastlanır bu kıl dönmesi tipine. Sırta düşen saç telleri, sırt kılları ve kıyafetlerin ipliklerinin çukur içine girmesi sonucu ile oluşur. Ayrıca erkek bireylerde yanlış epilasyon ve tıraşlama yöntemleri sonucunda da görülebilmektedir. Kişilerde sırt bölgesinde şişlik, kızarıklık, akıntı, ağrı ve apse oluşabilir. Kişi sırt bölgesinde bu belirtileri fark ettiği zaman o bölgeyi sıkmayıp, kaşımayıp uzman doktora başvurmalıdır. Unutulmamalıdır ki kişisel hijyen ve sırt bölgesindeki kılların temizlenmesi korunmada önemlidir.
  • Koltuk altında kıl dönmesi: koltuk altı bölgesi kıl dönmesinin görülebildiği bölgelerden biridir. Kişiler koltuk altındaki oluşabilecek kıl dönmesini erken dönemlerde fark etmeyebilir. İltihaplanma olunca, apse oluşunca ve akıntı başladığı zamanlarda doktora başvururlar genelde. Erken dönemlerde teşhis edildiğinde medikal ilaç tedavisi sonucunda başarı sağlanabilirken, ileriki dönemlerde ise ameliyat ile tedavi yapılmaktadır. Koltuk altı bölgesi terlemenin yoğun olduğu ve havasız kalabilen bir bölge olduğu için burada oluşan kıl dönmesinin iltihaplanma riski fazladır.
  • Makatta kıl dönmesi: Makatta kıl dönmesi diğer kıl dönmesi tipleri ele alındığında toplumda daha fazla bir oranla görülür. Bu hastaların büyük çoğunluğunda kuyruk sokumu bölgesinde oluşan çukur görülmüştür. Pilonidal sinüs olarak da bilinen bu durum ileri dönemdeki vakalarda izlenmiştir. Buna hastanın şikayetlerini söylemekte çekinmesi ve diğer bölgelere göre daha fazla basınç altında kalması daha çok neden olmaktadır. Hasta kaşıntı, şişlik, ağrı, akıntı, kötü koku ve çamaşırında lekelenme şikayetleri ile doktora başvurur. Uzun süre oturarak çalışan kişiler, uzun yol şoförleri, fazla kıllı olan kişiler gibi makat bölgesinde aşırı basınç olan kişilerde daha sıklıkla görülür.

Kıl Dönmesinin Belirtileri

Kıl dönmesi kıl köklerinin dışarı çıkacak gözenek bulamayıp yönünü değiştirip kıl köküne doğru dönmesi sonucunda oluştur.

Kıl dönmesinin belirtileri şu şekildedir:

  • Kıl dönmesi olan bölgede çukur olması
  • Ağrı olması
  • Kızarıklık görülmesi
  • Kaşıntı hissi
  • Kıl dönmesi olan bölgede apse oluşması
  • Kuyruk sokumunda hassasiyet
  • Oturmada ve yürümede zorlanma
  • Sırt üstü uzanamama
  • Çamaşırlarda iltihap ya da kan akıntısı
  • Kötü koku gelmesi
  • Ateş

Kıl Dönmesinin Nedenleri Nelerdir?

Kıl dönmesi, vücutta bulunan kılların uzama esnasında vücut yüzeyinde bulunan gözeneklerden dışarı çıkamayıp kıl köküne doğru yönelmesi ve bulunduğu yerde iltihabi bir yanıta neden olup, esas olarak ağrı ve şişlik yaratması sonucu oluşur. Kıl dönmesinin nedenleri net olmamakla beraber oluşumunu kolaylaştıran birçok etken bulunmaktadır.

Bu etkenler şunlardır:

  • Erkek cinsiyet: Kıl dönmesi erkeklerde vücut özelliklerinden dolayı daha sık görülmektedir.
  • Vücuttaki kıl yoğunluğu: Aşırı kıllı olan vücutlarda kıl dönmesi oluşma olasılığı daha fazladır. Çünkü oluşan çukurlara girebilecek kıl sayısı artmıştır. Vücut içine giren kıla vücut yabancı madde reaksiyonu uygulayabileceği için aşırı kıllı olmak ciddi bir risk faktörüdür.
  • Yaş: Etkisi tam olarak belirlenememekle beraber kıl dönmesi en sık 20’li yaşlarda görülmektedir.
  • Aşırı kilo: Aşırı kilolu bireylerde vücut ağırlığının kıl kökleri üzerine uyguladığı basınç nedeniyle kıl dönmesinin görülme olasılığı daha fazladır. Ayrıca kilolu bireylerde vücut yağlanması ve terlemenin fazla olması durumunda bakterilerin çoğalma riski ve dolayısıyla bölgenin iltihaplanma riski daha fazladır.
  • Uzun süre oturma: Masa başı ofis çalışanları, uzun yol şoförleri, uzun süre ders çalışan öğrenciler gibi kişilerde vücut ağırlığı sürekli kuyruk sokumundaki kıl köklerine bası yapabileceği için kıllarda uzama olurken gözeneklerden çıkamayıp kıl köküne doğru yönelmesi kıl dönmesi riskinde ciddi bir artışa neden olmaktadır.
  • Saç yapısı: Saçları sert, kırılgan, kaba ve dökülmeye meyilli olan kişilerde kıl dönmesi görülme olasılığı daha fazladır. Dökülen saçlar sırtta ve makatta çukurlara girebileceğinden dolayı kıl dönmesi riskini arttırır. Saça karşı yabancı madde reaksiyonu verecek olan deri saçın etrafını çevirecek ve iltihaplanma meydana gelecektir.
  • Aşırı yürüme ve hareket etme: Fazla hareket eden ve yürüyen kişilerde kıllar deri arasına girebileceğinden dolayı kıl dönmesi bu kişilerde daha fazla görülebilir.
  • Dar giysilerin tercih edilmesi: Dar kıyafetler kıllar üzerindeki basıncı arttıracağı için kılların dışarı çıkması zorlaşabilir. Kıl bu durumda kıl köküne doğru yönelim gösterebilir bu da kıl dönmesi riskini arttırır.
  • Travma ve ameliyatlar: Vücutta oluşan travma ya da geçirilen operasyonlar sonucunda vücutta açık yaralar oluşabileceğinden kılların o yaraların içine girme ihtimali olabilir. Buda kıla karşı iltihabi reaksiyon oluşturabileceği için kıl dönmesi ve apse oluşması riskinde büyük bir risk meydana getirir.

Kıl Dönmesi Teşhisi

Kıl dönmesinin teşhisini koymak için fizik muayene ve öykü yeterlidir.

Doktor hastayı dinler ve daha sonra muayene masasında hastanın şikayetçi olduğu bölgeyi muayene eder ve tanı koyulur.

Kıl Dönmesi Tedavisi

Kıl dönmesi tedavisinde asıl amaçlar hastanın hastanede kalma süresini kısaltmak, hastanın ağrısını azaltmak ve tekrar oluşmasına engel olmaktır. Hastalığın ne kadar ilerlemiş olduğuna göre bölgesel bakım tedavisi, banyo, ters yöne tekrar tıraşlama, epilasyon, cerrahi ve kristalize fenol gibi tedavilerden en uygunu hastaya verilir.

Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis yine çok önemlidir. Çünkü uygulanan tedavi yöntemi daha az ağrılı olup komplikasyon gelişme riski daha az olur. Eğer hasta erken dönemde doktora başvurmuş ise doktor tarafından cımbız benzeri bir alet ile kılları dikkatlice çekerek, epilasyon veya ters yönde tıraşlama yaparak tedavi edilebilir. Sonrasında ise o bölgenin temizliği yapılıp özel kremlerle kapatılır.

Hastada apse oluşması durumunda mutlaka acil olarak apseyi boşaltmak ve içini temizlemek gerekir. Sonrasında ise yara yerinin durumuna cerrahi olarak kapatılabilir ya da yara yerini antibiyotikli krem ve pansumanlı bezlerle kapatarak kendi kendine yaranın kapanması beklenebilir.

Hastada uzun dönemli kıl dönmesi olması durumunda ise cerrahi dışında yöntemler denenebilir. Çukur içindeki kıllar ve apse temizlendikten sonra yara yerine kriztalize fenol, gümüş nitrat, alkol gibi maddeler ilave edilerek yara yerinin kendi kendine kapanması beklenebilir. Masrafı az olmasına rağmen yaranın kapanması sırasında problemler yaşanabilir ve tekrar kıl dönmesi görülmesi riski olabilir.

Hastada apse ileri dönemdeyse ve hastada oluşan çukurların boyutu daha büyükse hastada temel tedavi cerrahidir. Bu yöntemlerde ise hastanın kıl dönmesi olan bölgesi temiz bir şekilde çıkarılır ve oluşan oyuk çevre yağ dokuları ile doldurulur ya da daha az derin oyuklar yara ağızlarının uç uca dikilmesi ile kapatılabilir.

Ancak bütün yöntemlerden sonra tekrar oluşmasını önlemek ve yara yerinde oluşabilecek iltihabın önüne geçmek için yara yerinin hijyenine mutlaka çok dikkat edilmelidir. Ayrıca o bölgede kıl olmaması için temizliğine dikkat edilmelidir.

Kıl Dönmesi Tedavisinde Fenol yöntemi

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavilerinden biride kristalize fenol yöntemidir. Kesin bir tedavi biçimi olmamakla beraber hastayı geçici süreliğine rahatlatmak için uygulanır. Fenol tedavisinin amacı çukur içine uygulanıp kıl yumağını ve diğer yabancı cisimleri eritmektir. Öncelikle cerrahi aletlerle cilt altına girilip temizlenebildiği kadar temizlenir daha sonra ilaç enjekte edilir. Tedavi sonrasında vücut içinde ilaç kalmaz ve kıl dönmesi oluşan çukur açık kalır. Tedavinin başarı şansı %70 civarı olup yara yeri açık bırakıldığı için yeniden kıl dönmesi oluşma olasılığı yüksektir. Tedavinin avantajları olarak maliyetin düşük olması, aynı gün taburcu olunması, yara bakımı ve pansuman olmaması, ameliyat izi kalmaması ve dikiş olmaması gibi etkenler vardır.

Kıl Dönmesi Tedavi Edilmezse

Kıl dönmesi olan hastalarda komplikasyonlar hastalığın ilerleme evresine ve uygulanan tedaviye göre farklılıklar gösterir. Asıl komplikasyonlar kıl dönmesi olan bölgenin ameliyat öncesi ya da sonrasında meydana gelebilecek iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmemiş, tedavisi gecikmiş ya da tedavi sonrası yara yerinin bakımı iyi yapılmamış vakalarda iltihaplanma riski daha da artacaktır.

Ayrıca tedavi edilmeyen ve iltihaplanan kıl dönmesi vakaları ilerleyerek squamöz hücreli karsinom adı verilen bir deri kanserine dönüşebildiği gözlemlenmiş.

Kıl Dönmesine Ne İyi Gelir?

Kıl dönmesinden korunmak ya da erken dönemde ilerlemesini engellemek için birçok yöntem vardır.

Bu yöntemler şu şekildedir:

  • Doğru tıraşlama yöntemi: Kılların uzama yönüne ters yapılan tıraşlamalarda kılların uzama yönü değişip kıl köküne doğru olabilir ve bu durumda kıl dönmesi riskini arttırır.
  • Düzenli epilasyon ve kişisel hijyen: Kılların düzenli olarak epilasyon ile temizlenmesi kıl dönmesi için önemli derecede koruma sağlar ve tedavide de kullanılabilir. Kişisel hijyen ile de hem korunma hem de kıl dönmesinin ilerlemesinin yavaşlatılması sağlanabilir.
  • Isırgan otu: Isırgan otunu kurutup tencerede haşlayarak kıl dönmesi olan bölgeye haftada 3-4 kez yarım saat uygulama, kıl dönmesine iyi geldiği görülmüştür.
  • Ebegümeci bitkisi: Kıl dönmesi olan bölgede iltihap oluşması durumunda iltihaba karşı yararlı olduğu görülmüş. Ebegümeci bitkisini kaynatarak iltihaplanan bölgeye uygulayabilirsiniz sonrasında ise bol su ile yıkanmalıdır.
  • Diğer bitkisel kürler: Bamya kürü, aloa vera, soğan vb.

Kıl Dönmesine Ne İyi Gelmez?

Kıl dönmesine iyi gelmeyecek ve hatta daha da kötü duruma getirecek etkenler başlıca şunlardır;

  • Kişisel hijyene dikkat edilmemesi
  • Dar kıyafet tercih edilmesi
  • Aşırı kilolu olmak
  • Uzun süre oturmak veya yatmak
  • Uzun süre yürümek
  • Vücut kıl temizliğine dikkat etmemek
  • Kıl dönmesi sonucu oluşan apseyi sıkmak

Kıl Dönmesi Ameliyatı

Kıl dönmesinin temel tedavisi cerrahi operasyonlardır. Bu operasyon türleri farklı teknikler ile yapıldığı gibi operasyon sonrası iyileşme süreleri ve yeniden kıl dönmesi oluşma olasılıkları birbirinden farklıdır.

Bu operasyon türleri ve özellikleri başlıca şu şekildedir;

  • Mikro sinüsektomi: Daha çok küçük çaplı sinüsler için uygulanan bir yöntemdir. Kıl dönmesi oluşan çukur cerrahi olarak kapsülü ile beraber çıkarılıp yaranın uçları karşılıklı dikilir. Operasyon totalde 15-20 dakika sürmektedir. Hastanede yatma ve iş gücü kaybı az olmakla beraber maliyet açısından da uygundur. Bu hastalar genelde aynı gün taburcu edilir. Ancak bu operasyon sonrasında dikkat edilmediği ve hijyene uyulmadığı sürece yeniden kıl dönmesi oluşma ihtimali %15 civarıdır.
  • Bascom tekniği: Küçük çaplı sinüsler için uygulanan bir tekniktir. Çok küçük bir ameliyat kesisi ve bölgesel uyuşturma yapılarak uygulanır. Kanama ve iltihap riski kesik çok küçük olduğu için çok azdır. Ayrıca ameliyat sonrası hissedilen ağrı çok düşüktür. Operasyon 10-15 dakika civarı sürmektedir ve hasta aynı gün taburcu olabilir. Ancak yeniden oluşma durumu %10 civarıdır.
  • Marsupializasyon (açık bırakmak) tekniği: Kıl dönmesi tedavisinde ilk tekniklerden biridir. Tedavide amaç kıl dönmesi olan bölgenin geniş bir şekilde çıkarılıp, yaranın içinin iyice temizlenip açık bırakılması ve pansumanlarla doldurulması esasına dayanır. Operasyon süresi 20-25 dakika arasında olup bölgesel uyuşturma yapılarak yapılabilir. Hemen hemen her boyuttaki vakalara uygulanabilir ve yeniden tekrar etme olasılığı %5 civarı olup diğer tekniklerden daha düşüktür. Hasta operasyon sonrasında hastanede 1-2 gün kalabilir ve zorunlu olarak yatma pozisyonu vardır. Aynı zamanda kişi yaklaşık 10 gün sonra işine dönebilir. Hastalar her gün mutlaka pansuman yaptırmalıdır buna rağmen yara yerinin iltihaplanma riski yüksektir ancak çok ciddi bir durum değildir bu iltihaplanma. Yara yerinde iltihap oluşması durumunda akıntı ve kötü koku oluşabilir. 1 ay civarında kapanma olmasına rağmen tam olarak kapanması 6 ayı bulabilmektedir.
  • Flep çevirme yöntemi: Kapalı ameliyat olarak da bilinir. Bu yöntem, yara yerinin ağızları uç uca getirilemeyecek kadar geniş olması nedeniyle yanındaki kılsız ve sağlam dokunun kesilip döndürülerek yara yerine dikilmesi ile yapılır. Çeşitli isimleri bulunmaktadır; Limberg flep, V-Y flep, Rhomboid flep, Karydakis flep, Z plasti ve D flep.

Yara yerinin gerginliği diğer yöntemlere göre daha az olduğu için ameliyat sonrası ağrı daha azdır. Ameliyat tekniği zordur ve ameliyat süresi 40-45 dakika civarı sürmektedir. Ayrıca operasyon sonrasında yara yerine kanama ve iltihap riskini azaltmak için vakum aleti konulur. Operasyon sonrasında hastanede yatış gerektirir ve hasta 10-15 gün sonra işine geri dönebilir.

Kadınlarda Kıl Dönmesi

Kıl dönmesi yani pilonidal sinüs erkeklerde daha sık görülen bir hastalık olmasına rağmen günümüz çağında kadınlarda görülme sıklığı artmıştır. Kadınlarda daha çok makatta, kasıkta, vajinada ve bacaklarda görülmektedir. Bunun sebepleri arasında kadınlarda artan saç dökülmeleri, kıl yoğunluğunun artması, yanlış epilasyon ve yanlış tıraşlama yöntemleri yer almaktadır. Ayrıca kadınların ofis hayatına atılması ve oturma süresinin artması da etkenler arasında bulunur.

Belirtiler ve tedavisi her iki cinsiyette de aynıdır. Yalnız kadınlarda ameliyat sonrası oluşacak yara izi estetik açıdan kötü gözükebileceği için kadınlarda psikolojik rahatsızlık verebilir. Bu riski en aza indirmek için ameliyat sonrasında doktorun reçete ettiği kremleri düzenli kullanmalı ve ameliyat bölgesinin temizliğine dikkat edilmeli.

Erkeklerde Kıl Dönmesi

Erkeklerde kıl dönmesi kuyruk sokumu çoğunlukla sırt ve sakallarda görülür. Bunun nedenleri arasında erkeklerde kıl yoğunluğunun fazla olması, masa başında uzun süre oturma, uzun süre araba kullanma ve hijyene dikkat etmeme gibi etkenler yer almaktadır. Ayrıca terleme miktarının daha fazla olması ve derinin havasız kalması gibi durumlar nedeniyle bakteri üremesi daha hızlı ve fazla olabilir. Sonuç olarak iltihaplanma riski daha fazladır. Erkeklerde doktora başvurma daha geç olabildiğinden dolayı genelde daha ileri dönemde görülebiliyor. Belirtiler ve tedaviler her iki cinsiyette de genel olarak aynıdır.

Kıl Dönmesi için Hangi Doktora Gidilir?

Kıl dönmesi teşhis ve tedavisinde uzman doktorlar Genel Cerrahi doktorlarıdır. Kıl dönmesi olan bölgede sivilce benzeri bir görüntü olduğundan dermatoloji bölümüne başvurmak ya da yaşanan kalça ve kemik ağrısı nedeniyle ortopedi bölümüne başvurmak yanlıştır.

Kişiler kendi vücudunu iyi tanımalı ve bunun içinde kendini sık sık muayene etmeli. Kalçada, kuyruk sokumunda, koltuk altında, genital bölgede, bacaklarda, yüzde ve sırtta küçük delikler, yaralar, kaşıntı, ağrı, kızarıklık, akıntı, pis koku gibi belirtilerden bazılarını fark ettiği zaman mutlaka uzman doktora başvurmalı. Unutulmamalıdır ki erken teşhis çok önemlidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Kıl dönmesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kıl dönmesi vücutta en fazla kuyruk sokumu gibi kıl yoğunluğunun fazla olduğu kılların basınca maruz kaldığı yerde görülür. Ancak bunun yanında kılların tıraş edildiği koltuk altı, bacaklar, sakallar ve yüz, genital bölgeler (vajina ve penis) sırt ve göbekte görülebilir.

Kıl dönmesi derideki kılların, dökülen saçların, kıyafetlerin ipliklerinin başta kuyruk sokumu olmak üzere kılların yoğun olduğu yerlerde deri altına girmesi ve sonucunda deri altında iltihabi bir reaksiyon oluşturması sonucunda görülür.

Kıl dönmesi kendiliğinden geçebilen bir hastalık değildir. Ancak hastalığın erken teşhisi ve kişisel hijyene dikkat edilmesi ile ilerlemeden daha kolay ve ağrısız yöntemler ile tedavi edilebilir.

Kıl dönmesi vücudunda kıl yoğunluğu fazla olan kişilerde ve kişisel temizliğine dikkat etmeyen kişilerde tekrarlama oranı yüksektir. Ayrıca yapılan tedaviler sonucunda yara yerinin pansumanına ve o bölgedeki kılların temizliğine dikkat edilmediği olgularda da yeniden görülme riski yüksektir.