evim.com

Mide Bulantısı

Halsizlik, baş ağrısı ve kusma isteği ile beraber görülebilen Mide bulantısı, birçok hastalığın belirtisi olabilir. Mide bulantısı tedavisinde öncelikle altta yatan hastalık tedavi edilmelidir. 

Mide Bulantısı Nedir?

Mide bulantısı, kişide kusma isteği uyandıran ve insanı rahatsız eden bir duygu durumudur. Mide bulantısına solukluk, soğuk terleme, vücut salgılarında artış ve kalp çarpıntısı (taşikardi) eşlik edebilir. Mide bulantısı çoğu zaman kusma ile sonuçlanır. Kusma ise mide içeriğinin refleks ile yemek borusundan geçip ağızdan atılması anlamına gelir. Mide bulantısı ve kusma hastalık değil, altta yatan hastalıkların belirtileri olarak meydana gelir.

Mide Bulantısı Belirtileri

Mide bulantısı bir hastalık olmayıp altta yatan bir hastalığın veya durumun belirtisidir. Hekim; hastanın klinik öyküsü, fizik muayene, laboratuvar veya gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin yardımıyla altta yatan nedeni bulmaya çalışır ve tedaviyi ona göre planlar.

Örneğin mide bulantısına kusma, ishal, yüksek ateş eşlik ediyorsa ilk olarak bağırsak enfeksiyonu akla gelir ve buna yönelik tetkikler yapılır.

Mide bulantısı apandisit, pankreatit, kolesistit, mezenter iskemisi gibi nedenlere bağlıysa genellikle şiddetli karın ağrısı eşlik eder. Bunlar, acil müdahale gerektiren hastalıklardır.

Mide Bulantısı Nedenleri Nelerdir?

Mide bulantısının nedeni sindirim sistemiyle ilgili olabildiği gibi sistemik hastalıklar ve toksinler nedeniyle de mide bulantısı meydana gelebilir.

Beyin sapında bulunan kusma merkezi (area postrema) ; sindirim sistemi, iç kulak, beyindeki işitsel ve görsel alanlardan uyarı alır. Bu uyarılar çevresel sinirlerle gönderilir. Beyin ile periferik kan dolaşımı arasında madde geçişini denetleyen kan beyin bariyeri bulunur. Ancak kusma merkezi denen area postremada kan beyin bariyeri yoktur. Yani dolaşımda bulunan her türlü zararlı madde bu bölgedeki reseptörler tarafından algılanır. Bu bölgedeki reseptörler ilaçlar, kemoterapötik ajanlar, toksinler, üremi (kanda üre miktarının artışı), asidoz (kan ph’ının 7.35’in altında olması), hipoksi (oksijensizlik), ve radyasyon ile uyarılır.

Sindirim sistemi ile ilgili nedenler

  • Mekanik tıkanıklıklar: Mide çıkış tıkanıklıkları veya ince bağırsak tıkanıklıklarını kapsar. Mide ve pankreas kanseri, inflamatuvar hastalıklar veya ülserlere bağlı meydana gelir. Fışkırır tarzda kusma ile beraberdir.
  • Motilite bozuklukları: Sindirim sistemi organlarında besinlerin geçişine izin veren hareketlerinde bozulma anlamına gelir. Mide felci ve fonksiyonel dispepsi (ağrı, yemek sonrası rahatsızlık, dolgunluk, erken doyma semptomlarının genel ismi) bu grupta yer alır.
  • Diğer nedenler: Pankreas iltihabı, karaciğer iltihabı, safra kesesi iltihabı, apandisit, peritonit (karın içi organları saran zarın iltihabı) ve bağırsaklara kan gitmemesi sonucu da bulantı ve kusma görülebilir.

Metabolik nedenler

  • Diyabet: Diyabetin komplikasyonları veya direkt olarak kendisi mide bulantısına neden olabilir. Kan şekerinin düşmesi veya kan şekerinin yükselmesi diyabetik hastalarda sık karşılaşılan sorunlardır ve her ikisi de mide bulantısına neden olabilmektedir. Mide ülseri, gastrit ve kanserinden sorumlu olan H.pylori bakterisinin tip 1 diyabet ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Dolaylı olarak h.pylori enfeksiyonuna bağlı mide ağrısı, yanma, dolgunluk hissi, bulantı ve kusma görülebilmektedir.
  • Diyabetik ketoasidoz: İnsülin eksikliğine bağlı olarak keton cisimlerinin fazla üretilmesi ve buna bağlı semptomların açığa çıktığı tablodur. Kan şekerinin yükselmesi, vücudun susuz kalması ve asidoz (kan ph’ının 7.35’in altına düşmesi) meydana gelir. Acil müdahale gerektiren bu tablo, bulantı ve kusma nedenleri arasındadır.
  • Hiperparatiroidizm ve hipoparatiroidizm: Paratiroid hormonu, kalsiyum dengesinde rol oynayan bir hormondur. Paratiroid bezinden salgılanır. Kemikten kana kalsiyum geçişini sağlar. Paratiroid hormonunun fazla salgılanması veya az salgılanması bulantıya neden olur.
  • Hiponatremi: Sodyum, metabolizma için en önemli iyonlardan biridir. Kan sodyum düzeyinin 135 mEq/L’nin altında olmasına hiponatremi denir. Hiponatreminin belirti ve bulguları çok geniş olmakla beraber bulantı da hiponatremi semptomları arasındadır.
  • Hipertiroidi: Tiroid bezinin fazla çalışmasıdır. Nadiren de olsa bulantı kusma semptomlarına neden olabilir.

Sinir sisteminden kaynaklı nedenler

  • Migren: En belirgin semptomu baş ağrısı olan nörolojik bir hastalıktır. Migren hastalarının çoğunda, baş ağrısı ataklarına mide bulantısının eşlik ettiği bilinmektedir.
  • Kafa içi basınç artışına neden olan olaylar: Beyin ödemi, kafa içindeki bir tümörün kanaması veya apseleşmesi, hidrosefali (beyinde su birikmesi), akut bakteriyel menenjit kafa içi basınç artışına neden olarak bulantı ve kusmaya neden olur.
  • Demiyelizan hastalıklar: Sinir hücrelerini sıkıca sararak uyarıların hızlıca iletilmesini sağlayan protein yapıya miyelin denir. Miyelin sentezinin bozulduğu veya yıkımının arttığı hastalıklara merkezi sinir sisteminin miyelin hastalıkları denir. Multipl Skleroz (MS) hastalığı bunlardan biridir. Bu hastaların bazılarında bulantı kusma şikayetleri görülmektedir.

Enfeksiyonlar

  • Gastroenteritler: Bağırsak enfeksiyonu anlamına gelmektedir. Genellikle ağız yoluyla alınan bakteri, virüs veya parazitlerin neden olduğu bulantı, kusma, ateş, ishal gibi semptomları içeren klinik tablodur. Çocuklarda gastroenteritin en sık etkeni rotavirüs, yetişkinlerde ise norovirüstür.
  • Gastroenteritler dışındaki diğer enfeksiyonlar da (örneğin üst solunum yolu enfeksiyonu) bulantı ve kusmaya neden olabilir.

İlaçlar

  • Kemoterapötik ilaçlar: Sisplatin, dakarbazin, metotreksat, sitarabin, vinblastin başta olmak üzere çeşitli kanserlerin tedavisinde kullanılan bu ilaçların en sık görülen yan etkilerinden birisi mide bulantısıdır. Bu ilaçlara bağlı şiddetli mide bulantısını önlemeye yönelik ek ilaçlar (metoklopramid) tedaviye eklenmektedir.
  • Asetilsalisilik asit ve diğer non-steroid antiinflamatuvar ilaçlar, antidiyabetikler, doğum kontrol hapları, digoksin, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri, diüretikler, antitüberküloz ilaçlar, bazı antibiyotikler, antiparkinson ilaçlar ve teofilinler mide bulantısına neden olabilen ilaçlardır.

Diğer nedenler

  • Ameliyat sonrası, radyasyon terapisi, alkol, Sistemik Lupus Eritematosis, Skleroderma, kalp krizi, kanserler, Vertigo, araç tutması, gebelik, Anaflaksi (şiddetli alerjik reaksiyon), Psikiyatrik Yeme Bozuklukları, Dalak Büyümesi (splenomegali), Anksiyete ve Depresyon da mide bulantısına neden olabilmektedir.

Mide Bulantısı Teşhisi

Mide bulantısı tedavi edilmeden önce mutlaka altta yatan neden araştırılmalıdır. Bunun için genellikle hastanın verdiği bilgiler ve laboratuvar sonuçları yeterli olmaktadır.

  • Kan testi: Kan testi birçok hastalık ve klinik durum için çok değerlidir. Kanda bakılan parametreler çok geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Hekim, hangi durumdan şüpheleniyorsa ilgili parametrelerin incelenmesini ister. Örneğin hemogramda lökosit sayısının artması, CRP ve eritrosit sedimantasyon hızı (ESH) değerinin yükselmesi tanıyı enfeksiyona yaklaştırır. Üreme çağındaki kadınlarda gebeliği dışlamak için beta HCG bakılır. Bunun dışında serolojik testler ve kan kültürü yöntemleriyle şüpheli enfeksiyon etkenleri araştırılır. Bulantıyı kusma takip ediyorsa sıvı elektrolit dengesi bozulabileceği için sodyum, potasyum, kalsiyum ve kan pH’ına bakılmalıdır.
  • Gaita testi: Bağırsak iltihabından şüphelenilen durumlarda enfeksiyona neden olan etkeni saptamak için değerli bir yöntemdir. Hasta, dışkısını dikkatli bir şekilde steril kaba koyarak laboratuvara teslim eder. Gaita (dışkı) dış görünüş, pis koku, kıvam açısından değerlendirildikten sonra mikroskobik olarak da incelenir. Daha sonra gaita örneği besiyerilerine ekilir ve bağırsak enfeksiyonu etkeni mikroorganizmanın üreyip üremediğine bakılır.
  • Görüntüleme yöntemleri: Doktoru ön tanılarına yönelik gerekli görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Örneğin bağırsak tıkanıklıkları için ayakta direkt batın grafisi (röntgen), bilgisayarlı tomografi ve ultrason yöntemleri tercih edilir. Mide tembelliğinden şüphelenilen durumlarda endoskopi, mide boşaltım zamanı ölçümü, gastroduedonal manometri gibi girişimsel işlemlere başvurulabilir. Gebelik şüphesi varsa hekim, pozitif kan testinden sonra tanıyı kesinleştirmek için ultrasonografik inceleme yapar. Beyin kanaması durumunda tanıyı kesinleştirmek ve kanamanın yerini tespit etmek amacıyla bilgisayarlı tomografi (BT), MRI (EMAR) veya BT anjiyografi yöntemlerine başvurulur.

Mide Bulantısı Tedavisi

Mide bulantısı tedavisinde öncelikle altta yatan hastalık teşhis ve tedavi edilmelidir. Hastada su ve elektrolit kaybı varsa damar içi solüsyonlarla sıvı ve elektrolit açığı giderilir.

Daha sonra belirtilere yönelik tedaviye geçilir. Mide bulantısının tedavisi genellikle ilaçlar ile yapılır. Mide bulantısı ve kusmayı önleyen ilaçlara antiemetik ilaçlar denir.

  • 5-HT3 reseptör antagonistleri: Serotonin hormonu reseptörleri hem sindirim sisteminde hem de sinir sisteminde fazla miktarda bulunur. Kemoterapi sonrası oluşan şiddetli bulantı kusmanın en önemli nedenidir. 5-HT3 reseptör antagonistleri serotonin hormonunun reseptörüne bağlanmasına engel olarak bulantı ve kusmayı engeller.
  • Fenotiazinler: Merkezi dopamin reseptörlerini bloke ederek ve çevresel serotonin reseptörlerini uyararak etki ederler. Bulantı ve kusmanın yanı sıra migren atağı ve antipsikotik olarak da kullanılırlar.
  • Antihistaminik ve antimuskarinik ilaçlar: Zayıf etkili antiemetiklerdir. Genellikle ameliyatlardan sonra meydana gelen sindirim sisteminin hareket bozukluklarında tercih edilir.
  • Kortikosteroidler: Genellikle diğer antiemetik ilaçlarla kombine şekilde uygulanırlar. Özellikle kafa içi basınç artışından kaynaklanan durumlarda çok etkilidir.
  • 5-HT4 agonistleri: 5-HT4 reseptörlerini uyararak antiemetik etki gösterirler.
  • Eritromisin: Motilin, yemeklerden sonra ince bağırsaktan salgılanarak sindirim sisteminin hareketlerini düzenleyen bir peptiddir. Eritromisin ise motilin antagonisti olarak antiemetik etki gösterir. İlk müdahalede intravenöz (damar yolu ile) uygulanır, uzun süreli kullanımı yoktur.
  • Aprepitant: Nörokinin-1 reseptör antagonisti olarak etki gösterir. Kortikosteroid (deksametazon) veya 5-HT3 antagonisti (ondansetron) ajanlarla kombine edildiğinde kemoterapiye bağlı akut ve gecikmiş bulantı kusmayı önlemede oldukça etkilidir.

Mide Bulantısı Tedavi Edilmezse

Mide bulantısı genelde kusmayla beraber olduğu için tedavi edilmediğinde kusmaya bağlı komplikasyonlar tehlike yaratır.

Tedavi edilmeyen kusma atakları şu komplikasyonlara neden olabilir:

  • Dehidratasyon (su kaybı)
  • Malnütrisyon (yetersiz beslenme)
  • Elektrolit dengesizlikleri
  • Diş kaybı
  • Özafajit (yemek borusu iltihabı)

Mide Bulantısına Ne İyi Gelir?

  • Az ve sık yemek: Günde 5-6 öğün ve az yemek mide bulantısına iyi gelir. Boş mide mide bulantısını arttıracağı için mide mümkün olduğunca dolu tutulmalıdır.
  • Hafif ve tolere edilebilir besinler tüketmek: Özellikle sabah bulantıları için sade kraker, tahıl ürünleri, ekmek tüketmek mide bulantısına iyi gelir.
  • Sıvı tüketimi: Yetersiz sıvı alımı mide bulantısını şiddetlendirir. Dehidratasyonu önlemek için gün içinde az az ve sık sık su içmeye özen gösterilmelidir. Suyun yanında doğal meyve suyu, ayran gibi hafif içecekler tüketilebilir.
  • Egzersiz: Aerobik ve yoga, bazı insanlarda bulantıyı hafifletmektedir.
  • Patates püresi, elma püresi, muz veya pirinç mide bulantısını hafifletmeye yardımcı olur.
  • Zencefil veya B6 vitamini takviyesi de mide bulantısını hafifletmeye yardımcı olmaktadır.

Mide Bulantısına Ne İyi Gelmez?

  • Aşırı baharatlı ve yağlı yiyecekler mide bulantısını şiddetlendirir.
  • Ağır ve fazla miktarda beslenmek mide bulantısını şiddetlendirir.
  • Yemekten 30-60 dakika içinde yatmak mide içeriğinin yukarı çıkmasına (reflü) neden olup şikayetleri arttırabilir.
  • Yemeklerle beraber sıvı tüketmek dolgunluk hissine neden olur ve mide bulantısını arttırır.
  • Ağır ve güçlü kokular, mide bulantısını tetikleyebileceğinden bu kokulardan uzak durulmalıdır.
  • Demir içeren haplar dispeptik şikayetlere (mide ağrısı, yanması, bulantısı) neden olmaktadır. Dayanılmayacak şekilde şikayetlere neden olması durumunda doktorunuza danışabilirsiniz.

Mide Bulantısı İlaçları

5-HT3 antagonisti olarak etki gösterirler. Akut bulantı ve kusma tedavisinde kullanılırlar. Ağız (oral), damar (intravenöz) veya deri (transdermal) yolla verilebilirler.

  • Ondansetron
  • Granisetron
  • Dolasetron
  • Tropisetron
  • Palonosetron

Dopamin ve serotonin reseptör antagonizması yaparak anti emetik etki gösterirler. Bulantı ve kusma tedavisinden çok antipsikotik (nöroleptik) olarak kullanılırlar.

  • Proklorperazin
  • Promethazin
  • Klorpromazin
  • Perfenazin

Antimuskarinik ve antihistaminik olarak etki ederler. Toksik etkilerinden dolayı dikkatli kullanılmalıdır.

  • Siklizin
  • Difenhidramin
  • Sinnarizin
  • Hidroksizin
  • Skopalamin

Aprepitant: Nörokinin-1 reseptr antagonisti olarak etki eder. Günümüzde kansere bağlı bulantı-kusmada kullanılan oldukça güçlü antiemetiklerden biridir. Tek dozu 120 saat kadar etkili olabilmektedir. Ağızdan veya damar yolu ile kullanılan formları vardır.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Hamilelikte Mide Bulantısı

Mide bulantısı, gebeliğin erken işaretlerinden biridir. Genellikle ilk trimesterda (gebeliğin ilk 3 ayı) görülmesi beklenir ancak bazı kadınlarda gebelik boyunca devam eder. Özellikle sabahları ortaya çıkan bulantı ve kusma, gebelerin %70’inden fazlasının başına gelen bir durumdur. Günün herhangi bir saatinde ortaya çıkabilir hatta bazı hamileler gün boyu mide bulantısı hissedebilir.

Gebelikte mide bulantısı ve kusma kadının yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durumdur ancak gebelikle ilgili bir risk oluşturmaz. Hatta bazı çalışmalara göre gebelikte mide bulantısının düşük riskini azalttığı söylenmektedir.

Gebelikte mide bulantısı 4-8. haftalar arasında başlar ve genellikle 13-14. haftalarda kaybolur. Bu süre her gebelikte farklı olabilir.

Gebeliğe bağlı mide bulantısında öncelikle şu yaşam tarzı değişiklikleri önerilir:

  • Yeterince istirahat ettiğinizden emin olun.
  • Mide bulantısını tetikleyen yiyecek ve kokulardan uzak durun.
  • Yatmadan önce az miktarda kuru yiyecekler (ekmek, bisküvi) tüketmeye çalışın.
  • Az miktarda ve sık sık yemeye özen gösterin.
  • Yüksek karbonhidrat ve düşük yağ oranı içeren doğal besinler tüketin. (Pirinç, ekmek, bulgur, makarna vs.)
  • Yemekler sıcakken kokusu daha fazla hissedileceğinden, soğuk veya ılıkken yemeye çalışabilirsiniz.
  • Bol miktarda su için.

Yaşam tarzı değişikliği belirtileri hafifletmezse ilaç tedavisine başvurulabilir.

İlk basamakta doksilamin + piridoksin kombinasyonu tercih edilir. Doksilamin antihistaminik grubu ilaçtır. Piridoksin ise B6 vitaminidir. Belirtiler yatışmazsa tedaviye dimenhidrinat veya promethazin (antihistaminik) eklenir.

Dehidratasyon (sıvı eksikliği) yoksa tedavilerin etkili olmaması durumunda tedaviye klorpromazin, metoklopramid, ondansetron, proklorperazin veya promethazin eklenir.

Dehidratasyon varsa öncelikle sıvı açığı kapatılmalıdır. Daha sonra tedaviye klorpromazin, metoklopramid, proklorperazin veya promethazin eklenir.

Tedaviye rağmen geçmeyen şiddetli bulantı kusma durumunda hiperemezis gravidorum veya mol gebelik akla gelir. Nadiren rastlanan durumlar olsa da hayatı tehdit edebildikleri için atlanmaması gerekir.

Bahsedilen tedavi yöntemleri bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Doktorunuza sormadan hiçbir ilaç kullanmayınız.

Çocuklarda Mide Bulantısı

Çocuklarda mide bulantısı ve kusma nedenleri gastrointestinal (sindirim sistemiyle ilgili) nedenler ve gastrointestinal sistem dışı nedenler olarak iki grupta incelenebilir.

Sindirim sistemiyle ilgili nedenler

  • Gastroösofageal reflü hastalığı: Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Halk arasında reflü olarak bilinir.
  • Akalazya: Yemek borusunun alt ucundaki sfinkterin (kanalı açıp kapatan halka şeklinde kas) gevşemesine bağlı ortaya çıkar.
  • Ösofageal spazm: Yemek borusuna ait hareket bozukluğudur.
  • Ösofajit: Yemek borusunun iltihaplanmasıdır.
  • Skleroderma: Birçok sistemi tutan romatolojik bir hastalıktır.
  • Tam veya kısmi tıkanıklıklar: Polip, tümör safra taşı taşlaşmış gayta, bezoar gibi mekanik nedenlerle tıkanabildiği gibi atrezi, stenoz, duplikasyon gibi doğumsal nedenlerle de bağırsak tıkanıklıkları görülür. İnflamatuar bağırsak hastalıkları, radyasyon veya dışardan basıya bağlı olarak da tam veya kısmi tıkanıklık meydana gelebilir.
  • Gastroduedonal ülserler: Mide veya on iki parmak yüzeyinde meydana gelen doku kaybıdır.
  • Apandisit: Apandis organının iltihabıdır. Genellikle tıkanıklığa bağlı olarak iltihaplanır. Şiddetli karın ağrısı, karında hassasiyet ve ateş yüksekliği tipiktir. Bulantı ve kusma eşlik edebilir.
  • Peritonit: Bağırsakları saran zarın (periton) iltihaplanmasıdır. Genellikle karın içinde iltihaplı bir organın yırtılması sonucu iltihabın yayılması veya ameliyat sonrası gelişir.
  • Çölyak hastalığı: Glutene karşı intolerans ile karakterize otoimmun bir hastalıktır.
  • Parazitozlar: Ülkemizde en sık 7-14 yaş arasında görülür. Etkenin cinsine göre asemptomatik tablodan ciddi kanlı ishale kadar klinik seyir izler. Malabsorbsiyona (emilim bozukluğu) neden olabildiğinden özellikle çocuklarda teşhis ve tedavisi önemlidir.
  • Hepatobilier-pankreatik patolojiler: Hepatit, pankreatit, reye sendromu, safra yollarında taş da çeşitli mekanizmalarla bulantı ve kusmaya neden olabilir.

Sindirim sistemi dışındaki nedenler:

  • Tirozinemi: Genetik geçişli bir hastalıktır. Enzim eksikliği nedeniyle kanda tirozin aminoasidinin fazla miktarda bulunmasıdır.
  • Fruktoz intoleransı: Genetik geçişli bir hastalıktır ve enzim eksikliği nedeniyle meyve şekeri olarak da geçen fruktozun metabolizmasında bozukluk vardır. Fruktoz aynı zamanda sükrozun (pancar şekeri) yapısına da katılır. Fruktoz, sükroz ve sorbitol alındıktan sonra semptomlar ortaya çıkar.
  • Adrenal yetmezlik: Böbreküstü bezlerinden yeterli miktarda glikokortikoid veya mineralokortikoid salgılanmamasıdır.
  • Üremi: Böbrek yetmezliğine bağlı olarak kanda üre miktarının artışıdır.
  • Porfiri: Porfirin sentezinde görev alan bir enzimin bozuk veya eksik olması sonucu gelişen nadir bir hastalıktır.
  • Hiperkalsemi (kanda kalsiyum düzeyinin yüksek olması), hipoparatiroidi, hiperparatiroidi ve hipertiroidi de çocuklarda mide bulantısına neden olabilir.

Bebeklerde Mide Bulantısı

Bebekte huzursuzluk, iştahsızlık, sebepsiz yere ağlama görülür. Genellikle kusma ile sonuçlanır.

Yenidoğan ve erken çocukluk döneminde en sık görülen kusma nedeni reflüdür. Kuvvetli ve fışkırır tarzda bir kusma varsa pilor stenozu gibi mekanik bir tıkanık akla gelmelidir.

Bebeklerde kusmanın bir diğer nedeni bağırsak iltihabı veya sistemik enfeksiyonlardır. Beraberinde huzursuzluk, iştahsızlık ve ateş yüksekliği görülür.

Nadir olarak doğumsal metabolik hastalıklar (tirozinemi, fruktozemi vs.), beyin tümörleri, beyin kanamaları veya besin zehirlenmesine bağlı olarak kusma meydana gelir.

Fazla beslenme de süt çocukluğunda görülen kusma nedenlerinden birisidir.

Mide Bulantısı için Hangi Doktora Gidilir?

Mide bulantısına neden olan her bir durum farklı bir branşı ilgilendirebilir. Ancak ilk etapta gidilecek bölüm Gastroenteroloji bölümüdür. Gastroenteroloji bölümü bulunmayan hastanelerde İç Hastalıkları (Dahiliye) bölümünden randevu alınabilir. Altta yatan başka bir hastalık olması halinde, doktor hastayı gerekli bölüme yönlendirecektir.

Mide bulantısını takiben fışkırır tarzda kusma, karın ağrısı, kanlı kusma, karında hassasiyet, ishal, kanlı ishal, ateş, sarılık, baygınlık hissi, bilinç kaybı gibi semptomlar eşlik ediyorsa bir an önce doktora gidilmelidir.

Ayrıca mide bulantısını takiben kusmaya bağlı olarak sıvı ve elektrolit kaybedilir. Sıvı ve elektrolit kaybı ciddi bir problemdir. Sıvı kaybının (dehidratasyon) en erken bulgularından biri ağız kuruluğudur. İlerleyen dönemlerde idrar miktarında azalma ve idrar renginde koyulaşma meydana gelir. Eğer kusma dirençliyse (bir günden fazla sürdüyse) ve yeterli sıvı tüketimi yoksa mutlaka doktora gidilmelidir.

Mide bulantısının yatak istirahatiyle 24 saat içinde iyileşmesi beklenir. 24 saatten uzun süren mide bulantısı varsa ya da sürekli mide bulantısı yaşanıyorsa doktora gidilmelidir.

Gıda zehirlenmesinden şüphelenilen durumlarda doktor başvurulmalıdır.

Bilinen bir travma (örneğin kafa travması) sonrası mide bulantısı geliştiyse vakit kaybetmeden doktora gidilmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Mide bulantısı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Mide bulantısı gebeliğin erken semptomlarından birisidir. Genellikle 4-8. haftalarda başlaması beklenir. Bazı gebelerde hiç görülmeyebilir veya daha geç dönemde ortaya çıkabilir.

Mide bulantısının kesin çözümü nedene yönelik tedavi olmakla birlikte bazı yiyecekler mide bulantısını hafifletebilir.

Bunlardan bazıları: zencefil, limon, tarçın, kimyon ve rezenedir. B6 vitamini takviyesinin de mide bulantısını iyileştirdiğini gösteren çalışmalar vardır.

Mide bulantısı gebeliğin ilk trimester belirtilerindendir. Genellile 13-14. haftalar olmak üzere ilk trimesterda geçmesi beklenir. Ancak bazı gebeliklerde daha uzun sürebilir veya gebelik boyunca devam edebilmektedir.

Burun ve sinüsler normalde belli bir miktar mukus üretir. Böylece solunan havanın nemli tutulmasını ve vücuda giren yabancı maddelerin yakalanmasını sağlar. Normalde bu mukus salgıları kişiyi rahatsız etmez ancak fazla miktarda üretildiğinde geniz akıntısı şeklinde hissedilir. Boğazdan geçerek mideye ulaşan fazla miktarda mukus, kişide mide bulantısına neden olabilir.

Yüz kemiklerinde yer alan boşlukların (sinüsler) iltihaplanmasına sinüzit denir. Sinüzitte mide bulantısı olması beklenmez ancak yoğun post nazal akıntı (geniz akıntısı) sonucu mide bulantısı olabilir.