Beyin tümörü ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Beyin tümörlerinin çok sayıda alt grubu vardır. Tümörün iyi huylu veya kötü huylu olması, boyutu, yayılmış olup olmaması, bazı mutasyonlara sahip olup olmaması gibi özelliklere göre tümörler evrelere ayrılır. Ortalama yaşam beklentisi ve gidişat hakkında bu şekilde fikir edinilmiş olur. Bu evrelerin belirlenmesi en uygun tedavinin tercih edilmesini de sağlar.

Beyin tümörleri hücresel özelliklerine göre sınıflandırılır. Her tümör kanser demek değildir. Beyin tümörlerinde ortalama yaşam beklentisi tümörün hücresel özelliği ve evresine göre değişiklik gösterir.

Yetişkinlerde en sık görülen kafa tümörü meningiomlardır. İyi huylu tümörlerdir ancak nadir de olsa kötü huylu hale dönüşüm gösterebilirler. Yavaş büyüdükleri için iyi huylu meningiomlar yaşam boyu tedavi gerektirmeyebilir yani yaşam beklentisi oldukça iyidir. Kötü huylu meningiomlar tüm meningiomların %1’ini oluşturur. Bu tümörlerde yaşam beklentisi iki yılın altındadır.

Yetişkinlerde en sık görülen kötü huylu beyin tümörü gliomlardır. Gliomlarda ortalama sağ kalım süresi 6-12 ay olarak bulunmuştur. Bir yıllık sağ kalım oranı %35, iki yıllık sağ kalım oranı %4 olarak kaydedilmiştir.

Beyin tümörü beynin kendi hücrelerinden kaynaklanabildiği gibi başka bir organ tümörlerinin yayılması sonucu da oluşabilmektedir. Çocuk ve yetişkinlerde daha çok beynin kendi hücrelerinden kaynaklanan beyin tümörlerine rastlanır. 

Tümörler, hücrelerde gen mutasyonu ve sonuçta hatalı hücre bölünmesi ve kontrolsüz çoğalma ile meydana gelirler. Beyin hücrelerinden kaynaklanan beyin tümörlerinin oluşumunda büyük oranda genetik mutasyonlar suçlanmaktadır. Ancak bu mutasyonların nedeni kesin olarak bilinmemektedir.

MRG, BT veya baş bölgesine radyoterapi almak beyin tümörü riskini arttırır. Bununla birlikte cep telefonlarından kaynaklanan radyasyonun beyin tümörü oluşumuna etkisi tartışmalıdır. Onko virüs olarak adlandırılan bazı virüsler kanser oluşumuna zemin hazırlar. SV-40 virüsü ile adeno tip12 virüsü bir tür tümör oluşumuna neden olurlar. Polyoma virüsü de bir dizi genetik değişikliklere yol açarak bazı tümör çeşitlerine neden olabilir.

Beyin tümörlerinde öncelikle detaylı fizik muayene yapılır. Hekimin hastadan aldığı hikâye ve fizik muayene sonucu şüphelenmesi durumunda ek tetkikler istenir. Beyin tümörlerinde MRG ve BT çoğu zaman yeterli olmaktadır. Özellikle kontrastlı MRG beyin tümörlerini görüntülemede oldukça faydalı bir yöntemdir.

Tümörler, hücrelerde gen mutasyonu ve sonuçta hatalı hücre bölünmesi ve kontrolsüz çoğalma ile ortaya çıkar. Genetik faktörlerin bir etkisinin olduğu bilinmektedir. Beyin tümörlerinin oluşumunda proto-onkogenlerin mutasyona uğraması sonucu oluşan aktif kanser genleri olan onkogenler, büyüme faktör genleri, tümör supressör genler ve DNA tamir genleri rol oynamaktadır.

Vücutta bazı tümör çeşitleri geliştiğinde kandaki lökosit miktarı artar. Bu da belli başlı kan tahlillerinde fark edilebilir. 100’ü aşkın kan tahlili tipi vardır. Hepsi kandaki farklı bir maddeyi ya da durumu inceler. Bu nedenle her kan tahlilinde tümör işaretlerine bakılmaz. Ek olarak kan tahlilinde yüksek lökosit olması kesinlikle tümör olduğunu göstermez. Bununla beraber kontrol edilmesi gereken bir durumu ifade eder.

Beyin tümörlerinde ilk ve kesin tedavi seçeneği cerrahidir. Radyoterapi, cerrahi sonrası veya öncesinde tümörü küçültmek için ve geride kalan tümör hücrelerini öldürmek için verilir. Ameliyatla ulaşılamayan yerlerdeki tümörlerde ise radyoterapi ilk seçenek tedavi yöntemidir. Tedaviye yanıt oranı ise hastaya ve tümörün özelliklerine göre değişiklik gösterir.

Beyin tümörü ile İlgili Makeleler

Beyin Tümörü

Beyin tümörü, beyinde anormal olarak çoğalan hücreleri ve kitleleri ifade etmekte olup; tedavisinde ilk önce tümörün konumu, büyüklüğü belirlenir ve ardından uygun görülen tedavi yöntemi uygulanır.

makaleyi incele