Parkinson

Parkinson hastalığı, dopamin üreten beyin hücrelerinin ölümü sonucu gerçekleştiği düşünülen nörolojik bir hastalık olup, tedavisi; ilaç ve cerrahi tedaviyi içerir.

Parkinson Nedir?

Parkinson hastalığı kişinin hareketlerinde bozukluğa sebep olan, genellikle dopamin üreten beyin hücrelerinin ölümü sonucu gerçekleştiği düşünülen nörolojik bir hastalıktır. Hastalığa neyin etken olduğu konusuna henüz bir kesinlik getirilememiştir. Hastalığın belirtileri genellikle yavaş ilerler.

Parkinson hastalığı belirtileri her kişide aynı değildir. Hafif belirtilerle başlayan Parkinson hastalığı ilerledikçe kötüye giden kronik bir hastalıktır. Genellikle 60 yaş ve sonrasında görülür. Vakaların %5-10’unda ise daha erken yaşlarda meydana gelir.

Parkinson Belirtileri

Parkinson hastalığı belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir. Öncelikle vücudun bir tarafında başlar. Daha sonra hastalık ilerledikçe her iki tarafta da belirtiler görülür. Örneğin ilk önce sağ elimizde titreme görülürken ileri safhada her iki elimizde de titreme görülür.

  • Tremor (Titreme): İlk başta elde veya parmaklarda görülür.
  • Yavaş hareket (bradikinezi): Zamanla Parkinson hastalığı hareketinizi yavaşlatabilir ve basit görevleri zorlaştırarak, zaman alıcı hale getirebilir. Yürürken adım aralıklarınızın mesafesi azalabilir. Yürümeye çalışırken ayaklarınızı sürükleyebilirsiniz.
  • Bozuk duruş ve denge: Duruşunuzda eğrilik görülebilir veya Parkinson hastalığının bir sonucu olarak, denge sorunlarınız görülebilir. Yürümede zorluk görülebilir.
  • Sert kaslar (kas rijiditesi): Vücudunuzun herhangi bir yerinde kas sertliği oluşabilir. Sert kaslar, ağrılı olabilir ve hareket aralığınızı sınırlayabilir.
  • Konuşmada değişiklik: Seste bir titreme olabilir veya kişi öncekinden daha yumuşak konuşabilir.
  • Koku duygusu Kaybı: Erken bir işaret olabilir.
  • Yazma değişiklikleri: Kişi yazı yazmada zorlanır. Daha küçük veya daha sıkışık yazabilir.
  • Uyku bozuklukları: Uyku sırasında konuşma, uyurgezerlik görülebilir.
  • Cilt bozuklukları: Cildin yağlı kısımlarında pul pul beyaz veya sarı pullar olur.

Kabızlık, depresyon, halüsinasyonlar görme, çiğneme ve yutma güçlüğü da görülen belirtiler arasındadır.

Parkinson Nedenleri Nelerdir?

Parkinson hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bilim adamları hastalıkta genetiğin rol alabileceğini düşünüyor. Yakın bir akrabada Parkinson hastalığının bulunması, kişide hastalık riskini artırıyor. Aynı zamanda hastalığa çevresel etkenlerin ve virüslerin de sebep olabileceği düşünülüyor.

  • Dopamin seviyesinin düşmesi: Bilim adamları, bir kimyasal haberci (nörotransmitter) olan dopaminin seviyesinin düşmesini, Parkinson hastalığı ile ilişkilendirmişlerdir. Vücudun düz ve koordineli kas hareketleri, beyinde dopamin adı verilen bir kimyasal haberci ile mümkün kılınmıştır. Bu kimyasal haberci, beynin “substantia nigra” adı verilen bölgesinde üretilir. Parkinson hastalığında, substantia nigra hücreleri ölmeye başlar. Bu hücrelerin ölümüyle, dopamin seviyesinde düşüş görülür. Bu düşüş %60-80 civarına geldiğinde Parkinson belirtileri görülmeye başlar. Dopamin seviyeleri düştükçe, semptomları giderek daha şiddetli hale gelir.
  • Norepinefrin seviyesinin düşmesi: Başka bir kimyasal haberci (nörotransmitter) olan norepinefrinin vücudumuzda önemli bir yeri vardır. Kan dolaşımı gibi hayati önem taşıyan sistemlerde ve birçok vücut fonksiyonunun kontrolünde ve düzenlenmesinde görev alır. Parkinson hastalığında, norepinefrin üreten hücreler, etkisini yapamaz hale gelir ve norepinefrin seviyesinde düşüş görülür. Bu, Parkinson hastalığı olan insanların neden sadece hareket problemleri değil, aynı zamanda kan basıncı değiştiğinde hafif baş dönmesi görülmesi, yorgunluk, kabızlık ve ortostatik hipotansiyon (Aniden ayağa kalkıldığında kan basıncının düşmesi) gibi belirtiler görülmesini de açıklar.
  • Lewy cisimciklerinin bulunması: Parkinson hastalığı olan bir kişinin beyinin bazı bölgelerinde anormal bir şekilde protein yığılmaları görülür. Bu protein kümelerine Lewy cisimcikleri denir.
  • Genetik Faktörler: Araştırmacılar, Parkinson hastalığına neden olabilecek spesifik genetik mutasyonlar belirlediler. Bununla birlikte, bazı gen varyasyonları Parkinson hastalığı riskini arttırır. Ancak bu hastalığın her zaman kalıtsal olacağı anlamına gelmiyor.
  • Çevresel Faktörler: Bazı toksinlere veya çevresel faktörlere maruz kalmak, Parkinson hastalığı riskini arttırabildiğini gözlemlenmiştir.

Parkinson Hastalığı Evreleri

Parkinson hastalığı, zamanla ilerleyici bir hastalıktır. Belirtileri gittikçe ağırlaşır.

Parkinson hastalığı belirtilerine göre beş aşamaya ayrılmıştır. Parkinson hastalığı ilerleyici bir hastalık olduğu için sağlık hizmeti sağlayıcıları hastalığın aşamasına göre bir tedavi yolu izlerler.

  • Aşama 1: Parkinson hastalığının en hafif formudur. Fark edilebilir belirtilerle karşılaşmayabilirsiniz. Henüz günlük yaşamı etkileyecek bir belirti yoktur. Belirtiler vücudun sadece bir tarafında görülür.
  • Aşama 2: Aşama 1'den aşama 2'ye ilerleme aylar hatta yıllar alabilir. Her insanın deneyimi farklı olacaktır. Bu aşamanın bulguları da ılımlıdır. Kas sertliği, titreme gibi semptomlarla karşılaşılır. Kas sertliği günlük görevlerinizi zorlaştırabilir ve bunları tamamlama süreniz uzayabilir. Ancak, bu aşamada denge sorunları yaşama ihtimaliniz düşüktür. Belirtiler vücudun her iki tarafında da görülebilir. Denge ve yüz ifadelerindeki farklılıklar daha belirgin hale gelir.
  • Aşama 3: Bu orta aşamada, semptomlar bir dönüm noktası gibidir. Yeni belirtiler yaşamanız olası olmasa da bunlar daha belirgin hale gelir. Ayrıca günlük işlerinize de müdahale edebilir. Hareketler fark edilir derecede yavaştır, bu da faaliyetleri yavaşlatır. Denge sorunları da daha önemli hal alırken hastalar ayakta durmakta güçlük çekerler. Hatta zaman zaman dengelerini kaybedip yere bile düşebilirler. Ancak 3. aşama Parkinson hastaları, genellikle günlük işlerini ve aktivitelerini fazla yardım almadan yapabilirler.
  • Aşama 4: Hastalığın Aşama 3'ten aşama 4'e ilerlemesi önemli değişiklikler getirir. Bu noktada hastalar, yürüteç veya yardımcı cihaz olmadan ayakta dururken büyük zorluk yaşarlar. Günlük olaylarda ani reaksiyonları azalır. Kas hareketlerinde de önemli ölçüde yavaşlama görülür.  Yalnız yaşamak güvensiz ve tehlikeli olabilir.
  • Aşama 5: Parkinson hastalığının son evresidir. Bu en ileri aşamada, şiddetli belirtiler gün boyu yardım gerektirir. Hastanın yardımsız ayakta durması çok zordur. Muhtemelen bir tekerlekli sandalye gerekecektir. Ayrıca bu aşamadaki, Parkinson hastalarında, paranoit bozukluklar (sanrı görme) ve halüsinasyon gibi ciddi komplikasyonlar görülebilir.

Parkinson Teşhisi

Parkinson tanısı için herhangi bir spesifik test yoktur. Tanı hastanın sağlık öyküsüne bakılarak, fiziksel ve nörolojik muayene yapılarak koyulur. Teşhiste belirtiler önemlidir.

Başka koşulları göz ardı etmek için BT (Bilgisayarlı Tomografi) veya MRI gibi görüntüleme testleri kullanılabilir. Bu testler Parkinson'u doğrulamasa da diğer hastalıkları dışlamaya yardımcı olabilir ve doktorun teşhisini destekleyebilir.

Parkinson Tedavisi

Parkinson hastalığı için standart bir tedavi yoktur. Parkinson hastası olan herkesin tedavisi görülen belirtilere göre uygulanır. Tedaviler ilaç tedavisi ve cerrahi tedaviyi içerir. Diğer tedaviler arasında daha fazla dinlenme ve egzersiz yapma gibi yaşam tarzı değişiklikleri bulunur.

Parkinson belirtilerini tedavi etmek için birçok ilaç vardır. Parkinson hastalarına bu ilaçlar günün belirli saatlerinde, belirli dozlarda verilerek hastanın belirtilerini kontrol altına almak amaçlanır.

Cerrahi müdahaleler ise ilaç tedavisine ve yaşam tarzı değişikliklerine cevap vermeyen kişilere uygulanır.

Cerrahi müdahaleler şu şekildedir:

  • Beyin pili (derin beyin stimülasyonu): Beynin belirli bölgelerine kalıcı elektrotlar yerleştirilerek beyne uyarılar gönderilir. Bu yöntem Parkinson hastalığını veya diğer nörolojik durumları iyileştirmeyecektir. Ancak gönderilen bu uyarılar ile semptomların azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanır.
  • Duodopa pompası tedavi yöntemi: Pompa ile uygulanan terapi, Ocak 2015'te ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından onaylanan yeni bir tedavidir. İlaçların (levodopa ve karbidopa kombinasyonu) doğrudan ince bağırsağa verilmesi sağlanır. Bu yöntem, gereken hap sayısını büyük ölçüde azaltmayı amaçlar ve semptomlarda daha hızlı gerilemesini mümkün kılar.

Parkinson Tedavi Edilmezse

Parkinson hastalığının neden olan sebep tam olarak bilinmediğinden, Parkinson hastalığını tamamen iyileştirecek bir tedavi yöntemi günümüzde mevcut değildir. Görülen belirtiler, hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürmesinden dolayı belirtilere yönelik tedavi uygulanır.

Parkinson hastalığı ilerleyici bir hastalık olduğundan ötürü belirtileri tedavi edilmezse, bu belirtiler zamanla şiddetini arttırabileceği için hastanın hayatını tehlikeye sokabilecek sonuçlar doğurur. Dolayısıyla bulgularla ilk karşılaşma anından itibaren en kısa süre içerisinde bir uzman hekime görünmek gerekmektedir.

Parkinson belirtilerine yönelik ve destekleyici tedavi alanların beklenen yaşam süresi, hasta olmayan insanlar ile hemen hemen aynıdır.

Parkinsona Ne İyi Gelir?

Beslenme çoğu hastalıkta önemli olduğu gibi Parkinson hastalığında da çok önemlidir. Antioksidan içeren gıdaların Parkinson hastalığı olma riskini azalttığı düşünülüyor.

  • Zerdeçal: Bir tür baharattır. İçeriğinde antioksidan bir bileşen olan kurkumin bulunur. Kurkumin Parkinson hastalığında yer alan protein yığınlarını önlemeye yönelik etki gösterir.
  • Flavonoidler: Araştırmaya göre, başka bir tür antioksidan olan flavonoidi tüketmek Parkinson hastalığı riskini azaltır. Flavonoidler; çilek, elma, siyah üzüm, bazı sebzelerde ve çayda bulunur.
  • C ve E vitamini içeren gıdalar: C ve E vitaminleri serbest radikallerle savaşabilen ve beyin hücrelerini koruyabilen antioksidanlardır.
  • Folik asit (B9 Vitamini): Beyin sağlığı ve hafıza için önemli bir vitamindir.
  • B12 vitamini: Beyin ve sinir sağlığı için, özellikle de hafıza için önemli bir vitamindir.
  • Yeşil çay: Serbest radikalleri temizleyerek antioksidan etki gösterirler.

Parkinsona Ne İyi Gelmez?

Toksik maddelere maruz kalmak Parkinson gibi nörolojik hastalıkların görülme riskini arttırır. Bu konuda dikkat edilmelidir.

  • Yeniden kızartılan yağlar: Ayçiçek gibi yağların tekrar tekrar kızartılıp kullanılması, yağda aldehitlerin (toksik madde) oluşmasını sağlar. Aldehitler Parkinson, Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara yol açar.

Parkinson İlaçları

Parkinson hastalığı belirtilerinde birtakım farklı ilaçlar kullanılır:

  • Levodopa: Parkinson hastalığında kullanılan en yaygın ilaçtır. Dopamini yenilemeye yardımcı olur. Vakaların yaklaşık %75’inde olumlu sonuçlar alınır. Ancak tüm semptomlar düzelmez.
  • Karbidopa: Genellikle levodopa ile kombine kullanılır. Karbidopa, levodopanın parçalanmasını geciktirir ve bu da kan-beyin bariyerinde levodopanın kullanılabilirliğini artırır.
  • Dopamin agonistleri: Beyindeki dopamin ile aynı etkiyi gösterirler. Genelde levodopadan daha az etkilidirler, ancak hastada levodopanın daha az etkili olduğu durumlarda daha yararlı olurlar. Bromokriptin, pramipeksol ve ropinirol dopamin agonistlerine örnektir.
  • Antikolinerjik ilaçlar: Artan kolinerjik etki ile bozulan dengeyi düzeltmek için kullanılır. Benztropin ve trihexyphenidyl, Parkinson tedavisinde kullanılan antikolinerjiktirler.
  • Amantadin: Karbidopa-levodopa ile birlikte kullanılabilir. Glutamat bloke edici ilaçtır (NMDA). Levodopanın bir yan etkisi olan istemsiz hareketler (diskinezi) için kısa süreli rahatlama sağlar.
  • COMT inhibitörleri: Levodopanın etkisini uzatır. Entakapon ve tolcapone, COMT inhibitörleri sınıfında yer alır.
  • MAO-B inhibitörleri: MAO-B enzimi Santral Sinir Sisteminde dopamini parçalayıcı etki gösterir. Bu durumu engellemek için MAO-B enzim inhibitörleri kullanılır. Selegilin ve rasagilin, MAO-B inhibitörleri sınıfında yer alır.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Parkinson için Hangi Doktora Gidilir?

Parkinson beyin ve sinir sistemi merkezli bir hastalık olduğundan hastalığın tanı ve tetkikleri için Nöroloji polikliniğe gidilmelidir.

Parkinson hastalığı ile ilişkili belirtilerinden herhangi birine sahipseniz, sadece hastalığınızın teşhisi için değil, aynı zamanda belirtiler farklı bir hastalığı da gösteriyor olabileceği için en kısa sürede doktorunuza danışmalısınız. Parkinson ilerleyici bir hastalık olduğu için kesinlikle ertelenmemesi gereken bir hastalıktır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
7
0
Makeleyi Paylaşın

Parkinson ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Parkinson hastalığı genellikle ilerlemiş yaşlarda görülür ve parkinson yavaş ilerleyen belirtileri kişiden kişiye göre değişen bir hastalıktır. Hastalığın evresine göre kimileri yürümekte çok fazla zorluk çekmezken kimileri tekerlekli sandalyeye bağımlı kalabilir. Yani önemli olan hastalığın ne kadar ilerlediğidir. Parkinson hastalığı ölümcül bir hastalık değildir. Fakat yürümekte zorluk çeken insanlar, yeterli önlem alınmamışsa düşerek kendine zarar verebilir. Yani hastalığın belirli belirtileri, hastaya dolaylı yoldan tehdit oluşturabilir.

Parkinson hastalığında genellikle 50 ila 60 yaşından sonra belirtiler görülmeye başlanır. Yaş ilerledikçe de hastalık riski artar. Gençlerde ve çocuklarda görülme olasılığı düşüktür.

Çoğu hastalıkta olduğu gibi parkinson hastalığında da genetik yatkınlığın yeri vardır. Fakat kalıtsal parkinson vakaları nadirdir. Genetik, genç başlangıçlı parkinson hastalarında daha büyük öneme sahiptir. Araştırmacılar daha genç yaşta parkinson hastalığına neden olabilecek veya hastalığa yakalanma riskini artırabilecek genler keşfettiler. Fakat her hastada genetik etkilidir diyemeyiz. Ailesinde daha önce parkinson görülmemiş kişilerde de parkinson hastalığı görülebilir.

Parkinson hastalığı, uzun bir süreç sonucunda meydana gelen bir rahatsızlıktır. Bu nedenle en fazla ileri yaşlarda görülür. Fakat Parkinson hastalığı nadir de olsa, gençlerde de görülebilmektedir. Yapılan araştırmalara göre, gençlerde hastalığın görülme oranı %5 ile %10 arasındadır.

Parkinson hastalığının sebebi kesin olarak bilinemediği için kesin olarak da bir tedavisi yoktur. Ancak hastalığın belirtileri için birtakım tedavi metotları uygulanır ve bu tedavilerin yaşam boyu uygulanması gerekir.