Bel Fıtığı

Bel fıtığı, bel bölgesindeki omurların doğal pozisyonlarını kaybetmesi sonucu oluşan ve tedavisi için çeşitli ilaçlar, fizik tedavi, egzersizler ve ameliyat yöntemleri uygulanan hastalıktır.

Bel Fıtığı Nedir?

Omurganın bel bölgesinde 5 adet omur kemiği bulunmaktadır. Bu omurların çeşitli sebeplerle doğal pozisyonunun bozulması sonucu omurilik sıkışır ve bel fıtığı (lomber disk hernisi) oluşumu meydana gelir.

Fıtıklar; zedelenmeye bağlı kemik çıkıntıları kaynaklı olduğunda sert disk, disk içindeki yumuşak doku kaynaklı olduğunda ise yumuşak disk olarak isimlendirilir.

Bel Fıtığı Belirtileri

Bel fıtığının en sık belirtilerinden biri bel ağrısıdır. Fıtığın bulunduğu yere, omuriliğe ve çevre sinirlere ne kadar bası yaptığına göre belirtileri de değişir. Genellikle bacak veya bacaklarda ağrı şikayeti eşlik eder. Aynı bacakta uyuşukluk, karıncalanma, kas güçsüzlüğü de görülebilir. Hastalar kısa mesafe yürüyüşlerde bile ağrının artması sebebiyle dinlenme gereksinimi duyduğunu söylemektedir. İdrar, gaita inkontinansı (tuvaletini tutamama), cinsel işlev bozuklukları gibi belirtiler genellikle omurilik basısının olduğunu düşündürür.

Bel Fıtığı Nedenleri Nelerdir?

Omur diskleri; dışta anulus fibrosus denilen sağlam bir halka ve bunun içinde nukleus pulposus denilen %80’e yakını sudan oluşan jelimsi, yumuşak bir yapıdan oluşur. Dış halkanın yıpranması, zarar görmesi ve iç halkanın su içeriğini kaybetmesi gibi durumlarda fıtıklar görülebilir.

İlerleyen yaşla birlikte dış halkanın esnekliğini ve sağlamlığını kaybetmesi, içteki jelimsi yapının su içeriğinin azalmasıyla fıtıkların oluşma riski artar. Yıpranmış diskler yük kaldırmak, şiddetli darbe, ağır işlerde çalışmak gibi fiziksel etkenlerden daha kolay etkilenir.

Aşırı kilolu ve obez insanlar bel fıtığı için risk grubunda yer almaktadır. Bu insanlarda omur disklerini etkileyen kuvvetler artacağından diskler daha çabuk ve kolay yıpranır. Ek olarak hareketsiz bir yaşam tarzı omurgayı destekleyen kasların güçsüz kalmasına sebep olarak bel fıtığı gelişiminde rol oynar.

Bel Fıtığı Teşhisi

Bel fıtığı şikayeti olan hastaya doktor tarafından fizik muayene yapılır. Fizik muayenede ağrıyan bölgeler belirlenerek bacaklarda his kaybı olup olmadığı eğer varsa hangi bölgelerde olduğu, topuk ve parmak üstünde yürütülerek güç kaybı olup olmadığı ve bacak germe testleri yapılarak ağrısının ne kadar arttığı değerlendirilir. Hastanın yaşam tarzı, günlük aktivitesi, bel fıtığına dair belirtiler ve geçmiş tıbbi durumu hakkında sorular sorulur. Bu değerlendirme sonucunda hastanın fıtığının ne boyutta ve hangi seviyede olabileceği konusunda fazlasıyla bilgi edinilir. Klinikte en sık L5-S1 ve L4-L5 numaralı bel omurları seviyelerinde fıtıklara rastlanır. Bu bölgeler herhangi bir fiziksel aktivite yapmadan oturulduğunda bile omurganın ciddi kuvvet altında olduğu bölümleridir.

Klinik tanının desteklenmesi amacıyla çeşitli radyolojik tetkikler istenir. Bunlardan ilki röntgendir. Hastaya çeşitli pozisyonlar verdirilerek birden fazla açıdan görüntü elde edilebilir ve hızlı olarak sonuçlanması avantajıdır.

Daha sonra BT (bilgisayarlı tomografi) ve MR (manyetik rezonans görüntüleme) hastanenin şartlarına göre istenebilir. Yumuşak dokuyu daha iyi göstermesi sebebiyle MR görüntüleme bel fıtığı tanısında çok yardımcı olmaktadır. Eski bir teknik olmasına rağmen MR çektirmesinde engel bulunan kişilerden Myelo BT istenir. Bu teknikte LP (lomber ponksiyon) yöntemiyle hastanın omurilik kanalına radyoopak madde verilir ve bilgisayarlı tomografi görüntüleri çekilir.

Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı şikayetleri genellikle 6-8 haftada kendiliğinden düzelir. Hastanın klinik durumuna göre konservatif (cerrahi olmayan) ve cerrahi tedavi tercih edilir. Henüz güç kaybı yaşamamış sadece ağrı, uyuşukluk gibi şikayetleri olan hastaya öncelikle cerrahi olmayan tedavi önerilir. Klinik durumu daha ciddi olan hastalarda yapılan değerlendirmeler sonucu doktor tarafından ameliyat önerilebilir.

Bel fıtığı şikayetlerinin gerilemesindeki en büyük etken istirahattir. Yatak istirahati yaparak sadece tuvalet, yemek yeme gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için fiziksel aktivite yapmalıdırlar. Bu hastaların 8-10 gün dinlendikleri zaman ağrı şikayetinin belirgin gerilediği gözlenmiştir. Daha uzun süreli istirahatler ise eklem sertliği ve kas güçsüzlüğüne neden olabileceği için hastalığın gerilemesine engel olacaktır.

İlaç tedavisi olarak bu hastalara ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, anti-inflamatuar (yangı önleyici) enjeksiyonlar reçete edilir.

Kişiyi zorlamadan doktor tavsiyesiyle yapılacak fizik tedavi, bel fıtığı egzersizleri ve masajlar bel bölgesi ve karın kaslarını güçlendirerek kişiye rahatlama hissi verecektir. Fıtığı olan kişilerin yanlış ve bilinçsizce yapılan egzersiz sonucu klinik durumunun daha kötü sonuçlanabileceği unutulmamalıdır.

Aşırı kilolu ve obez hastaların kilo vermeleri durumunda bel omurlarındaki bası azalacağı için şikayetler de hafifler.

Cerrahi tedavinin tavsiye edildiği hastalarda ise doktorun klinik ve radyolojik değerlendirmeleri doğrultusunda uygun gördüğü ameliyat tekniği uygulanır.

Bel Fıtığı Tedavi Edilmezse

Omuriliğe ve sinir köklerine bası yapan fıtıklar o bölgenin kanlanmasının bozulmasına yol açmaktadır. Tedavi edilmeyen fıtıklar geri dönüşsüz sinir hasarları ve buna bağlı kalıcı güçsüzlük, felç gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bunlara ek olarak omurilik hasarı oluşması durumunda tuvaletini tutamama, patolojik refleksler, kas tonusunun artışı görülebilir.

En önemli komplikasyon olarak Kauda Equina Sendromu ortaya çıkabilir. L1-L2 omurga seviyesinde omurilik biter ve daha alt seviyelere ait sinir kökleri bu noktadan itibaren bir at kuyruğu şeklinde aşağı uzanım gösterir ve buna kauda equina denmektedir. Buradaki sinir köklerinin hasar alması sonucu bacaklarda güçsüzlük ve buna bağlı düşük ayak bulgusu ortaya çıkar. Hastanın kalça bölgesi ve bacak iç yüzlerinde his kaybı, aşil refleksi kaybı, cinsel işlev bozuklukları görülebilir.

Bel Fıtığına Ne İyi Gelir?

Bel omurları vücudun yükünün en çok taşındığı omurlardandır. Herhangi bir fiziksel aktivite yaparken, ayakta dururken hatta otururken bile bel omurlarına yük binmektedir. Bu yüzden bel fıtığı şikayeti olanlar mutlaka yatak istirahatiyle dinlenmelidir.

Fizik tedaviye başvurmak ve fizik tedavi doktorları tarafından fıtığın seviyesine göre çeşitli germe, kuvvet kazandırma hareketlerini içeren programa eksiksiz uymak, bel fıtığı şikayetlerinin gerilemesinde önemli bir paya sahiptir.

Doktorunuzun tavsiye ettiği ev egzersizleri bel omurlarına destek olan kasların güçlenmesinde etkilidir. Bu hareketlerin amacı karın, kalça kaslarını güçlendirmek ve omurga anatomisine destek olmaktır. Bu hareketleri kontrollü ve zarar vermeden yapmaya dikkat edilmelidir.

İşinin uzmanı olan masörler tarafından alınacak masaj tedavisi bel fıtığı şikayeti olanlarda rahatlama sağlayacaktır. Bu konuda yanlış kişilere başvurulması durumunda ciddi komplikasyonların ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.

Günlük işlerde zorlayıcı fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Özellikle ağır yük kaldırılmamalı, bel omurlarına baskıyı artıracak hareketlerden uzak durulmalıdır.

Aşırı kilolu ve obez hastaların ise diyet yaparak kilo vermeleri omurgaya binen yükü azaltarak bel fıtığı şikayetlerinde azalma sağlar.

Bel Fıtığına Ne İyi Gelmez?

Bel fıtığı şikayeti olan kişilerin ağır yük kaldırmaları, omurgaya zarar verecek işler yapmaları sakıncalıdır. Bu tip zorlayıcı hareketler şikayetlerinin artmasına neden olacaktır.

Çok sert zemine (beton, sunta vb.) araya herhangi bir battaniye, yorgan gibi eşyalar konmadan yatılması eklemlerin sertleşmesine yol açabilir.

Uzun süre istirahat (3-4 hafta) etmek eklem sertliği ve kas güçsüzlüğüne yol açabilir. Bu durumda kişinin ağrıları ve şikayetleri artacaktır.

Konu hakkında herhangi uzmanlığı olmayan kişilerden tedavi olmayı ummak en büyük hatalardan biri olacaktır. Yapılan bilinçsizce uygulamalardan sonra geri dönüşsüz hasarlar oluşabilir.

Uzun süre ayakta durmak, uzun süre oturmak baskıyı artırarak ağrının şiddetlenmesine sebep olacaktır. Yapılan egzersizleri zorlayıcı düzeye çıkarmak ve omurga anatomisine zarar verecek hareketler yapmak sakatlıkları da beraberinde getirecektir.

Bel fıtığına iyi gelmeyen aktiviteler uygulandığında sakatlanmalar söz konusu olabilir. Bu sakatlanmaların geri dönüşsüz sinir hasarları ve felç gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceği unutulmamalıdır.

Bel Fıtığı İlaçları

İlaç tedavisi olarak bel fıtığı hastalarına ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, anti-inflamatuar (yangı önleyici) iğneler reçete edilebilir. Uzman doktorlar tarafından epidural (omuriliği saran zarın dışındaki bölge) boşluğa yapılan iğneler veya sinir blokları da özellikle ağrının tedavisi açısından uygun hastalarda kullanılmaktadır.

Ağrı kesiciler olarak genellikle nonsteroid anti-inflamatuar grubu ilaçlar tercih edilmektedir. Hem ağrı kesici özellikleri hem de anti-inflamatuar (yangı önleyici) özelliklerinin olması avantajdır. Etken madde olarak naproksen veya asemetasin sık kullanılmaktadır. Şiddetli ve dirençli ağrısı olan hastalarda narkotik analjezikler (ağrı kesici) kullanılabilir. Bu grup ilaçların ise bağımlılık yapıcı etkileri ve yan etkileri göz önünde bulundurulmalıdır.

Kas gevşeticiler bel omurları çevresindeki kas gerginliğini ve bacaklarda oluşabilen kas spazmlarını azaltmak amaçlı tercih edilebilir. Bu grupta en sık görülen etken madde tiyokolşikosiddir.

Topikal (bölgesel) kullanılan krem ve jellerin hem ağrı kesici hem de kas gevşetici etken maddeleri içinde barındırmaları, kullanım açısından bir avantaj sağlamaktadır. Hem bu özelliğinden hem de rahat kullanımları sebebiyle jeller de reçete edilmektedir.

Yangı önleyici iğneler, bel omurundaki fıtığın çevresinde oluşturduğu ödemi ve yangıyı azaltmak amaçlı uygulanabilir. Bu iğneler kortikostreoid içerikli olduğundan yan etki açısından hasta bilgilendirilmelidir.

Uzman doktorlar tarafından epidural boşluğa yapılan iğneler genellikle kortikosteroid içeriklidir. Sinir blokları ve bazı sinir köklerine yapılan iğneler lokal anestezik içerikli olmakla birlikte bu iki yöntem sadece ağrının tedavisinde kullanılabilir. Fıtıklaşan diskin gerilemesinde ve iyileşmesinde herhangi bir faydası bulunmamaktadır.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı

Cerrahi tedavi önerilen hastalar için mikrodiskektomi (mikroskop yardımıyla fıtıklaşmış diskin çıkarılması), endoskobik diskektomi (endoskop yardımıyla fıtıklaşmış diskin çıkarılması), hemilaminektomi (laminaların yarım çıkarılması) gibi ameliyat yöntemlerinden birine doktorun klinik değerlendirmesi sonucunda karar verilir.

  • Mikrodiskektomi yönteminde açık diskektomi metodu bir cerrahi mikroskop yardımıyla yapılır. Öncelikle omurga disklerinin arkasında bulunan lamina adı verilen yapılardan fıtığın bulunduğu kısımdaki lamina yeteri kadar kesilip açılarak fıtıklaşan yapı ortaya çıkarılır. Mikroskop sayesinde çok küçük cerrahi kesiler ile fıtıklaşmış disk omurdan ayrılır. Fıtık yapısının çıkarılmasıyla sinirler ve omurilik üstündeki ekstra bası kuvvetleri ortadan kalkar ve hastada kısa sürede belirgin iyileşme bulguları saptanır. Bu yöntemin avantajı herhangi bir kanama olması durumunda yerini tespit etmek ve hızlıca müdahale edebilmektir.
  • Endoskobik diskektomi yönteminde mikrodiskektomi yönteminden farklı olarak endoskop yardımıyla cilt üzerinde daha küçük kesiler açılarak fıtığın bulunduğu bölge görüntülenir ve aynı şekilde ameliyat edilir. Bu yöntemin avantajı ise ameliyata ait yara izlerinin daha küçük görünmeleridir.

Hamilelikte Bel Fıtığı

Hamilelerde bel fıtığına çok rastlanmamakla birlikte en sık şikayetleri bel ağrısıdır. Bel ağrısı şikayeti olan hamilelerin çok az bir kısmında sebep bel fıtığıdır. Hamilelikle birlikte kilo alımındaki artışlar bel omurlarına olan baskıyı fazlasıyla artıracak ve kişilerde bel ağrısı şikayetine neden olacaktır. Hamileliğin ilerleyen aylarında kilo artışının çok fazla olması sebebiyle bu şikayet hastaların doktora başvurmasına sebep olabilir.

Hamilelik, kadınların hem hormon salınımlarını hem de vücutlarının ve omurgalarının anatomik yapısını değiştirmektedir. Bu sebeple de hastalar bel fıtığı şikayetlerine benzer belirtiler yaşayabilir. Bu şikayetlerin büyük bir kısmı doğumla hafifler.

Hamilelik döneminde kişilerde bel ağrısı, bacaklarda uyuşma, güçsüzlük gibi semptomlar olması durumunda doktora başvurmaları önerilmektedir. Doktor tavsiyesinde uygulanacak tedaviler ve egzersizler yarar sağlayacaktır.

Çocuklarda Bel Fıtığı

Bel fıtığı genellikle doğal yapısı bozulmuş omur disklerinden kaynaklandığı için çocuklarda görülme sıklığı oldukça azdır. Spor yaralanmaları, ağır yük taşımak, bel omurlarına zarar verecek ters hareketler yapmak çocukluk ve özellikle ergenlik döneminde bel fıtığı şikayetine yol açabilir. Yetişkinlerde olduğu gibi bel ağrısı, bacak ağrısı, bacakta uyuşma şikayetleri olduğunda doktora başvurmaları gerekmektedir.

Bebeklerde Bel Fıtığı

Bebeklik döneminde yetişkinler ve çocuklardaki gibi dış etkenlere bağlı aşırı zorlama, bel omurlarına baskıyı artıran işler yapılamayacağından dolayı bu sebepler kaynaklı bel fıtığı görülmemektedir.

Bebeklik döneminde rastlanabilecek bel fıtığı durumları genellikle disklerin ve omurga anatomisinin yapısal bozukluğundan kaynaklanacaktır. Doğuştan bazı hastalıklar, yapısal anomaliler, omurgaların ve disklerin anatomik bozuklukları bebeklerde bel fıtığı şikayetlerine sebep olacaktır. Ağrısı nedeniyle huzursuz, sürekli ağlayan, beslenmekte zorlanan bebekler ailede şüphe uyandırmalıdır. Bel, kalça, bacaklarına dokunulduğunda veya hareket ettirildiğinde ağlaması artan bebekler yapısal anomaliler açısından değerlendirilmek üzere doktora götürülmelidir.

Bel Fıtığı için Hangi Doktora Gidilir?

Bel fıtığı belirtileri olan kişilerin başlıca 2 bölüme gitmeleri gerekmektedir. Bunlardan biri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon diğeri ise Beyin ve Sinir Cerrahisi'dir.

Ağrılarının şiddetlenmesi, bacakta güç kaybı, tuvaletini tutamama, kısa mesafe yürüyüşlerde dinlenme ihtiyacı gibi belirtilere sahip kişiler mutlaka doktora gitmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
14
1
Makeleyi Paylaşın

Bel fıtığı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bel fıtığı genellikle L4-L5 ve L5-S1 gibi vücudun ağırlığının en fazla etkili olduğu omurga seviyelerinde disklerin sağlamlığını kaybetmesi sonucu oluşur. Disklerin normal yapısının bozulması sonucu omurga kemikleri daha fazla üst üste bineceğinden kemik çıkıntılar da gözlenebilir. Bu kemik çıkıntılar da fıtığa neden olmaktadır.

Bel fıtıkları bel bölgesinde bulunan L1, L2, L3, L4 ve L5 omurga seviyelerinde olur. Sıklıkla L5-S1 seviyesi fıtıklar görülür.

Bel fıtığı hastalarının fıtığın olduğu bölgede bel ağrısı şikayeti olur. Bu ağrı genellikle belden kalçaya yayılan tarzda bir ağrıdır. Fıtığın bulunduğu bölgedeki sinir köklerine bası yapması sonucu kalça ağrısı da görülmektedir.

Kasık bölgesine giden sinirler L1, L2 seviyelerinde omuriliği terk eder. Özellikle L1 seviyesinde fıtığı olan hastaların kasık ağrısı şikayeti de olmaktadır. Ağrıya ek olarak karıncalanma, uyuşma gibi semptomları da olabilir.

Bel fıtığı şikayeti olan hastaların 5-10 gün istirahat etmeleri durumunda ağrı, uyuşma gibi şikayetlerinde azalma olmaktadır. Bel fıtıklarının büyük çoğunluğu kendiliğinden iyileşebilmektedir.