Karpal Tünel Sendromu

Karpal tünel, el bileğinde yer alan dar bir geçiştir. Karpal tünelden geçen median sinirin sıkışmasıyla karpal tünel sendromu oluşup tedavi sürecinde genellikle medikal tedaviler uygulanır.

Karpal Tünel Sendromu Nedir?

Her iki elin yüzük, orta ve işaret parmaklarının duyusunu alan sinir median sinirdir. Avuç içinin bileğe geçiş kısmın olan karpal tünelden geçer. Karpal tünel, el derisinin altındaki kemiklerin ve bağların (tendonların) güzergahı olan dar bir geçiştir. Karpal tünelden geçen median sinirin sıkışmasından doğan klinik duruma karpal tünel sendromu denilmektedir. Günümüzde en sık görülen sinir hastalıklarındandır.

Bu sendrom kendini ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kramp tarzında bulgularla ele vermektedir. Tedavi edilmediğinde elde kalıcı hasarlar bırakan, ilerleyici bir hastalıktır. Genellikle bir eli tutar, ancak iki elde de aynı anda tutabilir.

Sıklıkla, elin sürekli olarak kavrama, bükme, sıkma gibi aktiviteleri yapmasından sonra belirtiler görülür. Bazen, kişinin uykusundan uyandığı vakit veya uykusu sırasında da belirtiler görülür.

En çok 30-55 yaş aralığındaki insanlarda görülmektedir. Ancak içinde bulunulan uğraş veya bileğin dar olmasından kaynaklandığından, her yaşta görülebileceği unutulmamalıdır. Erkeklere nazaran kadınlarda üç kat daha fazla görülür.

Karpal Tünel Sendromun Belirtileri

  • Bilek kaslarında zayıflık: Hasta, bir takım kavrama, sıkma hareketlerini gerçekleştirmede belirgin bir güç kaybı yaşar.
  • Geceleri artan bilek ağrısı: Bu sendromdan muzdarip kişilerin önemli bir bölümde, geceleri artan bilek ağrısı bildirilmiştir. Ağrı, kimi zaman hastayı uykudan uyandıracak kadar kötüdür. Tüm elde şişme hissi ve uyuşma ile birlikte parmaklarda sertlik gibi bulgularla birlikte izlenir. Hasta ellerini ovalar veya ellerine ufak masajlar uygularsa, kısa sürede rahatlama hisseder. Bu durum bazen aynı gecede birkaç defa oluşabilir.
  • Yüzük, serçe ve orta parmakta uyuşma: Median sinire uygulanan baskı, beynin ilgili bölümünde, elde uyuşma/elektriklenme olarak algılanır.
  • Kol hareketlerinde ağrı: Özellikle elin fleksör (kapatıcı) kaslarının aktiviteleri, uygun kas ile kemiği birleştiren tendonlar aracılığıyla yapılmaktadır. Bu tendonların ele geçtiği yer, median sinirin geçtiği yerle aynıdır (karpal tünel). Bu tendonlar, hareketlilik esnasında pozisyonlarını değiştirir. Bu değişiklik, yeterli yer yoksa, komşularını sıkıştırmak anlamına gelir. Bu sıkıştırmadan en çok etkilenecek komşu elbette median sinirdir. Median sinirin, kol hareketlerinde bile ağrıya sebep olmasının sebebi budur.
  • Elin geneline yayılmış ağrı: Ağrı elin derinlerinden gelir. Tüm kola yansıyabilir.

Karpal Tünel Sendromu Nedenleri Nelerdir?

Karpal tünel sendromunun oluşmasındaki esas sebep, karpal tünelde yaşanılan sıkışıklıktır. Bu sıkışıklık çok çeşitli sebepler ile oluşabilir. Ancak tümünün sonuçları aynıdır. Bu sebeplere örnek vermek gerekirse:

  • Yoğun el ve parmak hareketleri gerektiren aktivitelerde uzun zaman harcamak: Yazı yazmak, eli kullanmaya dayanan meslekler (marangozluk, bulaşıkçılık, inşaat işçileri), klavye ve fare kullanmak, piyano çalmak bu aktivitelerdendir.
  • Bilekte kırık ve/veya travma: Bilekte, mevcut organizasyonun bozulması
  • El aletleri veya elektrikli aletlerden kaynaklanan titreşimler
  • Kalıtsal yapı: Bileği yapısal olarak ince olan kişilerde sendromun gelişme olasılığı fazladır.
  • Eklem çevresinde enfeksiyon ve/veya iltihaplamalar: Bilekteki eklemde meydana gelebilecek enfeksiyon, bilekte kan toplanmasına, dolayısıyla şişmeye neden olabilir. Şişmenin dolaylı bir sonucu ise diğer elemanlanlara baskı uygulanmasıdır.
  • Romatid Artrid: Eklem iltihabıdır.
  • Tendonit (tendinit): Tendonların iltitibadır.
  • Hamilelik: Gebelikte olduğu gibi sıvı fazlalığı durumu, damarların çevre yapıları sıkıştırmasına sebep olur. Gebelikte geçici bir durumdur, gebelikten sonra ortadan kalkar.
  • Hipertiroidi: Tiroit bezinin aşırı çalışması durumunda vücudun çeşitli yerlerinde müsinöz madde birikimi (miksödem) olmaktadır. Miksödemin tuttuğu yerlerden birisi de bilektir. Bu maddelerin birikimi bileğin şişmesine, dolayısıyla karpal tünele baskı uygulanmasına neden olur.
  • Bazı durum ve hastalıklar: Damar anomalileri, sinir kılıflarında oluşabilecek tümörleşmeler; kronik böbrek yetmezliği, kortizon ilaçların kullanımı, amiloidoz hastalığı, sarkodioz hastalığı, multiple myelom hastalığı gibi birikim yaparak şişmeye neden olan durumlar ve bunun gibi daha birçok hastalık, karpal tünel sendromunun oluşmasına neden olabilir.

Tüm bu nedenlerin ortak sonucu, median sinire baskı uygulanması dolayısıyla ortaya ağrı, karıncalanma gibi hislerin çıkmasıdır.

Karpal Tünel Sendromu Teşhisi

Bu hastalığın fiziki ve nörolojik bulguları mevcuttur. Dolayısıyla doktorunuz öncelikle fizik muayene ile sonra da gerekli testlerin tahlili ile hastalık teşhisini koyacaktır. 

Karpal tünel sendromunun bulgularını taklit edebilecek bazı hastalıklar mevcuttur. Bu taklitçi hastalıkları dışlamak için doktorunuz boynun, omzun, dirseğin, nabzın ve reflekslerin durumunu incelemesini yapabilir. Ayrıca eldeki şişme, hassasiyet, zayıflık, biçim değişikliği, renk değişikliği gibi belirtilerin varlığının da incelemesi yapılır. Bunların yanında teşhis için kullanılan bazı testler vardır.

Bu testler şu şekildedir:

  • Elektromiyogram (EMG): Bu test, bir sinirden geçen elektriksel iletilerin (impulsların) hızlarını ölçmeyi kapsar. İletilerin hızlarındaki anormallikler nörolojik bir hastalığa işaret ediyor olabilir. Karpal tünel sendromunda ise, EMG’de karşılaşacağımız tablo, sinyal ileti hızının düşüklüğüdür. EMG, karpal tünel sendromu için neredeyse bir altın standarttır. Çünkü taklitçi hastalıklar ile karpal tünel sendromunu birbirinden keskin sınırlar ile ayırır.
  • Phelen’ın manevrası: Bazen doktor, semptomların varlığını bizzat görmek adına bileği aşağı doğru bükerek semptomları kendisi tetikler. Buna Phelen’ın Manevrası denir.
  • Tinel’in belirtisi: Bazen, muayene eden kişi, elin ön kısmına refleks çekici ile vurarak, elin karıncalanması tarzında bulguların varlığını sorgular. Bu muayene esnasında karıncalanma hissinin oluşması, Tinel’in karpal tünel sendromu belirtisi olarak bilinmektedir.
  • Durkan testi: Avuç içinde sinirin üzerine yaklaşık 30 saniye baskı yapılarak şikayetlerin ortaya çıkması beklenir. Bu yöntemde, muayene eden kişi semptomların varlığı ile teşhis koymaya çalışır.
  • Röntgen: Kemiklerin yapısının X-ışınları ile görülmesini baz alan yöntemdir. Bilekte kemik ve eklem anomalilerinin tespit edilmesinde kullanılabilir.
  • Kan tahlilleri: Bu sendromun ortaya çıkmasında hipertriodi, diyabet, müsin madde birikimi gibi durumlar sebebiyet veriyor olabilir. Bu durumların tespiti adına tiroit hormon düzeyi, tam kan sayımı, kan şekeri analizi, protein birikimi analizi yapılır.
  • MR ve USG: Siniri sıkıştırıldığı düşünülen patolojik yapıların incelenmesinde Manyetik Rezonans (MR) ve Ultrasonografi (USG) yöntemleri kullanılmaktadır.

Karpal Tünel Sendromu Tedavisi

Karpal tünel sendromunun tedavisinin yarısından fazlasını medikal tedavi süreçleri oluşturmaktadır. Sadece gerekli görülen küçük bir kısımda cerrahi tedaviye başvurulmaktadır. Karpal tünel sendromunun tedavisi, hastanın ağrısının ve belirtilerin ne şiddette olduğuna bakılarak yapılır.

50 yaşını aşmış, belirtileri 10 aydan uzun süren veya kronik (sürekli) hale gelen, karpal tünelde bir kas iltihaplanması (tenosinovit) olan, 30 saniyeden kısa sürede pozitifleşen durkan testi bulguları bulunduran hasta, bu olgulardan sadece birini bile barındırıyor ise, tedavinin yönü değiştirilecektir. Bu olgular tedaviyi olumsuz etkilemektedir.

Ayrıca hastalığı daha erken safhalarda iken engelleyen konservatif (koruyucu) tedaviler de, karpal tünel sendromu ile mücadelede önemli bir yer tutmaktadır.

  • Konservatif tedaviler: Hiçbir motor bozukluğu (hareketlerinde kısıtlılığı) olmayan hastalarda başvurulan tedavilerdir. Bunların başında bileği sabitleyen bilekliklerin (splintler) kullanımı gelmektedir. Splintlerin özellikle gece uykusuna yatınca veya el bileğine yük bindiren aktivite sırasında da kullanması tavsiye edilir. Ayrıca bileğinizi aşırı yoran aktivitelerden kaçınılması da koruyucu özelliktedir.
  • Medikal tedaviler: Hastalığın ilaçlar ile tedavi edilmesi için başvurulan tedavi yöntemleridir. Gece uykusundan önce kullanılması istenilen ağrı kesiciler, hastanın gece vakti uykusundan uyanmasını engeller. Gerekli durumlarda ödem giderici ilaçlar ile de tedavi de sağlanabilmektedir. Bazı durumlarda karpal tünele steroid enjeksiyonu yapılmaktadır. Bu yöntem, geçici çözüm sağlar. Uzun süreli kullanımında yan etkiler görülebileceği için çoğunlukla diğer tedavilerin etkisiz kaldığı yerlerde kullanılmaktadır.
  • Cerrahi tedaviler: İlerlemiş safhadaki karpal tünel sendromlarında kesin ve kalıcı tedavi seçeneği, cerrahi yolla karpal tünelin gevşetilmesidir.

Karpal Tünel Sendromu Tedavi Edilmezse

Bu sendrom, tedavi edilmediği zaman ilerlemeye başlar. Önceleri uyuşma, elektriklenme gibi bulgularla başlayan hastalık, ilerleyen zamanlarda kolun tamamına vuran ağrı olarak kendini göstermeye başlar.

Tedavisi yapılmamış karpal tünel sendromu hastalarında bilek ve kol kaslarında zayıflık durumu da ortaya çıkar. Bu zayıflıktan ötürü, hasta günübirlik aktivitelerini bile yerine getiremez olur.

Tedavi edilmeyen hastada, kalıcı sinir hasarlanmalarına ve ellerin fonksiyonlarını kaybetmesine yol açabilir .

Mümkün olan en kısa sürede belirtilerin tedavi edilmesi, hastanın hayat kalitesinin korunması adına oldukça mühimdir.

Karpal Tünel Sendromuna Ne İyi Gelir?

Bu hastalıktan muzdarip kişiler, bazı basit işlemler ile hastalıktan korunabilir.

Hastalığa sebebiyet veren yaşam tarzı değişikliği ile başlanabilir.

Bunlardan bazılarını şöyle örneklenebilir:

  • İş hayatında, bileği tekrarlayan uzun süreli aktivitelerden korumak
  • Aktivite değişikliği mümkün değil ise sıkça mola vermeye çalışmak
  • Bilgisayar kullanımı sırasında, mousepad kullanmak ve klavyeyi en doğru açıyla kullanmak

Gün içerisinde kısa periyotlarla yapılacak el egzersizleri, hastalıktan korunmada önemli bir yer tutar.

Ayrıca karpal tünel sendromunu tetikleyici hastalıkları (diyabet, hipertriodi) tedavi etmek de karpal tünel sendromuna iyi gelmektedir. Gece uykusu için splintlerin kullanmı, hastanın iyice dinlenebilmesini sağlar. Karpal tünel sendromuna iyi gelen şeylerden bir diğeri de, sinirler için oldukça önemli olan B vitamini alımını arttırmaktır. B vitamini bulunduran besinler başlıca tahıllar ve et ürünleridir. Bazı kaynaklarca, omega 3 yağ asidinin de karpal tünel sendromunu önleyici yönde etki gösterdiği belirtilmiştir.

Karpal Tünel Sendromuna Ne İyi Gelmez?

Karpal tünel sendromunu başlatan veya alevlendiren birincil neden, yoğun el aktivitesi içeren işlerde bulunmaktır. El hareketlerinin uzun süreli ve tekrarlayıcı tarzda olması bu hastalığın kötüleşmesine zemin hazırlar. Mümkün olduğunca, hasta bireyin bu tür aktivitelerden kaçınması gerekir. Bu aktivitelerden şayet kaçınılamıyorsa, yeterli süre tanınan molalar vermek gerekir.

Kilo almak, alkol tüketimi, kortizon kullanımı gibi şişme ve ödem oluşumuna sebep olan etmenler, sendromun sürecinin kötü yöne kaymasına sebep olabilir.

Karpal Tünel Sendromu İlaçları

Karpal tünel sendromunun tedavisinde kullanılan başlıca ilaçlar şu şekildedir:

  • Ağrı kesiciler (asetilsalisilik asit)
  • Sentetik steroitler (triamsinolon)
  • Sinir uçlarındaki ağrıyı dindiren anti-epileptik etkili ilaçlar (gabapentin etken maddesini içeren ilaçlar)

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Karpal Tünel Sendromu Ameliyatı

Bazı durumlarda medikal tedavi istenilen sonucu veremeyebilir. Bu tür durumlarda, devreye kesin ve kalıcı tedavi yöntemi olan ameliyat seçeneği girer. Cerrahi operasyon ile karpal tünel gevşetilerek, median sinir üzerindeki baskı ortadan kaldırılır. Bu suretle, karpal tünel sendromunun tedavisi gerçekleştirilmiş olur.

Karpal tünel sendromunun cerrahi işlemi için, hastanın hastanede yatışa alınması gerekmez. Hasta ayakta operasyona alınır. Sadece bölgesel (lokal) anestezi altında operasyon yapılır.

Hamilelikte Karpal Tünel Sendromu

Hamile bireylerde, fetüsün ihtiyaçlarının desteklenebilmesi için, normalden daha fazla kan bulunmaktadır.

Bu durumdan kaynaklanan sıvı fazlalığı, damarlarda şişmeye neden olur. Eğer gebenin bileği dar ve gebelikten kaynaklanan damar şişmeleri varsa, karpal tünel bu durumdan başlıca etkilenecek vücut kısmı olacaktır. Karpal tünelin sıkışıp sendromla sonuçlanması, gebelerde böyle gerçekleşmektedir.

Gebelerde, bu sendromun görülme sıklığı da toplumda oldukça fazladır. Fakat gebeler için çoğunlukla geçici bir durumdur. Doğumdan sonra birkaç hafta içerisinde iyileşmektedir.

Karpal Tünel Sendromu için hangi doktora gidilir?

Karpal tünel sendromunda, kişiyi tedavi almaya götürecek belirtiler fiziki ve nörolojiktir. Hem kol ağrısı hem de kolun uyuşması şikayetleri mevcut olabilir.

Dolayısıyla, hasta hem Ortopedi ve Travmatoloji polikliniğine hem de Nöroloji polikliniğine gidilebilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
6
1
Makeleyi Paylaşın

Karpal tünel sendromu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Hamilelikle beraber, vücutta artan kan, damarların şişmesine neden olur. Bu şişme, karpal tüneldeki elemanlara baskı uygulanması anlamına gelir. 

Yani hamilelikte, fazla kanın varlığından ötürü bu hastalığın oluşması normaldir.

Gebelikten sonra kısa süre içerisinde düzelir.

Bu hastalıkta kol kasları zayıflar, bir şeylerin el ile kavranması güçleşir, hastanın hayat kalitesi düşer.

İleri durumlarda kalıcı sinir hasarlanmaları ve ellerde fonksiyon kayıpları meydana gelir.

Karpal tünel sendromunda bileklik (splint) kullanımı bir zorunluluk değil koruyu bir yöntemdir. Hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek kullanılırlar.

Özellikle ağır el işi yapacak kişilerin veya gece uykusundan ağrı ile uyanan kişilerin, bileklerini sabitleyebilmeleri adına, splintleri kullanmaları önem arz etmektedir.

Bu hastalık, bileğin avuç içiyle birleşiği kısımda yer alan karpal tünelin, herhangi bir sebepten ötürü sıkışması durumudur. Bu sıkışma sebebiyle, sinir lifleri beyne ağrı, uyuşma, karıncalanma gibi yalancı hissiyatları ulaştırır.

Karpal tünel sendromundan etkilenen esas sinir Median Sinir’dir. Başparmağın ve yüzük parmağının avuç içine bakan yarısını; işaret ve orta parmakların avuç içi yönündeki duyularının ise tamamı alan sinirdir.