Beyin Tümörü

Beyin tümörü, beyinde anormal olarak çoğalan hücreleri ve kitleleri ifade etmekte olup; tedavisinde ilk önce tümörün konumu, büyüklüğü belirlenir ve ardından uygun görülen tedavi yöntemi uygulanır.

Beyin Tümörü Nedir?

Beyin tümörü beyinde anormal çoğalan hücreler veya kitleleri ifade eder. Beyin tümörlerinin birçok farklı türü vardır. İyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) olarak ikiye ayrılabilir. Diğer bir sınıflama olarak da beyin hücrelerinden kaynaklanan (primer) tümörler ile vücudun başka bir yerinde oluşup beyne göç eden tümörler (sekonder, metastatik) olarak incelenebilir.

Akustik nörinom (vestibuler schwannoma): İşitme ve denge siniri olan vestibuler siniri kılıf olarak saran hücrelerden kaynaklanır. İyi huylu tümörlerdir. Yavaş büyürler. Sinirin fonksiyon kaybına bağlı olarak işitme ve denge problemleri görülür. Tümörün baskı etkisine bağlı olarak işitme kaybı, kulakta çınlama ve uğultu, yüzde his kaybı, ağrı, hareket güçlüğü görülebilir.

Astrositom: Sinir hücrelerini destekleyen astrosit hücrelerinden kaynaklanan tümörlerdir. Beyin veya omurilikte meydana gelebilir. Belirtiler tümörün yerleşimine göre değişiklik gösterir. Beyinde yerleşim gösteren tümörlerde nöbet, baş ağrısı, mide bulantısı görülürken omurilikte yerleşim gösteren tümörlerde ilgili sinirlerin etkilediği bölgelerde hissizlik ve güç kaybı görülür. Astrositomlar yavaş veya hızlı seyirli olabilir.

Metastatik tümörler: Vücudun bir başka yerinde oluşan tümör hücrelerinin beyne göç etmesiyle meydana gelir. Herhangi bir organ tümörü beyne metastaz yapabilir ancak en sık karşılaşılan yayılmacı tümörler  akciğer, meme, kolon, böbrek kanseri ve melanomlardır.

Kanser hastalarının yaklaşık %30’unda beyin metastazı meydana gelir. Beyne yayılan tümör büyüyerek çevresindeki dokulara baskı yapar ve ilgili bölümün işlevlerini bozar. Semptomlar tümörün baskı yaptığı alana göre değişiklik gösterir.

Koroid pleksus karsinomu: Beyin ve omurilikte beyin-omurilik sıvısı üreten yapılara koroid pleksus denir. Bu yapı, beyinde ventrikül denen boşlukların duvarlarında bulunur.  Bu yapılardan köken alan tümörlere koroid pleksus karsinomları denir. Beynin kötü huylu tümörlerinden biridir. Sıklıkla çocuklarda görülür. Sonuçta aşırı miktarda beyin-omurilik sıvısı üretilir ve bu da beyinde şişmeye (hidrosefali) neden olur. Buna bağlı olarak kusma, nöbet ve baş ağrısı görülür.

Kraniofarenjioma: İyi huylu ve yavaş büyüyen tümörlerdir. Bir salgı bezi olan hipofiz bezinin çevresinde gelişir. Sonuçta hipofiz bezinin ve çevresindeki dokuların işlev bozukluğuna neden olur. Herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ancak daha çok çocuklar ve yaşlılarda görülme eğilimindedir.  Görüş bozukluğu, yorgunluk, baş ağrısı ve fazla idrar yapma gibi belirtiler görülebilir. Çocuklarda büyüme geriliği bu semptomlara eşlik edebilir.

Embriyonel tümörler: Beyindeki embriyo temelli hücrelerden kaynaklanan kötü huylu tümörlerdir. Herhangi bir yaşta oluşabilir ancak bebek ve küçük çocuklarda daha sık görülür. Farklı hücresel temellere göre alt dallara ayrılabilir.

Belirtiler tümörün tipi, yerleşimi, boyutu ve beyinde yaptığı baskı miktarına göre değişiklik gösterir. Genel olarak baş ağrısı, nöbet, mide bulantısı ve kusma, sebebi açıklanamayan yorgunluk, baş dönmesi, çift görme veya yürüyüş bozuklukları görülebilir.

Ependimom: Beyin omurilik sıvısının dolaştığı boşlukların duvarını döşeyen hücreler olan ependim hücrelerinden gelişen tümörlerdir. Beyin veya omurilikte oluşabilir. Ependimomlar herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ancak sıklıkla küçük çocuklarda rastlanır. Çocuklarda görülen türü genelde baş ağrısı ve nöbetlerle seyreder. Yetişkinlerde görülen form daha çok omuriliği tutan formdur. Buna bağlı olarak tutulan sinirlerin dağıldığı bölgede güç kaybı görülür.

GlioblastomSinir hücrelerini destekleyen astrosit hücrelerinden köken alır. Yetişkinlerde en sık görülen malign beyin tümörüdür.  Hızlı gelişir. Herhangi bir yaşta görülebilir ancak daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkar. Baş ağrısı, nöbet, bulantı ve kusma semptomları görülür.

Gliom: Yetişkinlerde en sık görülen beyin tümörleridir. Beyin ve omuriliğin destek hücreleri olan gliomlardan kaynaklanır. Astrositom, ependimom, oligodendrogliom olarak üç alt grupta incelenir.  Bu tümörler  beyin fonksiyonlarını etkiler hatta yerleşim yeri ve büyüme hızına göre yaşamı tehdit edici bir hal alabilir. Baş ağrısı, nöbet, bulantı ve kusma görülebilir.

Menenjiom: Beyin ve omuriliği saran zarlardan kaynaklanan tümörlerdir. Beyin dokusu, sinir veya kan damarlarına baskı yaparak belirti verebilirler. Menenjiomlar oldukça yavaş büyümeleri nedeniyle yıllarca belirtisiz seyredebilirler. Menenjiomlar sıklıkla kadınlarda görülür ve genelde ileri yaşlarda fark edilir.

PineoblastomBeyinde uyku-uyanıklık döngüsünden sorumlu hormon olan melatonin sentezleyen epifiz bezinden kaynaklanan tümörlerdir. Nadir görülür ve hızlı seyirlidir.  Herhangi bir yaşta görülebilir ancak daha çok küçük çocuklarda karşılaşılır.  Baş ağrısı, uyku problemleri, göz hareketlerinde değişiklik gibi belirtilere neden olur.

Pituiter tümörler (hipofiz bezi tümörleri): Hipofiz bezi birçok önemli hormonun sentez ve salınımında görevli salgı bezidir. Hipofiz bezi tümörleri iyi huylu tümörlerdir ve adenom olarak isimlendirilirler. Burada gelişen bazı tümörler aşırı hormonal üretime yol açabildiği gibi bazıları ise hormon eksikliğine neden olur. Belirtiler etkilenen bölge ve hormonlara veya tümörün baskı etkisine bağlıdır.

Beyin Tümörünün Belirtileri Nelerdir?

Beyin tümörlerinde belirtiler tümörün boyutu, büyüme hızı ve konumuna göre değişiklik gösterir.

Ancak genel olarak sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Yeni başlayan ve alışılmadık baş ağrıları
  • Sık tekrarlayan şiddetli baş ağrısı atakları
  • Sebebi açıklanamayan bulantı ve kusma
  • Bulanık görme, çift görme gibi görme bozuklukları
  • Kol veya bacaklarda yavaş yavaş gelişen güç ve his kaybı
  • Denge kurmakta zorluk
  • Konuşma bozuklukları
  • Gündelik işleri yapmakta zorlanma
  • Kişilik veya davranış değişiklikleri
  • Nöbet
  • İşitme problemleri

Beyin Tümörü Nedenleri

Beyin tümörleri temel olarak beyinde oluşan tümörler ve başka bir bölgeden göç eden tümörler (metastatik) olarak gruplandırılır. Beyinde oluşan tümörlerin neden meydana geldiği net olarak açıklanabilmiş değildir. Çoğu kanser türünde olduğu gibi beyin tümörlerinde de genetik mutasyonlar suçlanmaktadır.

Koroid pleksus karsinomlarında hastaların yarısında Simian virüs-40 (SV-40) virüsüne rastlanmıştır. Bunun dışında yapılan çalışmalarda birçok gen mutasyonunun hastalarda görüldüğü bildirilmiştir. Ayrıca beyin tümörlerinde radyasyona maruz kalmak ve ailede beyin tümörü hikayesi olması risk faktörü olarak kabul edilir.

Beyin Tümörü Teşhisi

Öncelikle detaylı genel fizik muayene ve nörolojik fizik muayene yapılır. Hastalık öyküsü ve belirtiler değerlendirilir. Sonrasında görüntüleme yöntemleri ile tanı konur ancak kesin tanı yani tümörün hücresel tanımı tümörden örnek alınarak konmaktadır.

MRI (Manyetik rezonans görüntüleme): Kontrastlı veya kontrastsız MRG yöntemleri beyin tümörlerinin tanısında kullanılan yöntemlerdir. Beyin tümörlerinde genellikle kontrastlı MRG tercih edilir.

Tümörün derecelendirmesi, biyopsi, cerrahi kılavuzluğu ve tedaviye yanıt değerlendirmesi için ileri tetkiklere başvurulur.

Bilgisayarlı tomografi (BT): Kontrastsız beyin tomografisi, ameliyat sonrası değerlendirmelerde kullanılan bir yöntemdir. Gelişmiş bir doku görüntüleme testidir.

X-ray (röntgen): Kesin tanı koydurmamakla birlikte bazı tümörlerdeki belli başlı bulguları göstermesi nedeniyle yardımcı teknik olarak kullanılabilir.

Kan testi: Hipofiz bezi adenomlarında bazı hormonların aşırı salgılanması veya eksikliği görüldüğü için kan testinde hormon ölçümleri yapılır (prolaktioma, cushing hastalığı, akromegali vs.).

Radyolojik test yöntemleriyle tümörün konumu ve büyüklüğü belirlendikten sonra çoğu beyin tümörü olgularında ameliyat gerekir. Bunun nedeni tam anlamıyla tanı koymak, hastanın yaşam kalitesini arttırmak veya tedavi etmek olur.

Beyin Tümörü Tedavisi

Cerrahi: Beyin tümörlerinin kesin tedavisi cerrahidir. Tümörün yerleşimine göre tümör tamamen veya kısmen çıkarılır. Ameliyat süreci kişinin yaşına, tümörün hücresel özelliklerine, boyut ve konumuna, eşlik eden hastalıklarına bağlı olarak değişiklik gösterir.

Radyoterapi: Cerrahi uygulanamayan tümörlerde veya kısmi çıkarılabilen tümörlerde radyoterapi uygulanır. Bu yöntem ışın tedavisi adıyla da bilinir. Radyasyon tedavisi tümörün bulunduğu bölgeye kısmi olarak uygulanabildiği gibi tüm beyne de uygulanabilir. Metastatik beyin tümörlerinde veya beynin birkaç bölgesine yayılmış tümörlerde beynin tamamına radyasyon verilir.

Radyo cerrahi: Gerçek bir cerrahi değildir. Tümörün olduğu bölgeye çok sayıda ışın gönderilir ve bu ışınlar tek bir noktaya odaklanır. Çok küçük bölgelere kısmi olarak uygulanabildiği için yan etkileri oldukça azdır.

Günümüzde uygulanan çeşitli radyo cerrahi teknikleri vardır. Fraksiyone stereotaksik radyoterapi, tek fraksiyone radyocerrahi (gamma knife, cyber knife) ve proton tedavisi gibi farklı radyo cerrahi yöntemleri günümüzde kullanılabilmektedir.

Kemoterapi: Cerrahi ve radyoterapiye direnç gösteren hastalarda kullanılır. Vücuda ağızdan ya da damardan verilen etken maddelerle kanserli hücrelerin çoğalmasını önlemeye yardımcı olur.

Hormonoterapi: Bazı beyin tümörlerinin hormona duyarlı oldukları gösterilmiştir. Örneğin menenjiomlar %70 oranında progesteron ve %30 oranında östrojen algılayıcıları içerir. Tedavide buna yönelik etken maddeler kullanılabilir.

Tümör tedavi alanları: Tanısı yeni konmuş belli tiplerdeki tümörlerde kullanılır. Temel mekanizması beyinde elektrik akımı oluşturarak bölünebilme yeteneğine sahip tümör hücrelerinin ölümüne neden olmaktır. Kafa derisinin altına yerleştirilen bir cihazla bu elektrik akımı elde edilir. Bazı hücresel etken maddelerle beraber uygulanması tedavi etkinliğini arttırır.

Biyoterapi: Menenjiyomlarda kullanımı tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Bağışıklık sistemini harekete geçiren maddelerin kullanılmasına biyoterapi denir.

Beyin Tümörü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Beyin tümörlerinin gidişatı tümörün hangi evrede olduğuna, hastanın yaşına, semptomlarına, genel ilerleme durumuna ve genetik mutasyonların tipine göre değişir. Fakat tedavi edilmeyen beyin tümörlerinin genel olarak tehlikeli olduğu söylenebilir.

Tümörlerin evrelemesi şu şekildedir:

Evre 1 tümörler: Yavaş büyür. Yayılım göstermezler.

Evre 2 tümörler: Yavaş büyür ve yayılım göstermezler ancak tedavi sonrası tekrarlama riski vardır.

Evre 3 tümörler: Hızlı bölünüp çabuk büyüyebilen tümörlerdir.

Evre 4 tümörler: Aktif olarak bölünen hücreleri ifade eder. Tümör hücrelerinde yeni kan damarı oluşumu gözlenir. Hızlı ve kolayca yayılırlar.

  • Genel olarak genç yetişkinlerde beyin tümörleri daha iyi seyreder.
  • Belirtilerin uzun süredir olması hastalığın gidişatının daha iyi olacağına işaret eder.
  • Fonksiyonel nörolojik durum: Karnofsky Performans Ölçeği ile hastanın performans durumu puanlandırılır. Genel olarak yürüyebilen ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen birinde gidişat daha iyidir.
  • Beyin tümörleri vücudun başka bölgelerine yayılım göstermezler ancak merkezi sinir sistemi içerisinde yayılım gösterebilirler. Tümörün merkezi sinir sistemi içerisinde başka bir odağa yayılması yapması kötü gidişatı gösterir.

Beyin Tümörüne Ne İyi Gelir?

Hastalar iyi uyku düzeni, dengeli beslenme, yaşam tarzı değişiklikleri, kötü alışkanlıklardan uzak durma ve stresten uzak durmak konusunda dikkatli olmalıdır. Önerilen tedavileri aksatmadan uygulamalıdır.

Beyin Tümörüne Ne İyi Gelmez?

Bazı beyin tümörlerine neyin yol açtığı temelde bilinmiyor. Fakat birçoğunun çevresel ve genetik ilişkileri araştırmalarla ortaya çıkmış durumda. Her tümör benzeri hastalıkta olduğu gibi sigara, alkol, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar hastalığın daha hızlı ve ağır seyretmesine neden olur. Dengesiz ve sağlıksız beslenme hastanın genel durumunu kötüleştirir. Radyasyona maruz kalmak da benzer etkiler gösterir. Hastaların tedavi süresince sağlıklı ve yüksek motivasyonlu bir süreç geçirmesi önerilir.

Beyin Tümörü İlaçları

Beyin tümörlerinde ilaç tedavisinin çok kısıtlı yeri vardır. Spesifik tümörlerde cerrahiden sonra tercih edilebilecek bazı ilaçlar vardır. Kemoterapi ilaçlarının çoğu kan-beyin bariyerinden dolayı merkezi sinir sistemine geçemezler. Bu yüzden beyin tümörlerinde bunların kullanım alanı oldukça sınırlıdır. Bazı beyin tümörlerinde cerrahi sonrası tekrarı önlemek amacıyla radyoterapi ile birlikte ‘’temozolamid’’ isimli kemoterapi ajanı kullanılır veya tümörün tamamının çıkarılamadığı durumlarda da benzer protokol uygulanır.

Hipofiz tümörlerinde hormonal anormallikler görülür. Hormonal dengeyi korumak için bazı ilaçlar kullanılır. Bunlar prolaktinomalarda cabergolin ve bromokriptindir. Cushing hastalığında mifepriston, metirapon, mitotan gibi ilaçlar kullanılır. Büyüme hormonu salgılayan tümörler vücutta anormalliklere neden olur. Tedavide oktreotid, lanreotid gibi somatostatin analogları kullanılır.

Beyin Tümörü Ameliyatı

Genel olarak beyin tümörlerinin kesin tedavisi cerrahidir. Ameliyatlarda temel amaç tümörün yeterince temizlenmesinin yanında beyinde en az hasar bırakarak hastanın yaşam kalitesini iyileştirmektir. Bunun için tümörün yerleşimine ve boyutuna göre farklı ameliyat teknikleri uygulanır.

Kraniotomi: Kraniotomi kafa derisi ve kafatası kemiğinde kesi yapılarak açıldığı ameliyatları ifade eder. Genel anestezi altında hastanın bilinci kapalı şekilde yapılır.

Uyanık kraniotomi: Kraniotominin genel anestezi uygulanmadan yapılan halidir. Uyanık kraniotomide hastaya kafatası kemiği açılana kadar sakinleştiriciler ve lokal anestezi uygulanır. Motor korteks veya konuşma alanı gibi hassas bölgelerde yerleşim gösteren tümörlerin cerrahisinde daha güvenilir olduğu için uyanık kraniotomi tercih edilir.

Biyopsi: Açık cerrahi sırasında tümörden parça alınarak yapılabildiği gibi daha az girişimsel olan ve beynin ulaşılması zor bölgelerine ulaşma açısından avantajlı olan yöntemler de günümüzde sıkça kullanılmaktadır.

Stereotaktik biyopsi yöntemi ile lokal anestezi altında kafatasında delik açılır. BT veya MRG yardımıyla tümör görüntülenir ve küçük bir kesi alanından tümöre ulaşılarak parça alınır. Stereotaktik biyopsi yöntemi sayesinde derin yerleşimli tümörlerde çok az zararla biyopsi alınmış olur.

Minimal invaziv endonasal endoskopik cerrahi: Burun boşluğu ve sinüsleri geçiş koridoru olarak kullanarak endoskopik görüntüleme yardımı ile tümöre ulaşılması işlemidir. Genel anestezi altında yapılır. En sık kullanım alanı hipofiz adenomlarıdır.

Hamilelikte Beyin Tümörü

Beyin tümörlerinin üreme çağındaki kadınlarda görülmesi sık rastlanan bir durum değildir. Ancak gebelikte hormonal değişimler nedeniyle tümör boyutlarında artış meydana gelebilir. Gebelik çağında en sık görülen tümörler gliomlardır. Daha çok gebeliğin ilk üç ayında ortaya çıkar.

Normalde uzun yıllar belirti vermede seyreden menenjiomlar da gebelikte hormonların etkisiyle hızla büyüyüp belirtili hale gelebilir. Menenjioma bağlı belirtiler genellikle gebeliğin son üç ayında açığa çıkar. Baş ağrısı, bulantı, kusma, nöbet görülür. Belirtilerin benzerliği nedeniyle gebeliğin erken dönem komplikasyonları olan hiperemezis gravidarum veya gebelik zehirlenmesi ile karıştırılabilir.

Tedavi planlaması hastanın durumuna göre yapılır. Cerrahi, gebelik esnasında uygulanabilir veya doğumdan sonrası için planlanabilir. Normal doğum sırasında kafa içi basınç artışına bağlı komplikasyonlar gelişebileceğinden hastalara sezaryen doğum önerilir.

Çocuklarda Beyin Tümörü

Beyin tümörleri lösemiden sonra en sık görülen çocukluk çağı kanseridir. Çocukluk çağında en sık görülen beyin tümörleri pilositik astrositoma, medullablastoma ve germ hücreli tümörlerdir. Çocukluk çağında görülen tümörlerin %50’si kötü huyludur. Çocukluk çağı tümörleri genellikle orta hatta meydana geldiği için şikâyetler çok belirgin değildir. Tümör boyutu arttıkça belirti vermeye başlar.

Klinik bulgu ve belirtiler: Tümörün, beyin omurilik sıvısının dolaştığı boşlukları tıkamasına bağlı olarak veya koroid pleksus papillomlarında aşırı sıvı üretiminden kaynaklı beyinde sıvı birikimi görülür. En sık rastlanan semptomlar baş ağrısı, bulantı ve kusmadır. Tümörün yerleşimine bağlı olarak nöbet, davranış bozukluğu, görme bozukluğu, kol veya bacaklarda güçsüzlük, his kaybı, konuşma bozukluğu görülür. Baş ağrısının görülme oranı yaşla beraber artmaktadır. Küçük çocuklarda baş ağrısı sık rastlanan bir semptom değildir.

Tedavi: İlk seçenek cerrahidir. Cerrahi yöntem olarak stereotaktik cerrahi, nöroendoskopi, fonksiyonel MRG, intraoperatif MRG veya nöromonitorizasyon tercih edilebilir. Operasyon dışında 3 yaşında büyük çocuklara radyoterapi uygulanabilir. Germ hücreli tümörler kemoterapiye oldukça duyarlıdır. Bu tümörlerde kemoterapi verilebilir.

Hidrosefaliyi düzeltmek için dikkatli bir şekilde ventriküler drenaj (sıvı boşaltma) yapılabilir. Tümörün çevresinde ödem varsa ilaç verilebilir.

Bebeklerde Beyin Tümörü

2 yaş altındaki çocuklarda en sık görülen ikinci kanser türü beyin tümörleridir. 2 yaşın altındaki çocuklarda en sık görülen beyin tümörleri medullablastom, ependimom ve düşük dereceli gliomlardır.

Beyin tümörleri beyin omurilik sıvısının dolaşımını tıkayarak kafa içi basınç artışına neden olabilir. Bunun sonucunda baş ağrısı, bulantı, kusma ve uyuklama gelişir.

Bebeklik çağında en sık dirençli kusma, uyuklama hali, huzursuzluk ve fiziksel ve mental gelişim bozukluğu semptomları dikkat çeker. Nadiren de olsa nöbet ve kas güçsüzlüğü bulguları (yüz, gözler, kollar ve bacaklarda) vardır.

Tedavide sıklıkla cerrahi yöntemlere başvurulur. Cerrahiye ek olarak gerekirse kemoterapi uygulanır. Radyoterapi, nörolojik bozukluk ve hipofiz yetmezliği riskinden dolayı üç yaşın altındaki çocuklarda tercih edilmez. Sonuçta tedavi yöntemleri, hastanın genel durumuna, tümörün yerleşimine, patolojik tipine ve boyutuna göre uzmanlar tarafından planlanır.

Beyin Tümörü için Hangi Doktora Gidilir?

Beyin tümörleri Beyin ve Sinir Cerrahisi alanını ilgilendirir. Beyin tümörlerinin tedavisini Beyin ve Sinir Cerrahisi alanında uzmanlaşmış hekimler gerçekleştirir.

 Nedeni belli olmayan baş ağrısı, işitme- konuşma gibi fonksiyonlarda bozukluk, denge kuramama, zihin bulanıklığı, nöbet, kaslarda güçsüzlük gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Vücudunuzda bu tip ve diğer değişikliklere dikkat edin. Bir ya da bir kaçını yaşıyorsanız vakit kaybetmeden doktora başvurun.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Beyin tümörü ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Beyin tümörlerinin çok sayıda alt grubu vardır. Tümörün iyi huylu veya kötü huylu olması, boyutu, yayılmış olup olmaması, bazı mutasyonlara sahip olup olmaması gibi özelliklere göre tümörler evrelere ayrılır. Ortalama yaşam beklentisi ve gidişat hakkında bu şekilde fikir edinilmiş olur. Bu evrelerin belirlenmesi en uygun tedavinin tercih edilmesini de sağlar.

Beyin tümörleri hücresel özelliklerine göre sınıflandırılır. Her tümör kanser demek değildir. Beyin tümörlerinde ortalama yaşam beklentisi tümörün hücresel özelliği ve evresine göre değişiklik gösterir.

Yetişkinlerde en sık görülen kafa tümörü meningiomlardır. İyi huylu tümörlerdir ancak nadir de olsa kötü huylu hale dönüşüm gösterebilirler. Yavaş büyüdükleri için iyi huylu meningiomlar yaşam boyu tedavi gerektirmeyebilir yani yaşam beklentisi oldukça iyidir. Kötü huylu meningiomlar tüm meningiomların %1’ini oluşturur. Bu tümörlerde yaşam beklentisi iki yılın altındadır.

Yetişkinlerde en sık görülen kötü huylu beyin tümörü gliomlardır. Gliomlarda ortalama sağ kalım süresi 6-12 ay olarak bulunmuştur. Bir yıllık sağ kalım oranı %35, iki yıllık sağ kalım oranı %4 olarak kaydedilmiştir.

Beyin tümörü beynin kendi hücrelerinden kaynaklanabildiği gibi başka bir organ tümörlerinin yayılması sonucu da oluşabilmektedir. Çocuk ve yetişkinlerde daha çok beynin kendi hücrelerinden kaynaklanan beyin tümörlerine rastlanır. 

Tümörler, hücrelerde gen mutasyonu ve sonuçta hatalı hücre bölünmesi ve kontrolsüz çoğalma ile meydana gelirler. Beyin hücrelerinden kaynaklanan beyin tümörlerinin oluşumunda büyük oranda genetik mutasyonlar suçlanmaktadır. Ancak bu mutasyonların nedeni kesin olarak bilinmemektedir.

MRG, BT veya baş bölgesine radyoterapi almak beyin tümörü riskini arttırır. Bununla birlikte cep telefonlarından kaynaklanan radyasyonun beyin tümörü oluşumuna etkisi tartışmalıdır. Onko virüs olarak adlandırılan bazı virüsler kanser oluşumuna zemin hazırlar. SV-40 virüsü ile adeno tip12 virüsü bir tür tümör oluşumuna neden olurlar. Polyoma virüsü de bir dizi genetik değişikliklere yol açarak bazı tümör çeşitlerine neden olabilir.

Tümörler, hücrelerde gen mutasyonu ve sonuçta hatalı hücre bölünmesi ve kontrolsüz çoğalma ile ortaya çıkar. Genetik faktörlerin bir etkisinin olduğu bilinmektedir. Beyin tümörlerinin oluşumunda proto-onkogenlerin mutasyona uğraması sonucu oluşan aktif kanser genleri olan onkogenler, büyüme faktör genleri, tümör supressör genler ve DNA tamir genleri rol oynamaktadır.

Beyin tümörlerinde öncelikle detaylı fizik muayene yapılır. Hekimin hastadan aldığı hikâye ve fizik muayene sonucu şüphelenmesi durumunda ek tetkikler istenir. Beyin tümörlerinde MRG ve BT çoğu zaman yeterli olmaktadır. Özellikle kontrastlı MRG beyin tümörlerini görüntülemede oldukça faydalı bir yöntemdir.