Skolyoz

Omurgayı oluşturan omurların orta hattan kaymasıyla oluşan yapısal bozukluğa denir. Tedavinin temelinde gözlem, korse tedavisi ve cerrahi tedavi olma üzere üç seçenek vardır ve hastaların özelliklerine göre bu seçeneklerin biri veya birkaçı uygulanır.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Nedir?

Sağlıklı bir kişide omurga, her iki kürek kemiğine eşit uzaklıkta, kafatasının altından başlayıp kuyruk sokumuna inen omurlardan oluşur. Omurların birbirine bağlanışlarının, yapılarının ve yerlerinin değişmesi, kişide çeşitli sıkıntılara yol açabilir. Omurgayı oluşturan omurların orta hattan kaymasıyla oluşan yapısal bozukluğa skolyoz adı verilir. Skolyoz bir hastalık değildir, pek çok hastalığın bulgusu olabilen bir bozukluktur.

Skolyoz, kadınlarda erkeklerden daha sık ortaya çıkmaktadır. Skolyozda omurga sağ-sol yönlerinde (transvers eksende) bükülmüştür. Bu bükülme dışında görülebilen şekil bozukluklarına göre skolyoz, yapısal olan ve yapısal olmayan skolyoz olarak ayrılabilir. Yapısal skolyozda bükülme ile beraber omurların döndüğü röntgende görülebilir. Yapısal olmayan skolyozda ise yalnızca bükülme olmaktadır.

Skolyoz ayrıca pek çok farklı özelliğine göre sınıflandırılabilir. Omurgadaki eğriliğin şekline göre C skolyoz veya S skolyoz adını alır. Skolyoz, omurganın farklı şekil bozukluklarıyla beraber görüldüğünde onlarla birlikte adlandırılır: kifoskolyoz, lordoskolyoz gibi. Skolyoz, omurganın eğriliğinin uzandığı taraf (omurganın dışbükeyinde kalan yön) ve omurgada eğriliğin görüldüğü bölge ile sınıflandırılabilir: sol lomber skolyoz, sağ servikal skolyoz gibi.

Skolyoz, sebebine bağlı olarak farklı yaşlarda görülebilen bir hastalıktır. Çocuklukta görülen skolyozlar kemiklerin büyümesiyle ilerler. Yaşlılıkta görülen skolyozlar da kemiklerdeki mineral kaybına bağlı yumuşamalar sebebiyle ilerleyebilir. Skolyozun sebebi kemik dokudaki bileşenlerin farklılıkları sebebiyle, kemiğin eğilmeye yatkınlığı ise (marfan sendromu, adinamik kemik hastalığı) skolyozla berbaer artmış kemik kırığı riski görülür.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Belirtileri

Skolyoz farklı yaşlarda ve farklı sebeplerle ortaya çıkabilir. Skolyozun belirtileri beraber görüldüğü kliniğe göre değişmektedir. Kız çocuklarda eteğin yamuk durması ve yukarı çekilmesi skolyozu gösterebilir. Kürek kemikleri ve omuzlar sağ ve solda eşit seviye değildir. Bebeklerde boyunda sağa veya sola yönelme (tortikollis) görülebilir. Kişinin boyu eskisinden daha kısa ölçülebilir.

Öne eğilme testinde hörgüç (rib hump) şekil bozukluğu tespit edilebilir. Bu görüntünün sebebi, omurgadaki dönmeye bağlı olarak bir taraftaki kaburga kemiklerinin diğerlerinden daha arkada olmasıdır.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Nedenleri Nelerdir?

Yapısal ve yapısal olmayan skolyozun sebepleri farklılık gösterir. Yapısal olmayan skolyoz, bükülen omurları her iki tarafından saran kaslardaki eşit olmayan kasılmalarda veya bir bacağın öbüründen kısa olmasında ortaya çıkabilir. Bu sebepler ortadan kaldırıldığında omurgadaki eğrilik de düzelir.

Yapısal skolyozun nedeni genellikle bulunamaz. Yapısal skolyoz doğuştan olabildiği gibi sonradan da gelişebilir. 15. kromozom üzerinde gen kaybıyla ortaya çıkan Prader-Willi Sendromunda, FBN1 geninde mutasyonla ortaya çıkan Marfan Sendromunda, boyun bölgesini oluşturan yedi omurun en az ikisinin doğuştan bitişik olduğu Klippel-Feil Sendromunda (%50), FBN2 genindeki mutasyonla oluşan doğumsal kontraktüel araknodaktilinin omurga tutulumunda (%50) ve sakral agenezide doğumsal skolyoz görülebilir.

Bu hastalıkların tespit edildiği herkeste skolyoz görülmezken, farklı hastalıklarla birlikte görülen skolyozun kliniği de farklıdır. Marfan sendromunda genellikle tanı anında eğriliğin derecesi %40’tır ve sebebi bilinmeyen skolyoza göre eğiriliğin ilerleyişi daha hızlıdır. Doğumsal kontraktüel araknodaktilinin omurga tutulumunda görülen skolyoz erken başlar, hızlı ilerler. Bazı hastalarda hastalığın ilerleyişi durdurulabilirken bazı durumlarda daha agresif tedavilerin izlenmesi gerekebilmektedir. Bu durum genellikle skolyozun altında yatan sebebe bağlıdır.

Adinamik kemik hastalıkları olarak sınıflandırılan, kemik yapım ve yıkımının azaldığı metabolizma bozukluklarında skolyoz görülebilir.

Sebebi bilinmeyen skolyozun genetik bir yatkınlık zemininde geliştiği düşünülmektedir.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Teşhisi

Omurgadaki eğrilik çekül testi ile ortaya konabilir. Bu testte ucunda ağırlık olan ip, kişinin yedinci boyun omurunun sırttan hissedilen çıkıntısından hizalanarak sarkıtılır. Ucundaki ağırlıkla ipin, kişinin her iki kalçasının ortasından geçmesi beklenir. Sağından veya solundan geçmesi skolyozu gösterir. Bu teknik günümüzde, yeterince hassas olmaması sebebiyle önemini yitirmiştir.

Esası su terazisi olan skolyometre kullanılarak kişinin omurgasındaki eğiklik ölçülebilir .

Radyolojik muayenede kafatasının bazı kemiklerini (oksiput) ve leğen kemiğini (pelvis) içine alan, kişi ayaktayken çekilen bir direk grafi (röntgen) tanı için en uygun görüntülemedir. Ayrıca çekilen ön-arka grafilerden eğriliğin açısı (skolyoz açısı) belirlenir.

Kifoz (omurganın sırta doğru dış bükey olacak şekilde eğikliği) ve lordoz (omurganın sırta doğru iç bükey olacak şekilde eğikliği) skolyoz ile beraber görülebilir ve sırttan çekilen grafi bu deformitelerin görülmesi için uygun olmayabilir. Omurganın tam olarak değerlendirilmesi için röntgen sağ-soldan da çekilmelidir.

Eğriliklerin şekli, yeri ve sayısı hastalığın sebebi hakkında ipuçları verebilir. Kişi eğilirken çekilen grafiler omurgadaki deformitenin eksikliği ve düzelebilirliği hakkında bilgi verir. Skolyozun açısı, deformitenin altında yatan patoloji hakkında da fikir verebilir. Örneğin; Marfan sendromuna bağlı deformitelerde genellikle açı 40 derecenin üstündeyken tanı konur ve ilerleme idiopatik skolyoz (deformitenin altında yatan sebep tespit edilmemiş olan skolyoz hastaları) hastalarından daha hızlıdır.

Sakral agenezi durumunda, bebek anne karnında iken yapılan ultrasonografi sonucunda bebekte skolyoz teşhis edilebilir.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Tedavisi

Skolyoz tedavisinin temelinde üç seçenek vardır, hastaların özelliklerine göre bu seçeneklerin biri veya birkaçı uygulanır.

  • Gözlem: Özellikle başka bir sağlık probleminin eşlik etmediği, 20 derecenin altındaki eğikliklerde kullanılır.
  • Korse Tedavisi: Eğrilik derecesi 20-40 arasında olan büyüme çağındaki hastalar için uygun yöntemdir. Korse kullanılamadığı durumlarda (genellikle çok küçük yaş çocuklarda kullanılamaz) düzeltme ve gövde alçıları kullanılmaktadır. Uygun korsenin günde 20-23 saatlik kullanımının, ameliyat gereksinimini azalttığı gösterilmiştir.
  • Cerrahi tedavi: Eğriliğin 40 dereceyi aştığı, büyüme çağındaki hastalar için cerrahi tedavi kaçınılmazdır. Akciğer gelişimi tamamlanmış kişilere düzeltme ve spinal füzyon (omurga sabitleme) ameliyatları uygulanmaktadır. İşlemde vida-çubuk implantlar kullanılmaktadır.

Skolyoz bilinen bir sebebe bağlı gelişmekteyse, sebebin önüne geçilmeye, en azından sebep kontrol edilmeye çalışılır. Bacak kısalığına bağlı skolyozlarda, ayakkabılarda iki bacak uzunluğunu eşitleyecek platformların kullanılması işe yarayabilir. Kasların eşit olmayan etkisine bağlı gelişen eğriliklerde, kasılmayan taraftaki kaslar egzersizlerle güçlendirilebilir.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Tedavi Edilmezse

Eğriliğin 80-100 dereceye ulaştığı durumlarda, kaburgalar göğüs kafesinin hacmini daraltacak şekle girebilirler. Özellikle akciğerlerin gelişme döneminde olduğu kişilerde eğriliklerin bu seviyeye varmasının önüne geçilmelidir.

Kişinin vücudu asimetrik olacağı için yürüyüş bozuklukları görülür, bel ağrısı sıktır. Hareketler kısıtlanmıştır. Skolyoza ne kadar erken müdahale edilebilirse hareket kısıtlılığının önüne geçilme şansı o kadar artmıştır.

Skolyoza (Omurga Eğriliği) Ne İyi Gelir?

Skolyozun sebebine bağlı olarak farklı uygulamalar ağrıları rahatlatabilir. Tortikollis (boynun bir felç sebebiyle bir tarafa çevrili kaldığı durum) görüldüğünde fizyoterapistlerin önerisi doğrultusunda kısalmış kasa masaj uygulanması ve boyna germe egzersizleri yapılması bebek hastalarda etkilidir. Boynun çevrilemediği tarafa yavaş yavaş döndürülmesi altta yatan duruş bozukluğunun düzeltilmesi yoluyla skolyoz gelişimini önleyebilir, skolyozu ortadan kaldırabilir.

Omurganın her üç düzlemde de hareket ettirilmesine bağlı 3D egzersizler, sebebi bilinmeyen skolyozda uygulanabilir. Sebep ortadan kaldırılamasa da kişiye özel planlanması gereken bu egzersizler ilerlemeyi ve eğriliklere bağlı ağrıları engelleyebilir.

Skolyoza (Omurga Eğriliği) Ne İyi Gelmez?

Ağırlıkların yanlış taşınması, tek omuza yüklenilmesi, sırta fazla yük bindirilmesi skolyozda şikayetleri artırabilmektedir.

Skolyoz hastaları, ağrı çekmeleri ve hareket kısıtlılıkları sebebiyle fiziksel etkinliklerden uzak durabilmektedir. Ancak omurgayı tutan kasların güçlendirilmesi, kişinin hareket esnekliğini koruması fiziksel aktiviteyle belli bir seviyede sağlanabilir. Ayrıca cerrahi operasyon geçirecek hastaların hareketli olmaları operasyonda oluşabilecek olumsuz durumları en aza indirir ve iyileşme sürecini hızlandırır. Skolyoz hastalarının durumlarına uygun egzersizleri yapmaları önerilmektedir.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) İlaçları

Skolyozda kullanılabilecek ilaçların omurga eğriliğini düzeltecek etkisi bulunmamaktadır. Ancak omurga eğriliğinin altında yatan sebebe yönelik ilaç kullanımı skolyozda etkili olabilir. Metabolizma bozukluklarına bağlı skolyozlarda hormonal dengenin ilaçlarla sağlanması, skolyozu ortadan kaldırabilir. Bu hastalarda genellikle düşük olan parathormonun (PTH) yerine konması skolyozu olumlu etkiler. Bu hastalarda PTH değerlerinin yükseltilmesi için teriparatid ilacı kullanılmaktadır.

Non steroid antiinflamatuar ilaçlar (ibuprofen vb.) skolyoza bağlı ağrıların giderilmesi için kullanılabilir.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Ameliyatı

Skolyoz eğrilik açısının 50 dereceyi geçmesi, cerrahi tedavinin tercih edilmesi için uygun bir noktadır. Eğriliğin daha fazla ilerlemesi göğüs kafesinin akciğere bası yapmasına, akciğerin gelişiminin engellenmesine ve/veya solunum güçlüklerine sebep olabilir. Bu evrelere ilerlemiş skolyozda ameliyat önemli bir tedavi seçeneğidir. Ameliyat sonrasında eğrilik yalaşık %70 düzelir, dışarıdan fark edilemez hale gelir.

Skolyoz ameliyatlarında tercih edilebilecek farklı yöntemler vardır.

Klasik skolyoz cerrahisinde, hastanın omurlarının şekli düzeltilir ve tekrar bozulmaması için omurlara tutturulan özel vidalar platin çubukla sabitlenir. Bu tedavi vücut şeklinin korunmasına yardımcı olurken kişide hareket kısıtlılığına sebep olur.

İpli füzyonsuz skolyoz ameliyatı denen işlemde, kapalı ameliyatla, küçük deliklerden omurlara yerleştirilen vidalar bu kez esnek bantlar aracılığıyla birbirine bağlanır. Bu yöntem, kişiye daha esnek hareket olanağı sunarken kişinin boyunun uzamasıyla gerekebilecek sonraki işlem sayısını da azaltmaktadır.

Bebeklerde Skolyoz (Omurga Eğriliği)

Bebeklerde omurga eğrilikleri ortaya çıkabilir. Zor doğumlarda sternocleidomastoideus (SCM/SKM) kasının hasar görmesi ve bebekte tortikollis adı verilen bir felç gelişmesi, boynun duruş bozukluğuna bağlı olarak omurgada eğrilik oluşmasına sebep olabilir. Serebral palsi gibi çeşitli nöromusküler (sinir ve kasları etkileyen) hastalıklarda görülen kas bozuklukları da skolyoz gelişimine sebep olabilir. Bu bebeklerdeki kas bozukluklarına uygun tedavi uygulanmalı, bebekler gelişimleri süresince skolyoz açısından kontrol edilmelidir. Kemikler gelişim evresindeyken skolyozun ilerleyişi hızlıdır.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) için Hangi Doktora Gidilir?

Çocuklukta fark edilen skolyozların Pediatristlere danışılması uygun olabilir. Bunun dışında skolyozun sebep olduğu sorunlara göre farklı bölümlerden destek alınabilir. Ancak tedaviyi planlayacak ve gerek görüldüğünde cerrahi operasyonu uygulayacak doktorlar Ortopedisttir. Tedavi cerrahi olmadığındaysa Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümü tarafından yönetilmektedir.

Çocuklar için omurgada bir eğrilik, hareket kısıtlılığı fark edildiğinde; yetişkinlerde sırt ağrıları, duruş bozuklukları, giyilen eteğin kısa ve eğik durduğunun fark edilmesi, boyun kısa ölçülmesi gibi durumlar görüldüğünde hekime başvurulması gerekir. Skolyoz, çeşitli sebeplere bağlı olarak hızlı ilerleyebilir, uygun tedaviye erken başlanması önemlidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
3
0
Makeleyi Paylaşın

Skolyoz ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Eğrilik, belli bir omurdan başlar ve diğer bir omurda sonlanır. Bunların dışındaki omurlar başka bir eğrilik yoksa orta hatta sıralanmaktadır. Yatay düzleme göre en eğik iki omurdan (bunlar eğriliğin başlangıç ve bitişidir) üstte olan eğriliğin üst ucu, altta olan eğriliğin alt ucudur. Eğriliğin üst ucunu oluşturan omurun üstünden ve alt ucunu oluşturan omurun altından çekilen çizgiler arasında kalan açı cobbs açısıdır. Cobbs açısının büyümesi, eğriliğin arttığını gösterir. Eğrilik açısına göre tedavi seçenekleri değişmektedir.

Çocuklukta görülen skolyoz kemik büyümesinin hızlanmasıyla ergenlikte artar. Ergenliğin sonlarında kızlarda 15, erkeklerde 17 yaşlarında durur. Ancak ilerleyen yaşlarda duruş bozuklukları, ağırlık kaldırma, osteoporoz (kemik erimesi) gibi tetikleyici etkenler eğriliğin ilerlemesine sebep olabilir.

Yapısal olmayan skolyozlarda sebebinin düzeltilmesiyle skolyoz tamamen düzelebilir. Yapısal skolyozlarda düzelme, tedavinin başlandığı eğrilik derecesine bağlıdır. 30 derecenin altında yakalanan eğriliklerde egzersiz ve korse tedavisi %70-80 oranında başarılıdır. Skolyoz tedavisinin etkinliğini belirleyen pek çok etken vardır. Özellikle Marfan sendromu veya osteoporoz (kemik erimesi) durumlarıyla birliktelik gösteriyorsa, genellikle eğrilik 40 dereceyi aşar ve cerrahi düzeltme gerekir. 40 derecenin üzerindeki skolyoz eğriliklerinde tedavilerin başarı oranı giderek azalır.

Ağrı, erişkin skolyozunda sık görülen bir durumdur. Skolyoz ilerlemesine rağmen ağrı olmayabilir, tedaviler skolyozun derecesine göre verilir. Ağrının olmaması cerrahi tedavinin uygulanmayacağı anlamına gelmemektedir. Skolyozda ağrı, duruş bozukluklarına veya omurların bacaktaki ağrı hissini ileten sinirleri sıkıştırmasına bağlı ortaya çıkabilir. Çocuklarda görülen skolyozlardaysa genellikle ağrı yoktur.

Omurgayı tutan kasların sağlamlığı, skolyozun sebep olduğu eğri görüntüyü ve ağrıları azaltabileceği için skolyoz hastalığında spor yapılması önerilmektedir. Ancak ağırlık kaldırma egzersizleri omurlardaki dönme ve eğrilmeleri artırabileceği için skolyoz hastasının spor esnasında veya günlük hayatında ağır kaldırması önerilmemektedir. Skolyoz egzersizlerininse, korse kullanan hastalarda, korsenin gün içinde takılı olmadığı sırada yapılması önerilmektedir. 20-40 derece dışı eğrilikleri olan ve korse kullanmayan hastalar skolyoz egzersizlerinden özel bir yarar sağlamaz, mümkün olan herhangi bir egzersizin  yapılması uygun olacaktır.

Duruş bozukluklarının düzeltilmesi 20 dereceden az olan eğriliklerde önemli bir düzelme sağlayabilir.