Kulak Çınlaması

Kulak Çınlaması (Tinnitus), herhangi bir uyaran olmadan kulakta ya da kafa içerisinde ses algılanması durumudur. Sorun teşhis edilerek tedavi süreci yürütülmektedir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus) Nedir?

Herhangi bir akustik uyarı (sesli uyaran) olmadan, kulakta ya da kafa içinde ses algılanmasına kulak çınlaması yani Tinnitus denilmektedir. Kulak çınlaması bir hastalık olmayıp bir belirtidir. Bazen sol kulak çınlaması görülürken bazen de sağ kulak çınlaması görülebilir. Bazı durumlar da ise hem sol hem de sağ kulak birlikte çınlayabilir. Birçok farklı tonlarda olabilen kulak çınlaması değişik tipte sesler ile kendini gösterebilir. Yüksek veya alçak düzeyde kulak çınlaması olabilir. Ayrıca sesler tipine göre vızıldama tarzında duyulabilir. Buna ek olarak gürleme ve tıslama gibi pulsatil (vuruşlu) tarzda sesler ile kendini gösterebilir. Sabit seslerden oluşan kulak çınlamaları da vardır. Yüksek frekansa sahip kulak çınlamaları ise düşük frekanslı kulak çınlamalarına göre daha rahatsız edicidir.

Kulak çınlaması genellikle 40-70 yaşlarında görülürken çocuklarda görülmesi nadirdir. Erkek ve kadınlarda görülme oranı ise hemen hemen eşit düzeydedir. Hastalar sesi, vızıltı, zil sesi, homurtu, fısıltı olarak aktarabilirler. Toplumun genelinde %17 oranında görülürken yaşlı bireylerde görülme oranı %33 ‘tür.

Kulak çınlaması objektif (nesnel) ve subjektif (öznel) olarak iki ana gruba ayrılır.

  • Objektif kulak çınlaması: Hastaların çınlama olarak duydukları ses dışarıdan yani doktor ve ya başka biri tarafından da duyulabilir. Ayrıca genellikle pulsatil (vuruşlu) tarzda duyulan bir sestir. Objektif kulak çınlamasına sebep olan birçok faktör vardır. Bunlar arasında sık olarak karşılaştığımız damarsal anormallikleridir. Arteriyovenöz fistüller (atar damar ve toplardamar arasında oluşan kanal) bunlar arasında en sık görülenlerdendir. Genellikle konjenital (doğumsal) olup nadir olarak sonradan gelişebilir. Gebelikte artış gösterir. Boyunda şişliğe sebep olabilir. Venöz hum (vızıltı) şeklinde duyulur.
  • Subjektif kulak çınlaması: Objektif kulak çınlamasına göre daha sık görülen ve hastalar etraflarında oluşmayan, başkaları tarafından duyulmayan seslerden şikayetçidirler. Bu sesi sadece hasta ifade etmektedir. Doktor veya başka biri tarafından duyulmaz. Pulsatil olmayan ya da Sensörinöral Tinnitus denir. Oluşumu daha komplekstir. Genellikle 50 - 70 yaşlarda görülür. Objektif kulak çınlamalarına göre daha sık. Hafif ve şiddetli olmak üzere ikiye ayrılır. Hafif kulak çınlaması hasta tarafından ara sıra, sessiz ortamlarda duyulur ve rahatsız edici değildir. Şiddetli kulak çınlaması ise hastanın yaşam kalitesini azaltan ve çok rahatsız edici bir kulak çınlaması oluşur. Ses sadece hasta tarafından duyulur ve çoğu zaman nedeni saptanamaz. Kulak çınlamasına neden olan bozukluk dış kulak yolundan işitme merkezine kadar herhangi bir noktada olabilir. Kulak çınlamasına neden olan bozukluk daha çok iç kulak ve akustik sinirdedir. Akustik sinirde meydana gelen aksiyon potansiyelindeki (nöral deşarj) fazla aktivite sonucu meydana geldiği düşünülmektedir.

Subjektif kulak çınlamasına neden olan faktörler:

Otolojik (kulağa bağlı) faktörler

  • Presbiakuzi (yaşlılık sağırlığı)
  • Gürültüye bağlı işitme kaybı
  • Meniere hastalığı
  • Otoskleroz
  • Buşon (kulak kiri), enfeksiyon, tümör, Kronik ototis media (süreğen orta kulak yolu iltihabı)
  • Akustik Nörinom

Metabolik fonksiyon

Nörolojik bozukluklar

Farmokolojik (ilaca bağlı) faktörler

  • Asetilsalisilik asit
  • NSAİD (non steroid antienflamatuvar ilaçlar)
  • Aminoglikozitler
  • Ağır metaller

Dental faktörler

  • Temporomandibular eklem sendromu

Psikolojik faktörler

Kulak Çınlaması (Tinnitus) Belirtileri

Kulak çınlaması kendi başına bir belirti olup kişi tarafından vızıltı (venöz hum) şeklinde, zil sesi olarak, homurtu veya fısıltı olarak aktarabilirler. Bazı hastalarda farklı birden fazla kulak çınlaması çeşidi olabilir. Kulak çınlaması dışarıdan da duyulabilirken sadece hastanın kendisi tarafından da duyulabilir. Kulak çınlamasının şiddeti kişiden kişiye ve hastalığın sebebine göre değişmektedir. Kişinin günlük yaşamını etkilemeyecek şekilde hafif kulak çınlaması olabilirken kişiyi aşırı derecede rahatsız eden şiddetli şekilde kulak çınlaması da görülebilir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus) Nedenleri Nelerdir?

Kulak çınlamasına birçok faktör sebep olabilir. Kulak çınlamasına sebep olabilecek bazı risk faktörleri vardır. Bunlar; patlamalar gibi akut (ani) yüksek sese maruz kalmak, çalışma koşulları veya kişinin mesleğinden dolayı kronik (süreğen) gürültüye maruz kalmak, kişinin işitme seviyesinde düşme olması kulak çınlamasına zemin hazırlayan faktörlerdir.

Kulak çınlaması oluşum sebeplerine göre dörde ayrılır;

Fizyolojik (bir hastalığa bağlı olmaksızın, normal) kulak çınlaması: Kafa içerisinde oluşan normal vücut seslerinin duyulmasıdır. Eğer herhangi bir rahatsızlığı olmayan insanlar bile sessiz bir ortamda iken kendilerini dinlerlerse, birçoğu içlerinden bazı seslerin geldiğini hissederler. Bu sesler; dolaşım sesleri, kas titreşimleri, kulak zarı ve koklear sıvı hareketleri ile oluşan seslerdir.

Patofizyolojik (bir hastalık olarak adlandırılmayan anormal durumlar) kulak çınlaması: Gürültüye bağlı olarak gürültüye maruz kaldıktan sonra saniyeler ile günler arasında değişen süreler ile kulak çınlaması oluşabilir. Hastaların %62‘sinde neden gürültüye bağlıdır. Sürekli gürültü ortamında bulunan kişilerde daha sık görülür. Hastalarda 3-8 Khz arasında işitme kaybı vardır. Kulak çınlaması frekansı ile gürültü kaybının en çok olduğu frekans çakışır.

İlaç kullanımına bağlı olarak da kulak çınlaması gelişebilir. Sık olarak kulak çınlamasına sebep olan birçok ilaç vardır. Salisilat ağrı kesici, ateş düşürücü gibi etkileri olan ve yan etki olarak kulak çınlamasına sebep olan bir ilaç grubudur. Aynı şekilde Non Steroid Anti İnflamatuvar ilaç kullanımında da kulak çınlaması görülebilir. Ek olarak kininler, Loop diüretikler, Aminoglikozidler, Antineoplastik ilaçlar, Antidepresanlar, Antihistaminikler, Beta-blokerler gibi ilaç kullanımlarında da kulak çınlaması görülebilir. En sık salisilatlar ve aminoglikozidler kulak çınlamasına neden olurlar. Ayrıca kafein ve alkol kullanımı da kulak çınlamasına neden olabilir. Ayrıca bazı sedatif (sakinleştirici) ve bağımlılık yapıcı ilaçların aniden kesilmesi geçici kulak çınlamasına sebep olabilir.

Patolojik (hastalığa bağlı) kulak çınlaması: Palatal Myoklonus ve Orta Kulak Kas Myoklonusu gibi kas hastalıkları kulak çınlaması yapabilir. Temporomandibular eklem bozukluğu da uğultu şeklinde kulak çınlaması yapar. Patent östaki tüpü de solunumsal bir hastalık olup kulak çınlamasına neden olabilir. Bunlara ek olarak arteriyovenöz fistüller ve arter (atardamar) gibi vasküler (damarsal) anomaliler de kulak çınlaması yapabilir.

İletimsel kulak çınlaması ise herhangi bir orta kulak bozukluğu ile ortaya çıkan veya artan bir durumdur. İletimsel işitme kaybı ile birlikte oluşan kulak çınlamasının oluşma mekanizması, çevresel seslerin maskeleyici etkisinin azalmasıyla birlikte 8. kraniyal sinirin (vestibula koklear sinir) aktivitesinde azalmasıyla kulak çınlamasının algılanması ve ya spontan (kendiliğinden) oluşan çınlamaların artması veya var olan sensorinöral, fizyolojik veya kulak dışı sebeplere bağlı kulak çınlamasının artması ile açıklanabilir.

Kulak çınlaması vakalarının çoğu koklea (iç kulağın bir bölümü) içerisindeki bir bozukluk sebebiyle ortaya çıkar. Buna sebep olan birçok faktör vardır. Yaşa bağlı oluşan işitme kaybı gerçekleşir. Yaş ilerledikçe işitme kaybında artış gözlenir. Gürültüye bağlı da işitme kaybı gerçekleşebilir. Uzun süreli gürültülü ortamda kalınan durumlarda gürültüye bağlı işitme kaybı gerçekleşebilir. Baş veya kulak travmasına bağlı olarak da çınlama gelişebilir. Ek olarak endolenfatik hidrops, koklear vasküler (damarsal) yetmezlikler veya viral enfeksiyonlar da en sık kulak çınlamasına sebep olan etkenlerdendir. Koklea dışında VIII. sinir patolojileri ve santral patolojiler de kulak çınlamasına sebep olabilir.

Ayrıca çene eklemi problemleri, ısırma bozuklukları, servikal (boyun eklemleri) spondiloz, servikal yaralanma, vertebral arter basısı veya spazmı da kulak çınlamasına sebep olabilir.

Kulak çınlaması şikayeti olan bir kişide kulak çınlamasına sebep olabilecek bir durum bulunamadığında akla psikolojik nedenler gelmelidir. Kişi işitsel halüsinasyon yaşıyor olabilir.

Pseudotinnitus (yalancı kulak çınlaması): Çevreden duyulan seslerin kulak çınlaması olarak algılanması veya kulak çınlamasını arttırıcı rol oynaması sık görülen bir durumdur. Ev içi makinelerinden, su borularından, kablolardan ve uzaktaki trafikten gelen sesler kulak çınlaması gibi algılanabilir. Pseudotinnitus tanısında, hastadan alınan hikâye çok önemlidir. Bu seslerin sadece belli odalarda veya belli ortamlarda duyulması ile tanı konulabilir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus) Teşhisi

Kulak çınlaması yaşayan hastaları değerlendirirken anamnez ve muayene ile otolojik (kulağa bağlı), kardiyovasküler sistem, metabolik, nörolojik (sinir sistemine bağlı), dental (dişe bağlı) ve psikolojik problemler araştırılmalıdır. Anamnezde öncelikle öğrenilmesi gereken çınlamanın karakteridir.

  • Pulsatil (vurucu) bir kulak çınlaması öncelikle kardiovasküler problemleri düşündürmelidir. 
  • Yüksek tonda duyulan, zil çalışı şeklinde veya fısıltı şeklindeki kulak çınlaması zarar verici ilaç kullanımı sonucunda oluşan iç kulakta bulunan koklea yapısına bağlı (koklear) hasara bağlı olabilir. 
  • Kaba tonda ve uğultu şeklinde duyulan kulak çınlaması otoskleroz ve diğer ileti tipi işitme kayıplarında duyulur. Zil sesi, çan sesi ve fısıltı gibi çınlamalar şeklinde duyulan sesler sensorinöral işitme kayıplarına spesifik bir çınlama türüdür.
  • Deniz dalgalarının oluşturduğu sese benzer ve rüzgar uğultusu gibi sesler duyulduğunda ise Meniere hastalığı düşünülmelidir. Meniere hastalığı nöbetler halinde hissedilen bir hastalıktır.
  • Dış kulak yolunda oluşan fronküllerin (çıban) başlangıcında veya yaygın kulağın dış tarafında oluşan otitlerde (kulak iltihabı) kalp atımının kulakta duyulması gibi bir şikayet olabilir. 
  • Orta kulak iltihaplarında kulakta sıvı sesi gibi bir ses duyulabilir. Ayrıca kaba tonlu ve uğultu şeklinde çınlama duyulabilir. Ek olarak ağrı ve kulakta dolgunluk olabilir.
  • Akustik nörinom hastalığında kulak çınlaması şikayeti ilk belirtilerden biridir ve tek taraflı işitme kaybı ile birlikte görüldüğünde, akustik nörinom tanısına yaklaştırır. 
  • Masseter kas (çiğneme kası) miyozitine (kas yangısı) bağlı çiğneme sırasında bazı sesler işitilebilir. Levator veli palatini kas (damak kası) disfonksiyonunda (işlevsizliğinde) çıtırtı veya şaklama gibi sesler duyulur. 
  • Mandibular (çene) eklem bozukluklarında tiz bir zil sesi, uğultu ve dolgunluk mevcuttur. Çınlama genellikle geceleri artmaktadır ayrıca diğer kulak yastığa gelerek yatıldığı zaman kulak çınlaması artma eğilimindedir.
  • Glomus tümörlerinde çınlama vurucu bir şekilde duyulur. 
  • Herhangi bir anlamı olmayan fısıldama, hışırdama, üfleme gibi sesler duyulabilir. Ayrıca müzikal tarzda sesler, tekrarlayıcı nitelikte duyulan anlamlı kelimeler ve çağrışımlar psikolojik sebeplerden kaynaklanan seslerdir.

Anamnezde; hastanın çalışma ortamı, ailesinde işitme kaybı hikâyesi, yaşı, kullandığı ilaçlar, geçirilmiş kafa travması, yüksek sese maruz kalma gibi etiyolojik faktörler öğrenilmelidir. Kulak çınlamasını diğer hastalıklardan ayırmak için duyulan sesin karakterini iyi sorgulamak gereklidir. Bunun dışında beraberinde bulunan başka şikayetlerin de sorgulanması çok önemlidir. Başlangıcı, gürültüye maruz kalma, kafa travması, viral enfeksiyon gibi durumlar sorgulanmalıdır. Tam olarak hangi bölgede çınlama hissedildiği, çift taraflı mı yoksa tek taraflı mı olduğu, kafa içinde çınlama hissedip hissetmediği, sesin karakteri (çan sesi, tıslama, gürleme, kükreme, uğultu fısıltı, cırcır böceği sesi, çoklu sesler), gürültüsü ve frekansı (ince- kaba) sorgulanmalıdır.

Ayrıca yüksek tansiyon, kolesterol birikimi ve diğer vasküler (damarsal) hastalıklar akım bozukluğuna bağlı, tiroid fonksiyon bozukluğuna bağlı ve anemi (kansızlık), vitamin A ve B eksikliğine bağlı kulak çınlaması oluşabilir.

Kulak çınlaması bulunan hastaları değerlendirirken tam bir fizik muayene yapılmalıdır. Bununla birlikte baş boyun bölgesi ve kulak bölgesinin bir stetoskop ile dinlenmesi gereklidir. Ayrıca detaylı kulak muayenesi yapılmalıdır. Ağız ve yumuşak damağın inspeksiyonu (gözlemlenmesi) ve temporomandibular eklem muayenesi gereklidir. Muayene edilen her hastanın her iki koldan da tansiyonu ölçülmeli, tam kan sayımı ve biyokimya incelenmesi yapılmalıdır. Bunlara ek olarak detaylı bir nörolojik muayene yapılmalıdır.

  • Odyolojik (işitme) değerlendirme: Tüm bu testlerin dışında odyolojik incelemeler Tinnitus tanısında çok önemli bir yer tutmaktadır. Genellikle işitme kaybı eşlik eder. Timpanometrik (kulak zarı) inceleme ve akustik refleks ölçümleri yapılmalıdır. Akustik nörinom düşünülen vakalarda ABR testi yapılmalıdır. ABR testi işitme testleri arasında en objektif olan testtir. Elektrokokleografi ise meniere hastalığı ve perilen şüphesi olanlarda yapılmalıdır. Eşlik eden vestibüler semptomlar (belirtiler) var ise ENG testi yapılmalıdır.
  • Radyolojik değerlendirme: Gadolinyumlu MR işitme kaybı olsun ya da olmasın açıklanmayan tek taraflı akustik nörinomu ekarte etmek (dışlamak) için yapılmalıdır. Çift taraflı simetrik veya asimetrik işitme kayıplarında MR çekilmelidir. Otoskleroz, page hastalığı gibi patolojilerde (otik kapsül patolojilerinde) Temporal Bilgisayarlı Tomografi çekilmelidir.
  • Metabolik ve alerji testleri: Seçilmiş vakalarda; tam kan sayımı, kan lipidleri, açlık kan şekeri, sedimantasyon hızı, ANA, RF, TFT, FTA-ABS, E-Western-Blot test (iç kulak antijenlerine karşı antikor tespiti) gibi parametrelere bakılmalıdır. Alerji öyküsü olanlarda alerji testi yapılmalıdır.

Kulak Çınlaması (Tinnitus) Tedavisi

Olguların %5'inde neden bulunabiliyor ve başarılı bir şekilde tedavi ediliyor. Tespit edilen nedenler arasında otoskleroz, aşırı serumen (kulak kiri), yüksek doz salisilat, akustik tümörler olarak sayılabilir. Nedeni tespit edilen hastalarda neden olan faktörün tedavisine yönelik girişimlerde bulunulmalıdır. Olguların %35‘i tedaviye ihtiyaç duymazken, %53’ü tedaviye gereksinim duyuyor. %12’si ise acil olarak tedavi ihtiyacı duyuyor.

  • Maskeleme: Maskelemenin dayandığı kural bir sesin başka bir ses ile maskelenebileceğidir. Maskeleme yöntemi işitme cihazları kullanılarak ya da özel çınlama aletleri ile yapılabilir. İşitme azlığı ile birlikte olan Tinnituslar'da öncelikle işitme cihazı denenmelidir. Kulak çınlaması şikayeti bulunan hastaların yaklaşık %20 si maskelemeye uygundur ve bunların %60'ı genellikle maskelemeden fayda görür. Bundan dolayı hastalara bu yöntemin etkinliği hakkında bilgi verilmeli ve bu yöntemin tam bir tedavi yöntemi olmadığını bilmelidirler.
  • Habituasyon Tekniği: Amaç kulak çınlaması algısını ve rahatsızlığını azaltmaktır fakat kulak çınlaması tamamen yok olmamaktadır.
  • TRT (tinnitus retraining terapy): Kulak çınlaması algısını bozmaya yarayan bir tekniktir. Yoğun bir danışmalık ve binaural geniş band gürültü jenaratörlerinin kullanımını gerektirir (Viennatone maskers) Günde en az 6 saat kullanılmalıdır. Bu yöntemden fayda görmek için bu tedaviye en az 12 ay devam edilmelidir. Ek olarak 6 ay daha terapi önerilir. % 84 oranında başarı sağlanmıştır.
  • Biofeedback: İşitme normal, eşlik eden anksiyete (kaygı), gerilim tipi baş ağrısı, TME hastalıkları olan olgularda maskeleme başarısız ise kullanılmalıdır. İğne ve yüzeyel elektrodlar kullanılmaktadır. En az 2 hafta süre ile ve 15-50 dakika süren seanslar gereklidir.
  • Elektrik sitümülasyonu: Maskeleme için aday olmayan hastalar için düşünülür. Elektrik ile bir uyarım söz konusudur.
  • TENS (transkutanöz sinir sitümilasyonu): Akut (ani) ve kronik (süreğen) ağrı tedavisinde kullanılır. Olguların üçte birinde kulak çınlaması şikâyetlerinde rahatlama bildirilmiştir.
  • Akupunktur: Son yıllarda nöral ağrı yolları ile kulak çınlaması arasında ilişki olduğu belirlendiği için kulak çınlamasında etkili olabileceği düşünülmektedir.
  • Medikal tedavi: Tedavide en sık ilaçlar kullanılmaktadır. Fakat FDA'nın ( Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onayladığı ilaç halen yoktur. Betahistin Hidroklorür ve Ginkgo Biloba Ekstreleri vazodilatator (damar genişletici) etki ile iç kulağı beslenmesini arttırırlar. Betahisiti 1 ay süre ile kullanıldıktan sonra tedavi etkinliği değerlendirilir. Kortikosteroidlerin zar içine uygulanması kulak çınlamasını baskıladığına ait çalışmalar vardır. Bu alanda yetişmiş KBB uzmanları tarafından uygulanır. Aminoglikozidler ise vestibülotoksik ve kokleotoksik (iç kulak yapılarına zarar vermesi) etkilerinden dolayı intratimpanik (kulak zarı içine) yolla kullanım şekilleri mevcut. Meniere hastalığında %63 oranında kulak çınlamasında gerileme tespit edilmiştir. Bu uygulama da alanında yetişmiş KBB uzmanları tarafından uygulanır. Sentetik PGE1 analoğu misoprostol (cytotec) santral sinir sisteminde vazodilatasyon yaparak koklear kan akımını artırdığı ve kulak çınlamasını azalttığı gösterilmiştir. Antidepresanlar ise kulak çınlamasına bağlı anksiyeteyi (kaygıyı) azalttığı için kullanımı tercih edilebilir. Alprazolam antidepresanlar içinde en sık kullanılan antidepresandır. Çinko ise koklear (iç kulağa ait bir yapı) yapılarını korur. % 46 oranında başarı bildirilmiştir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus) Ameliyatı

Nedene yönelik cerrahi yapılır. Glomus tümörü, akustik nörinom, Meniere hastalığı, otoskleroz gibi hastalıklarda cerrahi uygulanabilir.

Diğer bir cerrahi yaklaşım iskemi (yetersiz kanlanma) teorisine dayanmaktadır. Stellat ganglion blokajı veya çıkartılması ile işlem gerçekleştirilir. Alanında deneyimli KBB uzmanları tarafından uygulanır.

Koklear implant ise kulak çınlaması tedavisi için kullanılmaz fakat kulak çınlaması derin işitme kaybı ile birlikte olduğu için, koklear implant operasyonu sonrası kulak çınlaması şikayetlerinde azalma saptanmıştır.

Kulak Çınlaması (Tinnitus) Tedavi Edilmezse

Kulak çınlaması şiddetli olgularda oldukça rahatsızlık veren bir şikayettir. Kulak çınlamasının şiddetli olduğu olgularda hastada depresyon veya anksiyete (kaygı) bozukluğu gelişebilir. Ayrıca kulak çınlamasına neden olan birçok hastalık olduğundan altta yatan neden araştırılmalıdır. Kulak çınlaması birçok hastalığa ait bir belirti olabileceğinden altta yatan nedenin bulunması önemlidir. Sürekli ve şiddetli olgularda kesinlikle bir KBB uzmanına danışılmalıdır.

Kulak Çınlamasına (Tinnitus) Ne İyi Gelir?

Gürültülü ortamlardan kaçınmak da kulak çınlamasının azalmasına faydalı olabilecek bir diğer faktördür. Depresyon veya anksiyete gibi psikolojik bozukluğu olan hastalar psikiyatrik tedavi altına alınmalıdırlar. Uzun süreli ve şiddetli kulak çınlamaları bazı psikolojik bozukluklara yol açabilir. Bu yüzden kulak çınlaması hastalarına psikolojik destek verilmelidir.

Kulak Çınlamasına (Tinnitus) Ne İyi Gelmez?

Kulak çınlamasına bazı besinlerin tüketimi sebep olabilir. Bunlar çikolata, çay, kola, ve kahve gibi kafein içeren maddelerdir. Bunları sık kullanmak kulak çınlamasına sebep olabilir. Sigara ve alkol tüketimi de kulak çınlamasını tetikleyen bir başka faktördür. Birçok ilacın kullanımı da kulak çınlamasına yol açabilir. Gürültülü ortamlarda bulunmak da kulak çınlamasına yol açabilir. Uzun süreli gürültülü ortamda kalmak kulak çınlamasını tetikleyen bir faktördür.

Kulak Çınlaması İlaçları

Kulak çınlaması tedavisinde en sık kullanılan yöntem medikal tedavidir. Ama buna rağmen FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi)‘ in onayladığı ilaç halen yoktur.

Kulak çınlaması tedavisinde kullanılan ilaçlar şunlardır:

  • Betahistin Hidroklorür ve Ginkgo Biloba Ekstreleri iç kulağın beslenmesini arttırarak kulak çınlamasının azalmasını sağlayan ilaçlardandır.
  • Kortikosteroidlerin zar içine uygulanması da kulak çınlamasını azaltabilen bir başka ilaç grubudur.
  • Aminoglikozidler de kulak çınlaması tedavisinde kullanılan bir başka ilaç grubudur. Vestibülotoksik ve kokleotoksik (iç kulak yapılarına zarar vermesi) etkilerinden dolayı intratimpanik (kulak zarı içine) yolla kullanım şekilleri mevcuttur.
  • Sentetik PGE1 analoğu misoprostol (cytotec) santral sinir sisteminin damarlarında genişleme yaparak koklear kan akımını artırdığı ve kulak çınlamasını azalttığı gösterilmiştir.
  • Antidepresanlar ise kulak çınlamasına bağlı anksiyeteyi (kaygıyı) azalttığı için kullanımı tercih edilebilir. Alprazolam antidepresanlar içinde en sık kullanılan antidepresandır.
  • Çinko ise koklear (iç kulağa ait bir yapı) yapılarını korur. % 46 oranında başarı bildirilmiştir.

Hamilelikte Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Progesteron hormonu hamile kadınlarda kulak çınlamasına neden olabilir. Hamilelik esnasında bu hormon normal zamandan 10 kat fazla üretilir.

Ayrıca hamilelerde yaşanan kulak çınlaması düşük ihtimalle de olsa gebelik zehirlenmesi belirtisi olabilir.

Kulak çınlaması özellikle de gebelik öncesinde olmayıp sonradan ortaya çıktıysa, hamile kadınlar için bir uyarı olarak yorumlanmalı ve zaman kaybetmeden doktora giderek muayene olunmalıdır.

Çocuklarda ve Bebeklerde Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Kulak çınlaması genellikle 40-70 yaşlarında görülmektedir. Çocuklar ve bebeklerde ise kulak çınlamasının görülmesi nadirdir. Çocukların çınlamayı tarif edip, bundan dolayı huzursuz olduğu durumlarda bir KBB uzmanına danışılmalıdır. Kulak çınlaması çocuk ve bebeklerden ziyade yaşlı toplumda daha sık görülmektedir. Toplumun genelinde %17 oranında görülürken yaşlı toplumda görülme oranı %33 ‘tür. Bebekler kulak çınlamasını tarif edemediği için bebeklerde anlaşılması çok zordur. Çocuklarda yaşanan kulak çınlamasının altında kulağa yabancı madde kaçması da olabilir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus) için Hangi Doktora Gidilir?

Kulak çınlaması şikayeti bulunan kişi şikayetlerinin sürekli veya şiddetli kulak çınlaması durumlarında Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümüne başvurmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
18
1
Makeleyi Paylaşın

Kulak çınlaması ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kulak çınlaması birçok sebepten dolayı oluşabilir. Yaşa bağlı olarak presbiakuzi (yaşlılık sağırlığı) sebebiyle, gürültüye bağlı olarak, meniere hastalığı ve otoskleroz hastalığına bağlı olarak kulak çınlaması gelişebilir. Buşon (kulak kiri), enfeksiyon, tümör, Kronik ototis media (süreğen orta kulak yolu iltihabı), akustik nörinom hastalığı da kulak çınlamasına sebep olabilir. Hipertiroidizm (tiroid hormon artışı), hipotiroidizm (tiroid hormone azalması), hiperlipidemi (kandaki lipit düzeyi artışı), çinko eksikliği, vitamin eksikliği gibi metabolik durumlar da kulak çınlamasına neden olabilir. Kafa travması, multiple skleroz hastalığı gibi nörolojik durumlar da kulak çınlamasına sebep olabilir. Ayrıca bazı ilaçların kullanımında da kulak çınlaması görülebilir.

Kulak çınlamasının öncelikle altta yatan sebebi belirlenmelidir. Sebebi belirlendiğinde daha etkin bir tedavi uygulanabilir. Kulak çınlaması tedavisinde sebebe bağlı olarak birçok farklı tedavi yöntemi kullanılır. En sık kullanılan yöntem medikal tedavidir. Ayrıca maskeleme, habitasyon tekniği gibi yöntemlerde kullanılabilir.

Kulak çınlamasının sebebine bağlı olarak farklı karakterde çınlama belirtileri vardır. Altta yatan nedene bağlı olarak farklı şiddette, farklı sürelerde kulak çınlaması görülebilir. Bazı durumlarda kulak çınlaması herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geçebilir. Olguların % 35 ‘i tedaviye ihtiyaç duymazken, % 53’ ü tedaviye gereksinim duyuyor. % 12 ’ si ise acil olarak tedavi ihtiyacı duyuyor.

Kulak çınlamasına neden olan birçok faktör vardır. Sinüzit (sinüslerin iltihabı) de kulak çınlamasına sebep olan bir diğer faktördür. Sinüzit hastalığının ilerlemiş olduğu durumlarda kulağı da etkileyerek kulak çınlamasına neden olabilir.

Kulak çınlamasına sebep olan birçok faktör vardır. Bunlar arasında metabolik faktörler de vardır. Hipertiroidizm (tiroid hormon artışı), hipotiroidizm (tiroid hormone azalması), hiperlipidemi (kandaki lipit düzeyi artışı), çinko eksikliği, vitamin eksikliği gibi metabolik durumlar da kulak çınlamasına neden olabilir. Hiperlipidemi yani kandaki yağ asitlerinin artışına bağlı olarak kulak çınlaması gelişir.