Ameliyat

Ameliyat, tanı koymak veya tanıyı doğrulamak, hasarlı dokuyu çıkarmak, dokuları ve organları onarmak, doku veya organ nakli yapmak veya kişinin dış görünüşünü değiştirmek amacıyla yapılan tüm cerrahi prosedürleri içine alan tıbbi bir terimdir.

Ameliyat Nedir?

Ameliyat; tanı koymak veya tanıyı doğrulamak, hasarlı dokuyu çıkarmak, dokuları ve organları onarmak veya yeniden konumlandırmak, doku veya organ nakli yapmak veya kişinin dış görünüşünü değiştirmek amacıyla yapılan tüm cerrahi prosedürleri içine alan tıbbi bir terimdir. Ameliyat önceden hasta ile planlanarak yapılabileceği gibi yaşamı tehdit eden bir durumda acil olarak da yapılabilir. Günümüzde teknik gelişmelerle birlikte birkaç farklı ameliyat türü vardır. Bunlar;

  • Açık Ameliyat: Geleneksel yaklaşım olarak bilinen açık ameliyat, cerrahın ilgili yapıları ve organları tam olarak görebilmesi için deri ve dokuların kesilmesini konu alır.
  • Kapalı Ameliyat: Büyük bir kesi gerektirmeyen, hastanın daha az ağrı ve daha hızlı iyileşmesini sağlayan minimal invaziv cerrahi yöntemlerinin (laparoskopi, endoskopi, sistoskopi, bronkoskopi, vb.) tümüdür. 

Ameliyat Öncesi Bakım, Fiziksel ve Psikolojik Hazırlık

Fiziksel olarak ameliyat için hazırlanmış hastalar daha iyi cerrahi sonuçlara sahip olma eğilimindedir. Preoperatif bakım (ameliyat öncesi bakım), hastanın cerrahi deneyimle ilgili bilgi ihtiyacını karşılar ve bu da korkularının çoğunu hafifletebilir. Ameliyattan sonra ne bekleyecekleri konusunda daha bilgili olan, hedeflerini ve fikirlerini ifade etme fırsatı bulan hastalar, genellikle ameliyat sonrası ağrı ve azalan hareketlilik ile daha iyi baş ederler. Preoperatif bakım, prosedürün minimal invaziv veya büyük bir cerrahi operasyon olmasına bakılmaksızın, herhangi bir ameliyattan önce son derece önemlidir.

Ameliyat Öncesi Hasta Hazırlığı

Hazırlık genellikle hastanın beslenme veya ilaç tedavisinden önce başlar.

Preoperatif öykü ve fizik muayene gibi spesifik aktiviteler, hasta ameliyathaneye gelmeden önce tamamlanır ve belgelenir. Bu işlem hastaneye veya ayakta tedavi kurumuna kabul edilmeden önce yapılabilir; hasta kabul öncesi test alanına geldiğinde diğer aktiviteler gerçekleştirilir.

Preoperatif fiziksel hazırlık, tüm hastaların anestezi, ağrı, sıvı ve kan kaybı, immobilizasyon ve doku travması streslerinin üstesinden gelmesine yardımcı olmak için tasarlanmıştır.

  • Tıbbi geçmiş ve fiziksel muayene: Doktor, doktor asistanı veya hemşire tarafından gerçekleştirilir ve belgelenir. Alerjiler ve varsa hassasiyetler not edilir.
  • Laboratuvar testleri: Testler, cerrahi yönetimi veya anesteziyi etkileyebilecek belirli klinik göstergelere veya risk faktörlerine dayanmalıdır. Laboratuvar testleri; yaş, cinsiyet, önceden geçirilmiş veya var olan hastalık, cerrahi prosedürün türü ve anestezi tipe bağlı olarak değişebilir. 
  • Kan grubu ve çaprazlama: Bir transfüzyon bekleniyorsa, hastanın kanı tiplenir ve çapraz eşleştirilir. Birçok hasta, ototransfüzyon için kendi kanının alınmasını ve saklanmasını tercih etmektedir.
  • Göğüs röntgeni: Tüm hastalar için ameliyat öncesi göğüs röntgeni çalışması rutin olarak gerekli değildir. Hastane politikalarına göre gerekli olabilir. Kalp-akciğer hastalığı olanlar, sigara içenler, 60 yaş ve üstü hastalar ve kanser hastalarının klinik değerlendirmesinde genellikle ihtiyaç duyulur.
  • Elektrokardiyogram (EKG): Hastanın bilinen veya şüphelenilen kalp hastalığı varsa, EKG zorunludur. Hastanenin politikalarına bağlı olarak, 40 yaş ve üzeri hastalar için EKG zorunlu olabilir.
  • Teşhis testleri: Özel olarak doktor tarafından istendiğinde özel teşhis testleri gerçekleştirilir.
  • Yazılı talimatlar: Hasta, cerrahi prosedür için kabul edilmeden önce takip etmesi gereken yazılı preoperatif talimatlar almalıdır. Bu talimatlar, cerrahın ofisinde veya ameliyat öncesi test merkezinde hasta ile birlikte gözden geçirilmelidir.
  • Anestezi değerlendirmesi: Genel veya bölgesel anestezi uygulanmadan önce anestezi öyküsü ve fiziksel değerlendirme yapılır. Hastanın karmaşık bir tıbbi geçmişi varsa, yüksek riskliyse veya yüksek derecede kaygılıysa, bir anestezi sağlayıcısı veya hemşire anestezi uzmanı ile görüşme, hastaneye kabul edilmeden önce yapılabilir. Tüm hastalar, uygulanacak anestezik türünün risklerini ve alternatiflerini anlamalıdır.

Ameliyat Öncesi Psikolojik Hazırlık

  • Hastalar genellikle ameliyat ile ilgili endişeli ve korkulu olurlar. Sağlık çalışanlarına endişelerini ifade etmeleri çoğu zaman psikolojik olarak rahatlamalarını sağlar. 
  • Özellikle kritik derecede hasta olan veya yüksek riskli bir ameliyat geçirecek olan hastalar için faydalı olabilir. 
  • Ailenin ameliyat öncesi psikolojik bakıma dahil edilmesi gerekir. 
  • Hastanın ameliyat sırasında ölme korkusu varsa bu kaygı dile getirilmeli ve cerraha bildirilmelidir. 
  • Bazı durumlarda, hasta kendini daha güvende hissedene kadar prosedür ertelenebilir.
  • Ameliyat olan çocukların genelinde korku durumu vardır. Ameliyat öncesindeki prosedürlerde ve bazı ameliyat türlerinde ebeveynler, çocukların yanında bulunmalıdır. Çocukların ameliyat günü hastaneye sevdikleri bir oyuncak veya battaniyeyi getirmeleri teşvik edilmelidir.
  • Psikolojik olarak hazırlanan hastalar ve aileler, hastanın ameliyat sonrası seyri ile daha iyi başa çıkma eğilimindedir. 
  • İyileşme hedefleri önceden bilindiğinden ve hasta postoperatif ağrıyı daha etkili bir şekilde yönetebildiği için psikolojik hazırlık üstün sonuçlara yol açar.

Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Ameliyattan sonra ev yaşamına geçen hastalar, sinirli, depresif ve gergin olabilirler. İyileşme döneminin başarılı bir şekilde atlatılabilmesi için bu durumun geçici olduğu unutulmamalı, aile bireyleri ve yakınlarla duygu durumunu paylaşılmalıdır. Ameliyat sonrası psikolojik sorunların üstesinden gelebilmek için her türlü duyguların paylaşılması önemlidir. 
  • Ameliyat sonrası beslenme alışkanlıkları, çoğu zaman değiştirilmesi gereken bir konu olabilir. Doktorun önerdiği diyet listeleri ve besin gruplarına ağırlık verilmelidir. 
  • Özellikle büyük operasyonlardan sonra ortalama bir ay iştahsızlık normal ve beklenen bir durumdur. Küçük porsiyonlar şeklinde, sık sık beslenilmelidir. 
  • Ameliyattan sonraki süreçte hareketlilik kontrol altında tutulmalıdır. Operasyon bölgesine zarar verebilecek aktivitelerden kaçınmak gerekir. 
  • Hijyen, ameliyat sonrası dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisidir. Ameliyat sonrası pansuman uygulamalarında özellikle hijyene dikkat edilmeli, cerrahi bölgenin sürekli olarak strelize edilmesi sağlanmalıdır.
  • Ameliyattan sonra sigara içmek, birçok operasyon türü için risk teşkil etmektedir. Özellikle sinüzit, guatr, boğaz, kalp, akciğer, kanser, estetik, burun, vb. ameliyatlardan sonra sigara tüketimi bırakılmalıdır. Bu konuda doktorun önerilerine mutlak surette uyulmalıdır. 
  • Genel anestezi altında yapılan operasyonlarda, kullanılan anestezik maddeden dolayı ameliyat sonrası nefes darlığı ve çeşitli solunum sıkıntıları oluşabilir. Özellikle bypass, yemek borusu ameliyatları, guatr ve anjiyo ameliyatlarından sonra bu durumla karşılaşılabilir. Hastanede yatış sürecinde nefes darlığı yaşanıyorsa, ilgili sağlık personeline bilgi verilmelidir. 
Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Ameliyat ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Ameliyat sonrası baş ağrısı, kas ağrısı, boğaz ağrısı veya hareket ağrısı yaşanabilir. Ameliyat sonrası ağrı normal bir durumdur. Doktor hastaya ağrı kesici reçete eder ve ağrının azaltılması amaçlanır. Hasta yeterince dinlenmeye önem vermelidir. Öksürme nedeniyle kesilerde ağrılar oluşuyorsa, derin nefes egzersizleri yapılabilir. Ameliyatın türüne bağlı olarak soğuk veya sıcak terapiler yapmak da ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir. 24 saatten uzun süren baş ağrılarında ise hekim ile görüşülmelidir.

Ameliyat sonrası gaz çıkarma, sindirim organlarının normal durumuna döndüğüne işaret ettiği için önemlidir. Ameliyat sonrası gaz çıkaramama sorunu yaşayanlar bağırsakları hareket etmeye teşvik etmek için günlük 15 dakika kadar yürüyüş yapabilir. Asitsiz sıvı ve ılık su tüketimi yapılabilir. Hekim kontrolünde gazı gidermek için ilaç kullanımı da yapılabilir. Ağrı ve şişlik şiddetliyse veya düzelmiyorsa hekimle görüşmekte fayda vardır.

Emilebilir veya eriyebilir dikişlerin çıkarılmasına gerek yoktur. Standart dikişler ise yara iyileşirken bir veya iki hafta yerinde kalır ve ardından oluşan yeni, sağlıklı derinin oluşumu için hemşire veya doktor tarafından alınır. Emilebilir dikişler genellikle kesiğin derin kısımlarını kapatmak için kullanılır. Cilt altındaki yağ, kas veya diğer dokular kesildiğinde buralar emilebilir dikişlerle kapatılır. Kullanılan iç dikişlerin ne zaman iyileşeceği, kesiği doğru şekilde desteklemek için dikişin ne kadar güçlü olması gerektiğine, cerrahın tercihine ve vücudun materyali çözüm sürecine bağlıdır. Bazı türler 10 gün kadar kısa sürede çözülürken, bazı türlerin çözülmesi ise yaklaşık 6 ayı bulabilir.

Ameliyat dikişlerinin açılması genellikle ani bir ağrı hissettirir. Normalde yaranın kenarları arasında minimum boşluk vardır ve düz bir çizgi gibi görünür. Dikişler parçalandıysa veya açıldıysa bölgede delik veya daha büyük açılmalar görülebilir. Herhangi bir açıklık enfeksiyona neden olabileceğinden yaranın iyileşme sürecinde dikkatli olunmalıdır. Hekim yarayı tekrar dikişlerle kapatmazsa iyileşmesi zaman alır ve yaranın temiz tutulması önemlidir. Bu süreçte eller temiz tutulmalı ve yaranın günlük pansumanı yapılmalıdır. Ameliyat dikişi için hekim ilaç yazabilir ve enfeksiyonu geçirmek için bazı yöntemler önerebilir.

Ameliyat korkusunu yenmenin ilk adımı cerraha güvenmektir. Cerrahın durumu tedavi edebileceğine inanmak önemlidir. Endişe prosedür hakkında eksik bilgiden de kaynaklanıyor olabilir. Ameliyat kararı aldıktan sonra anestezi almanın riskleri ve merak edilen tüm sorular doktor ile görüşülmelidir. Prosedür hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olunursa hasta kendini daha kontrollü hisseder ve bu da sakin kalmayı kolaylaştırır. Hekimin talimatlarına uymak, ameliyat öncesi günlerde sağlıklı besinler tüketmek, düzenli uyumak ve egzersiz yapmak komplikasyonları yönetmeye yardımcı olur ve bunlar hastanın kendini ameliyata daha hazır hissetmesini sağlayacak adımlardır. Gerekirse tıbbi danışmanlık da alınmalıdır.