Zatürre

Zatürre olarak da bilinen pnömoni hastalığı, akciğerde enfeksiyon oluşturan bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Tedavisinde çoğunlukla antibiyotik ilaçlar kullanılır.

Zatürre (Pnömoni) Nedir?

Zatürre, tıbbi adıyla pnömoni, akciğer dokusunun iltihaplandığı bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Alt solunum yolları iltihapları altında incelenen bir enfeksiyondur. İltihabın oluşmasına en sık neden olan etken bakterilerdir. Yetişkinlerin geçirdiği zatürrelerin %90’ında sebep bakterilerdir, küçük çocuklarda ve bebeklerde ise virüsler ön planda bulunan etkenlerdir. Bakterilerin ve virüslerin yanı sıra, mantarlar gibi başka hastalık yapıcı mikroplarla, radyasyon alımıyla, akciğere kaçan yabancı cisimlerle, solunumla alınan tahriş edici kimyasal maddelerle ve ya alerjik sebeplerle de zatürre gelişebilir.

En çok damlacık yoluyla (hasta kişilerin öksürmesiyle havaya karışan bakterilerden) bulaşır. Hastanelerden, solunum cihazlarından, havalandırmadan da bulaşabilir.

Zatürre, yüksek ateş, şiddetli öksürük, nefes darlığı gibi belirtilere yol açar. Bu ve benzeri belirtiler pek çok enfeksiyon hastalığında görülebileceği için (grip, bronşit, bademcik iltihabı gibi) zatürre tanı almakta genelde gecikmektedir. Hastalığın ilerleme ve ciddileşme sebebi genelde geç tanı almak ve uygunsuz tedavidir;

Zatürrenin tedavisi ve tanısının kolaylaşması için pek çok sınıflandırma yapılmış ve alt türlere ayrılmıştır. Kaynağına göre, anatomik yerleşimine göre, ağırlığına göre ve semptomlarına göre sınıflandırılır ve her biri alt tiplere ayrılır. En çok görülen zatürre tipi toplum kaynaklı pnömonilerdir.

Zatürre, toplumun her kesiminde ve her yaştan insanda görülebilir. Fakat zatürrenin hastalık yapıcı etkisinden ve ciddi seyretmesinden en çok etkilenen yaş grubu 60 yaş ve üzeri hastalardır. Yaşlı ve ek hastalığı olan hastalarda mutlaka tedavi edilmesi gereken ve hatta öldürücü olabilen bir hastalıktır. Ayrıca yaş arttıkça çeşitli hastalıklardan dolayı hastaneye yatma ve çeşitli tıbbi cihazlara ihtiyaç duyma oranı artar. Bu da zatürreye zemin hazırlayan faktörlerden biridir.

Kolay bulaşıcı olması nedeniyle toplu yaşanan kışla, yatakhane, huzur evi gibi yerlerde salgınlar yapabilir. Böyle yerlerde bulunanların aşılanmaları bu açıdan faydalıdır. Aşı önleyiciliği tam olmasa da etkili bir korunma yöntemidir. Zatürre oluştuktan sonra tedavisi ise oluşum sebebine göre seçilmekle beraber en sık antibiyotiklerle yapılmaktadır.

Zatürre (Pnömoni) Belirtileri Nelerdir?

Zatürre, enfeksiyon kaynaklı bir hastalık olduğu için daha çok enfeksiyon belirtileri ile ortaya çıkar.

Zatürre belirtileri şu şekildedir:

  • Öksürük ve beraberinde koyu renk, paslı görünümlü balgam
  • Ateş (genelde 38’in üzerinde olur)
  • Ateşe bağlı üşüme ve titreme
  • Nefes darlığı
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Göğüste yaygın ağrı ve ya zaman zaman batma hissi
  • Bulantı-kusma ve ya ishal gibi sindirim sistemi belirtileri
  • Yaşlı hastalarda kafa karışıklığı, düşüncelerde bulanıklık görülebilir.

Zatürre (Pnömoni) Nedenleri Nelerdir?

Zatürrenin en sık nedeni bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlardır. Bakterilerin insana bulaşması ise pek çok farklı yolla olabilir. En çok görülen yolu, geçirilen bir üst solunum yolu (grip, soğuk algınlığı, bademcik iltihabı gibi) enfeksiyonundan sonra zatürre oluşumudur. Bu enfeksiyonların bazıları virüs kaynaklı da olabilir. Vücut üst solunum yolu enfeksiyonu ile savaşırken koruma yetenekleri azalır ve neticede savunmasız kalan alt solunum yolunda da bakterilerin, virüslerin ve ya mantarların yerleşmesi kolaylaşır. AIDS hastaları, kemoterapi alanlar, ileri derece diyabeti olan hastalar gibi bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda mantarların yol açtığı zatürreler görünebilir, en tehlikeli ve tedavisi zor zatürreler bunlardır.

Bakteriyel enfeksiyonlara en sık sebep olan bakteriler, s.pneumoniae (pnömokok) ve h.influenza olup, bu bakteriler tipik pnömoni (zatürre) etkenleridir. Toplum içinde en sık yayılım alanı bulan ve en sık rastlanan belirtileri yaratan bakteriler oldukları için tipik olarak adlandırılırlar. Bir de atipik pnömoniye yol açan etkenler vardır. Bunlar genelde, alkol bağımlılarında, hastanede cihazla solunum desteği alanlarda ve yoğun bakım hastalarında ortaya çıkarlar ve görüntüleme yöntemlerinde ve ya fizik muayenede farklı şekilde kendilerini gösterirler ve farklı belirtiler verirler (daha az öksürük yaparlar, balgam yapmayabilirler, ateş seviyeleri düşük olur).

Zatürreye zemin hazırlayan pek çok durum vardır.

Bunlardan bazıları şöyledir:

  • Solunum cihazı ile yoğun bakımda tedavi görmek
  • Herhangi bir sebepten hastanede uzun süre yatmak
  • Kronik alkol kullanımı: alkolün yol açtığı zatürreler genelde atipik olur ve tedavisi buna göre farklı verilir. Alkolün soluk borusu ile yemek borusu kapakçıları arasındaki açılıp kapanma düzenini bozması sebebiyle, yiyecek parçacıklarının ve asitli mide sıvılarının akciğere sık sık kaçması tablodaki esas sorumludur.
  • KOAH ve sigara kullanımı: KOAH akciğer kapasitesini ve yapısını geri dönüşsüz olarak bozan çok ciddi bir solunum yolu hastalığıdır. Haliyle bozulmuş bir dokuya mikropların yerleşmesi kolaylaşacak ve hastalıklar daha sık oluşacaktır. KOAH için en önemli risk faktörü sigaradır. Sigara aynı zamanda bağışıklık sisteminin çalışmasını bozarak da enfeksiyonlara zemin hazırlar.
  • Demans (bunama), felçli olma, bilinç kaybı, kafa travması geçirme: Bu durumlarda da alkolizm gibi soluk borusu ve yemek borusu arasında kapakçıklar bozulur ve yemek borusundan soluk borusuna geçişler görülür. Bu geçen asitli mide sıvısı akciğerleri tahrip ederek durumu kötüleştirebilir ayrıca doğrudan boğazdaki ve ağızdaki bakterilerin akciğerler taşınmasına sebep olur.
  • Anatomik akciğer hastalıkları
  • Akciğer abseleri
  • Huzur evi, kışla, hastane, yatılı okul gibi toplu yaşanan yerlerde yaşama veya çalışma
  • Geniş havalandırma sistemlerine uzun süre maruz kalma (alışveriş merkezlerinde ve ya büyük iş merkezlerinde çalışma, gemide uzun süre seyahat etme gibi)
  • Çeşitli egzotik bölgelere seyahat etme
  • Grip virüsü salgınları
  • Çeşitli hayvanlarla yakın temasta bulunmak, etlerini yemek, hayvanlar tarafından ısırılmak ya da dışkılarına maruz kalmak en sık görülenleri, yarasalar, güvercinler, koyun, keçi, tavşan gibi hayvanlardır.
  • Kanser tedavisi için radyasyon almak (radyoterapi-ışın tedavisi)

Zatürre (Pnömoni) Teşhisi

Zatürre hekimin belirtileri görüp şüphelenmesinden sonra teşhisi basit bir hastalıktır. Sinsi ve yavaş seyretmez. Hastaların mutlaka şikayetleri olacaktır bu da teşhisi ve hastaneye gelişi kolaylaştıran bir faktördür.

Zatürre belirtileri ile başvurulduğu zaman hekim öncelikle tıbbi hikayenizi ve şikayetlerinizi dinleyecek ardından da fizik muayene yapacaktır. Fizik muayene içinde stetoskop ile sırtınızı ve göğsünüzü dinlemesi önemli bir yer tutar.

Zatürre şüphesi oluştuysa şu testleri isteyecektir:

  • Laboratuvar testleri: Hemogram, biyokimya, enfeksiyon belirteçleri (sedimantasyon, CRP) gibi kolay incelenebilecek testler öncelikle istenir. Bunlar hem zatürre teşhisine sağlama yapmak hem de başka bir sebepten kaynaklanıyorsa bu kaynağı bulmada etkili olur.
  • Göğüs röntgeni (akciğer filmi): Göğüs röntgeni zatürre tanısı için en önemli yöntemdir. Akciğer içinde enfeksiyon belirtilerini doğrudan görüntüleme amacıyla yapılır. Radyasyon içeren bir yöntem olduğu için gebelerde ve çocuklarda yalnızca çok gerekli durumlarda başvurulmalıdır.

Göğüs röntgeni ve laboratuvar testleri genelde zatürre tanısı koymak için hekime gerekli veriyi verir fakat zatürreye yol açan onlarca etken arasından hangisinin sebep olduğunu bulmak yalnızca röntgenle mümkün değildir. Klasik tedavilere başlayan ve cevap vermeyen hastalarda, hastalığın ilerlediği ve ya tıbbi hikayede çok sık görülmeyen etkenlerden şüphelenildiği durumlarda sebep olan mikrobu bulmak için farklı testlere de başvurulması gerekebilir:

  • Balgam kültürü: Hastadan balgam örneği alınır. Laboratuvarda incelenerek mikrop belirlenir, gerekirse buna göre tedavi değişikliğine gidilir.

Antijen testleri, kan kültürü, PCR ve serolojik testler de özellikle şüphelenilen az sayıda etken için yapılan araştırmada kullanılır. Bunların hepsi için hastadan yalnızca kan alınır başka bir işleme gerek yoktur.

Zatürre (Pnömoni) Tedavisi

Zatürre tedavisi temel olarak enfeksiyona yol açan mikroba (en sık bakterilere) karşı gerekli ilaçların kullanılmasıdır. Antibiyotikler, en sık kullanılan ilaç grubudur. Eğer mantar ve ya virüs enfeksiyonu varsa antifungaller veya antiviraller kullanılır. Bunun yanı sıra hastanın belirtilerini iyileştirecek yardımcı tedaviler de verilir.

Tedaviye başlamadan önce ilk karar verilecek husus, zatürrenin kaynağıdır. Toplum kaynaklı zatürrelerin tedavisi için ayrı hastane kaynaklı, dirençli zatürrelerin tedavisi için ayrı antibiyotikler kullanılır. Yalnız etkenin ne olduğunu kesinleştirmek için yapılan kültürler geç sonuç verir ve bu sürede hasta tedavisiz kalmamalıdır. Dolayısıyla pek çok etkeni kapsayan geniş spektrumlu bir antibiyotik verilir.

Antibiyotik tedavisine ek olarak mutlaka yapılması gereken tedavi destekleri:

  • Hastaların susuz kalmasına engel olunması ve var olan sıvı eksiklerinin kapatılması
  • Solunum güçlüğü yaşanıyorsa oksijen
  • Solunum yetersizliği oluştuysa solunum cihazı desteği
  • Yeterli beslenme
  • İstirahat

Bu antibiyotik tedavisi ve ek desteklerin hastalığın ciddiyetine ve belli kriterlere göre hastanede verilmesi gerekebilir.

Ayrıca zatürre daha oluşmadan önlemenin yolu olan zatürre aşısı mevcuttur. Toplumda gelişen zatürrelerin yarısı pnömokok bakterileri tarafından oluşturulur. Dolayısıyla aşı %100 koruyucu olmasa da ciddi bir koruyuculuğa sahiptir. Toplu yerlerde yaşayan, yaşı ileri, bağışıklık problemleri çeken, ek hastalıkları olan hastaların aşılanması oldukça faydalıdır. Pnömokok aşısının yanında bu hastalara her sene grip (influenza) aşısı yapılması da gereklidir çünkü çoğu zatürre, grip salgınını takiben başlar.

Zatürre (Pnömoni) Tedavi Edilmezse

Zatürre tedavi edilmezse özellikle bebeklerde ve yaşlılarda ölüme bile sebep olabilen ciddi bir enfeksiyondur. Yanlış tanı konması ve ya etkenin nadir görülen bir bakteri ya da virüs olması nedeniyle tedavi gecikebilir, etkisiz kalabilir. Ayaktan tedavi gören hastalar için verilen ilaç bir süre düzenli kullanıldığı takdirde şikayetlerde hiçbir düzelme olmuyor hatta ilerleme oluyorsa mutlaka hekime tekrar başvurmak gerekir.

Zatürre tedavisiz kalırsa hastalarda, var olan diğer hastalıkların alevlenmeye başlaması, akciğer ve beyinde apse gelişimleri, solunum yetmezliği, şok, çoklu organ yetmezliği gibi tablolar oluşur ve bunlar neticede ölümle sonuçlanabilir.

Zatürreye (Pnömoni) Ne İyi Gelir?

Zatürre bir enfeksiyondur ve tedavisi verildiği zaman iyileşir. Bu sebepten zatürreye en iyi gelecek şey vakit kaybetmeden hekime başvurup tedaviyi almak ve tedavi süresince ilaçları doğru kullanmaktır.

Bunun dışında dikkat edilmesi gereken faktörlerdir şunlardır:

  • İstirahat etmek
  • Bol bol su içmek
  • Vücudu soğuktan korumak
  • Taze meyve ve sebzelerin ağırlıkta olduğu sağlıklı bir beslenme düzeni
  • Sahip olunan ek hastalıklar varsa bunların tedavilerinin aksatılmaması

Zatürreye (Pnömoni) Ne İyi Gelmez?

Zatürrenin geçmesini zorlaştıracak ve komplikasyonlar oluşturmasına neden olacak davranışlar şunlardır:

  • Hekime gitmekte gecikmek
  • Verilen tedavileri düzenli ve doğru şekilde almamak
  • Başka bulaşıcı solunum yolu hastalıkları olan kişilerle yakın temasta bulunmak
  • Düzensiz ve yetersiz beslenmek
  • Alkol ve sigara kullanımı
  • Yoğun fiziksel aktivite içinde bulunmak

Zatürre (Pnömoni) İlaçları

Zatürre için kullanılan ilaçların başında antibiyotikler gelir.

En sık kullanılan antibiyotikler;

  • Amoksisilin/klavulonik asit
  • Klaritromisin
  • Azitromisin
  • Doksisiklin
  • Levofloksasin
  • Moksifloksasin
  • Gemifloksasin
  • Piperasilin/tazobaktam
  • İmipenem
  • Meropenem

Bunların yanı sıra virüs ve mantarlar için başka ilaçlar tercih edilir fakat bunlar hem oldukça nadir görülür hem de ayaktan tedavide genelde verilmezler.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Gebelikte Zatürre (Pnömoni)

Gebeler, bağışıklık sistemi zayıfladığı için zatürre için riskli gruptadır. Ayrıca gebeliğin kendiliğinden zor ve anneyi yoran bir dönem olması hastalığı negatif etkileyebilir.

Gebelerde de belirtiler, ateş, nefes darlığı, göğüs ağrısı, balgamlı öksürük, bilinç bulanıklığı ve bulantı-kusma, iştahsızlıktır. Bunlardan bazıları yaşanıyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Tanı koyulması ve tedavi süreci de gebeler için normal hastalardan farklı değildir. Fizik muayene yapılır, göğüs filmi çekilir, laboratuvar testleri istenir ve tedavi olarak antibiyotik ya da antiviral ajanlar verilir.

Bu antibiyotik ve antiviral ajanlar bebeğe zarar verme olasılığı çok düşük olanlardan seçilir. Unutulmamalıdır ki zatürre geçiren bir gebe tedavisiz kalırsa bunun sonucu bebek ve anne için ölümcül olabilmektedir. Antibiyotik tedavisine ek olarak, iyi beslenme, bol su içme, gerekirse ateş düşürücü-ağrı kesici ilaçların kullanımı uygulanmalıdır. Kesinlikle önerilen bitki çayları, aktar karışımları ve macun benzeri maddeler kullanılmamalıdır. Bunların bebeğe ve gebeye nasıl etki edeceği bilinemez ve çok tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Masum olan ve sık tüketilen nane-limon, ıhlamur, adaçayı gibi içecekler tüketilebilir.

Gebeler de uygun mevsimde grip aşısı ile korunmalıdır. Her mevsimde yaptırılabilen pnömokok aşısı (zatürre aşısı) da yapılmalıdır. Bunların yanında gebelikte toplu yaşanan huzur evi, yatılı okul, hastane gibi ortamlarda çalışmak ve ya bulunmaktan kaçınılmalıdır. Eller sık sık yıkanmalı, hijyene dikkat edilmeli, hasta insanlardan uzak durulmalıdır.

Çocuklarda Zatürre (Pnömoni)

Çocuklarda zatürre, ateş, nefes darlığı ve buna bağlı nefes alırken karında çekilmeler yaşanması, göğüs ağrısı, balgamlı öksürük, ve bulantı-kusma, iştahsızlıktır.

Çocuklarda zatürre nedenleri de yetişkinlerle çok benzerdir. Yalnız çocuklarda ve bebeklerde yetişkinlerden daha sık görülen bir neden anatomik akciğer bozukluklarıdır. Kistik fibrozis hastalığı da ciddi akciğer hastalıklarına zemin hazırlamaktadır. Pnömokok bakterileri en sık görülen bakteriler olup çocuklarda virüslerin yol açtığı zatürreler bakterilerden daha fazladır. Ayrıca özel olarak hayvanlarla teması olan, özel seyahat öyküleri olan, bağışıklık sistemi problemleri yaşayan çocuklarda atipik (klasik olmayan) zatürreler de görülebilir.

Bu bilgilerden hekimi haberdar etmek ailenin sorumluluğundadır.

Çocukların yaşı itibariyle toplu alanlarda bulunmaları sık olduğundan, yaşıtlarıyla temasları çok olduğundan zatürre yapıcı virüsleri ve bakterileri almaları kolaylaşır. Bu açıdan çocukların mevsiminde grip aşılarını yaptırmaları gerekir. Pnömokok (zatürre bakterisi), H.iB (başka bir zatürre bakterisi) aşısı çocukların Sağlık Bakanlığınca belirlenmiş rutin aşı takviminde vardır ve uygulanmaktadır. Sonradan tekrarlanmasına gerek yoktur.

Çocukların tedavisi de antiviral ve antibiyotik ilaçlarla yapılmaktadır. Çocuklarda bakteriyel enfeksiyonlardan çok viral enfeksiyonlar görülür. Bu sebepten çok ağır vakalar hariç antiviral tedavi genelde verilmez, kendiliğinden geçer. Hastaya destek tedavileri verilebilir. Ek bir hastalıkları yoksa ve bağışıklık sistemleri sağlamsa ayaktan tedavi ile hastalığı atlatabilirler fakat gerekli durumlarda hekim hastane yatışı önerebilir.

Bebeklerde Zatürre (Pnömoni)

Bebeklerde de maalesef zatürre gelişebilmektedir. Bağışıklık sistemi henüz tam olarak oluşamadığı için bebekler zatürrenin komplikasyonlarına ve ciddi hastalık oluşturmaya çok daha yatkındır. Bu sebepten genelde ayakta tedavi verilmez ve hastaneye yatış önerilir, hatta yoğun bakım ihtiyacı doğabilir.

Bebeklerde zatürre belirtileri yetişkinler ve çocuklar kadar gürültülü seyretmeyebilir. Özellikle yeni doğanlarda yalnızca ateş ve genel keyifsizlik hali görülebilir. Daha büyük bebeklerde öksürük, nefes darlığı gibi klasik belirtiler görülmeye başlanır.

Bebeklerde de çocuklarda olduğu gibi en sık etkenler virüslerdir (RSV özellikle en sıktır). Bakteriler de sebep olabilmektedir. Bu durumlarda antibiyotik tedavisi uygulanır. Bebeklerde gerekli durumda antiviral ilaçlar da kullanılır. Doğuştan beri sık enfeksiyon geçiren bebeklerin mutlaka genel bir kontrolden geçmesi gerekir. Çünkü bebekler toplumla çok ilişik bireyler değildir, toplumdan kapma ihtimalleri düşüktür. Bebeğin anatomik veya metabolik bir hastalığı olabilir bunun ortaya çıkarılması gerekir.

Bebeklerin yanında olup onlarla ilgilenirken hijyen koşullarına dikkat edilmesi çok önemlidir. Hasta insanların bebeklerle teması önlenmeli, mutlaka eller sık yıkanmalıdır. Ayrıca beslenme eksikliği olan, ideal kilosunun ve boyunun altında gelişim gösteren, aile ilgisi ve takibi düşük olan, ek hastalıkları olan bebekler risk altındadır.

Rutin aşılanma programları bebeklerde zatürre görülmesini oldukça azaltmış ve bu sayede pek çok bebek ölümünün önüne geçilmiştir. Fakat zatürreyle ilgili aşılar genelde bakteri aşılarıdır. Bu sebeple virüslerin ön planda olduğu bebeklik çağında zatürreye karşı yetersiz kalabilirler. Elbette aşılar tam ve düzgün yapılmalıdır. Çünkü bebeklik dönemi 2 yaşla biter ve bütün ömür boyu en sık karşılaşılan etkenler yine bakteriyeldir.

Zatürre (Pnömoni) için Hangi Doktora Gidilir?

Zatürre tedavisi ile ilgilenen esas bölüm Göğüs Hastalıkları bölümüdür. Fakat sebebi belirlenemeyen, hastane yatışı gerekmiş, ek hastalıkların çok olduğu hastalarda duruma Enfeksiyon Hastalıkları da müdahil olabilir.

İnatçı öksürük ve balgam, ateş yüksekliği, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi belirtiler görülüyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Çocuklarda pnömoni görülmesi durumunda ise, Pediatri uzmanlarına ve ya hastanede mevcut ise Pediatrik Göğüs Hastalıkları uzmanlarına başvurulur.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
1
Makeleyi Paylaşın

Pnömoni ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Zatürre oldukça bulaşıcıdır. En sık damlacık yolu ile bulaşır. Yani zatürreye sebep olacak bakterileri ya da virüsleri taşıyan kişilerin öksürük, hapşırık, konuşma ya da nefes vermesiyle havaya yayılan damlacıklarla sağlıklı bireylerin solunum yollarına girer. Bunların dışında, yakın temas (sarılmak, öpüşmek), ortak havlu, çarşaf gibi eşyalar kullanarak, aynı tabaktan yemek yiyerek bulaşabilir. 

Ayrıca zatürre havalandırma sistemlerinden, yurt, hastane, bakım evi gibi yerlerde ikamet etmekle, hayvanlarla temas etmekle ve ya yarasaların bulunduğu mağaralarda vakit geçirmekten kaynaklanabilir.

Zatürre, tedavisi alındığı takdirde geçen bir hastalıktır. Bazı bakterilerin, virüslerin ya da mantarların neden olduğu zatürreler dirençli olabilir. Tedavileri kolay bulunamayabilir ve hastane yatışı gerektirebilir fakat kronikleşen bir zatürre türü yoktur. 

Tedavi alınmaya başladıktan sonra 2-4 gün içinde ateşin düşmesi ve diğer belirtilerin de azalması beklenir. Fakat tipik zatürrelerde 7-10 gün atipik olanlarda 15-20 gün kadar tedavinin sürdürülmesi gerekir. Belirtiler azalınca antibiyotiği bırakmak tekrarlamasına neden olur.

Zatürre bir kere geçirilip bağışıklık kazanılabilen bir hastalık değildir. Uygun koşullarda ve sürede tedavi edilmezse, tekrar hastalığı taşıyan kişilerle temasta bulunulursa, mikrop taşıma riski yüksek olan toplu yerlerde vakit geçirilirse, vücudun savunma sistemi zayıf düşerse, beslenme yetersizliği oluşursa, alkolizm devam ederse, sigara kullanımı bırakılmazsa kısacası zatürre bir kere nasıl oluştuysa aynı ve ya farklı koşullardan dolayı tekrar oluşabilir.

Ayrıca akciğerlerinde anatomik ve yapısal problemler olan özellikle çocuk hastalarda zatürre sık tekrar eder. Yaşlılar, bağışıklık sistemi bozuk hastalar ve ciddi ek hastalıkları olan hastalar daha sık zatürre geçirmeye adaylardır.

Zatürre ilerlerse ve tedavisiz kalırsa zatürre komplikasyonları gelişir. Akciğerlerde apse oluşumu görülebilir, akciğer ödem toplayabilir, vücut direnci ve bağışıklık sistemi çökebilir, beslenme yetersizliği ve enfeksiyonla savaşmaktan ötürü kilo kaybı yaşanabilir. En önemli ve ciddi komplikasyon ise septik şoktur. Septik şok, akciğerdeki enfeksiyonun vücuda ve kana yayılmasıyla her yere dağılarak vücudu çöküşe uğratır. Bunun neticesinde tansiyon düşmesi görülür, kan dağılımı bozulur, beslenmesi bozulan dokular ölmeye başlar ve neticede ölüm gelişir.

Zatürrenin iyileşmesi kolay anlaşılan bir durumdur. Hastanın şikayetleri ve belirtileri gerilemeye başlar. 2-4 gün içinde ateş düşer ve 1 hafta içinde balgamlı öksürükler giderek azalır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler de tedavi almaya başladıktan sonra yavaş yavaş azalır. Eğer belirtilerde azalma yoksa, artma varsa, ek belirtiler eklendiyse mutlaka hekime başvurmak gerekir. Ayrıca zatürrenin kesin tanısı göğüs röntgeni ile konur ve röntgende belirli işaretler görülür. Bu bulgular hastalığın geçmesinden sonra da bir süre kalır. 1-2 ay içinde bu röntgen bulguları da düzelecektir.