Sarılık

Vücuttaki bilirubinin göz ve deri tabakalarında birikmesiyle oluşan ve daha çok bebeklerde görülen Sarılık Hastalığı, tedavi edilmezse kalıcı hasarlara yol açabilmektedir.

Sarılık Nedir?

Sarılık, insan kanında bulunan bilirubinin gözün beyaz kısmı, deri ve mukoza tabakalarında birikmesi ile oluşmaktadır. Bu duruma tıp alanında vücutta fazla bilirubin artışı anlamına gelen hiperbilirubinemi denilmektedir.

Sarılık hastalığı bulunan ve dahiliye bölümünün alt dalı olan gastroenteroloji bölümüne başvuran hastaların yaklaşık olarak %10-15'lik kısmını oluşturmaktadırlar. Sarılık karaciğer ve safra sisteminin hastalıklarının en erken bulgularındandır. Fakat her sarılık hastasında sadece bu sistemle ilgili hastalıklar akla gelmemelidir. Örneğin hemolitik anemi (alyuvar dediğimiz kırmız kan hücrelerinin normal ömürlerini tamamlamadan yıkılarak kan dolaşımından uzaklaştırılması)  durumunda oluşan sarılıklarda sarılık bu sistem dışı etki ile oluşmaktadır. Bir diğer önemli nokta ise bu sistemdeki her olayda sarılığa yol açmamaktadır. Örneğin karaciğerde yer işgal eden herhangi bir lezyon sarılığa sebebiyet vermemektedir.

Bilirubin, kemik iliği tarafından üretilen, alyuvarlarda (kırmızı kan hücreleri) depolanan ve görevi kırmızı kan hücreleri ile birlikte vücuda oksijen taşımak olan hemoglobin dediğimiz protein ve diğer hem grubu proteinlerin yıkımı sonucunda oluşan bir son üründür. Bilirubin sarı renkte ve suda erimeyen bir bileşiktir.

Sarı renkli olup suda eriyemeyen bu bilirubine indirekt veya unkonjuge bilirubin denilmektedir. Bu bilirubin karaciğer tarafından alınıp, direkt (konjuge) bilirubine çevrilerek safra kanalı ile vücuttan atılmaktadır. Bu denge kan değerlerinde bilirubin miktarının 0,3-1,2mg/dl seviyelerinde kalmasını sağlamaktadır. Eğer bu değer 1,5mg/dl üzerine çıkarsa artmış bilirubin miktarı olduğu anlamına gelir.

Sarılık hastalığı değerleri 2,5mg/dl üzerlerinde seyretmeye başlar ise gözün beyaz kısımlarında ve deride sarı renk görülmeye başlar. Gözlerde sarılık, gözün beyaz kısmında, deri ve mukoza kısımlarda görülmesinin sebebi bu bölgelerdeki dokularda bilirubine olan yüksek hassasiyet ve çekim gücüdür. Sarılığın tıbbi (anatomik) olarak 3 sınıflaması mevcuttur. Bunlar; karaciğer öncesi, karaciğerdeki olaylara bağlı, ve safra sitem kaynaklı sarılık şeklindedir. Bir diğer sınıflaması ise oluşum şekline göredir. Bu sınıflama ise;  hepatoselüler sarılık, hemolitik sarılık, tıkanma sarılığıdır.

Sarılık Belirtileri Nelerdir?

Gözün sklera adını alan beyaz kısımlarının ve deri - mukoza tabakalarının sarı renkte olması en belirgin durumdur. Bu alanlarda sarı renkte olan bilirubinin biriktiği anlamına gelir. Bu birikimin bu bölgelerde yaygın olarak görülmesi buralarda bulunan doku ve hücrelerin bilirubine duyarlılığının ve çekim gücünün fazla olması nedeni iledir.

  • Kaşıntı, vücutta bilirubinin alerji oluşturması sonucunda oluşur. Ciltte döküntülere sebep olabilecek derecede kaşıntı görülebilmektedir.
  • Halsizlik ve yorgunluk, eğer sarılık bir enfeksiyona bağlı gelişirse veya kansızlık (anemi) kaynaklı ise çok sık görülmektedir.
  • İdrar renginin koyulaşması görülebilir. Artmış bilirubinin bir kısmı idrar ile vücuttan uzaklaştırılmaya çalışılır bu uzaklaştırılma sonucu koyulaşma (sarı kahverengi) görülür.
  • Açık renkli dışkı çıkarılması
  • Karın ağrısı
  • Kilo kayıpları, bulantı ve kusma
  • Ateş

Sarılık Neden Olur?

Sarılığa neden olabilecek birbirinden bağımsız birçok hastalık ve tıbbi durum vardır. Sarılık hepsinde ortak bir belirti olarak görülür. Kan hastalıklarında, genellikle alyuvarlar (kırmızı kan hücreleri) vaktinden önce yıkıma uğrayıp ölmektedir. Bu hücrelerin yıkımı sonucunda parçalanan hem proteinleri nedeni ile son ürün olan bilirubin artmaktadır. Artmış bilirubin değerleri sarılığa sebebiyet vermektedir.

Kan uyuşmazlıkları da buna neden olabilir. Normal şartlar altında hamilelik sürecinde anne ve bebeğin kanları arasında bir karışma olmaksızın plasenta aracılığı ile oksijen karbondioksit ve besin öğelerinin alışverişi sağlanmaktadır. Ancak anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı olursa annede oluşmuş olan savunma sistemi plasenta engelini aşıp bebeğin kanına geçmekte ve burada bebeğin kanını parçalamaktadır. Bu parçalanma sonucunda bebekte aşırı bilirubin birikimi görülmektedir ve bu birikim doğum gerçekleştiğinde bebekte sarılığa sebebiyet vermektedir.

Genetik faktörler, crigler-najjar sendromu ve dubin-johnson sendromu gibi genetik sendromlarda bilirubinin işlenmesi ve vücuttan uzaklaştırılmasındaki bozukluklar sarılığa sebep olabilmektedir. Hepatit, karaciğer yetmezliğine sebep olan bir durumdur. Bilirubin dönüştürülüp atılma mekanizmasını sekteye uğratmaktadır ve sonuçta  bilirubin atımı olumsuz etkilendiğinden vücutta birikim görülmesi ile sarılık oluşmaktadır.

Karaciğer siroz hastalığında görevlerini yerine getiremez. Bu görevlerden biri de indirekt bilirubini direkt bilirubine çevirerek safra yolu ile vücuttan atılımı sağlamaktır. Bu görevi siroz nedeni ile yerine getiremediği için vücutta artmış bilirubin nedeni ile sarılık görülür.

Safra kanalı tıkanması ve safra hastalıkları sarılığa yol açan yaygın nedenlerdendir. Karaciğerde dönüştürülmüş bilirubin maddesi safra kanalı yolları ile vücuttan atılmaktadır. Bu yolda oluşan olumsuz durumlar bilirubinin atılamamasına neden olmaktadır. Bilirubinin atılamaması sonucunda vücuttaki artışı bilirubine duyarlılığı yüksek olan gözün ak kısmı, deri ve mukoza tabakasının renginin sarıya dönüşmesine neden olmaktadır.

Diğer bir neden kolestazdır. Bu durumda safra onikiparmak bağırsağına akamaz ve vücutta artmaya başlar. Vücutta biriken bilirubin safra ile birleşip vücuttan atılır. Safranın bu akış bozukluğu bilirubinin atılamamasına neden olur ve sarılık meydana gelir. Diğer nedenler şöyle sıralanabilir:

  • Enfeksiyonlar
  • İlaçlar
  • Erken doğum; yeni doğan bebeğin karaciğer gelişimi henüz tam olmadığından bilirubin dönüşümü sağlanamamakta ve sarılık oluşmaktadır

Sarılık Teşhisi Nasıl Konulmaktadır?

Tanı yetişkin bireyler ve yeni doğan, çocuk kısmında farklılık göstermektedir. Yetişkin bireylerde sarılık tanısı basit kan testlerindeki bilirubin düzeylerinin 0,3-1,2mg/dl değerlerinin üstünde olması ve bunlara belirtilerin dahil olması ile konulmaktadır.

Yeni doğan bebek olgularında ise sarılık fizyolojik (doğal) ve patolojik olarak ayrılmaktadır. Yeni doğanlarda ilk 14 gün sarılık herhangi bir şüphe veya belirti yoksa doğal kabul edilmektedir. 14 günden uzun süren sarılıklar patolojik yani olağan dışı kabul edilmektedirler. Şüphe varlığı ve bebeğin kanındaki total bilirubin değerleri 12,9 mg/dl'den fazla ise sarılık kabul edilmektedir.

Sarılık Tedavisi

Sarılık tedavisinde temel amaç, duruma neden olan yükselmiş bilirubin düzeylerini azaltmaktır. Çünkü artmış bilirubin düzeyleri beyinde kalıcı hasarlara sebebiyet vermektedir. Tedavi genelde sarılığa neden olan durumu ortandan kaldırmaya yöneliktir. Tedavi yöntemleri genelde sarılığın oluşum şekline göre, nedene bağlı uygulanır.

Hemolitik sarılık  tedavisi; amaç kansızlığı gidermek veya sağlıklı miktarda ve yeterli düzeyde kırmızı kan hücresi oluşumunu engelleyen durumları ortadan kaldırmaktır. Genel olarak kansızlığa (anemi) bağlı gelişen sarılıklarda demir preparatları verilip bireylerin diyetlerini demirden zengin hale getirmek tedaviye yardımcı olmaktadır. Orak hücreli anemi ve bu hastalığa benzer kırmız kan hücrelerinin sağlığını ve miktarını etkileyen hastalıklarda ise IV rehidrasyon ve kan transfüzyonu gibi yöntemler kullanılmaktadır.

Hemolitik sarılık tedavi yöntemlerinden bazıları ise şunlardır; folik asit takviyesi yapmak, dalak çıkarma ameliyatı. Bu yöntemler bazı kan hastalıklarından kaynaklanan sarılıklarda kullanılır.

Hepatoselüler sarılık tedavisi; karaciğerdeki hasarlardan kaynaklanmaktadır. Esas amaç karaciğerdeki hasarı ortadan kaldırmaktır. Hepatit gibi durumların sebebiyet verdiği sarılıklarda antiviral ilaçlar ve steroid grubu ilaçlar kullanılmaktadır. Siroz gibi duruma bağlı sarılıkta hastalara proteince fakir diyetler verilip alkol kısıtlaması getirilerek tedavi uygulanır. Mümkünse tedavilere beta blokör grubu ilaçlar eklenir. Karaciğer kanseri neden olmuş ise kanser tedavisi olan radyoterapi ve kemoterapiler uygulanır.

Tıkanıklık (obstrüksiyon) sarılığı tedavisi; cerrahi ile yapılmaktadır. Genelde safra kesesi taşlarının sebep olduğu bu sarılık türünde ameliyatlar genel cerrahlar yapmaktadır. Ve hastalara taşları çözmeye veya oluşumu engellemeye yönelik ilaç tedavisi ve diyet uygulamaları da uygulanmaktadır.

Sarılık Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Kalıcı beyin hasarı; kanda fazla miktarda bulunan bilirubin, yağ bakımından zengin bir organ olan beyinde birikmeye başlar. Bu birikim ciddi ve kalıcı hasarlara sebep olur. Özellikle yeni doğan bebeklerde 14 günden fazla süren ve patolojik olan sarılık tedavi edilmez ise; öğrenme güçlüğüzeka geriliği gibi olumsuzluklar oluşur.

Kernikterus; yeni doğan bebeklerde indirekt (unkonjuge) bilirubinin  beyne ulaşıp zehir etkisi ile hasar vermesi manasına gelmektedir. İndirekt bilirubinin yağda çözülme gibi bir özelliği mevcuttur. Bu özelliği sayesinde kan ve beyin arası geçişten sorumlu olan ve seçici geçirgen olan bariyeri rahatlıkla geçmektedir. Bu geçiş ile rahatlıkla beyne ulaşabilen bilirubin beyinde kalıcı hasarlara yol açmaktadır.

Sarılığa Ne İyi Gelir?

Sarılık oldukça önemli sonuçlara sebebiyet veren bir olumsuzluktur. Bu durumun önlenmesinde, yaşam koşullarının ve şartlarının değiştirilmesi, alkol alımının azaltılması, sağlıklı ve düzenli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak sarılığı önlemeye yardımcı olmaktadır. Meydana geldiğinde doktora gitmek gerekir.

Sarılığa Ne İyi Gelmez?

Alkol kullanımı, sağlıksız ve düzensiz beslenme, kötü yaşam şartları, hareketsiz yaşam, tedavi yöntemlerine uygunsuzluk, doktor uyarı ve söylemlerini dikkate almamak sarılığa iyi gelmeyen durumlardandır. Sarılığa neden olan durumun saptanması tedaviye başlanması gerekir.

Sarılık İlaçları

İleri seviyede olmayan sarılıklarda ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. Uygulamada olan bazı ilaç grupları şunlardır;

  • Antiviral ilaçlar, sarılığa sebep olan etken virüsler ise kullanılmaktadır.
  • Steroid ilaçlar virüslerin sebep olduğu durumun ilerlemesini engellemekte kullanılırlar.
  • Demir eksikliği tedavisinde kullanılan ilaçlar kansızlık sonucu oluşmuş sarılık tedavisi için kullanılmaktadırlar.

Hamilelikte Sarılık

Gebelik döneminde sarılığın oluşması bebeğe sarılık geçmesi anlamına gelmemektedir. Bu duruma sebebiyet verebilecek virüs ve hastalıklar plasenta engelini aşamazlar. Ancak doğum esnasında annenin vücut sıvılarına bebeğin teması sonucu bulaşma gerçekleşebilmektedir. Bu durum bebekte ileri derecede ve kalıcı sorunlara sebep olabildiğinden gebelik döneminde sarılıkla karşılaşan birey mutlaka titizlikle tedavi edilmelidir.

Çocuklarda ve Bebeklerde Sarılık

Yeni doğan bebeklerde görülen sarılıkların büyük  kısmı fizyolojik sarılıktır. Fizyolojik sarılıkta herhangi bir problem meydana gelmez, bu durum doğaldır ve kendiliğinden iki hafta içerisinde geçen bir durumdur.

Lakin 2 haftadan uzun süren, uzayan sarılık ve kan bilirubin değerleri 12,9 mg/dl üzerinde olduğu durumda patolojik sarılık mevcuttur. Bu durum istenmeyen bir durumdur çünkü bebekte kalıcı hasarlara sebep olabilmektedir. Acilen tedavi gerektiren bu durum fototerapi (ışık tedavisi), IV immunglobulinler ve kan değişimi tedavileri ile kontrol altına alınmaya çalışılır. 

Tedavi edilmeyen olgularda kalıcı beyin hasarı gibi durumlar görülmektedir. Bu yüzden özellikle erken doğmuş bebekler, anne bebek arası kan uyuşmazlığı durumları, doğum esnasında bebekte meydana gelmiş bir travma, annede gebelikten kaynaklı şeker ve tiroid hastalıklarının oluşması, ilk 24 saatte belirgin sarılık tespit edilmiş durumlarda  olgular titizlikle takip edilmelidirler.

Annelere sarılıktan bebeği korumaya yönelik ilk 6 ay sadece anne sütü vermeleri önerilir. Sarılık olan bebeklerin günlük emzirme miktarının 10-12 defa olması önerilmektedir. Doğum sonrası taburcu edilmiş anne ve baba sarılık yönünden bilgilendirilmektedir.

Sarılık için Hangi Doktora Gidilir?

Eğer sarılık yetişkin bireyde görülürse İç hastalıkları (dahiliye) bölümüne belirtiler görülür görülmez gidilmelidir. Bu durum çocuklarda ve yeni doğmuş bebeklerde görülürse pediatri (çocuk hastalıkları) bölümü ve doktoruna gidilmelidir. 

Sarılık, pek çok olumsuz durum teşkil edebilecek bir hastalığın bulgusu olduğundan dolayı belirtiler başlar başlamaz hızlı bir şekilde bahsettiğimiz bölümlere başvurulması gerekmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Sarılık ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Yeni doğan bebeklerde bilirubin düzeyleri 12,9 mg/dl altında olmalıdır. Eğer yapılan kan testleri sonucunda bilirubin değeri bu değerleri aşarsa sarılık kabul edilmektedir. Ve takip, tedavi uygulanmaktadır.

Yeni doğan bebekler normal vaktinde doğmuş ise fizyolojik olan yani doğal olan sarılık 10-14 gün sürmektedir. Bebek erken doğmuş ise bu süre 21 güne kadar uzaya bilmektedir. Lakin bu süreleri aşmış sarılıklarda anormallik söz konusu olabilmektedir ve  bu durum araştırma gerektirmektedir.

Hastalık mikroplar etkisi ile oluşmuş ise bulaşıcı olabilmektedir. Bunun dışındaki sarılık çeşitleri bulaşıcı değildir. Lakin sarılık hangi sebeple oluşmuşsa araştırılıp bulunana kadar bulaşıcı kabul edilmelidir. Bu şekilde olası bulaşmaların önüne geçilebilir.

Yetişkinlerde sarılığın süresi tedavisine bağlıdır. Kandaki bilirubin seviyesi kontrol altına alındığında, düşürüldüğünde sarılık da geçer. Genelde tedaviler kısa sürede seviyeleri dengelemeyi amaçlar.

Yeni doğan bebeklerde doğal sarılık göz aklarının, derinin ve mukozanın normale dönen renginden anlaşılabilir. Bu değişim yaşanmıyorsa, bebeğin beyninin zarar görmemesi için tedavi edilmesi gerekir.