evim.com

Grip

Grip Hastalığı İstirahat ile kendiliğinden iyileşen bulaşıcı bir solunum sistemi hastalığı olup şiddetli grip vakalarında belirtilere yönelik ilaçlar ile tedavi uygulanabilir.

Grip Nedir?

Grip kelimesi dilimize, Almanca greifen (yakalamak), gripan kelimesinden gelmiştir. İngilizce’de ise bu terim influenza şeklinde kullanılmaktadır. Halk arasında grip adı kullanılırken tıpta daha çok influenza adı ile kullanılır.

Tanım olarak grip, ortomiksovirüslar ailesinden RNA’lı bir virüsün sebep olduğu salgınlara sebep olabilen, bulaşıcı, akut ve solunum sistemini tutan bir hastalıktır. 

İnfluenza virüsünün A, B, C şeklinde 3 alt tipi bulunmaktadır.

En sık A tipi gözükmektedir. A tipi büyük salgınlara sebep olabilir, B tipi küçük salgınlara sebep olabilir, C tipi ise insanlarda hastalık yapmaz.

Virüs kendi içinde sürekli başkalaşım geçirerek shift-drift denilen genetik yapıda kayma mekanizmaları ile değişiklikler oluşturur. Bu sebepten ömürlük ve ya uzun süreli bir aşısı yapılması imkansız hale gelmiştir. Her sene bir önceki sene hastalığa neden olan türlerden üretilen aşı hastalara uygulanır bu açıdan %100 koruma sağlanamamaktadır.

Grip en sık solunum sistemini tutar fakat vücudun virüslere karşı savaşması esnasında tüm vücutta belirtiler ortaya çıkar. Bunlar, halsizlik, yorgunluk, ateş, eklem ağrıları gibi belirtiler olabilir. Grip aynı zamanda başka bir virüs hastalığı olan soğuk algınlığı (nezle) ile de karışabilmektedir.

20. yüzyıldaki en büyük grip salgınları 1918’de 20- 40 milyon insan ölümüne sebep olmuş İspanyol gribi, 1958’de Asya gribi, 1968’de Hong Kong Gribi’dir. Ayrıca 2005 yılında kuş gribi, 2009 yılında da domuz gribi salgını meydana gelmiştir. Kuş gribi ve domuz gribi ülkemizde de salgın hale gelmiştir. Grip özellikle böyle büyük salgınlara neden olduğu zaman ölüme kadar gidebilen ciddi tablolar oluşabilir. Özellikle de bağışıklık sisteminde problem ve yetersizlik olan hastalar için grip önemli bir hastalıktır.

Grip Belirtileri Nelerdir?

Grip muhtemelen herkesin hayatında en az 1 kere deneyimlediği bir tablodur. Belirtileri halk arasında yaygın olarak bilinmektedir fakat soğuk algınlığı ve grip farkı önemlidir. Bu açıdan belirtiler bazen kafa karıştırıcı olabilmektedir. Grip çok daha ağır belirtilere yol açar ve ayakta atlatılması mümkün değildir. Grip belirtilerinin en sık görülenleri şunlardır:

  • Halsizlik, yorgunluk
  • Ateş (38 derecenin üzerine çıkar ve uzun sürer, soğuk algınlığında ateş hafif yükselir ve çabuk düşer)
  • Ateşe bağlı olarak üşüme-titreme görülebilir. (soğuk algınlığında nadir)
  • Burun ve/ve ya geniz akıntısı (soğuk algınlığında burun genelde tıkalı olur)
  • Öksürük, hapşırık (öksürük genelde kuru nitelikte olur, soğuk algınlığında ise öksürüğe boğaz ağrısı eşlik eder)
  • Kas ve eklem ağrıları (soğuk algınlığında görülmez)
  • Gözlerde kızarıklık, batma, sulanma (soğuk algınlığında görülmez)
  • İştahsızlık, mide bulantısı-kusma (soğuk algınlığında nadir)
  • Baş ağrısı (soğuk algınlığında nadir)

Grip Nedenleri Nelerdir?

Gribin nedeni influenza adlı virüsün, insanların ve ya hayvanların vücutlarına girerek hastalık meydana getirmesidir. Başka herhangi bir sebebi ya da çeşidi yoktur. Belirtiler ise bu virüse karşı bağışıklık sisteminin gösterdiği savaşma tepkisi neticesinde ortaya çıkar.

Grip virüsü (influenza) havada damlacık şeklinde dolaşır. Hasta olan ya da virüsü taşıyan bir kişinin öksürmesi, hapşırması veya konuşması çevreye yayılmasını sağlar. Havadaki bu damlacıklar direkt solunum sistemine geçebilir veya ortak kullanılan bir nesne teması ile elinize ve oradan göze veya ağza taşınabilir. Bu sebeple aynı ortamda bulunulan (iş yeri, ev, okul gibi) kişilerde grip semptomları varsa bu kişilerle hastalık geçene kadar mümkün olduğunca ortak eşya kullanmamaya çalışılmalı, konuşma mesafesi ayarlanmalı, yakın temasta bulunulmamalıdır.

Grip Teşhisi

Doktorunuz verdiğiniz tıbbi hastalık öyküsü ve şikayetlerinizi dinleyecek, fizik muayene de yaparak grip belirti ve semptomlarını araştıracaktır. Genelde mevsim geçişlerinde ve kış aylarında görülen bir hastalık olduğundan, tıbbi öykü ve fizik muayene ile teşhis edilir, ek işleme gerek yoktur. Çok nadir durumlarda (dünyada yeni büyük bir salgın meydana gelmesi gibi) polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile grip türü tanımlaması yapılarak teşhis koyulabilir. Fakat bu yalnızca büyük merkezlerde yapılabilen ve hastalığın gidişatına katkısı olmayan bir yöntemdir.

Grip Tedavisi

Grip hastalığı istirahat ile kendiliğinden iyileşir. Hastaya evde dinlenmesi ve C vitamininden zengin, bağışıklık sistemini destekleyici besinler tüketmesi önerilir. Bol su içmek ve terlemeyle kaybedilen suyu yerine koymak vücut direnci için çok önemlidir. Ayrıca bulaşıcı bir hastalık olduğundan hastanın toplu taşıma araçları, kütüphane, sinema, tiyatro, kreş gibi ortamlardan uzak durması tavsiye edilir.

Hastalık sırasında ağrı kesici ve ateş düşürücü semptomatik (belirtiye yönelik) tedavi amaçlı ilaçlar kullanılabilir.

Grip tedavisinde antibiyotikler kesinlikle etkisizdir. Kullanılmasının hiçbir anlamı olmadığı gibi boş yere antibiyotik kullanımı sonucunda bağırsaktaki faydalı bakteriler de ölmekte ve vücudun sağlığı bozulmaktadır. Bakteriler ve virüsler farklı canlı türleridir, ikisi için kullanılan ilaçlar tamamen bağımsızdır. Bununla beraber viral bir hastalık geçirmenin ardından bakterilerin solunum yollarına yerleşmesi kolaylaşabilir. Bu durumdan bir süre sonra bakteriyel enfeksiyon gelişir ise antibiyotik kullanılabilir. Buna hekim, muayenenin ardından karar verecektir.

Rastgele ve reçetesiz ilaç, özellikle de antibiyotik kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır.

Grip için kesin etkili olmama ihtimaliyle beraber risk altındaki kişiler için en etkili korunma, yıllık grip aşısı ile mümkündür. Grip aşısı her sene bir önceki senenin virüslerinden hazırlandığı için her zaman tamamen koruyucu olmamaktadır. Fakat hastalığın gidişatını iyileştirir, ayakta geçirilmesini sağlayabilir.

Grip Tedavi Edilmezse

Sağlıklı bireylerde grip tedavi edilmese de kendiliğinden iyileşir ve kalıcı bir hasar bırakmaz. Fakat özellikle yaşlılarda tedavi edilmezse ortaya çıkabilecek komplikasyonlar şunlardır:

  • Pnömoni (zatürre)
  • Bronşit (alt solunum yollarında, bronşlarda iltihap)
  • Astım alevlenmeleri
  • Kulak enfeksiyonları

Bunlardan özellikle pnömoni (zatürre) yaşlı ve kronik rahatsızlığı olan bireylerde ölüme neden olabilir. Çoğunlukla hastanede yatışla ve antibiyotiklerle tedavi edilmesi gereken ciddi bir tablodur.

Ayrıca gribin ardından vücut savunma hücrelerinde yorgunluk oluşacak ve gribin etkilediği solunum sistemi de bakteri enfeksiyonlarına açık hale gelecektir. Bu durumda boğaz enfeksiyonları, balgamlı öksürük, boğaz ağrısı, kulak ağrısı gibi semptomlar görülür ve genelde antibiyotiklerle tedavi edilir.

Gribe Ne İyi Gelir?

Gribe iyi gelen şeyler genel olarak şöyle sıralanabilir:

  • Bol su içmenin yanı sıra meyve suları, ıhlamur, ada çayı gibi bitki çayları da tercih edilebilir.
  • İstirahat etmek, yatmak, ihtiyaç varsa uyumak
  • Taze meyve ve sebze tüketmek
  • İştahsızlık olsa dahi az da olsa sağlıklı beslenmek, vücut direncini kırmamak
  • Ateş varsa ılık duş almak düşmesine yardımcı olur
  • Grip olan bireylerin şahsi eşyalarından ve bireylerle bire bir fiziksel temastan uzak durmak
  • Kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durmak (bu, hastalığın diğer bireylere bulaşmasını da önleyecektir)
  • Sık sık elleri yıkamak ve hijyene önem vermek

Gribe Ne İyi Gelmez?

Grip her durumda düzelen ve tam olarak iyileşen bir hastalıktır. Fakat bazı eylemler gribe iyi gelmediği gibi daha kötü de yapabilir.

  • Çalışmaya ve yoğun fiziksel aktiviteye devam etmek
  • Yetersiz beslenmek, aç kalmak
  • Terlemek için aşırı kalın giyinmek veya çok örtünmek
  • İçeriği bilinmeyen bitki çayları ve karışımlar tüketmek
  • Antibiyotik kullanmak
  • Ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak aspirin kullanmak (reye sendromu denen ciddi bir tabloya yol açabilir)
  • Alkol ve sigara tüketmek

Grip İlaçları

Grip kendi kendini sınırlayan ve ilaç kullanımına ihtiyaç duyulmayan bir hastalıktır. Fakat bazı durumlarda ilaç kullanımı gerekli olabilir.

Grip virüsüne karşı etkinlik gösterecek tek ilaç grubu antiviral ilaçlardır. Oseltamivir, zanamivir, peramivir, baloxavir gibi etken maddeli ilaçlar bu grupta yer alır. Fakat antiviral ilaçlara da zamanla antibiyotik ilaçlar gibi direnç gelişebilir ve bu durum dünya çapında sağlığı tehlikeye atacak bir boyuta gelebilir. Bu sebepten antiviral ilaçlar yalnızca çok ciddi hastalıkta ve ileri riskli kişilere verilen tedavilerdir. Ayrıca çok ciddi yan etkileri bulunur. Bu yüzden ek sağlık problemi olmayan, bağışıklık sistemi sağlam kişilerde kesinlikle kullanılmaz.

Grip hastalığının tedavisi, belirtilere yönelik olarak yapılır. Yani hastanın şikayetlerinin giderilmesi için geçici etkili ilaçlar kullanılır. Ateş yüksekliği ve ağrı kesici etki için parasetamol ve ibuprofen benzeri ilaçlar tercih edilmeli, aspirin kullanımından mutlaka uzak durulmalıdır.

Tekrar hatırlatmak faydalı olacaktır ki, antibiyotiklerin grip tedavisinde yeri yoktur.

Adı verilen ilaç grupları bilgilendirme amaçlı olup doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır.

Hamilelikte Grip

Hamilelik döneminde grip olduğunuzu düşündüğünüzde hemen aile hekiminize başvurun. Genelde en etkin tedavi, belirtilerin çıktığı ilk 48 saat içindedir. Oral (ağız) yoldan kullanılan Oseltamivir, gebelerde en güvenilir ilaçtır. Özellikle hamileler normalden daha ağır grip geçirebileceğinden salgın dönemlerinden önce aşı olmaları önerilmektedir. Grip aşısı, iğne ve burun spreyi formunda bulunur. Gebe kişiler, aktif olmayan virüs şeklinde olan iğne hali tercih edilmelidir. Burun spreyi formunda olanı canlı virüs barındırdığından kullanılmamalıdır.

Bunun dışında semptomatik tedavi için parasetamol en güvenli ilaçtır. Yatak istirahati, beslenme tavsiyeleri, bol su içmek gibi genel öneriler gebeler için de geçerlidir.

Çocuklarda Grip

Grip olan çocuklarda özellikle ateş yükselmesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Aile hekimi veya çocuk doktorunun önerisine göre verdiği ağrı kesici, ateş düşürücü ilaç uygun aralıklarla verilmelidir. Çocuk ve ergenlerde grip ve benzeri hastalıklarda aspirin, nadir görünse de ölümcül reye sendromuna sebep olduğundan asla kullanılmamalıdır. Bunların dışında çocuklarda iştahsızlık daha yaygın görülebilir. Tüm hastalar için yapılan genel öneriler çocuklar için de geçerlidir.

Bebeklerde Grip

Bebeklik döneminde bağışıklık sistemi tam olarak gelişmediği için, grip en çok 1 yaş grubunu etkiler. Bebeğinizde huzursuzluk, sık ağlama, ateş, burun akıntısı, göz sulanması gibi grip belirtilerini görürseniz mutlaka bir pediatri uzmanına başvurun. Hekimin önerilerine uyarak kolayca atlatılabilecek ve endişelenmeye gerek olmayan bir hastalık olduğunu unutmayın.

Grip için hangi doktora gidilir?

Grip, viral bir hastalık olduğu için çoğu virüs hastalığı gibi kendi kendine başlayıp tedavisiz de atlatılabilmektedir. Riskli gruptaki hastalarda, belirtilerin çok şiddetli ve beklenmedik olduğu durumlarda ve küçük çocuklarda doktora görünmek gerekebilir. Bu durumlarda acil servise de başvurulabilir. Fakat griple esas olarak aile hekimliği ilgilenmektedir. Bunun dışında enfeksiyon hastalıkları ve çocuklar için pediatri hekimlerine başvurulabilir.

Grip için acil servise gitmek, hem yetersiz tedavi almaya hem de acil servisi boş yere meşgul etmeye sebep olur.

Grip çoğu zaman kendiliğinden iyileşir, fakat kendisi ve oluşturduğu komplikasyonlar (bir hastalık sırasında ortaya çıkan, o hastalığın seyrini ağırlaştıran patolojik durumlar) ölümcül olabilir.

Grip komplikasyonlarında yüksek riskli hastalar şunlardır:

  • 5 yaşından küçükler, özellikle 12 aydan küçükler
  • 65 yaşından büyükler
  • Bağışıklık sistemi zayıf olanlar (AİDS hastaları, steroid tedavisi alanlar, kemoterapi görenler ve çeşitli bağışıklık sistemi yetersizlikleri yaşayanlar gibi)
  • Astım hastaları, kalp hastaları, böbrek hastaları, diyabet (şeker) hastaları, karaciğer hastaları
  • Obezler, özellikle beden kitle indeksi 40 ve üstü olanlar
  • Hamileler ve doğumdan sonraki ilk iki haftadaki lohusalar
  • Sağlık çalışanları ve ya bakımevi, yatılı okul gibi toplu konaklanan yerlerde hizmet verenler

Eğer bu risklerden herhangi birisine sahipseniz aile hekiminize başvurmanız önerilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Grip ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Grip virüsü belirtilerin ortaya çıkmasından önce 1-2 gün kuluçka süresi geçirir ve sonra belirtiler ortaya çıkar. En fazla 5-6 gün içinde kendiliğinden tamamen geçer. Gribin geçme süresi hastanın iyi bir şekilde istirahat edip etmemesine, su içmesine gibi faktörlere bağlı olarak da değişir. İstirahat etmeyen, bol su içmeyen, sigara içen bir hastanın iyileşme süresi birkaç gün daha uzun olacaktır. Grip döneminde bol bol dinlenmek, bol bol su içmek, fiziksel aktivite yapmamak, sigara içmemek iyileşme sürecini hızlandırır.

Aslında gribin çabuk geçmesi için hiçbir şey yapmaya gerek yoktur. Çünkü yapılanlar yalnızca hastalığı rahat atlatmanız için faydalı olacaktır. Süresini kısaltmak pek mümkün değildir. Yalnız istirahat etmezseniz ve kendinize iyi bakmazsanız hastalık süresi uzayabilir, genel önerilere uymalısınız. Hiçbir ilaçla da hastalık hızlı geçmeyeceğini unutmamalısınız.

Grip olmamak için yapılabileceklerin başında grip aşısı olmak gelir. Grip aşısı %100 koruyucu değildir fakat olasılığı ve hastalık meydana geldikten sonra şiddetini azaltır. Bunların dışında her zaman dengeli beslenmek, vitamin ve mineralleri gerektiği kadar almak, bağışıklık sistemini kuvvetli tutmak, sık sık elleri yıkamak yapılabilecekler arasındadır.

Bebeklerin bağışıklık sistemi henüz yeteri kadar gelişmediği için grip için riskli gruptadırlar bu açıdan grip daha ağır geçirilebilir ve komplikasyonlar gelişebilir. Bebeğiniz grip olduysa mutlaka doktorunuza başvurun. Bebekler için önemli olan bir durum da ateş yüksekliğidir. Bunun için doktorunuz ateş düşürücü ilaçlar verecektir, düzenli kullanın ve aspirinden kaçının.

Grip belirtileri göstermeye başladığınız zaman virüs vücudunuza bir süre önce girmiş ve etki göstermeye başlamış demektir. Bu aşamada geri döndürmek mümkün değildir fakat istirahat etmek, bol sıvı tüketmek, iyi beslenmek gibi genel önerilere uyarsanız hastalığın uzamasına engel olursunuz. Bunların yanında kalabalık ortamlara girmemek ve insanlarla birebir temasta bulunmamak bulaştırıcı olmamak açısından önerilir.