Yüksek Ateş

Yüksek ateş, vücut sıcaklığının normalin üstünde seyretmesi olup, altında yatan nedenin araştırılarak nedene yönelik tedavi uygulanması doğru olacaktır.

Yüksek Ateş Nedir?

Yüksek ateş, vücut sıcaklığının normalin üstünde seyretmesi olup, enfeksiyona karşı bağışıklık sisteminin savaşmak için kullandığı yollardan birisidir. 

Hastaların en çok merak ettiği sorulardan birisi yüksek ateş kaçtır? Olup bu sorunun cevabı hastanın erişkin ya da bebek olmasına göre değişir.

  • Yetişkinlerde yüksek ateş değerleri:
    1. Rektal (makat) ya da kulaktan ölçümde 38 derecenin üzerinde olması
    2. Ağızdan ölçümde 37.8 derecenin üzerinde olması
    3. Koltuk altından ölçümde 37.2 derecenin üzerinde olması
  • Bebeklerde yüksek ateş değerleri:
    1. Makattan ya da kulaktan ölçümde 38.1 derecenin üzerinde olması
    2. Ağızdan ölçümde 37.6 derecenin üzerinde olması
    3. Koltuk altından ölçümde 37.4 derecenin üzerinde olması

Yüksek Ateş Belirtileri

Yüksek ateş kişilerin vücutlarına dokunulduğu zaman hissedilebilmekle birlikte bazı durumların yüksek ateşe eşlik etmesi acil müdahaleyi gerektiren belirtiler olarak görülür.

  • Titreme, kasılma ve ürperme: Ateş yükselirken vücut tepki olarak sırayla ürpermeye, titremeye ve müdahalesiz kalması durumunda ise kasılmaya başlar. Yüksek ateş titreme birlikteliği oldukça sık görülen bir durumdur.
  • Aşırı terleme / Aralıklarla soğuk soğuk terlemeYükselen ateş aralıklar ile düşer, bu esnada hastalarda normal dışı bir terleme gözlenir.
  • Yüzde kızarıklıkYükselen vücut sıcaklığı sonucu yüzde kızarıklık ilk ve en sık görülen belirtiler arasındadır.
  • Kalp hızında artış / Çarpıntı: Yüksek ateş vücuttaki hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda vücuda gönderilmesi gereken oksijen miktarı da artar ve buna bağlı olarak kalp hızında artma hatta çarpıntı hissi görülebilir.
  • Eklem ve kas ağrılarıVücuda yayılmış enfeksiyon varlığını işaret eden eklem ve kas ağrıları, hastaların gündelik yaşamdan uzaklaşmasına neden olan bir belirti olup hastalığın ciddi boyutlarda olabileceğini işaret eder.
  • Güçsüzlük: Yüksek ateş soğuk algınlığından kansere kadar bir çok hastalığın belirtisi olabildiği için güçsüzlüğün eşlik ettiği yüksek ateş varlığında daha dikkatli olunmalıdır.
  • İştah kaybı: Yüksek ateşe neden olan çoğu hastalık İştah kaybına neden olabilir. İştah kaybı sonucu az beslenmeye bağlı olarak da bağışıklık sistemi daha da güçsüzleşir.
  • Baş dönmesi: Yüksek ateşe baş dönmesinin eşlik etmesi artık durumun iyice ciddileştiğine ve yüksek ateşin havaleye doğru gittiğine işaret eden bir belirtidir.
  • Baygınlık hissi: Baş dönmesini genelde baygınlık hissi takip eder, hastalarda kısa veya uzun süreli bilinç kaybı gözlenir.
  • Halüsinasyon, kafa karışıklığı: Çok yüksek seyreden ateş beyindeki sinirlere zarar verir ve bunun sonucunda kişilerde kafa karışıklığı, halüsinasyon ve sayıklama görülür.

Yüksek Ateş Nedenleri

Yüksek ateş esasen bir hastalık değil, altta yatan hastalıkların belirtisidir. Altta yatan hastalık basit bir soğuk algınlığından hayati tehlike barındıran kansere kadar değişkenlik gösterebilir.

  • Viral enfeksiyonlar: Grip, soğuk algınlığı, su çiçeği, kızamık ve kızamıkçık gibi virüsler kaynaklı hastalıklarda yüksek ateş görülür. Ateşin yükselmesi vücudun virüslere karşı savunma sistemlerinden birisi olarak görev yapar.
  • Bakteriyel enfeksiyonlar: Tonsillit adı verilen bademciklerin iltihabı, sinüzit adı verilen yüz kemiklerinin içindeki boşlukların iltihabı, gırtlağın iltihabı olan larenjit ve boğaz iltihabı olan farenjit bakteriler kaynaklı ortaya çıkıyorsa hastalığın ilk gününden itibaren yüksek ateş görülür.
  • Güneş çarpması: Yüksek sıcaklıklara maruz kalma, uzun süre güneş altında kalma sonucu meydana gelen güneş çarpmasını takip eden ilk 2 – 3 saat içinde ateş 40 derecelere kadar yükselebilir.
  • Kulak enfeksiyonu: Orta kulak iltihabı oldukça sık görülen bir enfeksiyon olup genelde bakteriler kaynaklı gelişir. Şiddetli kulak ve baş ağrısı ile yüksek ateş birlikteliği sıktır.
  • İnflamatuar eklem hastalıkları: Romatoid artrit, ankilozan spondilit, sistemik lupus eritematozus, ankilozan spondilit gibi eklemlerin iltihaplandığı hastalıklarda yüksek ateş görülür.
  • İnflamatuar bağırsak hastalıkları: Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı adı verilen inflamatuar bağırsak hastalıklarında Crohn hastalığında daha çok olmak üzere ateşlenme dönemi adı verilen belirtilerin arttığı dönemlerde ateş yükselmesi görülür.
  • Kan pıhtısı: Pulmoner emboli adı verilen ve akciğerde kan pıhtısı atması durumunda nefes darlığı, göğüs ağrısının eşlik ettiği yüksek ateş şikayeti görülebilir.
  • Uyuşturucu kullanımıYaygın olan kokain ve uykusuzluk ile yorgunluğu gidermek amacı ile üretilmiş yapay uyuşturucu olan amfetaminlerin kullanımı sonucu yüksek ateş görülür.
  • Besin zehirlenmeleriBesin zehirlenmeleri tarihi geçmiş ya da uygun olmayan koşullarda saklanmış besinlerin tüketilmesi sonucu ortaya çıkar ve ani belirtiler ile kendini gösterir. Bulantı ve kusma ile başlayan belirtiler kramp tarzında karın ağrıları ile devam eder. Bu hastalarda yüksek ateş görülür.
  • Aşılar: Çocukluk döneminde yapılan kızamık – kızamıkçık – kabakulak (KKK), su çiçeği, hepatit A (HAV), hepatit B (HBV), pnömokok, rota virüs aşıları ile difteri, tetanoz aşıları uygulanması sonrası hafif yüksek ateş görülebilir ve bu durum normaldir.
  • İlaçlar: İlaç ateşi adı verilen tabloda tansiyon tedavisinde kullanılan antihipertansif ilaçlar, bakterilere karşı kullanılan antibiyotik ilaçlar, virüslere karşı kullanılan antiviral ilaçlar, mantar tedavisinde kullanılan antifungal ilaçlar, idrar söktürücü olarak bilinen diüretik ilaçlar, kabızlık tedavisinde kullanılan laksatifler, kalp ritminde bozuklukların tedavisinde kullanılan antiartimik ilaçlar, epilepsi hastalarının kullandığı antiepileptik ilaçlar yüksek ateşe neden olabilir.
  • Kanser: Herhangi bir virüs ya da bakteri kaynaklı iltihap olmamasına rağmen aniden çıkan ve ilaçlara rağmen düşmeyen yüksek ateş varlığında kan kanseri olarak bilinen lösemi ve lenf bezlerinin kanseri olarak bilinen lenfomalardan şüphe edilebilir. Bunun yanında; meme kanseri, akciğer kanseri ya da pankreas başı kanseri gelişiminde de yüksek ateş şikayeti görülebilir.
  • Ailevi akdeniz ateşi (FMF): Ailesel bir hastalık olan ailevi akdeniz ateşinde şiddetli karın ağrısının eşlik ettiği yüksek ateşler hastalığın atak zamanlarında görülür.
  • Vaskülitler: Behçet hastalığı, poliarteritis nodosa (PAN), Takayasu arteriti, Kawasaki hastalığı gibi damarları tutan ve damarlarda iltihabına neden olan hastalıklarda yüksek ateş görülebilir.
  • Tiroidit: Bakteriler kaynaklı ortaya çıkan tiroid iltihabı olan akut tiroidit ve virüsler kaynaklı ortaya çıkan subakut tiroidit hastalarında yüksek ateş şikayeti ortaya çıkabilir.

Yüksek Ateş Teşhisi

Yüksek ateş şikayeti ile doktora hastalarda teşhis aşamasına detaylı bir hasta öyküsü alınarak başlanmalıdır. Hastanın inflamatuar bağırsak hastalığı, inflamatuar eklem hastalığı gibi hastalık öyküsünün olup olmadığı, yapılan aşı ya da kullanılan ilaç öyküsü, güneşe çıkma öyküsü tek tek sorgulanır. Yüksek ateş şikayetine eşlik eden diğer belirtiler sorgulanır. Sonraki aşamada fizik muayene yapılarak ateşin kaç derece olduğu, enfeksiyon belirtisi olan başka boğaz bölgesinde şişme, kulaklarda akıntı gibi şikayetlerin tespiti, inflamatuar eklem hastalıklarından şüphe ediliyorsa eklem bölgelerinde şişlik ya da kızarıklık gibi ek belirtilerin varlığı incelenir.

Fizik muayene sonrası laboratuvar testleri uygulanır; kan testi ve tam idrar tetkiki (TİT), gaita (dışkı) testi istenir. İnflamatuar bağırsak hastalıkları ve inflamatuar eklem hastalıklarına özel olarak kanda çıkan antikor (vücudun ürettiği koruma hücreleri) testleri yapılarak incelenebilir.

Şüphe edilen hastalığa yönelik tanı yöntemleri ve radyolojik görüntüleme yöntemi ile tanı konmaya çalışılır:

  • Direkt röntgen grafi: Özellikle inflamatuar eklem hastalıkları ve inflamatuar bağırsak hastalıkları kaynaklı olduğu düşünülen yüksek ateş varlığında X ışınlarından yararlanılan direkt röntgen grafi yöntemi ile ilgili eklem bölgelerinin görüntülenmesi sağlanır.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Yine inflamatuar eklem hastalıkları ve kanser şüphesinde kullanılabilen bilgisayarlı tomografi görüntülemesi yapılan bölgenin 3 boyutlu görüntülenmesini sağladığı için özellikle akciğer kanseri ya da pankreas başı kanserinin tespitinde değerlidir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Radyo dalgalarının kullanıldığı görüntüleme yöntemi inflamatuar eklem hastalıkları ve kanser şüphesi bulunan hastalar için önemlidir.
  • Sigmoidoskopi: İnflamatuar bağırsak hastalığı kaynaklı olduğu düşünülen yüksek ateş varlığında kullanılan sigmoidoskopi kalın bağırsağın son 60 cm' lik kısmının görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir. Makattan ucunda kamera bulunan ince bir tüp ile girilerek ilgili bölgenin görüntülenmesi sağlanır.
  • Kolonoskopi: Sigmoidoskopi ile aynı şekilde uygulanan kolonoskopi, sigmoidoskopiden farklı olarak tüm kalın bağırsağın görüntülenmesini sağlar. Ayrıca bu yöntemler gerekli görülürse biyopsi örneği (ilgili bölgeden parça alınarak incelenmesi) alınmasını sağlar.
  • Mamografi: Meme kanserinden şüphe edilen hastalarda kullanılan mamografide hastanın meme dokusu iki tabaka arasında sıkıştırılarak X ısınları yardımı ile memenin görüntülenmesi sağlanır.
  • Meme ultrasonu: Ses dalgaları yardımı ile uygulanan meme ultrasonu, mamografiden Farklı olarak dokuların üst üste binmeden memeden daha rahat görüntülenmesini sağlar.
  • Biyopsi: Lenfoma, meme kanseri, pankreas başı kanseri ya da akciğer kanseri şüphesi bulunan yüksek ateş şikayeti olan hastalarda ilgili bölgelerden parça alınarak mikroskop altında incelenmesi işlemi olup; ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB), tru – cut (kalın iğne) biyopsisi, eksizyonel biyopsi (parçanın tamamının çıkarıldığı) gibi çeşitleri bulunur.

Yüksek Ateş Tedavisi

Hastalar sık sık yüksek ateş nasıl düşer? Sorusunun cevabını arasalar da yüksek ateş bir hastalıktan çok altta yatan bir hastalığın belirtisi olduğu için yüksek ateşin altında yatan nedenin araştırılarak nedene yönelik tedavi uygulanması doğru olacaktır.

  • Viral ve bakteriyel enfeksiyonlara bağlı yüksek ateş tedavisi: Boğaz, kulak, bademcik iltihabı gibi durumlarda ve su çiçeği, kızamık, kızamıkçık, kabakulak gibi bulaşıcı hastalıklarda ateş yaygın görülen bir belirti olup hastanın durumuna göre tedavi başlanabilir.

Su çiçeği, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak gibi virüsler kaynaklı ortaya çıkan hastalıklarda belirtilere göre ilaç kullanımına gidilebilir. Ağrısı Çok olan hastalarda ağrı kesici ilaçlar olarak bilinen analjezik ilaçlar, ateş şikayeti fazla olan hastalarda ise ateş düşürücü ilaçlar reçete edilir.

Boğaz, kulak, bademcik iltihabı gibi daha çok bakterilerin sebep olduğu yüksek ateş vakalarında ise ateş düşürücü ilaçlar ve gerekli görüldüğü takdirde antibiyotik ilaçlar kullanılır.

Kanda enfeksiyon ve yüksek ateş birlikteliği tespit edildiği zaman ise sistemik antibiyotik ilaçlar adı verilen tüm vücudu etkileyen ilaçlar kullanılır.

  • İnflamatuar eklem hastalıklarına bağlı yüksek ateş tedavisi: Yüksek ateşin altında yatan sebep inflamatuar eklem hastalığı olarak tespit edilirse tedavi planlaması ilaçla tedavi, fizik tedavi ve cerrahi tedavi olarak planlanabilir. İlaçla tedavide çeşitli ilaçlar kullanılır. Fizik tedavide hastaların yaşadığı hareket kısıtlılığını azaltmaya yönelik egzersiz programları oluşturulur. Son seçenek olarak da cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
  • İnflamatuar bağırsak hastalıklarına bağlı yüksek ateş tedavisi: Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı sonucu görülen yüksek ateşin tedavisinde hastalar hastalığın erken evresinde yakalanmış ise ilaçla tedavi seçenekleri değerlendirilir. İlaç seçenekleri arasında; meselaminler, steroidler ve TNF – alfa inhibitörleri değerlendirilir.

Cerrahi tedavi seçenekleri ise ilaçlara yanıt alınamayan ve fistül oluşumu (bağırsakta normalde olmaması gereken bir kanal / boşluk oluşması), bağırsak tıkanıklığı ya da bağırsak yırtılması gibi ilaçla tedavisi mümkün olmayan durumlar gelişiminde uygulanır.

  • Pulmoner emboliye (akciğerde kan pıhtısı) bağlı yüksek ateş tedavisi: Pulmoner emboli acil tedavi edilmesi gereken bir durum olup, pulmoner emboliden şüphe edilmesi durumunda en kısa sürede tedaviye başlanır. Bu amaçla antikoagülan adı verilen ve kan sulandırıcı olarak bilinen ilaçlar enjeksiyon şeklinde uygulanır. Testler ile doğrulanan pulmoner emboli varlığında kan sulandırıcı ilaç enjeksiyonuna 5 gün devam edilir ve hastada düzelme görülür ise 3 ay boyunca oral (ağızdan) antikoagülan ilaç tedavisine devam edilir.
  • Kansere bağlı yüksek ateş tedavisi: Solid organ kanserleri adı verilen meme, akciğer, pankreas gibi kanserlerin tespiti durumunda kanser erkek evrede yakalandı ise tedavi tümörlü bölgenin ya da ilgili organın cerrahi olarak çıkarılmasıdır. İleri evrede yakalanan solid organ kanserlerinde ise cerrahi sonrası radyoterapi adı verilen ışınla tedavi ya da kemoterapi adı verilen ilaçla tedavi seçenekleri uygulanır.

Lösemi olarak bilinen kan kanseri ve lenfoma adı verilen lenf bezlerinin tutulduğu kanser türlerinde ise kemoterapi ve radyoterapi uygulanır.

  • Vaskulite bağlı yüksek ateş tedavisi: Büyük, orta ya da küçük damarların iltihaplanması sonucu ortaya çıkan vaskulitler de yüksek ateş sebepleri arasında olup bu durumun tespit edilmesi halinde ilaçla tedavi olarak bilinen medikal tedavi yöntemleri uygulanır. Steroidler ve immün süpresif ilaçlar adı verilen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar ile vaskülit tedavisi sağlanır.

Yüksek Ateş İlaçları

Yüksek ateş tedavisinde ilaç secimi altta yatan hastalığa yönelik yapılır.

Virüsler ile bakteriler kaynaklı iltihabı hastalıklarda ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar reçete edilebilir.

Ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar arasında:

  • Parasetamol
  • İbuprofen
  • Diklofenak sodyum
  • İndometazin
  • Flurbiprofen
  • Ketoprofen
  • Naproksen sodyum
  • Metamizol

Bakteri kaynaklı kulak iltihabı, bademcik iltihabı, boğaz iltihabı gibi hastalıklarda ise antibiyotik ilaçlar kullanılabilir.

Antibiyotik ilaçlar:

  • Amoksisilin / Klavulonik asit
  • Dikloksasilin
  • Sefaleksin
  • Klindamisin
  • Doksisiklin
  • Minoksilin
  • Trimetoprim / Sülfametoksazol
  • Amoksisilin / Klavulonik asit
  • Eritromisin

Şeklinde sıralanabilir.

İnflamatuar eklem hastalıklarının tedavisinde ise ilaçla tedavi seçenekleri arasında bulunan immün süpresif ilaçlar:

  • Siklofosfamid
  • Azatiyopirin
  • mikofenolat mofetil
  • takrolimus
  • İnfliksimab
  • Adalimumab
  • Sertolizumab
  •  Etanersept
  • Golimumab

Ayrıca bunlara ek olarak sülfasalazin, metotreksat, siklosporin, siklofosfamid de inflamatuar eklem hastalıkları tedavisinde kullanılabilir.

İnflamatuar bağırsak hastalıklarına bağlı ortaya çıkan yüksek ateş tedavisinde ise;

  • Meselaminler
  • Steroidler
  • Azatiopürin
  • Budenosid
  • İnfliksimab
  • Adalimumab
  • Sertolizumab
  •  Etanersept
  • Golimumab

Pulmoner emboli tedavisinde kullanılan antikoagülan ilaçlar:

  • Heparin
  • Düşük molekül ağırlıklı heparin
  • Fondaparinux
  • Apiksaban
  • Rivoraksaban

Kanser tedavisinde kemoterapi ilaçları kullanılabilir. Bu ilaçlar:

  • Kolşisin
  • Vinblastin
  • Vinkristin
  • Paklitaksel
  • Siklofosfamid
  • Klorambüsil
  • Karboplatin
  • Sisplastin

Büyük, orta ya da küçük çaplı damarların iltihaplanması olan vaskülit kaynakli yüksek ateş tedavisinde ise TNF – alfa inhibitörlerinden:

  • İnfliksimab
  • Adalimumab
  • Sertolizumab
  • Etanersept
  • Golimumab

Ayrıca bağışıklık sistemini baskılayıcı immün süpresif ilaçlardan:

  • Siklofosfamid
  • Azatiyopirin
  • mikofenolat mofetil
  • Takrolimus

Tercih edilebilir.

Yüksek Ateş Tedavi Edilmezse

Her ne kadar yüksek ateş vücudumuzun kendini savunmak için ortaya koyduğu mekanizmalardan birisi olsa da uzun süre tedavisiz kalan yüksek ateş vücutta ciddi zararlara neden olur. Yüksek ateşin zararları bilinmeli ve ona göre önlem alınmalıdır.

Yüksek ateş uzun süre kontrolsüz kaldığı zaman havale adı verilen ve beyin fonksiyonlarının etkilendiği durumlara neden olabilir. Bu durumda anlık olarak kişilerde sayıklama, hayal görme gibi belirtiler ortaya çıkarken uzun vadede beyinde kalıcı hasarlara sebep olabilir. Ateşli nöbetler olarak da bilinen bu durum oldukça tehlikelidir.

Özellikle erkeklerde uzun süre devam eden yüksek ateş üreme hücrelerine zarar vererek kısırlığa neden olabilmektedir.

Ayrıca yüksek ateş bir hastalık değil altta yatan hastalığın habercisi bir belirti olduğu için uzun süre tedavisiz kalan ve araştırılmayan yüksek ateşin altında kan pıhtısı, kanser gibi hayati tehlikesi olan hastalıklar da yatabilir.

Tüm bunlar göz önüne alınarak yüksek ateş varlığında en kısa sürede müdahale edilmesi önemlidir.

Hamilelikte Yüksek Ateş

Hamilelik dönemindeki kadınlardaki vücut ısısı, normal dönemdeki kadınlarla aynı seyretmektedir. Yetişkinlerdeki yüksek ateş sınırı olan 37 derece hamile kadınlarda da aynı olmakla birlikte; bu dönemde görülen yüksek ateşin farkı belirtilerin daha çabuk ortaya çıkması ve hasarların daha ciddi boyutlara ulaşması ihtimalidir.

Hamilelik dönemindeki kadınlarda yüksek ateş görülmesi durumunda hastalar daha çok panik yapmaktadır. Hamilelik döneminde yüksek ateş bebeğe zarar verir mi? Sorusu anne adayları tarafından en çok merak edilen konuların basında gelmekle beraber bu endişelerinde haklıdırlar.

Hamilelik döneminde yüksek ateş görülmesi; düşük riskinin, anne karnında ölüm riskinin artmasının yanında, baş gelişim anomalileri, zeka geriliği, kalp ve kalp kapağı anomalileri, kol ve bacaklarda gelişim anomalileri gibi bir çok kalıcı hasara sebep olabilir. Özellikle ilk trimestr adı verilen ilk 3 aylık dönemde görülen yüksek ateş bu kalıcı hasarlara neden olur.

Hamilelik döneminde görülen yüksek ateşin altında enfeksiyonların yatma riski yüksek olduğu için yüksek ateş durumunda zaman kaybedilmeden doktora başvurulması ve uygun tanı sonrası en kısa sürede uygun tedaviye başlanması önemlidir.

Bebeklerde ve Çocuklarda Yüksek Ateş

Bebekler ve çocukların normal vücut ısısı yetişkinlere göre bir miktar fazladır. Bu yaş grubunda en doğru ateş ölçümü makattan ölçüm olup buradan yapılan ölçümde 38.1 derecenin üzerindeki değerlerde yüksek ateşten söz edilebilir.

Bebeklik ve çocukluk döneminde bağışıklık sistemi tam oluşmadığı için bu yaş grubundaki bireyler enfeksiyonlara ve hastalıklara oldukça açık durumdadır. Bu yas gruplarındaki yüksek ateşin en sık görülen nedenleri arasında; hepatit, sinüzit, üst solunum yolu enfeksiyonları, akciğer enfeksiyonları, karın içi apseler, sindirim sistemi enfeksiyonları, endokardit vb. kalp enfeksiyonları iltihabı sebepler olarak sayılırken, zehirlenmeler, sıcak çarpması, yapılan aşılara bağlı ortaya çıkan yüksek ateş, hızlı su kaybına neden olan ishal gibi durumlar ise enfeksiyon dışı sebepler olarak sayılabilir.

Özellikle bazı bebek ve çocuklarda yüksek ateş varlığında oldukça dikkatli olunmalıdır.

Bu gruplar:

  • 3 ay altındaki bebekler
  • Aşırı huzursuz, sürekli ağlayan, herhangi bir şey yiyip içmeyen bebek ve çocuklar
  • Uyarılara tepki vermeyen, sürekli uyuyan bebek ve çocuklar
  • Yüksek ateş 4 – 5 günü geçen bebek ve çocuklar
  • Solunum zorluğu çeken bebek ve çocuklar
  • 39 – 40 dereceyi geçen ateşi olan bebek ve çocuklar
  • Sayıklayan, halüsinasyon gören ateşli havale adı verilen durum görülen bebek ve çocuklar
  • Önceden bilinen başka hastalığı olan bebek ve çocuklar
  • 2 – 3 gündür ishal ile devam eden yüksek ateşi olan bebek ve çocuklar
  • Kızarıklıklar ve cilt döküntüleri ile seyreden yüksek ateş görülen bebek ve çocuklar
  • 1 günden fazladır kusan bebek ve çocuklar
  • İdrar yaparken ağrı ve yanma şikayeti olan bebek ve çocuklar
  • Boğaz ve kulak ağrısının eşlik ettiği yüksek ateş görülen bebek ve çocuklar

Olarak sıralanabilir.

Öncelikli olarak risk grubunda olan bebek ve çocuklar olmak üzere tüm küçük yaş gruplarında görülen yüksek ateşin kalıcı zararlara neden olabileceği arlanmamalıdır. Basit bir üşütme sebebi ile ortaya çıkabileceği gibi menenjit gibi beyni tutan enfeksiyonların da habercisi olabilen yüksek ateş varlığında doktora başvurulması ve uygun tedaviye başlanması önemlidir.

Yüksek Ateş için Hangi Doktora Gidilir?

Yüksek ateş bir hastalık değil bir belirtidir. Hastalarda yüksek ateş soğuk algınlığı gibi hafif hastalıkları işaret edebileceği gibi kanser, vaskülitler gibi tedavisiz iyileşme görülmeyecek hastalıkların da habercisi olabilir. Hastalarda geçmeyen ve yüksek seyretmeye devam eden; baş ağrısı, titreme, kasılma, baş dönmesi, eklem ve kas ağrılarının eşlik ettiği yüksek ateş varlığında İç Hastalıkları (Dahiliye) bölümünde iç hastalıkları uzmanına muayene olunması gerekir.

Yapılan ilk muayene ve tetkikler sonucunda iç hastalıkları uzmanını altta yatan nedene göre Genel Cerrahi bölümünde genel cerrahi uzmanına ya da onkoloji bölümünde onkoloji uzmanına yönlendirme yapması gerekebilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Yüksek Ateş ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Çocukluk döneminde de bebeklerde olduğu gibi vücut ısısı yetişkinlere göre daha yüksek seyretmekte olup yüksek ateş varlığında çocuklara soğuğa yakın ılık duş aldırılması, ince giysiler giydirilmesi ve bulunduğu odanın 20 – 21 dereceye ayarlanması önemlidir. Bol sıvı takviyesi ile gerekli durumlarda doktorun reçete ettiği ateş düşürücü ilaçlar ve fitillerin kullanılması çocuklarda ateş düşürmede faydalı olacaktır.

Yetişkinlerde de uygulanan ateş düşürme yöntemleri aşağı yukarı çocuklarla aynıdır. Ilk yapılması gereken soğuğa yakın ılık bir duş almak olup, bol sıvı tüketimine dikkat edilmesidir. Soğuk su ile ıslatılmış havlu / bez ile ya da soğuk buz aküsü ile vücuda kompres yapılarak sıcaklığın kontrol altına alınması sağlanabilir. Kafeinli içecekler,  alkol ve sigara tüketimi olmamalıdır. Bulunulan odanın havalandırılması ve çok sıcak olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Her ne kadar üşüme ve titreme görülse de kalın giysiler yerine ince kıyafetler tercih edilmelidir. Doktor tavsiyesi ile ateş düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır.

Yüksek ateş değerleri yetişkinlerde ve bebeklerde farklılık göstermektedir. Yetişkinlerde yüksek ateş değerleri; Rektal (makat) ya da kulaktan ölçümde 38 derecenin üzerinde olması, ağızdan ölçümde 37.8 derecenin üzerinde olması ve koltuk altından ölçümde 37.2 derecenin üzerinde olması olarak değerlendirilirken; bebeklerde yüksek ateş değerleri ise makattan ya  da kulaktan ölçümde 38.1 derecenin üzerinde olması, ağızdan ölçümde 37.6 derecenin üzerinde olması, koltuk altından ölçümde 37.4 derecenin üzerinde olması Olarak kabul edilir.

Bebeklerin normal vücut ısıları yetişkinlere göre daha yüksek seyretmekle birlikte bu yaş grubunda bağışıklık sistemi daha tam oluşmadığı için enfeksiyonlara yatkınlık fazladır. Bu yas grubunda yüksek ateş görüldüğü zaman  soğuk uygulama adı verilen soğuk suya batırılmış bez ya da havlular ile özellikle damarların gözüktüğü bölgelere uygulama yapılması faydalı olacaktır. Soğuk uygulamaya rağmen yüksek seyreden ateş var ise doktorun reçete ettiği ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.

Yüksek ateşin kalpten beyne, damarlardan gözlere kadar bir çok yapı ve organ üzerinde olumsuz etkisi olduğu bilinmektedir. Özellikle bebeklik ve çocukluk döneminde seyreden yüksek ateş beyinde ve beyindeki damar ile sinirlerde ciddi hasarlara sebep olur. Bu sinir ve damarlardan bazıları ise gözü ilgilendiren damar ve sinirler olup, bunlarında hasarlanması sonucu yüksek ateşe bağlı gözde hasarlar görülebilir.