Subkutan Enjeksiyon Nedir?

Düzenli ve yavaş bir şekilde emilimi istenen ilaçların, deri altı enjeksiyonu olarakta bilinen subkutan enjeksiyon ile uygulanması mümkündür

Subkutan enjeksiyon, deri altı enjeksiyon olarak da anılmaktadır. Dermis tabakası hemen altında gevşek bağ dokusu bulunmaktadır. Uygulamada bu gevşek bağ doku bölgesi içerisine ilaç verilmektedir. Düzenli ve yavaş bir şekilde emilimi istenen ilaçların bu yolla enjekte edilmesi mümkündür. Bebeklerde subkutan uygulaması gerekliliği kararı için hekim tarafından yaş, gelişim ve kas büyüklüğü dikkate alınır.

Subkutan Enjeksiyon Bölgeleri

Subkutan enjeksiyon bölge tespiti için tercih edilebilecek yerler bellidir. Bunlar;

  • Sırt bölgesinde yer alan skapulanın alt kısmı
  • Karından subkutan enjeksiyon (abdominal bölge)
  • Üst kolun arka yüzü (lateral)
  • Uyluk bölgesinin ön yan yüzü (laterofemoral bölge)
  • Dorsogluteal bölgesinin üst kısmı olarak ele alınabilir.

Bahsi geçen bölgeler kan damarları yönünden zengin olmadığından subkutan enjeksiyonda intramüsküler enjeksiyon uygulamasına nazaran ilacın emilim ve dağılım hızı daha yavaştır. İntramüsküler enjeksiyon kas tabakasına uygulanan enjeksiyon yöntemidir. Bu bölgelere subkutan enjeksiyon uygulama yapılabilecek ilaçlar arasında;

Subkutan Enjeksiyon Uygulama Aşamaları

  • Subkutan enjeksiyon uygulaması hemen öncesinde eller yıkanmalı ve sonrasında eldiven giyilmelidir.
  • İlaç hazırlanması flakondan veya ampulden çekilerek gerçekleştirilir.
  • Flakonlardan veya ampulden ilaç çekilmesi noktasında iğne ucu köreleceği için uygulama yapılmadan hemen önce iğne ucu değiştirilmesi gerekmektedir.
  • Hastaya uygulama vasıtasıyla verilen ilacın tam dozda ulaşabilmesi için içerisine 0,2 - 0,5 ml aralığında hava çekilmelidir. Hava kilidi ayrıca iğnenin geri çekilmesi esnasında ilacın az miktarda olsa dahi cilt içerisine kaçması engellenmektedir. Böylece hematom ve ekimoz gelişmesinin önüne geçilecektir. Hava kilidi uygulamasında iğne açısı 90 derece olmalıdır.
  • Uygulama için uygun bölge seçilmeli ve hasta seçilen bölgeye uygun pozisyona getirilmelidir.
  • Uygulamanın yapılacağı bölgede kist, abse veya nekroze doku bulunmuyor olmasına dikkat edilmelidir.
  • Uygulama gerçekleştirilecek bölge antiseptik solüsyon ile dairesel hareketler yapılarak temizlenmelidir. 
  • Enjeksiyon yapılacak bölge çevresinden tutulmak suretiyle kaldırılır.
  • İğne uygulaması seçilen bölgeye göre 45 derecelik veya 90 derecelik açı ile yapılmalıdır. 
  • İnsülin veya heparin gibi ilaçlarla yapılan uygulamalarda kan kontrolünün yapılması doku hasarına neden olacaktır. Bu nedenle bahsi geçen ilaçların kullanılması durumunda kan kontrolü yapılmamalıdır. İnsülin ve heparin dışında ilaçların uygulanacak olması durumunda kontrol yapılmalı ve kan olmaması durumunda ilaç enjekte edilmelidir. Kontrol gerçekleştirildiği zaman kan gelmesi durumunda ilaç enjekte edilmeden iğne geri çekilmelidir. Bu durumda işlemin tekrarlanması gerekmektedir. 
  • İğnenin bölgeye girmesi sonrasında doku serbest bırakılmalıdır. Örneğin subkutan enjeksiyon kol için yapılıyorsa bölgeye iğne girmesi sonrasında hemen doku serbest bırakılmalıdır.
  • İlacın enjekte edilmesi sonrasında enjektörün bölgeden çekilmesi 45 derece veya 90 derecelik açı ( başta uygulanan açı )  ile yapılmalıdır. Bu sayede hücrelere zarar verilmesi ihtimali ortadan kaldırılacaktır. İğnenin çekilmesi sonrasında bölgeye koru pamuk konmalıdır.
  • Uygulama sonrasında etki ve yan etkiler takip edilir.
  • İşlem sonrasında hastanın rahat bir pozisyon alması sağlanır.
  • İşlem sonrasında eller tekrar yıkanmalıdır.

Subkutan Enjeksiyon Uygulamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Hacimce çok olan ilaçların kullanımı sert ve ağrılı apselerin oluşmasına neden olacağı için subkutan enjeksiyon ile enjekte edilecek ilacın çözücü hacmi 0,5 - 1 ml aralığında olmalıdır.
  • Uygulamanın yapılacağı bölgeni seçiminin doğru yapılması önemlidir.
  • İnsülin vb. ilaçlar nedeniyle hastaya sık subkutan enjeksiyon yapılıyor ise uygulama bölgelerinin belirli aralıklarla değiştirilmesi gerekmektedir. Aynı bölgeye sık enjeksiyon yapılması absorbsiyonda gecikmeye ve doku hasarına neden olacaktır.
  • Kişide doku hasarına neden olacağı için heparin ve insülin uygulamalarında kan kontrolü (aspirasyon) yapılmamalıdır.
  • Hava kilidi uygulaması heparin gibi ilaçların kullanımında mutlaka yapılmalıdır. Bu sayede ekimoz ve hematom gelişmesinin önüne geçilecektir.
  • Uygulama esnasında kesinlikle yavaş olunmalıdır. Subkutan enjeksiyon bölgelerinde ağrı reseptörleri fazla sayıda bulunmaktadır. Bu nedenle hastalar veya yaralılar için zor bir uygulama olabilmektedir. Uygulamanın hızlı yapılması bölgede ağrı reseptörlerinin fazla olmasına bağlı olarak hastada ağrıya neden olacaktır. 
  • Tedavide verilen ilaçların emilim hızı dahi önemlidir. İlacın doğru bölgeye yapılıyor olması bu nedenle önemlidir. Subkutan dokuya yapılması istenen bir ilacın kas dokuya yapılması ilacın daha hızlı emilmesine ve buna bağlı olarak istenilen faydanın görülmemesine neden olacaktır.
  • Her ilaç için kullanılması gereken iğne ucu birbirinden farklıdır. Bu nedenle enjeksiyon için seçilen enjektörde iğne uzunluğu seçimi dikkatle yapılmalıdır. İğne uzunluğu seçimini kullanılacak olan ilaç haricinde hastanın yaşı, ağırlığı ve vücut kitlesi de etkileyecektir.
  • Enjeksiyon uygulamasında iğnenin batırılış açısına dikkat edilmelidir.
  • İlaç bölgeye enjekte edildikten sonra enjektörün çıkarılış açısına dikkat edilmelidir.
Makaleyi faydalı buldun mu?
5
2
Makeleyi Paylaşın

Subkutan Enjeksiyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Uygulamada kullanılacak ilaca uygun iğne seçilimi ardından uygun hacimde ilaç hava kilidi bırakılarak enjektör hazırlanır. Uygulama için doğru bölge seçilir ve işlem ardından hastada veya yaralıda ağrı olmaması amacıyla yavaş hareket ederek tatbik edilir. Uygulama yapılırken kan kontrolü yapılması veya yapılmaması gereken durumlar yan etkiler ile karşılaşmamak adına kesinlikle dikkate alınmalıdır.

Epidermis ve kas arasında uzanan doku subkutan doku olarak adlandırılmaktadır. Tedavi için ihtiyaç duyulan ilacın yavaş emiliminin istenmesi durumunda tercih edilecektir. İlaçların daha yavaş bir hızda emiliyor olması uygulamanın gevşek bağ dokuya uygulanıyor olması ile sağlanmaktadır. Deri altı enjeksiyon uygulamalarını çeşitli durumlarda evde hastalar kendileri de gerçekleştirebilirler. Yanlış yapılan uygulamaların yan etkileri ve acılı bir süreci beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır.

Tek bir enjeksiyonda maksimumum kullanılacak ilaç miktarı genelde 1 ml'dir. Fakat bazı zorunlu durumlarda maksimum 2 ml ilaç verilebilmektedir. Üst sınıra çıkılması gerekliliği durumuna, ihtiyaç olup  olmadığına hekim tarafından karar verilmelidir.

Hastanın veya yaralının durumu dikkate alınarak uygulama yapılacak subkutan enjeksiyon bölgesi seçilir. Uygun hacimde ilaç hava kilidi uygulamasına dikkat ederek kullanılacak ilaca uygun iğne seçilerek hazırlanır. Sterilizasyon ve iğne açısına dikkat edilerek uygulama gerçekleştirilir. Kan kontrolünün yapılması gerektiği durumlarda gerekli kontroller sağlanmalıdır. Bazı ilaçların enjeksiyon işleminde kan kontrolünün yan etkileri olabileceği durumu göz ardı edilmemelidir. Bölgede ağrı reseptörleri sayısının fazla olması nedeniyle yavaş hareket etmek gerekmektedir.

45 veya 90 derecelik açı ile uygulama gerçekleştirilmektedir. Uygulama gerçekleştirilirken 45 derecelik açı tercih edildiyse ilaç enjekte etmek için kavranan dokunun enjekte esnasında serbest bırakılması gerekmektedir. İlacın 45 derecelik açıda serbest bırakılmayan dokuya enjekte edilmesi durumu hastada sinir liflerinin irrite olması nedeniyle rahatsızlığa neden olabileceği unutulmamalıdır.