Kırık

Kırık, dışarıdan gelen bir darbe veya travma sonucu kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Tedavisinde önemli bir basamak kemiğin sabit durmasını sağlayan alçılama ve atellemedir.

Kırık Nedir?

Dışarıdan gelen bir darbe veya travma sonucu kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırık tıp dilinde fraktür kelimesinin karşılığıdır.

Kemiğe gelen kuvvetin yönü, şiddeti ve kuvvete maruz kalınan süre kırığın tipini etkilemektedir. Kırılan uçların birbirinden ayrılarak deriyi ve çevredeki kas, damar ve sinir dokularını parçalayabilen kırık tipleri olduğu gibi sadece bir çatlaktan oluşan tipleri de bulunmaktadır.

Ülkemizde en sık motorlu taşıtlarla yapılan kazalarda kırık oluşmaktadır. Bu kazalarda kuvvete maruziyet çok fazla olduğundan kırıklar genellikle basit değildir. Tedavisi zor kırıklardır.

Kırıkları kapalı, açık ve parçalı kırıklar olarak üç başlıkta inceleyebiliriz:

Kapalı Kırıklar: Etrafındaki yumuşak dokuya zarar vermeden tek bir hat şeklinde oluşmuş kırıklardır.

Açık Kırıklar: Etrafında bulunan kas ve deri gibi yumuşak dokuları yırtarak dışarı çıkmış kırık uçlarının olduğu kırıklardır.

Parçalı Kırıklar: Kemiğin birden fazla hattan kırıldığı bazı parçaların koparak ayrıldığı kırıklardır.

Kırık Belirtileri Nelerdir?

Kırıklarda belirtiler kırılan kemiğe, kemiğin yapısına ve kırığın çeşidine göre farklılık gösterebilir. Bununla birlikte neredeyse vücudumuzun hemen hemen her kısmında bulunan kemiklerin kırılmasında oluşacak ortak belirtiler de vardır.

Kırıklarda genellikle en önemli belirti ağrıdırHastalar genellikle istirahat halinde rahatlayan hareketle artan ağrı tarifler. Kırılan kemik uçlarının ayrılmasıyla etrafta bunun sinirlerde hasar oluştuysa ağrı sürekli olabilir veya bu bölgede duyu kaybı da oluşabilir. Ağrıya genellikle şişlik ve morarmalarda eşlik eder. Bu üç belirti bir arada bulunduğunda hasta kırık tanısını kendisi bile koyabilir.

Diğer bir belirti ise şekil bozukluklarıdır. Şekil bozuklukları bazen kırılan kemiğin boyunun kısalması, bazen kemiğin kırılarak bir açı oluşturması veya kırılan kemik uçlarının çok keskin olması sebebiyle deriyi yırtması şeklinde olabilir.

Kemik kırılması sonucu görülen bir başka belirti özellikle kırık kol ve kırık bacak kemiklerinde gördüğümüz kemiğin damarlara baskı yapmasına veya damarları parçalaması sonucu çevresel nabızların alınamamasıdır. Bu hastalarda nabzın etkilendiği bölgede sıcaklık aynı uzvun diğer bölgelerine göre daha düşük olabilir. Bu durum bir dolaşım bozukluğunun olduğunu gösterir. Bu bir acil durum belirtisidir ve genellikle hastaların ameliyat edilmesini gerektirir.

Kırık bulunan hastalarda hareket kısıtlılığı da sık görülen bir belirtidir. Hasta kırılan uzvunu eskisi kadar hareket ettiremeyebilir.

Kırık Nedenleri Nelerdir?

Kırıklar en çok travmalara bağlı oluşur. Bunlar motorlu taşıt veya bisiklet kazaları, yüksekten düşmeler, buzda veya banyoda kayarak düşmeler, depremler gibi birçok sebebe bağlı olarak oluşabilir.

Travma kırıkları dışında günlük yaşamda karşılaştığımız bir başka kırık çeşidi ise patolojik kırıklardır. Patolojik kırıklarda kırığın sebebi altta yatan metabolik veya genetik bir hastalıktır. Örneğin kalsiyum minerali metabolizmasında meydana gelen bir sorun kemiğin sertleşip güçlenmesini engelleyerek travma olmadan ya da kırığa sebep olamayacak kadar küçük travmalar ile kırıklara sebep olabilir. Yine kemiğe yakın organlarda oluşan tümörler direkt olarak kemiğe bası ile kemiğe uzak organların tümörleri ise metastaz yoluyla kemiği etkileyerek kırıklara sebep olabilir.

Çocuklarda kırık oluşma ihtimali kemiklerin esnek olmasından dolayı daha düşüktür. Kırıklar için daha büyük kuvvetler gerekir. Yaşlılarda ise bunun aksine kemik yapının zayıflamasına bağlı olarak daha küçük travma ve kuvvetlerle kırıklar oluşabilir ve bu kırıkların iyileşme süreci genç yetişkinlere oranla daha uzun sürer.

Kırık Teşhisi

Hastaneye başvuran hastanın teşhisinde ilk basamak hekimin muayenesi ve anamnezdir (hastanın hikayesi). Hasta yetişkinse kendisine çocuksa ebeveynlerine kırığın nasıl, ne zaman oluştuğu, müdahale edilip edilmediği soruları yöneltilir. Bu sorulara cevap alındıktan sonra hekim muayenesine gözlemle başlar.

Kırık olduğu tahmin edilen bölge şişlik, kızarıklık veya morluk olup olmadığını, kırıldığı tahmin edilen kemiğin şeklinde bir değişim olup olmadığını inceler. Muayenenin buraya kadar olan kısmına inspeksiyon denir. Daha sonra kırık olduğu düşünülen bölgeye hekim dokunarak ağrı, çıtırtı benzeri ses olup olmadığı ve muayene edilen organı kolu veya bacağı ise çevresel nabızlarının kontrolünü sağlar. Hekim muayenesini tamamladıktan sonra tetkik aşamasına geçilir.

Kırıklarda ilk tercih edilen yöntem direkt grafi olarak isimlendirilen görüntüleme yöntemidir. Bu yöntem kemik yapısını değerlendirmede çok etkin olmasının yanında hem ucuz hem ulaşılabilir hem de her merkezde bulunan bir teknolojidir. Genellikle hekim kemiği bütün yönleri ile değerlendirmek için iki yönlü grafi talep eder.

Kemik kırığından ciddi bir şüphe duyuluyor ancak kırık direkt grafide görülemiyorsa tomografi olarak bilinen ancak her merkezde bulunmayan bir yöntem kullanılır. Bu yöntem hastanın daha fazla radyasyona maruz kalmasına sebep olduğundan hekimin ilk tercihi değildir. Ancak özellikle leğen kemiği olarak bilinen pelvis kırıklarında tomografi neredeyse hastaların tamamında kullanılması gereken bir yöntemdir. Kullanılması elzem olan hastalarda tomografi mutlaka kullanılmalıdır.

Hastanın çevresel nabızlarının alınamaması durumunda hastanın dolaşımının değerlendirilmesi amacıyla doppler USG yöntemi kullanılır. Bu yöntem damarların ses dalgaları aracılığıyla değerlendirilmesini sağlar. Ülkemizdeki çoğu sağlık merkezinde bulunmakla beraber değerlendirme için radyoloji hekimi gereklidir.

Kırık Tedavisi

Tedavide önemli noktalardan ilki kırık çıkık ayrımının yapılmasıdır. Kırıkların tedavisinde diğer bir önemli basamak kemiğin sabit durmasını sağlayan alçılama ve atellemedir. Bu iki yöntemden birinin bile etkili yapılması halinde özellikle genç hastalarda kırıklar kısa sürede iyileşebilir.

Alçılama yönteminde kırılan kemiğin etrafını tamamen saran alçılı bezler kullanılır. Kemiğin ve etrafındaki yumuşak dokuların etrafı tamamen sarıldığından hareket ettirmek mümkün değildir. Alçı yapılırken kemiğin sağlıklı olduğu şekilde yerine oturtularak pozisyon verilmesi çok önemlidir. Yanlış yerleştirilen kemik yanlış bir şekilde kaynar ve kemikte şekil bozukluğu oluşabilir. Bu şekil bozukluğu hareket kısıtlılığına sebep olabilir. Ayrıca alçının çok sıkı yapılmaması gerekir. Sıkı yapılan alçı kasların küçük bir alana sıkışarak acil ve ölümcül bir durum olan kompartman sendromuna neden olabilir. Alçı yapıldıktan sonra özellikle kol ve bacak gibi ekstremite kırıklarında alçılamadan sonra kolun veya bacağın sarkıtılmaması gerekir. Kırık kol askısı bu amaçla kullanılabilir.

Alçılama yapılırken kırık kemik bölgesinin hem başlangıcındaki hemde sonundaki eklemi içe alacak şekilde alçılama yapılır. Örneğin kırık parmak alçılanırken sadece parmak değil el ve el bileğinide alçılamak gerekir. Kırık ayak parmağı yada kırık ayak bileği ise bütün ayağı ve bacağın önemli bir kısmının da alçılanmasını gerektirebilir.

Atelleme yönteminde kırılan kemiğin sadece bir yüzünde alçı bulunup diğer yüzeylerinin sargı beziyle sarılması şeklinde yapılan bir sabitleme yöntemidir. Sadece bir yüzde alçı bulunduğundan alçılama kadar sabit bir duruş sağlayamaz ve kemiğin hareket ederek yanlış kaynama riski yüksektir. Bunun yanı sıra atelleme yönteminde ise kasların sıkışması gibi bir durum söz konusu olmadığından kompartman sendromu riski düşüktür.

Kemiğin sağlıklı olan pozisyonuna getirilmesi her zaman dışarıdan müdahaleyle mümkün olmayabilir. Bu durumda ve açık kırık dediğimiz kırılan kemik uçlarının kasları ve deriyi yırtarak dışarıya çıktığı kırık tipinde ameliyat gerekebilir. Ayrıca kırık burun gibi hareketsiz eklemlerin bulunduğu kemiklerin kırıklarında da ameliyat gerekebilir. Bu yönteme İnternal Fiksasyon denir.

Kırık tedavisinin son aşaması kırık sonrası fizik tedavi ve kırık rehabilitasyonudur.

Kemiğin sağlıklı pozisyonunun sağlanması sonrasında iyileşmeyi hızlandırıcı D vitamini ve kalsiyum takviyeleri kullanılabilir.

Kırık Tedavi Edilmezse

Kırıklar özellikle çocuklarda özel bir tedavi olmadan da iyileşebilirler. Ancak bu iyileşme kemiğe sağlıklı olan pozisyonu verilmeden gerçekleşmiş olacağından şekil bozuklukları dediğimiz kısalık ve açılanmalara sebep olabilir.

Ayrıca özellikle damar yaralanması olan kırıklarda kırılan uzvun kanlanmasının bozulmasından dolayı gangren oluşabilir veya aşırı kanamaya bağlı hasta hayatını kaybedebilir.

Kırılan kemik omurga gibi sinirleri çevreleyen bir kemik olup hasta gerekli tedaviyi alamaz ise kalıcı felçler oluşabilir. Bu sorunların tamamı kırık komplikasyonları olarak isimlendirilir.

Kırığa Ne İyi Gelir?

Kırıkların iyileşmesine yardımcı gıdalar kalsiyum ve diğer minerallerden zengin besinlerdir. Bunlar kemik suları veya bu sulardan yapılmış besinler, yoğurt, süt, peynir gibi besinlerdir. Bunlarla birlikte hastanın güneşte istirahat ederek D vitamini sentezi yapması sağlanabilir. Hastanın iyi havalandırılan bir odada istirahat etmesi de iyileşmesini hızlandırır.

Kırığa Ne İyi Gelmez?

Kırığı olan bir hastanın özellikle kırılan kemiğini hareket ettirmemesi ve istirahat etmesi çok önemlidir. Ayrıca sigara kullanıcısı olan bireylerin kırıklarının azalmış oksijen alımına bağlı olarak daha geç iyileştiği bilinmektedir. Ayrıca bu dönemde hastanın diğer kronik hastalıklarının tedavisi de aksatılmamalıdır. Kırığın iyileşmesi için vücutta optimum yani en iyi koşullar oluşturulmalıdır.

Kırık İlaçları

Kırıklarda direkt etkili olan bir ilaç bulunmamaktadır. Ancak destek tedavi sağlayan kalsiyum ve d vitamini içeren tabletler kullanılabilir. Bunların yanı sıra özellikle bacak ve leğen kemiği kırıklarında hastaların uzun süre hareketsiz yatmasına bağlı olarak oluşabilen pıhtı atması gibi durumları önlemek amacıyla heparin dediğimiz kan sulandırıcı ilaçlar kullanılabilir.

Kırık Ameliyatı

Kırıklarda ameliyat açık kırıklarda ve dışarıdan müdahale ile pozisyon verilemeyen kırıklarda gerekir. Bu ameliyatlara internal fiksasyon yöntemleri denir. Ameliyatlarda kemiği sabitlemek için vidalar ve uzun protezler kullanılır. Protezler genellikle kemik iyileşme sürecini tamamladıktan sonra yeni bir ameliyatla çıkarılır. Bu protezler genellikle kan ile etkileşime girmeyen platin elementinden üretilmiştir. Bu sebeple halk dilinde bu protezlerin genel adı olarak platin kullanılır.

Hamilelikte Kırık

Hamilelikte meydana gelen kırıklarda hastaneye başvuran hastalarda ilk olarak bebeğin ve annenin genel durumu değerlendirilir. Bu sebeple hastalar öncelikle jinekoloji hekimleri tarafından değerlendirilir.

Daha sonra kırıkla ilgili değerlendirme başlar. Hamilelerde direkt grafi ve tomografi yöntemleri bebeğe zarar verebileceğinden çok gerekli olmadıkça kullanılmaz. Bu sebeple hamilelerde hekimin muayenesi daha büyük önem kazanmaktadır. Kırık hayati tehlike arz ediyorsa kâr zarar hesabı yapılarak bu iki yöntemden biri tercih edilir.

Hamile hastalar kırık tanısı aldıktan sonra temel tedavileri diğer erişkinlerin tedavilerinden farklılık göstermez. Bu hastalarda farklı olarak alçılama yerine atelleme yöntemi ilk tercihtir. Çünkü gebeliğe bağlı olarak oluşan ödem kompartman sendromuna sebep olabilir. Diğer farklılık ise gebeliğin kendisi pıhtılaşmaya sebep olduğundan hemen hemen kırık bulunan her gebede heparin kullanılması gerekir.

Çocuklarda Kırık

Çocuklarda kemik gelişiminin tamamlanmamış ve kemiklerin hala kıkırdağımsı bir yapıda bulunmasından dolayı kırık oluşması için erişkinlerdekinden daha büyük kuvvetler ve travmalar gereklidir. Oluşan kırıklar da çok hızlı bir iyileşme gösterirler. Kırık tanısı çocuklarda da erişkinlerde kullanılan yöntemler ile konur.

Tedavi çocuklarda erişkinlerdekinden daha kolay ve daha olumlu sonuçlanır. Bazen kendiliğinden hiçbir tedavi almadan bile iyileşebilir. Ancak kemiğin şeklinin bozulmaması için sabitleme yöntemleri kullanılmalıdır. Çocukların kemiği sabit tutmakta zorlanacağı bilindiğinden genellikle ilk tercih alçılamadır. Kısa süreli alçılama ile çok iyi sonuçlar alınabilir.

Yaşlılarda Kırık

Yaşlı hastalarda kırık çok küçük travmalarla oluşabilir. Bunun sebebi azalmış kemik rezervidir. Kemik rezervinin azalmasından genellikle kemik erimesi sorumludur. Özellikle kadın hastalarda menapoz sonrası azalan östrojen düzeyinin kemik yapısının zayıflamasına sebep olduğu bilinmektedir. Bu sebeple menapoz sonrası kalsiyum desteği önerilmektedir.

Kırık tanısı genç yetişkinlerde kullanılan yöntemlerle konur. Ancak yaşlılarda tedavi daha zordur. Kırıklar genellikle parçalı kırıklar olduğundan kemiğe pozisyon vermek için ameliyat gerekebilir. Kırığın iyileşme süreci yaşlı hastalarda uzunken birde ameliyatların iyileşme süreleri eklenince hastanın yatak istirahatinde olduğu süre ayları bulabilmektedir. Hareketsiz kalınan süre arttıkça hastanın diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkları alevlenebilir. Ayrıca hareketsiz kalınan süre çok arttığından heparin tedavisi gerekebilir.

Tedavi süresince yaşlı hastaların bakımının iyi yapılması çok önemlidir. Hastaların belirli aralıklarla güneşli havada dışarıya çıkarılması, istirahat ettiği odanın düzenli aralıklarla temizlenip havalandırılması çok önemlidir. Diğer hastalıklarının ilaçları düzenli kullanılmalı ve kontrolleri yapılmalıdır.

Kırık için Hangi Doktora Gidilir?

Kırıklar genellikle bir travma sonucu meydana geldiğinden ilk başvuru acil servislere yapılabilir. Hastalar düşme, kayma veya trafik kazaları gibi durumlarda hiçbir belirti olmasa bile detaylı bir değerlendirmeye alınmalıdır.

Küçük ev kazalarında ise kırık belirtilerinden ağrı, şişlik, morluk gibi dışarıdan herkesin gözleyebileceği belirtiler ilk anda oluşmayabilir. Bu sebeple hastanın takip edilerek küçük bir belirti gösterdiği anda acil servislere başvurulması gerekir. Genellikle ilk değerlendirmeden sonra kırık tespit edilir ve hasta ortopedi kliniğine yönlendirilir. Kırıkla ilgili detaylı değerlendirme ortopedi kliniklerince yapılır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Kırık ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kırık iyileşme süreci esasında bir inflamasyon (iltihaplanma) sürecidir. İnflamasyon süreçlerinde ağrı görülebilir. Ancak bu ağrı kırık ilk oluştuğunda olan ağrı gibi şiddetli değildir. Ağrı kesici ilaçlarla baskılamak mümkündür. Genellikle kırıkla başvuran hastalara ağrı kesici ilaçlar da reçete edilir.

Öncelikle kırıklar en çabuk çocuklarda iyileşir. Hastanın yaşı arttıkça iyileşme süresi uzar. Kırıkların iyileşmesi tüm vücudun etkilediği bir süreçtir. Bu sebeple en hızlı iyileşme süreci en sağlıklı olan bireylerde görülür. Bireylerin sağlıklı beslenmesi, kronik hastalıklarının kontrol altında tutulması, kalsiyum ve D vitamini takviyeleri, temiz hava alınması ve güneşlenme iyileşme sürecini kısaltır.

Kırıklarda oluşan şişme hücresel ödemin sonucudur. Ve tamamen düzelmesi uzun zaman alır. Ancak kırılan uzvun istirahati ile şişlikleri azaltır. Kırık uzvu biraz yüksekte tutmakta faydalı olabilir.  Bunun yanı sıra buz uygulamaları da fayda gösterir.

Kırıkların oluşumu ve iyileşme süreci ağrılı süreçlerdir. İyileşme süreci kemiğin çeşidine, kırığın şiddetine ve çeşidine göre değişiklik gösterir. Ayrıca hastanın yaşı ve sağlık durumu da iyileşme sürecinin uzunluğunda etkilidir. Bu sebeple kırık sonrası ağrının ne kadar sürebileceği hastadan hastaya değişmekle birlikte altı aya kadar sürebildiği bilinmektedir.

Kırık oluşan kemiklerde hareketin etkilenmesi sinirlerin gördüğü hasara bağlı olarak oluşur. Sinir dokusu hasar almışsa hareket kısıtlanabilir. Hasar almamışsa hareketi engelleyecek bir durum yoktur.