Sırt Ağrısı

Sırt ağrısı, çoğu zaman geçici ve neden olduğu bilinmeyen bir ağrı olup, tedavisinde bir çok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Ağrının nedenini teşhis ettikten sonra uygun tedavi uygulanır.

Sırt Ağrısı Nedir?

Sırt ağrısı en yaygın ağrı şikâyetleri arasındadır ve esas olarak kadınları etkilemektedir. Sırt ağrısının en yaygın görülen türünde ağrı alt sırt bölgesinde olmaktadır. Bu ağrı çoğu zaman geçici, nedeni belirlenemeyen bir şikâyettir.

Sırt ağrıların farklı sınıflandırması mevcuttur. Süreye göre akut, subakut ve kronik (geçmeyen sırt ağrısı) sırt ağrısı arasında ayrım yapılmaktadır. Pozisyona göre üst, orta veya alt sırt arası ayrımı yapılabilir ve nedene göre spesifik ve nonspesifik (özgül olmayan) sırt ağrısı olarak ayrım yapılmaktadır.

Nonspesifik özgül olmayan sırt ağrısı için herhangi bir neden tespit edilememektedir. Bunun aksine spesifik sırt ağrısının belirgin bir tetikleyicisi vardır (örn. kas gerginliği, omurga dislokaysonu, sakroiliak eklem sendromu, fıtıklaşmış disk, kemik erimesi, idrar yolu enfeksiyonu, kalp krizi, prostat enflamasyonu, akciğer tümörü, vb.).

Sırt Ağrısı Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?

Sırt ağrısı birçok farklı şekilde olabilmektedir. Bele vurabilmektedir, boyna doğru yayılabilmektedir,  bazen ise yanlara (böğür ağrısı), kollara ve bacaklara yayılabilmektedir. Ağrı ve belirtiler kalıcı olabilir veya sadece ara sıra ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda ise ağrı hastaların güçlükle hareket edebileceği kadar güçlü olmaktadır.

Hastaların yaş aralığı şikâyetlerin türü ve yayılımı kadar çeşitlidir. Sırt ağrısı hemen hemen her yaştaki insanları etkileyebilir ve en yaygın ağrı problemleri arasında olmaktadır. Genelde kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir. Doktorlar sırt ağrısını çeşitli kriterlere göre sınıflandırmaktadır. Bunlar:

Lokalizasyona (ağrının konumu) Göre Sınıflandırma:

Üst sırt bölgesi: Omurganın üstünde, boyun bölgesinde ortaya çıkan sırt ağrısı akut veya kronik olabilmektedir. Genellikle omuzlara, kollara ve/veya başın arkasına yayılabilmektedir. Bu tür ağrı için tetikleyiciler örneğin işyerinde yanlış duruş, fıtıklaşmış disk veya psikolojik etkiler olabilir. Boyun fıtığı sırt ağrısında etkili olabilir.

Orta sırt bölgesi: Torasik omurgalardaki sırt ağrısı sıklıkla bu bölgedeki büyük kas gruplarının tahrişine/yaralanmasına veya zamanla kötü duruş pozisyonlarına bağlı tetiklenmektedir.

Bel bölgesi: Sırt ağrısı en sık alt bel bölgesinde görülmektedir. Çünkü özellikle torasik omurgaya göre yaralanmalara ve hasara daha duyarlı olmaktadır. Alt sırt bölgesinde oluşan sırt ağrısına "lower back pain" denilmektedir. Olası nedenler fıtıklaşmış diskler veya kasların aşırı zorlanması olabilmektedir.

Ağrı Süresine Göre Sınıflandırma

Şikâyetlerin süresine bağlı olarak uzmanlar akut, subakut ve kronik sırt ağrısı arasında ayrım yapmaktadır.

Akut sırt ağrısı: Akut sırt ağrısı ilk kez veya en az altı ağrısız aydan sonra ortaya çıkan ve en fazla altı hafta süren sırt ağrısıdır. Akut sırt ağrılarının seyri genellikle iyi olmakla beraber etkilenenlerin çoğunda birkaç hafta içinde düzelmektedir.

Subakut sırt ağrısı: Sırt ağrısı altı haftadan en fazla üç aya kadar devam etmekteyse subakut sırt ağrısı olarak kabul edilmektedir.

Kronik sırt ağrısı: Kronik sırt ağrısı veya kronik tekrarlayan sırt ağrısı üç aydan uzun sürmektedir. Ağrının şiddeti bu süre zarfında değişebilmektedir. Sırt ağrısın şiddeti bazen daha hafif bazen daha güçlü ve ağır olmaktadır. Kronik sırt ağrısı yaş arttıkça daha sık görülmektedir. Genellikle ek hastalıklar ile ortaya çıkmaktadır. Bunlar örneğin ilerleyici ve enflamatuar eklem hastalıkları, osteoporoz (kemik erimesi), inme, kalp yetmezliği, depresyon, ağrı kesicilerin kötüye kullanımı, aşırı kilo (obezite) ve kronik bronşit gibi rahatsızlıklardır.

Nedenine Göre Sınıflandırma

Belirtiler için net bir neden olup olmamasına bağlı olarak uzmanlar özgül ve özgül olmayan sırt ağrısı arasında ayrım yapmaktadır. Olası nedenler "Sırt Ağrısı Nedenleri Nelerdir?" bölümünde ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

Sırt Ağrısının Nedenleri Nelerdir?

Sırt ağrısının nedeni kabaca iki gruba ayrılabilir. Bunlar nonspesifik (özgül olmayan) ve spesifik sırt ağrısıdır.

Nonspesifik (Özgül Olmayan) Sırt Ağrısı

Özgül olmayan sırt ağrısı varlığında doktor ağrının açık bir nedenini bulamamaktadır. Tüm sırt ağrısı vakalarının büyük çoğunluğu bu kategori içerisinde yer almaktadır.

Spesifik Sırt Ağrısı

Spesifik bel ağrısının açıkça tanımlanabilir bir nedeni vardır. Bununla birlikte bu nedenin mutlaka omurga bölgesinde olması gerekmez (örn. fıtıklaşmış bir disk). Diğer organların çeşitli hastalıkları da sırt ağrısı şikâyetlerinin sebebi olabilmektedir. Örneğin zona hastalığı, zatürre, böbrek taşları ve kalp krizi gibi pek çok farklı rahatsızlık sırt ağrısına neden olabilmektedir. Aşağıda spesifik sırt ağrılarının önemli nedenleri sıralanmıştır.

Kas gerginliği: Sırt bölgesindeki omurgalarının iki yanında bulunan kasların gerilmesi sıklıkla sırt ağrısının bir nedeni olabilmektedir. Yanlış duruş, vücudun bir tarafına fazla yük vermek ve hareket eksikliği gibi durumlarda kaslar düzensiz bir şekilde gerilmektedir. Bunun sonucunda bazı kaslar aşırı yük yüklenmesi sonucu fazla çalışırken, diğerlerinin üzerindeki yük ortadan kalkmaktadır ve gereğinden az kullanılmaktadırlar. Sonuç olarak kaslar kısalmaktadır veya sertleşmektedir. Bu da kasta gerginlik ve ağrıya neden olabilmektedir. Kaslardaki gerginlik ayrıca sinirlerin sıkışmasına neden olup sırt ağrısı yapabilmektedir.

Omurga dislokayson: Gergin kaslar omurları zamanla normal konumundan farklı bir yere çekebilmektedir. Omurların yer değiştirmesi ani bir hareket  (örn. spor sırasında yanlış bir hareket gibi) sonucunda da ortaya çıkabilmektedir. Bu olay kaslarda, omurga eklemlerinde veya sinirlerin omurilikten çıkış kanallarında ağrıya neden olabilmektedir. Bazen ağrı kollara veya bacaklara yayılabilmektedir.

Sakroiliak eklem sendromu (disfonksiyonu): Omurga dislokayson rahatsızlıklarına bir örnektir ve oldukça yaygın görülmektedir. Burada kuyruk sokumu kemiği ve leğen kemiği arasındaki eklemi etkilenmektedir. Vücuttaki diğer eklemlerin aksine bu eklem güçlü bağlarla sıkıca bir arada tutulduğu için sadece sınırlı ölçüde hareket etmektedir. Bu eklem sendromunda eklem yüzeyleri birbirlerine karşı hareket etmektedir ve artan kas gerginliği nedeniyle fonksiyonunda bozulma meydana gelmektedir. Böylece kalça hareketlerine yardımcı olmak görevini yerine getiremez ve vücuda binen yükü iki bacağa eşit şekilde dağıtamaz ve bunun sonucunda sırt ağrısına neden olabilir.

Bel fıtığı (İntervertebral disk herniasyonu): İntervertebral diskler ayrı omurlar arasındaki  yastıkçıklardır ve bir amortisör görevi yapmaktadırlar. Diskler bir kıkırdak halkası ile çevrili yumuşak bir sıvı kısımdan oluşmaktadır. Fıtıklaşmış disk varlığında halka çevresindeki kılıf yırtılmaktadır ve içindeki sıvı kısım dışa doğru kaymaktadır. Bel fıtığı komşu sinirlere baskı yaptığında şiddetli sırt ağrısına neden olabilmektedir.

Siyatik sinir sıkışması: Genelde bel omurları ve kuyruk sokumu bölgesindeki omurilikten çıkan ve pelvisin (leğen kemiği) altında siyatik siniri oluşturmak için birleşen sinir köklerinden biri etkilenmektedir. Vücudun en kalın ve en uzun siniri olan siyatik sinir uyluğun arkasından ayağa kadar seyretmektedir. Sıkışmış bir siyatik sinir bu nedenle kalçalardan bacağın arkasına ve ayağa yayılan geniş alanı etkileyen ağrıya neden olabilmektedir. Bu tür siyatik sinir sıkışması fıtıklaşmış bir diskin yanı sıra başka nedenlerden dolayı görülebilmektedir.

Faset sendromu (bel omurları arasında kireçlenme): İlerleyen yaşla birlikte vücuttaki omurga eklemleri yıpranmaktadır. Yaşa bağlı eklemlerin aşınması ciddileştiğinde eklemlerde kireçlenme (artroz) gelişmektedir. Omurga eklemlerinin bu tür rahatsızlıkları sırt ağrısına neden olabilmektedir. Şikâyetler özellikle bir hareketin başlangıcında ortaya çıkmaktadır (örneğin sabah yataktan kalkarken). Hareket ettikçe ağrılar hafiflemektedir.

Omurilik kanal daralması (spinal kanal stenozu): Omurganın içinde bulunan omurilik kanalında omurilik sıvısı bulunmaktadır. Omurilik sıvısı sinir sinyallerini beyinden vücuda ve tekrar geri göndermektedir. Spinal stenoz varlığında omurilik kanalı sıkışmaktadır ve omuriliğe veya çıkan sinir köklerine baskı yapmaktadır. Bunun sonucunda sırt ağrısı oluşmaktadır.

Omurga eğriliği: Skolyoz olarak da adlandırılan bu tür omurga rahatsızlığında omurga  olduğundan fazla kavislidir. Bu durum kasların gerginliğine ve sırt ağrısını tetikleyebilen omurganın aşınmasına yol açabilmektedir. Scheuermann hastalığı olarak adlandırılan ve genelde çocuklarda görülen ve sırtın artmış eğriliği (kifoz) ile karakterize olan hastalığın sonucunda kamburluk (yuvarlak sırt), sırt ağrısı ve kısıtlı hareket gelişmektedir.

Ankilozan spondilit: Halk arasında omurga ya da bel romatizması olarak adlandırılmaktadır. Ve omurgayla pelvisi birleştiren ekleminin sürekli romatizmal iltihaplanmasıdır. Hastalık ilerlediğinde kronik sırt ağrısını tetiklemektedir ve eklemleri zamanla daha sert hale getirebilmektedir.

Bel kayması (spondilolistezis): Bu hastalıkta genellikle bel bölgesinde aşırı yüklemeye bağlı omurlarda kırıklar meydana gelmektedir. Kırık sonucunda bu bölgenin çok hareketli olmasına bağlı omurlar öne veya arkaya kayabilmektedir. Etkilenen omurlar instabil (kararsız) hale gelmektedir ve böylece kolayca hareket edebilmektedir. Bu olay özellikle bel bölgesinde olmaktadır. Etkilenen hastaların çoğunun bir şikâyeti yoktur ya da çok az şikâyeti vardır. Ancak örneğin egzersiz ve belirli hareketler sırasında sırt ağrısı ortaya çıkabilmektedir. Yerinden kaymış bir omur sinir köküne baskı yaptığında duyusal bozukluklar veya felç gibi nörolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir.

Kemik erimesi (Osteoporoz): Kemik erimesi olan hastaların kemikleri gittikçe kırılgan hale gelmektedir. En küçük travmada bile (düşme, çarpma gibi) bu hastaların kemikleri kırılabilmektedir. Osteoporozun başlangıç ve daha hafif hali olan osteopeni durumunda da  sırt ağrısı görülebilir.

Hamilelik: Birçok hamile kadın hamilelik sırasında sırt ağrısından şikâyetçi olmaktadır. Bunun birkaç nedeni bulunmaktadır. Hamile kadınlarda hormon değişiklikleri pelvik taban alanında bulunan tendonların ve bağların gevşemesine neden olmaktadır. Bu durumda pelviste (leğen kemiği) ve sırtta ağrıya neden olabilecek sağlamlık kaybedilmektedir. Buna ek olarak kadının vücudunun ağırlık odağı büyüyen bebek nedeniyle yer değiştirmektedir. Ön sancılar da sırt ağrısı ile ilişkili olabilmektedir.

Zona hastalığı: Bu ağrılı döküntü suçiçeği ile aynı virüs (varizella zoster vörüsü) tarafından tetiklenmektedir. Genellikle gövdenin bir tarafında omurilik sinirleri boyunca oluşmaktadır (örneğin pantolon kemerinin bulunduğu bölge). Zona hastalığında şiddetli sırt ağrısı görülebilmektedir.

Prostatın akut iltihabı: Prostat bezinin akut iltihabı erkeklerde idrar yaparken ağrıya ve sırt ağrısına, bölgede yanma hissine neden olabilmektedir.

İdrar yolu enfeksiyonu: İdrar yolu enfeksiyonu çoğunlukla bakterilerden kaynaklanmaktadır ve esas olarak kadınlarda görülmektedir. Özellikle kronikse uzun süreli sırt ağrısına neden olabilmektedir.

Böbrek taşları: İdrar yolu enfeksiyonun aksine erkeklerde böbrek taşları daha yaygın görülmektedir. Bazen çok küçük olup idrarla atılmaktadırlar. Bununla birlikte daha büyük böbrek taşları idrar borusuna sıkışabilmektedir. Sonuç olarak böbrek taşının konumuna bağlı olarak diğer semptomların yanı sıra batma ve kramp benzeri sırt ağrısına neden olabilmektedir.

Göğüs sıkışması (anjina pektoris): Kalp kası geçici olarak normalden daha az oksijen aldığında anjina pektoris atağını tetikleyebilmektedir. Yaygın belirtiler göğüs ağrısı, göğüste gerginlik hissi, ani nefes darlığı, bulantı, kusma ve sırt ağrısıdır.

Kalp krizi (miyokard enfarktüsü): Kalp krizi sırasında meydana gelen kalp bölgesindeki ağrı genellikle vücudun diğer bölgelerine örneğin sırttaki kürek kemiklerine yayılmaktadır.

Kalp kasının iltihabı (miyokardit): Bazen sırt ağrısı kalp kasının iltihaplanmasının bir belirtisi olabilmektedir. Bu tür rahatsızlık genellikle virüsler veya bakteriler tarafından tetiklenmektedir.

Kalp zarı iltihabı (perikardit): Akut perikardite patojenler (virüsler veya bakteriler gibi), başka hastalıklar veya kalp ameliyatları neden olabilmektedir. Bu durum göğüs kemiğinin arkasında veya sol göğüs kafesinde keskin ağrıya neden olmaktadır. Bazen ağrı kürek kemiği bölgesine yayılmaktadır ve hasta sırt ağrısından şikâyet etmektedir.

Aort damarının genişlemesi (aort anevrizması): Sol kalpten çıkan atardamara aort denilmektedir. Aortun genişlemesi en sık karın bölgesinde meydana gelmektedir. Bu durumda sırt ağrısına yol açabilmektedir.

Zatürre (pnömoni): Öksürük ve ateşe ek olarak sırt ağrısı görülebilmektedir. Hastalık genellikle bakterilerden kaynaklanmaktadır.

Akciğer sönmesi (pnömotoraks): Pnömotoraksta akciğerler ve göğüs duvarı arasındaki dar alanda (plevral boşluk) hava toplanmaktadır. Bu durum belirgin bir nedeni olmaksızın kendiliğinden olabilmektedir veya akciğerlerde hastalık, yaralanma sonucu olabilmektedir. Halk arasında akciğer sönmesi de denilmektedir. Akciğer sönmesi durumunda hastada ani başlayan nefes darlığı ve göğüs bölgesinde ani başlayan ve sırta yayılabilecek ağrı şekilde semptomlar görülmektedir.

Pulmoner emboli: Pulmoner emboli bir kan pıhtısı akciğer atardamarının tıkayıp kan akışını engellediğinde ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak pnömotoraksta olduğu gibi göğüs bölgesinde başlayıp sırt ağrısını tetikleyebilen göğüs ağrısı görülebilmektedir.

Plörezi (Plevral efüzyon): Akciğer ve göğüs boşluğunu kaplayan iki katlı, ince zar tabakasında sıvı birikmesi olayıdır. Plevral efüyzon sıklıkla zatürre gibi akciğer hastalıklarının sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Hastalar şiddetli, bıçaklanma şeklinde göğüs ağrısı veya sırt ağrısı tarif etmektedir.

Reflü hastalığı: Özofagus mukozasının iltihabı esas olarak göğüs kemiğinin arkasında yanma ve ağrıya neden olmaktadır (mide ekşimesi). Ağrı arkaya doğru yayılıp sırt ağrısına neden olabilir. Mide sorunları sırt ağrısına neden olabilir.

Yemek borusu spazmı (krampları): Bu rahatsızlıkta yemek borusu ani ve düzensiz olarak kasılmaktır. Bu durum kendiliğinden veya yutma ile tetiklenmektedir. Sindirilmesi gereken besinler mideye taşınamamaktadır ve göğüs kemiğinin arkasında şiddetli ağrıya neden olarak birikmektedir. Vücudun komşu bölgelerindeki ağrı örneğin sırt ağrısı gibi şikâyetler yemek borusu kramplarından kaynaklanabilmektedir.

Yemek borusu yaralanmaları: Yabancı bir cisim yutmalarında nadir durumlarda yemek borusu duvarında yırtılmalar oluşabilmektedir. Daha nadir olarak görülen büyük çaplı çatlaklar, örneğin bulimia hastalığında olduğu, gibi şiddetli kusmalar sonucunda oluşmaktadır. Göğüs kemiğinin arkasına yayılan ani ve şiddetli bir ağrı ile kendini gösterebilir.

Pankreas iltihabı (pankreatit): Pankreasın hem akut hem de kronik iltihabı üst karın bölgesinde ağrıya neden olmaktadır. Ağrı genellikle bir kemer gibi yayılmaktadır ve daha sonra sırt ağrısı olarak algılanmaktadır.

Pancoast tümörü: Pancoast tümörü akciğerin ucunda nadir görülen kötü huylu bir tümördür. Özellikle boyun bölgesinde şikâyetlerin yanı sıra sırt ağrısı da yapabilmektedir.

Sırt Ağrısı Teşhisi

Doktorunuz öncelikle sizden detaylı bir anamnez, yani tıbbi geçmiş alacaktır. Tıbbi geçmiş alırken doktorunuz tıbbi veya sırt ağrısı geçmişiniz hakkında sorular soracaktır. Örneğin "Ağrı nerede ve hangi hareketlerle oluşuyor? Kollara veya bacaklara yayılma var mı? Hangi hareketleri yapmakta güçlük çekiyorsunuz?" Ayrıca mesleğiniz ve psikolojik durumunuza yönelik sorular da sorabilir.

Anamnez sonrasında fizik muayene sırasında sırtınızın şekline ve duruşunuza bakacaktır. Ardından sırt kaslarınızın ve omurganızın hareketliliğini kontrol edecektir. Sinir hasarını dışlamak için gerekirse nörolojik testler de yapacaktır.

Röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) gibi görüntüleme yöntemleri genellikle sadece temel tanıda somut şüpheler varsa kullanılmaktadır. Bunun nedeni bu yöntemlerin genellikle herhangi bir ek fayda sağlamamasıdır. Çoğu durumda kan ve idrar testleri de gerekli değildir.

Uyuşma, mesane işlev bozukluğu, bağırsak hareketlerinde sorun, siyatik ağrı, yanma ve karıncalanma gibi belirtiler sinir fonksiyon bozukluğu nedeniyle olabilir. Sırt ağrısına ek olarak bu sayılan belirtiler varsa nöroloji uzmanı tarafından detaylı nörolojik muayene yapılması gerekir.

Sırt Ağrısı Tedavisi

Spesifik sırt ağrısı varlığında doktorunuz ağrının nedenine yönelik bir tedavi programı uygulayacaktır. Örneğin fıtıklaşmış bir disk yani bel fıtığı gibi bir rahatsızlık durumunda ısı uygulamaları, fizik tedavi, gevşeme egzersizleri ve ağrı kesici veya kas gevşetici ilaçlarla konservatif tedavi genellikle yeterli olmaktadır. Ameliyat nadir durumlarda gerekli olmaktadır. Sırt ağrısının nedeni idrar yolu enfeksiyonu ise genellikle antibiyotik reçete edilmektedir.

Çok daha yaygın görülmekte olan özgül olmayan sırt ağrısı durumunda tedavi programı esas olarak rahatsızlığın belirtilerini hafifletmeye yönelik olmaktadır. Buna semptom tedavisi de denilmektedir. Her şeyden önce yaşam tarzınızı değiştirmek sizin için iyi bir başlangıç olacaktır. Bunlar örneğin sırt dostu davranışlar, doğru hareket veya sıcak uygulamalar olabilmektedir. Bununla birlikte esas olarak internette dolaşan birçok terapist ve temelsiz öneriler konusunda dikkatli olunmalıdır. Bir yöntemi denemeden önce her zaman bir doktora danışmak önemlidir.

Nonspesifik olmayan sırt ağrısı süresine bağlı olarak "akut" veya "kronik" farklı tedaviler uygulanmaktadır. Teşhis sırasında açıkça tanımlanabilir bir neden veya ciddi bir hastalık bulunmaz ise nonspesifik sırt ağrısı olduğu varsayılmaktadır. On hastanın yaklaşık dokuzunda ağrı altı hafta içinde azalmaktadır.

Akut sırt ağrısı tedavisi

Akut nonspesifik sırt ağrısı için ilaç tedavisi semptomları hafifletmeyi amaçlamaktadır. Hasta herhangi bir kısıtlama olmaksızın olağan günlük aktiviteleri gerçekleştirebilmesi için desteklenmelidir. Bunun için genelde ağrı kesiciler (analjezikler) reçete edilmektedir (en fazla iki hafta). Örneğin nonsteroid anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID'ler) koksib grubu ilaçlar verilebilir.

Tedavinin başarısı birkaç gün sonra doktor tarafından kontrol edilmelidir. Reçete edilen ilaçlar ağrıda rahatlama sağlamazsa başka ilaçlar örn. kas gevşeticiler veya opioidler reçete edilmektedir. Hareketsizlik veya yatak istirahatı tavsiye edilmemektedir. Uzun süreli istirahat kasları zayıflatacaktır ve ağrı artacaktır veya iyileşme süreci gecikecektir. Fiziksel aktivite (egzersizler) ise semptomların hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlamaktadır ve ağrının kronikleşmesini önlemektedir.

İlaç dışı tedaviler

Doktorunuz tedavi programınıza ayrıca ilaç dışı tedavileri de dahil edebilir. Bunlar:

  • Fizik tedavi - Manuel terapi: Ağrıyı hafifletmektedir ve hareket kabiliyetini artırmaktadır. Fizyoterapist eklemi yavaşça veya doğal hareket aralığında küçük, hafif şekilde hareket ettirmektedir.
  • Isı uygulaması (termoterapi): Tek başına veya hareket egzersizleriyle birlikte kombine edildiğinde, ısı uygulamaları ağrıyı ve fonksiyonel bozuklukları geçici olarak azaltabilmektedir. Sıcak banyo/sauna, sıcak su torbaları, fanko paketleri (volkanik mineral çamur) vb. uygun yöntemlerdir.

Kronik sırt ağrısı tedavisi

Akut sırt ağrısı varlığında yaklaşık beş hafta sonra düzelme olmamaktaysa kronik sırt ağrısı gelişme riski artmaktadır. Bu genellikle birden fazla nedene bağlı olmaktadır. Kronik nonspesifik sırt ağrısı durumunda birkaç tedavi formunun kombinasyonu etkili olmaktadır.

Tıbbi yönergelere göre nonspesifik kronik sırt ağrısının şiddetine ve süresine bağlı olarak ilaç tedavisi için aşağıdaki ilaçlar kullanılabilir:

  • Ağrı kesiciler: İki haftadan uzun süre kullanım durumunda, ağrı kesicinin etki ve olası istenmeyen yan etkiler yönünden takip edilmesi gerekmektedir.
  • Antidepresanlar: Bu ilaçlar ağrı kesicilere ek olarak verilmektedir.
  • Lokal dolaşımı teşvik eden, ağrıyı hafifletici bir etkiye sahip kapsaisin ısı sıvaları tavsiye edilmektedir.

Hem akut hem de kronik spesifik olmayan sırt ağrıları için ağrı kesicilerin enjeksiyon veya infüzyon ile uygulanması önerilmemektedir. Özgül olmayan kronik sırt ağrısı için ilaç dışı tedaviler:

  • Fizik tedavi, egzersiz terapisi ve fonksiyonel terapi, hareket terapisi ile birlikte manuel terapi
  • Hastanın eğitilmesi: sırt ağrısının önlenmesi için önlemler,  hareket alıştırmaları, hareket dizilerinin teorik bilgisi ve günlük yaşamda sırt-dostu davranış, gevşeme teknikleri
  • Ergoterapi ideal olarak davranış terapisi gibi diğer tedavilerle kombinasyon halinde kullanılabilir.
  • Egzersiz terapisi ile kombine edilmiş masaj uygulamaları
  • Transkütanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS): Bu tür elektroterapi ile sinirler cilde yapıştırılmış elektrotlar tarafından uyarılmaktadır. Bunun ağrı algısı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu söylenmektedir. Kronik sırt ağrısındaki etkinlik açıkça kanıtlanmamıştır. İdeal olarak diğer önlemlerle birlikte kullanılması tavsiye edilmektedir.
  • Isı uygulamaları rahatlama sağlayabilmektedir. İdeal olarak diğer önlemlerle birlikte uygulanmalıdır
  • Psikolojik tedavi, psikoterapi veya davranışçı terapi, örneğin gevşeme teknikleri, ağrı yönetimi programları, stres yönetimi ve akupunktur (etkinliğinin kesin kanıtı bulunmamaktadır)

Kılavuzlara göre aşağıdaki önlemler, genellikle etkililiğin kanıtının olmaması nedeniyle, tedavi için önerilmemektedir: frekans terapisi, kısa dalga diyatermi, lazer tedavisi, manyetik alan tedavisi, ultrason tedavisi veya vücudu hareketsiz hale getirmeye yardımcı olacak aletler.

Spesifik bel ağrısı için tedavi programı teşhis edilen hastalığa dayanmaktadır. Nedeni ve aciliyetine bağlı olarak bir tıbbi müdahale gerekebilir. Hastada izlenecek tedavi yönteminin değerlendirilmesi ve uygulanması bir uzman tarafından gerçekleştirilmelidir. Sırt ağrısının tedavisi için aile hekimine veya ortopedi, nöroloji veya romatoloji uzmanına başvurabilirsiniz.

Sırt Ağrısı Tedavi Edilmezse

Sırt ağrısı genellikle zararsızdır ve altında ciddi veya tehlikeli bir hastalık yatmamaktadır. Tedavi edilsin veya edilmesin şikâyetler sıklıkla çok çabuk geçmektedir. Bir doktora muayene için sırt ağrısı şikâyetlerine ek olarak aşağıdaki alarm semptomlarından birini veya daha fazlasını fark ederseniz gerekmektedir.

Bunlar:

  • Önemli kilo kaybı
  • Ateş
  • Geceleri aşırı terleme
  • Geceleri şiddetli ağrı
  • Mesane ve bağırsaklar üzerinde kontrol kaybı
  • Kollarda, bacaklarda veya genital bölgede duyusal bozukluklar, genellikle bir tarafta şiddetli ağrı ile ilişkili bacaklarda zayıflık

Bu belirtiler ciddi bir tıbbi durumun göstergesi olabilir. Normalde çoğu sırt ağrısı şikayeti olan hastaların ağrıları bir süre sonra kendiliğinden düzelmektedir. Ancak bu aynı zamanda ciddi bir şey olduğu anlamına gelmemektedir.

Sırt ağrısının tedavi edilmediği durumlarda sırt ağrısının tipine göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Örneğin nonspesıfık akut sırt ağrıları kronikleşip kalıcı hale gelebilmektedir.

Ağrının tedavi edilmemesi durumunda hastaların hayatları olumsuz yönde etkilenecektir. Sürekli ağrı çekmek psikolojik sorunlar yaratabilir. Hastalar ayrıca ileride ciddi omurga sorunları ile karşı karşıya kalabilirler.

Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir?

  • Sırt ağrıları genellikle zayıf kasların sonucu olarak gelişmektedir. Sırt daha sonra aşırı veya tek taraflı strese, gerginlik ve genellikle şiddetli ağrı ile tepki vermektedir. Hareket etmek sırt ağrısından şikâyetçi olanlar için oldukça önemlidir.  Kuzey yürüyüşü, yüzme ve bisiklete binme gibi sporlar destekleyici kas gruplarını geliştirmek için ideal spor türleridir. Hareketi hayatınızdan çıkarmayın. Örneğin asansör kullanmak yerine merdivenleri kullanın, öğle yemeği molası sırasında yürüyüş yapın, televizyon izlerken evde sırt egzersizleri yapın. Hareket ve hafif egzersizler günlük yaşama kolayca dâhil edilebilir. Bunları kolayca unutmaya eğilimliyseniz, telefonunuza indirebileceğiniz çeşitli uygulamalar bulunmaktadır.
  • Doğru kaldırma ve taşıma sırt ağrısını önlemede son derece önemlidir. Omurganıza tek taraflı yük binmesi omurların daha hızlı yaşlanmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak omurların fıtıklaşmasına neden olabilmektedir ve sinir liflerine ağrılı bir şekilde basabilmektedir. Yükleri kaldırmak ve yerleştirmek için her zaman diz çökerek ve sırtınızı düz tutarak önlemler almak gerekir.  Ağır yükleri taşırken daima vücudunuza yakın tutmalısınız.
  • Sırt dostu çalışma alanı: Masada ve bilgisayar başında çok oturuyorsanız, çalışma alanınızın ergonomik olarak tasarlandığından emin olmalısınız. Bu sayede sağlığınıza zararlı olarak tasarlanmış iş ortamının zamanla neden olabileceği sağlık sorunlarının önüne geçebilirsiniz. Örneğin boyun ve omuz bölgesinde ağrı, bel bölgesinde ağrı, kollarda ağrı ve eklemlerde veya tendonlarda enflamasyon gibi rahatsızlıkları ergonomik kurallara dikkat ederek kolay bir şekilde önleyebilirsiniz
  • Fizik tedavi ve spor: Fizik tedavi ve sırt dostu egzersizler özellikle subakut ve kronik nonspesifik sırt ağrıları için önerilmektedir, ancak akut sırt ağrısı için önerilmemektedir. Doğru egzersiz dozu, egzersiz programı ve teknik burada önemli olmaktadır. Birçok çeşit sporla sırt ağrısı için olumlu etkiler elde edebilirsiniz. Gövde bölgesindeki derin kasları güçlendirmek için hedeflenmiş kuvvet antrenmanı özellikle etkili olmaktadır. Sırt ve karın kasları ne kadar güçlü olursa, destek fonksiyonu ile omurgaya o kadar yardımcı olacaktır. Güçlü kas yapısı sırt ağrısını önleyebilmektedir. Hastaların tecrübesi olan bir spor doktorundan veya spor eğitmeninden tavsiye alması oldukça önemli olmaktadır.
  • Isı uygulamaları: Isı uygulamaları (sıcak su şişeleri, ısı yamaları, çamur banyoları) kasları gevşetmektedir ve sırt ağrılarını rahatlatma etkisi bulunmaktadır. Uzmanlar ısı uygulama işlemini hareketle birleştirilmesini önermektedir. Bu ağrıyı önemli ölçüde azaltabilmektedir.
  • Şifalı bitkiler: Dişbudak ağacı ve titrek kavak içeren ürünler sırt ağrısını hafifletebilmektedir. Ağrılı gergin kaslar varlığında kapsaisin içeren sıvalar veya kremler yardımcı olabilmektedir. Farklı biber türlerinden elde edilen kapsaisin kan dolaşımı üzerinde yerel olarak faydalı bir etkiye sahiptir (ısıtıcı etki). Hareket ile birlikte bu tedavi yöntemi özgül olmayan sırt ağrısını hafifletebilmektedir. Stres ve sinir gerginliği sırt ağrısından sorumlu ise kediotu çayı hem zihni hem de kasları gevşeterek fayda sağlayabilmektedir.
  • Aromaterapi: Bel bölgesinde ağrı varlığında etkilenen bölgeyi çam, sandal ağacı veya zencefil yağı ile ovalayabilirsiniz. Bu yöntem semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Sırt dostu beslenme: Kemikler, eklemler, kaslar ve diskler görevlerini yerine getirebilmek için çok fazla besine ihtiyaç duymaktadırlar. Yeterli miktarda yağ asidi, kalsiyum, florür, C, D ve E vitaminleri ile B vitaminleri, magnezyum, bor, selenyum ve çinko aldığınızdan emin olmalısınız. Bu sadece sırt için iyi değil aynı zamanda sağlığınız içinde son derece önemlidir.
  • Bol su tüketimi: Omurgadaki disklerin beslenmesi sadece çok fazla sıvı ile mümkün olmaktadır. Omurlar arasındaki küçük amortisörleri sağlıklı ve elastik tutmak yeterli su tüketimine dayanmaktadır. Sırt ağrısı için yeterli sıvı tüketiminin ne kadar önemli olduğunu yapılan çalışmalarca gösterilmiştir. Günde en az iki litre su tüketimi tavsiye edilmektedir.

Sırt Ağrısına Ne İyi Gelmez?

Sırt ağrısı riskini artıran birkaç faktör bulunmaktadır.

Bunlar:

  • İş ortamı ile ilgili faktörler: Ağır yüklerin taşınması ve kaldırılması, uzun süre maruz kalınan titreşimler (matkapla çalışırken olduğu gibi) ve olumsuz duruş şekli çalışmak omurgaya, eklemlere ve kaslara baskı yapmaktadır. Bu uzun vadede sırt ağrısına yol açabilmektedir. Bu nedenle bazı sırt hastalıkları meslek hastalıkları olarak kabul edilmektedir.
  • İşle ilgili psikososyal koşullar: İşyerinden memnun olmayan veya sabahtan akşama kadar monoton olarak çalışmak zorunda olanlar sırt ağrısına daha duyarlı olmaktadırlar. İşyerinde yeterli motivasyon kaynağı olmadan çalışanlarda sırt ağrısı olasılığı artırabilmektedir.
  • Sosyal statü: Sırt ağrısı eğitim durumu, iş ve gelir açısından sosyal statüsü düşük olan kişilerde sosyal statüsü yüksek olanlara göre daha yaygın olarak görülmektedir.
  • Sırt ağrısının seyri psikolojik faktörler gibi olumsuz koşullardan da etkilenebilmektedir. Bunlar arasında depresyon ve hareketsiz yaşam bulunmaktadır.
  • Ağrıya tutum: Zihinsel tutumunuzun sağlığınız üzerinde büyük bir etkisi vardır. Sırt ağrısına karşı tutumunuz ağrının seyrini ve tedavisini büyük ölçüde etkilemektedir. Ağrıya katlanmak zorunda kalma veya her ağrı ile bir tümörle ilişkilendirme düşüncesi, sırt ağrınızdan kurtulmanızı zorlaştıracaktır.
  • Aşırı hareketsizlikten ve yatak istirahatından kaçının. Akut özgül olmayan sırt ağrısından şikayetçi birçok hasta mümkün olduğunca az hareket etmeye çalışmaktadır. Hatta bazıları yatak istirahatının doğru çözüm olduğuna inanmaktadır. Uzmanlar her iki durumu da tavsiye etmemektedirler. Hareketten kaçınanlar sürekli yatanlar ağrı korkusu nedeniyle dinlenirler, fakat bu durum ağrının kronikleşmesini (kalıcı olmasını) desteklemektedir. Doğru olan davranış normal günlük aktivitelerinizi sürdürmek olacaktır. Hatta kendinizi çok yormadan yapacağınız bir yürüyüş sırt kaslarınızı gevşetecektir, omurga eklemlerini hafifçe hareket ettirecektir ve sırt ağrınızı olumlu yönde etkileyecektir.

Sırt Ağrısı İlaçları

Akut özgül olmayan sırt ağrısında genelde ağrı kesiciler reçete edilmektedir. Bunlar en fazla 2 hafta kullanılır. Steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID'ler), koksib grubu ilaçlar reçete edilebilir.

Kronik sırt ağrısında ise antidepresanlar ve seçici olmayan monoamin geri alım inhibitörleri (MAOI) grubundan alınan ilaçlar ağrı kesicilere ek olarak verilmektedir. Ayrıca yerel dolaşımı teşvik eden, ağrıyı hafifletici bir etkiye sahip ısı sıvaları önerilebilir.

Sırt Ağrısı Ameliyatı

Sırt ağrısı olan hastalar sadece sırt ağrısı ile ilişkili olan ve ilaçlarla tedavi edilemeyen net bir neden teşhis edildiği durumlarda ameliyat edilmelidir.

Tıbbi olarak kesinlikle gerekli olan operasyonlar vardır. Fıtıklaşmış diskler için yalnızca bedensel işlevler zarar gördüğünde ameliyat gerekli olmaktadır. Örneğin mesane veya rektum fonksiyon bozuklukları bunların arasındadır.

Sırt ameliyatlarının en yaygın nedenleri omurga disklerine müdahaleler ve omurga kanallarının daralması için sabitleşme önlemleridir. Burada kullanılan yöntem omurga diskinin kaçan veya hareket eden, sinirlere baskı yapan ve sorunlara neden olan kısmını çıkarmaktır.

Omurga kanalı daralmasının ameliyat ile tedavisi biraz daha karışık olmaktadır. Cerrah ameliyat sırasında sinire tekrar yeterince boşluk bırakmak için küçük kemik parçalarını çıkarmaktadır. Alanın sağlamlaştırılması gerekiyorsa cerrah vidalar ve çubuklar kullanmaktadır.

Hamilelikte Sırt Ağrısı

Çocuğun giderek artan ağırlığı, aynı zamanda amniyotik sıvı ve plasenta ağırlığı da hamilelik döneminde kasları önemli ölçüde zorlamaktadır. Bu ağırlıklar ağırlık merkezini karın bölgesine kaydırmaktadır ve ağrı oluşmaktadır. Hamilelikte sırt ağrısın ne zaman başlayacağı bebeğin büyümesiyle ilişkilidir.

Ek olarak bu dönemde salgılanan progesteron hormonu kadın vücudunu yaklaşan doğum için hazırlamak için bağları ve tendonları gevşetmektedir. Omurga sağlam duruşunu kaybetmektedir ve sonuç olarak sırt ağrısı gelişmektedir.

Sırt ağrısına ek olarak birçok hamile kadın, özellikle hamileliğin son birkaç haftasında siyatik ağrısından şikâyet etmektedir. Siyatik ağrının ortaya çıkma sebebi çocuğun ağırlığının siyatik sinire baskı yapmasından kaynaklanmaktadır. Bacaklarda güçlü bir karıncalanma veya geçici bir uyuşma olabilmektedir. Siyatik sinir rahatladığında bu belirtiler kaybolmaktadır.

Çocuklarda ve Bebeklerde Sırt Ağrısı

Çoğu durumda çocukların sırt ağrısı zayıf karın ve sırt kaslarına dayanmaktadır. Bu kasların normalde omurgayı desteklemesi ve hafifletmesi gerekmektedir. Ancak egzersiz eksikliğinden dolayı zayıf kaslar erime tehdidi altında olmaktadır.

Okulda, masa başında, bilgisayar önünde, televizyon izlerken çocuklar çok fazla ve uzun süre oturmaktadırlar. Sonuçlar egzersiz eksikliği, bazen obezite ve sırt ağrısı olmaktadır.

Koşarken veya spor yaparken çocuklar genellikle düşmelerden kaynaklı burkulmalar gibi küçük yaralanmalar yaşamaktadır. Bu küçük yaralanmalar da gerginliğin bir sonucu olarak sırt ağrısına neden olabilmektedir.

Sadece kasların etkilendiği durumlarda örneğin tırmanma veya bisiklet sürerken düşme sonrası oluşan burkulmaları genellikle kısa bir süre sonra iyileşmektedir. Çok şiddetli ağrı varlığında ve çıkıktan şüphelenildiği durumlarda daima bir doktora muayenesi gerekli olmaktadır.

Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da fıtıklaşmış disk görülebilir. Bu genellikle kaza veya aşırı yüklenmenin sonucu olmaktadır.

Çocuklarda sırt ağrısının büyümeye bağlı nedenleri şunlardır:

  • Scheuermann hastalığı (omurga düzensiz büyümektedir)
  • Kifoz (torasik omur bölgesinde doğal olmayan yuvarlak bir sırt oluşumu)
  • Skolyoz (omurganın yana doğru eğriliği)

Nadir durumlarda çocukluk çağında nonspesifik sırt ağrısı genellikle bakteriyel patojenlerin neden olduğu omurga enfeksiyonuna (diskit ve spondilodiskit) bağlı gelişmektedir. Enflamasyon genellikle herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmektedir. Ancak 10 yaşın altındaki çocuklar çok sık etkilenmektedir. Tipik belirtiler olarak genç hastalar topallamaya başlamaktadırlar ve hatta yürümek istememektedirler. Çocuklarda sırt ağrısının diğer nedenlerinin aksine ‘hareket en iyi ilaçtır’ ilkesi enflamatuar hastalıkların tedavisi için geçerli değildir. Omurganın iltihabı yatak istirahatı ve antibiyotik tedavisi ile tedavi edilmelidir.

Çocuğun şikâyetine ek olarak kas krampları varlığında genellikle bunun nedeni bir eksiklik durumu olmaktadır. Çocuk genellikle magnezyum eksikliğinden muzdariptir. Magnezyum kas fonksiyonu için gerekli olmaktadır. Muz, fındık, yulaf ezmesi, kakao tozu ve bitter çikolata magnezyumdan zengin besinlerdir.

Olası bir başka neden de raşitizmdir. Hastalık D vitamini eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu kemik sertleştiren vitamin eksikse büyüme bozuklukları ve iskelet deformasyonları çocuklarda görülmektedir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda yetersiz beslenmenin oluşmasını önlemek için koruyucu önlemler örneğin D vitamini takviyesi şeklinde alınmalıdır.

Sırt Ağrısı için Hangi Doktora Gidilir?

Ortopedi uzmanı sırt ağrısı durumunda doğru tercih olacaktır, ancak aile hekimine da birçok durumda yardımcı olabilmektedir. Ağrı duruşta bir değişiklik nedeniyle ortadan kalkmadığı ve nefes almada zorluk, bağırsak ve mesane problemleri ile ilişkili olduğu durumlarda doktor muayenesi mutlaka gerekmektedir. Bu durum gözle görülür bir iyileşme olmaksızın bir haftadan fazla devam eden ağrı için de geçerli olmaktadır. Spesifik sırt ağrısı tedavisi her zaman nedene dayanmaktadır.

Uyuşma, mesane işlev bozukluğu, bağırsak hareketlerinde sorun, siyatik ağrı, yanma ve karıncalanma gibi semptomlar sinir fonksiyon bozukluğu varlığını düşündürmektedir. Sırt ağrısına ek olarak yukarıda sayılan ek nörolojik semptomlar varlığında Nöroloji uzmanı tarafından detaylı nörolojik muayene gerekmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Sırt ağrısı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Sırt ağrısının yaygın bir nedeni olan kötü duruş genellikle ayaklarla ilişkili olmaktadır. Örneğin ayaklar koşarken içeri doğru yuvarlandığı durumlarda, vücut dengede değildir. Bacaklar da içeri doğru dönmektedir ve pelvis hafifçe öne doğru eğilmektedir. Bu durum omurganın daha güçlü ve ağrılı bir eğriliğiyle sonuçlanmaktadır.

Uzun süre ayakta durmayı takiben birçok insan bel ağrısı yaşamaktadır. Bu tür ağrılar tabanlık giyerek hafifletilebilinmektedir. Tabanlıklar duruşu düzeltmektedir ve aynı zamanda iki kalça arasındaki yükseklik farklarını telafi etmektedir. Bununla birlikte uzun vadede ayak kaslarını ve tüm iskelet kaslarını güçlendirmek sırt ağrısını hafifletmekte veya önlemekte daha faydalı olacaktır.

Tıpkı diz eklemlerimiz gibi, eklem içindeki cisimler de yaşla veya aşırı kilolu olarak yıpranır. Osteoartrit, servikal omurganın yanı sıra lomber omurga bölgesinde bulunur. Bacaklarda ve ayaklarda ağrı alt sırttan yayılır, üst sırttaki şikâyetler çarpıklığa, baş ve boyun ağrısına yol açar. Eklemlerdeki aşınma ve yıpranma önlenemez, ancak durdurulabilir.

Kilo veren ve uygunsuz gerginlikten kaçınan hastaların ağrısız olma şansı yüksektir. Her şeyden önce, anti-enflamatuar ilaçlar yardımcı olur. Buna ek olarak, etkilenenlerin günlük yaşamlarına daha fazla egzersiz katmaları gerekir, çünkü bunun çok olumlu bir etkisi vardır.

Bu soru açık bir evet ile cevaplanmalıdır. Birçok insanın vücudu zihinsel strese bağlı baş ağrısı, boyun ve sırt ağrısı ile tepki vermektedir. Güçlü stres vejetatif sinir sistemini doğrudan etkilediğinden, kas gerginliğini de arttırmaktadır. Bu nedenle omuz ve boyun bölgesinde sıklıkla gerginlik bulunmaktadır. Ağrı nedeniyle hasta kötü şekilde durmaya başlamaktadır. Bu nedenle daha az hareket etmektedir. Bu da ağrıyı artırmaktadır. Kaslar uzun vadede gergin kaldığı durumlarda, kemikler ve eklemler de daha yıpranacaktır. Panik atak gibi ani fiziksel belirtiler veren sorunlar göğüs ve sırt ağrısına neden olabilir.