Peritonit

Peritonit, karın içini ve organları kaplayan periton zarlarının iltihaplanması olup; neden meydana geldiğine bağlı olarak tedavi seçenekleri değişmektedir.

Peritonit Hastalığı Nedir?

Periton karnımızın içini pelvis (leğen kemikleri) boşluğunu ve organlarımızın etrafını kaplayan zardır. Paryetal periton ve visseral periton olmak üzere ikiye ayrılarak sınıflandırılır. Paryetal periton karını ve pelvisi dıştan sarar ve örter. Visseral periton ise karın içi organlarını sarar ve örter.

Organları ve karnı bu şekilde sararak karın içi yapıların yerinden sabit olarak kalmasını sağlar. Bunun dışında organları dışarıdan gelen etkilere karşı da korur.

Peritonit dediğimiz durumda bu periton zarları (karın zarı) herhangi bir sebepten dolayı iltihaplanmıştır.

Yani peritonun genelde altta yatan bakteri veya mantar sebebi ile iltihaplanmasına peritonit (karın zarı iltihabı) denmektedir. Genelde enfeksiyon sonucu perforasyon (delinme) gelişen organların içindeki iltihabi dokunun karın boşluğuna dökülmesi sonucunda oluşur.

Peritonit tıpta oldukça acil bir durumdur ve acil müdahale gerektirir. Aksi halde hastada ölüme kadar gidebilecek sorunlar görülebilir.

Tedavi yapılırken peritonitin hangi sebeple geliştiği de son derece önemlidir.

Peritonitler oluşum sebebine göre 3’e ayrılır:

  1. Primer (birincil) PeritonitKarın içinde başka bir organdan kaynaklanmadan meydana gelen peritonitlerdir. Periton dışındaki bir kaynaktan kan aracılığıyla, lenf yolları aracılığıyla veya direkt olarak yayılma ile gerçekleşen peritonitlere primer peritonit denir.
  2. Sekonder (ikincil) Peritonit: Karın içerisindeki başka bir organdan kaynaklanan veya dışarıdan travma sonucuyla oluşan peritonit olgularına sekonder yani ikincil peritonit denmektedir.
  3. Tersiyer (üçüncül) Peritonit: Bir peritonitli hastaya 2 gün yani 48 saat tedavi uygulanmasına rağmen peritonit belirtilerinde azalma olmaması veya tedavi bittiğinde peritonitin tekrar gelişmesine tersiyer yani üçüncül peritonit denir.

Peritonit Belirtileri Nelerdir?

Bir peritonit hastası peritonitin sebebinin neye bağlı olduğuna göre farklı belirtiler gösterebilir. Yani her periton iltihabı gelişen kişi de aynı belirti olmayabilir.

Peritonit bir enfeksiyon olduğu için kişi enfeksiyonlarda görülen bazı belirtiler görülebilir.

Bunlar:

  • Karın hassasiyeti ve dokununca ya da hareket edince karın hassasiyetinin artması görülebilir. Bazı peritonit gelişen kişilerde karnına elini bastırdığı zaman ağrıdığı bazılarında ise elini bastırdığında ağrı olmadığı ama elini çektiği zaman ağrı olduğu şikayeti olabilir. Bunlar peritonit teşhisi için değerlidir.
  • Karın ağrısı şikayeti periton iltihabının geliştiren kişilerin birçoğunda görülebilmektedir. Peritonun iltihabı sonucu periton irritasyonu (tahriş) sonucu oluşan bu ağrı dayanılmaz olabilir.
  • Bazı peritonit olgularında karın çok sert bir hal alabilir. Dokunulduğu zaman sert bir karın varsa bu duruma halk arasında ‘’tahta karın’’ denir. Tahta karın peritonit sebebiyle oluşabilir. Bunun sebebi ise peritonite bağlı olarak karın kaslarının kasılı olarak kalmasıdır. Bu tahta karın belli bir bölgede veya tüm karında görülebilir.
  • Karın şişliği veya hazımsızlık şikayetleri peritonit vakalarında sıklıkla görülür.
  • Ateş ve mide bulantısı bunlara ek olarak titreme nöbetleri ve kusma. Bu belirtiler herhangi bir enfeksiyon sonucunda olabilir. Peritonit de bir enfeksiyon durumu olduğu için bu hastalarda görülebilir.
  • Sindirim sistemi ile ilgili şikayetler arasında enfeksiyona bağlı olarak görülen ishal en yaygın belirtidir.
  • Dehidratasyon (sıvı kaybı) adını verdiğimiz vücudun su ve sıvı kaybı gibi problemlerine yol açan durumda peritonitlerde meydana gelebilir. Bu susuzluğa bağlı olarak günlük idrara çıkma sayısının son günlerde azalmış olması.
  • Enfeksiyon ile savaşan vücudun enerji kaybına bağlı olarak gösterdiği tipik belirtiler arasında yorgunluk ve halsizliktir.
  • Siroz gibi bazı hastalıkları olan kişilerde karın içerisinde asit sıvısı bulunacağı için peritonit erken dönemde fark edilmez. Bu teşhis ve tedavinin zorlaşmasına sebep olabilir.
  • Nadiren de olsa peritonit bağırsak tıkanmalarına ve daralmalarına bağlı olarak ciddi kabızlık yapar.

Peritonit Nedenleri Nelerdir?

Periton zarı karında yaygın olarak bulunduğu, organların etrafını sardığı ve büyük bir hacim kapladığı sebepleriyle iltihabi reaksiyon gelişmesine yatkındır.

Peritonit oluşum sebebine bağlı olarak primer ve sekonder ve tersiyer olmak üzere üçe ayrılır. Bu sebepler aşağıda verilmiştir.

Primer Peritonit Sebepleri

  • Çocuklarda spontan peritonit: Çocuklarda görülen nefrotik sendrom ve siroz vakalarında peritonit görülebilir.
  • Erişkinlerde spontan bakteriyel peritonit: Kronik hepatit hastalıkları, akut viral hepatit, kalp yetmezliği, yayılım yapan kanserler, sistemik lupus eritematozus hastalığı, siroz hastaları ve lenfödem hastalıkları görülen kişilerde peritona yayılım sonucu primer peritonit vakaları görülebilir.
  • Granülomatöz peritonitler: Kandida gibi bazı mantarlar ve tüberküloz hastalığı gibi bazı hastalıklar primer peritonit meydana getirebilir.

Sekonder Peritonit Sebepleri

  • Perfore (delinmiş) ülser (yara): Ülserler mide ve ince bağırsağın başında meydana gelebilir. Bu ülserlerin tedavi edilmemesi sonucunda mideyi veya ince bağırsağı delmesi sonucunda içerisinden geçen yemekler ve içecekler karın boşluğuna dökülür ve periton ile temas eder. Buralarda periton enfeksiyonu görülebilir.
  • Ektopik gebelik: Uterus (rahim) içerisinde oluşmayan gebeliğe verilen addır. Bu gebelik çeşidi bazen oluştuğu yere göre sorunlar çıkarabilir ve bulunduğu yeri patlatıp karın içerisine boşalabilir. Bu da sekonder peritonite neden olur.
  • Salpingitis: Fallop tüpünün (yumurtalıklardan rahim içerisine uzanan tüp) iltihabına salpingitis denir. Bazen, tüp iltihap sıvısıyla patlayana kadar şişer ve patlar. Bunun sonucu karına ve peritona iltihabi sıvı bulaşmış olur. Sonuç olarak sekonder peritonit görülebilir.
  • Herhangi bir cerrahi sonrası enfeksiyon oluşma riski olduğu için karın cerrahisi sonucunda da peritonit meydana gelebilir.
  • Nekrotizan enterokolit adı verilen hastalık: Yeni doğmuş bebeklerde görülebilen bir bağırsak hastalığıdır ve acil müdahale gerekir. Bazen sekonder peritoniti tetikleyebilir.
  • Kan enfeksiyonu (sepsis): Karaciğerin sirozu, bazı böbrek hastalığı formları ve apandisit de dahil olmak üzere bir dizi durumdan kaynaklı olarak kan enfekte olabilir. Kan aracılığı ile beslenen peritonda bu enfeksiyondan etkilenir ve sekonder peritonit meydana gelebilir.
  • Diyaliz: Periton diyalizi adı verilen diyaliz çeşidinde karında peritondan geçerek bir diyaliz deliği oluşturulur. Bakteriler karın boşluğuna bu açıklıktan girebilir. Peritonit meydana gelebilir.
  • Bıçak yarası: Bir bıçak veya herhangi bir başka  keskin nesnenin karını ve peritonu kesmesi sonu oluşan travma sonucunda bakteriler karın boşluğuna girebilir.
  • Perfore bağırsak: Bağırsaklar divertikülit (bağırsakta oluşan anormal keselerin iltihabı) ve Crohn hastalığı gibi iltihabi hastalıklar da dahil olmak üzere bazı hastalıklardan zarar görebilir ve delinebilir. Bunun sonucunda da iltihabi doku periton ile temas eder ve sekonder peritonit görülür.
  • Perfore safra kesesi: Safra kesesi enfeksiyonu (kolesistit) tedavi edilmezse safra kesesinin patlamasına veya delinmesine neden olabilir. Bunun sonucunda da iltihabi doku periton ile temas eder ve sekonder peritonit görülür.
  • Pankreatit pankreas adı verilen ve sindirim sistemi faaliyetlerinde görevli olan organımızın iltihaplanmasıdır. Bu iltihabi reaksiyon sonucunda peritonitler oluşabilir.

Tersiyel Peritonit Sebepleri

  • Operasyon sonrası tekrarlayan peritonitler
  • Pankreatit
  • Apandisit
  • Ülser perforasyonları olabilir.

Peritonit Teşhisi

Peritonitin varlığının teşhis edilmesi çok önemlidir. Çünkü peritonit ciddi komplikasyonlara (bir hastalığa ek olarak çıkan yan etki) yol açabilir. Ölüme kadar ilerleyebilir.

Doktor karın ağrısı ve bazı şikayetler ile gelen hastanın tıbbi öyküsünü anlatmasını ister. Hastanın varsa önceki geçirdiği hastalıklar ve kronik hastalıkları değerlendirilir. Çünkü bazı hastalıklarda peritonit oluşabilme risk olabilir.

Hastanın tıbbi öyküsü dinlendikten sonra detaylı bir karın fizik muayenesi yapılır. Hastanın karın hassasiyeti, defans (karının herhangi bir yerine el ile bastırılınca oluşan ağrı) ve rebound (karının herhangi bir yerine el bastırıldığında ağrı yokken eli çekerken ağrı hissedilmesi) belirtileri araştırılır. Defans ve rebound peritonit için belirti olabilir.

Peritonit için diğer testler şunları içerebilir:

  • Direkt karın grafisi: Grafi çekilerek karın içindeki durumlar görülebilir. Bu mide perforasyonu (delinmesi) ve on iki parmak bağırsağı perforasyonu gibi durumlar karın grafilerinden belirlenebilir.
  • Laboratuvar testleri: Kan da enfeksiyon varlığı bazı laboratuvar tetkikleri ile bulunabilir. Peritonit vakaları bir enfeksiyon olduğu için karaciğerden enfeksiyon reaksiyonlarında salgılanan CRP (c reaktif protein) kanda artabilir. Laboratuvarda buna bakılabilir. Bunun dışında beyaz küre sayısı, serum elektrolitleri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, amilaz, lipaz araştırılabilir.
  • Parasentez: Parasentez esasen karın içerisindeki sıvının boşaltılması işlemine verilen addır. Peritonit teşhisi için karında sıvı varsa bu sıvının enfeksiyon ve iltihap açısından değerlendirilmesi için örnek alınması gereklidir. Bu bir iğne aracılığıyla yapılabilir.
  • BT taramaları (bilgisayarlı tomografi taramaları): Bu görüntüleme testleri vücudun fotoğraflarını çekmek için X-ışınları ve bilgisayar teknolojisini kullanır. Bilgisayarlı tomografi taramaları vücudun herhangi bir bölümünün ayrıntılı görüntülerini gösterir. Standart X-ışınlarından daha detaylıdırlar. Peritonun ve karın içinin değerlendirilmesi için kullanılabilir.
  • MR: Bu manyetik alanlar ve radyo frekans enerjisi ile yapılan bir görüntüleme testidir. Karın içinde bir problem var ise manyetik rezonans görüntülenme adı verilen yöntem ile tespit edilebilir.
  • Ameliyat: Hastanın şikayetleri ve ağrısı eğer çok fazla ise ve herhangi bir sebep bulunamıyorsa  enfeksiyona neyin sebep olduğunu bulmak ve ortadan kaldırmak için ameliyat ile karın içerisi açılabilir.

Peritonit Tedavisi

Peritonit için bazı tedavi seçenekleri vardır. Ancak tedavi planlaması yapılırken yapılacak en önemli şey peritonitin neden oluştuğunun bulunmasıdır.

  • Hastaneye yatış: Fazla sıvı kaybetmiş ve dayanılamayacak şekilde ağrısı olan peritonit gelişmiş kişiler hastaneye yatırılarak tedavi edilir. Bu hastane yatışı sepsis (kanın enfeksiyonu) sebebiyle mutlaka yapılmalıdır. Sepsis ölüme kadar giden bir tablodur ve antibiyotikler aracılığıyla tedavi edilmelidir.
  • Antibiyotikler peritonit tedavisinde kullanılan en önemli yoldur. Bakterilerin öldürülüp vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Peritonit meydana gelmiş kişilerde geniş spektrumlu ve etkili antibiyotikler kullanımı sonucu hasta kısa sürede peritonitten kurtulabilir.
  • Damar içi sıvı verilmesi: Enfeksiyona bağlı olarak vücut sıvıları kaybedilir ve vücut sıvı dengesi bozulabilir. Bu sıvı dengesinin tekrar sağlanması için damar içine serum ile eksik sıvı verilmelidir.
  •  Cerrahi tedavi: Peritonitin derecesine ve durumuna göre bazı durumlarda karın içinin yıkanması ve iltihabi dokunun temizlenmesi gibi cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir.
  • Altta yatan nedenin tedavisi: Sekonder peritonitlerde sebebe yönelik tedavi yapılır. Perfore olmuş bir mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri varsa bunun cerrahi olarak tedavisi gerekir. İltihabi bir bağırsak hastalığı, tüberküloza bağlı peritonit ve kandida enfeksiyonuna bağlı peritonitler meydana gelmişse tedavi bu hastalığa yönelik olarak planlanmalıdır.

Peritonit Tedavi Edilmezse

Peritonit gelişmiş kişiler acil olarak tedavi edilmezse, enfeksiyon kan dolaşımına girerek şok tablosu yapabilir.

Vücudun diğer organlarına zarar verebilir. Bu şok ve organ zararları ölümcül olabilir. Peritonitten ölen hastalar olabilmektedir.

Bu yüzden küçümsenmemelidir. Tedavi edilmeyen peritonitlerde primer veya sekonder peritonit oluşuna bağlı olarak bazı komplikasyonlar görülür.

Primer peritonitin komplikasyonları aşağıdaki gibi olabilir:

  • Hepatik ensefalopati adı verilen ve karaciğerin normalde görevi olan kanı zehirli maddelerden temizleme görevini yapamadığı bir tablo görülebilir. Hepatik ensefalopati adı verilen hastalıkta yeteri kadar kandan temizlenemeyen zehirli maddeler beyine zarar verir ve beyin fonksiyonları azalır veya kaybolur.
  • Hepatorenal sendrom: Dolaşım ve böbrek fonksiyonunun birbirini tetiklediği ve birlikte bozulduğu bir sendromdur.
  • Sepsis: Peritonite bağlı olarak enfeksiyon kana da ulaşırsa sepsis adı verilen tablo meydana gelir. Sepsis tedavi edilmezse hasta şoka girer ve ölür.

Sekonder peritonitin komplikasyonları aşağıdaki gibi olabilir:

  • Peritonit sebebiyle karın içinde kitle gibi ele gelen apseler: İltihabi doku birikintileri bu abselerin sebebidir.
  • Gangrenöz bağırsak adı verilen bağırsak dokularının oksijensiz kalıp işlevini yitirip ölmesi durumları tedavi edilmeyen peritonitlerde görülebilir.
  • Septik şok: Sepsise bağlı olarak gelişen ve dokuların beslenmesine yetmeyecek derecede düşük tansiyon sonucu oluşan şok durumudur. Dokulara yeteri kadar oksijen gitmeyeceği için hasta ölebilir.

Peritonite Ne İyi Gelir?

  • Periton iltihabı olan kişilerde karın ağrısı kişiyi günlük işlerini yapamayacak seviyeye getirebilir. Hasta dizlerini karnına doğru çekerek peritonun üstündeki basıncın azalmasına bağlı olarak rahatlayabilir.
  • Yemek yemeyi miktarını ve sıklığını azaltmak peritonit sebebiyle oluşan karın ağrısı şikayetlerini azaltmak için gereklidir.
  • Papatya çayı, zencefil baharatı, meyan kökü ve nane gibi bitkiler peritonite bağlı karın ağrısı ve hazımsızlık şikayetlerine iyi gelebilir.
  • Keten tohumu enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkan bağırsak şikayetlerini içerdiği fiber (lif) sayesinde geçirebilir. Mide ağrısı olan kişilere iyi geldiği belirtilmiştir.
  • Papaya bitkisi mide ve bağırsak ülseri olan kişilerde şikayetleri azaltmıştır. Peritonit eğer ülser sebebiyle oluşmuşsa bu bitki tüketimi karın ağrısını bir nebze azaltabilir.

Peritonite Ne İyi Gelmez?

  • Sigara içerdiği nikotin sebebiyle iltihabi reaksiyon yapan vücut içindeki bazı maddelerin artmasına sebep olur. Bu yüzden sigara içen kişilerde peritonit şikayetleri kötüleşebilir.
  • Alkol kullanımı peritonite bağlı olarak vücudunda iltihabi reaksiyon bulunduran kişilerde zararlıdır. Buna sebep olarak alkolün bağışıklık sistemine zarar vermesi gösterilir.
  • Kafeinin bazı peritonitli kişilerde mide rahatsızlıklarını arttırdığı bildirilmiştir.
  • Kola ve soda gibi gazlı içecekler midede ve bağırsaklarda gaz üretimine bağlı olarak şişkinlik ve hazımsızlık şikayetlerini arttırabilir.
  • Çok fazla yemek yeme karın duvarını şişireceği ve periton zarına baskı yapacağı için peritonit olan kişilerde şikayetleri ciddi derecede arttırabilir.

Peritonit İlaçları

Doktor tarafından verilmesi gereken ve peritoniti iyileştirebilecek ilaçlar kombinasyon yöntemleri veya tek ilaç tedavisi olarak verilebilir.

Bu tedavi planlamasını doktor seçmelidir.

Tek ve geniş spektrumlu tedavisi: Sefamisinler, imipenem, piperasilin ve tazobactam. Bu antibiyotikler geniş spektrumlu antibiyotiklerdir. Geniş spektrumlu antibiyotikler daha fazla bakteri çeşidine etki edebildiği için sıklıkla kullanılır.

İkili antibiyotik tedavisi: Üçüncü kuşak sefalosporinler ve bunlara ek anaerob bakterileri öldürecek anaerobicidler. Bu antibiyotik tedavi kombinasyonu peritonitlerde kullanılan en etkili tedavi yöntemidir.

Üçlü antibiyotik tedavisi: Ampisilin, aminoglikozidler, klindamisin, veya metronidazol birlikte kullanılarak bakteri üremesi durdurulur. Bakteriler bu tedavi sonrası vücuttan ölü bir şekilde atılır.

Peritonit Ameliyatı

Her peritonitte ameliyat yapılmasına gerek yoktur. Bazı peritonitlerde antibiyotik tedavisi ve hasta takibi yapılması yeterlidir. Anca bazı peritonitlerde ameliyat gerekebilir.

Laparatomi adı verilen ve karın duvarının cerrahi yöntemlerle açılması işlemi ile peritonit gelişen yer yıkanır ve enfeksiyon dokusu çıkartabilir. Laparatomi her peritonitte gerekmez. Bazı özel durumlarda gereklidir. Bu ameliyat sonrası karın içi yıkanır.

Mide ülseri, onikiparmak bağırsak ülseri ve safra kesesi iltihabına bağlı olarak gelişen organ delinmelerinde organa yönelik onarım işlemleri için cerrahi gerekebilir.

Hamilelikte Peritonit

Hamilelikte peritonit vakaları nadiren görülür.

Ektopik (dış) gebelik adı verilen ve döllenmiş yumurtanın rahime ulaşamaması sonucu rahim dışında herhangi bir yerde fallop tüplerinde veya karın içinde gelişmeye ve büyümeye çalışmasına ektopik gebelik denir. Bu gebelik devam ettirilemez ve anne için çok tehlikelidir.

Fallop tüplerinde meydana gelen Ektopik gebelik olgularında tüpün patlamasına bağlı olarak peritonit olguları meydana gelebilir. Bu durumda ektopik gebeliğin tespiti yapılır. Tedavi için mutlaka cerrahi gereklidir. Cerrahi olarak ektopik gebelik dokusunun vücuttan derhal çıkarılması gereklidir. Aksi takdirde hasta şoka girer ve hatta ölebilir.

Bunun dışında normal gebelik olgularında nadiren de olsa peritonit gelişebilir. Bunun sebebi spontan olarak stafilokok aureus adı verilen bakterilerin peritonda bir iltihap oluşturmasıdır. Teşhisi normal insanlarda olduğu gibi yapılır. Tedavide geniş spektrumlu ve bebeğe zarar vermeyecek antibiyotikler seçilmelidir.

Apandisit adı verilen ve hamilelik sürecinde de görülebilen bir hastalık vardır. Bu hastalıkta apandis adı verilen organda iltihap gelişebilir. Bu iltihap sonucu apandis delinir ve iltihap dokusu peritona yayılır. Sonuç olarak peritonit gelişir. Bu durum acilen tedavi edilmezse bebek için de anne için de ölümcül olabilir. Tedavi cerrahidir.

Çocuklarda Peritonit

Çocuklarda nadiren de olsa bir primer peritonit çeşidi olan spontan bakteriyel peritonit gelişebilir. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da peritonit geliştiği zaman teşhis ve tedavinin derhal yapılması gereklidir.

Çünkü peritonit çocuklarda da yetişkinlerde olduğu gibi şok tablosundan ölüme kadar giden sonuçlara neden olabilir.

Peritonit oluşmasının sebebi çocuklarda en sık üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında beta hemolitik streptokoklar aracılığıyladır. Yani beta hemolitik streptokoklar adı verilen bakteri grubunun grip gibi belirtiler ile çocuğu enfekte ettikten sonra peritonit geliştirmesidir.

Beta hemolitik streptokoklar adı verilen bakteri grubunun sebep olduğu peritonit olguları   dışında da çocuklarda bazı sebeplerden dolayı peritonitler görülebilir. Çocuklarda peritonit yapan diğer sebepler olarak Postnekrotik siroz ve nefrotik sendrom hastalıkları görülebilir.

Postnekrotik siroz sonucu peritonit oluşması karaciğerdeki ölü dokular yüzündendir.

Çocuklarda görülen nefrotik sendrom sonucunda spontan bakteriyel peritonit gelişebilir. Tedavi edilmezse öldürücü olabilir.

Çocuklarda peritonit bulgusu olarak en sık karın ağrısı ve kusma görülür.

Teşhis için direkt karın grafisi ve laboratuvar teknikleri uygulanır.

Tedavi yetişkinlerde olduğu gibi antibiyotik tedavisi ve altta yatan peritonit sebebinin tedavisi ile yapılır.

Bebeklerde Peritonit

Yeni doğan bebeklerde  solunum yolları enfeksiyonu sonrasında peritonit olguları görülebilir. Bunun sebebi bağışıklık sisteminin zayıf oluşudur.

Nekrotizan enterokolit adı verilen ve yeni doğanlarda acil bir durum olarak görülen hastalık sonucunda da karın zarı iltihabı yani peritonit görülebilmektedir. Ciddiye alınmalı ve derhal tedavi edilmelidir.

Bebeklerde huzursuzluk ve ağlama krizleri belirtileri ile görülebilir.

Teşhis için karın grafisi çekilebilir.

Tedavide bebek için zararlı olmayacak antibiyotikler kullanılır.

Peritonit için Hangi Doktora Gidilir?

Peritonit ciddi ve acil tedavi edilmesi gereken bir periton iltihabıdır.

Aşağıdaki şikayetleriniz varsa acilen bir Genel Cerrahi uzmanına gitmeniz gerekebilir. Bir genel cerrah ihtiyacının olup olmayacağı her zaman hasta tarafından anlaşılamayabilir.

Bu sebeple şiddetli karın ağrısı şikayetleri olan kişiler bir Acil Servise başvurduğu zaman eğer peritonit gelişmişse acil uzmanı bir genel cerraha sevk isteyebilir.

Bu şikayetler;

  • Karnınızda şiddetli ağrı veya dokununca hassasiyet oluşuyorsa. Bu şiddetli ağrı hasta tarafından daha önceden yaşanan hiçbir ağrıya benzemiyor, zamanla azalmıyor ve giderek şiddetleniyor olarak tarif ediliyorsa hastanın mutlaka bir doktor tarafından kontrol edilmesi gereklidir.
  • Karın ağrısına ek olarak yükselmiş vücut sıcaklığı, mide bulantısı ve kusma şikayetleri  enfeksiyon belirtileridir ve tehlikeli olabilir. Bu şikayetleri ve belirtileri olan kişilerin doktora gitmesi gereklidir.
  • Periton diyalizi yapan kişilerde  diyaliz sıvısı bulanıksa, beyaz benekler veya kümeler varsa alışılmadık bir diyaliz sıvısı kokusu varsa ve ağrı hissediliyorsa hemen doktora başvurulmalıdır.
Makaleyi faydalı buldun mu?
14
2
Makeleyi Paylaşın