Kangren

Kangren; vücudun görülen kısmında doku ölümü gerçekleşmesi, o kısmın artık işlevsiz olması durumudur. Tedavisinde, kangrenin tipine göre farklı tedavi yöntemlerine başvurulur.

Kangren Nedir?

Kangren, vücudun bir kısmının artık bozulmaya başladığı ciddi bir durumdur. Bu süreçte etkilenen vücut bölümünde doku ölümü yani nekroz gelişir. Kangren, vücudun bir ekstremitesinin (eller, ayaklar, burun, kulaklar) ciddi şekilde kan akışından yoksun kaldığında veya şiddetli bir enfeksiyon geçirildiğinde ortaya çıkabilir. Periferik arter hastalığı gibi damar hastalıklarında dokuya gelen kan akışı kesilebildiği için bu hastalıklar kangrene zemin hazırlar.

Kuru ve ıslak olarak adlandırılan iki ana kangren türü vardır. Birçok kuru kangren vakası enfekte değildir. Bunun yanında tüm ıslak kangren vakalarının hemen hemen her zaman bakteri tarafından enfekte olduğu kabul edilir. Hem ıslak hem de kuru kangren için en yaygın yerler parmaklar gibi uç organlardır. Ayrıca el, kol, ayak, bacak gibi bölümlerde de görülebilir.

Kangren, sepsise (kan enfeksiyonu) veya etkilenen dokuda tamamen kayba neden olabilir. Hızla kötüleşebilir ve tedavi edilmezse ölüme bile sebep olabilir.

Kangren Belirtileri Nelerdir?

Kangren semptomları, kangren tipine (ıslak veya kuru), anatomik konuma (vücut içi ve dışı) ve hangi organ sistemlerinin etkilendiğine göre değişir.

Kuru Kangren Belirtileri

Kuru kangren genellikle etkilenen bölgenin ilk önce uyuşması ve soğumasıyla başlar. Rahatsızlık seviyeleri hastanın algısına göre değişir. Daha sonra etkilenen alan genellikle kırmızımsı renkten kahverengiye ve nihayetinde siyaha dönüşerek renk değiştirmeye başlar. Bu süre zarfında, o bölge küçülür, kurur ve yapısı bozulur. Arteriyel kan akışının ani kesilmesinden kaynaklanan kuru kangren, önce soluk veya mavimsi olabilir ve daha sonra yukarıdaki gibi ilerleyebilir.

Islak Kangren Belirtileri

Islak kangren, kuru kangrenin aksine, genellikle etkilenen bölgede şişlik ile başlar. O bölge başlangıçta kızarık ve oldukça ağrılıdır. Daha sonrasında doku dökülmesi, irin toplanması, lokal olarak dışarı sıvı sızması gibi çürüme belirtileri gösterir.

Genellikle akıntı ve etkilenen bölge, enfeksiyöz ajanların dokuları yok etmek için ürettiği kadaverin ve putresin gibi kötü kokulu bileşiklerin varlığı nedeniyle çok kötü bir kokuya sahip olurlar. Bu ölü ve ölmekte olan doku zamanla nemli ve siyah bir görünüm kazanır. Islak kangrenli hastalarda sıklıkla görülen ek semptomlar ateş ve düşük kan basıncına bağlı hafif baş dönmesi gibi diğer sepsis belirtileridir.

İç Organlarda Kangren Belirtileri

Islak kangrenin bir çeşidi olan iç kangren, daha az belirgin başlangıç semptomlarına sahiptir. Çünkü iç organlarda ıslak kangren görülmesi belirtilerin daha silik olmasına veya anlaşılamamasına neden olabilir. İç organlarda kangreni olan hastada, ciddi sistemik enfeksiyonlar görülebilir. Ancak el, kol gibi bölgelerde olmadığı için görsel olarak dışarıdan çok bulgu vermez.

Ancak bazen, organın üstündeki cilt kırmızımsı bir renk alabilir veya renksizleşebilir. Ayrıca o alan şişip ağrılı hale de gelebilir. Semptomlar, enfekte olan organ sistemine göre biraz değişir; örneğin, inkarsere (boğulmuş) fıtık nedeniyle bağırsak kangrenli hastalar fıtık bölgesinde şiddetli ağrı hissedebilirken, kangren safra kesesinde ise karnın sağ üst tarafında ciddi ağrılar oluşur.

Kangren Nedenleri Nelerdir?

Islak veya kuru kangrenin olmasının nedeni, herhangi bir dokuya kanın ulaşamamasıdır. Kan akışının kaybı, dokuların oksijenden yoksun kalması, böylece dokudaki hücrelerin ölmesine neden olur.

Dokuya giden kan akışı kaybının en yaygın nedenleri ve kangren için önemli risk faktörleri şunlardır:

  • Enfeksiyonlar
  • Travma
  • Kötü yara iyileşmesine neden olan diabetes mellitus gibi hastalıklar
  • Raynaud hastalığı

Kuru Kangren Nedenleri

Kuru kangren, dokuya ulaşan kan akışını azaltabilen birçok hastalık veya durumdan kaynaklanabilir. Kuru kangrene neden olabilecek en yaygın hastalıklar diyabet, arterioskleroz ve sigaradır. Ancak kuru kangrene neden olabilecek başka hastalıklar da vardır.

Örneğin, kan damarlarına zarar veren ve vaskülit olarak isimlendirilen bazı otoimmün hastalıklar, kuru kangren oluşturmak için damarlarda yeterli hasara neden olabilir.

Ayrıca yanık, donma, kazalar, ameliyatlar sonrası oluşan damar travmaları da kuru kangren nedeni olarak sayılabilir.

Islak Kangren Nedenleri

Islak kangren de kuru kangrene neden olabilecek her türlü sebepten kaynaklanabilir. Ancak ıslak kangrenin tipik özelliği enfeksiyon kaynaklı olmasıdır. Islak kangrene neden olabilecek birçok bakterinin var olduğu bilinse de klasik olarak ıslak kangren nedeninin anaerobik bir bakteri olan Clostridium perfringens olduğu bilinir. Anaerobik bakteriler, oksijensiz ortamda üremeyi severler.

Clostridium perfringens bakterisinin ekzotoksinleri, kas dokusunu yıkıma uğratır. Ayrıca doku altında gaz oluşumuna neden olur. O yüzden bu tip kangrene, gazlı kangren adı da verilir. Bu durum sonucunda dokular sıkışır ve kan akışı daha da engellenir. Enfeksiyon ve yıkım daha derin dokulara da yayılmaya başlar sonrasında nekrozitan fasiit denen çok şiddetli bir enfeksiyona dönüşebilir. Nekrozitan fasiit de enfeksiyonun tüm vücuda yayılmasına neden olup hastayı sepsis denilen ölümcül bir duruma sokabilir. Clostridium perfringens'le birlikte enfeksiyon yapabilecek başka bakteriler de vardır. Bunlar birbirlerini güçlendirirler. Buna da sinerjist etki denir.

Kangren Teşhisi

Kangren teşhisi tipik olarak etkilenen bölgenin görünümüne göre tanı konan bir hastalıktır. Ayrıca hekim hastada bulaşıcı bir organizma olup olmadığını anlamak ve hastalığı tedavi etmenin en iyi yolunu belirlemek için birkaç test isteyebilir. İç organlarda kangren varsa, semptomların nedenini tanımlamak için de genellikle daha kapsamlı testlere ihtiyaç duyulur.

Yara kültürü, özellikle ıslak kangrenlerde sık kullanılan bir teşhis yöntemidir. Bu yöntemde hekim kangren olan bölgeden örnek alır ve kültür için laboratuvara gönderir. Bu oldukça hızlı ve ağrısız bir yöntemdir. Kültür sonucuna göre kangren bölgesinde bakteri gibi mikroorganizmaların üreyip üremediği veya hangi bakterinin var olduğu belirlenir.

Yara kültürünün sonucunun çıkması birkaç gün sürebilir. Ancak bu sonuç, en iyi, en güçlü ve en hedefe yönelik tedavinin yapılmasına olanak sağlar. Ayrıca eğer hızlı müdahale gerektiren bir durum varsa kültür sonucu beklenmeden antibiyotik tedavisine başlanabilir.

İç organlardaki kangrenler genellikle röntgen, bilgisayarlı tomografi (CT) taraması, ultrason veya manyetik rezonans görüntüleme (MRI) testi gibi görüntüleme testleri kullanılarak teşhis edilir.

Kangren Tedavisi

Kangrenin tedavisi, kangren tipine, ıslak kangrense alt tipine ve kangrenin ne kadar doku ölümüne neden olduğuna göre değişir. Genelde tüm ıslak kangren vakalarında ve bazı kuru kangren vakalarında acil tedavi gereklidir.

Tüm kangren vakalarının ortak olarak yapılabilecek tedavileri şunlardır:

Kuru Kangren Tedavisi

Kuru kangren, genellikle ayak parmağı gibi hangi dokuda kangren gerçekleştiyse o dokunun cerrahi ile çıkarılmasıyla tedavi edilir. Ne kadar dokunun çıkarılacağı, hala ne kadar dokuya arteriyel kan akışının ulaştığına bağlı olarak değişebilir.

Çoğu zaman, hastada kalan canlı dokuda da enfeksiyonu önlemek için antibiyotik tedavisine başlanır. Hastaya ayrıca kan pıhtılaşmasını azaltmak için antikoagülan ilaçlar yazılabilir. Destekleyici bakım, cerrahi yara bakımı veya uzvun yeniden kullanımı için rehabilitasyonlardan oluşur. Gelişmemiş ülkelerde veya sağlık hizmetlerine ulaşım zorluğu olan yerlerde ileri derece kuru kangren üzerinde kendiliğinden deri soyulması olur.

Islak Kangren Tedavisi

Islak kangren tıbbi bir acil durumdur. Acil tedavi gerektirir. Tedavi genellikle bir hastanede yapılır ve bir cerrahın dahil edilmesi gerekir, çünkü lokal alan debridmana ihtiyaç duyulur. Yani ölü ve ölmekte olan dokuların cerrahi olarak çıkarılması gerekir.

Bazı hastalarda cerrahi yeterli tedavi olmayacaktır. Bu durumlarda o uzuvun amputasyonu yani vücuttan kesilmesi gerekebilir. Cerrahi tedavi ile aynı zamanda, uygun intravenöz antibiyotiklerin uygulanması gerekir. Bu süreçte enfeksiyon uzmanı ile cerrah iş birliği içinde ilerler.

İç organ kangrenlerinde de hastanede ameliyat gerekir. Bazı hastalarda sepsis gelişir ve hipotansiyon (düşük tansiyon) gibi hayatı tehdit eden diğer problemler için destekleyici bakımın sağlanabileceği yoğun bakım ünitesinin desteği gerekebilir.

Bazı klinisyenler kangreni, özellikle ıslak kangreni hiperbarik oksijen tedavisi ile tedavi eder. Bazı çalışmalarda hiperbarik oksijen tedavisinin dokulara ulaşan oksijeni arttırabildiği bulunmuştur. Ayrıca anaerobik bakterileri öldürebileceğinden tedavi olarak kullanılabilir. Bununla birlikte, birçok hastanede mevcut değildir ve ıslak kangren için birincil terapi olarak değil, yukarıda tarif edilen terapötik yöntemlerle birlikte kullanılır.

Kangren Tedavi Edilmezse

Kangren tedavi edilmediğinde bazı sonuçlar doğurabilir. Özellikle ıslak kangren denilen tipte, bakteriler işin içinde olduğu için bir enfeksiyon alanı vardır. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan enfeksiyon tüm vücuda yayılabilme riskini taşır. Buna da sepsis adı verilir. Sepsis, hayatı tehdit edebilen, tüm dolaşımı bozabilen ciddi bir enfeksiyondur ve acil tedavi gerektirir. Ayrıca kuru kangrenlerde de erken müdahale edilebilirse yani kangren oluşmadan tespit edilebilirse o organ kurtarılabilir. Onun haricinde etkilenen bölge kaybedilecektir.

Kangren İlaçları

Antibiyotik: Antibiyotikler, kangren tedavisinde kullanılabilecek ilaçlardır. En sık olarak da ıslak kangrende kullanılır. Ancak antibiyotik, kangreni ortadan kaldıran bir tedavi değildir. Genelde cerrahiye ek olarak kullanılır.

Kangren Ameliyatları

Kangrene olmuş doku için aslında en doğru ve kesin tedavi yöntemi cerrahidir. Hekim tarafından uygun olarak belirlenen ve ölen doku ameliyat ile çıkarılır. Bazı durumlarda tekrarlayan ameliyatlar gerekebilir. Ayrıca bazen akışı engellenen kan damarlarının onarımı da gerekebilir.

Ölü olan doku çıkarıldığında bazen yerine greft adı verilen yeni bir dokunun yerleştirilmesi gerekebilir. Bu genelde giysilerle normalde kapalı olan bölgeden alınan derinin, kangren gerçekleşen bölgeye nakil edilmesiyle gerçekleşir. Daha sonra yerleştirilen deri greftine uygun pansumanlar yapılır ve yerine dikilir. Ancak greft yönteminin yapılabilmesi için hala o bölgenin bir miktar kanlanıyor olması gerekir.

Kangren için Hangi Doktora Gidilir?

Kangren tedavisi esas olarak cerrahi olduğu için gidilmesi gereken bölüm Genel Cerrahidir. Ancak Enfeksiyon Hastalıkları da kangren ile ilgilenebilir. Bunun haricinde hangi bölüme gidilirse gidilsin uygun yere hasta sevk edilir. Kangren olduğu düşünülen bir hastanın vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir. Çünkü kangrenin ilerlemesi hayatı bile tehdit edebilmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
14
2
Makeleyi Paylaşın

Kangren ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kangren müdahale edilmediğinde ilerleyebilen bir hastalıktır. Bu yüzden eğer kangrene gitmiş bir doku varsa bu dokunun çıkarılması gerekir. Hatta eğer çok ilerlediyse o organın tümden kesilmesi gerekir. Eğer kesilmezse kangren daha farklı vücut bölümlerine de yayılabilir. Bu durum en sık ıslak kangren denilen durumda görülür. Bu bölgede oluşan enfeksiyon, tüm vücuda yayılırsa bu duruma sepsis denir. Sepsis müdahale edilmediğinde hastayı öldürebilir.

Kangrenin oluşum süresi ilgili kesin bir kanı yoktur. Çünkü bu süre, kangrene sebep olan duruma, etkilenen damara, kişinin özelliklerine veya altta yatan hastalıklara bağlı değişir. Ayrıca sigara, alkol gibi alışkanlıklar da bu süreci etkileyebilir.

Tırnak batması kangrene sebep olabilir. Ancak bu herkeste kangren olacağı anlamına gelmez. Tırnak batması özellikle ayak baş parmaklarında görülür. Kişi ağrı hisseder, ilerledikçe yürümesi bile zorlaşır. Tırnak batmasının ilerleyen safhalarında ayrıca parmağın kan dolaşımı engellenebilir. Bu durumda kangren de görülebilir. Özellikle şeker hastalığı olan kişiler de kangren oluşumu daha hızlanır.

Kangren ana olarak bir dokuyu besleyen kan damarlarında bir sorun varsa oluşur. Yani eğer dokuya yeterli kan ulaşamazsa o doku ölmeye başlayacak ve kangren meydana gelecektir. Ayrıca damarları etkileyebilen sistemik hastalıklar da kangrene neden olur. Damara bası yapabilecek kitleler, alkol, sigara, uyuşturucu, kemoterapi ilaçlarının yan etkileri diğer kangren nedenleri arasındadır.

Gazlı kangren, en sık Clostridium perfringens adındaki bakteri nedeniyle oluşur. Clostridium perfringens, kas ve bağ dokusunu hızlıca yıkar ve gaz oluşumuna neden olur. Bu bakteri insan dışkısında bol miktarda bulunur. Eğer bu bakteri açık, travmatik bir yara üstünde ürerse gazlı kangrene neden olabilir. Ancak her bulaş olan kişide de gazlı kangren gözükmez. Hatta az bir kısmına görülür. Bu durumda enfeksiyonun oluşumunda başka faktörlerinde etkili olduğu düşünülmektedir.