Hipotiroidi

Hipotiroidi hastalığı, tiroid hormonun az salgılanması sonucu oluşan bir hastalık olup ilaç tedavisiyle takip altına alınabilen ömür boyu süren bir hastalıktır.

Hipotiroidi Hastalığı Nedir?

Tiroid bezi boyun bölgesinde erkeklerde kadınlardan daha belirgin olan ve adem elması olarak bilinen kıkırdağın altında yerleşmiştir. Yemek borusunun etrafına yerleşmiş 2 lobdan oluşur.

Tiroid bezinden salgılanan hormonlar insan vücudunda metabolizmanın düzenlenmesinde ve neredeyse her organın enerjisinin sağlanmasında görevlidir. Tiroid bezi bu hormonları üretir, depolar ve gerekli durumlarda kana salgılar. Az veya çok salgılanması durumunda metabolizmada değişiklik meydana gelir.

Diğer hormon salgılayan bezler gibi tiroid bezide hipofiz ve hipotalamus denilen beynin üt merkezlerince kontrol edilir. Hipotalamustan salgılanan TRH hormonu hipofiz bezini uyararak TSH (tiroid uyarıcı hormon)  salgılanmasına, o da tiroid bezini  uyararak tiroid hormon salgılanmasına neden olur.

Hipotiroidi hastalığı tiroid bezinin az çalışmasına bağlı gelişen tiroid hormon salgılanmasında azalma durumudur. Kadınlarda erkeklerden 4 kat daha fazla görülmektedir. Kesin bir kanıt olmamakla birlikte bu durumda östrojen ve progesteronun etkili olabileceği düşünülmüştür. Her yaşta görülebilmekle  özellikle 60 yaş üstü kişilerde sıklığı artmıştır.

Tiroid  bezinde hasar sonucu bezin yetersiz çalışmasına  bağlı hormon salgılanması primer hipotiroidi, tiroid bezi normal olduğu halde hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonunun yetersizliğine bağlı tiroid bezinin uyarılamamasına bağlı hipotiroidi sekonder hipotiroidi, en üst merkez olan hipotalamustan salgılanan TRH eksikliğine bağlı gelişen hipotiroidiye de tersiyer hipotiroidi denir. Sekonder ve tersiyer hipertiroidi santral sinir sistemi kaynaklı olduğu için bu alt türlere santral hipotiroidi de denir.

Primer hipertiroidi başlığı altında en sık bir otoimmun hastalık olan Hashimoto tiroiditi görülür. En sık 30-50 yaş arası kadınlarda görülmektedir. 

Subklinik hipotiroidi kan değerlerinde T4 denilen tiroid hormonu henüz düşmeden, aynı zamanda bir tarama testi olan TSH (tiroid uyarıcı hormon) değerinin yüksek saptanmasıdır.  Kadınların %7 erkeklerin %3’ünde görülmekle birlikte çalışmalarda toplumun ortalama %4-15 inde görüldüğü bildirilmiştir. Primer hipotiroidinin tüm nedenleri subklinik hipotiroidiye de sebep olabilmektedir. Subklinik hipotiroidide primer hipotiroididen farklı olarak herhangi bir bulgu veya belirtiye saptanmaz. Subklinik hipotiroidi tanısı koymak için 1-3 ay içinde test tekrarlanmalıdır.

Yeni doğan bebeklerde görülen en sık hormon bozukluğu da hipotiroidinin bir alt sınıfı olan Konjenital hipotiroididir.  Bu durum geçici veya kalıcı olabilir. Ülkemizde geçici konjenital hipotiroidi daha sık görülmekle birlikte en sık sebebi iyot eksikliğidir ve tarama kapsamındadır.  Tarama primer hipotiroidiye yöneliktir, santral hipotiroidi saptanamaz. Yenidoğan döneminde belirti veren bebeklerde en sık çok uyuma, emme güçlükleri, kabızlık, uzamış sarılık, kaba yüz görünümü ve kalın sesle ağlama fark edilir.

Kalıcı konjenital hipotiroidi nedenleri arasında santral hipotiroidi, tiroid bezinin gelişiminde veya hormon üretiminde bozukluk sayılabilir.

Hipotiroidi Belirtileri Nelerdir?

Önceleri  halsizlik ve  yorgunluk izlenirken, ilerleyen zamanlarda metabolizmada yavaşlama sonucu vücutta bir çok değişik belirti ortaya çıkar. Bunlar :

  • Çabuk yorulma
  • İştah azalmasına rağmen kilo alımı

Hipotiroidide metabolizmada yavaşlama sonucu alınan karbonhidratların sindirimi ve kandan hücreye geçmesi zorlaşır, yaklaşık %15lik bir kilo artışı gözlenir. Vücut  bunu önlemek amacıyla daha fazla insülin salgılar ve kanda ölçülen insülin miktarı artar. İlerleyen dönemde insülin direnci gelişir bu da kilo vermede zorluğa neden olur

  • Kabızlık
  • Kolesterol düzeyinde artış
  • Ciltte kuruma, sararma, solukluk
  • Saç dökülmesi
  • Özellikle el ve ayaklarda olmak üzere ödem
  • Göz çevresini saran yağ ve kas dokusunda ödem ve şişmeye bağlı şaşılık, göz kapağının açıkta kalması ve daha çok hipertiroidide görülen gözün öne fırlaması
  • Gözlerde sararma
  • Terlemede azalma
  • Seste kabalaşma, ses kısıklığı
  • Vücut sıcaklığında azalma, üşüme, soğuğa tahammülsüzlük
  • Kalp hızında yavaşlama
  • Hareketlerde yavaşlama, denge kaybı
  • Kas – eklem ağrısı
  • Tırnaklarda renk ve şekil değişikliği
  • İşitmede azalma
  • Unutkanlık, dikkatte azalma
  • Depresyon hali
  • Libido azalması
  • Ergenlikte gecikme
  • Kadınlarda adet görmede azalma ya da adet görememe (amenore) şeklinde sıralanabilir.

Hipotiroidi Nedenleri Nelerdir?

Kişinin bağışıklık sistemi vücuda giren virus, bakteri ve  yabancı hücrelerle savaşır. Bazı durumlarda vücut kendi normal hücrelerini yabancı olarak algılar ve kendi hücresine karşı antikor üretir, bu da dokuda harabiyete neden olur. Vücudun verdiği bu yanıta otoimmün yanıt, sonucunda gelişen hastalıklara otoimmun hastalık denir.

Hipotiroidi  bağışıklık sisteminin tiroid bezini yabancı olarak görüp beze saldırması sonucu gelişen bir otoimmün hastalıktır.. Bu durumlar içinde en sık görüleni tiroidin uzun süreli iltihabı olarak bilinen Hashimoto tiroiditidir.

Otoimmun durumlar dışında gebelik, viral ya da bakteriyel enfeksiyonlarda tiroiditte (tiroid iltihaplanması) neden olabilmektedir.

Hipertiroidisi olan hastalarda  uygulanan tiroid hormonunu normal düzeye getirmeye yönelik tedavinin yan etkisi olarak hipotiroidi gelişebilmektedir. Bu tedavi ilaç tedavisi olabileceği gibi, radyoaktif iyot tedavisi, tiroid bezinin bir bölümünün ya da tamamının çıkarılması olabilmektedir.

Tiroid hormon yapımı için gerekli olan iyotun alımında yetersizlik hipotiroidiye neden olabilmektedir. İyot deniz ürünleri, iyottan zengin toprakta yetişen ürünler ve iyotlu tuzda mevcuttur. İyotun eksikliği hormon üretiminde azalma yapmakla birlikte aşırı iyot tüketimi de hipotiroidinin şiddetlenmesine neden olabilmektedir.

Otoimmun bir hastalık olduğu için kişide görülen diğer otoimmun hastalıklarla (tip 1 diyabet, vitiligo, çölyak, b12 eksikliği, böbrek üstü bezi yetmezliği, lupus vb) birlikteliği veya bu hastalıkların hipotiroidi gelişimine yol açması görülebilir. Ayrıca aile hikayesi olması da bu hastalıklar açısından risk faktörüdür.

Hipofiz bezi hastalıkları, hipofizin tümörleri,  hipofiz ameliyatı sonrası , baş boyun kanserleri nedeniyle yapılan radyoterapi gibi durumlarda yetersiz hipofiz hormonu üretimine bağlı gelişen santral hipotiroidi beklenen bir durumdur.

Kalıcı  konjenital hipotiroidinin en sık sebebi tiroid bezinin  anne karnından itibaren gelişiminde bozukluktur. Kızlarda erkeklerden iki kat fazla görülmektedir. Bu gelişim bozuklukları içinde en sık görüleni ise tiroid bezinin normal yerinden farklı bir yere yerleşmesidir (ektopik tiroid) , genellikle dil kökünde yerleşir.

Tiroid bezinin tam veya kısmi yokluğu, tiroid hormon sentezinde bozukluk da konjenital hipotiroidinin diğer nedenlerindendir. Akraba evliliği olan ailelerde daha sık gözlenir.

Kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan amiodaron ya da duygu durum bozuklukları tedavisinde kullanılan lityum ve  daha birçok ilaç tiroid bezinden hormon üretimini engelleyebilmektedir.

Hipotiroidi Teşhisi

Her hastalığın tanısı gibi hipotiroidide de uygun bir öykü alımı ve fizik muayene yapılır. Kişinin kullandığı ilaçlar, varsa ek hastalıkları sorgulanır. Kilo ve tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Fizik muayenede ciltte ve tırnaklarda renk değişikliği, kalp atışında yavaşlama, reflekslerde zayıflık, dilde büyüme gözlenebilir. Her hastada olmamakla birlikte “guatr” olarak bilinen tiroidde şişkinlik, belirginleşme görülebilir. 

Klinik belirtileri  olan hastalarda tiroid fonksiyon testleri (tsh, t4,t3) bakılır. Tarama testi olarak da kullanılan TSH ilk test olmalıdır. TSH hormonu hipofiz bezinden salgılanır ve tiroid bezinin hormon salgılamasını denetler. Hormon azlığında tiroid bezinin uyarılmasını arttırmak için TSH miktarı artar ve kanda yüksek saptanır. Hastalığın başlarında T4 hormonu normal ölçülebilir (subklinik hipotiroidi) fakat hastalık ilerledikçe  kanda düşüklüğü tespit edilir. 

Primer hipotiroidide T4 düşük, TSH yüksek saptanır.

Sekonder hipotiroidide T4 düşük saptanırken, TSH’ta yükseklik beklenmez, normal veya düşüktür.

Subklinik hipotiroidide sadece TSH yüksekliği saptanır, tiroid hormonlarında yükseklik saptanmaz. Fakat yeni başlamış primer hipotiroididen ayrım yapılması için 1-3 ay içinde test tekrarı yapılmalıdır.

Hashimotoya yönelik tiroid bezine karşı vücudun ürettiği antikorların (antitiroidperoksidaz – antiTPO) ölçümü yapılabilir. Yapılacak USG (ultrasonografi) Hashimotoya yönelik bulgular verebilir. Bunlar: damarlanmada artış, ekojenitede azalma (daha siyah görünüm), nodül saptanması vb.

USG de nodül saptanması durumunda kanser şüphesi varsa, daha önceden iyi huylu olduğu saptanan nodülde büyüme varsa, tiroid ilacı kullanımına rağmen büyümesi devam eden ya da yeni oluşan nodüllerde, 4 cm’den büyük nodüllerde usg eşliğinde biyopsi yapılır.

Diğer bir görüntüleme yöntemi olarak sintigrafi kullanılmaktadır. Tiroid bezinin fonksiyon ve lokalizasyonu hakkında bilgi verir. Özellikle yenidoğanlarda konjenital hipotiroidi nedenlerinden olan tiroid bezi yokluğu, farklı yerde yerleşme hali, tiroidin az çalışması gibi durumları belirlemede en geçerli testlerdir.

Hipotiroidi Tedavisi

Hormon eksikliği nedeniyle dışarıdan ağız yoluyla kullanılacak tablet şeklinde tiroid hormonu verilir. Yaklaşık iki hafta içinde hastanın şikayetleri geriler. İlaç düşük dozda başlanır TSH hormonu aralıklı ölçümler doğrultusunda normale gelene kadar artırılarak devam edilir. Doz ayarlaması yapıldıktan sonra 6 ayda bir ya da yıllık olarak kontrol ölçüm yapılır. Tedavi genellikle ömür boyu devam eder.

Tiroid ilaçlarının etkisi alınma zamanı ve birlikte alındığı ilaç / besinlerle değişmektedir. Tam etki için sabah aç karnına alınmalıdır. Aç karnına kullanılan başka ilaç kullanılıyor ise yine ilk kullanılacak ilaç tiroid ilacı olmalıdır. Kahvaltı veya diğer ilaçlarla arasında en az 30 dk bulunmalıdır. Aç karnına, kahvaltıdan en az 30 dakika önce ve tek başına içilmelidir.

Hipotiroidi Tedavi Edilmezse

Tiroid hormonu vücuttaki hemen her organı etkilemektedir. Tedavi edilmediği takdirde metabolizmada yavaşlama ve tüm sistemlerde yavaşlama hipertiroidi zararlarındandır.

Tiroidin daha fazla uyarılmasına bağlı guatr olarak bilinen tiroidde büyüme meydana gelir. Hücrelerin bir kısmının ya da tamamının büyümesine bağlı olarak nodüler ya da nodülsüz guatr olarak adlandırılır. Başlangıçta ele gelen şişlik dışında bir rahatsızlık olmasa da büyüme ilerledikçe solunum sıkıntısı ve yutma güçlüğü gelişebilmektedir.

Kalp hızında, kalbi saran zarın çevresinde sıvı toplanması (perikardiyal efüzyon), ritim bozukluğu gözlenir. 

Orta kulakta sıvı birikimine bağlı ağrı, işitme kaybı görülebilir.

El bileğinde sinir sıkışmasına bağlı karpal tünel sendromu, kol ve bacaklarda ağrı – uyuşma- karıncalanma, ses tellerinde ödeme bağlı ses kısıklığı, konuşmada ve nefes almada güçlük görülebilir.

Sıklıkla demir eksikliği anemisi, b12 eksikliği anemisi gelişebilir.

Tiroid hormonunun kolesterolün kandan dokulara taşınmasında da dolaylı etkisi bulunmasından, hipotiroidi durumunda kolesterol yüksekliği gözlenir. Bu durum eş zamanlı olarak kalp damar hastalıklarına neden olur.

Kadınlarda amenore ve kısırlığa neden olabilmektedir.

Uzun süre tedavi edilmeyen hipotiroidi hastalarında “miksödem” denilen  nadir fakat hayatı tehdit eden bir durum görülebilmektedir. Soğuğa tahammülsüzlük, uyuşukluk gibi hafif belirtilerin yanında bilinç bozukluğu gibi ciddi sorunlar görülür. Hipotiroidisi olan hastalarda madde kullanımı, enfeksiyon, uykusuzluk, stres faktörleri miksödem komasını tetiklemektedir.

Hipotiroidiye Ne İyi Gelir?

Hipotiroidi ile birlikte çoğu zaman insülin hormonu direnci izlenebilmektedir. Bu durumu azaltmak için yapılabilecek en önemli adım karbonhidrat tüketimini azaltmaktır. 

İyot eksikliğini önlemeye yönelik yemeklerde iyotlu tuz kullanımı, balık vb deniz ürünleri tüketimi, süt ve yumurta gibi iyottan zengin besinlerin tüketimi yeterlidir. Diyetle vücudun ihtiyacı olan iyot miktarı yeterince karşılanabilmektedir, ek iyot takviyesine gerek yoktur. 

Selenyumun tiroid hormonlarının vücutta aktive olmasında yardımcı olduğu ve antioksidan özelliği ile zararlı moleküllerin tiroid bezinde hasara yol açmasını önlediği gösterilmiştir. Selenyum açısından zengin besinler arasında yumurta, baklagiller, ton balığı ve sardalya gibi besinler sayılabilir.

Hipotiroidiye Ne İyi Gelmez?

İyot eksikliği gibi iyot fazlalığı da tehlikelidir. Aşırı miktarda iyot tüketimi tiroid bezine hasar vermekle beraber hipotiroidi semptomlarını şiddetlendirebilir.

Tiroid hastalarının guatrojenik gıda denilen tiroidde büyümeye neden olabilecek lahana, brokoli, karnabahar, turp gibi sebzelerin   tüketiminde dikkatli olmaları gerekmektedir.

Hipotiroidi İlaçları

Hipotiroidizmde tiroid hormonu olan T4’ün (tiroksin) sentetik hali olan levotiroksin sodyum (euthyrox, Levotiron) kullanılır. Sabahları aç karnına ve günde tek tablet olarak kullanılır.Diğer bir tiroid hormonu olan T3’ün de liyotironin sodyum (tiromel) adında sentetik formu mevcuttur fakat hem yan etkisi daha fazla olduğu hem de günde birkaç kez alınması gerektiği için kullanılmamaktadır.

Liyotriks (Bitiron), tiroid bezinin doğal salgısını taklit ederek hazırlanmış levotiroksin ve liyotiroksinin karışımından oluşur.

Bu ilaçlar eksik olan tiroid hormonunu yerine koyar ve tiroid hormonunun etkilerini yapar. Bazal metabolizmayı artırır. Kolesterolun hücrelere alınmasını sağlayarak kolesterolü azaltır. Yağ yakımını ve protein sentezini arttırır. Kemik yapımını arttırır.

Hipotiroidi Ameliyatı

Tiroid hastalıklarında ameliyat daha çok hipertiroidi denilen tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlarda ya da tiroid kanserlerinde uygulanır. Tiroid nodülü olan hastalarda yapılan biyopside kanser şüphesi varlığında ameliyat uygulanır. Herhangi belirtisi olmayan hastalarda büyüyen tiroid sonucu nefes darlığı gelişmesi durumu dışında hipotiroidide ameliyat uygulanmaz. Ameliyat uygulanan hastalarda tiroid hormonu, kan kalsiyum seviyesi takibi yapılmalıdır. Ameliyattan sonra her hastaya tiroid hormon tedavisi verilir.

Gebelikte Hipotiroidi

Tiroid hastalığı bulunan kadınlarda sağlıklı bir gebelik dönemi görülebileceği gibi, önceden sağlıklı kadınlarda hamilelik sırası veya sonrasında hipotiroidizm gelişebilir. Sağlıklı kişilerdekine benzer şekilde vücudun kendi tiroid bezine karşı antikor üretmesi sonucu gelişir. Gebede tedavi edilmediği takdirde:

  • Kansızlık
  • Preeklampsi
  • Bebekte gelişim problemleri
  • Düşük doğum ağırlığı
  • Erken doğum
  • Ölü doğum
  • Düşük

Gebelik sırasında hipotiroidizm sıklığı aşikâr hipotiroidizm için %0,3-0,5 ve subklinik hipotiroidizm için %2-3 olarak bildirilmektedir. İyot kullanımı yeterli bölgede gebelikte hipotiroidizmin en sık nedeni otoimmun tiroid hastalığıdır. Hastalığın gebelikteki belirtileri gebe olmayan hastalarla benzerdir. Belirti olsun olmasın her gebe tiroid hastalıkları yönünden değerlendirilmelidir.

Bebeklerde Hipotiroidi

Bebeklerin bazılarında tiroid bezi doğuştan yoktur ya da hormon üretiminde kusur vardır. Bu bebekler doğumda normal izlenir fakat erken teşhis koyup tedavi edilemezse zeka geriliği başta olmak üzere birçok gelişim geriliğine sebep olur. Hipotiroidi bebek ve çocuklarda önlenebilir zeka geriliğinin en sık sebebidir.

Bebeklerde hipotiroidinin belirtisi olarak cilt ve gözlerde sararma, büyük dil, nefes almada zorluk, kısık sesle ağlama, göbek fıtığı görülebilir.

Çocuklarda Hipotiroidi

Çocuklarda hipotiroidi belirtileri erişkinlerle benzerdir. Farklı olarak gözlenebilen belirtiler arasında

  • Büyüme gelişme geriliği
  • Büyüme hızında yavaşlama
  • Diş çıkarmada gecikme
  • Ergenlikte gecikme durumları yapılabilmektedir.

Hipotiroidi için Hangi Doktora Gidilmeli?

Konuyla ilgilenen esas bölüm iç hastalıklarının bir alt dalı olan endokrinoloji bölümüdür. Nodül varlığında Tiroit nodüllerinin değerlendirilmesinde Endokrinoloji, Radyoloji, Nükleer tıp ve Patoloji üniteleri cerrahi ekip ile birlikte çalışmaktadır

Ciltte kuruluk, solukluk, geçmeyen yorgunluk hali, seste boğuklaşma ve diğer hipotiroidi belirtilerinin varlığında doktorunuza başvurmalısınız.

Hipotiroidi tanısı konduysa ve tedavi alıyorsanız yıllık ya da doktorunuzun belirlediği aralıklarla takibinizi yaptırmalısınız.

 Ayrıca aşağıdaki risk faktörlerine sahip hastalarda tarama yapılması gerekmektedir. Bu risk faktörlerinin varlığında mutlaka doktora başvurunuz:

  • Otoimmün hastalık öyküsü
  • Baş veya boyuna radyasyon tedavisi
  • Guatr
  • Ailede tiroid hastalığı öyküsü
  • Tiroid fonksiyonunu etkilediği bilinen ilaçların kullanımı

Popüler Doktorlar

0 5 üzerinden

Stj. Dr. Özlem Filiker

Tıp Fakültesi Öğrencisi
0 5 üzerinden

Stj. Dr. Bahattin Kavşut

0 5 üzerinden

Dt. Rojda Bülbül

Benzer İçerikler