Saç Dökülmesi

Saç dökülmesi, kafa derisinde dökülme yaşanması olup, medikal ve cerrahi yöntemler ile tedavi edilmektedir.

Saç Dökülmesi Nedir?

Saç dökülmesi veya alopesi günlük hayatta oldukça sık bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Saç dökülmesi veya seyrek saç durumu sadece kafa derisindeki saçları etkileyebileceği gibi, bütün vücuttaki kılları da etkileyebilmektedir.

Saç dökülmesi durumu, yaşlı bireylerde daha sık görülebileceği gibi, son dönemlerde genç yaşta olan bireylerde ve çocuklarda da sıklığı artmış bulunmaktadır.

Günde yaklaşık olarak 50 veya 100 saç telinin dökülmesi durumu normal olarak karşılanmaktadır. Saç seyrelmesi bu seviyelerin üstüne çıktığında birtakım hastalıkların habercisi olabilmektedir.

Ortalama 100.000 saç teline sahip olan bir insanda, günlük 50 – 100 saç teli dökülmesi ciddi anlamda bir sorun yaratmayacaktır ve hatta bazı durumlarda fark edilemeyecektir. Günlük saç dökülme miktarının arttığı durumlarda ayrıntılı bir muayene gerekebilmektedir.

Yeni oluşan saç yapısı, normal şartlarda dökülen saçın yerini almaktadır. Anca bu durumun her zaman gelişmeyeceğini de akılda tutmak gerekmektedir. Saç dökülmesi durumu ani bir şekilde ortaya çıkabileceği gibi, uzun bir süre boyunca da yavaş bir şekilde gelişebilmektedir.

Saçlarda görülen bu dökülme durumunun kalıcı olması mümkün iken, geçici bir durum olarak da değerlendirilebilir. Bunun tespiti için altta yatan nedenin bulunması oldukça önem arz etmektedir.

Günlük yaşantıda kaybedilen saç miktarının tespit edilmesi neredeyse imkansıza yakındır. Fakat saçınızı taradıktan sonra veya saçınızı yıkadıktan sonra, fırçanıza veya elinize gelen saç miktarının çok olduğunu fark ederseniz, normalden fazla saç döktüğünüz kanısına varabilirsiniz.

Buna ek olarak saçlarınızda anormal derecede incelme veya gittikçe artan bir kellik durumunu da dikkatli bir şekilde incelediğinizde fark edebilirsiniz.

Saç Dökülmesi Belirtileri Nelerdir?

Saçlarda görülen dökülme altta yatan nedene bağlı olarak çeşitli belirtiler verebilmektedir. Saç dökülmesi durumu ani bir şekilde de ortaya çıkabildiği gibi, uzun bir süreç sonucunda da görülebilmektedir.

Saç dökülmesi aynı zamanda sadece kafa derisini etkileyebileceği gibi, bazı durumlarda da tüm vücudu etkileyebilmektedir. Dolayısıyla saç dökülme tipleri çeşitli şekillerde olabilmektedir.

  • Başın tepe kısmında bulunan saç telinin incelmesi: Bu durum yaşla beraber en sık karşılaşılan saç dökülmesi türüdür. Erkeklerde saç dökülmesi genellikle alın bölgesindeki saç çizgisinden geriye doğru çekilmeye başlar. Tepeden saç dökülmesi olarak da tariflenen bu durum kadınlarda biraz daha farklıdır. Kadınlarda saç dökülmesi durumu biraz daha geniş bir alanı kapsamaktadır. Yaşlı kadınlarda ise, saç çizgisinin gerilemesi durumu görülebilmektedir. Bu duruma da “frontal fibrozan alopesi” denilmektedir.
  • Daire biçimli veya düzensiz bir şekilde kel kalmış bölgeler: Bazı bireylerin saç dökülmesi düzensiz bir şekilde, beklenenden farklı olabilmektedir. Genellikle kafa derisinde daire biçimli saçsız bölgeler görülebilmektedir. Fakat bu durum sadece kafa derisinde görülmemektedir. Kafa derisine ek olarak sakal ve kaşlarda da bu şekilde saç dökülmeleri görülebilmektedir. Bu tarz saç dökülmelerinden hemen önce cilt derisinde veya sakal bölgesinde kaşıntı veya ağrı görülebilmektedir.
  • Saç tellerinin ani bir şekilde gevşemesi: Fiziksel açıdan yaşanılmış bir travma durumunda veya duygusal anlamda yaşanan herhangi bir travma sonucunda saç tellerinde gevşeme görülebilmektedir. Saçın taranması esnasında veya saçın yıkanması esnasında bu tarz saç dökülmelerinin görülmesi olağandır. Bu tipte olan saç dökülmeleri genellikle kalıcı olmamaktadır.
  • Tüm vücutta görülen saç dökülmesi: Özellikle kemoterapi saç dökülmesi için ciddi bir risk faktörüdür. Kemoterapi alan hastalarda vücudun bütün bölmelerinde bu tipte saç dökülmeleri görülebilmektedir. Kemoterapiye ek olarak birtakım medikal tedaviler sonucunda da bu tipte saç dökülmesi görülebilmektedir. Medikal tedavinin sonlanmasıyla beraber genellikle saç dökülmesi de son bulmaktadır.
  • Kafanın saçlı deri bölgelerine yayılan lekeler: Bu durum saçkıran hastalığının bir belirtisi olarak görülebilmektedir. Bu duruma genellikle kolay kırılan saçlar, kafa derisinde kızarıklık, kafada şişlik ve bazı durumlarda da sızıntı durumu eşlik edebilmektedir.

Saç Dökülmesi Nedenleri Nelerdir?

Saç dökülmesinin ayrıntılı bir fizik muayene ve öykü ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun sebebi, saç dökülmesine neden olabilecek çeşitli hastalıkların olmasıdır.

Fakat toplumda saç dökülmesinin en sık nedeni olarak kalıtsal olarak görülen saç dökülmesi tipidir.

  • Ailede herhangi birinde kellik veya saç dökülmesi durumu varsa, sizlerde görülen saç dökülmesinin sebebi bu durum olabilmektedir.
  • Bazı cinsiyet hormonlarının, değişik derecelerde artıp azalmasıyla beraber saç dökülmesi tetiklenebilmektedir. Bu duruma örnek olarak ergenlik döneminin başlangıcında görülebilecek saç dökülmesi gösterilebilmektedir.
  • Gebelik döneminde de hormonal birtakım değişiklik sonucunda saç dökülmesi görülebilmektedir.
  • Çocuk doğurmak, doğum kontrol haplarını bırakmak, menopoza girmek gibi durumların varlığında da vücuttaki hormonlarda çeşitli değişiklikler olmaktadır. Bu değişiklikler sonucunda da saç dökülmesi görülebilmektedir.
  • Bazı durumlarda ise saç büyümesinin herhangi bir evresinde oluşan basit bir duraksama saç dökülmesine neden olabilmektedir.
  • Ciddi hastalıkların olması, geçirilmiş ameliyatlar veya yaşanılan travmatik olaylar da saç dökülmesine neden olabilmektedir.
  • Saç dökülmesi vitamin eksiklikleri sebebi ile de karşımıza çıkabilmektedir.
  • Saçkıran gibi saçlı derinin enfekte olduğu durumlarda da saç dökülmesi görülebilmektedir.
  • Tiroid hormonunun çalışmasındaki herhangi bir bozukluk sonucunda da saçlarda dökülme görülebilmektedir.
  • Liken planus hastalığında ve bazı lupus çeşitlerinde saçlı deride yara oluşumu görülebilmektedir. Oluşan bu yaralar sonucunda saçlarda kalıcı bir dökülme görülebilmektedir.
  • Kanser tedavisi gören hastalarda, kemoterapi almalarıyla beraber geçici bir şekilde saç dökülmesi görülebilmektedir. Bu duruma sıklıkla tüm vücuttaki saç dökülmesi durumu eşlik etmektedir.
  • Aşırı kilo kaybı, travmatik bir durum veya yüksek ateş gibi durumların sonucunda da saç dökülmesi görülebilmektedir.
  • Saç çekme bozukluğu olarak bilinen trikotillomani durumda da saç dökülmesi görülebilmektedir. Bu durumda saçlar çekilen bölgeye göre oldukça düzensiz bir şekilde dökülmektedir. Saçlara ek olarak kaş bölgesinde ve kirpiklerde de dökülmelere görülebilmektedir.

Saç Dökülmesi Teşhisi

Kalıcı bir şekilde görülen saç dökülmesi durumu genellikte altta yatan bir hastalığın habercisi olarak görülebilmektedir. Dermatolog tarafından yapılan ayrıntılı fizik muayene ve ayrıntılı öyküyle saç dökülmesinin teşhisi yapılabilmektedir.

Erkek tipi saç dökülmesi çok tipik olduğu için ve bu durum sıkça görüldüğü için ek bir tetkik yapmaya çoğu zaman gerek kalmayabilir.

  • Kan Tetkiki: Hormonlardaki birtakım değişiklikler saçlarda dökülmeye neden olabilmektedir. Buna örnek olarak tiroid hormonu, östrojen hormonu ve progesteron hormonundaki değişiklikler gösterilebilmektedir. Dolayısıyla kanda bu hormonlara bakılarak, saç dökülmesi teşhisi yapılabilmektedir.
  • Biyopsi: Doktor tarafından yapılan muayenede bir deri hastalığından şüphe duyuluyorsa veya otoimmün bir hastalıktan şüphe duyuluyorsa, ilgili kafa derisinden bir parça alınarak, ek araştırma yapılabilmektedir. Bu işlem sırasında genellikle ek bir anestezi uygulanmamaktadır.

Saç Dökülmesi Tedavisi

Saç dökülmesinin tedavisinde uygulanacak ilk yöntem genellikle ilaç tedavisidirİlaç tedavisi olarak “minoksidil” etken maddeli saç derisine uygulanan bir sprey bulunmaktadır.

Saç dökülmesi tedavisinde kullanılan minoksidil etken maddesine ek olarak, birtakım tedavi yöntemleri de bulunmaktadır. Genellikle bu tedavi yöntemleri kombine bir şekilde kullanılmaktadır.

Minoksidil tedavisi ile kafada sivilce çıkması gibi istenmeyen durum görülebilmektedir. Kafada sivilce çıkması ve saç dökülmesinin kontrol altına alınması için ek tedaviler de eklenebilmektedir.

Bazı erkek tipi saç dökülmesi durumunda, “finasteride” etken maddeli ilaçlar kullanılabilmektedir. Bu ilacın kullanılmasının temel sebebi, saç dökülmesinin yavaşlamasıdır. Fakat bazı durumlarda erkeklerde saç uzamasını da sağlayabilmektedir.

Alopesi areata gibi otoimmün durumlarda görülen saç dökülmesinde ise, doktorlar tarafından “kortikosteroid etken maddeli ilaçlar tercih edilebilmektedir.

Bu ilaçlar bağışıklık sistemini baskıladığı gibi, iltihabi durumunda giderilmesi için kullanılabilmektedir. Yan etkileri açısından oldukça dikkatli olunması gereken ilaç grubundadır.

Saç ekimi, cerrahi birtakım işlemler gibi ek tedavi yöntemleri de mevcuttur. Bu yöntemler kozmetik açıdan birtakım düzelmeler sağlayabilmektedir. Fakat bu yöntemlerin kullanılmasından önce iyi bir muayene oldukça gereklidir.

Saç Dökülmesi Tedavi Edilmezse

Saç dökülmesi çeşitli hastalıkların bir sonucu olarak da görülebildiği gibi kalıtsal olarak da görülebilmektedir. Erkek tipi saç dökülmesi genellikle kalıtsal bir süreç sonucunda görülmektedir.

Ne yazık ki net bir tedavisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla tedavi edilmemiş saç dökülmesinde kalıcı kellik gelişme riski artmaktadır.

Buna ek olarak bazı hormonal değişiklikler de saç dökülmesine neden olabileceği için, tedavi edilmemiş saç dökülmelerinde ek bazı hastalıkların teşhis edilmemesine bağlı olarak birtakım problemler ortaya çıkabilmektedir.

Saç Dökülmesine Ne İyi Gelir?

Saç dökülmelerinin çoğu genetik bir sebep olmaktadır. Erkeklerde saç dökülmesi genellikle bu sebepten dolayı görülmektedir. Genetik saç dökülmesi durumlarında ne yazık ki net bir tedavi olmamakla beraber, bu durumun önlenmesi de söz konusu değildir.

Yapılacak bazı durumlarla beraber, bu süreç yavaşlayabilmektedir.

Saç dökülmesi olan bireylerin saçlarına olabildiğince kibar davranmaları gerekmektedir. Banyoda saç dökülmesi sıkça karşımıza çıkan bir durumdur.

Özellikle banyo sonrası saçların ıslak olduğu dönemde, saçları tararken fazlaca çekiştirmekten kaçınılması gerekmektedir. Bunun için geniş dişe sahip olan tarakların kullanılması, saç dökülmesini önleyebilmektedir.

  • Sıcak rulo, bukle maşaları gibi kozmetik ürünlerinin kullanılması da saç dökülmesine neden olmaktadır. Bu yüzden bu tarz ürünlerden olabildiğince uzak durmak gerekmektedir.
  • Saçların güneş veya ultraviyole ışıklarla fazla teması da saç dökülmesine neden olmaktadır. Bu yüzden aşırı güneşe karşı saçınızı korumanız da saç dökülmesi önleme adına fayda sağlamaktadır.
  • Sigara kadınlarda saç dökülmesi, erkeklerde saç dökülmesi, kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi ve kadın tipi saç dökülmesine neden olabilmektedir. Hem saç dökülmesinin engellenmesi adına hem de diğer rahatsızlıklardan korunmak adına sigara içilmemesi gerekmektedir.
  • Kemoterapi tedavisi alan bireylerin soğutma başlığı kullanması saç dökülme riskini azaltabilmektedir.
  • Strese bağlı saç dökülmesi durumu da sıkça karşımıza çıkabilmektedir. Stresten saç dökülmesinin önlenmesi adına, yaşam tarzı değişiklikleri önem arz etmektedir. Bu yüzden bireylerin stresten uzak durması saç dökülmesinin gelişme riskini azaltmaktadır.
  • Saç dökülmesine karşı şampuan, saç dökülmesine karşı yağlar, saç dökülmesi için vitamin, saç dökülmesine karşı serum, saç dökülmesine karşı maske gibi ürünler de doktor kontrolü altında veya doktor tavsiyesiyle beraber kullanılabilmektedir. Bu ürünler kesinlikle net bir şekilde tedavi etmemektedir.
  • Mevsim fark etmeksizin, bir mevsimden diğer mevsime geçerken saç dökülmesi durumu görülebilmektedir. Mevsimsel saç dökülmesinin önlenmesi adına, beslenmeye dikkat edilmesi ve saçların güneşten korunması oldukça önem arz eder. Özellikle sonbaharda saç dökülmesi, bireyler tarafından daha sık fark edilebilmektedir.
  • Çörek otu yağı saç dökülmesinde kullanılabilmektedir. Pirinç suyu saç dökülmesinde, saçların güçlendirilmesi için kullanılabilmektedir. Argan yağı saç dökülmesinde, saçların nemlendirilmesi için kullanılabilmektedir. Isırgan otu saç dökülmesinde kullanılan bir diğer bitkisel üründür. Hindistan cevizi yağı saç dökülmesine karşı birtakım etkilere sahiptir. Arap sabunu saç dökülmesi için bazı durumlarda etkili olabilmektedir. Fakat bu maddelerin doktor kontrolü altında kullanılması gerekmektedir. Bu bitkisel ürünlerle ile ilgili herhangi bir bilimsel kanıtlılık durumu mevcut değildir.

Saç Dökülmesine Ne İyi Gelmez?

Saç dökülmesi çeşitli nedenlerin sonucunda oluşabilmektedir. Gebelik döneminde, emzirme döneminde saç dökülmesi olağan bir durum sonucu olarak da görülebilmektedir.

Fakat bu dönemlerde aşırı stres, yoğun iş hayatı ve dengesiz beslenme saç dökülmesine neden olmaktadır. Sadece gebelerde değil, normal bireylerde de dengesiz beslenme ve kötü yaşam tarzı saç dökülmesine neden olabilmektedir.

Duş sonrası saçların sert bir biçimde taranması, saçlarda kayıplara neden olmaktadır. Bu durumun önlenmesi açısından geniş dişli taraklar kullanılabilmektedir. Aksi takdirde saçlarda dökülmenin önlenmesi kaçınılmaz olacaktır.

Sigara çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir. İçerdiği kanserojen maddelerden dolayı çeşitli kanserlere neden olabilen sigara, aynı zamanda saç dökülmesine de neden olmaktadır.

Sigara aynı zamanda vücuttaki bazı hormon sistemini değiştirerek, saç dökülmesinin ilerlemesine neden olmaktadır. Bu yüzden sigaradan kesinlikle uzak durmak gerekmektedir. Özellikle gebelik döneminde kullanılan sigara ile beraber, doğacak çocukta ek anormalliklerin olması da oldukça muhtemeldir.

Saç dökülmesi aşırı ultraviyole ışınlarına maruziyet sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Özellikle ultraviyole ışınların yoğun olduğu bölgelerde uzun süre korunmasız bir şekilde kalmak saç dökülmesi riskini arttıracaktır.

Saç Dökülmesi İlaçları

Saç dökülmesinde uygulanacak ilk yöntem medikal tedavidir. Genellikle “minoksidil” etken maddeli ilaçlar tedavide ilk olarak kullanılan yöntemlerden bir tanesidir. Buna ek olarak “finasteride” etken maddeli ilaçlar kullanılabilmektedir.

Minoksidil

Minoksidil eski dönemlerde saç dökülmesinin önlenmesi amacıyla kullanılmamaktaydı. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan bu ilacın saç dökülmesini azalttığı fark edildi.

Saç dökülmesi tedavisinde sprey olarak kullanılmaktadır. Uygulandığı bölgede sivilce çıkması, baş ağrısına neden olması gibi istenmeyen yan etkileri bulunmaktadır.

Aynı zamanda kan basıncında azalmaya da neden olabilmektedir. Bazı durumlarda ise el ve yüz bölgesinde karıncalanma ve his kaybı gibi istenmeyen yan etkileri bulunabilmektedir.

Minoksidilin temel görevi damarlarda genişleme sağlamasıdır. Fakat sonraları damarlarda genişleme sağladığı gibi, saç çıkmasını sağladığı da görülmüştür.

Minoksidil ilacıyla ilgili önemli bir problem bulunmaktadır. Bu problem, ilacın bırakılması ile beraber saçların tekrardan eski haline dönmesidir. İlacın ortalama yarı ömrü 4.2 saattir. Böbrek yoluyla atılan bu ilacın, böbrek yetmezliği olan bireylerde dikkatli bir şekilde kullanılması gerekmektedir.

Minoksidilin istenmeyen bir diğer etkisi ise ani bir şekilde kilo alımıdır. Fakat saç dökülmesi tedavisinde sprey olarak kullanıldığı için bu etki ile karşılaşma ihtimali azalmaktadır. Buna ek olarak bazı durumlarda göğüs ağrısı gibi istenmeyen yan etkileri bulunabilmektedir.

Minoksidilin hayvanlar üzerinde birtakım deneyleri yapılmakta olup, araştırmalara göre kedilerde yüksek derecelerde toksik olmaktadır. Kedilerin vücut yüzeylerine uygulanmasıyla, kedilerde istenmeyen yan etkilere sebep olmuştur. Hatta bazı durumlarda bu kedilerin ölümüne dahi sebep olmuştur.

Sprey formunun doğru kullanımı için, saç diplerine yeterince bandırılması gerekmektedir. Saçlarda yaratacağı en iyi etki için, kullanımından yaklaşık 4 saate kadar, hastaların duş almaması gerekmektedir.

Finasteride

Finasteride ile yapılan çalışmalarda ortalama %40 olarak yeni saç çıkmasının sağlandığı ve yine %40 civarında saç dökülmesinin önlendiği görülmüştür.

Libidoda azalma, sperm sayısının azalması, iktidarsızlık, orta kulak iltihabı ve ciltte kuruluk gibi istenmeyen yan etkileri bulunmaktadır. Gebelik döneminde kullanılmaması gerekmektedir.

Kullanıldığı takdirde bebekte ek anomalilere neden olmaktadır. Ayrıca kadın hastalarda da kullanılmaması gereken bu ilacın prostat büyümesinin önlenmesi açısından da kullanıldığı belirtilmektedir.

Finasteridin, testosteronun dihidrotestesterona dönüşmesini engelleyen bir ilaç türüdür. Düşük dozlarıyla beraber prostat büyümesinin tedavisinde kullanılabilen bir ilaç olan Finasterid, yüksek dozlarında ise prostat kanserinin tedavisinde kullanılabilmektedir.

Prostat kanserinin %30’lara varan derecede azalmasına sebep olabilmektedir. Prostat kanseri tedavisinde doksazosin adı verilen bir ilaçla beraber kullanılabilmektedir.

Saç dökülmesi tedavisinde de kullanılan bir ilaç olan Finasterid, kadınlarda ne yazık ki beklenen etkiyi gösterememiştir. Fakat ilacı piyasaya süren ekip tarafından menopoz sonrası kadınlarda etkili olabileceği iddiası öne sürülmüştür.

Fakat bu durum hala şüpheli vaziyettedir. Buna rağmen menopoz sonrasında saç dökülmesi olan kadın hastalarda bu ilacın kullanılmasında bir sakınca da olmamaktadır.

Saç Dökülmesi Ameliyatı

Saç dökülmesinde ilk olarak uygulanacak yöntem ilaç tedavisidir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen durumlarda saç ekim prosedürü veya saç derisi küçültme işlemi uygulanabilmektedir. Saç ekim prosedürü sıkça uygulanan bir yöntem olmakla beraber, saç derisi küçültme işlemi oldukça nadir kullanılmaktadır.

  • Saç Ekimi: Saç ekiminde, saçların çıkmadığı bölgelere, içinde birkaç tane kıl folikülü olan tıkacın yerleştirilmesi işlemi uygulanmaktadır. Saç ekim işlemi genellikle kalıtsal bir sebeple kel olan bireylerde kullanılır. Bu bireylerde genellikle saçın üst kısımları dökülmektedir. Bu tipte görülen saç dökülmesi ilerleyici bir karakterde olduğu için, saç ekimi de net bir çözüm olmayacaktır.
  • Deri Küçültme Ameliyatı: Kafa derisinin küçültülmesi amaçlanan bu yöntemde, cerrah saç derisinin olmadığı bölgedeki kafa derisini kaldırır. Ardından kalan saç derisiyle bu alanı kapatır. Dokuların genişlemesiyle beraber, kel kalan bölgeler kapatılabilmektedir. İkinci bir ameliyat durumu gerekebilmektedir. Düzensiz saç büyümesi, geniş yara izleri, enfeksiyon ve pahalılık durumu gibi durumlar bu yöntemin istenmeyen etkileridir.

Hamilelikte Saç Dökülmesi

Gebelik döneminde östrojen hormonundaki artıştan dolayı saç dökülmesi durumu görülebilmektedir. Östrojen hormonu saç köklerini etkileyen bir hormondur.

Gebelik döneminde östrojenden bağımsız olarak da saç dökülmesi görülebilmektedir. Bu duruma örnek olarak bazı mineral ve vitaminlerin eksik olduğu durumlar gösterilebilmektedir.

Doğum kontrol hapı saç dökülmesine neden olabilecek bir diğer sebeptir. Gebelik oluşmasını önlemek için kullanılan doğum kontrol haplarının kesilmesi de gebelikte ortaya çıkabilecek saç dökülmesinin bir diğer nedeni arasında yer almaktadır.

Saç dökülmesi durumu genellikle hamilelik döneminin 1 – 5. Aylarından sonra ortaya çıkmaktadır. Ortalama olarak 2 gebelikte 1 olarak görülen bu durum, genellikle geçici bir durumdur. Gebeliğin sonlanmasından sonraki 6 – 12 ay sonra normale dönmektedir.

Hamileliğin ilk 3 aylık döneminde görülen kusmalar, gebelerde çeşitli minerallerin eksilmesine neden olabilmektedir. Bu minerallerin eksikliği ile saç dökülmesi durumu görülebilmektedir.

Bu yüzden gebeliğin ilk 3 ay döneminde, beslenmeye oldukça önem göstermek gerekmektedir. Bu sayede vücudun ihtiyacı olan demir, protein ve bazı minerallerin yerine konması sağlanmış olur.

Hamilelik döneminde görülen tansiyon yükselmesi, depresyon durumu ve bazı saç enfeksiyonları da saç dökülmesine neden olmaktadır. Bu yüzden gebelik dönemindeki ruh sağlığının korunması, yiyeceklere dikkat edilmesi gibi basit önlemler çeşitli rahatsızlıkların gelişmesini önlemektedir.

Buna ek olarak, emzirme döneminde saç dökülmesi görülebilmektedir. Emziren annelerde saç dökülmesi bazen ciddi sıkıntılar yaratabilmektedir. Yoğun saç dökülmesinin önlenmesi adına, annelerin bu dönem içerisinde de beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir.

Gebe bireylerin annelerinde de gebelik sürecinde saç dökülmesi durumu görülmüşse, bu gebelerde de bu durumun oluşma ihtimali artacaktır. Buna ek olarak gebelik döneminde görülen tiroid hastalıkları da saçlarda dökülmeye neden olabilmektedir.

Polikistik over sendromu gibi hastalıkları olan gebelerde, gebelik döneminde aşırı kıllanma veya saçlarında dökülme gibi klinik durumlar görülebilmektedir. Bu duruma ek olarak, kürtajlar, düşükler ve ölü doğumlar da saç dökülmesine neden olabilmektedir.

Bazı durumlarda ise doğum sonrası saç dökülmesi görülebilmektedir. Doğumdan sonra saç dökülmesi genellikle fizyolojiktir. Bu durum uzun süre devam ederse hekime başvurmak gerekmektedir.

Çocuklarda Saç Dökülmesi

Çocuklarda günlük 100 saç telinin dökülmesi gibi bir durum genellikle normal bir durumdur. Çocukluk dönemin, vücut kendini hızlı bir şekilde yenilemektedir. Bu durumun bir sonucu olarak da saç dökülmesi görülür.

Fakat çocuklarda büyümenin etkisiyle bu dökülme yeni saç ile yerine konulur. Fakat 100 saç telinden fazla olan günlük dökülmeler çeşitli hastalıkların habercisi olarak karşımıza çıkabilmektedir. Erken yaşta saç dökülmesi bu yüzden iyi bir muayene ile araştırılması gereken bir durumdur.

Çocuklarda hormon kaynaklı hastalıkların görülmesi durumu sık olmamakla beraber, tiroid hormonundaki değişimler sonucunda saç dökülmesi görülebilmektedir. Fakat bu durumun tespit edilebilmesi için, bir hekim tarafından muayene gerekmektedir.

Çocuklarda saç dökülmesinin nedenleri olarak çeşitli hastalıklar öne sürülmektedir. Bu durumun başında genetik faktörler rol oynamaktadır. Genetik faktörleri ise saç mantarı veya alopesi areate adı verilen saçkıran takip etmektedir.

Bu durumların dışında ise çinko, demir, magnezyum gibi minerallerin eksikliğinde de saç dökülmesi görülebilmektedir. Bu yüzden çocukların dengeli beslenmesi saç dökülmesinin önlenmesi açısından büyük bir öneme sahiptir.

Çocukların kullandıkları şampuanlar da saç dökülmesine neden olabilmektedir. Aynı zamanda sürekli şapka veya bere takan küçük çocuklarda da saç dökülmesi görülebilmektedir. Çok nadir bir şekilde görülse de, depresyon, travma gibi durumlarda da çocuklarda saç dökülmesi görülebilmektedir.

Ergenlikte saç dökülmesi durumu da hormonlardaki birtakım değişiklikler sonucu olağan bir şekilde görülebilmektedir. Genç yaşta saç dökülmesi, 15 yaşında saç dökülmesi veya 17 yaşında saç dökülmesi gibi durumlar hormonel birtakım olay sonucu da oluşabileceği gibi kalıtsal sebeplere bağlı olarak gelişebilmektedir.

Bebeklerde Saç Dökülmesi

Bebeklerde saç dökülmesi durumu genellikle ilk 4 – 6 aydan sonra görülebilmektedir. Bu durum ailelerde ciddi anlamda endişe yaratabilmektedir. Fakat bu durum ciddi bir durum değildir. Bebeklerde 4. Aydan sonra saç dökülmesi durumu ve dökülen saçın yerine yeni saçın çıkması durumu oldukça fizyolojiktir.

Bazı bebeklerde saç dökülmesi nedeni olarak, bebeklerin yatış pozisyonu etkili olabilmektedir. Bebeklerin yatış pozisyonuna bağlı olarak, sürekli aynı tarafa yatan bebeklerde, yatak ile temas halinde olan baş kısmında dökülmeler görülebilmektedir. Eğer bu dökülmeler aşırı miktarda olursa müdahale etmek gerekir.

Fakat aşırı saç dökülmesi olmadığı durumlarda, bebeklerin yatış pozisyonunun değiştirilmesi yeterli olacaktır. Yatış pozisyonunun değişmesine rağmen, saç dökülmesinin devam ettiği bebeklerde de ileri bir muayene gerekebilmektedir.

Saç Dökülmesi için Hangi Doktora Gidilir?

Ailenizde veya çoğunuzda kalıcı bir şekilde saç dökülmesi durumu mevcutsa, saçlarınızın yapısı giderek değişiyorsa, saçınızda saçkıran varsa, saçınızı yıkarken veya tararken elinize fazla saç geliyorsa Deri ve Zührevi Hastalıklar uzmanına başvurmanız gerekmektedir.

Saç çekme gibi bir psikolojik rahatsızlığınız varsa, Dermatolog ile birlikte Psikiyatriste görünmeniz gerekmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Saç Dökülmesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Saç dökülmesinin önlenmesinin çeşitli yolları bulunmaktadır. Bu durumun en başında saçları tararken, aşırı zorlamamaktır. Bu durumun dışında da beslenmeye dikkat edilerek, olası mineral eksikliğine bağlı saç dökülmesi durumunun da önlenmesi sağlanabilmektedir.

Genetik saç dökülmesinin herhangi net bir başlangıç yaşı bulunmamakla beraber beklenenden daha kısa bir süre içerisinde erkek tipi saç dökülmesi ile birlikte kendini belli etmektedir. Bu durum genellikle 20’li 30’lu yaşlarda kendini belli edebilmektedir. Fakat bu süreç uzun bir süreçtir.

Saç dökülmesinin kaç yaşında durması gibi bir durumun netliği pek mümkün değildir. Fakat ilerleyen yaşlarla beraber vücutta metabolizma hızı yavaşlamaktadır. Yapım ve yıkım olaylarının hızlarının azalmasıyla beraber, yaşlılık döneminde bu süreç yavaşlamaktadır.

Günde 50 ile 100 arasında saç telinin dökülmesi durumu oldukça normal bir durumdur. Fakat dökülen saç miktarının sayılması neredeyse imkansızdır. Bu yüzden banyo sonrasında normalde dökülen saç miktarından daha fazla saç dökülmesinin farkında olunması açısından hastaların dikkati oldukça önem arz eder. Bu durum sadece banyo sonrası için geçerli değildir, dikkatli bireyler çoğu zaman normalden fazla saç döktüklerinin farkına varabilmektedirler.

Saç dökülmesinin genetik sebeplerle de olduğu aşikardır. Hatta günümüzde kliniklere en sık saç dökülmesi nedeni olarak “andro-genetik saç dökülmesi” hastaları başvurmaktadır. Genetiğin saç dökülmesinin tek nedeni olmadığı gibi başka nedenlerin de saç dökülmesine neden olabileceği bilinmelidir.

Günlük 50 ile 100 saç telinin dökülmesi normal bir durum olarak karşılanmaktadır. 50 – 100 saç telinden fazla olan dökülmeler normal olmayabilmektedir. Bu yüzden bu hastaların ayrıntılı bir fizik muayene ve hasta öyküsü alınarak detaylı bir şekilde araştırılmaları gerekebilmektedir. Çeşitli mineral ve besin eksikliklerinden dolayı bu bireylerde saç dökülmesi görülebilmektedir.

Genetik saç dökülmesinin günümüzde ne yazık ki etkin bir tedavisi bulunmamaktadır. Saç ekimi veya protez saç gibi tedavi yöntemleri sebebi ortadan kaldırmamaktadır. Fakat hastalara kozmetik açından daha iyi bir görünüm sağlamaktadır. Bu konu hakkında hala ciddi araştırmalar bulunmaktadır.