Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığı, vücudun savunma mekanizmasının glutene karşı gösterdiği ömür boyu süren alerjik bir hassasiyet olup, tedavisinin en önemli noktası gluten içeren tüm gıdaları ve ürünleri beslenmeden çıkartmaktır.

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) Nedir?

İnsan yaşamı için en doğal gereksinimlerinden biri de beslenmedir. Alınan besinler 3 temel yapıdan oluşur. Karbonhidrat, yağ ve protein. Gluten ise proteinin bir çeşididir. Çölyak hastalığı vücudun savunma mekanizmasının glutene karşı gösterdiği ömür boyu süren alerjik bir hassasiyettir. Bu yüzden bu hastalığa gluten alerjisi de denilir. Bu hassasiyet sindirim sisteminin en uzun organı olan ince bağırsakta gerçekleşir.

İnce bağırsağın lümeni (iç yüzü) tıpkı bir halının girintileri ve çıkıntıları gibidir. Bu girinti ve çıkıntıların tıptaki adı villusdur. Alınan besinlerin kana karışması için bu villuslar görev alırlar. Çölyak hastaları gluten içeren besinleri tükettikleri zaman bağırsağın iç yüzünde olan bu çok sayıdaki girinti ve çıkıntılarda gluten alerjisi nedeniyle girinti ve çıkıntılarını kaybedip tahrip olurlar. Böylece bağırsağın iç yüzünün yüz ölçümü azalır ve alınan gıdalar kana karışamaz ve emilemez.

Sonuçta beslenmede sıkıntı, yetersizlik ve bunlara bağlı hastalık belirtileri ortaya çıkar. Çölyak hastalığı klinik belirtilerine ve serolojisine (kan testlerine) göre tipik intestinal malabsorbsiyonla giden formu, atipik belirtilerle giden formu, sessiz subklinik formu ve latent formu diye dörde ayrılır.

Son 50 yıldır görülme sıklığı artmakta ve batı toplumlarında %1‘e yaklaşmaktadır. Türkiye’de ise raporlu çölyak hastası sayısı 95 bindir.

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) Belirtileri

Çölyak hastalığının belirtileri çok değişkendir. En klasik belirtisi sindirememedir. İshal, kabızlık, hazımsızlık, gaz, karın şişliği gibi sindirime bağlı problemler ön plandadır. Bunlara ek olarak çölyak hastalığı bağırsak dışı belirtiler de gösterir. Örnek olarak karaciğer yağlanması, tiroid hormonu yetmezliği, kemik erimesi ya da hiçbir yakınma olmadan da ilerler.

Çölyak hastalarında görülen belirtiler aslında buz dağının görünen kısmıdır.

Dört formunda da çeşitli belirtiler gözlenir:

  • Tipik intestinal malabsorbsiyonla giden formunda klasik sindirememe belirtileri vardır.
  • Atipik belirtilerle giden formunda anemi (kansızlık), osteopeni (kemik kaybı), infertilite (kısırlık) veya nörolojik semptomlarla görülmektedir.
  • Sessiz subklinik formunda ise ince bağırsağın iç yüzünde hasar görülebilir ama klinik belirtileri aşikar değildir. İleri ki zamanlarda atipik semptomlar görülmektedir.
  • Latent formunda ise hiçbir belirti yoktur ve ince bağırsak iç yüzü sağlamdır. Sadece kan testleri pozitiftir. Zamanla klinik belirti verip vermeyeceği belli değildir.

Çölyak hastalığında genel olarak en çok karşılaşılan belirtiler ise şöyledir:

  • İshal en çok görülen belirtilerin başında gelir. Bol köpüklü, yağlı, kötü kokulu ishal en önemli klinik bulgusudur.
  • Kabızlık ishal kadar olmasa da bazı hastalarda tekrarlar. Nedeni ise besinin sindirilemeyip bağırsak fonksiyonunun bozulması ve besini atamamasıdır.
  • Hazımsızlık ise çölyak hastalığının patolojisinin bir sonucudur.
  • Gluten içeren besin alındığında bağırsak sindiremez ve bağırsak florasındaki bakteriler bunlarla beslendiğinde gaz oluşturur, bu da karın şişliğine neden olur.
  • Atipik formunda kansızlığın nedeni demir eksikliğidir. Sebebi bulunamayan demir eksikliği araştırılırken bu hastalık düşünülmelidir.

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) Nedenleri Nelerdir?

Çölyak hastalığın asıl nedeni genetik yatkınlığı olan kişilerde glutene karşı immünolojik (savunma sisteminin) bir reaksiyon ile oluşan ince bağırsağın iltihabı ve hücre hasarıdır.

Genetik olarak HLA-DQ2 veya HLA-DQ8 genleri pozitif olanlarda görülür. Genetik ve savunma sisteminin reaksiyon göstermesi sebeplerin dışında son yapılan araştırmalar, çevresel faktörlerin üzerinde de durur. Bunların en önemlisi adenovirüs tip 12’dir.

Asıl ana neden gluten içeren yiyeceklere karşı gelişen savunma sisteminin reaksiyonudur.

Gluten içeren besinler ise şunlardır:

  • Buğday unu
  • Buğday nişastası
  • Kahverengi un
  • Çavdar
  • Arpa
  • Ekmek
  • Pide
  • Lavaş
  • Pasta
  • Kurabiye
  • Bisküvi
  • Kraker
  • Makarna
  • Erişte
  • Bulgur
  • Çorba
  • Sakız
  • Salata sosları
  • Kek
  • İrmik
  • Et suyu
  • İşlenmiş et
  • Baharat karışımları

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) Teşhisi

Çölyak hastalığının teşhisi klinik bulgular, kan testleri, genetik testler ve patoloji sonuçlarına göre konulur. Çölyak hastalığı tüm yaş gruplarında tanı konulabilmesine rağmen tanısı zor konulan bir hastalıktır. Bunun nedeni hastalığın belirtilerin bir hastalığa özgü olmamasıdır. Daha açık ifade etmek gerekirse birçok hastalıkta bu belirtiler görülür. Bunun için çölyak hastalığının teşhisini koyabilmenin ilk yolu bu hastalıktan şüphe duymak gerekir.

Hastanın belirtileri çölyak hastalığının belirtilerine uyuyorsa ve doktor bundan şüpheleniyorsa ilk yapılacak test, kan testidir. Yani kanda antikor (savunma hücresi) aramaktır. Bunun için de çölyak kan testi sonuçlarına bakmak gerekir.

Kan testinde kanda serum 1gA anti-gliadin antikor, anti-endomisyum 1gA (%90-95 sensitif ve spesifik) ve anti-doku transglutaminaz 1gA antikoru (%90-95 hassasiyet ve özgünlük) seviyelerine bakılır. Bu seviyeler çölyakta artmış olması beklenilir. Çölyak kan testi değerleri pozitif denir ve tanıya çok yardımcı bir test halini alır. Ayrıca bu savunma hücreleri tarama amacıyla da kullanılır.

Genetik testinde HLA-DQ2 veya HLA-DQ8 genlerine bakılır. İkisinin birlikte pozitif olması %95-100 sensitiftir (hassas). Sağlıklı kişilerde de pozitif bulunur. Hastalığı dışlamak için kullanılır. İkisinin birlikte pozitif olmaması çölyak hastalığını büyük oranda dışlar.

Patoloji testi için de ince bağırsak iç yüzünde biyopsi (parça almak) yapılır. Bunun içinde endoskopi yapılır. Çölyak endoskopi sonucuna göre alınan parçada intraepitelyal lenfosit artışı (ince bağırsak iç duvarında savunma hücresi artışı), mukozal küntleşme (duvarın kalınlaşması), girinti ve çıkıntıların kaybı ve kript hipertrofisi (girinti, çıkıntıların büyümesi)  görülür.

Tanıda en değerli yöntem bağırsak iç yüzünden parça almaktır. Bunun nedeni ise alınan parça ile hasarı net olarak gösterilir. Fakat çölyak ile ilişkisini net olarak göstermez.

Tüm bunlara rağmen tanı konulamayan hastalarda tedaviden tanıya gidilir. Tedavi ile belirtilerin ve patolojisinin düzelmesi ile de tanı konulur.

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) Tedavisi

Çölyak hastalığının tedavisi için bulunmuş bir ilaç bir ameliyat ya da bir aşı yoktur. Bu kesinlikle çölyak hastalığı tedavi edilmiyor demek değildir. Tedavinin en önemli noktası gluten içeren tüm gıdaları ve ürünleri beslenmeden çıkartmaktır. Yani glutensiz yaşam fikrini hayat tarzı haline getirmektir. Kulağa çokta hoş gelmeyebilir ama glutenin yerini dolduracak birçok besin artık rahat bir şekilde temin edilir. Bu sağlandığında vakaların %90’ı tedaviye olumlu yanıt verir.

Alışverişte alınan tüm paketli gıdaların içeriğine dikkat edilmesi gerekir. Unlu mamullerde glutensiz kek, kurabiye, un çeşitlerine yönelmek gerekir. Gıdalar dışında kozmetik ürünlerinde, şampuanda, diş macununda ve ilaçlarda da gluten olabileceği akılda bulunmalı ve bu diyet ömür boyu sürdürülmelidir.

Glutenli besinlerin alınmamasına bağlı bazı besin depoları eksilir. Bunların da farkında olup eksilen besin depolarını belirleyip bunların yerini doldurmak gerekir. Bunların başında D vitamini, demir, kalsiyum ve diğer eser elementler ve vitaminlerdir.

Bunların dışında çölyakla ilişkili tip 1 diyabet (şeker hastalığı) 1gA eksikliği (savunma hücresi) ve down sendromu gibi hastalıklar bulunur. Bunları da gözden kaçırmaması gerekir.

Gluten kısıtlaması ile ishali düzelmeyen vakalarda bazen yağ, soya proteini ve süt ürünlerine karşıda hassasiyet olabileceği için bunlarda da kısıtlamaya gidilir.

Tedaviye cevap vermeyen çölyak hastalarında ilk düşünmesi gereken diyete uyumsuzluktur. Bunun dışında laktoz eksikliği, refrakter spure, lenfoma kollojenaz sprue düşünülür.

Steroid ilacı diyete rağmen tedaviye olumlu yanıt vermeyen hastalarda kullanılır. Tabi buna kesinlikle doktor karar vermeli ve doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Peptidaz ilacı son yıllarda gluteni diyetten dışlamadan, zehirli gluten proteinlerini midede etkisiz hale getirerek çölyak kliniği oluşmadan önler. Bu ilaç çölyak hastaları için bir umut haline gelmiş durumda. Aynı şekilde buna doktor karar vermeli ve doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Tedavi sonrası hastanın kliniği, ince bağırsak iç duvarını yapısı ve biyopsisi sonucu normale döner.

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) Tedavi Edilmezse

Çölyak hastaları ömürleri boyunca glutensiz yaşamak zorundadırlar. Eğer bu diyete uyulmazsa, tedavi programının dışına çıkılırsa ince bağırsağın iç duvarı harap olur ve ileriki zamanlarda geri dönüşümsüz bağırsak bozuklukları ortaya çıkar. Bu bozuklukların başında ince bağırsak lenfoması gelir. Diğer istenmeyen durumlar ise ileal ülser (ince bağırsak ülserleri), refrakter sprue (glutensiz diyete cevapsızlık) ve kollajenöz sprue, bağırsak kanseri, dermatitis herpetiformisdir (glutene karşı oluşan su toplayan kabarcık ve tepesi yolunmuş kabarıklar).

Bunların önüne geçmek ve daha konforlu bir yaşam sürdürmeleri için Türkiye’de çok sayıda çölyak derneği kurulmuştur.

Çölyak Hastalığına (Gluten Alerjisi) Ne İyi Gelir?

Çölyak hastalığı sindirim sistemindeki bir hasar olduğundan dolayı sindirimi kolaylaştıracak şeyler çölyak hastalığı için de iyi olur. Bunların başında su gelir. Bol bol su içmek bağırsakları rahatlatır ve toksin maddeleri seyrelterek sindirime yardımcı olur.

Kuru üzüm, ceviz, fındık gibi kabuklu yiyecekler bağırsağın düzenli çalışmasını sağlar. Aynı zamanda vitaminlerden zengin besinler, meyve ve sebzeler bolca tüketilmelidir. Lifli yiyecekler de sindirim için yararlı olan yiyeceklerdir. Lifli besinlerin tüketilmesi sindirim sistemine yardımcı olur.

Meşe palamudu da gluten içermediğinden ve büyük oranda protein kaynağı olduğundan tüketilecek besinler arasında yer alır.

Çölyak Hastalığına (Gluten Alerjisi) Ne İyi Gelmez?

Çölyak hastalığı glutene karşı savunma sistemi bir reaksiyon oluşturduğu için gluten içeren gıdalar ve ürünler çölyak hastalarına iyi gelmez. Bunların başında çavdar, buğday, arpa gelir ve yulafta da az bir miktar bulunur.

Aynı zamanda soslu kuruyemişler, çorba ve harçları, sirke, bulgur, makarna, erişte, kahvaltılık gevrek, kurabiye, bisküvi, kraker, pasta, kek, turta, pide, lavaş, cips, et suyu, işlenmiş et, baharat karışımları, sakız gluten içerdiklerinden dolayı çölyak hastalığına iyi gelmezler.

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) İlaçları

Çölyak hastalığının tedavisi henüz ilaçla mümkün olan bir hastalık değildir. Hastalığın ileri dönemlerinde istenmeyen durumlar gelişmesi halinde steroid ve azatiopürin, siklosporin gibi immün sistemi baskılayan ilaçlarla istenmeyen durumların tedavisi yapılır.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Hamilelerde Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi)

Çölyak hastalığı hayatın erken dönemlerinde de ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Anne adayı kişi çölyak hastasıysa ve tanı konulup diyet tedavisine uyup düzenli kontrollerini yapıyorsa sağlıklı bir hamilelik süreci geçirir. Ama anne adayı çölyak hastası ise ve tanı konulmamışsa ya da tanı konulup diyet programına uymamışsa, alınan besinler sindirilemez ve gerekli olan besin maddeleri hem çocuk hem anne için eksik kalır. Annenin de bebeğinde sağlık durumu olumsuz etkilenir. Hamile kişide kan değerleri zaten düşük olacağı için, bununla birlikte alınan besinlerle de karşılanamayan demir anemiyi derinleştirir. Annenin hayat kalitesi düşer ve bebeğin hayati fonksiyonları tehlike altına girer.

Çocuklarda Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi)

Glutene karşı duyarlılık olarak bilinen çölyak hastalığı ülkemizde 110 çocuktan birinde görülüyor. Çölyak hastalığı küçük çocuklarda tipik olarak uzun süren ishal veya sulu dışkılama, karın şişliği, kusma, büyüme gelişme geriliği, kas zayıflığı, kemik zayıflığı ve iştahsızlık görülür.

Daha büyük olan çocuklar da ise tipik olmayan formuna rastlanılır. 5-7 yaşlarından sonra ortaya çıkar. Bunlarda boy kısalığı, diş sorunları, geç ergenliğe girme, karaciğer enzimlerinde yükselme, demir eksikliğine bağlı kansızlık, tekrarlayan karın ağrıları, şişkinlik, mide suyunun mideyi yakması, kabızlık görülür.

Çölyak hastalığına çocuklarda da bazı özel durumlara rastlanılır. Örneğin tip 1 diyabet, tiroid bezinin iltihabı, otizm, 1gA eksikliği, kemik yıkımları görülür.

Bebeklerde Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi)

Bebekler yaşamın ilk 6 ayında sadece anne sütüyle beslendiklerinden dolayı ilk 6 ayda çölyak hastalığına ait bir belirti vermezler. Çünkü anne sütünde gluten yoktur. Bebeklere ek gıda verilmeye başlandıktan sonra belirtiler boy göstermeye başlar. Bazen bu belirtiler glutenle ilk karşılaştığında ortaya çıkmaz, daha ileri dönemlerde geç yaşlarda ortaya çıkar.

Bebeklerde şu belirtiler görülür:

  • İyileşmeyen ishal
  • Yemek yedikten sonra ayaklarını kendine çekerek ağlamak
  • Huzursuzluk
  • Uyuyamamak

Bunlardan da daha önemlisi normal bebeklere göre anne sütüyle beslenenlerde meydana gelen değişikliklerin (kilo alımı, boy uzaması, zihinsel gelişim) bu bebeklerde olmaması veya normal diğer bebeklere oranla daha geç ortaya çıkmasıdır.

Erken bebeklik döneminde görülen bulgular şu şekildedir:

  • Yağlı ishal
  • Kusma
  • Karın şişliği
  • Kilo alamama ya da az kilo alma

Yaşın ilerlemesiyle yağlı ishal, kötü kokulu, köpüklü bir hal alır. Karın şişliği ise gittikçe artar. Kansızlık, otizm, huzursuzluk, uykusuzlukta sık görülen bulguların başında gelir. İlerleyen dönemlerde gelişme geriliği ortaya çıkar. Bu dönemde karın şişliği ve ishal belirginliğini kaybeder.

Bu bulgular ortaya çıkmadan yani ilk 6 ayda anne sütüyle beslenen bebeklerin tarama programıyla taranıp teşhisi konulursa, geri dönüşü mümkün olmayan olaylar oluşmadan önüne geçmek olasıdır.

Çölyak Hastalığı (Gluten Alerjisi) için Hangi Doktora Gidilir?

Konuyla ilgilenen esas bölüm Dahiliye bölümünün yan dalı olan Gastroenteroloji bölümüdür. Belirtiler görüldüğünde bir Gastroenteroloji uzmanına gidilmelidir. Belirtilerin başladığı zaman da hemen doktora başvurulmalıdır. Çölyak hastalığı başta bebekler olmak üzere insan sağlığı için önem taşıyan birçok değişime neden olur.

Makaleyi faydalı buldun mu?
9
0
Makeleyi Paylaşın

Çölyak hastalığı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Çölyak hastaları gluten içermeyen tüm yiyecekleri yiyebilir ve ürünleri kullanabilir.

Bunlar şu şekilde listelenmesi yapılır:

Meyve ve sebze çeşitleri

  • Et, balık, tavuk (una bulanmamış, marine edilmemiş)
  • Süt, yumurta, peynir, yoğurt, tereyağı, bal (içerikleri okunmalı)
  • Zeytin, zeytinyağı, ayçiçeği, mısır Fındık, badem, ceviz, leblebi
  • Dondurma (ürünün içeriği okunmalı)
  • Mısır unu, patates, patates unu, pirinç unu
  • Fasulye, bezelye, barbunya, soya fasulyesi, nohut, mercimek, pirinç, kara buğday

Çölyak ürünlerini satan yerler Türkiye'de artık yaygınlaştığı için bu ürünlere ulaşmak artık daha kolaydır.

Ülkemizde engelli olup engelliye sağlanan haklardan yararlanabilmek için belli bir engellilik oranı olması lazımdır. Türkiye’de bu oran %40’dır. Çölyak hastalarında ise doktorlar tarafından verilen engellilik oranı %25'dir. Bu yüzden çölyak hastaları ülkemizde engelli statüsünde sayılmaz.

Çölyak hastaları gluten içeren hiçbir yiyeceği yiyemez ve gluten içeren hiçbir ürünü kullanamaz.

Bunların başında çavdar, buğday, arpa gelir ve yulafta da az bir miktar bulunur.

Aynı zamanda soslu kuruyemişler, çorba ve harçları, sirke, bulgur, makarna, erişte, kahvaltılık gevrek, kurabiye, bisküvi, kraker, pasta, kek, turta, pide, lavaş, cips, et suyu, işlenmiş et, baharat karışımları, sakız gluten içerdiklerinden dolayı çölyak hastalığına iyi gelmezler.

Aynı zamanda bazı kozmetik ürünlerde, diş macunlarında, şampuanlarda da gluten bulunduğundan dolayı bu ürünleri kullanırken dikkat etmek gerekir.

Çölyak hastaları glutenle karşılaştıkları zaman klinik bulgu verirler. Bu klinik bulgular bu hastalığa özgü olmadığı için öncelikle şüphelenilmesi lazım ardından kan testleri, genetik testler ve bağırsak iç duvarından parça almak  ile kesin tanıya gidilir.

Bazı durumlar da tedaviden tanıya gidildiği zaman olur. Mesela hastaya glutenden eksik diyet verilir ve hastanın şikayetleri geçerse büyük ihtimalle çölyak hastasıdır.

Sindirim sistemiyle ilgili belirtiler gluten alerjisinin en sık belirtilerindendir. Gluten alerjisini teşhişi şu testlerle konulur. Kan testi ve bağırsaktan parça alarak. Aynı zamanda gluten içeren yiyeceklerin tüketilmesi bırakıldığında rahatlama ve klinik belirtilerin ortadan kalkmasıyla da konulur.

Ayrıca gluten alerjisi geçmeyen bir rahatsızlıktır.