Amenore

Amenore, bir kadının üst üste 3 kez adet görmemesi ya da ergenlik döneminde hiç adet olmaması durumu olup tedavi etmek için, önce sebepleri bulunur, ona uygun tedavi yapılır.

Amenore Nedir?

Bir kadının 16 yaşına gelmesine rağmen hiç adet görememesi veya daha önce adet gören bir kadının hamilelik dışında üst üste 3 kez adet görmemesi durumuna amenore adı verilir.

Tüm kadınlar, doğdukları andan itibaren yaşam boyu üremek için kullanacakları yumurtalara sahiptir. Bu yumurtalar, yumurtalıklarda saklanır. Ortalama 12-15 yaşlarında adet yaşına ulaşıldığı zaman, ayda bir yumurtalar serbest bırakılır ve bir sperm ile karşılaşılırsa kadın gebe kalır. Eğer cinsel birleşme olmazsa da yumurta bir miktar kan ve doku parçası ile dışarıya atılır. Bu duruma adet görme veya menstrüasyon adı verilir.

Kadınların çoğu, her 28 günde bir düzenli adet görür ve yaklaşık adet dönemi 3 ila 7 gün sürer. Bazı durumlarda, adet düzensizliği olabilir. Ancak tek bir düzensizlik sonucunda tıbbi olarak direkt amenore tanısı konmaz.

Amenore çeşitli faktörlerden dolayı gelişebilir. Hasta 15 ila 16 yaşına gelmesine rağmen adet görmüyorsa buna primer amenore adı verilir. Bu duruma, cinsel özelliklerin, özellikle meme büyümesinin gelişmemesi eşlik edebilir. Ancak eşlik etmesi zorunlu değildir. Amenore için diğer tüm olası nedenler sekonder amenore olarak kabul edilir.

Adet döngüsü, hormonal seviyelerdeki geçici değişiklikler, stres ve hastalık gibi birçok iç faktörden ve ayrıca dış veya çevresel faktörlerden etkilenebilir.

Amenore Belirtileri Nelerdir?

Bir kadında primer veya sekonder amenore varlığında görülebilecek ana belirtiler şunlardır:

  1. 16 yaşına kadar adet görmemek
  2. Daha önce adet gören bir kadının hamilelik dışında üst üste 3 kez adet görmemesi

Bunların dışında altta yatan nedene de bağlı olarak da değişken belirti ve bulgular görülebilir.

Görülebilecek diğer belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Kilo alımı veya kilo kaybı
  • Meme büyüklüğünde değişiklikler veya memeden olmaması gereken zamanda süt gelmesi
  • Sivilcelerin oluşması veya artması
  • Saç kaybı
  • Yüz kıllarında artış
  • Baş ağrısı veya görme değişiklikleri
  • Kalça bölgesindeki organlarda ağrı (Pelvik ağrı)

Amenore Nedenleri Nelerdir?

Amenore genellikle başka sebep olmadan kendi kendine görülmesinden ziyade başka bir sağlık sorununun işaretidir ve birçok nedenden dolayı olabilmektedir. Ancak hamilelik veya emzirme (laktasyonel amenore) gibi yaşamın doğal bir parçası olarak da adet görmeme durumu ortaya çıkabilir. Amenore, kısırlık ile de bağlantılı sağlık koşulları ile ilişkili olduğundan, amenorenin nedenini bulmak oldukça önem arz etmektedir.

Birincil (primer) amenore iki ana nedenden kaynaklanabilir:

  • Kromozomal veya genetik anormallikler yumurtalıkların normal şekilde çalışmamasına neden olabilir. Normal kadında olması gereken X kromozomunun kısmen veya tamamen eksik olmasının neden olduğu bir durum olan Turner sendromu ve genellikle yüksek testosteron seviyeleri ile karakterize edilen androjen duyarsızlık sendromu, adet kanamasını geciktirebilecek veya bozabilecek genetik anormalliklere iki örnektir.
  • Beyindeki hormon salgılanmasının önemli parçaları olan hipotalamus veya hipofiz bezi ile ilgili sorunlar, adet dönemlerin başlamasını önleyebilecek hormon dengesizliğine neden olabilir.

Yeme bozuklukları, aşırı egzersiz, aşırı fiziksel veya psikolojik stres veya bu faktörlerin bir kombinasyonu gibi durumlar, hipotalamus veya hipofiz bezinin normal işleyişini bozarak adetin başlamasını geciktirebilir.

Nadir durumlarda, eksik üreme organları veya üreme yollarının tıkanması gibi fiziksel problemler de primer amenoreye neden olabilir. Üreme sistemindeki fiziksel bozulmalar, hormonal sistemi de bozarak amenoreyi şiddetlendirebilir. Tıkanmalar ayrıca adet kanamasını önleyerek adet döngüleri normal olan bir kişide bile amenore varmış gibi görünmesine neden olabilir.

İkincil (sekonder) amenore ise aşağıdakiler gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir:

Doğal Sebepler

Hamilelik, sekonder amenorenin en yaygın doğal nedenidir. Diğer fizyolojik yani doğal nedenler emzirme ve menopozdur.

İlaçlar ve Tedaviler

Bazı doğum kontrol hapları, enjekte edilebilir doğum kontrol ilaçları ve halk arasında spiral adı verilen RİA, amenoreye neden olabilir. Bu doğum kontrol yöntemlerinden birinin veya tamamının kesilmesi sonucu adet döngüsünün yeniden başlaması ve düzenli hale gelmesi birkaç ayı bulabilir.

Bazı antidepresanlar ve kan basıncı ilaçları dahil olmak üzere bazı ilaçlar, yumurtlamayı ve adet döngüsünü önleyen hormon seviyelerini artırabilir.

Kanla ilgili olan kanserler, meme kanseri veya jinekolojik kanserler için kemoterapi ve radyasyon tedavileri, yumurtalıklarda östrojen üreten hücreleri ve yumurtaları yok ederek amenoreye yol açabilir. Ortaya çıkan amenore, özellikle genç kadınlarda daha kısa sürelidir.

Kadın üreme sistemindeki ağır kanamayı teşhis etmek veya tedavi etmek için, düşükleri almak için, rahim miyomlarını temizlemek için gibi nedenlerle yapılan kürtajdan sonra bazen rahim duvarında yara dokuları oluşur. Bu doku da adet döngüsünün normal dönemde olmasına engel olarak amenore nedeni olarak tespit edilebilir.

Hipotalamik Amenore

Hipotalamik amenorede, beyindeki hormonları düzenleyen bir bez olan hipotalamus, adet döngüsünü başlatan hormon olan gonadotropin salgılatıcı hormonunun (GnRH) salgılanmasını yavaşlatır veya durdurur.

Hipotalamik amenore olan kadınların ortak görülebilecek özellikleri şunlardır:

  • Düşük vücut ağırlığı
  • Düşük vücut yağı yüzdesi
  • Çok düşük kalori beslenme
  • Duygusal stres
  • Yiyeceklerden alınandan daha fazla kalori yakan zorlu egzersiz yapma
  • İştahı ve metabolizmayı düzenleyen bir hormon olan leptin eksikliği

Üreme Sistemiyle İlgili Durumlar (Jinekolojik Durumlar)

Jinekolojik durumlar da hormon dengesizliklerine yol açarak sekonder amenore nedeni olabilir.

Polikistik over sendromu (PKOS), bir kadının vücudunda salgılanan cinsiyet hormonlarındaki anormallik sonucunda ortaya çıkar. Yüksek androjen (cinsiyet hormonu) seviyeleri, yumurtaların salınmasına müdahale ederek yumurtalıklarda sıvı dolu keselerin veya kistlerin büyümesine neden olur. PKOS'lu kadınların çoğunda amenore ya da oligomenore adı verilen düzensiz adet dönemleri görülür.

Tiroid Problemleri

Tiroid bezi, metabolizmayı kontrol eden, ergenlik ve adet döngüsünde rol oynayan hormonlar üretir.

Aşırı aktif (hipertiroidizm) veya az aktif (hipotiroidizm) olan bir tiroid bezi, amenore de dahil olmak üzere adet düzensizliklerine neden olabilir.

Hipofiz Tümörleri

Beyindeki hipofiz bezi, metabolizma ve üreme döngüsü dahil olmak üzere birçok vücut fonksiyonunu etkileyen hormonların üretimini düzenler. Hipofiz bezindeki tümörler genellikle iyi huyludur. Ancak vücuttaki adet döngüsünü bozacak hormonal bozukluklara neden olabilmektedir.

Amenore Teşhisi

Amenore teşhisinde en önemli aşamalardan biri hekimin aldığı tıbbi öyküdür. Ek olarak fizik muayene de tanıya katkı sağlar. Hekim amenore belirtileri ile gelen bir kişiye son adet tarihi, doğum kontrol hapı kullanımı, yeme alışkanlığı, hamilelik durumu, adet olamamanın verdiği sıkıntılar gibi birçok soru yönlendirir ve bunların sonucunda göre tanıya yaklaşır. Bu süreçte hastanın hamile olup olmadığını anlamak önemli bir durumdur.

Amenorenin altta yatan nedenini teşhis etmek için aşağıdaki testler istenebilir:

  1. Kan ve idrar testleri: Bu testler, kadınlık hormonlarının dengesizliklerini tespit edebilir. Dengesizliklere hipofiz bezi veya yumurtalıklardaki sorunlar neden olabilir. Sorun bulunursa, ek testler yapılır. Örneğin daha sonra tiroid ve adrenal hormon seviyelerinin normal olup olmadığı kontrol edilebilir.
  2. Pelvik ultrason: Bu oldukça sık kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Bu testle, rahim ve yumurtalıklardaki yapısal problemler tespit edilebilir.
  3. Progesteron challenge testi: Hekim hastaya progesteron hormonunu dışarıdan verir. Eğer bunun sonucunda hastada adet kanaması oluşuyorsa, sorun yumurtlama kısmındadır. Hastada yeterli östrojen vardır ve yumurtalar üretilir. Ancak progesteron yeteri kadar olmadığı için yumurtlama olmaz. Eğer progesteron verilmesine rağmen kanama olmuyorsa bu sefer östrojen de eksiktir veya rahim yoktur. Bu durumda FSH, LH seviyeleri kontrol edilir. Sorunların hipofiz bezi veya hipotalamus kaynaklı olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır.

Amenore Tedavisi

Amenore tedavisi, altta yatan nedene ve bireyin sağlık durumuna ve hedeflerine bağlı olarak değişir.

Primer veya sekonder amenore yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanıyorsa, hekim aşağıdaki alanlarda değişiklik önerebilir:

  1. Kilo: Aşırı kilolu olmak adet döngüsünü etkileyebilir. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bunu korumak genellikle hormon seviyelerini dengelemeye ve adet döngüsünün düzenlenmesine yardımcı olur.
  2. Stres: Stres, hormon dengesini etkileyen önemli nedenlerden biridir. Bu yüzden hastanın hayatındaki stresi azaltmaya çalışması gerekir.
  3. Fiziksel aktivite seviyesi: Adet döngüsünü düzene koymak için fiziksel aktivite düzeyini değiştirmek gerekebilir.

Primer amenore için, yaşa ve yumurtalık fonksiyon testinin sonuçlarına bağlı olarak, hekim bir süre daha beklemeyi önerebilir. Çünkü az da olsa FSH ve LH hormonlarını üretebilen bir hastada adet kanaması gecikebilir. Özellikle ailede gecikmiş adet öyküsü olan kadınlarda, bu tür bir gecikme yaygındır. Doğum kontrol haplarıyla hormonları düzenlemeye çalışarak adet görme kolaylaştırılabilir.

Ancak eğer neden hormonlar değil de fiziksel nedenlerse tarlusal ile adet görememe gibi durumlar görülebilir. Çünkü bu durumda doğum kontrol hapları işe yaramaz.

Kromozomal veya genetik problemlerin neden olduğu primer amenore ameliyat gerektirebilir. 46, XY gonadal disgenez adı verilen genetik bir durumu olan kadınların bir X ve bir Y kromozomu vardır ancak yumurtalıkları normal olarak gelişmez. Bu durum yumurtalıklarda kanser gelişme riskini artırır. Yumurtalıklar genellikle kanser riskini önlemek veya azaltmak için laparoskopik cerrahi ile çıkarılır.

Sekonder amenore tedavisi ise, nedene bağlı olarak, tıbbi veya cerrahi tedavileri veya ikisinin bir kombinasyonunu içerebilir.

Sekonder amenore için yaygın tıbbi tedaviler şunları içerir:

  1. Doğum kontrol hapları veya diğer hormonal ilaçlar: Bazı doğum kontrol hapları adet döngüsünün yeniden başlatılmasına yardımcı olabilir.
  2. Polikistik over sendromu semptomlarını hafifletmeye yardımcı olan ilaçlar: Klomifen sitrat tedavisi genellikle yumurtlamayı tetiklemeye yardımcı olmak için reçete edilir.
  3. Östrojen replasman tedavisi (ERT): Östrojen replasman tedavisi, hormonal seviyelerin dengelenmesine ve primer yumurtalık yetmezliği olan kadınlarda adet döngüsünü yeniden başlatmaya yardımcı olabilir. ERT, rahim kanseri riskini artırabilir, bu nedenle hekim bu riski azaltmak için progestin veya progesteron reçete edebilir.

Genel olarak, ilaçlar güvenlidir. Ancak bazıları ciddi olabilecek yan etkileri olabilir. Herhangi bir tıbbi tedaviye karar vermeden önce yan etkileri ve riskleri hekim hastaya açıklar.

Amenore Tedavi Edilmezse

Amenore tedavi edilmediğinde altta yatan durumlara bağlı olarak da çeşitli komplikasyonlara neden olabilir.

Başlıca yaratacağı sorunlar şunlardır:

  1. Kısırlık: Bir kadın adet göremezse yani yumurtlamasında bir problem varsa bu durumda hamile kalamaz. Bu yüzden bir hekime görünmesi gerekecektir.
  2. Kemik erimesi (Osteoporoz): Altta yatan nedene bağlı olarak amenoreye östrojen hormonu düşüklüğü eşlik ediyorsa, kişide kemik erimesi gelişebilir.

Amenore İlaçları

Amenorede altta yatan nedene bağlı olarak çeşitli ilaçlar kullanılabilir.

Bu ilaçlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • Doğum kontrol hapları: Oral kontraseptifler yani doğum kontrol hapları, bozulmuş adet düzenini ve amenoreyi düzeltebilmektedir.
  • Metformin: Metformin aslında şeker hastalığında kullanılan bir ilaçtır. Ancak amenoreye neden olabilen bir hastalık olan polikistik over sendromunda yumurtlamayı tetiklemek için kullanılabilmektedir.
  • Gonadotropik ilaçlar: Gonadotropinler, üreme hormonlarını salgılamaya yarayan hormonlardır. Bu yüzden altta yatan neden gonadotropin eksikliği ise buna yönelik ilaçlar kullanılabilir.

Amenore Ameliyatı

Amenore için cerrahi tedavi yaygın değildir. Ancak bazı durumlarda önerilebilir:

Rahimde skarlaşma: Kürtaj gibi rahime müdahale edilen durumlarda, rahimde yaralar oluşabilir. Bunlara skar dokusu adı verilir. Bu skarlar adet döngüsünün bozulmasına neden olur. Bu durumda histeroskopik rezeksiyon adı verilen bir prosedür ile skar dokusunun çıkarılır ve adet döngüsü normale döner.

Hipofiz tümörüHipofiz tümörü, amenorenin bir sebebidir. İlk önce tümörü küçültmek için ilaçlar önerilebilir. Bu işe yaramazsa, tümörü çıkarmak için cerrahi gerekir. Hipofiz tümörleri kötü huylu değildir ancak büyüdükçe sorunlara neden olabilirler.

Çoğu zaman, hipofiz tümörleri burun ve sinüslerden çıkarılır. Radyasyon tedavisi tümörü, ameliyatla kombinasyon halinde veya ameliyat olmayanlar için tek başına küçültmek için kullanılabilir.

Amenore için Hangi Doktora Gidilir?

Amenore için gidilmesi gereken bölüm Kadın Hastalıkları ve Doğumdur. Hekim eğer amenoreye neden olabilecek altta yatan başka bir durumdan şüphelenirse hastayı uygun bölüme yönlendirecektir. Adet görememe zararları kişiyi huzursuz edebileceği ve farklı sonuçlara sebep olabileceği için bu durumda direkt hekime başvurmak gerekir. Bazı durumlarda hekim de bir müdahale yapmadan bekleyebilse de en azından durumun nedenini ortaya koymak ve buna göre tedavisini yapmak için hekime başvurmak önem taşımaktadır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Amenore ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Adet olamama kilo yapar. Normalde bir kadında adet döngüsü sırasında ilk 14 günde östrojen seviyesi artar ve daha sonra progesteronun etkisiyle östrojen azalarak yumurtlama gerçekleşir. Östrojenin de kilo aldırıcı etkisi vardır. Adet olamayınca genelde progesteron salgısı azaldığı veya ortadan kalktığı için kişilerde kilo alımı beklenir.

Primer amenoreli kişiler altta yatan nedene bağlı olarak hamile kalabilmektedir. Ama bu durum sekonder amenoresi olanlara göre daha zor bir durumdur. Primer amenorede hasta 16-18 yaşına gelmesine rağmen hala adet görememiştir. Bunun nedeni yine hormonal nedenlerse bu hormonların yerine konmasıyla kişi hamile kalabilir. Ancak bu durumu yönetmek oldukça zor olabilmektedir.

Adet olamama şişkinlik yapabilir. Hormonal bozukluklardan dolayı şişkinlik hissedilebildiği gibi adet olamamanın altında yatan nedenlere bağlı da şişkinlik olabilir. Örneğin, yumurtalıklardaki bir tümör fazla büyürse, karında bir şiş yaratabilir.

Adet olamama nadiren mide bulantısına neden olur. Ancak çoğu kadın bu şikayeti dile getirir. Aslında hormonal olarak mide bulantısı görülebilse de çok sık olarak beklenmez. Burdaki mide bulantısı sebeplerini araştırmak gerekebilir.