evim.com

Psikiyatri Nedir?

Psikiyatri, insanın psikolojik sağlığından sorumlu, ilaç ve psikoterapi yöntemini kullanan branştır.

Psikiyatri bölümü, insanların psikolojik sağlığından sorumlu olan tıp branşıdır. Tedavide hem ilaçlar hem de psikoterapiden yardım alınması, psikiyatri - psikolog farkı olarak tanımlanabilir. Psikiyatri diğer adı ise ruh sağlığı ve hastalıkları bölümüdür.

Psikolojik hastalıkların teşhis edilebilmesi için muayeneler, klinikte yapılan görüşmeler, tıbbi görüntüleme teknikleri, laboratuvar tahlilleri ve psikolojik testlerden yardım alınır. 

Bu süreçte psikiyatri doktoru ve psikologlar birlikte çalışabilir. Böylece hastalıklara yol açan travmalar, altta yatan sebepler ya da biyolojik etmenler doğru şekilde tespit edilebilir ve en uygun tedavi seçeneği belirlenir. 

Sağlıklı bir hayat sürülebilmesi için, psikoloji de en az fizyoloji kadar önemlidir. Çünkü yaşanan ağır travmalar, depresyon hali, yoğun stres, kaygılar, uyum problemleri, bağımlılıklar, tükenmişlik ve yalnızlık hissi gibi durumlar kişinin genel sağlık durumunu doğrudan olumsuz etkilemektedir. 

Bu sorunlara bilimsel verilerle yaklaşım gösterilmesi ise klinik psikiyatri bölümünün görevidir.  

Psikiyatri Uzmanı Nedir? Psikiyatristlerin Görev ve Sorumlulukları Nelerdir?

Psikiyatri uzmanlığı, sağlıklı bir psikolojiye sahip olmak için gereken teşhis, takip ve tedavilerden sorumlu olan hekimlere verilen unvandır. 

Psikoloji ve biyoloji arasındaki sağlıklı dengenin kurulması, davranış ve duygularda görülen bozulumların giderilmesi, zihin yetilerinin beklenen aralıkta işlemesi gibi amaçlar psikiyatristlerin temel görevleridir. 

Psikiyatri uzmanı olmak için öncelikle 6 senelik temel tıp eğitiminin tamamlanması, sonrasında ise TUS ile Psikiyatri Uzmanlık Eğitiminin alınması gerekir. 

4 sene süren bu eğitimi başarıyla tamamlayan adaylar, psikiyatri polikliniği bulunan tüm sağlık kuruluşlarında hizmet verebilir ya da kendi kliniklerini açabilirler. Uzmanların görevleri ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Hastayla doğrudan görüşme yaparak sorunlarını dinlemek,
  • Görüşme sırasında gözlem yaparak hastalıkların belirtilerine uygunluğu değerlendirmek,
  • Gerekli görülmesi halinde tıbbi görüntüleme tetkikleri ya da psikolojik testlerin uygulanmasını sağlamak,
  • Yapılan tetkik sonuçları ve muayene bulguları doğrultusunda hastalıkları doğru teşhis etmek,
  • Hastaya en uygun olacak tedavi seçeneklerini planlamak ve hayata geçirilebilir bir tedavi haritası çıkarmak,
  • Teşhis edilen hastalık hakkında kişiye ve yakınlarına bilgi vermek,
  • Gerek duyulması halinde psikoterapi ve ilaç tedavilerini bir arada uygulamak,
  • Hastanın ayakta ya da yatarak tedavi görmesini belirlemek,
  • Ruh ve sinir hastalıklarının tekrarlamaması için hasta ve yakınlarını bilinçlendirmek,
  • Hasta takibi yapmak ve gerek görülmesi halinde yeni bir tedavi planı uygulamak,
  • Farklı sağlık sorunları görülüyorsa ilgili branş hekimleriyle işbirliği kurmak,
  • Uzmanlık adaylarına psikiyatri hastalıkları isimlerini, belirtilerini, tedavilerini ve teşhis yöntemlerini öğretmek,
  • Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen psikiyatri raporu örneğine uygun olacak şekilde sağlık raporu düzenlemek,
  • Psikiyatri alanında yaşanan gelişmeleri takip etmek ve kendini mesleki açıdan geliştirmek,
  • Hastalara karşı profesyonel, bilimsel ve objektif bir yaklaşım sergileyebilmek,
  • Hasta mahremiyetine uygun şekilde davranmaktır.

Psikiyatristlerin gözlemci, analitik zekası güçlü, sözlü iletişim becerileri gelişmiş, dikkatli, uzun süre konsantre kalabilen, motivasyonunu yüksek tutabilen, insan ilişkilerinde mesafeleri belirleyebilen, araştırmacı ve kendini geliştirmeye açık kişiler olmaları beklenir. 

Bu sayede hasta ve doktor arasındaki güven ilişkisi daha sağlıklı bir seyir izleyecektir. 

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Neye Bakar? Psikiyatri Hangi Hastalıklarla Bakar?

Ruh sağlığı ve hastalıkları bölümü, kişilerde görülen her türlü zihinsel ve ruhsal sorunla ilgilenmektedir. 

Toplumumuzda en sık görülen psikiyatrik hastalıklar ise şu şekilde sıralanabilir:

  • İki Uçlu Duygudurum Bozukluğu: Bipolar bozukluk ya da manik depresif bozukluk olarak da adlandırılır. Hastalar ani duygu durum değişimleri geçirdiği için günlük hayatları oldukça zorlu geçer. Atak dönemleri manik ya da majör seyreder. Yani hastalar ya aşırı çökkün bir ruh halinde ya da çok taşkın bir karaktere bürünürler. Ataklar sona erdiğinde ise ruh halleri normale döner. İlaç tedavisi gerektiren bu hastalığın evresine bağlı olarak yatarak tedavi de önerilebilir.
  • Depresyon: Günümüzde en sık görülen psikolojik hastalıkların başında gelir. Sevilen eylemler karşısında ilginin yitirilmesi, iştahın kesilmesi ya da çok fazla açılması, boşvermişlik, mutsuzluk, uyku bozuklukları, üzüntü ve isteksizlik gibi belirtiler gösterir. Duygular ya da düşüncelerde görülen bozulmalar, kişinin davranışlarında da olumsuzluklara yol açar. Terapilere olumlu yanıt vermeyen hastalar için ilaç tedavisi uygulanmalıdır.
  • OKB: Açılımı Obsesif Kompulsif Bozukluk anlamına gelen bu hastalık, kişilerin rahatsız edici düşüncelere saplanmasına (obsesyon) ve karşılığında sürekli kendini tekrar eden davranışlar sergilemesine (kompulsiyon) yol açar. Yaşanan travmalar ya da beyindeki belirli bölgelerin aşırı aktif olması nedeniyle ortaya çıkabilir. Tedavi görülmediği sürece iyileşme mümkün olmaz.
  • Cinsel İşlev Bozuklukları: Erken boşalma, erekte olamama ya da vajinismus gibi durumlar kapsar. Bu sorunlar psikolojik problemlere bağlı olarak meydana geliyorsa hastalara psikiyatrik tedavi uygulanır. Bunun için öncelikle üroloji ya da jinekoloji uzmanları tarafından muayene uygulanmalı ve sorunların psikolojik olduğu doğrulanmalıdır.
  • Kaygı Bozuklukları: Anksiyete bozukluğu olarak da bilinir. Özellikle hızlı karar verilmesi gereken ya da beklenmeyen durumlar karşısında ortaya çıkar. Ancak anksiyete hastaları bu durumlar dışında da sık sık kaygı atakları geçirirler. Bu durum günlük yaşamlarını ve sosyal hayatlarını büyük oranda zorlaştırdığı için, çevrelerinde bulunan kişilerle olan ilişkilerinde de bozulmalar görülür. Psikoterapi teknikleri ve ilaç tedavisi ile kontrol altına alınması mümkündür.
  • Şizofreni: Ağır ilerleyen ve tedavi edilmemesi halinde ciddi sorunlara neden olan bir hastalıktır. Hastalar, hayal ettikleri ile gerçeklik arasındaki ayrımı yapamaz. Bunun sonucunda ise gerçeklikten kopma, olayları ayırt edememe, duygularını kontrol edememe ve davranışlarını baskılayamama gibi sonuçlar ortaya çıkar. Başlangıç evrede teşhis edilen şizofreni hastaları için baskılayıcı ilaçlar ve psikoterapi teknikleri bir arada uygulanır. Bu sayede hastalığın ilerlemesi durdurulur ve semptomlar bastırılır. Ancak ileri evre hastalarda yatarak tedavi tavsiye edilmektedir.
  • Bağımlılık Sorunları: Duygu, davranış, düşünce ve genel sağlık durumu üzerinde olumsuz etkisi bulunan maddelere karşı bağımlılık duyulması durumudur. Kişiler, bu maddelerin zararlı olduğunu bilse dahi yoksunluk duyumu nedeniyle kullanmayı bırakamaz. Yatarak tedavi ile kontrol altına alınabilen bu sorunun tekrarlamaması için taburcu olduktan sonrasında terapiler sürdürülebilir.
  • DEHB: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu anlamına gelir. Küçük yaşlarda daha sık görülen ve genellikle terapilerle kontrol altına alınabilen bu sorun, erişkinlerde de ortaya çıkabilir. Okul ya da iş hayatında sık sık hata yapılması, özsaygının eksik olması, uyum problemleri, öğrenme güçlüğü, odaklanma sorunları, çabuk sıkılma, çok konuşma, aşırı hareketlilik ya da eylemleri sürdürememe gibi semptomlar gösterir. Dürtüselliğin de eşlik ettiği vakalarda ilaç tedavisi uygulanabilir.
  • Sosyal Fobiler: Toplum tarafından kabul görmeme, yargılanma, eleştirilme, onaylanmama ya da beğenilmeme gibi korkular nedeniyle asosyalliğe yönelim gösterilmesidir. Hastalar diğer insanların bulundukları ortamlarda konuşamaz, yemek yiyemez ya da konuşamazlar. İlaç kullanımı ve psikoterapiler ile tedavisi mümkündür.
  • Yeme Bozuklukları: Özellikle öz saygısını yitiren ya da beden algısı olumsuz etkilenen kişilerde görülür. Bulimia Nervoza hastaları atak geçirirken çok fazla yemek yer ve sonrasında pişman olarak bilinçli bir şekilde kusarlar. Anoreksiya Nervoza hastaları ise günlük ihtiyaç duyulan kalori değerinin çok daha azını alacak şekilde beslenirler. Her iki hasta grubu da ishal yapma etkisi bulunan ilaç kullanımı, yoğun egzersiz programlarının uygulanması ya da açlık gibi yöntemlere başvurur. Bunun sonucunda ise tüm vücut sistemleri olumsuz etkilenerek hayati risk yaratır.
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Taciz, doğal afet, saldırı, kazalar ya da işkence gibi olaylar yaşayan kişilerde görülür. Olayın üzerinden zaman geçse de hastalar bu anıları sürekli hatırlar, uyku bozuklukları yaşar, kabuslar görür, kolayca irkilebilir ya da hayata karşı olumsuz bir bakış açısı kazanabilir. Şiddetli vakalarda anksiyete ve depresyon ile birlikte seyredebilir. İlaç kullanımı ve psikoterapi ile tedavisi mümkündür.
  • Uyku Bozuklukları: Tıpkı yeme bozukluğu gibi, tüm vücut sistemlerini olumsuz etkileyen bir durumdur. Derin uykuya dalamamak, yeterli uyumaya rağmen dinlenememek, uykunun sık sık bölünmesi, uyumakta güçlük çekilmesi, sık sık kabus görülmesi, uyurgezerlik, uykuda konuşma ya da sağlıklı uyku süresinin doldurulamaması gibi durumları kapsar.
  • Yas Sendromları: Kişinin yaşadığı bir kayıp karşısında yas haline bürünmesi ve bu durumun 3 ila 6 aylık bir zamandan daha uzun süre devam etmesi anlamına gelir. Yoğun üzüntü, acı çekilmesi, düşmanca ruh hali ve öfkenin kontrol edilememesi gibi belirtiler gösterir. Psikiyatrik tedavi ile iyileştirilmesi mümkündür.

Psikiyatri bölümü tarafından ilgilenilen sağlık sorunları, kişiden kişiye göre farklı belirtiler gösterebilir. Bu durum kişinin biyolojik durumu ve yaşadığı olaylardan ne boyutta etkilendiğiyle alakalıdır. Günlük yaşamda zorluklara neden olan tüm problemler için uzman bir psikiyatristten yardım alınabilir.

Psikiyatri Bölümü Hangi Tedavileri Uygular?

Psikiyatri bölümü, günümüzde genel olarak 2 farklı tedavi yöntemi kullanmaktadır. Bunlardan ilki hormon dengelerinin sağlanması, hastalıkların baskılanması ve semptomların kontrol altına alınması için uygulanan ilaç tedavisidir. 

Reçete edilen ilaçlar hastanın genel sağlık durumuna, teşhis edilen hastalığa, hastalığın kaynağına, evresine ve semptomların derecesine bağlı olarak kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. 

Bu ilaçların rastgele ve bilinçsiz kullanımı ciddi sorunlarına neden olacağı için yalnızca hastanın kullanması, belirtilen süre boyunca ve önerilen dozda devam edilmesi gerekir. İlaçların bırakılması gerektiğinde uzmanlar dozu yavaş yavaş azaltarak yoksunluk duyulmasını önleyecektir. 

Psikoterapi teknikleri, hastanın ihtiyaçlarına bağlı olarak belirlenir. Grup terapileri, aile terapileri, çift terapileri, davranış terapileri, destek grupları, hipnoterapi, günlük yaşamın planlanması, olumlama, nefes egzersizleri gibi tamamlayıcı terapiler, aile dizimi, uğraş terapisi ve psiko gözetim gibi uygulamaları kapsar. 

Terapiler, vakanın şiddetine bağlı olarak ilaçlarla desteklenebilir. 

Psikiyatri bölümü tarafından uygulanan tedavilerin tümü hastanın günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmesi, hayatın içinde olabilmesi, sosyal akışa uyum sağlayabilmesi, görev ve sorumluluklarını tamamlayabilmesi, insan ilişkilerinin sürdürülebilmesi, olaylarla başa çıkabilmesi, özsaygı ve öz sevgisini kazanabilmesi prensibine dayanır. 

Bu nedenle tedavi süreci boyunca uzmanla işbirliği yapılması, yaşam kalitesinin arttırılmasını doğrudan etkileyecektir.  

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Psikiyatri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Psikolog kelimesinin dilimizdeki karşılığı ruh bilimcidir. Psikologlar, danışanları gözlemleyerek neden-sonuç ilişkisi kurmak ve psikiyatristler tarafından istenen testleri uygulamak ve sonuçlarını değerlendirmekten sorumludur. Aynı zamanda gerekli yeterliliğe sahip olan psikologlar danışmanlık hizmeti vererek kişilerin psikolojik sorunlarında rehberlik de edebilirler.

Ergenlik dönemini henüz tamamlamamış olan tüm hasta grubuna psikiyatri hizmeti sunan tıp branşına Çocuk (Pediatrik) Psikiyatri adı verilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen davranış bozuklukları, DEHB, öğrenme güçlüğü, konuşma bozukluğu, zeka geriliği, IQ seviyesinin yüksek olması, uyum sorunları, öfke nöbetleri vb. gibi ruhsal sağlık sorunlarının teşhis, takip ve tedavilerini çocuk psikiyatristleri gerçekleştirir.   

Psikiyatri muayenesi sırasında öncelikle hastanın adı, medeni durumu, yaşı, hangi mesleği yaptığı ve nerede yaşadığı gibi genel sorular sorulur. Ardından şikayetleri, bu şikayetlerin ne zamandır var olduğu, yardım almak için neden o anın seçildiği öğrenilir. Hastanın bağımlılık öyküsünün olup olmadığı, daha önceki dönemlerde psikolojik yardım alıp almadığı, aile ve çocukluk öyküsü, cinsel hayatı, inancı, hobileri, kültürel etmenler, geçirilen travmalar ve yaşam şekli gibi bilgiler de psikiyatri muayenesinde yöneltilen sorular arasında yer almaktadır.

Psikiyatri, insanın psikolojik sağlığından sorumlu, ilaç ve psikoterapi yöntemini kullanan branştır.

makaleyi incele

Anksiyete, kaygı bozukluğu ya da anksiyete bozukluğu olarak da bilinir. Günlük olarak yaşanılan kaygı ve korku durumdan farklı olarak yaşanan uygunsuz kaygı ve korku durumudur.

makaleyi incele

Kaygı bozukluğu, anksiyete bozukluğu kısa adı ile anksiyete; ilaç, psikoterapi ya da her ikisi ile birlikte tedavi edilebilir.

makaleyi incele

Bipolar bozukluk, eski adıyla Manik-Depresif bozukluk manik, hipomanik ve depresif ataklarla karakterize bir psikiyatrik hastalıktır.

makaleyi incele

Eski adı manik depresif olan bipolar bozukluk hastalığının 4 alt tipi olup, uygulanacak teşhis ve tedavi yöntemleri her bir tipte farklılık göstermektedir.

makaleyi incele