Psikiyatri, insanın psikolojik sağlığından sorumlu, ilaç ve psikoterapi yöntemini kullanan branştır.

Kaygı bozukluğu ya da anksiyete bozukluğu olarak da bilinen anksiyete, günlük olarak yaşanılan kaygı ve korku durumdan farklı olarak yaşanan uygunsuz kaygı ve korku durumudur. İlaç, psikoterapi ya da her ikisi ile birlikte tedavi edilebilir.

Bipolar bozukluk; manik, hipomanik ve depresif ataklarla karakterize bir psikiyatrik hastalıktır. Dört alt tipi olup, uygulanacak tedavi yöntemleri farklılık göstermektedir.

Tripofobi, küçük deliklere sahip olan yüzeylere baktığında korku ve iğrenme hisseden kişilerde görülür. İlaç tedavisi ve terapi yöntemleri ile tripofobi korkusu yenilebilir.

Pedofili, yetişkin bireylerin en fazla ergenlik dönemine kadar olan çocuklara karşı ilgi ve cinsel haz duyması durumu olup, kesin bir tedavisi yoktur ve bireyin yaşamı boyunca psikolojik destek gerekir.

Psikiyatri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Psikolog kelimesinin dilimizdeki karşılığı ruh bilimcidir. Psikologlar, danışanları gözlemleyerek neden-sonuç ilişkisi kurmak ve psikiyatristler tarafından istenen testleri uygulamak ve sonuçlarını değerlendirmekten sorumludur. Aynı zamanda gerekli yeterliliğe sahip olan psikologlar danışmanlık hizmeti vererek kişilerin psikolojik sorunlarında rehberlik de edebilirler.

Ergenlik dönemini henüz tamamlamamış olan tüm hasta grubuna psikiyatri hizmeti sunan tıp branşına Çocuk (Pediatrik) Psikiyatri adı verilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen davranış bozuklukları, DEHB, öğrenme güçlüğü, konuşma bozukluğu, zeka geriliği, IQ seviyesinin yüksek olması, uyum sorunları, öfke nöbetleri vb. gibi ruhsal sağlık sorunlarının teşhis, takip ve tedavilerini çocuk psikiyatristleri gerçekleştirir.   

Psikiyatri muayenesi sırasında öncelikle hastanın adı, medeni durumu, yaşı, hangi mesleği yaptığı ve nerede yaşadığı gibi genel sorular sorulur. Ardından şikayetleri, bu şikayetlerin ne zamandır var olduğu, yardım almak için neden o anın seçildiği öğrenilir. Hastanın bağımlılık öyküsünün olup olmadığı, daha önceki dönemlerde psikolojik yardım alıp almadığı, aile ve çocukluk öyküsü, cinsel hayatı, inancı, hobileri, kültürel etmenler, geçirilen travmalar ve yaşam şekli gibi bilgiler de psikiyatri muayenesinde yöneltilen sorular arasında yer almaktadır.

Sakinleştiriciler ve nöbet önleyici ilaçlar dizartriye sebep olabildiği bilinen ilaçlardır. Sakinleştiriciler; benzodiazepin, barbitürat, hipnotik ve opiod grubu ilaçlardır ve herhangi birinin kullanımında dizartrinin ortaya çıkma ihtimali vardır. Uyuşturucu maddelerin kullanımı da dizartri gelişimine sebep olabilmektedir.

Dizartri sorunu yaşayan kişilerin aile hekimlerine başvurmaları, özellikle ilaca bağlı görülen durumlarda fayda sağlayabilir. Kişinin kullandığı ilaçların arasında dizartriye sebep olduğu bilinen ilaçların olması halinde aile hekimi tedavinin değişmesini sağlayarak sorunu çözebilir. Sorunun bu şekilde çözülememesi halinde dil ve konuşma terapistlerine başvurulabilir. Ancak dil ve konuşma terapisi uzmanları ülkemizde yeterli sayıda bulunmamaktadır. Dil ve konuşma terapistine ulaşılamadığı durumlarda nöroloji kliniklerine başvurulması durumun değerlendirilmesi ve kişilerin uygun kliniklere yönlendirilmeleri için yeterli olmaktadır.