Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu, algıların çok kısa sürelerde değişebilmesiyle karakterize, duyguların uçlarda hissedildiği kişilik bozukluğu olup, psikoterapi yöntemi ile tedavi uygulanmaktadır.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu tanımı yapılmadan önce, genel olarak kişilik ve kişilik bozukluğu tanımlarından bahsedilmesi bu hastalığın anlaşılması için önem taşır.

Kişilik; genetik yapının üzerine yetiştirilme, eğitim, çevre, aile gibi temel kavramlarla kurulan, kişiye özgü davranışlar bütünüdür. Kişilik halk arasında yaygın olarak inanıldığı gibi çok küçük yaşlarda oluşup sonra sabit kalan özellikler değildir. Genetiğin karakter üzerindeki payı inkar edilemez ve bebeğin anne rahmine düşmesinden itibaren karakter oluşumu başlar. Ancak 20’li yaşlara kadar gelişimi sürer. Erken çocukluk dönemi karakter oluşumu için kritik bir dönemdir. Fakat çocukluk biterken karakter gelişimi sürmeye devam eder. Bu sebepten kişilik bozuklukları ne kadar erken tanınıp önlemleri alınırsa tedavileri de o kadar başarılı olur.

Kişilik bozuklukları, bireyin karakter gelişiminin içinde yaşadığı topluma ve bir takım evrensel kabullere göre normal bir seyir izlememesi sonucu meydana gelen hastalıklardır. Kişilik bozukluğu yaşayan bireylerin çoğunun ailesinde de buna benzer veya farklı tipte kişilik bozuklukları, gelişim bozuklukları ya da çeşitli psikiyatrik rahatsızlıklar görülür. Kendisinin psikolojik durumu hali hazırda bozuk olan kişilerin çocuklarını büyütürken travmalara maruz bırakmaları tahmin edilebilir bir sonuçtur. Psikolojik, fiziksel ve ya cinsel şiddet, bölünmüş aile yapısı, aile bireylerinden birinin veya bazılarının erken yaşta kaybı, kimsesiz büyümek gibi travmalar yatkın bireylerde kişilik bozukluklarına sebep olabilir.

Kişilik bozukluklarının genel tanısı için gereken 2 temel kriter vardır:

  • Bireyin kendine bakışında ve sosyal ilişkilerinde fonksiyonel ciddi bir bozulma olması (Benlik algısı, başına buyrukluk, kendisi için empati kurabilme ve yakınlık kurabilme sosyal ilişkiler için fonksiyonel özelliklerdir)
  • Tanımlanmış en az 1 tane patolojik (hastalıklı) kişilik özelliği bulunması

Bu durumların kişinin başka bir tıbbi ya da psikiyatrik hastalığının sonucu olarak ortaya çıkmamış olması, kültürel olarak içinde bulunduğu yapıyla uyumlu değerlendirilmesi gerekir.

Kişilik bozuklukları A, B ve C tipleri olarak 3 ana kategoride incelenir:

  • A tipi kişilik bozuklukları: şizoid, şizotipal ve paranoid kişiliklerdir.
  • B tipi kişilik bozuklukları: antisosyal, histriyonik, narsistik, borderline (sınırda) kişiliklerdir.
  • C tipi kişilik bozukluklarıobsesif, depresif, çekingen, pasif agresif kişilik bozukluklarıdır.

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu; kişilik değerlendirmesinin, hayat hedeflerinin, duyguların, düşüncelerin, insan ilişkilerinin, beğenilerin kısaca insanın hayata dair tüm algılarının çok kısa sürelerde değişebilmesiyle görülen, hissedilen her duygunun uçlara varabildiği, gösterilen davranışların ise çoğunlukla dürtüsel (düşünmeden içten geldiği için yapılan) olduğu bir kişilik bozukluğudur. Daha sık genç kadınlarda görülür. Yaş ilerledikçe şiddeti düşme eğilimindedir.

Kişinin bir an düşündükleri, hissettikleri, istedikleri, amaçladıkları, beğendikleri kısacası hayatındaki her kavram saatler içinde değişebilir. Bu değişim genelde ufak tefek fikir değişiklikleri şeklinde olmaz. Saatler içinde düşündüğü şeylerin 180 derece zıddını düşünmeye başlayabilir.

Sınır kişilik bozukluğu hem durumu yaşayanlar hem de yakınları için oldukça zorlu bir hastalıktır. Pek çok ruhsal hastalıkla mozaik oluşturduğu ya da karıştırıldığı düşünülürse yönetiminin ne kadar zorlu olacağı tahmin edilebilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Borderline kişilik bozukluğu yaşayan kişiler toplum içinde genelde dengesiz olarak tanımlanır ve genelde kısa sürede bir problem yaşadıkları, herkes gibi olmadıkları fark edilir. Kendilerini gizlemeyi beceremezler ve gerek duymazlar.

  • Hayatlarının her alanında instabilite (denge eksikliği) yaşarlar. Bir an ak dediklerine başka bir an kara diyebilirler.
  • Kimlik karmaşası yaşarlar, kendileri hakkında bile stabil ve tutarlı görüşleri yoktur.
  • Genel olarak çabuk öfkelenir, çabuk kırılır, çabuk alınırlar. Bu sebepten genel olarak tüm insan ilişkileri problemli ve fırtınalıdır.
  • İnsanların duygularını, isteklerini, hassasiyetlerini anlamakta sorun yaşayabilirler ya da anladıkları halde kışkırtmak adına bunlarla oynamaya çalışabilir, saygısız davranabilirler.
  • Dürtüsel, yani içlerinden o an nasıl öyle geliyorsa, nasıl istiyorlarsa öyle davranma eğilimindedirler. Fakat bu davranışlar kendilerini ya da başkalarını tehlikeye atacak, zor duruma düşürecek davranışlar olabilir.
  • Sık sık endişeli ve gergin ruh haline girerler, tehdit altında olduklarını, zarar görme tehlikeleri olduğunu düşünürler ve böyle hissederlerse kolayca agresifleşip tartışma veya kavga çıkarabilirler.
  • Sevdikleri, ilgi duydukları insanlar tarafından reddedilmekten, beğenilmemekten ve terk edilmekten büyük endişe ve korku duyarlar. Bu konuda sürekli düşünür ve onay alma ihtiyacı içinde hissederler.
  • Kırıldıkları ve kızdıkları insanlara kolayca düşmanca hisler besleyebilir, kin tutabilirler.
  • Genel olarak yaşadıkları travmaların ve günlük hayatlarında yaşadıkları stresin üstünden gelemeyen bireyler oldukları için sık sık depresif hisseder, hatta major depresyon yaşayabilirler.
  • İnsanları manipüle etmekten, parmaklarında oynatmaktan keyif alabilir ve bunun için etik dışı yöntemlere başvurabilirler. İftira atabilir, yalan söyleyebilir, kışkırtabilirler.
  • Yaratıcılık konusunda yeteneklilerse çok iyi sonuçlar ortaya koyabilirler, sanata yatkınlıkları vardır. Duygularını yüksek yaşadıkları için anlatmakta başarılılarsa edebi yatkınlıkları olur.
  • Duygusal dengelerini kuramadıkları ve özellikle depresif oldukları dönemlerde maalesef intihara meyilli olabilirler.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedenleri Nelerdir?

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu olan kişiler incelendiği zaman geçmişlerinde neredeyse her zaman önemli travmalara rastlanır. Genetiğin rolü diğer kişilik bozukluklarına göre biraz daha geride olup daha ön planda travmaya maruz kalma vardır. Sınırda kişilik bozukluğu tanısı almadan önce çocukluk yaşlarında dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu tanısı ya da bipolar bozukluk tanısı alabilirler. Her yaşta davranışları yaşıtlarından ve çevrelerinden farklı olacağı için travmalara da daha açık hale gelirler, bu bir kısır döngü oluşturur.

Psikolojik veya fiziksel şiddet, cinsel istismar, parçalanmış aile yapısı, dengesiz ve yakınlık kuramayan ebeveynler, aile bireylerinin kaybı, evsiz kalmak, kimsesiz büyümek, farklı bedensel ya da psikolojik hastalıklara sahip olmak gibi travmalar hastalığın nedenlerini oluşturabilir.

Kişiliklerinin doğal yapısı itibariyle de sağlıklı insan ilişkileri yürütmek zorlaşır ve yalnızlık, terk edilmişlik hissi de hastalığı küçük yaşlardan itibaren tetikler.

Borderline Kişilik Bozukluğu Teşhisi

Kişilik bozukluklarının teşhisi psikiyatrik tanı kılavuzlarından yararlanılarak konur. Bu konuda ülkemizde en sık kullanılan kaynak şu an DSM-5’tir. DSM-5’e göre borderline (sınır) kişilik bozukluğu tanısı için şu kriterlere bakılır:

İlk basamak kişilik bozukluklarına tanı koymak için gereken 2 ana kriterin varlığının araştırılmasıdır. 

Bu kriterler şunlardır:

1. Bireyin kendine bakışında ve sosyal ilişkilerinde fonksiyonel ciddi bir bozulma olması.

Bu madde altında 4 kavram incelenir:

  • Benlik algısı: Zayıflamış, öz güveni düşük, az gelişmiş ya da dengesiz bir kişilik algısı, kendine yönelmiş aşırı eleştirel ve yargılayıcı tutum, kronik boşluk ve anlamsızlık hissi, stres durumlarında içe kapanma, toplumdan soyutlanma durumu.
  • Başına buyrukluk: Dürtüsel davranışlar, arzularda, hayallerde, kariyerde, değerlerde veya yaşam hedeflerinde dengesizlik, kararsızlık.
  • Empati: Başkalarının düşüncelerini benlik algısı olarak değerlendirmek, bunlara göre kendine değer biçmek ve kolay alınganlık göstermek. 
  • Yakınlık kurma: Aşırı yakın ve çok çatışmalı, dengesiz, muhtaçlık hisleriyle çevrili ilişkiler kurma, sürekli terk edilme korkusu yaşama, ilişki yaşanan kişilere çift değerlilik atfetmek (bir gün dünyanın en iyisi olarak gördüğü insanın değerinin öbür gün sıfıra düşmesi gibi).

Bu 4 faktörün en az 2’sinin hastada bulunması gerekir.

2. Tanımlanmış en az 1 tane patolojik kişilik özelliği bulunması

  • Emosyonel labilite (değişkenlik): Durumlarla ve olaylarla bağdaşmayacak kadar yüksek tepkiler verme, duygusal dengesizlik hali, sık sık ruh hali değişimleri, kolayca zıddına kayabilecek düşünceler ve duygular.
  • Kaygı hali: Yoğun kaygı, gerginlik ve panik hisleri, geçmişteki negatif deneyimlere saplanmak, gelecekte oluşabilecek negatif deneyimler için fazla endişelenmek, belirsizlik hissine karşı yaşanan yoğun bir korku ve kaygı, kontrolü kaybetme, dağılma korkusu.
  • Ayrılık anksiyetesi (kaygısı): Romantik ilişkilerde yoğun reddedilme ve terk edilme korkusu ve bunun yanında tamamen bağımsızlığını yitirme ve bağımlılık geliştirme korkusu.
  • Depresiflik: Sıklıkla düşük, umutsuz ve çaresiz hissetme, bu hislerden çıkmakta zorlanma, geleceğe dair karamsarlık, düşük kendilik algısı ve öz değer, intihar düşüncesi ve eylemi.
  • Dürtüsellik: Plansızca, o an içinden geldiği gibi gösterilen davranışlar, pervasızlık, getirisini götürüsünü düşünmeden aniden eyleme geçme, planlara sadık kalmakta ve tamamlamakta zorluk çekmek, acelecilik ve duygusal stres altında kendine zarar verme ihtimali.
  • Risk alımı: Tehlikeli, riskli ve kendine zararı dokunabilecek gereksiz eylemlere kolayca sonuçlarını göz ardı ederek girişmek, diğer kişilerin sınırlarını ihlal etmek ve tehlikeye girme ihtimallerini görmezden gelmek
  • Düşmanca hisler besleme: Sürekli ve ya sık sık öfkeli hissetme, ufak anlaşmazlıklar ve problemlere gereğinden fazla duygulanma, alınma ve tepki verme.

Bu patolojik (hastalıklı) kişilik özelliklerinden en az 4’ünün bulunması ve bunlardan son 3’ünden herhangi birinin mutlaka o 4 kriterden biri olması gerekir.

Bunlar temel tanı kriterleridir fakat değerlendirilmesi ve sınıflandırılması nihayetinde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı hekimler tarafından yapılmaktadır. Kendinize ve ya yakınlarınıza teşhis koymak önemli problemlere ve ciddi sonuçlara sebebiyet verir. Eğer şüpheleriniz varsa yine yapmanız gereken bu durumda bir psikiyatriste danışmaktır.

Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu ve genel olarak hiçbir kişilik bozukluğu kesin çözümü olan hastalıklar değildir. Uzun seneler boyunca psikoterapi almaları gerekebilir. Psikoterapi etkinliği en yüksek tedavi yöntemidir. Bu alanda seçilecek olan psikoterapi yaklaşımı genellikle bilişsel davranışçı terapidir. Terapi, geçmiş travmaları onarmak, günlük problemlerin üstesinden gelmek, stresle ve depresif düşüncelerle başa çıkmayı öğrenmek gibi amaçlarla yapılır. Öz farkındalığı ve eğitim düzeyi yüksek hastalarda daha başarılı olur.

Sınır kişilik bozukluğu yaşayan bireyler sıklıkla depresif duygudurumla ve kaygı problemleriyle karşı karşıya kalırlar. Bu dönemlerde hekim gerekli görürse ilaç tedavisi verebilir. Fakat bunun dışında hayat boyu sürecek şekilde ilaç kullanımı nadir hasta için gerekli olur.

Alkol ve madde bağımlılığı, kişilik bozukluklarına eşlik etme olasılığı azımsanmayacak düzeyde olan durumlardır. Bu açıdan dikkatli olunmalı, oluştuysa mümkün olduğunca hızlı tedavi edilmelidir. Kendine ve başkalarına zarar verme davranışlarına alkol ve madde zemin hazırlayabilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavi Edilmezse

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu zaten tam olarak tedavi edilemez. Fakat hastalık yönetiminin hastaya ve yakınlarına öğretilmesi çok önemlidir. Günlük hayatta riskli ve tehlikeli işlere atılma ihtimalleri yüksek olduğu için kendilerine ve çevrelerine zarar verebilirler.

Bunun dışında alkol ve madde bağımlılığı, dürtüsel davranışlar, major depresyon, çevredeki insanlarla ciddi problemler yaşama hatta zarar verme ve intihar riski tedavi almayan, kontrolsüz hastalarda daha yüksektir.

Uzun vadeli planlar ve hedefler koyma, bunları hayata geçirme ve sadık kalma konusunda pek iyi olmadıkları için akademik hayatta ve iş hayatında kayıplar yaşayabilirler. Tedavi almazlarsa da yine dönüp kendilerini suçlamalarıyla, kendilerine yüklenmeleriyle sonuçlanır ve kısır döngüye girilir.

Bunun dışında cinsel hayatlarında çok partnerli olma ve güvensiz cinsel birliktelikler yaşamaya yatkın olurlar. Bu da yaşamsal tehlikelere kadar varabilir, önüne geçilmesi gereken bir durumdur.

Borderline Kişilik Bozukluğu Ne İyi Gelir?

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu sahibi hastaların önemli özelliklerinden biri, sanatsal faaliyetlere ve yaratıcılığa yatkın olmalarıdır. Bu yönlerini pekiştirecek hobiler ve ilgi alanları hastalara iyi gelebilir.

Sağlıklı bir yaşam sürmek, egzersiz yapmak, sevdiği uğraşlara vakit ayırmak, evcil hayvanlarla ilgilenmek gibi stresi azaltıcı aktivitelere günlük hayatlarında yer vermeleri olumlu sonuçlar doğurur.

Bunun yanında yakınlarının ve ailenin desteği bu hastalar için çok önemlidir. Hem insanlara problem yaratabilir hem de bunun için üzülürler. Bu açıdan yakınlarının hastalığın farkında olması önemlidir. Her dediklerini yapmak veya manipülasyonlarına boyun eğmek takınılmaması gereken bir tutumdur ama bu durumlarla baş edebilmek hastayı iyi tanımakla ve bilinçlenmekle kolaylaşabilir. Kişilik bozukluğu yaşayan bireylerin belli ortak özellikleri vardır. Hepsi farklı yapılarda ve derecelerde sorunlar yaşar. Bu konuda en iyi tavsiyeleri hastayı muayene edip değerlendiren ruh sağlığı profesyonelleri verecektir.

Unutulmamalıdır ki bu bir hastalıktır ve altında genel olarak önemli travmalar yatmaktadır. Bu incinmiş insanlara özellikle ailenin koşulsuz sevgiyle yaklaşması ve desteklerini hep hissettirmesi gerekir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Ne İyi Gelmez?

Borderline kişilik bozukluğu yaşayan hastaların her biri kendine özgü travmalara ve patolojik (hastalıklı) kişilik özelliklerine sahiptir. Fakat hiçbirine stres iyi gelmez, hepsinin baş düşmanıdır. Stresli durumlarda kolayca içlerine kapanır ve depresif olabilirler. Bu esnada özel hayatları, iş hayatları ve günlük faaliyetleri ciddi sekteye uğrar, alkol madde bağımlılığı riski artar. Mümkün olduğu kadar stresten uzak kalmaları gerekir.

Bunun dışında romantik ilişkilerinde ve evliliklerinde terk edilmek ve ya çeşitli sebeplerle meydana gelen ayrılık durumları sınırda bireyleri diğer bireylerden çok daha fazla sarsabilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu İlaçları

Borderline kişilik bozukluğu için özel geliştirilmiş ya da onay almış bir ilaç yoktur. Depresif dönemleri sık yaşarlar, bu dönemlerde antidepresanlar önerilebilir. Hastalığın genel olarak yaşamı çok etkilediği hastalarda duygudurum dengeleyicilerden yardım alınabilir. Bunların dışında gereken vakalarda başka ilaçlar da tercih edilebilir. Bunların hepsi hekimin hastaya özgü değerlendirme yapması neticesinde hastaya özel verilir, genel geçer ilaç isimlerinden bahsetmek mümkün değildir.

Gebelikte Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu gebeliğe fiziksel olarak engel bir durum değildir. Fakat bu hastalık bireylerin günlük rutinler kurması, stabil ve güvenlikli bir hayat oluşturması ve düzenli yaşamasını zorlaştıran bir hastalıktır. Bu açıdan gebelik esnasında ve sonrasında sorunlar yaşamaları olasıdır.

Bütün bunların yanında zaten depresyona yatkın kişilikleri, gebelik ve doğum sonrası depresyonuna da yatkınlık oluşturur.

Borderline kişilik bozukluğu gelişiminde bozuk anne-bebek ilişkisinin ve parçalanmış aile yapısının etkisi çok büyüktür. Bu travmalarla büyümüş yetişkinlerin bunları çocuklarına da yansıtmaması ve onlara daha sağlıklı bir gelecek kurması için öncelikle kendi tedavisini aksatmaması, kendi durumunu iyileştirmesi ve hayat rutinini oturtması gerekir. Bu açılardan düşünüldüğü zaman gebelik istenmesi durumunda psikiyatristle ve ya psikologla bu durumun açıkça konuşulması ve tavsiyelerine uyulması uygun olacaktır.

Çocuklarda Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu ergenlik çağında belirti gösterebilir ve tanı alabilir. Fakat çocukluk dönemi içinde çok çok nadir görülür. Genelde bebeklik ve çocukluk çağı travmalarının yetişkinlik dönemindeki yansıması olarak ortaya çıkar. Çocukluk döneminde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ya da davranım bozukluğu tanısı almış olabilirler. Bu durumlarda tedavilerin teşhisle beraber başlaması hastalık gelişimini iyileştirebilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu için Hangi Doktora Gidilir?

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu ile ilgilenen bölüm Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, yani Psikiyatri bölümüdür. Bu konunun uzmanları da psikiyatristlerdir. Bunun yanında başka şekillerde yolları psikologlarla ya da başka ruh sağlığı profesyonelleriyle de kesişebilir. Onlar da gerekli yönlendirmeyi yapacaktır.

Sınırda kişilik bozukluğu sahibi bireylerin bazıları problemleri olduğunu tam anlamıyla olmasa da farkındadır. Çünkü sürekli anksiyete (kaygı), depresyon gibi ciddi tıbbi sorunlarla boğuşurlar. Birçoğu bu sorunlara çözüm ararken tanı alır. Öz farkındalığı düşük olanlar durumu farkında olmayabilir, yakınları ve aileleri bu konuda kontrolü ele almak zorunda kalabilir.

Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar verim alınır ve kişinin kendine ve çevresine zarar vermesi engellenebilir. Fakat tedavi için zorlamak, diretmek, iddialaşmak ters teper. Bu tarz tutumlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
5
0
Makeleyi Paylaşın

Borderline Kişilik Bozukluğu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Borderline kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin çoğunun travmatik ve yaralayıcı bir geçmişi vardır. Bu sebepten mümkün olduğunca incitmemek, kırmamak, yargılamamak gerekir. Bu hem depresifleşip topumdan uzaklaşmalarına içlerine kapanmalarına sebep olur hem de öfkelenmelerine neden olabilir. Öfkelenmeleri öfkelendiren kişi ve hasta için tehlikeli olabilir.

Tedaviye yönlendirmek için zorlamak, tartışmak, iddialaşmak hiçbir kazanım sağlamaz. Akılları başlarından gitmiş bilinçsiz kişiler değillerdir. Gerçeklik algıları normaldir. Bir çoğu durumunu farkındandır ve zaten depresif duygularından kurtulmak için tedavi almaya meyilli olabilirler. Hiç farkında olmayan bireylere nasıl davranılması gerektiği konusunda bir ruh sağlığı profesyonelinden görüş alınması gerekir.

Borderline kişilik bozukluğunu tespit etmek için özel bir test ve ya laboratuvar ölçümü yoktur. Hasta, hekimle konuşurken belli sorular sorar, sikayetleri dilner, hastanın yakınları ile konuşuruz ve tanıyı koyar.

İlk basamak kişilik bozukluklarına tanı koymak için gereken 2 ana kriterin varlığının araştırılmasıdır. Bu kriterler şu şekildedir:

Bireyin kendine bakışında ve sosyal ilişkilerinde fonksiyonel ciddi bir bozulma olması. 

Bu madde altında 4 kavram incelenir:

  • Benlik algısı: Zayıflamış, özgüveni düşük, az gelişmiş ya da dengesiz bir kişilik algısı, kendine yönelmiş aşırı eleştirel ve yargılayıcı tutum, kronik boşluk ve anlamsızlık hissi, stres durumlarında içe kapanma, toplumdan soyutlanma durumu
  • Başına buyrukluk: Dürtüsel davranışlar, arzularda, hayallerde, kariyerde, değerlerde ve ya yaşam hedeflerinde dengesizlik, instabilite
  • Empati: Başkalarının düşüncelerini benlik algısı olarak değerlendirmek, bunlara göre kendine değer biçmek ve kolay alınganlık göstermek 
  • Yakınlık kurma:  Aşırı yakın ve çok çatışmalı, dengesiz, muhtaçlık hisleriyle çevrili ilişkiler kurma, sürekli terk edilme korkusu yaşama, ilişki yaşanan kişilere çift değerlilik atfetmek (bir gün çok dünyanın en iyisi olarak gördüğü insanın değerinin öbür gün sıfıra düşmesi gibi)

Bu 4 faktörün en az 2’sinin hastada bulunması gerekir.

Tanımlanmış en az 1 tane patolojik kişilik özelliği bulunması

  • Emosyonel labilite (değişkenlik): Durumlarla ve olaylarla bağdaşmayacak kadar yüksek tepkiler verme, duygusal dengesizlik hali, sık sık ruh hali değişimleri, kolayca zıttına kayabilecek düşünceler ve duygular
  • Kaygılılık hali: Yoğun kaygı, gerginlik ve panik hisleri, geçmişteki negatif deneyimlere saplanmak, gelecekte oluşabilecek negatif deneyimler için fazla endişelenmek, belirsizlik hissine karşı yaşanan yoğun bir korku ve kaygı, kontrolü kaybetme, dağılma korkusu
  • Ayrılık anksiyetesi (kaygısı): romantik ilişkilerde yoğun reddedilme ve terk edilme korkusu ve bunun yanında tamamen bağımsızlığını yitirme ve bağımlılık geliştirme korkusu 
  • Depresiflik: Sıklıkla düşük, umutsuz ve çaresiz hissetme, bu hislerden çıkmakta zorlanma, geleceğe dair karamsarlık, düşük kendilik algısı ve özdeğer, intihar düşüncesi ve eylemi
  • Dürtüsellik: Plansızca o an içinden geldiği gibi gösterilen davranışlar, pervasızlık, getirisini götürüsünü düşünmeden aniden eyleme geçme, planlara sadık kalmakta ve tamamlamakta zorluk çekmek, acelecilik ve duygusal stres altında kendine zarar verme ihtimali
  • Risk alımı: Tehlikeli, riskli ve kendine zararı dokunabilecek gereksiz eylemlere kolayca sonuçlarını göz ardı ederek girişmek, diğer kişilerin sınırlarını ihlal etmek ve tehlikeye girme ihtimallerini görmezden gelmek
  • Düşmanca hisler besleme: Sürekli ve ya sık sık öfkeli hissetme, ufak anlaşmazlıklar ve problemlere gereğinden fazla duygulanma, alınma ve tepki verme

Bu patolojik (hastalıklı) kişilik özelliklerinden en az 4’ünün bulunması ve bunlardan son 3’ünden herhangi birinin mutlaka o 4 kriterden biri olması gerekir.

Bunlar temel tanı kriterleridir fakat değerlendirilmesi ve sınıflandırılması nihayetinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimler tarafından yapılmaktadır. Kendinize ve ya yakınlarınıza teşhis koymak önemli problemlere ve ciddi sonuçlara sebebiyet verir. Eğer şüpheleriniz varsa yine yapmanız gereken bu durumda bir psikiyatriste danışmaktır.