Stres

Stres; vücut, fiziksel ya da psikolojik bir durum ile karşılaştığında vücudun verdiği tepki olup, bu hisle başa çıkılması için birçok yöntem vardır.

Stres Nedir?

Stres tanım olarak tehlike, mücadele veya fiziksel ve psikolojik bir duruma karşı vücudun verdiği yanıttır. Stres, stres faktörü ile mücadele edileceğini ya da ondan uzaklaşılacağını savaş ya da kaç mekanizmasını tetikleyerek sağlar.

Ani stres durumlarını tespit eden beyin, vücuda sinyaller göndererek bazı kimyasallar ve hormonların salgılanmasını söyler. Adrenalin ve kortizol en çok bilinen stres hormonlarıdır. Kalp atışlarının arttırarak kaslara ve hayati organlara daha fazla kan gitmesini sağlarlar. Bu sayede durumun üstesinden gelecek enerji ve dikkat kişide bulunmuş olur. Bu stres yanıtından sonra vücudun genellikle rahatlaması beklenir. Ancak sürekli strese maruz kalmak uzun vadede sağlığı olumsuz etkiler.

Stres kötü bir şey değildir. Kazalardan sakınmamıza yardımcı olabilir. Bazen de kargaşa anlarında ortamdan uzaklaştıracak fikri bulmamızı sağlayabilir. Herkesin stresli hissettiği anlar olmuştur. Bazı durumlar kimi insanlara stresli gelirken kimilerine gelmeyebilir ve bu anları daha çok sevebilirler. Bazı stresler iyi türde olabilir. Düğün günleri buna örnektir.

Stres geçici olmalıdır. Savaş ya da kaç durumu bittikten sonra kalp atışları ve soluklar yavaşlar, kaslar gevşer. Kısa bir sürede vücut normal durumuna geri döner ve herhangi bir olumsuz etki kalmaz.

Diğer tarafta şiddetli, sık ve uzun dönemli stres zihinsel ve fiziksel olarak kişiye zarar verebilir.

Yaşam koşulları stresi tamamen ortadan kaldırmaya mümkün kılmaz ancak ondan nasıl kaçınmamız gerektiğini ve baş edebileceğimizi öğrenebiliriz.

Oksidatif Stres Nedir?

Oksidatif stres, hücre düzeyinde metabolik aktiviteler sonucu açığa çıkan maddeler ile bu maddelerin zararsız hale dönüştürülmesi arasındaki denge halidir. Bu maddeler kararsız halde bulunurlar ve hücredeki proteinlere, organellere, DNA’ya veya herhangi bir yapıya zarar verebilirler. Hasar genellikle reaktif oksijen türlerinin direk veya dolaylı etkisiyle oluşur.

Reaktif oksijen türleri bazı mekanizmalarla zararsız hale gelir. Antioksidanlar bu zararsızlaştırma işlemini kolaylaştırır. E vitamini etkili bir antioksidandır ve kalp hastalıklarının görülme riskini azaltır.

Oksidatif stres ile ilişkili birçok hastalık vardır: kanser, parkinson, lafora hastalığı, alzheimer, aterosklerozis, kalp yetmezliği, kalp krizi, frajil X sendromu, orak hücreli anemi, lichen planus, otizm, enfeksiyonlar ve depresyon...

Stres Hormonları Nelerdir?

Bir tehlike gördüğümüzde beyin tabanındaki hipotalamus harekete geçer. Böbreklerin üzerinde konumlanmış adrenal bezlere uyarılar gönderir ve hormonların salınımını söyler. Bu hormonlar tehlikelerle baş etmemizi ve hayatta kalma şansımızı artırır. Stres altında vücutta meydana gelen değişikliklere de bu hormonlar yol açar.

Adrenalin diğer ismiyle epinefrin bu hormonlardan biridir.

Adrenalin şu işleri yapar:

  • Kalp atışını hızlandırır. Çarpıntı olarak hissedilir.
  • Soluk sayısını artırır.
  • Kasların şekeri daha kolay kullanmasını sağlar
  • Kaslara giden kan akımını artırır
  • Terlemeyi uyarır
  • İnsülin üretimini azaltarak kanda şeker bulunmasını sağlar.

Bunların yanında sık adrenalin salgılanması bazı kötü durumlara yol açabilir:

  • Damarların hasar görmesi
  • Yüksek tansiyon
  • Artmış kalp krizi riski ve inme
  • Baş ağrısı
  • Kaygı
  • Uykusuzluk

Asıl stres hormonu kortizoldür. Sahip olduğu rollerin hepsi stresle etkili şekilde baş etmeyi sağlar. 

Bunlar normal bir prosedürdür ve hayati öneme sahiptir:

  • Kandaki şeker miktarını artırır,
  • Beynin, şekeri daha verimli kullanmasını sağlar,
  • Dokulara madde ulaşımını kolaylaştırarak yara iyileşmesini sağlar,
  • Bağışık sistemi cevabını değiştirir,
  • Üreme sistemini ve büyümeyi baskılar,
  • Beynin motivasyon ve korku gibi duyguları kontrol eden kısımlarını etkiler.

Stres ve Kolesterol: Kolesterol bazı besinlerde bulunan hatta vücut tarafından sentezlenen bir yağdır. Bazı araştırmalar stresin kolesterol üzerine etkilerini göstermiştir. Stres kötü kolesterolü dolaylı yoldan arttırır. Kişiler stresli zamanlarda sağlıksız yiyeceklere eğilim gösterirler. Bu besinler de yüksek miktarda kötü kolesterol içerirler. Stres dolaylı yoldan kötü kolesterolü artırabilir.

Stres Tipleri Nelerdir?

Akut Stres

Akut stresi herkes yaşamıştır. Vücudun yeni ve zorlu bir duruma gösterdiği hızlı yanıttır. Örneğin bir araç kazasından çıkmaya çalışırken hissedilen duygu olabilir. Akut stres bazen eğlendiğimiz bir durumda da gelişebilir. Örneğin lunaparklardaki hızlı trene binen bir kişi de akut stresi yaşayabilir.

Bu durumlar normal şartlarda zararlı değillerdir. Hatta gelecekteki stresli durumlara karşı vücudu hazırladığı için faydalı bile sayılabilir.

Akut stres bozukluğu travmatik bir olaydan sonra gelişen kaygıya (anksiyeteverilen addır. Tipik olarak travmadan sonra bir ay içinde gelişir. En az üç gün sürer ve bir aya kadar uzayabilir. Belirtileri travma sonrası stres bozukluğuna benzer.

Travma sonrası stres bozukluğu (post travmatik stres bozukluğu) travmatik bir olaydan sonra başlayan mental bir sağlık problemidir. Bu kişiler güvenli bir ortamda bile streslidirler. 

Bu durumlar şunlar olabilir:

  • Doğal bir afet, deprem veya fırtına gibi
  • Savaşlar
  • Fiziksel veya cinsel saldırı
  • Kazalar

Dönemsel Akut Stres

Bu tip, akut stresin belirli aralıklarla kendini göstermesi şeklinde görülür. Özellikle bir şeyin gerçekleşmesi ihtimalinden kaygı duyduğumuz zamanlarda gelişir. Hastalar kendilerini kargaşa içerisinde hissederler ve hayatlarının tehlikede olduğunu düşünürler.

Bazı meslek grupları (polisler veya itfaiyeciler gibi) dönemsel akut strese daha yatkındırlar.

Kronik Stres

Kronik stres, uzun bir dönem boyunca sürekli aşırı strese maruz kalmak demektir. Bir diğer deyişle sürekli stres halidir. Bireyin sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Anksiyete, kalp hastalıkları, depresyon, yüksek tansiyon, zayıflamış bağışıklık sistemi kronik stresin gelişebilecek sonuçlarıdır.

Stres Belirtileri Nelerdir?

Strese neden olan birçok faktör olduğu gibi belirtileri de çok çeşitlidir. Belirtileri gruplara ayırmak gerekirse şu şekilde olmalıdır:

Emosyonel Değişiklikler

Stres altındayken korku, kaygı, kızgınlık, üzüntü ve hayal kırıklığı gibi duygular hissedilebilir. Bu duygular bazen birbirlerini besleyip farklı fiziksel belirtilere yol açabilir. Kişiyi daha kötü bir hale sokabilir.

İşten kaynaklanan stres kişinin zihinsel sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilir. Stresli çalışanların senede ortalama 24 günü kayıp olarak geçer.

Davranış Biçimindeki Değişiklikler

Stresliyken normalde olduğundan farklı davranabilirsiniz. Mesela içe dönük, kararsız ve inatçı biri olabilirsiniz. Uyku kaliteniz düşebilir. Asabi veya duygusal biri olabilirsiniz. Cinsel alışkanlıklarınızda değişiklik olabilir. Bazı insanlar sigara içmeye başlayabilir veya daha fazla alkol tüketebilir. Stres aynı zamanda yakın çevrenizdeki insanlarla olan ilişkilerinizi de değiştirebilir.

Vücut Üzerine Değişiklikler

Stres altında bazı insanlar baş ağrısı, bulantı ve hazımsızlık hisseder. Daha sık nefes alabilirsiniz ve terleyebilirsiniz. Çarpıntı hissedebilir, değişik ağrılar oluşabilir. Eğer stresiniz kısa süreli ise vücudunuz zarar görmeden normale dönecektir ve bu tüm belirtiler kaybolacaktır. Birçok insan belirli seviyedeki stresle baş etmeyi bilir.

Uzun bir süre stres altında kaldığınızı düşünüyorsanız, uyku kalitenizin ve hafızanızın etkilendiğini fark edeceksiniz. Yeme alışkanlıklarınız değişmiş olabilir veya egzersiz yapmaya üşenebilirsiniz.

Bazı araştırmalar uzun dönem strese maruz kalmanın irritabl bağırsak sendromu, mide ülseri gibi sindirim sistemi hastalıkları ve kardiyovasküler hastalıklara yola açabildiğini de göstermiştir.

  • Kronik ağrı
  • Uykusuzluk ve diğer uyku problemleri
  • Libido düşüklüğü
  • Sindirim problemleri
  • Az yemek veya çok yemek
  • Odaklanamama ve karar verememe
  • Bayılma

Strese bağlı baş ağrısı: Gerilme tipi baş ağrısı olarak da bilinir. Aynı zamanda en çok hissedilen baş ağrısı tipidir. Kafa, yüz ve boyundaki kasların gerilmesiyle oluşur. Hastalar kafalarının etrafında bir saç bandı şeklinde ağrı hissederler. Birçok şey gerilme tipi baş ağrısına neden olabilir. Emosyonel stres ve anksiyete bunlardan sadece ikisidir.

Strese bağlı yüksek tansiyon: Stres geçici olarak kan basıncını yükseltebilir. Stres hormonları kalp atışlarını arttırır ve damarları büzer. Bu tansiyonun yükselmesi ile sonuçlanır. Ama bu etki geçicidir stres faktörleri ortadan kalktığında eski haline geri döner. Stresin uzun dönem yüksek tansiyona neden olduğuna dair kanıt bulunmamaktadır. Ancak stresli kişiler sigara, kafein ve alkol tüketmeye meyillidirler. Dolaylı olarak kan basıncı artabilir.

Stres ülseri: Mide ülseri bir tip peptik ülserdir. Mideyi oluşturan tabakalarda yara oluşumuyla karakterizedir. Enfeksiyonlar, uzun dönem NSAİDs tipi ilaç kullanımı ve bazı kanserler neden olabilir. Fiziksel stresin ülseri nasıl etkilediği üzerinde çalışmalar halen sürmektedir. Muhtemelen stresin midedeki yara iyileşmesini yavaşlattığı ve süreci aksattığı buna sebep olarak gösterilebilir.

Strese bağlı kalp ağrısı: Mide yanması bulunduğu konum itibariyle kalp ağrısıyla karışabilir. Ama stresin kendisi gerçekten de kalpte ağrı hissedilmesine neden olabilir. Stres hormonları kalbi besleyen damarlarda kasılmaya neden olurlar ve kan akışını azaltırlar. Buna vazospazm denir. Yeteri kadar beslenemeyen kalp kası hücreleri durumun iyi olmadığını söyleyen bazı maddeler salgılarlar. Bu maddeler ağrı hissinin oluşmasına sebep olurlar.

Streste iştah durumu: Bazı insanlar strese yanıt olarak aç olmadıkları halde yemek yerler. Kişiler düşünmeden, gece yarılarında ve normalde yediklerinden çok daha fazla yemek yerler. İhtiyaçları olan kalori miktarından daha fazlasını alırlar ve genelde sağlıksız yiyeceklere meyillidirler. Bu hızlı kilo artışına yol açar. Bazı kişiler ise tam tersi stresli durumlarda kilo vermeye meyillidirler. Stres hormonu kortizol metabolizma hızını artırır ve kalori yakılmasına neden olur. Eğer harcanan kaloriler yerine konulmaz ise kişi kilo kaybeder.

Mide bulantısı ve mide ağrısı: Stres aynı zamanda karın kaslarının gerilmesine neden olabilir. Bu midenin sıkışmasına yol açıp bulantı hissi doğurabilir ve mide ağrısına yol açabilir. Mide ağrısı genellikle karnın orta üst kısımlarında hissedilir. Hatta stresten kusma derecesine gelinebilir.

Saç dökülmesi: Stres ve saç dökülmesi birbiriyle ilişkilidir. Ancak bu kalıcı bir etki değildir. Stres ortadan kaybolduktan sonra saçlar yeniden çıkmalıdırlar.

KaşıntıStres altında bireyler ciddi kaşıntı sorunu yaşayabilirler. Stres altında beyin aşırı çalışır. Bu sinir sistemini etkileyip ciltteki sensörleri uyaran olmadığı halde tetikleyip kaşıntı hissi doğurabilir.

İshal ve kabızlıkSindirim sistemi problemleri stres altındayken sık görülür. Çünkü bağırsaklar ve beyin arasında oldukça sıkı bir etkileşim vardır. Stres altındaki beyin sindirim sistemine bazı mesajlar gönderir. Bağırsaklar bu mesajlara ishal, bulantı ve kabızlık olarak yanıt verir.

Strese bağlı ağrılar: Stres altında kaslar kasılırlar ve ağrı hissedilmesine neden olurlar. Ağrılar vücudun çok çeşitli yerlerinde olabilirler.

Nefes darlığı: Stres, nefes darlığına sebep olabilir. Stresli olmak nefes almamıza neden olan kasları kasar ve nefes alma eylemini zorlaştırabilir.

Burun kanaması: Burun içindeki damarlar hasar gördüğünde burun kanaması gerçekleşir. Kişi stres altındayken burnunu sık sık temizliyorsa burnu kanayabilir.

Strese bağlı dilin şişmesi: Stresin ilginç bir belirtisidir. Aslında dil büyümez. Stresli zamanlarda beyin bir düşünceyi takıntı haline getirir. Dilinin büyük olduğu düşüncesi kişide sürekli tekrarlanır. Kişi dilini daha farklı hisseder.

Stres Nedenleri Nelerdir?

Bir aile üyesini kaybetmek, boşanmak veya büyük değişiklikler strese neden olabilir. Stres her ne kadar kişiyi tehlikelerden kurtulmak için gereken potansiyeli sağlasa da uzun süreli olması hastalıklara yol açar.

Strese yol açan diğer nedenler şunlardır:

  • Kişinin kendisi için önemli birisiyle tartışması,
  • İşini kaybetmek,
  • Depremler gibi doğal afetler,
  • Trafik kazası,
  • Kapkaça veya tacize uğramak

Yaşam tarzı tercihleri kişinin stres seviyesini artırabilir. Bu özellikle kişinin baş edemediği bir bağımlılık söz konusu olduğu durumlarda daha doğrudur.

  • Aşırı alkol tüketimi,
  • Yeterince egzersiz yapmamak,
  • Sigara ve diğer yasadışı maddeler kullanmak,
  • Ara vermeden uzun süre çalışmak,
  • Dengeli beslenmemek,
  • Uzun süre televizyon izlemek veya bilgisayar oyunları oynamak,
  • Yatakta telefona bakmak ve uyuyamamak

Stresin Cilde Etkileri

Stresin etkileri daha çok psikolojik olarak düşünülürken aslında fiziksel etkileri de sık görülür. Cildimiz stresten yaygın bir şekilde etkilenen organlardan biridir. Strese bağlı vücut lekeleri görülebilir.

Sivilceler: Stres ve sivilceler arasındaki ilişki uzun zamanlar araştırılmıştır. Stres direk sivilce oluşturmaz ancak var olan sivilceleri daha da kötüleştirir. Araştırmalar stres altındayken sivilcelerin daha yavaş iyileştiğini göstermiştir. Bu sivilcelerin daha uzun süre yüzde kalabileceği anlamına gelir.

Ürtiker: Stres ürtiker (kurdeşen) oluşumunu tetikleyebilir. Ürtiker kırmızı renkli, kaşıntılı ve kabarık cilt döküntüsüdür. Farklı boyutlarda olurlar ve vücudun herhangi bir yerinde çıkabilirler. Enfeksiyon, alerji ve stres ürtikere yol açabilir. Ürtikerin en sık sebebi vücuda giren polen gibi alerjenlerdir. Stres nedeniyle meydana gelen hormonal ve kimyasal değişiklikler ürtiker oluşumunu tetikleyebilir.

Kan damarlarında genişleme ve damar dışına sıvı sızması. kızarıklığa ve cildin şişmesine yol açabilir. Kafein ve alkol tüketimi, sıcağa maruziyet ürtiker oluşumunu kolaylaştırır. Stres zaten var olan cilt problemlerinin iyileşme sürecini aksatabilir. Sedef hastalığı ve egzama bunların başında gelir.

Sedef Hastalığı: Sedef ciltte kırmızı renkli, kaşıntılı ve kuru izlerle karakterize otoimmün bir hastalıktır. Cilt üzerinde nerede çıktığına ve görünüşüne göre farklı sedef tipleri vardır. Çevresel etkenler sedef belirtilerinin oluşmasında önemli role sahiptir. Sedefin bilinen tedavisi yoktur ancak bazı tedaviler ile belirtiler azaltılabilir. Sedef hastalığında, bağışıklık sistemi hücrelerinin kendi cilt hücrelerimize saldırmasıyla belirtiler görülür. Stresin bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri ve sedef hastalığını tetiklediği bilinmektedir.

Egzama: Dermatit olarak da bilinen egzama, cildin inflamasyonu sonucu oluşan bir hastalık grubudur. Ciltte kaşıntı, kızarıklık ve döküntülerle karakterizedir. Egzamaya neden olan şeyin tam olarak ne olduğu hala net değildir. Alerjenlerin ve zayıf venöz dönüşün birlikte bir sonucu olarak görülebilir. Stres de egzamayı tetikleyen bir faktördür. Stres hormonu kortizol bağışıklık sistemini etkiler ve ciltte iltihabi süreci tetikler. Stresin cilt bariyerini bozduğu da yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

Stresle Baş Etme Yöntemleri

Bunalmış hissetmemize yol açan ve bizi rahatsız eden stres faktörleriyle baş etmede bireysel olarak yapılabileceğimiz bazı şeyler vardır. Eğer rahat hissedeceksek bir arkadaşımıza hislerimizi anlatmak stresi azaltmanın bir yoludur. Ne yazık ki bazen olaylar kendi başımıza çözemeyeceğimiz kadar karmaşık olabilir. Çalışma yerleri, organizasyonlar, okullar ve hükümetler stres faktörlerinin önemli bir nedeni olabilir.

Problemin Nedenlerini Belirleyin

Bir problem olduğunu fark etmek ve bunun sizin deneyimlediğiniz fiziksel ve duygusal işaretlerle ilişkili olduğunu tespit etmek, stresle baş etmede ilk adımdır. Kasların gergin olması, yorgun hissetmek, baş ağrısı ve migren fiziksel işaretlerden bazılarıdır.

Stresi deneyimlediğinizi düşünüyorsanız bunun altında yatan nedeni bulmaya çalışın. Olası nedenleri şu şekilde gruplandırın: basit çözümleri olan, zamanla düzelecekler ve yapabileceğiniz bir şeyin olmadığı durumlar. Küçük adımlar atarak başlayın. Yapabileceğiniz şeylerin planını yapın. Bu beklentilerinizin gerçekçi olmasına yardımcı olur.

Eğer üstesinden gelemeyeceğiniz bir iş olursa insanlardan yardım istemekten çekinmeyin veya yapamayacağınız işleri kabul etmeyin.

Yaşam Tarzınızı Gözden Geçirin

Tüm işleri aynı zaman diliminde yapmaya çalışmak işleri zorlaştırıp stres yaratabilir. İşleriniz için öncelik sırası belirleyip yapın. Bu stresi azaltmada işe yarayabilir.

Yeni İlişkiler Kurun

Size stresi atlatmada yardımcı olacak bir arkadaş veya aile üyesi bulun. Bir kulübe, kursa veya gönüllü bir aktiviteye katılmak sosyal ağınızı genişletip farklı şeyler yapmaya cesaret kazandıracaktır. Gönüllü aktiviteler bakış açınızı değiştirip ruh halinize fayda sağlayabilir.

Sağlıklı Beslenin

Sağlıklı bir diyet beslenme kaynaklı hastalıklara yakalanma ihtimalinizi azaltır. Yeterli miktarda besin öğelerini içeren diyetlerle beslenmek bizi iyi hissettirir.

Alkol ve Sigaradan Uzak Durun

Mümkünse sigarayı ve alkolü kesin. Geçici olarak gerginliği azaltıyormuş gibi görünebilirler ama aslında daha ciddi sağlık problemleri yaratırlar. Alkol ve kafein anksiyeteyi (kaygıyı) arttırırlar.

Egzersiz Yapın

Fiziksel egzersiz, stres yönetiminde en etkili yöntemlerden biridir. Yürüyüş ve diğer fiziksel aktiviteler doğal ruh hali iyileştiricisi hormonu endorfini arttırır. Kısa bir fiziksel aktivite bile büyük farklılıklar yaratabilir. Haftada 3 kez 15-20 dakikalık yürüyüşler iyi bir başlangıç olabilir.

Kendinize Zaman Ayırın

Stresi azaltmanın bir diğer yolu da dinlenmek ve kişisel gelişim için zaman ayırmaktır. Bu her ne kadar kulağa basit gelse de çok azımız günlük telaşelerimizden sıyrılıp bir koltuğa uzanıp hiçbir şey yapmayacak kadar zamanı kendine ayırmışızdır. Başkalarına karşı sorumluluklarımız ile kendimize karşı sorumluluklarımız arasındaki dengeyi sağlamak stresi azaltmakta önemlidir.

Farkında Olun

Farkındalık terapisi herhangi bir zamanda ve mekânda uygulanabilecek etkili bir yöntemdir. Kaygı duyduğumuz şeyden kaçmak yerine onu yaşayarak baş etme ilkesine dayanır. Araba kullanmaktan korkan birisinin aracın içinde hissettiği duygulara ve vücudunda meydana gelen değişikliklere odaklanarak korkusunu yenmesi buna bir örnektir. Bu yöntemle stresi azaltarak onla baş etmek mümkündür.

İyi Uyuyun

Stresli iseniz uyku problemi yaşamanız olasıdır. Tükettiğiniz kafein miktarını azaltabilirsiniz. Ayrıca uyumadan önce ekran karşısında geçirilen süreyi azaltmak da fayda sağlar. Bir başka şey de yarın yapacağınız işleri bir kâğıda yazmaktır.

Kendinizi Suçlamayın

Olaylara geniş bakış açılarıyla bakın ve kendinizi çok fazla suçlamayın. Hayatınızda sizi mutlu hissettirecek şeyleri arayın ve bulduğunuzda onları not edinin.

Stres Kaynaklı Hastalıklar

Uzun süre strese maruz kalmak vücudu sürekli tehlike içerisindeymiş gibi hissettirir. Vücudun kendi dengesini bulmasına zaman kalmaz. Bağışıklık sisteminin zayıflaması hastalıklara davetiye çıkarır. Birçok hayati vücut fonksiyonu işlev göremez ve sağlık problemlerinin görülme riski artar.

Stres zararları sayılabilecek hastalıklar;

  • Hafıza bozukluğu
  • Depresyon
  • Cilt hastalıkları (Egzama)
  • Uyku bozuklukları
  • Obezite
  • Kalp hastalıkları
  • Sindirim hastalıkları
  • Otoimmün hastalıklar

İş Hayatı ve Stres

İş hayatı stresin en büyük nedeni olabilir. Bu geçici bir durum olabileceği gibi sürekli olarak da kişiyi etkileyebilir. Kişinin sevmediği bir işi yapması kaçınılmaz olarak stresi doğurur. Bazen istifa etmek veya daha iyi çalışma koşulları için mücadele etmek yapılacak en doğru şey olabilir.

Çalışma hayatında strese neden olabilecek bazı şeyler şunlardır:

  • Kendini olayları kontrol etme açısından eksik hissetme,
  • Kendini sevmediği bir iş içinde sıkışmış bulmak ve başka alternatifinin olmaması,
  • Yapmaması gerektiğini düşündüğü bir şeyi yapmak zorunda kalması,
  • İş arkadaşıyla çatışma içerisinde olmak,
  • Aşırı çalışma.

Bazı meslek grupları daha zordur ve stres kaçınılmazdır. En stresli mesleklerden bazıları şunlardır: güvenliği sağlamak için kendi hayatlarını riske atan güvenlik güçleri, başka insanların hayatlarının ellerinde olduğu sağlık çalışanları, itfaiyeciler, uçak pilotları, spikerler..

Diyatez Stres Modeli

Diyatez stres modeli, genetik ve zihinsel bozuklukların altta yatan genetik bir faktörden kaynaklandığını ve stresin bunu tetiklemesiyle hastalığın oluştuğunu söyleyen bir teoridir. Farklı kişilerin aynı olaylara karşı farklı tutum sergilerler. Bir kişide travma yaratabilirken diğer kişide hiçbir etki bırakmayabilir.

Stres İnkontinans

Üriner inkontinans, istem dışı idrar kaçırma problemidir. Stres inkontinans bunun sadece bir tipidir. Öksürme, gülme, koşma ve ağırlık kaldırma gibi fiziksel aktiviteler sırasında meydana gelir. Bu aktiviteler idrar kesesi üzerinde stres meydana getirir ve idrar sızmasına neden olur.

Stres ve Adet Düzensizliği

Kadın üreme sistemi de vücuttaki diğer sistemler gibi stresten etkilenebilir. Stres düzensiz âdete neden olabilir. Hatta stres seviyesinin aşırı yükselmesi uzun bir süre boyunca âdetin durmasıyla sonuçlanabilir. Ama bu durum geçicidir. Stres faktörünün ortadan kalkmasıyla eski ritmine geri dönmesi beklenir.

Stres beyinde hipotalamus üzerine etki eder ve üreme organlarına giden hormonları etkiler. Hormonların üreme organlarına ulaşamaması fonksiyonlarının da yerine getirilememesi anlamına gelir. 

Stres Kırığı

Stres kırığı, zaman içinde tekrarlayan strese maruz kalan kemiğin yıkılıp kırılmasıdır. Tek bir şiddetli darbeden ziyade, birikerek meydana gelen yorgunluğun kemikte kırığa neden olmasıdır. Bu yüzden en çok basketbol sporcuları ve atletlerde görülür. Kaval kemiği, ayak tarak kemikleri gibi ağırlığı en çok taşıyan kemiklerde daha çok etkilenir.

Stres Aletleri

Stresin azaltmak için pazarlama amaçlı birçok oyuncak üretilmiştir. Ama bunların stresi azaltmakta etkili olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktır. Stres oyuncaklarından bazıları şunlardır: stres kalemi, stres bileziği, stres mıknatısı, stres balonu, stres kumu, stres bilyesi, stres halkası.

Stres Çayı

Birçok kişi stresli zamanlarında, stresi azalttığını düşünerek çay içer. Bu etkinin gerçekten mi olduğu yoksa sadece plasebo etkisi mi olduğu tartışılmıştır. Ancak kafeinsiz yeşil çayın stresi azaltmakta etkili olduğu yapılan araştırmalarla gösterilmiştir.

Anti Stres Masaj

Anti stres masaj gevşetici bir terapidir. Gerginliği kaldırarak stresi azaltmaya yardımcı olur. Klinik araştırmalar düzenli masajın sadece stresi kaldırmadığı aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirdiğini de göstermiştir. Bunu serotonin hormonunu artırarak sağlar.

Algılanan Stres Ölçeği

Algılanan stres ölçeği en sık kullanılan stres ölçüm metodudur. Stresli durumların derecelendirilmesi şeklinde puanlamalar yapılır. Aynı zamanda stresi azaltmak amacıyla yapılan tedavilerin işe yarayıp yaramadığını ve yüksek skorların diğer hastalıklarla ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için de yapılır.

Valgus Stres Testi veya Medial Stres Testi

Bu test dizin yan bağlarında meydana gelene hasarı test etmek için uygulanır. Hasta sırt üstü yatırılır. Diz vücuttan uzak konumdayken ayak bir elle tutulur. Öbür elle diz içeriye itilir. Diz ekleminde anormal bir açı oluşur ise pozitif olarak kabul edilir medial kollateral bağ zarar görmüştür.

Farmakolojik Stres Testi veya Miyokard Perfüzyon Testi

Bu test kalp kasının fonksiyonlarının nükleer tıp yardımıyla görüntülenmesidir. Koroner arter hastalığı ve hipertrofik kardiyomiyopati gibi bazı kalp hastalıklarında değerlendirme amaçlı uygulanır. Ayrıca kalp krizi sonucu kanlanması azalmış bölgeleri tespit etmek için de kullanılabilir. Radyoaktif maddeler kan akışıyla birlikte vücudu dolaşır. Radyoaktif maddenin ilerleyememesi damarda tıkanıklık olduğunu gösterir.

Gebelikte Stres

Dünyaya yeni bir insan getirmek kolay bir iş değildir. Her şeyden endişelenmeye başlarsınız. Yediğiniz yemekler sağlıklı mı? Egzersiz yapmak güvenli mi? Bebek dünyaya geldiğinde nasıl çalışacaksınız? Bu gibi sorular sizi strese sokabilir. Bunlar gayet normaldir. Ama eğer uzun sürerse sizi ve bebeğinizi etkileyebilir.

Stresliyken vücut savaş ya da kaç moduna girer ve stres hormonu kortizol salgılar. Bu sizi tehlikeli bir durumdan kurtarmak için gerekli enerjiyi sağlar. Stres faktörü ortadan kalktıktan sonra vücut tekrar eski haline döner. Normal şartlarda böyle olmalıdır ama bazen stres uzun bir süre ortadan kalkmayabilir. Bu durumda vücut enfeksiyonlara ve diğer bazı hastalıklara yatkın hale gelir. Bu aynı zamanda bebeğin düşük doğum ağırlığıyla doğmasına da sebep olabilir.

Hamilelik sürecinde sürekli strese maruz kalmak düşük riskini artırır. Olumsuz olaylar ve psikolojik strese maruz kalmak iki kat daha sık erken dönemde düşüğe neden olur. İş hayatı ve stres arasındaki doğrudan ilişki aynı şekilde gebeliğe de yansır. Eğer gece vardiyasında çalışan bir işçi iseniz düşük yapma ihtimaliniz artabilir.

Non stres test (NST): Gebelikte bebeğin kalp atışlarını ve hareketliliğini değerlendirerek sonuca varılan bir testtir. Kısa sürer ve oldukça basittir. Doktorunuz bebeğin durumu hakkında fikir almak için bu testi isteyebilir.

Stres için Hangi Doktora Gidilir?

Kendi başınıza stresle baş edemiyorsanız profesyonel bir yardım almaktan çekinmeyiniz. Birçok insan tedavinin başarılı olamayacağını düşündüğü için doktorlara başvurmak istemezler. Bu doğru değildir terapinin ardından kişi yeniden iyi hissetmeye başlayabilir. Stres. mental bir problem olduğundan Psikiyatri servislerine gidilmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Stres ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Stres karaciğerde glikoz ve yağ metabolizmalarını bloke edebilir. Karaciğer hücrelerinde hasara bile yol açabilir. Karaciğer enzimleri hasar gören hücrelerden kana karışır. Bu da kanda değerlerinin yükselmesiyle sonuçlanır.

Evet, stres saç döker. Stres ve saç dökülmesi birbiriyle ilişkilidir. Stres birkaç farklı yolla saçların dökülmesine neden olur. Saç folüküllerini dinlenme evresine sokarak veya direk saç köklerine zarar vererek. Ancak bu kalıcı bir etki değildir. Stres ortadan kaybolduktan sonra saçlar yeniden çıkmalıdırlar.

Stres üreme fonksiyonlarını ikinci plana atar. Strese bağlı adet kesilmesi kısa sürebileceği gibi tamamen de durabilir. Tamamen durması sekonder amenore olarak adlandırılır. Neyse ki bu etki stres faktörü ortadan kalktıktan sonra yok olur. 

Stres mental bir problemdir ancak fiziksel etkileri de vardır. Stresten kurtulmanın birçok yolu vardır:

  • Problemin nedenlerini belirleyin
  • Yaşam tarzınızı gözden geçirin
  • Yeni ilişkiler kurun
  • Sağlıklı beslenin
  • Alkol ve sigaradan uzak durun
  • Egzersiz yapın
  • Kendinize zaman ayırın
  • Farkında olun
  • İyi uyuyun
  • Kendinizi suçlamayın

Burun kanaması, burnun içindeki damarların hasar görmesiyle oluşur. Stres doğrudan burun kanaması yapmaz. Ancak kişi stresli olduğu zamanlarda sürekli burnunu temizliyorsa burun kanaması yapabilir. Bu önemli bir sorun değildir.