evim.com

Bipolar Bozukluk Belirtileri

Bipolar bozukluk, eski adıyla Manik-Depresif bozukluk manik, hipomanik ve depresif ataklarla karakterize bir psikiyatrik hastalıktır.

Bipolar Bozukluk Belirtileri

Bipolar Bozukluk (Manik Depresif) Nedir?

Bipolar bozukluk, eski adıyla Manik-Depresif bozukluk manik, hipomanik ve depresif ataklarla ayırt edilen bir psikiyatrik hastalıktır. Psikiyatrik hastalıklar sınıflandırılmasında, "duygudurum bozuklukları" içinde yer almaktadır. Bu halde, duygulanım (affect) ve duygudurum (mood) kavramlarından bahsetmek de faydalı olacaktır. Duygulanım bir kişinin içinde bulunduğu geçici ruh halidir. Anlık değişebilir, dış faktörlerle ve bizim dışımızdaki hayatla çok ilişkilidir. Örneğin; mutlu, kızgın, heyecanlı olmak birer duygulanımdır. Benzetme yapmak gerekirse ‘misafir’ gibidir, eve gelip gider. Duygudurum ise, kişinin ruh yapısının uzun dönem boyunca dışarıdan ve içeriden gözlemlenebilen yaygın ve kalıcı halidir. Benzetme yapmak gerekirse ‘ev halkı’ gibidir, en azından belli süre sabit ve herkesçe bilinen, esası oluşturan yapıdadır.

Duygudurum bozuklukları (depresyon, bipolar bozukluk gibi) kişileri anlık değil, uzun süre boyunca belirli düşünce ve davranış kalıplarına hapsederek yaşam kalitesinde ciddi bir düşüşe yol açar. Bu hastalıklar belli dönemlerde ataklar halinde gelir ve gider. Ataklar arasında duygusal ve fiziksel olarak, hasta gayet normal olabilir.

Bipolar, kelime anlamı olarak "iki uçlu" anlamına gelmektedir.

Bu iki uç aslında aşırı neşe, hareketlilik, heyecan ve yükselmiş duygudurumu ile aşırı düşmüş, enerjisini yitirmiş, karamsar, çökkün bir duygudurumu anlatmaktadır. Bipolar bozukluk modern psikiyatrik sınıflamalardan önce pek çok kez tanımlanmaya çalışılmıştır. Yeni keşfedilen bir durum değildir. Bipolar bozukluğun toplumda görülme sıklığı %1 civarındadır. Fakat alt tipleri ve benzer durumlarıyla beraber bu oran artabilir.

Bipolar bozukluk ataklar halinde meydana gelir. Bu ataklar, manik, hipomanik, depresif ya da karma özellikte olabilir.

Manik ataklarda hastanın ruh hali yükselir. Yani, aşırı mutlu, hareketli, heyecanlı ve enerjik davranışlar gösterir.

Hipomanik ataklarda mani kadar olmasa da yine duygudurum yükselir. Depresif dönemde ise dibe vurur. Bütün bu savrulmalar hastanın günlük yaşamını ciddi oranda sekteye uğratır, işini yapmasını, aile yaşamını sürdürmesini, bilişsel fonksiyonlarını devam ettirmesini çok zorlaştırır. Zaman zaman ataklar hastaneye yatış gerektirecek kadar ağır olabilir.

Bipolar bozuklukta görülebilen manik ataklar, psikotik özellikli, postpartum (lohusa sendromu) başlangıçlı, mevsimsel özellikli ve hızlı döngülü olmak üzere 4 alt tipe ayrılır:

Psikotik özellikli ataklar esnasında, sanrılar (halüsinasyonlar) ve hezeyanlar görülebilir. Hasta ve etrafındakiler için tehlike arz edebileceğinden genelde hastanede tedavi edilir. Mevsimsel özellikli olan manik ataklar ise genelde yaz ve bahar dönemlerinde, havanın güzelleşmesine paralel artış gösterir. 

Postpartum yani lohusa sendromu başlangıçlı olanlar, doğum sonrası dönemde başlar. Hızlı döngülü olanlar ise senede 4’ten fazla atağın görüldüğü atakları ifade eder.

Bipolar bozukluğun genel olarak kabul edilen 4 alt tipi vardır:

  • Bipolar 1
  • Bipolar 2
  • Siklotimik bozukluk
  • Tanımlanmamış bipolar bozukluk

Bipolar 1 tanısı için hasta mutlaka hayatında en az 1 kez manik atak geçirmiş olmalıdır. 

Bipolar 2 için ise manik atak geçirmiş olmak şartı mevcut değildir. Hastanın yalnızca depresif ataklar geçirmesi ile de görülebilir. Bu açıdan tanısı en zor konan bipolar tipidir, sıklıkla majör depresyon tanısı alırlar ve bu yüzden tedavileri gecikir. 

Siklotimik bozukluk ise hipomanik ve depresif atakların birbirini izlediği, hastanın sık sık bu döngüyü yaşadığı, nispeten daha hafif bir bipolar bozukluk tipidir.

Bipolar bozukluğun ya da benzer semptomların altında alkol ve madde kullanımı, başka ilaçlar, organik beyin hastalıkları gibi sebeplerin yatabileceği unutulmamalı, bunlar iyi tetkik edilmelidir.

Bipolar Bozukluk (Manik Depresif) Belirtileri Nelerdir?

Bipolar bozukluk temel olarak duygudurumun yükseldiği (eleve olduğu) "mani", maniden biraz daha düşük şiddette ama yine duygudurum yüksekliği görülen "hipomani" ve duygudurumun düşüp çökkün hale geldiği (deprese olduğu) "depresyon" dönemlerinden oluşur. Mani döneminde hastalar pek çok alışılmışın dışında hareket sergileyebilir. Bunlardan bazıları şöyle olabilir:

  • Artmış öz güven ve yükselmiş ruh hali,
  • Uyku ihtiyacında ve süresinde azalma,
  • Uyku süresi ve ihtiyacında azalmaya tezat oluşturacak bir enerji yüksekliği,
  • Aşırı hareketlilik,
  • Fazla konuşmak, konuşmaya başlayınca susmamak,
  • İştah açılması,
  • Kilo alma ya da kilo verme,
  • Fikir uçuşması (düşüncelerin birbirini kovalıyormuş gibi hızlıca geçmesi),
  • Dikkat ve konsantrasyon azalması,
  • Günlük iş/okul performansında düşüş,
  • Normalde harcamayacağı kadar para harcamak (ihtiyacı olmayan şeyleri almak, çok miktarda borç para vermek gibi),
  • Dürtüsel ve tehlikeli olabilecek davranışlar (aşırı hızlı araba kullanmak, bilmediği, yapmadığı tehlikeli sporlara ani ilgi göstermek gibi) ve
  • Cinsel istekte artış.

Depresyon döneminde ise hastaların duygu durumunda çökkünlük izlenir. Bu çökkünlük hepimizin sıklıkla deneyimlediği gibi basit, sıradan bir moral bozukluğu gibi olmamalı, hastanın günlük yaşamını sürdürmesine engel olacak düzeyde olmalıdır. Bu duruma depresif atak adı verilir. Depresif atakta ise şu semptomlar izlenebilir:

  • Mutsuz, hüzünlü ve üzüntülü ruh hali,
  • Umutsuzluk, boşluk veya değersizlik hissi,
  • Kolay alınma, kolay sinirlenme,
  • Daha önce keyifle yaptığı aktivitelerden, hobilerden, ilgi alanlarından artık keyif almama,
  • Enerjisizlik, keyifsizlik,
  • Çok uyuma, uyku süresinde artma buna rağmen dinlenmemiş ve yorgun uyanma,
  • Az uyuma, uykuya dalmada güçlük, sık sık uyanma,
  • Dikkatte ve bilişsel fonksiyonlarda azalma,
  • Ölüm düşüncesi, intihar düşüncesi ve planlaması ya da intihar girişimi.

Bipolar Bozukluk (Manik Depresif) Nedenleri Nelerdir?

Bipolar bozukluğun henüz üzerinde tam olarak uzlaşılmış belli bir sebebi yoktur. Araştırmaların bize gösterdiği kadarıyla duygudurum bozuklukları (depresyon, bipolar bozukluk gibi) diğer psikiyatrik hastalıklara göre daha fazla genetik temele dayanmaktadır. Bir ebeveyninde bipolar bozukluk görülen çocukların %8, tek yumurta ikizinde bipolar bozukluk olan kişilerin ise %35 ihtimalle bipolar bozukluğa sahip olması bunu kanıtlayan bir veridir. Fakat tam olarak belirli genlerle aktarılan, aile içinde doğrudan alt nesillere geçen bir hastalık değildir. Ortaya çıkması için çevresel faktörler ve genetiğin bir araya gelmesi gerekir.

Çevresel faktörlerin en önemlisi aile yaşamıdır. Genetik yatkınlığı olan kişilerde aile yaşamının da destekleyicilikten ve şefkatten uzak olması, iletişim eksikliği yaşanması, boşanmalar, sık yaşanan tartışmalar, aile içi her tür şiddet yatkınlığı tetikleyerek hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştıracaktır.

Bipolar Bozukluk (Manik Depresif) için hangi doktor ve hangi bölüme, ne zaman gidilmeli?

Bipolar bozuklukla ilgilenen bölüm Ruh ve Sinir Hastalıkları (Psikiyatri) bölümüdür. İlgilenen doktorlar da psikiyatristlerdir. Hastalığın psikolojik bir hastalık olmasından kaynaklı olarak, bazen hastalardaki problemleri psikologlar da fark edebilir.

Psikologların organik (beyin kimyasıyla doğrudan ilişkili) hastalıkları tedavi etme yetkinlikleri yoktur.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Bipolar bozukluk ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bipolar bozukluk tamamen genetik değildir fakat genetiğin hastalık üzerinde önemli bir rolü olduğu bilinmektedir. Bipolar hastalığınız varsa bunu çocuğunuza geçirme ihtimaliniz vardır fakat %100 değildir. Herhangi bir oran da verilemez.

Bipolar bozukluk için doğuştan denemez, doğuştan getirdiğimiz genlerin hastalıkta etkisi vardır fakat genelde tanı alma yaşı ergenlik sonrasıdır. 20-45 yaş aralığı en riskli dönemdir. Yaşlılıkta ve çocuklukta nadir görülür. Bipolar bozukluğa neden olan çevresel faktörlerin başında aile yaşamı gelir.

Bipolar bozukluk herkeste görülebilir. Özellikle bir ırka, cinsiyete, sosyal statüye, maddi duruma vb. has değildir. Ailesinde bipolar hastalık olanlarda görülme olasılığı toplumun diğer kesiminden biraz daha fazladır. Ayrıca stresli yaşam, alkol madde bağımlığı, duygusal iniş çıkışlar, travmalar hastalığın ortaya çıkmasını hızlandırabilir.
Hayır, bipolar bozukluk şizofreniden farklı bir hastalık grubundadır ikisi arasında bir ilişki yoktur, birbirlerine dönüşmezler. Fakat bazen manik ataklar esnasında psikotik (hezeyanların, halüsinasyonların görüldüğü özellikte) semptomlar ortaya çıkabilir. Bunlar tedaviyle kontrol altına alınır ve atak geçtiğinde kaybolur.
Bipolar bozukluk yaşayan bireylere her zaman stresten, kaygıdan ve üzüntüden uzak olmaları tavsiye edilir. Doğal olarak hasta yakınlarının da bunun bilincinde olması mümkün olduğunca hassas davranmaları gerekir. Özellikle atak zamanlarında destekleyici olunmalı, hasta hiçbir şekilde yargılanmamalı, sorgulanmamalı, yadırganmamalıdır. Tartışmaktan ve ikna etmeye çalışmaktan kaçınılmalıdır. Ataklar arası dönemde hastalar hep gözlemlenmeli, atakların başlangıç semptomları görüldüğü zaman hasta nazikçe doktoruna yönlendirilmelidir. Zaten bipolar bozukluğu olanlar anlama ve kavrama engeli yaşayan bireyler değildir. Kendi durumlarını farkındadırlar.

Bipolar bozukluk, eski adıyla Manik-Depresif bozukluk manik, hipomanik ve depresif ataklarla karakterize bir psikiyatrik hastalıktır.

makaleyi incele

Eski adı manik depresif olan bipolar bozukluk hastalığının 4 alt tipi olup, uygulanacak teşhis ve tedavi yöntemleri her bir tipte farklılık göstermektedir.

makaleyi incele