Anoreksiya

Anoreksiya nervoza, bedenini göründüğünden daha kilolu algılamakla karakterize bir psikiyatrik rahatsızlık olup, sebeplerine yönelik tedavi uygulanır.

Anoreksiya Nervoza Nedir?

Anoreksiya nervoza ya da kısaca anoreksiya, psikiyatrik hastalıkların yeme bozuklukları başlığı altında yer alır. Blumia nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu ile aynı sınıflandırmada bulunur. Blumia nervozadan önemli bir farkla ayrılır.

Blumia nervoza hastalığında, hasta yüksek kalorili ve sevdiği yiyecekleri yeme arzusundadır ve yer. Yedikten sonra kusarak bunlardan alacağı kaloriyi sıfırlamaya çalışır.

Anoreksiyada ise yemek yemeyi reddetmek temel problemdir.

Anoreksiya, sürekli olarak kilo konusunda kendini zorlamak, aşırı zayıf olma arzusu, sağlıklı kilonun altına düşmeye rağmen hala zayıflamaya çalışmak ve bedenini göründüğünden daha kilolu algılamakla ayırt edilen bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Hastalar sadece kalori alımını kısıtlamak ve yemek yememekle değil, gerekirse ishal yapıcı (laksatif) ya da ödem attırıcı (diüretik) ilaçlar kullanarak da kilolarında düşüş sağlanmaya çalışabilir. Bedensel bir hastalık gibi dursa da aslında psikiyatriktir. Bedensel belirtileri yalnızca psikolojideki sorunların yansımasıdır.

Genellikle ergenlik dönemindeki genç kadınlarda görülür. Erkeklerde görülme sıklığı nadirdir. Ergenlik döneminde sık görülmesinin sebebi beden algısının oluştuğu, karşı cins tarafından beğenilme ihtiyacının başladığı ve toplumun ya da sosyal çevrenin beklentilerinin haddinden fazla önemsendiği bir dönem olmasıdır. Anoreksiya ne kadar çabuk tanı alırsa o kadar iyi tedavi edilir.

Bu açıdan ergenlik çağındaki çocuklarımızın ailelerinin ilgisinden ve dikkatinden mahrum kalmaması çok önemlidir.

Anoreksiya Nervoza Belirtileri Nelerdir?

Anoreksiya nervoza belirtileri hastadan hastaya değişebilir fakat genel olarak bedensel belirtiler şöyledir:

  • Vücut kitle indeksinin yetişkinlerde 18’in altında olması, çocuklarda ise yaşının normal sınıflamasının altında olması
  • Yaşından küçük gösterme, büyüme-gelişme geriliği
  • Boy kısalığı
  • Adet (regl) gecikmesi ya da kesilmesi
  • Ciltte soğukluk, solukluk ve kuruluk
  • Kalpte ritim bozuklukları ve EKG’de çeşitli bozulmalar
  • Tansiyon düşmesi
  • Kemik kitlesinde azalma
  • Hormonal bozukluklar (tiroit hormonları düşer, stres hormonu artar)
  • Vücutta çeşitli element ve vitamin eksiklikleri

Anoreksiyanın duygusal ve davranışsal belirtileri de şunlardır:

  • Sürekli besinlere ilgili araştırma yapma, kalori inceleme, besin içeriğine aşırı takılma
  • Sosyal hayatın yemek üzerine düzenlenmesi, uyum sağlanamazsa sosyal hayattan çekilme, uzaklaşma
  • Sinirlilik, kaygılı, karamsar ve depresif ruh hali
  • Kilo almaktan aşırı korkmak, besin kısıtlamasına gitmek, yemeyi reddetmek
  • Kilo vermek için vücuttan su attırıcı ve ya bağırsak hareketlerini arttırıcı ilaçlar kullanmak
  • Sadece kilo vermek amaçlı bitki çayları, karışımlar tüketmek

Anoreksiya Nervoza Nedenleri Nelerdir?

Anoreksiyanın tam olarak ortaya konmuş bir nedeni yoktur. Nedenleri üzerine araştırmalar ve tartışmalar sürmektedir. Fakat hastalığın genetik ve çevresel etmenlerin bir bileşimiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Anoreksiya ve diğer yeme bozuklukları üzerine yapılan ikiz çalışmaları bize genetiğin rolünün inkar edilemez boyutta olduğunu gösterse de, çevresel faktörler de oldukça önemlidir.

Anoreksiya gelişiminde öncelikle kişinin karakter özelliklerinin rol oynadığı bilinmektedir. Mükemmeliyetçi, takıntılı ve stres yönetimini henüz kuramamış ergenlik çağındaki genç kadınlarda toplumun geri kalanına göre daha sık görülmektedir. Ayrıca bebeklik ve süt çocukluğu döneminde anneyle kurulamayan sağlıklı güven bağı ve çocukluk çağında yaşanan cinsel, fiziksel ya da duygusal istismar yeme bozukluklarına zemin hazırlayabilmektedir.

Anoreksiya genelde tek başına ortaya çıkmaz. Obsesif kompulsif bozukluk, kişilik bozuklukları, duygudurum bozuklukları gibi diğer psikiyatrik hastalıklar anoreksiyayı körükler.

Bu konuda özellikle histriyonik (aşırı duygusallık ve onay ihtiyacı ile görülür) ve borderline (ani dürtüsel tutarsızlıklarla görülür) kişilik bozukluğu olan kadınların risk altında olduğu bilinmelidir.

Hastalığın gelişiminde günümüz insanı üzerindeki aşırı toplum ve medya baskısı göz ardı edilmemelidir. Anoreksiya özellikle son 20 yıldır bir tırmanış halindedir. Sosyokültürel kalıplara, toplumun kendisine yarattığı gerçek dışı rol modellere aşırı bağlanan ergenler bu hastalıklara sürüklenmektedir.

Unutulmamalıdır ki, televizyonlarda, dergilerde, internette, filmlerde, dizilerde görülen kişilerin neredeyse hiçbiri gerçek hayatlarında göründükleri gibi değildir. Bunlar bir illüzyondur, yanılgıdır. Ayrıca insanlar değer görmek için hiçbir güzellik seviyesinde veya fiziki özellikte olmak zorunda değildir. Anoreksiya problemi yaşayan gençlerin çoğunun ailelerinden gelen bir değersizlik, beğenilmeme ve psikolojik terk edilmişlik mirası bulunmaktadır. Bu anlamda ailesel sorunlar ve stresli yaşam bu yeme bozukluklarının ortaya çıkmasında önemli bir yer tutar.

Bazı meslek grupları da hastalık için risk faktörü oluşturmaktadır. Bu meslekler arasında mankenlik, modellik, şarkıcılık, dansçılık, balerinlik, jokeylik gibi fiziksel görünümün ya da kilonun ön planda olduğu işler bulunur. Bu işleri yapan kişiler diyet konusunda ölçüyü kaçırıp anoreksiyaya kayabilir.

Anoreksiya ortaya çıktıktan sonra yeme davranışı tamamen bozulur. Gerekli besinleri alamayan hastaların tüm vücutlarında, özellikle de beyinlerinde birtakım farklılıklar meydana gelmeye başlar. Burada beyin gelişimini etkileyen hormonlarda ve maddelerde yaşanan azalma önemlidir. Çünkü anoreksiya hastaları genellikle ergenlik çağındadır. Henüz bedensel ve zihinsel gelişimleri sürmektedir.

Aynı zamanda, beyin çalışmasının bozulması hastalığın daha da şiddetlenmesine neden olarak bir kısır döngü oluşturur. Tedavi, bu kısır döngüyü bir noktadan kırmak üzerine inşa edilir.

Anoreksiya Nervoza Tedavisi

Anoreksiya tedavisi için özel geliştirilmiş bir ilaç bulunmamaktadır. Tedavi, her hastayı anoreksiyaya götüren etmen ne ise onun tedavisinin yapılmasıdır. Bu da oldukça bireysel bir yaklaşım gerektirir. Psikiyatrist uygun bulduğu takdirde çabuk düzelme sağlamak ve kritik noktalarda müdahale edebilmek için hastanede yatırarak tedavi etmeyi seçebilir.

İlk basamak, oluşmuş bedensel rahatsızlıkları gidermektir. Bunların önemli bir kısmı vücuttaki mineral ve vitamin dengesizliklerinden kaynaklanır. Öncelikle ağızdan ya da damar yoluyla bu eksiklikler tamamlanır. Eğer vücuttaki başka sistemlerde bozukluklar oluştuysa doktorunuz gerekli tıp dallarıyla işbirliği yapacak ve diğer hekimlere sizi yönlendirecektir. Bunların yanı sıra hastanın çok kilo almayacağına ikna olabileceği, sağlıklı ve dengeli bir diyet hazırlanır.

Bu noktada hastayla iş birliği çok önemlidir, zorlama ve dayatma yapılmaz.

İkinci basamakta, anoreksiyaya yol açan psikolojik durumu analiz etmek ve kaynağını bulmak gerekir. Anoreksiya genelde tek başına ortaya çıkmaz, yanında ek hastalıklar bulunur. Bunlar kişilik bozuklukları, anksiyete (kaygı) bozuklukları, obsesif-kompülsif (saplantı) bozukluklar, duygudurum bozuklukları (bipolar, depresyon gibi) başta olmak üzere diğer psikiyatrik hastalıklar olabilir. İlaç tedavisi bu ek hastalıklara göre düzenlenir. Antipsikotikler, antidepresanlar veya başka ilaçlar tercih edilebilir. Her hastaya uyabilecek bir ilaç tedavisi mevcut değildir. Uygun tedaviye hekim karar verir.

Üçüncü basamakta ise, terapi yer almaktadır. Psikolojik durumun düzeltilmesinde ve sorunun temeline inilmesinde terapinin rolü çok büyüktür. Hastaneye yatışla veya psikiyatristin verdiği tedaviyle yaşamsal tehlike ortadan kalkar, belli bir düzelme sağlanır. Fakat terapi alınıp hastalığın kökenleri düzeltilmedikçe tekrarlama ihtimali yüksektir. Genelde seçilen terapi metodu, bilişsel davranışçı terapidir.

Anoreksiya Nervoza Tedavi Edilmezse

Anoreksiya tedavi edilmezse ölümcül olabilecek bir hastalıktır. Çok ciddiye alınması ve tedavisinin geciktirilmemesi gerekmektedir. Özellikle mineral eksiklikleri tüm vücutta ciddi bozukluklara yol açar. Kilonun belli bir miktar altına inebilmesi için vücudun kas da kaybetmesi gerekmektedir.

Bu kas kaybının en hayati sonucu kalp kasında meydana gelen zayıflamadır, bu durum ölümcül olabilir.

Vücutta yeterli besin bulunmadığı için, glikozla beslenen beyin de tabiri caiz ise aç kalır ve zayıflar. Bunun getirdiği durumlar konsantrasyon bozuklukları, öğrenme güçlüğü, artan psikiyatrik semptomlar başta olmak üzere çok çeşitli ve daha ciddi olabilir.

İskelet kaslarında meydana gelen zayıflık, kemiklerin de yeterli mineral ve vitaminle güçlendirilememesiyle birleşerek çabuk yorulmaya, hareket güçlüklerine, titremelere, tiklere yol açabilir. Ayrıca çok uzun süreli anoreksiya vakalarında kemik yapısı bozularak ufak travmalarla kemik kırıkları meydana gelir.

Anoreksiya Nervozaya Ne İyi Gelir?

Anoreksiya yaşayan bireyler, kendi sağlık durumunun ve ciddiyetinin farkında olmayabilir. Eğer bir yakını ya da aile bireyi olarak çözüm arıyorsanız öncelikle sizin iyi gözlemlemeniz ve profesyonellerden (hekimler, psikologlar, beslenme uzmanları gibi) yardım almanız gerekir. Kendi başınıza uğraşmak faydasız sonuçlar doğuracaktır.

Anoreksiyanın etkilediği sistemler ve organlar her hastada farklı olacağı için herkese uygun bir öneri yapmak mümkün değildir. Fakat anoreksiya bir psikiyatrik hastalıktır. Dolayısıyla her psikiyatrik hastalıkta olduğu gibi aile ve yakın çevrenin desteği, ilgisi çok önemlidir.

Anoreksiya ile baş etmeye çalışan bireylere destekleyici, zorlayıcılıktan ve suçlayıcılıktan uzak yaklaşmak en doğru tutum olacaktır. Destekleyici ve şefkatli olmak, umursandığını, değerli olduğunu  ve yalnız olmadığını hissettirmek gerekir.

Anoreksiyada diyet ve beslenme önerileri zaten beslenme uzmanları ve hekimler tarafından yapılacaktır. Hasta yakınlarının ayrıca yemek yedirmeye yönelik ısrarcı tutumları tedaviyi zorlaştırabilir.

Anoreksiya Nervozaya Ne İyi Gelmez?

Anoreksiya hastaları kesinlikle zorlanmamalı, suçlanmamalı ve yargılanmamalıdır. Zaten psikolojik açıdan zorluklar yaşayan hastalar bu durumda iyileşmeden uzaklaşır, ümitsizliğe ve suçluluğa gömülür.

Çeşitli besin, yiyecek, içecek, bitki önerilerinde bulunmak ise hem bireyin yemekten daha da uzaklaşmasına hem de daha ciddi sorunlara yol açabilir. Vücut direnci ve sağlığı belli ölçüde bozulmuş olduğu için tüketilen besinler bitkisel ve doğal da olsa hastaya zarar verebilir.

Yalnız yaşamak, aile yapısında bozukluklar ve destekten yoksunluk, dış görünüşle doğrudan alakalı mesleklere sahip olmak, belli toplum ölçütlerine uymak zorunda hissetmek hastalığı tetikleyebilecek durumlardır. Mümkün olduğunca bu konularda düzelmeler sağlanmalıdır.

Anoreksiya Nervoza İlaçları

Anoreksiya tedavisi oldukça bireyseldir. Hastalığın altında yatan sebeplere göre hekim gerekli ilaçları tercih edecektir. Bu yüzden ilaç isimlerinden ve etken maddelerinden bahsetmek doğru olmaz. Atipik antipsikotikler ve antidepresanlar en çok tercih edilen ilaç gruplarıdır. Yalnız ilaçların yan etkilerine karşı dikkatli olunmalıdır. Zayıflamış durumdaki organlar nedeniyle yan etkiler, diğer bireylerden daha şiddetli şekilde ortaya çıkabilir.

Gebelikte Anoreksiya Nervoza Hastalığı

Anoreksiyanın en karakteristik özelliklerinden biri adet döngüsünde bozukluklar meydana getirmesidir. Bu sebeple zaten anoreksiyayı ciddi derece yaşayan bir kadının gebe kalması olası değildir. Vücuttaki besin dengesizliğinden ötürü yumurtlama için gereken hormonlar salgılanamaz, gebelik oluşma ihtimali ortadan kalkar.

Yalnız hastalığın başlangıç aşamasında veya tedavi sonrasında gebe kalınması mümkündür. Gebeliğin doğal olarak kilo alınan ve vücut yapısının değiştiği bir süreç olması, hastadaki bedensel kaygıları uyandırıp tedavi edilmiş anoreksiyanın da nüks etmesine sebep olabilir.

Yeme bozukluğu geçmişi olan hastalar bu durumlarından, gebeliklerini takip eden doktorlarına mutlaka bahsetmelidir. Psikolojik destek alınması faydalı olacaktır.

Hastalığın nüks etmesi durumunda, daha çok blumia nervozada görüldüğü gibi yemek yemenin ardından kusma davranışı geliştirilebilir veya hasta bedensel ihtiyacı artmış olmasına rağmen yemeği reddedebilir. Bu süreçlerin eş ve aile tarafından yakından takip edilmesi, eskiye dönük semptomlar göstermeye başladığı takdirde hemen uzmanlara başvurulması gerekir.

Gebelikte yetersiz beslenme ile birlikte erken doğum, düşük, ölü doğum, gelişme geriliği, düşük doğum ağırlığı gibi çok önemli ve hayati sorunlar ortaya çıkabilir. Gerekli bazı vitamin ve mineral eksikliklerinde ise doğumsal anomaliler görülebilir.

Çocuklarda Anoreksiya Nervoza Hastalığı

Ergenlik öncesi anoreksiya pek karşılaşılan bir durum değildir. Çocukluk ve bebeklik döneminde başka yeme bozuklukları görülebilir fakat bunların altında genelde organik bir sebep yatmaktadır. Anoreksiya beden algısının oluştuğu dönem olması itibariyle ergenlikten itibaren ortaya çıkmaktadır.

Anoreksiya Nervoza için Hangi Doktora Gidilir?

Anoreksiya tedavisini asıl yürüten bölüm Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Psikiyatri) bölümüdür. İlgilenenler de psikiyatristlerdir fakat anoreksiya vücudun her sisteminde bozukluklara yol açabileceği için farklı bir doktor tarafından şüphelenilebilir ve hasta psikiyatriye yönlendirilebilir. Ya da psikiyatrist tedavinin devamında diğer branşlara yönlendirme yaparak destek tedavileri isteyebilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Anoreksiya ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bu soru aslında anoreksiyayı çok iyi tanımlamakta. Sorudan anlaşılan, anoreksiyanın gençler tarafından arzulanan bir durum olarak görülmesi. Anoreksiya sonuçları ölüme kadar varabilecek çok ciddi bir hastalıktır, öncelikle bunun bilincinde olmak gerekir. Negatif çevresel, biyolojik ve psikolojik etmenlerin bir araya gelmesiyle görülür. Genelde temelinde, öz saygı sorunları, yalnızlık, değersizlik hissi, beğenilme ve kabul edilme arzusu yatar. Bunların sağlıklı yollardan giderilmesi ve tatmin edilmesi gerekir. Ne kadar zayıf ya da ne kadar şişman olduğunuz kişisel değerinizle ilgili değil yalnızca beden sağlığınızla ilgilidir. Medyanın ve güncel trendlerin bireylerin sağlık durumu üzerinde bu denli rol oynayabilmesi ise üzücü ve önüne geçilmesi gereken bir durumdur.

Anoreksiya hastalarının beslenmesi hastanın cinsiyeti, yaşı, sosyal durumu, bedensel ihtiyaçları, psikolojisi, kullandığı ilaçlar, ek hastalıklar gibi pek çok faktörden etkilenir. Dolayısıyla profesyonellerin işbirliği yaparak karar vermesi gereken bir durumdur. Hasta yakınlarının ve ya hastaların tek başına altından kalkabileceği bir şey değildir mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Böyle bir kilodan bahsetmek mümkün değildir. Ancak 18 yaş altında yaşına göre uygun kilonun en alt sınırında olmak, 18 yaş üstünde ise vücut kitle indeksi değerlendirmesinde 18’in altında olmak önemli bir sınırdır. Bunlar hastanın yaşına ve boyuna göre değişeceğinden tek bir kilo söylenemez. Mevcut kilonun %20si kaybedildiğinde ise yatarak tedavi alınması gerekecek düzeye gelinir.

Anoreksiya başlangıcı her hastada farklı seyreder fakat genel olarak ergenlik dönemi en önemli faktördür. Ergenlik döneminde gençler beğenilme ve kabul görme arzusunu tatmin etmek ister ve bu istek çok doğaldır. Bunun kiloyla ilişkili olduğu düşüncesi beynine yerleşirse, beslenmeyi reddedecektir. Önce yemek seçmeye, çok kalorili olmayan, sağlıklı görünen tercihler yapmaya başlar. Bunda bir sorun yoktur. Fakat bu giderek yaşam için gerekli şeyleri de zararlı algılayıp tüketmemeye dönüşür. Sürekli diyet yaparak (kendini aç bırakarak), aşırı egzersiz yaparak ya da su attıran ilaçlar ve ya çaylar tüketerek kilo vermeye çalışır. Ne kadar kilo verirse versin tatmin olmaz.

Anoreksiya olduğunu kendi kendine anlamak aslında zordur. Çünkü anoreksiyada beden algısı bozulur. Ne kadar kilo verdiğini, ne kadar zayıf göründüğünü algılamakta zorlanma başlar. Eğer neredeyse tüm yiyeceklere karşı tiksinme, reddetme davranışı içindeyseniz, aklınız hep kilo vermekte ve kilonuzda ise, adet döngünüz bozulduysa, aynada kendinizi hep kilolu görüyor ve daha çok vermeniz gerektiğini düşünüyorsanız bir psikoloğa, psikiyatriste ya da beslenme uzmanına başvurmalısınız.