Obsesyon

Obsesyon halk arasında takıntı olarak bilinen psikolojik bir rahatsızlık olup tedavi psikolojik terapi ve ilaç tedavisi yollarıyla yapılabilir

Obsesyon halk arasında “takıntı” olarak bilinen psikolojik bir rahatsızlıktır. Obsesyon hastalığı kişilerin günlük hayatını kesintiye uğratabilir, kişileri üzebilir ve kişilerin yapmak istediği şeyleri yapmasını zorlaştırabilir. Takıntılı şeklinde düşünceleri olan kişiler “obsesif” yani “takıntılı kişi” olarak isimlendirilir.

Kişiler bu düşüncelerin farkında olsa da veya takıntılı düşüncelere göre hareket etmeyeceğini bilse bile, yine de stres yaşayabilir ve bu düşüncelerin kendilerini etkilemesinden endişelenebilir. Sonuç olarak, kişiler bu takıntılı düşünceleri tetikleyen her şeyden kaçınmaya çalışabilir.

Bazı kişilerde dini düşünceler beraberinde takıntılı halleri de yanında getirmektedir. Dinine sıkı sıkı bağlı olan insanlarda günah veya yasak olarak kabul gören düşüncelerin akla gelmesine dini obsesyon denir. Kişiler, ibadetlerinin kabul olmayacağını düşünerek endişeye kapılır ve devamlı günaha girmiş olup olmamakla alakalı şüphe duyarlar.

Saldırganlık obsesyonunda ise kişiler, kendisine veya çevresinde bulunan insanlara zarar vereceğini, elinde olmayan sebeplerden ötürü saldırgan eylemlerde bulunacağından korkarlar. Bazı hastalar kendilerine daha fazla zarar verme obsesyonu (arabanın önüne atlama, balkondan atlama vb) içinde olabilmektedir. 

Cinsel takıntılar içinde en çok eşcinsellik ilgili takıntılar görülür. Cinsel obsesyonlar kişilerin ahlaki değerleri ile çatışan karakterdedir. Bu nedenle cinsel takıntılar kişilerin hem huzurunu kaçırabilir hem de hayattan bezdirebilir. Maudsley Obsesif Kompulsif belirti ölçeği tüm obsesyon tiplerine uygulandığı gibi cinsel obsesyonu da test etmek amacıyla kullanılabilir.

Halk arasında vesvese hastalığı olarak bilinen obsesif kompulsif bozukluk ise obsesyon yani takıntılı düşünceler ile istem dışı yineleyici davranışların veya hareketlerin (kompulsiyon) bir arada görüldüğü psikiyatrik bozukluktur.

Obsesyon Belirtileri

Obsesyon, sıklıkla anksiyete (kaygı) bozukluğu şeklinde karakterize olan ve ani olarak ortaya çıkan dürtülerdir. Çoğu durumda, insanlar bu takıntılı düşüncelerden istem dışı davranışlar (kompulsiyon) sergileyerek kurtulmaya çalışırlar. Tipik olarak obsesyonlar, kişilerin düşünmeye veya bir şeyler yapmaya odaklandığı vakitlerde ortaya çıkarlar.

Obsesyon belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanmaktadır:

• Gün içinde yapılan eylemlerin devamlı belli bir program ve uyum içinde olması 

• Kendine veya çevresindeki insanlara zarar verecek saldırgan davranış dürtüsü

• Kirli olmaktan veya kirlenmekten korkmak. Özellikle tokalaşmaktan veya başka kişilerin dokunduğu eşyalara dokunmaktan kaçınmak

• Değeri olmayan nesneleri kaybetmekten ya da atmaktan kaygı duyulması

• Kendilerini, evlerini veya belli bir eşyayı aşırı derecede temizleme güdüsü

• Güvenliliği sağlamak için kapıları, kilitleri veya kombiyi sürekli kontrol etme güdüsü

• Belirli duaları, ritüelleri veya kelimeleri tekrarlama takıntısı

• Yemeklerin, toplantıların ve buluşmaların belli bir program dahilinde yapılması

• Hata yapmaktan veya günahkâr düşünmekten korkma

• Başkalarının dokunduğu eşya veya nesnelere dokunamamak

• Tokalaşmaktan rahatsız olmak

• Sürekli güvende olma ihtiyacı

• Devamlı el yıkama dürtüsü

• Sürekli seksüel temalar düşünmek, yasaklanmış düşünceler kurmak

Obsesyon Nedenleri

Çok sayıda yapılmış araştırmaya rağmen obsesyonun kesin nedenleri belirlenememiştir. Temel olarak nöröbiyolojik bir problemin yapılan görüntüleme teknikleri ile kanıtlandığı, ayrıca bu kişilerin beyin fonksiyonlarının farklı çalıştığı ve nörotransmiterlerde (sinir hücreleri arasındaki iletişim) anormallik veya bir dengesizlik olduğu bildirilmiştir.

Genetik nedenler: Obsesyon, birçok aile içi vakada genetik aktarım ile kazanıldığı düşünülmektedir. Ancak, obsesyonun nedeni olarak tek bir gen sorumlu tutulamamıştır. 

Bağışıklık sistemine ait nedenler: Genellikle ilkokul çağındaki çocuklarda görülen PANDAS (Streptokok enfeksiyonu ile ilişkili pediatrik otoimmün nöropsikiyatrik hastalıklar), genellikle kronik bir şekilde ilerler ve sosyal, eğitim alanında ve de aile ilişkilerde bozulmalara neden olur.

Ayrıca, Lyme hastalığı ve domuz gribi (H1N1 virüsü) gibi enfeksiyon hastalıklarından sorumlu patolojiler, çocuklarda obsesyon rahatsızlığının hızlı bir şekilde başlaması ile ilişkilendirilmiştir.

Nörolojik nedenler: Beyin görüntüleme teknikleri ışığında obsesyon tanısı almış kişilerin beyin yapısı obsesyon tanısı almayan kişilerin beyin yapısına kıyaslandığında bazı özel aktif bölgelerin farklı olduğu görülmüştür. Beyinde bulunan serotonin ve glutamat’ın dengesiz seviyeleri obsesyon gelişiminde rol oynayabilmektedir.

Çevresel nedenler: Çevresel faktörler, obsesyon gelişme eğilimi olan kişilerde bu süreci hızlandırmada tetikleyici olabilmektedir. Çocukluk ve ergenlik dönemi travmatik beyin hasarları (kafa travması) obsesyon başlatma riskini artırmaktadır. Genel olarak obsesyon tanısı alan kişilerin sık sık stresli ve travmatik öykülere maruz kaldığı görülmüştür. 

Obsesyon Teşhisi

Obsesyon veya  obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tanısı psikiyatrist veya klinik psikoloğun kapsamlı bir değerlendirmesi ile konulur. İlk olarak, hastalara belirtileri ve diğer insanlar ile ilişkileri hakkında sorular sorulur. Özellikle hastanın ailesinde bilinen herhangi bir psikolojik hastalık olup olmadığı hakkında bilgi edinilir. Çünkü, obsesif kompulsif bozukluk hastalığında genetik aktarım sık görülmektedir.

Kliniklerde, obsesif kompulsif belirtileri, türü ve şiddetini değerlendirmek için altın standart olarak Yale Brown Obsesif Kompulsif Bozukluk Ölçeği ( Y-BOCS) uygulanmaktadır. Ayrıca hastaların tedaviye olan yanıtı bu obsesyon testi ile değerlendirilebilir.

Amerikan Psikiyatri Birliği Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabında (DSM-5) göre obsesyon veya obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tanı kriterleri şunlardır:

• Obsesyon (takıntı) veya kompulsiyon (zorlantı davranışlar), ayrı ayrı ya da ikisinin birden aynı kişide görülmesi

• Obsesyonların sosyal, mesleki ve diğer alanlarda önemli aksaklıklara veya sıkıntılara neden olması

• Obsesyon belirtilerinin, uyuşturucu, alkol kullanımı veya uzun süren ilaç tedavisinden kaynaklanmıyor olması

• Obsesyonlarların diğer zihinsel bozukluklar ile ilgisi olmaması

Yukarıdaki kriterler varlığında obsesyon veya obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tanısı konulur.

Obsesyon Tedavisi

Obsesyon tedavi edilebilen psikolojik bir rahatsızlıktır. Tedavinin süresi obsesyonun kişilerin hayatını ne kadar etkilediğini göre değişmektedir. Tedavi 2 ana tercih üzerinde şekillenmektedir.

Psikolojik terapiler: Terapi tedavisi genel olarak bilişsel davranışçı terapi ile maruz kalma, müdahale önleme (ERP) tekniği bir arada olacak şekilde yapılır.

Doktorlar hastalarının problemlerini bölümlere ayırmaya çalışır. Örneğin; problemler, hastanın düşünceleri, fiziksel hisleri ve buna göre aldığı aksiyonlar şeklinde bölümlere ayırır.  

Daha sonra takıntılar ile yüzleşir ve daha sonra takıntıları istem dışı davranışlar ile etkisiz hale getirme çabaları sonlandırmaya çalışılır. Tedavi zor ve çetrefilli gelebilir, ancak birçok insan takıntıları ile yüzleştiklerinde anksiyetenin zamanla kaybolduğunu fark eder. Hafif şiddetli obsesyon vakalarında 10 seanslık tedavi genelde başarılı sonuçlar vermektedir. Daha şiddetli vakalarda daha uzun bir terapi dönemi söz konusu olabilir. 

Psikolojik tedaviler obsesyon belirtilerini hafifletemiyor ya da çok şiddetli obsesyon vakaları söz konusu ise ilaç tedavisi gündeme gelmektedir. İlaç tedavisinde ana ilaç grubu olarak selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'lar) hastalara reçete edilmektedir. Bu ilaç grubu, beyindeki serotonin miktarını artırarak hastaların belirtilerini rahatlatmaktadır.

Obsesyon Tedavi Edilmezse

Obsesyon tedavisinin gecikmesi ile hastalarda görülebilecek komplikasyonlar şunlardır: 

• Kişilerin duygusal ilişkilerinde sorunlar yaşanır

• İşe ya da okula gidememe veya sosyal faaliyetlerin dışında kalma

• İntiharı düşünmek veya eylem haline getirmek

• Sürekli el yıkama nedeniyle atopik dermatit oluşması

• Yaşam kalitesinde kritik düşüşler

• Sık sık tekrarlanan ritüel benzeri davranışlar (dua veya sayı)

Obsesyona Ne İyi Gelir?

• Daima beklenmeyen durumlara hazırlıklı olun

• Tedavi süresince tüm riskleri kabul etmeye çalışın

• Her zaman en kötüsüne hazırlıklı olun, kendinizden veya başkalarından güvence istemeyin

• Takıntılı düşünceleri sorgulamayın veya onlar ile ilgili kendiniz ile tartışmayın

• Düşünceleri önlemeye ya da yok saymaya çalışarak zaman kaybetmeyin

• Belirtiler ile başa çıkmanın yalnızca sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın

• Tedavinin süresi konusunda sabırsız olmayın veya tedavi sürenizi diğer kişilerin tedavi süreleri ile kıyaslamayın

• Terapilerin birçoğuna aşina olsanız da günlük yapmanız gereken ödevleri yapınız

• Terapi ödevlerine başlamak için “mükemmel anı” beklemeyin

• Mükemmeliyetçiliğe kapılmayın

• Güne başlarken gün içinde yapmanız gereken terapi ödevlerini gözden geçirin

• Terapi gerekliliklerini yerine getirirken tüm dikkatinizi toplayın ve kaygı veya endişe duymaktan çekinmeyin

• Kendinize başarılarınızı takdir etmek için zaman ayırın 

Obsesyona Ne İyi Gelmez?

• Tedavi süresince motivasyonu sürdürecek olumlu adımların atılmaması

• Beklenmedik durumlara karşı hazır olmamak

• Gün içinde devamlı strese maruz kalmak

• İlaç tedavisinden erken vazgeçmek

• İş veya okul hayatından uzaklaşmak

• Risk almamak veya beklenmedik olaylara karşı hazır olmamak

• Tedavi süresini diğer hastaların tedavi süreleri ile kıyaslamak

• Sık sık üçüncü kişilerden destek almak

• Terapi ile verilen görevleri aksatmak ya da gün içinde unutmak

• Terapinin verdiği sorumlulukları yerine getirmemek

• Terapiler ile ilgili sorunları doktor ile paylaşmamak

• Tedavi süresince alkol ya da sigara tüketmek 

Obsesyon İlaçları

Selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'lar): En sık reçete edilen antidepresan ilaçlarıdır. Bu ilaçlar beyindeki serotonin seviyelerini yükselterek obsesyon belirtilerini tedavi etmeye çalışır.  Bu ilaçlar depresyon tedavisinden daha fazla bir doz aralığında obsesyon hastalarına verilir. Sonuçların alınması ortalama 3 ay sürer. Fluoksetin, fluvoksamin ve sertralin obsesyon tanısı almış kişilere reçete edilen ilaçlar arasında yer alır.

Gebelerde Obsesyon

Hamilelik döneminde veya doğumdan sonra obsesyon belirtileri yaşamak çok sık yaşanılan bir durumdur. Genellikle bu dönemlerde görülen takıntılar genelde bebekle ilgilidir, ancak bu her zaman geçerli değildir. Annelerin bebeğin sağlığı hakkında bazen endişelenmesi gayet normaldir.  

Anneler bebeklerini potansiyel risklerden korumak isterler, bu yüzden bu riskleri en aza indirmek için biberonları sterilize etmeye veya bebekler uyurken sık sık kontrol etmek gibi davranışlar sergileyebilirler. Bu endişeler hakkında devamlı düşünmek için çok zaman harcayan kadınlarda obsesif düşüncelere gelişebilir.

Bu dönemde yapılması gereken davranışlar şunlardır:

• Eşiniz, arkadaşlarınız veya aileniz ile yaşadığınız durum hakkında konuşmalısınız

• Kendinizi suçlu veya utanmış hissetmemeye çalışınız. Bu düşünceler sizlerin hatası değildir

• Takıntılı düşüncelerinizden kaçınmaya veya zorlayıcı bir eylem ile düzeltmeye çalışmak yerine, bu düşünceler ile yüzleşmeye çalışınız

• Kendinizi sakinleştirmek için alkol veya sigara kullanmayın. İkisi de size ve bebeğinize zarar verebilir

Çocuklarda Obsesyon

Takıntılar (obsesyonlar) bir çocuğun istemediği, ancak kafasından çıkaramadığı düşünceler, imgeler veya dürtülerdir. Bir çocuk bu tür düşüncelere sahip olduğunda , kendisini çok endişeli veya korkulu hissedebilir.

Çocuklarda görülen takıntı şekilleri şunlardır:

• Sevdiklerinin incindiğini hayal etmek

• Kirli nesnelere veya arkadaşlarına dokunmaktan korkmak

• Kitap veya eşyaların doğru bir sırada olamadığı anlarda korkunç bir şey olacağını hissetmek

• Geceleri rahatsız edici düşünceler dalmak

Çocuklarda gelişen takıntılar gittikçe ciddileşirse, daha önceden keyif aldıkları davranışları yapmaktan artık keyif alamazlarsa ya da takıntılı düşünceler 6 aydan daha uzun bir süredir varlık gösteriyorsa profesyonel bir destek alınması gereklidir.

Obsesyon için Hangi Doktora Gidilmeli?

Obsesyon belirtileri yaşadığını düşünen kişiler, hastanelerin psikiyatri ya da klinik psikoloji bölümünden randevu alarak psikiyatrist veya klinik psikolog ile görüşmesi gerekir.

Özellikle aşağıdaki belirtilere sahipseniz en yakın zamanda profesyonel destek almanız gereklidir:

• Devamlı endişeli veya tedirginseniz 

• Uyku düzeninde bozukluklar yaşıyorsanız

• Kendinizi devamlı suçlu hissediyorsanız

• Sürekli üzgün veya umutsuz hissediyorsanız

• Önceden zevk veren aktiviteleri yapmaktan artık zevk almıyorsanız

• İntihar düşünceleriniz var ise

Profesyonel destek, takıntıları ve dürtüleri tanımlamada ve hayat üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik adımlar atılmasında yardımcı olabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Obsesyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Obsesyon kronik seyirli bir psikolojik bozukluktur. Bu nedenle tedavisi obsesyonun şiddetine bağlı olarak değişmektedir. Genelde hafif şiddetli obsesyonların tedavisinde 10 seanslık terapi yeterli olmaktadır. Daha şiddetli vakalarda hastanın durumu ve tedaviye olan inancı tedavinin süresi üzerinde etkilidir. Obsesyon tedavisinde psikolojik terapiler ve ilaç tedavisi uygulanmaktadır. İlaç tedavisi, terapilerin belirtileri düzeltemediği kliniklerde veya çok şiddetli obsesyon vakalarında tedaviye eklenir.