evim.com

Yoksunluk

Kişiye daha önce haz veren bir maddenin veya durumun kesilmesi durumunda ortaya çıkan belirti ve bulgulara ‘yoksunluk’, bu bulguların bütününe de ‘yoksunluk sendromu’ denir.

Yoksunluk Nedir?

Kişiye daha önce haz veren bir maddenin veya durumun kesilmesi durumunda ortaya çıkan belirti ve bulgulara ‘yoksunluk’, bu bulguların bütününe de ‘yoksunluk sendromu’ denir.

Kişi, kendisine daha önce haz veren maddeyi veya durumu tekrar elde etmek için çok güçlü bir arzu duyar. Bu arzu sıklıkla engellenemez durumdadır. 

Gençler arasında görülen bir madde nedeniyle ortaya çıkan yoksunluk giderek artmaktadır. Yoksunluk hissi maddeyi kullanan kişi için acı verici ve istenmeyen bir durumdur.

Yoksunluk sendromu görülen belirtilere göre fizyolojik yoksunluk ve psikolojik yoksunluk diye ikiye ayrılır. Psikolojik yoksunluk olarak da duygusal yoksunluktan söz edilebilir.

Yoksunluk Belirtileri Nelerdir?

Yoksunluk belirtileri kullanılan maddeye göre değişir. Bazı maddelerin kullanımında görülen belirtiler hafif olabilirken, bazı maddelerin yoksunluğunda görülen belirtiler ölüme kadar varabilir. Yoksunluk krizi maddenin kullanım dozu ve şiddetine göre de değişebilir.

Halsizlik, yorgunluk, sinirlilik genel belirtilerdendir.

Yoksunluk belirtileri kullanılan maddenin bırakılmasına bağlı olarak birkaç günden birkaç aya kadar değişik bir sürede ortaya çıkarlar.

Halsizlik, yorgunluk: Genel yoksunluk belirtileri arasında sayılabilir.

Özellikle halsizlik, yorgunluk semptomları uyarıcı maddelere bağlı ortaya çıkan yoksunluk belirtileri arasında görülür.

Sinirlilik: Kişinin vücudunda bulunan madde miktarı azaldıkça gitgide daha sinirli bir duruma gelir. Çevreye karşı daha az toleranslı bir hale gelir. Yardım alınmazsa çevreyle olan ilişkiler bozulur.

Ellerde titreme: Başlangıçta eller hareket halindeyken titreme oluşur. Yoksunluk ilerledikçe eller sabit durumdayken titremeye başlar.

Yoksunluk geçtikçe titremelerde azalır.

Terleme: Yoksunluğun ilk dönemlerinde özellikle gece terlemeleri sık görülür. Yoksunluğun ilerleyen dönemlerinde terlemelerde gittikçe azalır.

Uykusuzluk: Sakinleştiricilere bağlı görülen yoksunluk sendromları içinde uykusuzluk sık görülen belirtilerdendir. Kişi gece yoksunluğunu çektiği maddeyi özler. Yardım alınmazsa uyku sorunu gün içerisinde yapılan aktivitelere de yansır.

Bulantı, kusma: Beyindeki reseptörlere bağlı olarak bazı maddelerin yoksunluğunda ortaya çıkar. 

Yaygın vücut ağrıları: Eroin gibi maddelerin bırakılması durumunda ağrı reseptörleri aşırı bir şekilde uyarılır ve kişide yaygın vücut ağrıları ortaya çıkar.

Anksiyete ve depresyon: Madde kullanımı sonrasında kullanılan maddenin alınmamasına bağlı olarak kişide aşırı bir şekilde kaygı bozukluğu ve depresyona eğilim ortaya çıkar.

Çarpıntı: Bazı maddeler kalp atımlarını düşürmeye eğilimlidirler. Bu maddelerin yoksunluğunda kalp fizyolojik olarak hızlı atar. Kişi de çarpıntı semptomu oluşur.

Kabızlık ve ishal: Eroin madde bağımlılığında görülen en sık yoksunluk belirtilerinden biri de kabızlıktır. İshal ise daha çok uyarıcı maddelerin yoksunluğunda görülür.

Yüksek tansiyon: Yoksunlukta görülen yüksek tansiyon, streste yükselen sempatik hormonlara bağlı olarak görülür.

Yoksunluk Nedenleri Nelerdir?

Yoksunluk nedenleri genellikle bir madde kullanımına bağlı olarak gerçekleşir. 

Madde kullanımı dışında kumar bağımlılığının da yoksunluk sendromuna sebep olduğu son yıllarda tespit edilmiştir.

Genel olarak yoksunluk sendromuna neden olan maddelerin başında sigara, alkol ve eroin yoksunluk sendromları gelmektedir.

Sigara: Sigara kolay ulaşmasından dolayı dünyada en çok bağımlılık ve yoksunluk yapan maddelerden biridir. Bağımlılık oluşturucu etkisi kısa bir sürede başlar. 

Alkol: Alkol bağımlılığı uzun kullanımlar sonucunda görülür. Alkol alınmadığı zaman kişi kaygılı yoksunluk sendromuna girer.

Eroin: Çok güçlü bağımlılık  oluşturan maddelerden biri de eroindir. Tek kullanımlık dozlardan sonra bile güçlü bağımlılık oluşturur.

Amfetaminler: Uyarıcı maddelerden olan amfetaminler daha çok parti hapları olarak bilinirler. Gençler arasında ekstazi hapları olarak sıkça kullanılırlar. Güçlü bağımlılık nedenlerinden biridir

Kannabinoidler: Halk arasında esrar olarak bilinirler ve bağımlılık oluşturmadığı düşünülür. Aksine sigara gibi bir iki kere kullanımdan sonra bağımlılık oluşturucu etkileri başlar. Kullanımlarında kırmızı göze neden olurlar.

Opioidler: Opioidlerin alt türlerinden olan morfin sık bağımlılık yapan maddelerden biridir. Uyarıcıların aksine göz bebeğinde küçülme yaparlar. Birkaç kullanımdan sonra bağımlılık yapıcı etkileri başlar ve yoksunluğunda terleme, titreme, yaygın vücut ağrıları oluşturur.

Benzodiazepinler: Benzodiazepinler sakinleştirici etkileri bulunur. Uyku hali oluştururlar. Kullanımda olan kişi başlarda sadece rahat uyumak için kullandığını düşünür. Daha sonraları bu maddeler olmadan kolayca uyuyamaz ve bağımlı olur.

Halüsinojenler: Halüsinojen olarak kullanılan maddelerden biri LSD’dir. Kullanımında olmayan görüntüler, sesler duyulur ve çok güçlü bağımlılık yapar.

Bazı ilaçlar: Psikiyatrik olarak kullanılan bazı kırmızı reçeteli ilaçların bağımlılık ve dolayısıyla da bırakıldıklarında yoksunluk yapma özellikleri vardır. Yaygın olarak kullanılan bazı antidepresanlarda, antidepresan yoksunluk sendromuna neden olabilmektedir.

Yoksunluk Teşhisi

Yoksunluk sendromunun teşhisi diğer psikiyatrik hastalıklarda olduğu gibi anamneze dayanır. Fizik muayene ve psikoterapi de yoksunluk sendromunun teşhisinde önemli yer tutarlar.

Öykü: Öyküde kişinin daha önce madde kullanım öyküsünün olup olmadığı, ne kadar süreyle kullandığı, ne dozlarda kullandığı, mevcut zamanda kullanmakta olduğu bağımlılık yapıcı bir madde varlığı sorgulanır.

Özellikle bağımlılık yapıcı bir madde kullanımı sonrasında yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon ve aşırı kaygı durumu gibi belirtiler varsa yoksunluk sendromunun tanısını koymada oldukça yardımcı olur.

Fizik muayene: Fizik muayenede kişinin dış görünüşü incelenir. Özellikle eroin gibi madde kullanımı varsa kişinin bazı vücut bölümlerinde enjeksiyon izleri olur.

Kırmızı gözler, el titremeleri, vücut yapısı, kilo gibi dış görünüşler incelenir.

Kan testleri: Kan testlerinde maddenin vücut üzerindeki etkilerine bakılır. Kişide bulunan diğer hastalıkların yoksunluk sendromu üzerindeki etkileri incelenir.

Madde kullanım testleri: Maddenin metabolize olması sonucu idrardaki artıklarına bakılır. Her maddenin kendine özel bazı testleri bulunur. Kullanım öyküsüne göre kişiye bu testlerden uygulanır.

Psikoterapi: Psikoterapide kişinin bir maddeye bağımlı olması durumu tespit edilebilir. 

Yoksunluk Tedavisi

Yoksunluk sendromunun tedavisi kullanılan maddeye göre değişir. Yoksunluk sendromunun tedavisinde ilk olarak kişinin bağımlı olduğunu kabul etmesi gerekir. Bunun dışında medikal tedavi, psikoterapi ve bilişsel davranışçı tedavi yöntemleri vardır.

Medikal tedavi: Medikal tedavide kullanılabilecek ilaç maddenin türüne göre değişir. Örneğin opioid yoksunluk sendromunda daha düşük etkili opioid türü maddelerle replasman tedavileri uygulanır.

Psikoterapiler: Terapisti ve hastayı bir araya getiren tek neden, hastanın sorunlarının çözüme kavuşturulmasıdır. Bütün terapilerin amacı buna yöneliktir

Psikanalitik psikoterapilerin bir tarafı, hastanın ifade ettiklerinin ve yaptıklarının bütün ve derin anlamlarını saptamak ve hastaya durumu anlatmaktır.

Kişi terapi yapan kişiyi kendi ebeveynleri gibi algılar, onların  davrandığı şekilde davrandığını düşünür. Bu şekilde hastada olan sorun çözümlenmeye çalışılır.

Bilişsel davranışçı terapiler: Bilişsel terapide değerlendirmeler en baştaki terapide yapılır. Fakat görüşmelerin nasıl gittiği ne yönde ilerleyeceği terapi süresince devam eder. İlk zamanlarda hastanın sorununu fark etmesine ilişkin konularda görüşülür.

Bilişsel terapide hasta tedaviye etkin olarak katılır. Bu yüzden ilk görüşmeler esnasında tedavideki karşılıklı yardımlaşmanın önemi vurgulanır.

Hastanın bireysel olarak kendisi ile ilgili konularda sürekli bir şekilde  hekimi bilgilendirmesinin zorunluluğu hakkında konuşulur.

Hastayla birlikte tedavi hedefleri saptanır. Problemin ortaya çıkmasını kolaylaştıran ortamsal, dürtüsel vb. etkenler incelenir.

Bilişsel terapilerde ana esas olarak bir eğitim temelli modelleme de bulunur. Bu nedenle problemle ilgili olarak kişiyi rahatsız eden içten kaynaklı ve dıştan kaynaklı sebeplerden tespit edilmeye çalışılır.

Fizyolojik değişiklikler, bilişler, kişiler arası etkenler incelenir.

Değerlendirme görüşmeleri sırasında tedavi programına ilişkin bilgi verilir. Terapinin kaç görüşme olacağı, her görüşmenin vakit olarak ne kadar süreceği, görüşmelerin hangi koşullarda yapılacağı gibi hususlarda hastanın bilgi sahibi olması sağlanır

İlk görüşülmesi gereken konulardan biri de evde yapılması gereken ödevlerdir. Bilişsel davranışçı terapilerde evde verilen ödevlerin önemi ve mantığı görüşme yapılan kişiye doğru bir şekilde anlatılmalıdır.

Yoksunluk Tedavi Edilmezse

Yoksunluk sendromu tedavi edilmezse kişinin çevresiyle olan ilişkilerinde bozulmalar meydana gelir. Kişi daha sonraları kendisinde bağımlılık oluşturan maddelere geri dönebilir.

Bütün yaşamı boyunca kişi maddeyi bırakmayla kullanma arasında gidip gelir. İş yaşamında ve okul hayatında başarıları düşer.

Kişi madde kullanmaya devam ederse bir süre sonra maddenin bağımlılık yapıcı etkisi arttığından dolayı yüksek doz kullanımdan ölebilir.

Eğer kendinizde bir madde kullanımdan dolayı yoksunluk sendromu olduğunu düşünüyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmanın yardımına başvurunuz!

Yoksunluğa Ne İyi Gelir?

Yoksunluk sendromunda kişi aşırı bir şekilde kullandığı maddeyi arzular. Bunu engellemek için öncelikle, kişinin düşüncelerini dağıtmak amacıyla günlük fiziksel aktivitelerde bulunması gerekir.

  • Fiziksel aktiviteler
  • İyi bir uyku düzeni
  • Sağlıklı beslenme 
  • Bir sanatsal aktiviteyle uğraşmak
  • Doğa yürüyüşleri
  • Bir uzmandan yardım almak

Yoksunluğa Ne İyi Gelmez?

Yoksunluk sendromunda kişinin özellikle maddeyi hatırlatan nesne ve durumlardan uzak durması gerekir.

  • Sedanter yaşam
  • Sağlıksız beslenme düzeni
  • Az uyumak
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Maddeyi hatırlatan nesneler ve durumlar
  • İçe kapanıklık ve sosyal aktivitelerden uzak durmak 

Yoksunluğa İlaçları Nelerdir?

Yoksunluk sendromunda kullanılan farmakolojik ilaçlar kullanılan maddeye göre değişir. Bazı maddelerde kullanılan, maddeye özel ilaçlar bulunmamakla beraber genel ilaçların kullanımından söz edilebilir.

Meperidin: Opioid ilaçlara bağlı olarak oluşan yoksunluk sendromunun tedavisinde kullanılabilir. Opioid türevi bir ilaçtır ama morfine göre daha az bağımlılık oluşturur. 

Replasman tedavileri: Bazı maddelerin tedavilerinde kullanılan madde bırakma sürecinde düşük dozlarda kullanılır. Örneğin sigara bırakma tedavisinde replasman tedavisi olarak düşük dozlarda nikotin kullanılır.

Benzodiapezinler: Alkol yoksunluk tedavisinde sakinleştirici özelliklerinden faydalanarak kullanılırlar.

Antidepresanlar: Madde kullanımı sonrasında görülen depresyon ve aşırı kaygı halini tedavi etmek amacıyla kullanılırlar.

Anksiyolitikler: Anksiyolitikler de antidepresanlar gibi madde kullanımı sonrasında görülen depresyon ve aşırı kaygı halini tedavi etmek amacıyla kullanılırlar.

Çocuklarda Yoksunluk

Ergenler madde kullanımına, genellikle bir topluluğa uyum sağlama amacıyla başlar. Ortam değişmediği sürece bağımlılık kronik ve zorlu bir sürece döner.

Aile bu noktada ergeni iyi gözlemeli son zamanlarda içe kapanıklık, para isteme ihtiyacında artma, aşırı sinirlilik hali gibi durumları gözlenmelidir.

Ergen ilk kullanımı arkadaş ortamında bir kereden bir şey olmaz düşüncesiyle başlar. Bırakma süreci daha zor bir durum alır ve madde kullanıma geri dönüş daha da kolaylaşır.

Ebeveynler durumu fark ettiklerinde panik yapmamalı, çocuğu suçlamamalıdır. Aksi takdirde durum daha da kötü bir hal alabilir.

Aile böyle bir durumda vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almalıdır.

Yoksunluk için Hangi Doktora Gidilir?

Yetişkinlerde görülen yoksunluk sendromu için ‘Ruh sağlığı ve hastalıkları’ bölümüne, doktor olarak bir ‘Ruh sağlığı ve hastalıkları’ uzmanına başvurulmalıdır.

Çocuk ve ergenlerde görülen yoksunluk sendromu için ‘Çocuk psikiyatrisi’ bölümüne, doktor olarak da bir ‘Çocuk psikiyatrisi’ uzmanına başvurulmalıdır.

Bağımlılık yapıcı bir madde kullanımı sonrasında yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon ve aşırı kaygı durumu gibi belirtiler varsa vakit kaybedilmeden bir uzmandan yardım alınmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Yoksunluk ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Yoksunluk sendromunun geçme süresi maddenin türüne göre değişir. Bağımlılık bilindiği gibi iki türden oluşur. Fiziksel bağımlılığın geçmesi kısa sürer ve vücut maddenin yokluğuna kısa sürede alışır. Psikolojik bağımlılık ise aylar sürer ve kişiyi asıl madde kullanıma geri iten budur.

Sigaranın içinde vücuda zararlı binlerce madde bulunsa da kişide bağımlılık oluşturan esas madde nikotindir. Sigarayı bıraktıktan sonra vücut nikotini kısa bir sürede vücuttan atar. Ortalama nikotin bağımlılığı belirtileri üç hafta gibi kısa sürede geçer. Bu durum vücut yapısına ve bünyeye göre değişir.