Uyurgezerlik

Uyurgezerlik, kişinin uyku sırasında çeşitli hareketlerde bulunması olup ilaç kullanımı ve psikoterapi yöntemleri ile tedavi edilebilmektedir.

Uyurgezerlik Nedir?

Uyurgezerlik adını karşılar biçimde, uyku esnasında kişilerin bilinçleri açılmadan yürümesi ve çeşitli hareketlerde bulunması durumudur. Uyurgezerlik, uyku bozukluklarının parasomnia alt tipinde incelenen bir hastalıktır. Bu gruptaki diğer hastalıklar uyku anksiyetesi ve gece terörü olup uyurgezerlik ile birbirlerine eşlik edebilirler.

Uyurgezerlik genel olarak 5-13 yaş arası çocuklarda görülür ve ergenliğe girişle beraber azalarak biter. Erişkin yaşa kadar devam etmesi çok nadirdir. Aynı şekilde, erişkinlerde aniden ortaya çıkması da oldukça nadirdir. Uyurgezerlik başlangıcı genellikle ani ve nedensiz olarak kendini gösterir.

Yetişkinlerde uyurgezerlik genellikle alkol-madde bağımlılığı, ilaç kullanımı, çeşitli uyku problemleri gibi herhangi bir nedene bağlı ortaya çıkar. Çocuklarda ise tam olarak sebebi aydınlatılamamıştır.

Uyurgezerlik, endişe verici hatta zaman zaman korkutucu olabilse de genellikle ağır seyirli ve kronik bir hastalık değildir. Altta yatan sebebin ortadan kaldırılması ya da çocuk yaşta görüldüğünde çocuğun büyümesi problemi çözer, ek tedavi ihtiyacı oluşmaz. Uyurgezer bireylere yaklaşımda en önemli faktör gece bir şekilde kendilerini yaralama ya da sakatlama ihtimallerini en aza indirgemektir.

Uyurgezerlik Belirtileri Nelerdir?

Uyurgezerlik kendini erişkinlerde ya da çocuklarda çok farklı şekillerde gösterebilir. Fakat tüm belirtilerin ortak özelliği kişinin bu esnada uyku evresinde olmasıdır. Belirtiler genellikle uykuya daldıktan 1-2 saat sonra, gecenin erken saatlerinde ortaya çıkar. Bireylerin çoğunda belirtiler her gece ortaya çıkmaz. Fakat sıklığı hastaya göre değişkenlik arz eder. Genellikle 10-20 dakika sürer fakat daha uzun seyrettiği durumlar da olabilir.

En sık görülen belirtiler ise şunlardır:

  • Yataktan kalkma ve etrafta dolaşma (sanıldığının aksine uyurgezerler kollarını kaldırıp yürümezler, günlük hareketleri ne ise onu sergilerler)
  • Yatakta doğrulma ve oturma
  • Giyinme, yemek yeme, oyun oynama gibi günlük aktiviteler
  • Evi terk etme, sokağa çıkma hatta araba kullanma
  • Gözlerin açık olması ve cam gibi donuk bakışlar (hastalar gerçekten görmez, hafızaları sayesinde yollarını bulurlar)
  • Etraftakilerle iletişim kurmama ve cevap vermeme
  • Uyurgezerlik anında uyanmakta güçlük çekme
  • Uyandıktan sonra kısa süren sersemlik ve şaşkınlık hali
  • Sabah uyanınca, olanları ve uyurgezerlik anında olanları hatırlamama
  • Gün içinde konsantrasyon güçlüğü, uykuya eğilim, enerjisizlik
  • Erişkinlerde, cinsel davranışlar (mastürbasyon veya biriyle cinsel ilişkiye girmeye çalışmak gibi)
  • Uygunsuz ve anlamsız hareketler yapma (yenmeyecek şeyleri yeme, eşyaları camdan atma gibi)
  • Bireylere ya da eşyalara karşı şiddet davranışı gösterme
  • Çeşitli ev kazaları ve sakatlıklar yaşama

Uyurgezerlik Nedenleri Nelerdir?

Uyku temel olarak 2 evrede incelenen bir süreçtir. Bunlar non-REM (NREM) ve REM dönemleridir. REM, rapid eye movements kelime grubunun kısaltmasıdır, hızlı göz hareketleri anlamına gelir. REM dönemi rüyaların görüldüğü, hafif uyku dönemidir. NREM ise, beyin dalgalarının oldukça yavaşladığı ve beynin tam dinlenmeye geçtiği derin uyku evresidir. Uyurgezerlik, bu NREM adı verilen derin uykunun en derin kısmında ortaya çıkar. Doğal olarak bireyleri uyandırmak zor olmaktadır.

Nedeni tam olarak ortaya konmuş değildir fakat şu faktörler hastalığı ortaya çıkarmakta ya da atakları arttırmaktadır:

  • Psikolojik stres veya travma
  • Uzun süreli uykusuzluk, jet-lag gibi zaman değişimlerine neden olan seyahatler
  • Ateşli hastalıklar
  • Erişkinlerde psikiyatrik ilaç, uyku ilacı, alkol ya da uyuşturucu madde kullanımı
  • Uyku apnesi gibi solunum problemleri
  • Huzursuz bacak sendromu
  • Ailede uyurgezerlik veya çeşitli uyku sorunları olması

Uyurgezerlik Teşhisi

Uyurgezerlik teşhisi için hekime başvurulduğunda öncelikle hastanın şikayetleri ve tıbbi geçmişi alınır. Bu şikayetler içinde hastanın gün içinde uyku bozukluğundan kaynaklanan konsantrasyon eksikliği, halsizlik gibi sorunlarının yanı sıra aynı evi veya uyku ortamını paylaştığı diğer kişilerin de uyurgezer hakkında anlatacakları yer tutarGecede kaç kere, ortalama kaç günde bir uyurgezerlik sorunu yaşayıp bu esnada hangi davranışlarda bulunduğunu hasta yakınlarının anlatması gerekir. Çünkü uyurgezerler kendi durumlarını farkında değildir.

Tıbbi geçmiş içinde ise sorgulanan faktörler aile öyküsü, ilaç kullanımı, ek kronik hastalıklar ele alınabilir.

Fizik muayene safhasında ise hastanın ek bir bedensel hastalığa bağlı bulgularının varlığı araştırılır. Kişinin vücudundaki farklı evrelerde çürük, morluk gibi travma izleri yol gösterici olabilir.

Son olarak uyku problemlerinin pek çoğu için aydınlatıcı veriler sağlayan polisomnografi cihazı tanı için kullanılabilir. Bu test için uyku laboratuvarında polisomnografa bağlı olarak uyumak gerekir. Bu esnada cihaz vücudun tansiyon, nabız, solunum sayısı gibi yaşamsal fonksiyonlarını ve oksijen kullanımı, göz hareketleri gibi uyku için önemli parametreleri ölçer. Aynı zamanda birey uyurken kameraya da alındığı için uyurgezerlik probleminden haberdar değilse bu da ortaya çıkabilir. Özel olarak geliştirilmiş bir uyurgezerlik testi mevcut olmayıp polisomnografi fikir verici olabilir.

Uyurgezerlik Tedavisi

Uyurgezerlik özellikle de çocuklarda tedavi edilmesine gerek olmayan bir sağlık problemidir, kendiliğinden ergenlikte geçer fakat yetişkinlerde, kişinin hayatını ciddi etkilediği durumlarda, sık sık atak geçiren veya sakatlıklar yaşayan bireylerde tedavi ihtiyacı doğar. Tedavi genel olarak altta yatan sebeplerin ortadan kaldırılması ya da yaşanabilecek problemleri önlemeye dönüktür.

Uyurgezerlik için şu tedaviler seçenekler arasındadır:

  • Altta yatan durum biliniyorsa ortadan kaldırılması: Alkol-madde kullanımı, ilaçların yan etkileri, uyku apnesi gibi problemlerin tedavi edilmesi genellikle yetişkinlerde ilk basamak tedaviyi oluşturur.
  • Programlanmış uyandırma: Uyku yoğunluğu henüz yeterince artmadan birey uykuya daldıktan 15-20 dakika sonra kasti olarak uyandırılır. Bu sayede uykunun en derin evresine geçme ihtimali azalır. Uyku kalitesi de bir miktar düşebilir fakat sık sık hayati tehlike arz eden eylemlerde bulunmaya göre tercih edilir. Bu mutlaka bir psikiyatrist ve ya nörolog tarafından programlanması gereken bir yöntemdir.
  • İlaç tedavisi: nadiren de olsa uyku ilaçları, melatonin hormonu ve ya antidepresanlara başvurulabilir. Bu tedavi de yine hastalığın ciddi etkilediği ve kendini sık sık tehlikeye atan bireyler için daha uygun olacaktır.
  • Psikoterapi: özellikle yetişkinlerde altta yatan herhangi bir sebep bulunamadıysa stres yoğunluğu yaşayan bireylerde psikoterapi faydalı olabilir. Stres yönetimi, hipnoz ve uyku teknikleri ile problemin çözülmesi amaçlanabilir.

Uyurgezerlik İlaçları

Uyurgezerlik çocuklarda ortaya çıktığında tedavisiz iyileşebilir bu nedenle ilaç kullanımına da genellikle başvurulmaz. Yetişkinlerde ortaya çıktığında da hasta öncelikle sorunu ortadan kaldıracak tedavilere yönlendirilir. İlaç kullanımı nadiren gündeme gelirse, uyku ilaçları grubundan benzodiazepinler ve çeşitli antidepresanlar reçete edilebilir.

Uyurgezerlik Tedavi Edilmezse

Uyurgezerlik tedavi edilmese de hayati tehdit oluşturan, acil bir sorun değildir. Yetişkinlerde altta yatan sebebin bulunması ek problemlerin önüne geçilmesi için gereklidir. Tedavi edilmediği ya da yeterli düzeyde yönetilmediği sürece hastaların karşı karşıya olduğu en ciddi risk uyurgezerlik esnasında düşme, çarpma gibi travmalara maruz kalmaktır. Hastalar ev dışına çıkar ya da araç kullanırsa kendilerini de başkalarını da ciddi tehlikeye atabilirler.

Uyurgezerliğe Ne İyi Gelir?

Uyurgezerliğin sebebi tam olarak aydınlatılamadığı için ne iyi gelir sorusu tam olarak cevaplanamamaktadır fakat şunlar yararlı olacaktır:

  • Düzenli ve yeterli bir gece uykusu
  • Uyku hijyeninin sağlanması (uygun oda sıcaklığı, uygun bir yatak, sessizlik gibi)
  • Psikolojik sorunları aşmak, tedavi almak ve gerekirse stres yönetimini öğrenmek
  • Reflü, huzursuz bacak sendromu gibi uykuya negatif etkisi olan genel sağlık problemlerinin çözülmesi

Uyurgezerliğe Ne İyi Gelmez?

Uyurgezerlik ataklarını ortaya çıkarıp hastalığı alevlendiren faktörler şunlardır:

  • Alkol ve madde kullanımı
  • Birtakım psikiyatrik veya nörolojik ilaç
  • Jetlag gibi saat değişikliklerine bağlı ciddi uyku bozuklukları
  • Düzensiz, uygunsuz uyku saatleri
  • Uzun süre uykusuz kalma ve yorgunluk
  • Psikolojik stres ve travmalar
  • Uyku mekanında değişiklik, yerini yadırgama

Çocuklarda Uyurgezerlik

Uyurgezerlik aslen 5-13 yaş arası çocuklarda sık görülen bir problemdir. Bu yaş grubu çocukların yaklaşık %20’sinde en az bir kere ortaya çıkar. Fakat yetişkinlerde nadir görülür. Pek çok çocukta ergenliğe yaklaştıkça belirtiler azalır ve kendiliğinden kaybolur. Bu durumlarda uyurgezerlik tedavi edilmesi gereken bir problem değildir fakat ergenlikte sebat ederse veya ataklar haftada 1-2 gibi sıklıkla görülüyorsa hekime başvurulması gerekir.

Ailelerde endişe yaratabilen bir durum olsa da uyurgezerlik çocukta hasar bırakan veya nörolojik olarak etkileri olan bir problem değildir. Aileye düşen en önemli sorumluluk uyurgezerlik problemi olan çocuğun bu esnada yaralanma ya da düşme gibi travmalardan korunmasıdır. Bunun için eşyaların yeri değiştirilebilir, sabit olmayan eşyalar sabitlenebilir veya kaldırılabilir, ev kapısı kilitli tutulabilir. Uyurgezer çocukla atak esnasında karşılaşıldığı zaman uyandırmaya çalışmak anlamsız ve gereksizdir, sakince yatağına yönlendirilmesi gerekir.

Uyurgezerlik için Hangi Doktora Gidilir?

Uyurgezerlik, Psikiyatri ve Nöroloji bölümlerinin ortak ilgi alanı olan bir konudur. Eğer çocuklarda görülüyorsa Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümüne başvurulabilir. Fakat genellikle çocuklarda tedavi edilmesine gerek kalmadan zamanla ortadan kalkan zararsız bir problemdir. Kalıcı herhangi bir soruna sebep olması beklenmez.

Eğer uyurgezerlik; yetişkin yaşta aniden başladıysa, çocuklarda ergenlikten sonra sebat ediyorsa, haftada 1-2 kez gibi oldukça sık ataklar yaşanıyorsa, evde yaşayan diğer bireyler ciddi olarak etkileniyorsa, gün içinde performans düşüklüğü yaşanıyorsa ya da birey atak esnasında tehlikeli eylemlerde bulunuyorsa hekime başvurulup tedavi alınması gerekir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
3
0
Makeleyi Paylaşın

Uyurgezerlik ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Aslında uyurgezerlerin uyandırılmaması için o kadar geçerli bir sebep yoktur. Uyandırmanın büyük ihtimalle kimseye hiçbir zararı olmayacaktır. Uyurgezerler hareketlerinin aksine uykunun en derin evresindedirler. Bu nedenle uyandırılmaları oldukça zordur. Gözleri açık olsa bile etraflarındaki bireylerle iletişim kurmaz ve onları duymazlar. 

Bir şekilde zorla uyandırılırlarsa hem korkabilirler hem de yaşayacakları kafa karışıklığından ötürü asabileşebilir, nadiren de olsa şiddet gösterebilirler. Kişiyi sakince yatağına götürmek ya da yönlendirmek yapılacak en doğru eylemdir çünkü kendi hallerine bırakmak da bir yerlere çarpmaları veya düşmeleri gibi riskleri ortaya çıkarır.