Pedofili

Pedofili, yetişkin bireylerin en fazla ergenlik dönemine kadar olan çocuklara karşı ilgi ve cinsel haz duyması durumu olup, kesin bir tedavisi yoktur ve bireyin yaşamı boyunca psikolojik destek gerekir.

Pedofili Hastalığı Nedir?

Yunancada “pedos” sözcüğü “çocuk” anlamına gelmektedirPedofili ise halk arasında bilinen ismiyle “sübyancılık” yetişip belli bir yaşa gelmiş ve yetişkin olarak adlandırılan bireylerin en az altı aylık bir süre boyunca, cinsel eğilimlerinin çocuklar üzerinde olması, ergenlik dönemine yeni girmekte olan ve ergenlik öncesi dönemde bulunan çocukları kız ya da erkek ayırt etmeksizin cinsel bir nesne olarak görmesi ve cinsel açıdan çekici bulması, çocuklarla cinsel fanteziler kurması ve dürtülenmesi durumudur. Fiziksel veya cinsel temaslarını çocuklar üzerinde kurmayı planlayan bireylerin sapkınlık türüdür.

“Pedofili” ya da halk arasında bilinen adıyla “sübyancılık” bir tür psikoseksüel hastalıktır ve maalesef ki günümüzde bu hastalıkta her geçen gün artış görülmektedir.

Pedofili hastalarının büyük bir çoğunluğu erkek bireylerden oluşmakta fakat kadınlarda da pedofili durumunun görülmesi muhtemeldir.

Pedofili Hastalığı Nasıl Anlaşılır?

Pedofili hastalarında ortak olarak nitelendirilebilecek belirli bir belirti yoktur. Bu hastalar genellikle aşağıda belirttiğimiz durumlarda olabilirler.

  • Her meslek grubundan olabilirler: Diş hekimi, doktor, dede, öğretmen, marangoz, baba…
  • Her cinsiyetten olabilirler: Pedofili hastalarının genellikle erkekler olduğu bilinse de kadınlar da pedofili olabilirler.
  • Genellikle kişilik-karakter bozukluğu problemi de yaşayabilirler.
  • Mizaç bozuklukları yaşayabilirler. Gülünmesi gereken şeylere kızarken, sinirlenilmesi gereken şeylere kahkahalar ile gülebilirler.
  • Heteroseksüel (cinsellik olgusunu karşı cinse yönelik barındıran) ya da homoseksüel (eşcinsel, yani cinsellik olgusunu kendisiyle aynı cinse yönelik barındıran) erkekler olabilirler. Pedofili durumunda aralarında herhangi bir fark yoktur.
  • Çocuklara aşırı ilgi gösterirken, yetişkinlerle aynı şekilde ilgilenmezler.
  • Genellikle kendilerinin de çocuk gibi olduklarını, hala büyümediklerini dile getirirler ve çocukları bu yüzden sevip, onlarla iyi anlaştıklarını ifade ederler.
  • Genellikle karşılarındaki çocuklara bir yetişkinmiş gibi davranırlar ve onlarla karşılarındaki kişi bir yetişkinmiş gibi konuşurlar. Çocuklara karşı kullandıkları hitap şekilleri de yetişkinlere yönelik gibidir.
  • Karşılarındaki çocukları çocuk olarak değil, yetişkin bireyler olarak görürler.
  • Anlayışlı anne-baba gibi davranmaya çalışırlar, böylelikle daha kolay yakınlık kurabilirler.

Pedofilinin bazı çeşitleri de vardır. Bu çeşitlenme “pedofil” yani “sübyancı” olarak adlandırdığımız kişinin cinsel eğilimini özellikle üzerinde gösterdiği yaş grupları ve gelişmişliklerine göre olan tercih türleri ile belirlenir.

Birçok farklı türü vardır. Bunlar:

  • Pedofiller-Bu türdeki hastalık sahipleri, ergenlik öncesi yaştaki çocukları tercih ederler.
  • Hebefiller-Bu türdeki hastalık sahipleri, ergenlik sonrası yaştaki çocukları tercih ederler.
  • Seçici pedofili-Bu türdeki hastalar sadece çocukları tercih ederler.
  • Seçici olmayan pedofili-Bu türdeki hastalar hem çocukları hem de yetişkinleri tercih ederler.
  • Telofili-Bu türdeki hastalar fiziksel açıdan olgunlaşmış (göğüs hatları belirginleşmiş, vücut hatları ortaya çıkmaya başlamış) çocukları tercih ederler.
  • İnfantfili-Bu türdeki hastalar sadece bebekleri tercih ederler.

Pedofili Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Pedofilinin yani sübyancılığın nedenleri hem çevresel etmenlere hem de biyolojik etmenlere bağlı olabilir.

Kısaca nedenlerini maddeler halinde sıralamak mümkündür:

  • Bireyin çocukluk döneminde geçirdiği travmalar
  • Bireyin çocukluk döneminde geçirdiği cinsel istismar, fiziki taciz gibi durumlar
  • Bireyin kendini kontrol etme noktasında problemler yaşaması
  • Bireyin beyin fonksiyonlarının tam olarak yerine getirilemiyor olması yani işlev bozuklukları
  • Bireyin cinsel olarak aşırı dürtü barındırıyor olması
  • Cinsel tercihin tam olarak belirlenememesi durumu
  • Ekonomik olarak iyi durumda olmama

Pedofili Hastalarının Ortak Özellikleri Nelerdir?

Pedofili hastalığı farklı farklı statülere sahip kişilerde, farklı yaş gruplarında, farklı kültürlerin bireylerinde ve farklı cinsteki insanlarda görülebilir. Tam olarak özelliklerini belirlemek mümkün olmasa da bazı ortak özellikler belirlenebilir. Niteleyici özellikte olabilirler.

Pedofili hastalarının genellikle göstermiş oldukları özellikler aşağıdaki gibidir:

  • Travmatik bir çocukluk dönemi geçirmişlerdir.
  • Travmatik bir ergenlik dönemi geçirmişlerdir.
  • Geçmişte yaşadıkları cinsel istismarı mağduriyet olarak algılarlar ve bu durumdan kurtulma istekleri vardır.
  • Sosyal açıdan bulundukları konum düşüktür. Çevreleri tarafından kabul görmeyen kişilerdir.
  • Hayvanlara zarar vermekten hoşlanırlar.
  • Toplum kurallarına aykırı bir şekilde davranırlar.
  • Kuralsızdırlar.
  • Ekonomik açıdan sıkıntılı dönemleri çok fazladır.
  • Cinsel istismara uğramışlardır.
  • Çocukluk veya ergenlik dönemlerinde fiziksel şiddete maruz kalmışlardır.
  • Kültürel seviyeleri genellikle düşüktür.
  • Genellikle çocuklarla iletişim kurarak onlarla samimi olup güven ortamı yaratmaya çalışırlar.
  • Yapıcı değil yıkıcıdırlar.
  • Geçmişlerine karşı duydukları öfkelerinin kontrol etmede zorlanırlar.
  • Aktif internet kullanıcısı pozisyonundadırlar.

Pedofili Teşhisi

Pedofili hastalığının teşhisinin doğru bir konması için en önemli faktör bireyin durumunu kabul etmesidir. Sonrasında ise göstermiş olduğu cinsel eğilimler dikkatlice incelenmeli ve psikolojik müdahale sağlanmalıdır.

Pedofili Tedavisi

Maalesef ki birçok hastalıkta olduğu gibi, pedofili hastalığının tıp literatürü tarafından belirlenmiş kesin bir tedavisi yoktur. Kompleks haldeki bir hastalıktır. Pedofili hastalığı, bireyin yaşamı boyunca devam edebilir ve bu yüzden de yaşam boyu psikolojik destek gerektirebilir.

Bu psikolojik desteğe ek olarak, bazı farmakoterapi yöntemleri kullanılarak da tedavi için olumlu gelişme sağlanabilir. “Farmakoterapi” denilen şey; ilaçlar aracılığıyla yapılan bir terapi yöntemidir. Bu terapide kullanılacak olan ilaçlar ile bireyin salgılamış olduğu hormonlarla dürtüsel olarak savaşılabilir. Dolayısıyla bu ilaçlar bireyde, cinsel olarak yan etkiler de gösterecektir.

Pedofili tedavisinde, bireyin cinsel dürtüleri tamamen yok olmaz ama davranışçı ve insanlığın doğuştan kötü olduğunu öngören “psikoanalitik terapi” teknikleri ile de pozitif sonuçlara ulaşılabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
12
2
Makeleyi Paylaşın

Pedofili ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bu konunun bir hastalık mı yoksa suç mu olduğu uzun zamandır tartışılmaktadır fakat net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bazı kesimler hastalık olarak nitelendirirken, bazı kesimler de suç olarak nitelendirirler.

“Pedofili”, “parafili” adıyla bilinen ve cinsel sapkınlık olarak nitelendirebileceğimiz bir tür ruhsal bozukluktur. Bu hastalıktan mustarip olan kişilerde başka problemler de gözükebilir. Bunlar;

  • Cinsel sapkınlık durumunu normal olarak düşünme
  • Canlı olmayan objeleri cinsel bir nesne olarak görme
  • Cinsel içerikli diyaloglar kurma ve bu diyalogları her türlü ortamda yapma
  • “Röntgencilik” olarak nitelendirilen ve başkalarını izinsiz olarak gözetlemeyi tabir eden durum
  • Cinsel organını gösterme isteği
  • İzinsizce başka birisinin bedenine dokunma isteği
  • Acı çektirme isteği ve bu durumdan zevk alma
  • Vücudumuzda bulunan bir organı, cinsel organ olmamasına rağmen cinsel obje olarak görme
  • Erkeğin kadın, kadının erkek kıyafetleri giymesi durumu
  • Ters uyarılma

Bütün bu problemler göz önünde tutularak “pedofili” için bir hastalıktır demek de suçtur demek de mümkündür.

Pedofili, bireylerin kendilerinden oldukça küçük yaştaki kişilere, özellikle de çocuklara karşı duyduğu cinsel meyillenmeye bağlı olan psikolojik bir bozukluktur.

Sübyancı, kelime anlamı ile açıklanacak olursa; kendisinden çok küçük yaşlardaki kişilere, özellikle de çocuklara karşı cinsel dürtülerde bulunan ve cinsel duygularını onlara karşı gizlemeyip farklı yöntemlerle taciz eden kişidir.

Çocuğunuzu pedofiliden korumak için anne ve baba olarak üstlenebileceğiniz bazı görevler vardır. Bunlar yalnızca pedofiliden korunmayı değil, çocuğumuzu çevresel kötü faktörlere karşı korumayı da hedefler. Kısaca maddeleştirecek olursak;

  • Çocuğunuzun davranışlarını her zaman için gözlemleyin.
  • Çocuğunuzun bedeninin sadece kendisine ait olduğunu bilmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun arkadaş ortamıyla ilgili bilgi sahibi olun ve en çok kimlerle zaman geçirdiğine dikkat edin.
  • Çocuğunuzu çevresinden ona karşı gelebilecek olan iyi ve kötü dokunuşlar hakkında bilgilendirin.
  • Çocuğunuzun rahatsız olduğu bir ortamda bulunmasının gereksiz olduğunu ve nedenlerini kendisine açıklayın.
  • Çocuğunuzu internet ortamı hakkında bilgilendirin ve interneti doğru bir şekilde kullanmasını sağlayın.
  • Çocuğunuzun iyi ya da kötü her konu hakkında size güvenebileceğini ve her konuyu sizinle rahatlıkla konuşabileceğini ona hissettirin.
  • Çocuğunuzla sosyal mesafenizi koruyun. İzni olmadan onu öpmeyin, ona dokunmayın ve bunun nedenlerini kendisi ile de paylaşın. 
  • Çocuğunuzun hayatına maksimum düzeyde dahil olun ama kişisel sınırlarını da korumanız gerektiğinin bilincinde davranın. 
  • Çocuğunuzun iyi ya da kötü her durumda, sizin tarafınızdan duygusal olarak destekleneceğini bilmesini sağlayın.

Çocuklar, temiz duyguları ve en çok da çocuklukları gereği kandırılmaya müsaittirler. Kolayca güvenir, kolayca korkutulur ve karşısındaki kişiye kolayca aldanırlar. Bu sebeple,

  • Yaşanılan olayı gizli tutmaya çalışır. Çünkü tacizcisi tarafından gizli tutması konusunda tembihlenmiştir.
  • Depresyon belirtileri gösterirler.
  • Ağlama krizleri geçirirler.
  • Yaşanan olayı anlatsa ona inanılmayacağı duygusundadır.
  • Yetişkinlik dönemlerinde, geçirmiş oldukları travmaya bağlı olarak cinsel fonksiyonlarında sorunlar yaşarlar.
  • İştahlarında bozulmalar görülür. Artış veya azalma söz konusudur.
  • Uyku düzenleri bozulur. Aşırı uyuma ya da kabuslarla uykudan uyanma durumu söz konusu olur.
  • Ailesi tarafından dışlanacağını ve artık kabul görmeyeceğini düşünür.
  • Uyku esnasında altına kaçırma problemleri yaşarlar.