Koledok Kisti

Karaciğer içinde ya da karaciğer dışında da bulunan safra yollarında oluşabilen kazanılmış ya da doğuştan tüm kistler koledok kisti olarak adlandırılır. Tedavi cerrahi olarak kistin çıkarılmasıyla yapılır.

Koledok Kisti Nedir?

Karaciğer içinde (intrahepatik) ya da karaciğer dışında da (extrahepatik) bulunan safra yollarında oluşabilen kazanılmış ya da doğuştan tüm kistler koledok kisti olarak adlandırılır. Koledok kistleri erişkinlerde portal hipertansiyon, siroz ve karaciğer apsesi gibi semptomlarla kendini gösterirken çocuklarda ise sarılık, sağ üst kadranda kitle olarak kendini gösterebilmektedir.

Koledok kisti rastlanan hastaların yaklaşık %80'i kadın hastalardır ve bunların %20’lik kısmına tanı ilk kez yetişkin çağlarda konduğu yapılan çalışmalar neticesinde tespit edilmiştir. Neden ve nasıl oluştuğu henüz tam olarak tespit edilemeyen koledok kistleri yeni doğanlarda ve hatta anne karnındaki bebeklerde bile gözlenmelerinin nedeni ile doğumsal anomali olarak kabul edilebilmektedir. Hastalarda tek ya da multipl (çoğul) koledok kisti bulunabilmektedir. Koledok kistine sahip hastaların çoğu küçük çocuk iken kiste dair semptom ve bulguları sıklıkla göstermektedirler. Pediatrik hasta dediğimiz bebek, çocuk ve ergenlerin %70 inde henüz 10 yaşına girmeden koledok kistine dair semptom ve bulgular karşımıza çıkabilmektedir.

Erişkinlerde koledok kisti birçok şekilde kendini gösterebilir. Karaciğer apsesi, siroz, kolelitiazis ve portal hipertansiyon gibi tablolar erişkin koledok kistinde hekimin karşısına çıkabildiği gibi en sık karşılaşılan durumlar ise intermittan kronik karın ağrısı ve sarılık semptomlarıdır. Koledok kistleri prekanseröz (kanser öncülü) lezyon olarak hekimlerin karşısına çıkabilmektedir. Yani koledok kistleri bazen kansere de neden olabilir. Kolanjiokarsinom olarak adlandırılan kanser çocuklarda nadir olarak da görülse erişkinlerde görülme sıklığı yüksektir. Koledok kisti tiplerinden tip 3 kistlerde (koledokosel) kolanjiokarsinom gelişmesi riski daha nadirdir.

Koledok Kisti Tipleri Nelerdir?

  Koledok kisti yapılan sınıflandırmaya göre 5 ana gruba ayrılmaktadır. Bu sınıflandırmaya göre en sık görülen tip olan tip 1 koledok kisti de kendi içinde 3 alt gruba ayrılırken ; tip 4 koledok kistleri ise 2 alt gruba ayrılmaktadır.

Bu sınıflandırmaya göre pankreatikobiliyer (safra kesesi – pankreas bileşkesi) bileşke anomalileri tip 1A, tip 1C ve tip 4A kistlerinde daha sıklıkla gözlenmekle birlikte tip 1B, tip 2, tip 3, tip 4B ve tip 5 kistler daha az sıklıkla görülmektedir. Bu sınıflandırmaya göre tip 5 koledok kistleri Caroli hastalığı olarak tanımlanır. Koledok kisti sınıflandırması tüm bunlara göre şöyle ifade edilebilir ;

  • Tip 1A Koledok Kisti: Koledokta kistik dilatasyon (genişleme).
  • Tip 1B Koledok Kisti: Koledok uzak tarafında bölgesel dilatasyon.
  • Tip 1C Koledok Kisti: Koledok ve ana karaciğer kanalında dilatasyon.
  • Tip 2 Koledok Kisti: Ekstrahepati (karaciğer dışı) safra kanalı divertikülü (sindirim sisteminin mukozasında fıtık).
  • Tip 3 Koledok Kisti: Koledokosel (koledok kistinin ince bağırsak kısmında olması). En seyrek olarak rastlanan doğumsal koledok kistlerinden olan koledokosel sıklıkla erişkin yaşlarda tanı almaktadır.
  • Tip 4A Koledok Kisti: Karaciğer içinde (intrahepatik) ya da karaciğer dışında da (extrahepatik) safra kanallarında birden çok kistik genişleme.
  • Tip 4B Koledok Kisti: Sadece karaciğer dışında da (extrahepatik) safra kanallarında birden çok kistik genişleme.
  • Tip 5 Koledok Kisti: Karaciğer içinde (intrahepatik) safra kanallarında kistik genişleme. Diğer bir adıyla caroli hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Caroli hastalığında kist yapıları sıklıkla erişkin dönemde tanımlanabilmektedir. Karaciğer içinde (intrahepatik) safra kanallarında kist yapıları ve bu kistler içinde gözlenen fibröz (bağ doku) damar yapılarının oluşturduğu görüntü caroli hastalığı için tanı koydurucu niteliktedir. Bunun dışında caroli hastalığında saptanan bir diğer bulgu karaciğer içindeki (intrahepatik) safra kanallarında taş gelişmesidir.

Koledok Kistine Eşlik Eden Belirtiler Nelerdir?

Koledok kisti sıklıkla hamilelik dönemi içerisinde meydana gelmektedir. Koledok kistinin oluşması halinde daha çok karnın sağ üst tarafında ortaya çıkacak olan şiddetli ağrı gözlenebilir ve karın ağrısı koledok kistinin en önemli belirtisidir. Koledok kistinde safra kanallarının tıkalı kalması sonucunda hasta insanlarda ortaya çıkan başka bir özellik ise cilt renginin sararması yani sarılık durumunun yaşanmasıdır. Koledok kistine eşlik eden belirtiler şu şekilde sıralanabilir ;

  • Sarılık: Ciltte, ağız mukozasında ve gözlerin beyaz kısımlarında sararma gözlenmesine sarılık denmektedir. İnsan kanında kana rengini veren ve asıl görevlerinden biri solunan oksijeni ihtiyacı olan organlara kan aracılığı ile taşımak olan ve hemoglobin adı verilen bir yapı bulunmaktadır. Hemoglobinler kanda bulunmakta ve kırmızı kan hücrelerinin ana yapı maddesidir. Kırmızı kan hücreleri ömrünü tamamlayınca bu hemoglobin maddesi yıkılarak sarı renkli bilirubin isimli bir yapıya dönüşür. Karaciğer organı ise bu bilirubini uzaklaştırmakla görevlidir ve bu işlevi safra sıvısı sayesinde sindirim sistemi üzerinden yapar. Eğer karaciğer bu billirubini sindirim sistemi aracılığı ile vücuttan uzaklaştıramazsa sarılık gözlenir ve bunun neticesinde ciltte, ağız mukozasında ve gözlerin beyaz kısımlarında sararma meydana gelir.
  • Karın Ağrısı: Yediğimiz ya da içtiğimiz gıdalar sindirim sisteminde ağız, yemek borusu ve mideden geçerek bağırsaklara ulaşır. Bağırsaklarda karaciğerden ve safra kesesinden normalde gelmesi gereken safra, safra kanallarının tıkalı olması sebebiyle bağırsaklara ulaşamazsa hastalarda karın ağrısı ortaya çıkar.
  • Akolik Gaita (Beyaz Kaka): Beyaz kaka, normal ve sağlıklı insanlarda görülen kahverengi ya da kahverengi tonlarında olan kaka renginin bazı sindirim sistemi sorunları neticesinde beyaz ve kil rengi kaka olarak gözlenmesidir. Koledok kistine eşlik eden bir diğer bulgu olarak görülebilmektedir.
  • Karında Kitle: Koledok kistlerinde meydana gelen tıkanıklık sonucunda safra kanallarında genişlemeler meydana gelebilmektedir. Oluşan bu genişlemeler hastalarda karının sağ üst kısmında karında elle gelen kitle şeklinde hekimlere başvuru sebebi oluşturabilir.
  • Ateş: Koledok kistine sahip hastalarda gözlenebilen bir diğer bulgu da ateştir.
  • Halsizlik: Vücut direncinin düşmesi sonucu koledok kistine sahip hastalarda gözlenen bir diğer bulgu da halsizliktir.
  • Kilo Kaybı ve Kilo Alamama : Sindirim sisteminin etkin işlememesi sonucu koledok kistine sahip hastalarda kilo kayıpları ve kilo alamama gözlenebilmektedir.

Koledok Kisti Nedenleri (Risk Faktörleri) Nelerdir?

Neden ve nasıl oluştuğu yani oluşum mekanizması henüz tam olarak tespit edilemeyen koledok kistlerinin oluşumuna katkı sağlayan bazı durumlar mevcuttur ancak yeni doğanlarda ve hatta anne karnındaki bebeklerde bile gözlenmelerinin nedeni doğumsal anomali olarak kabul edilebilmektedir. Koledok kisti oluşumunu kolaylaştıran risk faktörleri şu şekilde ifade edilebilir;

  • Safra kanalı kistlerinin etiyolojisi tam olarak anlaşılamamakla birlikte en olası nedenler arasında pankreas ve safra kesesi bileşkesi (pankreatikobiliyer bileşke) anomalileri sayılabilir.
  • Koledok kistlerinin oluşumunun bir diğer nedeni koledok kanalı (safra kesesi kanalı) ve pankreas kanalı yapılarının olması gerekenden erken birleşmesi sonucu oluşan ortak kanalın normalden uzun olmasıdır.
  • Safra kanalının ve pankreas kanalının birleşimi sonucu oluşan ortak kanalın ince bağırsak kısmına açılım yerinde bulunan bir kas topluluğu olan oddi sfinkterinin yetersiz şekilde bir fonksiyon görmesi koledok kisti oluşmasına neden olabilmektedir.
  • Bazı durumlarda pankreastan salgılanan ve amacı ince bağırsağa gelen besinlerin sindirimine yardımcı olmak olan enzimler ortak kanal aracılığı ile ince bağırsağa inmek yerine safra kanallarına kaçarak koledok kistlerine neden olabilir. Bu duruma tıp dilinde pankreatikokoledokal reflü denmektedir.
  • Koledok kisti sebeplerinden bir diğeri ise safra kanallarının duvarında bir inflamasyon durumunun meydana gelmesidir. Gerçekleşen durum sonucunda koledok kisti oluşmaktadır.
  • Safra kanallarındaki artmış kanal içi basıncın zamanla safra kanal yapılarında genişlemelere neden olması sonucunda da koledok kisti hekimlerin karşısına çıkabilmektedir.
  • Safra kanallarında gözlenebilen doğumsal olarak var olan safra kanalı zayıflığı koledok kisti oluşumunun bir diğer nedenidir.
  • Koledok kanalının distal (uzak) tarafında gözlenen bölgesel dilatasyon (genişleme) ve obstrüksiyonlar (daralma) koledok kistine neden olabilmektedir.
  • Koledok kistlerinin oluşmasına neden olabilen bir diğer sebep ise koledok kanalının distal (uzak) tarafında gözlenen anormal sinir yapılarının fazlalaşmasıdır.

Tüm bu olası risk faktörlerine rağmen safra kanalında oluşan ve koledok kisti denilen yapıların gelişimi tam olarak açıklanamadığı akılda tutulmalıdır.

Koledok Kisti Teşhisi

Hastalar koledok kisti sebebiyle uzman hekime başvuruda bulunduğunda hekim öncelikle hastanın sıkıntılarını ve bu sıkıntılarının süresi, şiddeti gibi durumları dinlediği anamnez kısmıyla işleme başlar. Ardından hastanın fizik muayenesini yapar ve kan testleri, karaciğer fonksiyon testleri, manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi, endoskopik retrograd kolonjiopankretaografi (ERCP), abdominal ultrason gibi ileri tetkikleri uygulayarak hastalığın teşhisini koyar.

Koledok Kisti Tedavisi

Koledok kisti tedavisinde ilk yapılması gereken koledok kistinin hangi tipe uyduğunun tespit edilmesidir. Bu sınıflama işlemi halledildikten sonra yapılması gereken işlem cerrahi olarak koledok kistinin çıkarılması ve safra yollarının tekrar ince bağırsağa birleştirilme işleminin (anastomoz) yapılması gerekmektedir. Cerrahi tedavinin geciktiği durumlarda malignite (kanser) riskinde artış gözlenebilmektedir.

Koledok Kisti Tedavi Edilmezse Ne Gibi Komplikasyonlara Yol Açar?

Koledok kisti kişide sarılık, karın ağrısı, akolik gaita (beyaz kaka), karında kitle, ateş, halsizlik, kilo kaybı ve kilo alamama gibi semptomlara neden olmaktadır. Eğer hastalığın gerekli olan tedavisi yapılmaz ise bu semptomların şiddetinin artmasının yanında malignite riski açısından da bir artış söz konusudur.

Koledok Kistine Ne İyi Gelir? Ne İyi Gelmez?

Koledok kisti karaciğer içinde (intrahepatik) ya da karaciğer dışında da (extrahepatik) bulunan safra yollarında oluşabilen kazanılmış ya da doğuştan tüm kistleri ifade etmek için kullanılan bir terimdir.

Hastalarda semptomlara rastlandığında bir an önce hastaneye gidip gerekli teşhis ve tedaviyi alması hastaya iyi gelecektir. Çünkü yapılan cerrahi tedavi hem hastanın semptomlarının giderilmesini sağlayacak hem de malignite gelişmesini önleyecektir. Aksi durumlarda hem hastanın yaşam kalitesi düşecek hem de bu durum hastaya iyi gelmeyecektir.

Koledok Kisti Ameliyatı

Koledok kisti bulunan hastalarda yapılması gereken tedavinin için öncelikle hastalığın sınıflamasında hangi evrede olduğu teşhis edilmelidir. Koledok kisti tedavisinde hastanın durumuna göre aşağıdaki ameliyatlar uygulanabilir ;

  • Kolesistektomi: Safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılması,
  • Ekstra hepatik safra yolu eksizyonu: Karaciğer dışında (extrahepatik) bulunan safra yolların cerrahi olarak çıkarılması,
  • Roux en – y hepatikojejunostomi: Koledok kistlerinde kanser şüphesi varlığında genişletilmiş cerrahi bir çıkarım uygulanması gerekebilir. Bu durumda en sık uygulanan ameliyat Roux en – y hepatikojejunostomi ameliyatıdır. Bu ameliyatta amaç hastanın bağırsaklara safra akışını sağlayan koledok kanalını ve safra kesesinin çıkarımının yapıldıktan sonra tekrardan safra sıvısının bağırsaklara akışının sağlanmasıdır. Bunun için ameliyat esnasında hastanın midesinin ilerisinde bulunan ve jejenum adı verilen bağırsak kısmı cerrahi olarak kesilir. Kesilen bu kısmın bir ucunun bağırsaklarla bağlantısı tekrar sağlanırken diğer uç karaciğerin içerisinde bulunan safra kanalları ile birleştirilir. Bu sayede hastada safra akışı tekrardan sağlanmış olur.

Cerrahi işlem gerçekleştikten sonra hastaların sarılık, karın ağrısı, akolik gaita (beyaz kaka), karında kitle, ateş, halsizlik, kilo kaybı ve kilo alamama gibi semptomları gerilemekte ve hastalar rahatlamaktadır.

Bebek ve Çocuklarda Koledok Kisti

Doğumsal olarak ortaya çıkan safra kanalı kistleri nadir patolojik durumlar olup hasta olgularının birçoğu doğum öncesi dönem ya da çocukluk çağında tanı almaktadır. Çocukluk çağındaki hasta profillerinde sıklıkla karın ağrısı ya da karında ele gelen kitle şeklinde doktora başvuruda bulunabilirler.

Günümüzde uygulanan radyolojik görüntüleme yöntemleri ile kolay bir şekilde tespit edilen durum aynı yetişkinlerde olduğu gibi bebeğin ya da çocuğun koledok kisti sınıfına göre cerrahi tedavi yöntemiyle tedavi edilir.

Koledok Kisti için Hangi Doktora Gidilir?

Koledok Kisti ile ilgilenen iki bölüm bulunmaktadır. Dahiliyenin Gastroenteroloji bölümü ve Genel Cerrahi bölümü uzman hekimleri beyaz kakanın nedeni olan durumların sebebini yaptıkları tanı ve tetkik yöntemleri ile bulmakta ve tedavisini yapabilmektedir.

Kişilerde sarılık, karın ağrısı, akolik gaita (beyaz kaka), karında kitle, ateş, halsizlik, kilo kaybı ve kilo alamama gibi semptomlar varlığında kişilerde koledok kisti olabilir bu nedenle hemen hastaneye gitmelerinde fayda vardır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
3
0
Makeleyi Paylaşın