Gıda Zehirlenmesi

Gıda zehirlenmesi, mikroorganizmaların ürettiği zehir ile kirlenmiş yiyeceklerin veya içeceklerin tüketilmesi ile görülen bir durum olup; öncelikli tedavi vücudun kaybettiği sıvıyı yerine koymaktır.

Gıda Zehirlenmesi Nedir?

Besin zehirlenmesi olarak da tabir edilir. Direkt mikroorganizma ile veya mikroorganizmaların toksinleri (ürettiği zehir) ile kontamine (enfekte-kirlenme) olmuş yiyeceklerin veya içeceklerin tüketilmesi ile görülen bir durumdur. Enfeksiyon yani direkt mikroorganizma ile hastalık oluşturabilirken intoksikasyon yani mikroorganizma toksini ile de oluşturabilirler.

Herkes besin kaynaklı zehirlenmeler yaşayabilirken özellikle çocuklarda, yaşlılarda, gebelerde ve bağışıklığı düşmüş kişilerde tehlikeli bir durumdur.

Gıda zehirlenmesi en sık yaz döneminde görülür. Sebebi de mikroorganizmaların sıcağı daha fazla sevmeleridir. Özellikle yazın açık satılan ve düşük hijyenle saklanan yiyeceklerde daha hızlı çoğalabilirler. Et ve ürünleri, süt, balık, yumurta protein açısından zengin besinler mikroorganizmaların çoğalmak için en sevdiği besinlerdir. O yüzden bu besinlerin saklanma koşullarına dikkat etmek gerekir. Mikroorganizmalar özellikle nemli ortamları daha çok severler.

Gıda Zehirlenmesi Belirtileri

Belirtileri genellikle ani başlangıçlıdır. Mikroorganizma veya toksini ile kirlenmiş besinin alımına müteakip 30 dakika ile ilk 3 gün içerisinde belirtiler başlar.

Kişinin kontamine besin yedikten sonraki reaksiyonu, bakterinin direkt kendine veya toksine, besinin ne kadar kontamine olduğuna, kişinin tükettiği miktara ve kişinin bakteriye duyarlılığına göre değişir.

Aynı kontamine besini tükettikten sonra birinde görülen herhangi bir belirti bir diğer kişide görülmeyebilir. Kiminde hiçbir belirti olmazken kimi de çok ciddi etkilenebilir.

Gıda zehirlenmesi belirtileri şu şekildedir:

Gıda Zehirlenmesi Nedenleri

Bilinen en önemli nedeni hijyen koşullarına uyum eksikliğidir. Özellikle bulaşta besin hijyeni çok önemli bir yere sahiptir. Gelişmekte olan ülkelerde en sık sorun kirlenmiş sularla bulaşın sık olmasıdır. Gıda zehirlenmesinde hijyen ve beraberinde pek çok etken oluşumuna katılır.

Bu etkenler şu şekildedir:

  • İyi pişmemiş et ve hayvansal ürünler tüketmek: Mikroorganizma ile kontamine hayvansal ürünleri tüketmek direkt mikroorganizmayı veya dolaylı olarak toksinini vücuda almaya neden olur. Vücudun uygun bölgesinde(cilt, mide, barsaklar, boğaz vs.) yerleşip çoğalmaya başlar.
  • Tarihi geçmiş besinleri tüketmek: Her besinin tüketimi uygun olan, belli bir raf ömrü vardır. Bu tarihin uzaması o besine karşı zehirlenme ihtimalini arttırır.
  • Yazın bozulabilecek besinleri dışarda muhafaza etmek: Özellikle tavuk, balık gibi et ürünlerini veya süt yoğurt gibi bozulma ihtimali yüksek besinleri soğukta değil de tam tersi oda ısısında veya daha yüksek ısıda bekletmek bozulma ihtimallerini arttırır.
  • Hayvan dışkısı ile kirlenmiş eller: Yumurta gibi bazı besinler veya bazı sebze-meyveler üzerinde hayvan dışkısı olduğu görülebilir. Bunlara dokunduktan sonra öncelikle ilgili besini, daha sonra ellerimizi bol su ile yıkamalıyız.
  • İyi yıkanmamış yeşillikler: çoğumuz dışarda yemek yediğimizde masamıza gelen yeşillikleri, salataları temiz olup olmadığını sorgulamadan afiyetle yeriz fakat özellikle bu tür besinler dışarıda yenilecekse güvendiğiniz bir yerde yenmeli ve çok fazla tüketilmemelidir.
  • Sular: Özellikle kaynağı bilinmeyen sulardan içmek veya kuyu suyu içmek de ciddi kontaminasyon nedenidir. Ayrıca su deposu kullanılıyorsa bunun temiz olmaması da bir nedendir.
  • Tarım ürünlerinde kullanılan ilaçlar da hatalı uygulamalar nedeniyle besinlerin kirletilmesine neden olabilir.
  • Asitli besinlerin bakır veya kurşun kaplarda saklanması veya besinlerin bakır kaplarda bekletilmesi de ağır metal zehirlenmelerine sebebiyet verebilir.

En sık zehirlenme etmenleri:

  • Staph. aureus bakteri türü: Bu bakteri türü insan vücudunda doğal olarak bulunur. Burun, deri bölgelerinde yaygın olarak bulunur. En çok süt ve ürünleri, iyi yıkanmamış yeşilliklerde, çiğ et ve kümes hayvanlarının et ürünlerinde üremeleri görülür.
  • Salmonella türleri: Pek çok kümes ve çiftlik hayvanının bağırsağında bulunur. Bu sebeple özellikle iyi pişmemiş et, yumurta ve pastörize olmamış süt ve ürünleri ile geçerler. Bu konuda özellikle sokaktan satın alınan sütler çok tehlikelidir. Bu tür riskli gruptaki besinleri özellikle uzun süre ve yüksek ısıda pişirmek gereklidir.
  • Bacillus cereus: Daha çok toprak veya bitkilerde bulunan , protein oranı yüksek olan et ürünleri ve şeker miktarı yüksek olan tatlılarda üremesi daha fazladır.
  • Shigella türleri: Özellikle hayvanların ve insanların dışkısında sık bulunur. Özellikle kirli sularda veya kontamine besinlerde veya kirli su ile yıkanan sebze meyveden bulaş olur. Bu türler bulaşıcıdır ve dizanteri gibi çok ciddi hastalıklara sebep olabilir.
  • E. coli türleri: İnsan ve hayvanların bağırsaklarında sık bulunur. Kirli sulardan, hayvan dışkısı ile kontamine sebze meyveden, çiğ et ve balık ürünlerinden, iyi pişmemiş sütten bulaşırlar.

Bakterilerin besinlere bulaş yolları:

  • Ciltte meydana gelen kesiler ve sıyrıklar
  • Kötü hijyen koşulları
  • Sık sık el yıkamama
  • Ağzı bir bariyer ile kapamadan öksürme, hapşırma ile etrafa saçılması
  • Çapraz bulaşma; temiz bir yiyeceğe besin olmayan ve bakteri içeren etmenlerden bakteri bulaşmasına denir.

Gıda Zehirlenmesi Teşhisi

Gıda zehirlenmesi teşhisinde hasta ve hekim koordinasyonu ve hastanın bilgi paylaşımı oldukça önemlidir.

Teşhisinde, anamnez (hasta hikayesi) ve fizik muayenenin yeri çok önemlidir. Hekim hastaya şikayetlerini, ne zaman başladığını, bir şey yiyip içtikten sonra mı olduğunu, daha önce bu besinin başka alımlarında da böyle olup olmadığı gibi başka hastalıkları dışlayıcı ve tanı koydurucu sorular yöneltmelidir.

Daha sonrasında fizik muayene yapılır. Fizik muayenede hasta vitallerine yani ateş, nabız, tansiyon ve solunum sayısı gibi hayati bulgularına bakılır. Baştan aşağıya genel bir inspeksiyon (izlem) yapılır. Hastada su kaybı oluşup oluşmadığını anlamak için deri rengine, cildin kuru olup olmadığına, dilin rengine ve kuruluğuna bakılabilir.

Sonrasında karın muayenesine geçilir. Karında ağrı bölgesi sorgulanır, karın ağrısının kramp tarzında mı yoksa sürekli tarzda mı olduğu sorulur. Karında sertlik olup olmadığına bakılır (defans ve rebound bulguları).

Kanlı dışkılama için rektal tuşe yapılıp dışkı rengi ve kan içerip içermediği bakılır.

Sonrasında laboratuvar isteminde bulunulur. Yani kan tahlili yapılır. Burada rutin hemogram, biyokimya, CRP, prokalsitonin bakılabilir. Kanama varsa ve yoğunsa ayrıca uzamışsa koagülasyon testleri bakılabilir, sıvı elektrolit bozukluğu için Na, P, Mg, bikarbonat gibi element miktarlarına bakılır. Kan pH değerine bakılabilir.

Gıda Zehirlenmesi Tedavisi

Hafif vakalarda öncelikle yapılması gereken tedavi vücudun kaybettiği sıvıyı yerine koymaktır. Bulantı, kusma ve ishal sonucu vücudun kaybettiği sıvı miktarını yerine koymak için, başvurulan hastane acil servisinde veya enfeksiyon servisinde öncelikle vital bulguların kontrolü yapılıp anamnez ve fizik muayene hızla yapıldıktan sonra, damar yolu açılıp hastayı sıvı kaybı durumdan çıkarmak gereklidir.

Hastanın kusması devam etmiyorsa, bulantısı azalmışsa, ishali devam etmiyorsa ve yani genel durumu iyiye giden hastaların ağızdan sıvı alarak kayıplarını böylece karşılaması istenebilir.

Hastayı ishal durumuna sokacak her türlü besinden kaçınma anlamına gelen “ishal diyeti de tedavide önerilecek şeylerdendir. Bu besinler genellikle yağsız veya posasız olan besinlerin kullanımını ishal düzelinceye kadar azaltma veya kullandırmama üzerinedir.

Hasta bu süreçte iştah kaybı yaşadıysa damar yolundan dekstroz veya beslenmeye yönelik diğer sıvılar verilebilir.

Hastadan bol sıvı tüketmesi istenir. Toplumda bol su içmenin ishal yaptığı tarzında yanlış bir düşünce vardır. Kişiye bunun yanlış olduğu ve kesinlikle yeterli sıvı tüketmesi gerektiği söylenmelidir.

Sonraki süreçte korunma amaçlı besin ve sıvı hijyenine ve kişinin kendi hijyenine oldukça önem vermesi gerektiği söylenmelidir.

Gıda Zehirlenmesi Tedavi Edilmezse

Besin zehirlenmesinin en ciddi yan etkisi, vücudun susuz kalmasına sebebiyet verecek kadar ciddi boyutlarda bir ishal ve kusma durumunun olmasıdır.

Hafif vakalar kendiliğinden iyileşeceği gibi daha ağır vakalarda da damar yolundan sıvı takviyesi ile hastanın genel durumu düzelebilir. Bu sebeple en dikkatli olunması gereken kısım sıvı kaybı yaşanmamasıdır. Bu sağlandığı takdirde hafif bir sıvı takviyesi bile yeterli gelebilir.

Bu durumlar dışında tedavisiz bile 1-3 gün içinde hasar bırakmadan kendiliğinden iyileşme görülür fakat en önemli konu vücudun kesinlikle sıvısız kalmaması gerektiğidir.

Gıda Zehirlenmesine Ne İyi Gelir?

Özellikle hijyene dikkat edilmeme sonucu oluşan besin zehirlenmelerinde yapılacak en basit ve etkili yöntem besinlerin iyi yıkanması ve uygun pişmesidir.

Bunun yanında bu tür zehirlenme vakalarında en tehlikeli durum ishal ve kusma ile sıvı ve elektrolit kaybıdır. Bu kayıp uygun şekillerde yerine konulabilirse epey olumlu sonuçlarda iyileşmeler görülür.

Besin zehirlenmesine en basit olarak sıvı tüketimi iyi gelir. Bu sıvı su olabileceği gibi hastanede damar yolu ile alınabilecek sıvı bir mayi de olabilir.

Mineral bakımından yüksek içerikli maden suları da aşırıya kaçmadan içilebilir. Ayrıca doğal antibakteriyellerden olan yoğurt da içeriğindeki probiyotikler ile zehirlenmeye sebep olan bakteri ile savaşmada faydalıdır.

Gıda Zehirlenmesine Ne İyi Gelmez?

Tüm durumların esas korkulacak kısmı vücutta sıvı elektrolit dengesini bozacak ölçüde bir sıvı kaybı olmasıdır. O yüzden daha da sıvı atımına sebep olacak şekilde aktivite artışı, spor yapmak, alkol alımı, yağlı ve posalı besinlerin alımı gibi durumlar zehirlenme sürecinde yapılmaması gerekenlerdendir.

Vücudu dinlenmeye alıp zehirlenme derecesine göre uygun sıvı takviyesi ile tedavi yönetimi yapılması gereklidir.

Daha çok ishale sebep olacak besinlerden kesinlikle kaçınmalı ve yüksek efor gerektiren hareketler yapılıp terleme ile de ekstra sıvı kaybı olması engellenmelidir.

Gıda Zehirlenmesi İlaçları

Besin zehirlenmesinin esas tedavi planlaması ilaca yönelik değildir. Fakat mikroorganizmanın enfeksiyon yapması veya yüksek ateş gibi ek bir şikayet varsa ek belirtilere yönelik tedavi verilebilir.

Enfeksiyon durumu varsa hekimin tavsiyesi ile antibiyotik ilaçlar kullanılabilir veya yüksek ateşli bir zehirlenme seyri varsa da antipiretik (ateş düşürücü) ilaçlar reçete edilebilir.

Ayrıca tedavide probiyotikler de kullanılabilir.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Hamilelikte Gıda Zehirlenmesi

Fazla miktarlara varan sıvı kaybı ve kişide genel durumun kötüye gitmesi bu ek belirtilere ateş yüksekliği vb. tehlikeli şikayetler eşlik etmiyorsa, besin zehirlenmesi anneye ve bebeğe zarar verici bir durum oluşturmaz. Fakat yine de anne tedavi olduktan sonra bebeği kontrol etmek de önemlidir.

Fakat unutulmamalıdır ki anne adayları gebelik süresince geçirecekleri hastalıklara karşı gebeliğin olmadığı dönemlerdekine göre daha duyarlıdır.

Bu sebeple hijyene ve beslenmeye ekstra özen gösterilmesi gerekir ve zehirlenme oluştuysa derhal doktora gidilmeli ve sıvı takviyesinin önemi de asla unutulmamalıdır.

Çocuklarda Gıda Zehirlenmesi

Besin zehirlenmesi bebeklerde ve çocuklarda ek gıda dönemi ve katı gıdalar ile beslenmeyle başlar. Yani anne sütü bebekte ek bir rahatsızlık yoksa (anne sütü alerjisi gibi) emzirme ile zehirlenme olmaz.

Çocukta şu şikayetler varsa besin zehirlenmesi yönünden şüphe uyandırmalıdır:

  • Ani başlayan kramp tarzı karın ağrısı
  • Bulantı-kusma
  • İshal
  • Halsizlik
  • Dilde kuruluk
  • Yüzde çökme

2 günden fazla devam eden şikayette hastaneye başvurulması gerekir. Bu süreçte de vücudu susuzluktan korumak için yeterli sıvı takviyesi yapılmalıdır. En önemlisi de çocuk, el hijyeni ve besinleri yıkayıp yemenin önemi konusunda bilgilendirilmelidir.

Bebeklerde Gıda Zehirlenmesi

Bebeklerde ve çocuklarda zehirlenmeler daha risklidir. Çünkü az miktarda sıvı kaybı bile telafi edilemeyebilir ve ciddi anlamda bir halsizlik hissi ve görünümü oluşturabilir.

Bebekte sıvı dışkılama halsizlik ve huzursuzluk ile kendini gösterir ve kusma da görülebilir.

Vücudun sıvı yitimi kendini şu şikayetler ile belli edince derhal hastaneye başvurmak oldukça önemlidir:

  • Ağızda ve dilde kuru görüntü
  • Bıngıldaklar kapanmadıysa bıngıldakta çökme
  • Oligüri (az idrar) veya anüri (hiç idrar çıkarmaması)
  • Koyu renkli idrar
  • Huzursuzluk ve halsizlik

Gıda Zehirlenmesi için Hangi Doktora Gidilir?

Öncelikle belirtiler hızlıca başlamışsa ve kişinin durumu kötüye gidiyorsa hastanelerin Acil Servis kısmına başvurulabilir. Kişide özellikle ateş, kanlı ishal, dehidratasyon (sıvı kaybı) gibi durumlar varsa hiç vakit kaybetmeden acil servise gidilebilir. Hasta genel durumunda stabilizasyon sağlandıktan sonra Enfeksiyon Hastalıkları polikliniklerine başvurulabilir.

Ayrıca hangi besinin neden olduğu belirlendiyse ve besin halka açık bir yerden satın alındıysa durum İl Tarım Müdürlüğü'ne bildirilmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Gıda zehirlenmesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Gıda zehirlenmesinde esas korkulan sıvı kaybına bağlı sıvı ve elektrolit kaybıdır. Sıvı kaybı şiddetine bağlı semptom şiddetleri de değişir. Ağır bir susuzluk durumu varsa ve ek sıvı takviyesi de yapılmadıysa öldürücü olabilir. Bunun dışında yeterli sıvı tedavisi yapılırsa ve sıvı kaybı şiddetli değilse hasarsız iyileşme olur. Hatta hafif vakalarda kendiliğinden de düzelebilir.

Alınan mikroorganizma miktarına, vücudun direncine ve mikroorganizmanın kuvvetine göre süre değişir. Genellikle bu süre en erken 30 dakika en geç 48 saattir.

Öncelikle kişinin şikayetleri bu konuda önemlidir. İshal durumu varsa “ishal diyetine” başlanıp kabızlık oluşturucu besinler tüketilebilir.

Bol sıvı tüketmek kesinlikle faydalıdır. Ateş, genel durumun kötüye gitmesi, kanlı ishal gibi durumlarda acilen doktora başvurmakta fayda vardır.

Besin zehirlenmesinin kaç gün sürdüğü alınan mikroorganizmaya, kişinin direncine ve mikroorganizma miktarına göre değişiklik gösterir. Kimi kişide bu 1 gün sürerken kiminde 3-4 gün kimi kişide de 1 hafta kadar sürebilir.

Besin zehirlenmesinde en korkulan vücudun susuz kalması olduğu için esas tedaviyi sıvı takviyesi oluşturur. Bu, gerek oral yoldan gerekse hastane koşullarında damar yolundan yapılmalıdır. Ayrıca ishale sebebiyet verebilecek yağlı gıdalardan ve posalı besinlerden kaçınılması da dikkat edilmesi gerekenlerdendir.

Ayrıca probiyotik olan ve doğal antibiyotik görevi gören yoğurt da tüketilebilir.