Boyun Tutulması

Boyun tutulması, farklı sebeplere bağlı olarak, başı bir yerden bir yere çevirirken hissedilen ağrıdır. İlaç kullanımı, fizik tedavi gibi yöntemler ile tedavi edilebilir.

Boyun Tutulması Nedir?

Boyun tutulması; başı ve boynu bir tarafa doğru çevirirken hissedilen ağrı, hassasiyet, zorluk olarak tanımlanır. Hastalar bu hastalığı özellikle uykudan uyandıklarında hissettikleri şiddetli ağrı olarak anlatırlar. Bazen de uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra oluşan boyun ağrısından bahsederler. Bu gibi tanımlar boyun tutulmasını tarif eder.

Boyun tutulmasının asıl sebebi o bölgedeki kasların gerilimi veya yumuşak dokuların zedelenmesi, zarar görmesinden dolayıdır. O bölgedeki kaslar aşırı hassas oldukları için en ufak bir travma veya zedelenme sonucu kişide inflamatuar sistem aktive olur ve bu durum ağrı hissi oluşturur. 

Boyun Tutulması Tipleri

Boyun tutulması kişide yarattığı klinik duruma ve bulunduğu süreye göre sınıflandırılabilir. Bunlar;

Geçmeyen (Sürekli) Boyun Tutulması: Kişide sürekli boyun ağrısı, baş ağrısı, hareket kısıtlılığı  gibi semptomlar uzun süredir vardır. Bu semptomlar genellikle hastada uyku düzeninin bozulmasına ve iş gücü kaybına da neden olur. Bu kişiler çoğunlukla sürekli masa başı işte çalışan, stresli yada sürekli travmaya maruz kalabileceği sporlarla ilgilenen kişilerdir. Bu kişilerin tedavisinde öncelikle bu nedenlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Ani Boyun Tutulması: Bu kişiler genellikle hiçbir bulgusu olmadan geceyi geçirip sabah ağrı ile uyanan yada birdenbire (genellikle soğuğa maruziyet yada ters bir hareket sonrası) ağrı duyan kişilerdir. Burada bu semptomların diğer acil hastalıklardan (kalp krizi, boyun travmaları, omur kemiği kırıkları gibi) ayırt edilmesi gerekmektedir. Çünkü bu acil hastalıkların acil tanı konulup tedavi edilmesi şarttır.

Boyun Tutulması Belirtileri Nelerdir?

Boyun tutulması belirtileri genellikle her hastada benzerdir. Kişi bir travma, soğuğa maruziyet ya da hareketsiz kalma sonucu boyunda şiddetli ağrı, baş ve boyunu istenen yöne döndürememe, bazen boyun ağrısına ek olarak baş ve omuz ağrısı hisseder. Bu belirtiler hekime ayırıcı tanıda yardımcı olur.

  • Ağrı: Ağrı vücudun en önemli uyarıcı mekanizmalarındandır. Kişiye rahatsızlık verir ve bu konuda çözüm aramasına neden olur. Boyun tutulmasında ağrı en sık görülen semptomdur. Hastalarda travmalar sonrası bu ağrı kendini hemen göstermez. 12-24 saat sonra hissedilebilir. Hissedilen bu ağrı keskin, yayılan veya genel olabilir.
    • Keskin ağrı: Kişinin boynunun bir bölgesinde hissettiği, bıçak saplanır tarzda bir ağrıdır. 
    • Yayılan ağrı: Bir sinir boyunca yayılan boyundan omuza ve kollara doğru giden tarzsa ağrıdır. Yanma şeklindedir.
    • Genel ağrı: Kişi bu ağrıda genel olarak boynunun tek bir bölgesinde ağrıyı hisseder.
  • Karıncalanma, uyuşma: Boyundan omuza ve kola kadar yayılan uyuşma ve karıncalanma hissidir. Uyulmayı hastalar yanma tarzında ve genelde tek kolda olduğunu tarifler.
  • Baş ağrısı: Boyun bölgesindeki kasların başlangıç noktaları kafa kemikleri olduğu için boyundaki bir tutulma, kaslardaki bir zedelenme baş bölgesine de yansıyıp baş ağrısı yapabilir. Bu tip ağrı kasların gerilmesinden dolayıdır.
  • Halsizlik, yorgunluk: Bu durum genel olarak hastaların ağrıdan dolayı hareketlerinin zorlaşması ve uyku kalitesinin düşmesinden kaynaklıdır. Hastalar ağrıdan dolayı hareket etmek istemez. Bu durumu halsizlik ve sürekli yorgunluk olarak algılarlar.

Boyun Tutulması Nedenleri Nelerdir?

Boyun tutulmasına neden olan en sık etken boyun kaslarının gerilmesi ve zedelenmesidir. Özellikle boyun kemiklerinden kürek kemiğine doğru uzanan ve boyunla omuzu birleştiren “levator scapula” adlı kas hassas oluşundan dolayı ufak bir şekilde burkulması dahi boyun tutulmasına neden olabilir.

Bu kasın ve diğer boyun kaslarının zedelenmesine neden olabilecek etkenler şöyle sıralanabilir:

Boyun Tutulması Teşhisi

Boyun tutulmasında tanı diğer nedenler ekarte edilerek konulur. Hastada boyun ağrısı yapacak birçok neden olabilir, bazen bu nedenlerle birlikte boyun tutulması da görülebilir. Tanı koymak için şu basamaklar takip edilir:

  • Anamnez ve Fizik Muayene: Hasta hekime başvurduğu zaman hekim hastadan ağrının ne zamandan beri olduğunu, arttırıp azaltan nedenleri, travmaya uğrayıp uğramadığını, uyku pozisyonunu, ilaç kullanımını ve ek hastalığı olup olmadığını sorgular. Sonra fizik muayeneye geçer. Burada hastanın arkasına geçen hekim boyun bölgesine bastırarak ağrısının tam olarak yerini tespit edip, ağrının yayılıp yayılmadığı konusunda fikir edinir. Tanı çoğunlukla bu aşamada konulmuş olur.
  • Görüntüleme Yöntemleri: Fizik muayene ile tanı konulamayan olgularda hastalara görüntüleme yöntemleri uygulanır. Burada direk grafi ve bilgisayarlı tomografi kullanılabilir.
  • Direk Grafi: Hastada herhangi bir kemik kırığı veya kalsifikasyon(kireçlenme) olup olmadığı hakkında fikir edinilir.
  • Bilgisayarlı Tomografi: Hastalarda boyun fıtığı, osteoporoz, sinir basısı gibi diğer boyun ağrısı yapacak nedenleri ekarte etmek için uygulanan yöntemdir. Tanı bu tetkikler yapılıp neden bulunamadığında konulur.
  • Elektrokardiyografi (EKG), EKO, Anjiyografi: Bazen boyun tutulması kalp hastalıklarından ayırt edilemez. Böyle durumlarda hastaya EKG, EKO (kalp ultrasonu), anjiyografi (damarların içini gösteren bir çeşit yöntem) çekilmelidir. Çünkü kalp krizi gibi erken tanı konulup tedavi edilmesi gereken kardiyak hastalıklar sadece boyun ağrısı ile kendini gösterebilir.

Boyun Tutulması Tedavisi

Boyun tutulması eğer yanlış uyku stili, ağırlık kaldırma, sürekli travma yaratan spor gibi nedenlerden kaynaklı ise bu nedenleri ortadan kaldırmak tedavide uygulanacak ilk basamaktır.

Boyun tutulması boyun kaslarının zedelenmesinden kaynaklı olduğu için; bu kasa etki edecek ilaç ve enjeksiyon tedavilerinden fayda görür.

  • İlaç TedavisiBoyun ağrısına neden olan; kasın zedelenmesi sonucu o bölgede inflamatuar sistem aktivasyonu olmasıdır. Bu durum ağrıya neden olur. Antiinflamatuar ilaç kullanmak o bölgedeki inflamasyonu azaltarak ağrı hissinin geçmesine yardımcı olur.
  • Fizik Tedavi ve Egzersiz Uygulamaları: Fizik tedavi uzmanı tarafından önerilen egzersizler o bölgedeki kasların güçlenmesine yardımcı olur.
  • Transkutanöz Elektriksel Sinir Uyarımı (TENS): Bu yöntemde ağrının oluştuğu boyun bölgesinin derisine bir elektrot yerleştirilir. Bu elektrot ağrıyı hafifletici küçük elektrik sinyalleri göndererek ağrının hafiflemesine yardımcı olur.
  • İmmobilizasyon (Hareketsiz Tutma): Boyunu hareketsiz tutmak kasların tekrardan zedelenmesini engelleyerek iyileşmesine ve ağrının azalmasına yardımcı olur. Bunun için boynu saracak bir boyunluk kullanılabilir. Ancak tek seferde uzun süre tutulmamalıdır. Çünkü boyunluk içerisinde uzun süre hareketsiz kalan boyun da zedelenip boyun tutulmasını ağırlaştırılabilir.
  • Steroid Enjeksiyonu: Steroidler antiinflamatuar ilaçların en güçlülerindendir. Diğer antiinflamatuar ilaçlara cevap alınamayan hastalarda steroid enjeksiyonu uygulanabilir.

Boyun Tutulması Tedavi Edilmezse

Boyun tutulması genellikle tedavi gereksinimi olmayan; birkaç gün içinde iyileşen bir rahatsızlıktır. Bu durumda hastalar hekime başvurmaz, hafif bir analjezik (ağrı kesici) alarak iyileşirler.

Ancak 1 haftadan uzun süren boyun tutulması, bulantı, kusma, çift görme, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi gibi semptomlar da varsa kişi mutlaka tedavi altına alınıp boyun tutulmasından farklı bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır. 

Boyun Tutulmasına Ne İyi Gelir?

Boyun tutulmasında tekrarlayan travmalar o bölgedeki inflamasyonu tetikler, ağrı artar. Bu yüzden kasları sabit tutmak iyileşmeye yardımcı olacak davranışlardandır. Ancak bu durum çok uzun sürmemelidir. Çünkü uzun süreli sabitlik kasların zayıflamasına yol açabilir.

Sıcak- Soğuk kompres uygulama o bölgenin kan akımını artırıp inflamasyonun gerilemesine yardımcı olur.

Boyuna hafif esneme hareketleri yaptırmak kasların inflamasyonunu azaltarak kendini yeniden toplamasına yardım eder. Ancak bu hareketlerde aşırıya kaçılmamalıdır. Çünkü aşırı esneme kasların zedelenmesini arttırabilir. 

Yürüyüş, hafif koşu gibi egzersizlerde hastalar daha sık nefes alıp verdiği için kandaki oksijen düzeyi artar. Bu durumda inflamasyon azalır. Egzersizlerde aşırıya kaçılmamalıdır. Zedelenmeyi arttırabilir.

Hastalarda oturuş pozisyonu önemlidir. Olabildiğince dik bir şekilde oturmak kasın zedelenmesini engeller. Sürekli bilgisayar ekranına bakmak zorunda kalan kişilerde ekranı yukarı seviyede tutmak da boyun tutulmasını engelleyebilir.

Boyun Tutulması için Yapılabilecek Egzersizler

Boyun tutulmasında uygulanacak egzersizler kasların gevşemesine yardımcı olarak hastayı rahatlatır ve ağrı hissini azaltır. Ayrıca kasların güçsüz kalmasını engelleyerek bir sonraki oluşabilecek boyun tutulmasını da önleyebilir. 

Burada hastaya başını iki elinin arasına alarak öne doğru ve arkaya doğru iki kez hareket ettirmesi istenir. Sonrasında bir el serbest bırakılır, diğer elle başı ters yönde hafifçe ittirerek hareket ettirmesi istenir. Aynı işlemleri  elleri kullanmadan yapması istenir. Yalnız burda önemli olan bu hareketlerin hızlı ve travmatize edici tarzda yapılmamasıdır. Yoksa bu durumda kasın  zedelenmesi daha da artabilir.

Hemen her hastalıkta olduğu gibi burada da yapılabilecek hafif yürüyüşler bedenin daha dinç kalmasını ve ağrı semptomlarının azalmasına yardımcı olur.

Hastaların postürüne dikkat etmesi ve dik bir şekilde oturması da iyileşmeyi hızlandırıcı etkiye sahiptir.

Boyun Tutulması İlaçları

Boyun tutulmasında hastayı esas sıkıntıya sokan durum ağrı ve hareket kısıtlılığıdır. Bu durum kasın zedelenmesi sonucu o bölgede inflamasyon oluşumu, inflamasyonun tetiklediği ağrı ve bu ağrının kişinin hareketini kısıtlayıcı bir şekle bürünmesinden dolayıdır. 

Boyun tutulmasında bu durumun önüne geçmek için bazı ilaçlar kullanılabilir. Bunlar

  • Non steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ): Bu ilaçlar kasların inflamasyonunun azalmasına; bunun sonucunda da ağrının azalmasına yardımcı olur. Genel olarak kullanılan ilacın etken maddesi flurbiprofendir. Bazen tiyokolşikosid içeren ilaçlar da kullanılabilir. Bu ilaçlar jel şeklinde boyun bölgesine uygulanır. Uygulandıktan sonra 1 saat duş alınmamalıdır. Uygulanan bölgede hafif kaşıntı, kızarıklık, döküntü gibi yan etkiler görülebilir. Bu durum hastayı sıkıntıya sokacak düzeye ilerlediyse hekime başvurulmalıdır.
  • Kortikosteroidler: Bu ilaçlar non steroide yanıt vermeyen hastalarda uygulanabilecek güçlü antiinflamatuarlardandır. Enjeksiyon şeklinde uygulanan bu ilaçların etken maddesi kortizondur. Yan etkileri uzun süreli kullanım sonucunda oluşabilir. Bunlar genellikle akne, yüksek tansiyon, kıllanma artışı, kilo artışı gibi belirtilerdir.

Gebelikte Boyun Tutulması

Gebeliğin getirdiği kilo artışı, ödem, hormonal değişimler gebelik sırasında anne adayında boyun tutulmasına neden olabilir. Bazen gebelikten önce var olan ağrılar da bu dönemde artış gösterebilir. 

Bu durumda anne adayına önerilen konforlu yastık kullanımı, uyku kalitesi ve düzenine dikkat etmesi ve günlük rahatlatıcı egzersizleri yapmasıdır. Bu durumda ağrılar hafifler. Ancak anne adayında bunlara ek bulantı, kusma, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi gibi semptomlar varsa diğer yetişkinler gibi mutlaka bir hekime müracaat etmesinde fayda vardır.

Çocuklarda Boyun Tutulması

Çocuklarda boyun tutulması genellikle yanlış uyku pozisyonu veya oyun oynarken fark etmeyip sonradan fark ettiği travmalardan kaynaklıdır. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi ağrı ve hareket kısıtlılığından yakınırlar. 

Tedavi yetişkinlerdeki gibidir. Çocuklarda da hafif boyun egzersizleri, sıcak- soğuk uygulamaları, boyunluk kullanımı inflamasyonun düzelmesine yardımcı olduğu için faydalıdır.

Boyun Tutulması için Hangi Doktora Gidilir?

Boyun tutulmasına sahip hastalar genellikle nöroloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne başvurmaktadırlar. Ancak bazen çok şiddetli ağrı yaşayan hastalar acil servise dahi başvurabilirler. Burada ayırıcı tanıyı yapan hekim acil bir durum olmadığına karar verdiği zaman hastayı nöroloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne yönlendirir.

Boyun tutulması genellikle 1 hafta içerisinde gerileyen, pek aciliyeti olmayan bir rahatsızlıktır. Ancak 1 haftadan uzun süredir devam eden, sık sık boyun tutulması yaşayan kişiler mutlaka hekim kontrolünden geçmelidir.

Hastalarda boyun tutulmasına ek olarak bulantı, kusma, çift görme, ateş, uyku hali gibi semptomlar da varsa durum acildir ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. 

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Boyun tutulması ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Boyun tutulması genel olarak birkaç gün içinde geçen; pek aciliyeti olmayan bir rahatsızlıktır. Hastalar genellikle hekime başvurmaz, başvursa da analjezik (ağrı kesici) alımıyla azalan ağrıdan bahsederler. Ancak 1 haftadan uzun süren boyun ağrısına ek olarak bulantı, kusma, ateş, çift görme, baş ağrısı gibi semptomlar da varsa ayırıcı tanı için mutlaka hekim kontrolünden geçilmelidir.

Boyun tutulması kasların hasarlanıp inflamasyona uğraması sonucu kasılı kalması ve ağrı oluşturması durumudur. Boyun kaslarının bazılarının başlangıç noktaları kafatası kemikleridir. Bu durumu kasların gerilmesiyle baş ağrısı yaratmasına sebep olabilir. Ayrıca boyun tutulmasına sahip hastalar uyku düzeni bozulacağı ve anksiyeteli bir hale bürünecekleri için bu gibi durumlar da baş ağrısına sebep olabilir.

Boyun tutulması genellikle uyku sırasında pozisyonun bozuk olmasından kaynaklı kasın gerilmesi ve inflamasyona uğraması sonucu oluşur. Bunun için uyku pozisyonunu düzeltmek önemlidir. Hastaların uyku sırasında alçak yastık kullanması; boynun anormal hareketini engeller ve zedelenmeyi önler. Aşırı yüksek yastıkta boyun kasları zorlanır ve kasılıp ağrıyı arttırabilir.