Apandisit

Bir hastalık olarak bilinen apandisit şişmesi durumu, aslında apendiks adı verilen organın iltihap nedeniyle ödemlenmesi olup; birkaç istisnai durum dışında genellikle ameliyatla tedavi edilir.

Apandisit Nedir?

Apandisit hastalığı kalın bağırsağın solucan şeklinde bir uzantısı olan apendiks isimli organda görülür. Hayatın ilk yıllarında görevi bağırsakların savunmasına yardım gibi görünen apandisin görevi ise hala tam olarak bilinmemektedir.

Apandisit hastalığı ise apendiks organının bakteriyel istilası sonucu meydana gelen acil bir tablodur. Bu bakteriyel istila organda ödem ve iskemiye (kan akışının azalmasına) yol açarak ağrıya sebep olur.

Apandisit en çok ergenlik çağındakilerde ve genç erişkinlerde görülür. 15-24 yaş arasında görülme sıklığı yüksektir.

Bir hastalık olarak bilinen apandisit şişmesi durumu aslında apendiks adı verilen organın iltihap sebebiyle ödemlenmesidir. Şişme sonucunda apandisit patlarsa bu perfore (delinmiş) apandisit olarak adlandırılır.

Akut apandisit ve kronik apandisit başlıklarında apandisit hastalığı ikiye ayrılır. Akut apandisit patlaması sonrası yağ tabakasıyla vücudun organı korumaya çalışmasına ise sarılmış apandisit (plastrone apandisit) denir.

Karın içinde bulunduğu konum sürekli değişken olan organ olan apendiksteki apandis ağrısı, bu organın ucunun uzandığı; karaciğer altı, sağ böbrek önü, sol alt karın ve mide üstü gibi birçok yerde olabilir.

Apendiks Yerleşimleri

Apendiksin konumuna göre de apandisit bulguları değişir. En çok bulunduğu konum retroçekal (ince bağırsağın kalın bağırsağa bağlandığı kısmının arkası) bölgedir (%65-70).

Diğer yerleşim yerleri şunlardır: Paraileal (preileal), Postileal, Promontorik, Pelvik, Subçekal, Parakolik (paraçekal).

Apandisit Belirtileri

İnsanlar tarafından apandisit başlangıcı olarak bilinen karın ağrısı hastalığın ilk belirtisidir. Karnın çevresine yayılan bu geçmeyen ağrılar ağrı kesici kullanımı ile de hafiflemezler. Hatta karın bölgesinin sağ alt kısmına doğru ilerledikçe hissedilen bu geçmeyen ağrı giderek artar. Halk dilinde “bıçak gibi” olarak da isimlendirilen ağrılara evrilirler.

Akut apandisitin en önemli belirtisi hastanın tarif ettiği şiddetli ağrıdır. Ağrının niteliği, künt (batıcı değil yumruk gibi) olup göbek çevresinde başlar. Zamanla sağ alt karın bölgesine doğru yer değiştirir ve orada sabit kalır.

Akut apandisit mutlaka tedavi edilmesi gereken acil bir tıbbi durumdur.

Akut apandisitin 4 evresi (çeşidi) vardır. Bunlar;

  • Kataral (enfekte) apandisit
  • Süpüratif (iltihaplı) apandisit
  • Gangrene (kangrenli) apandisit
  • Perfore (patlamış) apandisit

En sık kataral evrede tanı alır.

Kataral evrede tedavi edilmezse süpüratif (irinli) apandisit meydana gelir. Bunun sonucunda abseler oluşur ve abselerin patlayıp peritona (karın zarına) açılmasıyla peritonit (karın zarı iltihabı) oluşabilir.

Kangrenli apandisit ise en ciddi evredir ve bu evrede organa gelen kan miktarı damarların tıkanmasıyla azalır. Organ beslenemez ve ölmeye başlar. Karın zarı iltihabı başlamışsa daha ciddi boyutlara ulaşır.

En çok bu evrede şikayetler belirginleşir. İştahsızlık, bulantı, kusma, ateş yükselmesi, nabızda artma, bağırsak hareketlerinde değişiklik (ishal ya da kabızlık) görülür.

Kronik apandisit ise akut apandisitin uzun süreli ve hafif şikayetlerin eşlik ettiği formudur. En sık rastlanan belirtisi, özellikle yemeklerden sonra artan hafif şiddette ama sık sık oluşan karın ağrısıdır. Ateş, nabız yükselmesi, bulantı-kusma görülmesi durumun akut hale geldiğinin belirtisidir. Kronik apandisit acil ameliyat gerektirmez fakat yine de kesin tedavisi ameliyattır.

Apandisit hastalığının tüm çeşitlerindeki en çok karşılaşılan belirtileri ise şöyledir:

  • Hastaların %90-95’inde iştahsızlık vardır ama pek dikkat çekmez. Bu durum apandisit ağrısından önce ortaya çıkar. Çoğu insanın bildiğinin aksine hastalıkta görülen ilk belirtidir.
  • Ağrı tipik olarak, midenin üstünde/göbek çevresinde başlar ve 4-6 saat sonra göbeğin sağ alt tarafına doğru ilerleyerek şiddetlenir ve orada kalır. Bu ağrı hareketle, derin solunumla, öksürmeyle veya hapşırmayla şiddetlenir. Apandisit sancısı bu şekilde ayırt edilebilir.
  • Mide bulantısının yanı sıra kusma gibi şikayetler vakaların %75'inde görülür. Bu belirtiler genellikle apandisit ağrısından sonra ortaya çıkar ve pek fazla şiddetli değildir.
  • Son zamanlarda başlamış olan bir kabızlık ve karın şişliği genelde bulunur, hasta gaz çıkaramayabilir.
  • Hastada diğer belirtilerden sonra ortaya çıkan ve 39 °C’ye kadar çıkabilen hafif bir ateş yükselmesi görülür. Eğer bu derecenin de üstünden bir ateş varsa ek komplikasyon (apendiksin patlaması ya da karın zarı iltihabı gibi) oluşmuş olabilir.
  • Hafif bir kalp hızı artışı vardır. 120-140’ı geçmez genellikle. Eğer bunun üzerindeyse yine ek bir komplikasyon düşünülebilir.
  • Karın ağrısı, kasıkların ve bacağın vücutla birleştiği noktalarda sancı ve mide bulantısı kadınlarda görülen başlıca apandisit belirtileridir. Özellikle kasık, sırt ve genital bölgede hissedilen ağrılar apandisit belirtisi açısından kadınlarda yoğun görülmektedir.

Apandisit Nedenleri Nelerdir?

Apandisitin nedeni aslında temel olarak apandis içindeki boşluğun (lümen) tıkanmasıdır. Bu organın içinde birikenleri atamaması ve zamanla iltihaplanması sonucu akut apandisite sebep olur.

Apandis lümeni pek çok sebeple tıkanabilir:

  • Fekalitler: Katılaşmış ve taşlaşmış dışkı parçalarıdır. En sık görülen faktörlerdir, çocuklarda bağırsak lümeninin dar olması ve dışkı alışkanlığındaki bozukluklardan ötürü daha sık görülür.
  • Bağırsak parazitleri (kıl kurdu gibi)
  • Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi inflamatuar bağırsak hastalıkları sonucu açılan yaralar veya oluşan ülserler
  • Yabancı cisimler (meyve çekirdekleri, mermi parçaları, metaller gibi)
  • Apandise kadar gelen enfeksiyonlar da bazen akut ya da kronik apandisite sebep olabilmektedir. Bunlar, virüslerle, bakterilerle veya mantarlarla oluşabilir.
  • En sık sebeplerden biri E. coli bakterisidir. Bu bakteriler bağırsaklarımızda doğal olarak yaşar ve çoğu türü zararsızdır ama bazı türleri hastalık yapıcıdır.
  • Sularda veya nemli yerlerde yaşayan Psödomonas cinsi bakteriler ve Bacteriodes cinsi bakteriler de apandisite sebep olabilir. Salmonella ve Shigella bakterileri ise sindirim sisteminde enfeksiyona yol açarak apandisite zemin hazırlayabilir. Genelde bakteri içeren hijyenine dikkat edilmemiş besinlerle bulaşırlar.
  • Virüslerden ise adenovirüsler ve kızamık virüsü az miktarda da olsa apandisite yol açabilir.
  • Mantar enfeksiyonları ise daha çok bağışıklık sistemi bozulmuş kişilerde oluşur. (uzun süreli kontrolsüz şeker hastaları, kanser tedavisi görenler, AİDS hastaları gibi).

Apandisit Teşhisi

Sağlıklı apandisin normal çapı 6 mm'yi geçmez. Uzunluğu yaklaşık 5-10 cm kadardır (1-25 cm olabilir). Hastalığın tespiti için iyi bir fizik muayene ve hasta öyküsü şarttır. Apandisit teşhisine yardımcı olmak için doktorunuz belirti ve şikayetlerinizin öyküsünü alarak karnınızı muayene eder.

Karın muayenesi sırasında doktor sağ alt karın üzerine yavaşça bastırdığında apandisit olan kişinin bastırmanın şiddetine bağlı olarak ağrısında artış olur. Yani doktorun bastırmasıyla azdan çoğa doğru bir ağrı durumu oluşur. Rebound olarak adlandırılan durumda ise hastanın karnına bastırıldıktan sonra elin kaldırılmasına rağmen ağrı kötüleşir. Bu en değerli bulgulardan biridir.

Ek olarak bu baskı sonucu sağ alt karında kas sertliği vardır. Bu "defans" olarak adlandırılır. Erken dönemde istemli iken peritoneal irritasyon (bir bölgeye savunma hücrelerinin gelmesine sebep olan yangı) geliştikçe istemsiz hale gelir.

Yaşlılarda ve kortikosteroid kullananlarda semptom ve belirtiler çok hafif olabilir. Ayrıca yaşlılarda apandisit dışında akla gelebilecek birçok durum ve rahatsızlık söz konusu olduğundan gözden kaçabilir.

Ayrıca doktorunuz makatınızı (dijital rektal muayene) incelemek için eldiven takarak ve üzerine kayganlaştırıcı sıkarak işaret ve orta parmağıyla muayene edebilir. Çocuk doğurma çağındaki kadınlara, ağrıya neden olabilecek olası jinekolojik sorunları kontrol etmek için bir pelvik muayene yapılabilir.

Laboratuvar bulgularının tanıda pek yararı olmaz ama rutin yapılması gereken bazı testler vardır;

  • Tam Kan Sayımı: Özellikle beyaz küre sayısı (WBC) önemlidir. (10.000-18.000 arası beklenir) Beyaz küre sayısı 18.000’in üzerindeyse komplikasyon düşündürür.
  • Tam İdrar Tahlili: Genellikle normaldir. İdrar yolu hastalıklarını dışlamak amacıyla yapılır.

Radyoloji testleri:

  • Direkt Karın Grafisi: Bu bulgularla gelen hastalara diğer hastalıklar açısından ayırıcı tanı amacıyla yapılır.
  • Ultrasonografi: Çocuk ve hamile hastalar için radyasyonsuz bir görüntüleme yöntemi olduğu için daha uygundur.
  • Bilgisayarlı Tomografi: Apandisit tanısında en güvenilir görüntüleme yöntemidir.
  • MR: Hamile hastalarda ultrasonla tanı konulamazsa kullanılır.

Kesin tanı patoloji sonuçlarıyla konulur.

Apandisit Tedavisi

Birkaç istisnai durum dışında apandisit genellikle ameliyatla tedavi edilir. Ameliyattan önce enfeksiyon tedavisi için size bir doz antibiyotik verilebilir. Bazen erken bir apandisit krizi kendiliğinden yatışabilir ve ek bir bulguya yol açmaz.

Apendektomi olarak adlandırılan apandiksin alınması operasyonu açık ameliyat ya da laparoskopik cerrahi (kapalı ameliyat) şeklinde olabilir. Çok nadir görülen durumlarda ise apandisit hastalığı ameliyat olmadan iyileşebilir.

  • Komplikasyonsuz (ek bulgulara yol açmamış) apandisitte apendektomi (apendiksin kesilip alınması ameliyatı) yapılır. Laparoskopik apendektomi (karında açılan 2 küçük delikten kamera ve cerrahi aletlerle girilerek yapılan kapalı apandisit ameliyatı) günümüzde rutin hale gelmeye başlamıştır ve kendi tecrübelerimize göre de doğrudur. Sadece insizyon (kesi izi boyutu açısından avantajının az olduğunu söylemek doğru değildir. Bazen açık ameliyatta apendiksin aranması oldukça travmatik olabilmektedir, bu sırada kesi büyütülmekte ve sonucunda yara yeri enfeksiyonu ve umblikal herni (göbek fıtığı) riski artmaktadır. Ayrıca negatif laparotomi (karnın açılıp bakılması sonucu herhangi olağan dışı duruma rastlanmaması) ihtimali oldukça yüksek olan bir hastalıkta karın ağrısının kaynağının bulunması çok önemlidir.
  • Plastrone (vücut tarafından yağ ile sarılmış) apandisitte antibiyotik tedavisini takiben 6-8 hafta sonra elektif (planlanmış) apendektomi yapılır. Antibiyotik tedavisinin yararlılığı günlük yapılan karın muayenelerinde kitlenin küçülmesiyle teyit edilir.
  • Periapendiküler (apendiks çevresinde) apse varlığı ameliyattan önce tespit edilmişse önce apse drene edilerek (iğneyle delinip içeriği boşaltılarak) antibiyotik verilir. 6-8 hafta sonra elektif (planlanmış) apendektomi yapılır.
  • Perfore (patlamış) apandist ve peritonit (karın zarı iltihabı) halinde duruma göre laparoskopik (kapalı) yaklaşım ya da laparotomi (karnın açılarak gözle görerek incelenmesi) uygulanabilir.
  • Normal görünümlü apandiks saptanırsa ameliyat sonrası dönemde tereddütte kalmamak için apendektomi (apandisitin alınması ameliyatı) uygulanır ancak karın ağrısının sebebi de ameliyat sırasında araştırılır. Bunu yapmak laparoskopik yöntemle (kapalı ameliyatla) daha kolaydır. En çok karşılaşılan patoloji Meckel divertikülitidir (bağırsakta meydana gelen bir çıkıntının iltihabı).

Apandisit Tedavi Edilmezse

Apandisit ciddi komplikasyonlara neden olabilir:

Patlamış apandisit karnınıza enfeksiyonu yayar (peritonit). Muhtemelen hayatı tehdit edici olan bu durum, apandisiti çıkarmak ve karın boşluğunu temizlemek için acil cerrahi müdahale gerektirir.

Apandisit patlarsa, enfeksiyon cebi (apse) gelişebilir. Çoğu durumda cerrah karın duvarınızdan apse içine bir tüp yerleştirerek apseyi boşaltır. Tüp yaklaşık iki hafta boyunca yerinde kalır ve size enfeksiyonu temizlemek için antibiyotik verilir. Enfeksiyon tedavi edildiğinde apandisiti çıkarmak için ameliyat olmanız gerekir. Bazı durumlarda, apse boşaltılır boşaltımız hemen çıkarılması gerekebilir.

Komplikasyon olduğunu düşündüren apandisit bulguları:

  • Hastanın genel durumu kötüdür.
  • Ateş > 39 °C
  • Taşikardi
  • Septik şok ve şiddetli ağrı
  • WBC değeri > 18.000/mm3

Apandisite Ne İyi Gelir?

Doktorunuz, apendektomi işleminizden sonra ağrınızı kontrol etmenize yardımcı olacak ilaçlar yazacaktır. Bazı tamamlayıcı ve alternatif tedaviler, ilaçlarınızla birlikte kullanıldığında, ağrının kontrolünde yardımcı olabilir. Doktorunuza güvenli seçenekler hakkında danışabilirsiniz.

En önemli faktör, operasyondan sonra vücudu susuz bırakmamaktır. Bol bol su içilmesi gerekir.

Aynı zamanda ıkınmak yara yerinde fıtıklaşmayı arttıracağı için kabızlıktan kaçınılmalıdır. Bunun en kolay yolu lifli gıdaların tüketimini arttırmaktır. Sebzeler, tam buğday gibi faydalı tahıllar, meyveler ve meyve suları, salatalar bu gıdalara örnektir. Fazla et tüketimi ise kabızlığa yol açar iyileşene kadar ölçülü yemeniz önerilir.

Apandisite Ne İyi Gelmez?

Apandisit oluşumuna sebep olduğu için iri ve sert çekirdekli meyvelerin çekirdekleri tüketilmemelidir.

Operasyondan sonra ise kabızlık veya ıkınmaya sebep olacak her şeyden kaçınılmalıdır. Özellikle obezite problemi olan hastalarda karın içi basıncını ani arttıran durumlar (ıkınmak, şiddetli öksürükler, ağır yük kaldırma gibi) fıtıklaşmaya sebep olabilir.

Doktorunuzun dinlenmeyi önerdiği süreçte dinleniniz ve hareketten kaçınınız.

Apandisit İlaçları

Apandisit ilaçla tedavi edilmez, ameliyat gereklidir. Cerrahi müdahale ile hastanın apandiksi tamamen alınır. Bazı hastalar ameliyat olmak istemediğinde iltihabın tedavisine ilaçla bir süre daha devam edilir. Sonuç olarak hastaların çoğu kesin çözümü ameliyatta bulmaktadır. Tedavi için özellikle penisilin ve streptomisin gibi antibiyotik ilaçlar kullanılır. Eğer kusma yoksa hastaya ağızdan ya da makattan kloramfenikol, neomisin gibi antibiyotikler de tatbik edilebilir.

Antibiyotik kullanımını hasta bilinçsizce yapmamalı ve mutlaka doktorun önerilerine uymalıdır.

Hastanın durumu antibiyotik kullanımında temel belirleyici faktördür. Antibiyotik tedavisinde ilk 48 saatten sonra aksi durum oluşmazsa antibiyotik tedavisi bir hafta kadar sürdürülür.

Apandisit Ameliyatı

Komplike olmayan akut apandisitin tedavisi acil apendektomidir. Apandisitten cerrahi olarak çıkarılan unsurlara apendektomi adı verilir.

Açık ApendektomiAçık apendektomi, genelde karnın göbek altından yapılan bir kesiyle açılıp apandisin alınmasını içeren geleneksel ameliyat yöntemidir. İlk ve en kolay operasyon yöntemi olup, dezavantajlarından ötürü yavaşça yerini laparoskopik (kapalı) apendektomiye bırakmaktadır. Maliyeti düşük, uygulanması kolaydır fakat yara izindeki estetik görünümün iyi olmaması ve hastanın günlük faaliyetlerine dönüşünün daha uzun sürmesi dezavantajlarıdır.

Laparoskopik Apendektomi: Halk arasında bilinen tabiriyle kapalı ameliyatla apandisin alınma işlemidir. Karından 2 küçük delik açılır ve bunlar ince cerrahi aletlerin ve kameranın karın içine girebilmesi içindir. Hastaya operasyondan önce mutlaka genel anestezi uygulanır, uyutulur. Operasyon süresi ise bir komplikasyon gelişmediği müddetçe 20-30 dakikadır.

Hastanın günlük faaliyetlerine hızlı dönebilmesi, yara yerindeki estetik görünüm ve operasyondan sonra hastanede kalış süresinin kısa olması avantajdır. Aynı zamanda operasyon bölgesi küçük olduğundan özellikle obez hastalarda buradan fıtıklaşma azalır. Bu sebeple açık cerrahiye biraz üstünlüğü oluşmuştur fakat her hastaya uygun bir ameliyat yöntemi değildir. Eğer apandisit patlamışsa veya diğer komplikasyonlar oluşsa açık ameliyat yapılmalı ve karın içi iyi temizlenmelidir.

Gebelikte Apandisit

Hamilelikte en sık görülen gebelik dışı acil akut apandisittir. Her dönemde olabilir. Doğru tanı çok önemlidir. Çünkü hamilelikte apandisit ameliyatı sonrasında düşükler ve erken doğum görülebilir.

Gebelikte akut apandisit belirtileri yeni başlayan karın ağrısı olabilir. Üst karında ağrı daha sık görülür, çünkü hamilelikte apandisit daha yüksektedir. Görüntüleme rutin yapılmalıdır (USG ve/veya MR).

  • İnsidans (görülme sıklığı) normal popülasyon ile aynıdır.
  • Perfore (patlamış) apandisitte mortalite daha yüksektir çünkü büyümüş uterus (rahim), ince bağırsak ve omentumun (karın içi bağ dokusu), perforasyonu (delinmeyi) engelleyerek plastron oluşumunu engeller ve yaygın karın zarı iltihabı (jeneralize peritonit) gelişimini kolaylaştırır.
  • Birinci ve ikinci üç ayda bulgular gebe olmayan insanlarla aynıdır.
  • Üçüncü üç ayda bulgular daha üst ve yandadır.

Bebeklerde Apandisit

1 yaşından küçüklerde apandisit tanısı konamaz . Hastaların neredeyse tamamı perforasyon (patlama) sonucu doktora başvurur. Bu oran 5 yaşında ise %50 civarındadır.

Yetişkinlere kıyasla çocuklarda ve bebeklerde ayırıcı tanı olarak:

  • Gastroenterit (sindirim sistemi iltihabı)
  • Mezenter lenfadenit (karın içi lenf bezlerinin iltihabı)
  • Meckel divertiküliti (bağırsağın bir çıkıntısının iltihabı)
  • Pyelonefrit (idrar yolları ve böbrek iltihabı)
  • İntususepsiyon (bağırsak düğümlenmesi)
  • Bazal pnömoni (zatürre) görülebilir.

Çocuklarda Apandisit

Küçük çocuklarda apandisit teşhisi çoğu zaman kolay değildir. Çünkü bu yaş grubunda apandisit sık görülmez. Ayrıca klinik tabloya kusma hakim olabilir ve bu durum karındaki hassasiyeti gözden saklayabilir.

Çocuklarda da yetişkinlerde olduğu gibi hastanın durumuna göre ve cerrahın çocuk için uygun gördüğü yöntem esas alınarak ameliyat gerçekleştirilir. Çocuklarda görülen apandisit hastalığının % 50’si ile % 85’i patlama ihtimali olan tıbbi durumlardır.

Apandisit için Hangi Doktora Gidilir?

Konuyla ilgilenen esas bölüm Genel Cerrahi olup, apandisitin akut belirtileriyle (şiddetli sağ alt karında lokalize bir ağrı, bulantı-kusma, ateş gibi) karşılaştığınızda acil tıp polikliniklerine hızlıca başvurmalısınız.

Akut apandisit önemli bir hastalıktır. Zaman kaybedilmesi durumunda perfore olabilir (patlayabilir) ve bu yaşamsal tehdit oluşturan bir süreçtir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
8
0
Makeleyi Paylaşın

Apandisit ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Vücudumuzda sağ kasığın biraz üzerinde bulunur. Elinizi sağ kasığınızın üstüne yerleştirdiğiniz zaman, elinizin altındaki bölgede yer almış olur ve ağrıyı bu bölgede hissedersiniz. Apandisit hastalığının ağrısı genelde gaz sancıları ve kadınlarda ise regl ve pms döneminde yaşanan ağrılar ile karıştırılır.

Bir çeşit beyaz kan hücresi olan lenfosit üretimine yardımcı olur. Lenfosit dokuları için depo görevi görür. Kan hücrelerini patojenlerden ve yabancı maddelerden korumak için üretilen antikorların oluşumuna katkı sağlar. Akyuvarların vücudun ihtiyaç duyduğu yere gitmesini sağlayan bir molekül üretir. Fetüs için de apandisin kritik bir fonksiyonu vardır. Endokrin hücreleri (yani iç salgı ile ilgili hücreler) düzenleyerek, normal gelişime yardımcı olur. Yetişkinlik döneminde bir çeşit bağımsız bağışıklık sistemi gibi çalışır. Yediğimiz içtiğimiz zararlı maddelerin filtrelenmesini sağlar.

Apandisitin tabanının yeri hep sabittir değişmez. Ama serbest ucu farklı lokalizasyonlarda bulunabilir ve buna göre değişik klinik tablolar ortaya çıkar. En sık bulunduğu bölge sağ alt karındır. Sağ kasığın biraz üzerinde yer alır.

Apandist ağrısı birkaç gün sürer ve ardından patlar. Hastalığın en belirgin özelliği ise apandist ağrısı ile birlikte kabızlığın ortaya çıkmasıdır. Apandisit ağrısı yaşadığınızdan şüpheleniyorsanız zaman kaybetmeden doktora gitmelisiniz. Apandisit hafife alınmamalıdır. Çünkü ölümcül sonuçlar ortaya çıkabilir.

Hasta ameliyat olduktan sonraki gün taburcu olabilir. Taburcu olduktan sonra 3 gün içerisinde normal hayatına dönebilmektedir. İyileşme süresi hastanın yaşına ve duruma bağlı olarak da değişebilir. Yaşlı hastalarda iyileşmesi süresi daha uzun olur. Ameliyattan sonra iyi bir şekilde istirahat etmek hastanın sağlık durumu için yararlı olacaktır.