Böbrek Taşı

Böbrek Taşı; süzülen idrarın içindeki mineral ve asit tuzlarının birikmesiyle oluşan kitlelerdir. Tedavisi için ilaçlar, ameliyat ve ESWL ile taş kırma yöntemleri uygulanmaktadır.

Böbrek Taşı Nedir?

Böbrek Taşı bir diğer adı Nefrolithiasis olan hastalık, böbreklerin en sık görülen hastalığıdır. Üriner sistemde taş görülme sıklığı tahminen %2-3’ tür. Böbrek taşı erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha fazla görülür. Bunun sebebi erkekteki testosteronun sitratı (böbrek taşı oluşumunu önleyen bir madde) azaltmasıdır.

Böbrek kanın içindeki fazla veya toksik etki yaratabilecek maddelerin süzülmesini ve bu süzülen maddelerin fazlasını idrarla atılmasını sağlar. Böbrek taşı böbreklerden süzülen idrarın içinde bulunan mineral ve asit tuzlarının birikmesiyle böbrek ve üriner sistemde tıkanıklıklara yol açabilen kitlelerdir. Bu taşların boyutları farklı şekillerde olabilir. Küçük taşlar idrar yoluyla atılabilir. Böbrekte herhangi bir hastalık olmamasına rağmen başka bir hastalığa ikincil olarak böbrek taşları oluşabilir. Örneğin gut hastalığında ürik asit kristallerinin artışına bağlı böbrek veya diğer üriner sistemde ürik asit taşları oluşabilir. Böbrek taşı oluşumu gelişmekte olan ülkelerde daha sık enfeksiyonlara bağlı gelişirken, gelişmiş ülkelerde ise daha çok metabolik sebeplere ve böbrekteki yapısal anomalilere bağlı oluşur.

Böbrek Taşı Belirtileri

Böbrek taşları tam tıkanıklık yapmayıncaya kadar belirti vermeyebilir.

  • Böbrek taşının en sık belirtisi şiddetli yan ağrısıdır. Bu ağrının tipi kolik (ara ara artıp azalan kramp) tarzdadır. Ağrı daha çok sırtta ve genital bölgede oluşur. Böbreklerde bulunmasına rağmen taş kasık çevresinde ağrıya neden olabilir.
  • Hematüri (kanlı idrar) gözle görülebilir ya da mikroskobik olabilir.
  • Ayrıca mide bulantısı ve kusma görülebilir. Ek olarak yüksek ateş de görülebilir.
  • İdrar yaparken yanma hissi, sık idrara çıkma (poliüri), ağrılı idrar şikayeti (dizüri), sürekli idrar hissi, kesik kesik idrar yapma şikayetleri taşın bulunduğu konuma göre farklı klinik belirtiler verebilir.
  • Böbrek taşı düşürmek de şiddetli idrar yaparken yanma hissine sebep olabilir.

Böbrek Taşı Nedenleri Nelerdir?

Böbrek taşı oluşum mekanizmalarında esas olay mineral tuzlarının su içerisindeki süpersaturasyonu (bir çözeltinin alabileceğinden daha fazla katı içermesidir), kristalizasyonu (çözücü içindeki çözücünün çökmesi) ve agregasyonu'dur (toplanma, bir araya gelme).

  • Süpersaturasyon: Taş oluşumundaki ana olaydır. İdrar içindeki maddelerin konsantrasyon artışına bağlı olarak çözünmenin aşılıp çökmenin başlamasıdır.
  • Kristalizasyon: Çökmenin başlamasıyla sıvı haldeki partiküllerin katı hale gelmesidir.
  • Agregasyon: Katı hale gelen partiküllerin bir araya gelerek kümeleşme oluşturmasıdır.

Böbrek taşı oluşumu risk faktörleri

  • Genetik yatkınlığı olanlar
  • Erkek cinsiyet
  • Aile öyküsünde böbrek hastalığı olanlar
  • Yaş (en sık 20 - 40 yaş)
  • Yaşadığı yer (Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde sık)
  • İklim (yaz aylarında daha sık)
  • Meslek (aktif bir yaşam tarzı olmayan)
  • Vücut kitle indeksi ve kilosu yüksek bireyler
  • Sıvı alımı az, tuz alımı fazla olan ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları geçiren kişiler

Böbrek taşı oluşumunda metabolik risk faktörleri

Başka hastalıklara bağlı olarak böbrek taşlarının oluşumunu artıran durumlar vardır.

  • Hiperkalsüri (idrarda fazla kalsiyum görülmesi)
  • Hiperkalsemik nefrolitiazis
  • Hiperoksalüri
  • Hiperürikozüri
  • Üriner sistem enfeksiyonları
  • Sistinüri

Böbrek taşı oluşumunun görüldüğü hastalıklar

Anormal böbrek yapısının bulunduğu kişilerde böbrek taşı oluşma riski fazladır. Ek olarak idrar yapmada bozukluk (reflü, tıkanma vb.), gibi durumlarda da böbrek taşı oluşumu görülür. Ek olarak sistemik metabolik hastalıklarda da böbrek taşı görülebilir.

Böbrek Taşı Teşhisi

Tanı fizik muayene, laboratuvar ve radyolojik yöntemlerle konulur.

Fizik muayene

Kostovertebral açı hassasiyeti, üreter (idrar borusu) yol hassasiyeti, suprapubik (mesane bölgesi) ağrı, perküsyon yapmakla lomber (bel bölgesi) bölgede ağrı ve hassasiyet, palpasyonla (el ile yapılan muayene) ele abse benzeri kitle gelmesi böbrek taşını düşündürür. Ağrının şiddetlenmesiyle beraber tansiyon yüksekliği, taşikardi (kalp atım hızının artması) gelişebilir. Taş mesane seviyesine kadar inmişse mesane bölgesinde şişkinlik görülebilir.

Laboratuvar tetkikleri

İlk olarak tam idrar analizi ve biyokimya (üre/kreatin) istenir. İdrar analizinde Hematüri (idrarda kan görülmesi), enfeksiyon varsa pyüri (idrarda iltihap hücreleri görülmesi) de görülebilir. Eğer idrar analizinde iltihap saptanmışsa, idrar kültürüne bakılmalı ve üreme olduğu zaman gram boyama yapılmalıdır. Kristalüri ve pH’a bakılarak taşın cinsi hakkında bilgi edinilebilir. pH eğer 5.5 veya altında ise ürik asit ve sistin taşı; 7 veya üstünde olan değerlerde kalsiyum fosfat taşı ve strüvit (bir tür kristal) düşünülür. Kanda üre/kreatin ve ateş varsa, lökosit (beyaz küre) sayımına, CRP düzeylerine ve 24 saatlik idrar tetkikinde klirense bakılarak böbrek fonksiyonları değerlendirilir.

Radyoloji tetkikleri

Taşın yerini tespit etmek amacıyla çekilen grafilerdir. Taşın yerini tespit ederek hem hastalığın gidişatına hem de tedavisine yönelik karar verilebilir ve hastalığın yol açabileceği komplikasyonları belirlemeye yardımcı olur.

Buna yönelik çekilen radyolojik grafiler şunlardır:

  • DÜSG (direk üriner sistem grafisi): İlk çekilen grafidir. Yatarak çekilmelidir. Bu grafide sadece opak taşlar görünür.
  • Abdominal ultrasonografi (batın USG): Radyasyon riski olmadığı için gebelerde güvenilirdir. Fakat çok küçük taşlar ve idrar kanalındaki taşlar fark edilmeyebilir.
  • İntravenöz piyelogafi (İVP): Taşın lokalizasyonunu iyi gösterir. İntravenöz (damar içine uygulama) yoldan kontrast madde verildiği için böbreklere zarar verme riski olduğundan son yıllarda artık kullanılmıyor. Kan kreatini yüksek olan kişiler, kontrast maddeye karşı alerjisi olan kişiler ve diyabet ilacı olan metformin türevi ilaç kullananlarda İVP uygulanması sakıncalıdır.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kontrastsız çekilen bilgisayarlı tomografi taşın tanısı için altın standarttır. Bu grafiyle taşın yeri ve boyutu tespit edilebilir.
  • Renal sintigrafi: Taşın böbreğe yaptığı hasarı belirler.

Böbrek Taşı Yapıları

Taşlar kimyasal yapısına göre inorganik ve organik olarak ikiye ayrılır. Taşların %75-80 ’i inorganik yapıdadır.

  • İnorganik olanlar: Kalsiyum oksalat, kalsiyum fosfat ve mikst tip taşlardır
  • Organik olanlar: Ürik asit taşları, ksantin taşları, sistin taşları

Radyoopasitesine göre non opak, semi opak ve opak olmak üzere üç gruba ayrılır.

  • Non opak: Ürik asit ve ksantin taşları
  • Semi opak: Sistin taşları (tekrar etme oranı en yüksek taş) ve struvit (enfeksiyon taşları kadın ve çocuklarda 3 kat daha fazla)
  • Opak: Kalsiyum oksalat taşları (en sık görülen taşlardır % 65 - 70), kalsiyum fosfat taşları

Böbrek Taşı Tedavisi

Böbrek taşının erken evresinde taşın kendiliğinden düşmesi beklenirken, belirtilerine göre tedavi ve hastaya bol su içmesi önerilir. Böbrek taşı düşürmek için bol su içmek evde yapılacak en iyi yöntemdir. Tedavide lokalizasyonun önemi vardır. Örneğin böbrek pelvisine yerleşen bir taş kesinlikle tedavi edilmelidir aksi takdirde böbrek işlevini yitirebilir. Bazı bölgelerde taşlar, örneğin kalikste bulunan taşlar belirtisiz ise takibi yapılır. Tedavide bakılacak diğer husus taşın boyutudur. Boyutu 5 mm’den küçük olan taşlar medikal tedavinin yanı sıra bol sıvı tüketimi ile kendiliğinden düşebilir. Taşın boyutu arttıkça müdahale etmek gerekir ve tedavi daha zorlaşır. Enfeksiyon ve üriner tıkanıklıklarda acil tedavi gereklidir.

Tedavi edilmesindeki amaç ağrı kontrolü, gelişebilecek komplikasyonları ortadan kaldırmak, hastalığın böbrek yetmezliğine kadar gitmesini engellemektir. Medikal tedavi, açık cerrahi, profilaktik tedavi, ESWL (vücut dışı şok dalgalarıyla böbrek taşı kırma), endoskopik taş ameliyatları, perkütan nefrolitotomi, laparoskopik (kapalı) taş ameliyatları seçenekleri vardır.

Böbrek taşı hastalığı için uygulanacak olan tedavi yöntemi de önemlidir. Taşın giderilmesi için daha çok girişimsel veya cerrahi tedaviler kullanılır. Artık ameliyatların büyük çoğunluğu kapalı ameliyat şeklinde yapılmaktadır. Medikal tedavi yapılsa bile başarısı cerrahi tedavi kadar etkin değildir.

  • Medikal tedavi: Amaç akut atakları tedavi etmek ve yeniden taş oluşmasını engellemektir. Akut ataklar tedavi edilirken taşın giderilmesinden çok belirtilerin düzeltilmesi hedeflenir. Belirtilere yönelik medikal tedavide hidrasyon (sıvı kaybı olanlarda ve kusması olanlarda), analjezik (ağrı kesici), antiinflamatuar, antispazmotik, antiemetik (kusmayı engelleyen), ve laksatif (ishal yapıcı) ilaçlar kullanılabilir. Enfeksiyon varsa antibiyotik kullanılır.
  • ESWL: Taşın üzerine yönlendirilen şok dalgalarıyla böbrek taşı kırma işlemidir. Kırılan taşlar idrar yoluyla atılır. Bu işlem sırasında hasta ağrı duyulabilir bunun için tedaviye başlamadan önce ağrı kesici kullanılır. Tedaviden hemen sonra hasta taburcu olabilir yatış gerektirmez. Taşların yaklaşık %80’i bu yöntemle kırılır, 2 cm ’den küçük taşlar için uygundur. ESWL işlemi 2 cm ’den büyük pelvik taşlarda, non opak taşlarda, çok sayıda taş olması durumunda ve 1.5 cm üzeri sistin taşlarında uygun değildir. Mesane taşlarını kırmada yeri yoktur. Gebelik, hipertansiyon, antiagregat ilaç kullanımı (kan sulandırıcılar) ve kanama diatezi durumlarında tavsiye edilmez.

Böbrek Taşı Tedavi Edilmezse

Böbrek taşı tedavi edilmezse böbrek kaybına yol açacak çok ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Tedavi edilmeyen olgularda takip önemlidir.

Oluşabilecek tehlikeler şu şekildedir:

  • Böbreklerin büyümesi
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında artış
  • Mesaneye yerleşen taşlarda idrar yapmada zorlanma
  • Böbrek parankim hasarı ardından böbrek yetmezliği
  • Skuamöz hücreli kanser
  • Hipertansiyon
  • Ksantogranülamatöz pyelonefrit (böbrek dokusunda yaygın hasar yapan hastalık)

Böbrek Taşına Ne İyi Gelir?

Taş oluşumunda diyetin (beslenmenin) yeri büyüktür. Beslenme şeklini düzelterek taş oluşumunu büyük oranda engellemek mümkündür.

Bunun için şunlar yapılabilir:

  • Böbrek taşı düşürmek için bol miktarda su tüketmek ve sıvı almak son derece yararlıdır.
  • Çok miktarda lifli yiyecekler (yulaf, şeftali, kayısı, brokoli) tüketmek.
  • Gazlı içeceklerden (kola, gazoz vb.) uzak durmak.
  • Kalsiyum içeren süt ve süt ürünlerinden hiç tüketilmemesinden kaçınıp makul ölçülerde alınmalıdır. Bunların hiç tüketilmemesi taş oluşma riskini bile arttırabilir.
  • Limon suyu içeriğindeki sitrik asitten dolayı taş riskini azaltır, fakat portakal ve elma suyu gibi içecekler taş oluşumunu arttırabilir.
  • Tuz kullanımı azaltmak.
  • Sedatif (hareketsiz) yaşamdan uzak durup hareketli ve egzersiz bir yaşam tarzı tercih edilmeli ve stresten uzak durulmalıdır.
  • Et, ıspanak, karnabahar ve mantar gibi proteini yüksek besinlerin tüketiminin azaltılması gerekir.
  • Kalsiyum oksalat taşlarına kabak çekirdeği iyi gelebilir.
  • Zeytinyağı ve sirke taş düşürülmesine yardımcı olur.

Böbrek Taşına Ne İyi Gelmez?

Böbrek taşı olumunu tetikleyen bazı faktörler ve oluşumuna zemin hazırlayan bazı durumlar vardır. Bunlar arasında en önemli olanlardan biri beslenmedir. Beslenme şekli kişide böbrek oluşumunu tetikleyebilir. Özellikle çok az su tüketimi, kola, gazoz gibi gazlı içeceklerin tüketimi taş oluşma riskini arttırır. Ayrıca portakal suyu ve elma suyu gibi meyve suları da taş oluşma ihtimalini arttırabilir. Bira gibi alkollü içecekler de ürik asit içerdiğinden dolayı taş oluşum riskini arttırabilir. Çok fazla tuzlu besinlerden kaçınmak gerekir, tuzlu besinler taş oluşumuna sebep olan bir diğer faktördür. Et, ıspanak, karnabahar ve mantar gibi proteini yüksek besinlerin fazla tüketimi de taş oluşumuna sebep olabilir. Taş oluşumunu etkileyen beslenme faktörlerinin yanı sıra hareketsiz yaşama sahip olan kişilerde taş oluşma riski fazladır. Buna ek olarak çok fazla stres yapmak, stresli bir yaşama sahip olmak da taş oluşma riskini arttıran bir diğer faktördür.

Böbrek Taşı İlaçları

  • Böbrek taşı için ağrıyı azaltmak amaçlı ibuprofen, asetaminofen, naproksen sodyum gibi ağrı kesiciler kullanılabilir.
  • Taşların eritilmesi yöntemi kullanılabilir. Bu amaçla potasyum sitrat, sodyum bikarbonat kullanılabilir. Bu tedaviden en iyi yarar gören taş çeşidi sistin taşlarıdır. Hipertansiyonu olan hastada sodyum bikarbonat kullanılmaz.
  • Enfeksiyon varsa etkene yönelik antibiyotik tedavisi yapılır.
  • Bulantısı olan hastada antiemetik grubu ilaçlar kullanılır.
  • Taşın düşmesini kolaylaştıran kas gevşetici etkilerinden dolayı nifedipin gibi kalsiyum kanal blokörleri ve alfa adrenerjik blokörlerinden tamsulosin gibi ilaçlar kullanılabilir.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Böbrek Taşı Ameliyatı

Böbrek taşı için uygulanan ameliyatlar açık yöntem ve kapalı yöntem olarak ikiye ayrılır.

  • Açık cerrahi tedavi: Üreterolitotomi olarak adlandırılır. Amacı bulunan tüm taşları almak, yapısal anomali varsa bunları düzeltmek, yeniden taş oluşmasının önüne geçmek ve böbrekleri korumaktır. Açık cerrahi günümüzde oldukça az kullanılır ancak çok büyük taşlar veya taşın düşmesini engelleyecek ileri derecede darlık varsa açık cerrahi tercih edilir.
  • Perkütan nefrolitotomi (kapalı böbrek taşı ameliyatı): Bu işlem sırtta böbrek hizasında yaklaşık 1 cm’lik kesi yapılarak uygulanır. İşlem sırasında radyolojik görüntüleme ile iki ucu açık ince bir tüp böbreğe yerleştirilir. Bu tüp ile taşın yeri belirlenir ardından taş çıkartılır. Açık ameliyata göre tedavi sonrası hasta için daha konforludur. Tedavi başarısı % 90 üzerindedir. Taş boyutunun büyük olduğu vakalarda kullanılabilir.

Hamilelikte Böbrek Taşı

Gebelerde üriner sistem taş hastalığı fetüsün idrar yollarına bası yapmasından dolayı sık görülür. Fetüsün mesaneye bası yapması sonucu annenin sıvı tüketiminin azalması taş oluşmasına neden olur.

En sık klinik bulgu kolik tarzı ağrıdır. Ağrıya eşlik eden bulgu kanlı idrardır. Böbrek taşından dolayı bulantı kusma olabilir fakat bu gebeliğe bağlı bulantı kusmayla karışabilir. Taşa bağlı gelişen bulantı kusma da ağrı vardır. Bu yönüyle Hiperemezis Gravidarum'dan ayrılır. Tanıda radyasyon maruziyetinden dolayı direkt üriner sistem grafisi, intravenöz pyelografi, bilgisayarlı tomografi kullanımı mümkün olduğunca az tercih edilmelidir. Radyasyon yaymadığından dolayı ultrasonografi gebelerde güvenlidir. ESWL gebelerde kesinlikle yapılmamalıdır.

Tedavi için bol sıvı tüketimi, ağrı kesici ve antibiyotikler (daha çok penisilin tercih edilir) kullanılır. Teratojenik (gebelerde kullanımı sakıncalı) özelliği olan antibiyotikler bu dönemde kullanılmamalıdır. Cerrahi tedaviden hidronefroz gibi sakıncalı durumlar gelişmedikçe kaçınılmalı, koruyucu tedavi yapılmalıdır. 

Çocuklarda Böbrek Taşı

Çocuklarda böbrek taşı oluşumu yetişkinlere oranla daha nadir görülür. Türkiye’de çocuklarda böbrek taşı görülme oranı %0.8’dir. Okul çağındaki ve ergenlik dönemindeki çocuklarda taş genellikle üreterdedir. 10 yaşa kadar erkeklerde taş görülme sıklığı fazlayken 10 yaşından sonra kızlarda sıklık daha çok artmaktadır. Ailesinde böbrek taşı olan çocuklarda %25-50 taş oluşma riski artmıştır. Çocuklardaki taş oluşum mekanizmaları yetişkindeki taş oluşum mekanizmalarına benzerdir.

Çocuklarda böbrek taşı oluşumu için risk faktörleri

  • Günlük sıvı tüketiminin çok az olması
  • Çocukta üriner sistemde konjenital (doğumsal) anomalilerin olması
  • Abur cubur tarzı hazır tüketiminin artması gibi düzensiz beslenme alışkanlıkları
  • Aşırı tuz tüketimi
  • Ailede böbrek taşı öyküsünün olması
  • Hareketsiz yaşam
  • Sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda
  • D vitamini ilaçlarının fazla alınması
  • Çölyak, Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı gibi kronik bağırsak hastalıklarının olması

Çocuklarda böbrek taşı belirtileri

Belirtiler üriner sistemde tıkanıklık yapınca ortaya çıkar. Taşın bulunduğu konuma göre kliniğin seyri değişir. Hematüri (idrarda kan görülmesi), idrarda koyulaşma, ağrılı idrar yapma, kesik kesik idrar yapma görülür. Karın ağrısı, yan ağrısı ve bel ağrısı görülen belirtilerdir.

Çocuklarda böbrek taşı teşhisi

Öncelikle hastanın klinik durumuna, fizik muayenesine, laboratuvar bulgularına ve radyolojik görüntüleme yardımıyla tanısı konulur.

Fizik muayenede büyüme gelişme geriliği görülebilir.

Laboratuvar tetkiki olarak sistin taşlarının çocuklarda görülme olasılığı yüksek olduğundan rutin olarak idrar tetkikinde sistin bakılmalıdır. İdrarda kan görülmesi, pyüri olması, üre / kreatin değerlerinin artması gibi laboratuvar bulgulara bakılır.

Radyolojik olarak USG (ultrason): Tanıda en sık kullanılan yöntemdir, radyasyon riski olmadığından çocuklar için çok yararlı bir tanısal araçtır. Bunun dışında DÜSG (Direk üriner sistem grafisi), kontrastsız BT ve intravenöz ürografi (IVP) gibi grafilerle tanı koymak mümkündür.

Çocuklarda böbrek taşı tedavisi

Böbrek taşı ağrısıyla gelen bir çocukta ilk basamakta ağrı giderilir. İdrar yolu enfeksiyonu varsa bu durum tedavi edilir. Bir tıkanıklık oluşmuşsa bu drene edilerek düzeltilmelidir.

İkinci basamakta taşın durumuna göre ameliyat olup olmayacağına karar verilir. Böbrek taşıyla gelen bir çocukta ilk adımda ameliyat düşünülmesi tekrar taş oluşum riskini arttıracağı gibi bazı komplikasyonları da beraberinde getirir.

Üçüncü basamakta tedavi nedene yöneliktir. Eğer doğumsal anomali varsa düzeltici ameliyatlar yapılmalıdır. Sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu durumlarında profilaktik antibiyotik tedavisi yapılır.

Tekrar taş oluşumunu engellemek için sıvı alımını arttırmak, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak, beslenme düzenine dikkat edilmesi özellikle hayvansal proteinler ve aşırı tuz tüketiminin önüne geçmek gibi önlemler alınmalıdır.

Çocuklarda 3-4 mm çapından küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşerler, bu yüzden bu hastalarda akut klinik bulgular tedavi edildikten sonra takip edilmelidir. Taşlar düşmezse eğer ve obstrüksiyona yol açarsa girişimsel cerrahi gerekir.

Böbrek taşı cerrahisi yapılacaksa kapalı cerrahi tercih edilir açık cerrahi pek tercih edilen yöntem değildir. Girişimsel olarak SWL (şok dalgalarıyla vücut dışında taşın kırılması), URS (üreterorenoskopik taş çıkarılması) ve PNL (perkütan nefrolitotomi) yapılabilir.

Çocuklarda böbrek taşı ilaçları

Böbrek taşı ilaçları taşın cinsine göre değişir.

  • Kalsiyum taşları için idrarla kalsiyum atılımını sağlayan tiazid grubu diüretikler
  • Enfeksiyonla meydana gelen struvite taşları için antibiyotik tedavisi
  • Sistin taşları için penisilamin ve alfa merkaptopurin
  • Ürik asit taşları için allopurinol
  • Oksalat taşları için piridoksin (B6)

Çocuklarda böbrek taşı tedavi edilmezse

Böbrek taşı tedavi edilmezse ileride böbrek yetmezliği, büyüme gelişme geriliği, kemik gelişim bozukluğu gibi ciddi hastalıklara neden olur.

Çocuklarda böbrek taşına ne iyi gelir?

  • Düzenli ve dengeli beslenme, bol bol su içme, tuz tüketimini azaltma, gazlı içeceklerden (kola, gazoz vb.) uzak durmak
  • Limon suyu içeriğindeki sitrik asitten dolayı taş riskini azaltır, fakat portakal ve elma suyu gibi içecekler taş oluşumunu arttırabilir.
  • Hareketsiz yaşamdan uzak durup hareketli yaşam tarzı tercih edilmelidir.

Bebeklerde Böbrek Taşı

Bebeklerde böbrek taşı oluşumu için alınan sıvı miktarının az olması, D vitamini alımının fazla olması ve melamin içeren mamaların kullanılması risk faktörleridir. Bebeklerdeki böbrek taşının yetişkinlerden farkı belirtileri yetişkinlerdeki gibi belirgin değildir. Bundan dolayı tanının geç konulma olasılığının artmasıyla böbrek yetmezliğine kadar varan komplikasyonlar gelişebilir.

Eğer bebekte böbrek taşı saptanmışsa doğuştan gelen metabolik hastalığın varlığı araştırılmalıdır. Kliniğinde ebeveyn tarafından bebeğin bezinde kırmızı renkte tuz parçacıkları görülür. Bu durum bebeğin sıvı alımının artmasıyla ve 2 yaşına kadar böbrek gelişiminin tamamlanmasıyla düzelebilir ancak temkinli olmak gerekir. Böbrek taşından şüphelenildiğinde abdominal ultrasonografiyle üriner sistem incelenmelidir. Eğer taş varlığı saptanmışsa buna yönelik takip ve tedavi planlanır. Taşın boyutu 6-7 mm'den fazlaysa ESWL (vücut dışı şok dalgalarıyla böbrek taşı kırma) ile tedavi edilir. Daha büyük taşlarda ise endoskopik tedavi yöntemleri kullanılabilir.

Böbrek Taşı için Hangi Doktora Gidilir?

Böbrek taşı varlığında konuyla ilgili asıl bölüm Üroloji bölümüdür. Fakat enfeksiyon ve üriner obstrüksiyon (darlık) durumlarında acil servise en kısa zamanda gidip acil tedavi yapılmalıdır.

Akut böbrek yetmezliğinde, tam tıkanıklık durumunda, sık böbrek ağrıları durumunda, böbrek taşına eşlik eden hastalığı olanlarda, proksimal yerleşimli taşlar ve taş boyutu 5 mm’den büyük olanlarda da üroloji bölümüne başvurulmalıdır. Tek böbrekli hasta veya böbrek nakli olan hastalardaki tıkanıklıklar, ilaçla geçmeyen şiddetli ağrılarda ve inatçı kusmaları olan hastalar hastanede yatırılarak tedavi edilmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
1
Makeleyi Paylaşın

Böbrek taşı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Taşın düşmesi öncelikle taşın boyutuna ve lokalizasyonuna bağlıdır. Büyük taşlar ve yukarıda yani böbreğe yakın yerleşimli taşlar için cerrahi tedavi ve ESWL gerekirken gerekirken 5 mm’den küçük olan taşlar ve üretra gibi aşağı yerleşimli taşlar kendiliğinden düşebilir. Bunun için hidrasyonu artırmak (bol bol su içmek), böbreğe iyi gelen besinleri tüketmek, tuz alımını azaltıp, hareketli bir yaşam sürdürmek taşın düşürülmesini sağlayabilir.

Böbrek taşı böbreklerden süzülen idrarın içinde bulunan minerallerin ve asit tuzlarının konsantrasyonunun artmasıyla birlikte böbrek ve üriner sistemde birikip tıkanıklıklara yol açmasıdır.

Böbrek taşlarının %90’ı bol su içilince 3-6 haftada kendiliğinden düşer bu süreçte ağrıyı hafifletmek için ağrı kesici ilaçlar kullanılır ve enfeksiyon varsa antibiyotik kullanılır. Taşın boyutu büyükse eğer diğer tedavi seçenekleri yapılır.

5-6 mm’den küçük olan taşlar kendiliğinden düşebilirken daha büyük taşlar için girişimsel yöntemlere ihtiyaç vardır. Bunun için ESWL, PNL( Perkütan litotomi ve üreteroskopi gibi yöntemler denenir. 

  • ESWL: Taşın üzerine yönlendirilen şok dalgalarıyla böbrek taşı kırma  işlemidir. Kırılan taşlar idrar yoluyla atılır. Bu işlem sırasında hasta ağrı duyulabilir bunun için tedaviye başlamadan önce ağrı kesici kullanılır. Tedaviden hemen sonra hasta taburcu olabilir yatış gerektirmez. Taşların yaklaşık  %80’i bu yöntemle kırılır, 2 cm’den küçük taşlar için uygundur.
  • Perkütan nefrolitotomi: Bu işlem sırtta böbrek hizasında yaklaşık 1 cm’lik kesi yapılarak uygulanır. İşlem sırasında radyolojik görüntüleme ile iki ucu açık ince bir tüp böbreğe yerleştirilir. Bu tüp ile taşın yeri belirlenir ardından taş çıkartılır.
  • Üreteroskopi: Üreterde ve daha aşağıda bulunan taşların daha invaziv olan açık cerrahiye gerek kalmadan üretradan teleskopik aletlerle girilerek taşın direk olarak alınması eğer daha büyükse kırılıp alınmasıdır.

Ağrılar bel bölgesinden anal(makat) bölgeye doğru yer değiştirir. Bu ağrılar çok şiddetlidir ve en sık bulantı, kusma, soğuk soğuk terleme, ateş, ishal  şikayetleri eşlik edebilir. Sancılarla birlikte idrardan kan gelme ve idrarda azalma şikayetleri görülebilir. Ağrılar yaklaşık 1-2 saat devam eder.