Dizanteri

Dizanteri, bakterilerin bağırsaklara yerleşerek yararlı hücreleri öldürmesi sonucu oluşan enfeksiyonel bir hastalıktır. Vücudun sıvı ve tuz kaybını yerine koymak dizanteriyi genellikle tedavi eder.

Dizanteri Nedir?

Dizanteri dışkıda kan veya mukus çıkmasıyla bilinen kramp tarzında karın ağrısı, yüksek ateş ve bulantının da sıklıkla eşlik ettiği ince bağırsakların enfeksiyonuna verilen addır. Bahar ve yaz aylarında acil servis başvurularının büyük bir kısmını oluşturmaktadır. 

Dizanterinin birçok sebebi olmakla birlikte daha çok iki ana alt tipi vardır. Bunlar amipli dizanteri ve basilli (bakteriyel) dizanteridir.  Her iki dizanteri türünde de benzer şikayetler izlenmektedir.

Basilli dizanterinin sebebi sıklıkla shigella adı verilen bakterilerdir. Ağız yoluyla vücuda giren bakteriler bağırsaklara geçerek oraya yerleşir ve oradaki hücrelerin ölümüne sebep olur. Bu hücre ölümleri dizanterinin belirtilerinin görülmesine neden olur. Ağız yoluyla vücuda girmesinden sonra yaklaşık 1-7 gün içerisinde belirtiler başlar.

Amipli dizanterinin sebebi ise tek hücreli bir parazit olan entameoba histolytica’dır. Vücut içine girdikten sonra bakteriyel dizanteride de olduğu gibi bağırsak hücrelerini işgal ederler. Bağırsaklardan ayrılacakları zaman birleşip kist adı verilen yapılar oluştururlar ve bu kist dış ortamlarda hayatta kalmalarını ve yeni bir insana geçtiklerinde mideden geçerken mide asidinden korunmalarını sağlar.  

Dizanteri Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?

Dizanteriye neden olan mikroplar vücuda besinlerle girdikten sonra genellikle hemen belirti vermezler. Belirtilerin başlangıcı ve belirtilerin şiddeti dizanteriye sebep olan mikrobun türüne, hastanın genel durumuna, hastanın var olan kronik hastalıklarına ve bağışıklık durumuna göre değişmektedir. Dizanterinin her iki türünde de benzer şikayetler izlenmektedir.

İshalin birçok sebebi bulunmaktadır. Virüsler, bakteriler ve parazitlerin yanında ilaçlar, gıda intoleransları, suni tatlandırıcılar, ameliyatlar ve bazı kronik hastalıklar ishale sebep olabilmektedir. İshalin yanında bağırsaklarda görülen iltihabın bir belirtisi olarak ortaya çıkan dışkıda kan veya mukus görülmesi ile dizanteri teşhisi akla gelir. Bakteriyel dizanteride görülen ishalde dışkı miktarı nispeten daha az fakat tuvalete gitme ihtiyacı daha fazladır (günde 10 seferden fazla). 

Dışkının kıvamı daha sıvı, daha yapışkan ve daha az kokuludur. Hastalık daha çok akut (aniden) başlar. Dışkı görülmeksizin kan ve mukus izlenebilmektedir. Amipli dizanteride ise dışkı miktarı daha fazladır. Balık kokulu bir dışkı izlenir. Dışkıda görülen kanın rengi daha koyu bir kırmızıdır.  Kıvamı bakteriyel dizanteriye kıyasla biraz daha kıvamlıdır. Hastalık nispeten daha yavaş başlar. 

Ateş hem bakteriyel hem basilli dizanteride izlenmektedir. Bazı durumlarda ishalden önce hastalığın ilk belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir. 38 derece ve üstü derecelerde ateş bu enfeksiyonlarda izlenebilmektedir.

Karın ağrısı ve kramplar her iki dizanteri türünde de izlenmektedir. Bağırsaklarda iltihap ve sulu dışkının bağırsaklardan geçmesi nedeniyle izlenir. Çok şiddetli olarak ortaya çıkan bu karın ağrısı acil başvurularının en sık nedenidir. 

Diğer birçok enfeksiyonda da olduğu gibi bulantı ve kusma dizanteri durumlarında da izlenmektedir. Kusmanın çok olması ishal kaynaklı olan sıvı kaybının derinliğini artırmak ve aynı zamanda sıvı alımını engellemesi açısından önemlidir.

Dizanteri Nedenleri Nelerdir?

Dizanteri bağırsakların enfeksiyonlarından biridir. Bu enfeksiyona daha önce de bahsedildiği üzere bakteriler ve parazitler neden olmaktadır. Dizanterisi olan bir insandan diğerine hijyen eksikliği nedeniyle bulaşır.

El yıkama, dizanterinin bulaşmasının engellenmesindeki en önemli etkendir. Özellikle ishali olan insanlar tuvalete girerken ve çıkarken muhakkak el yıkamalıdırlar.  

Dizanteri aynı zamanda yıkanmamış ve çiğ gıdalarla da bulaşabilmektedir. Bu yüzden pişirilmeden tüketilen gıdalar uygun şekilde yıkanarak tüketilmelidir.

Dizanteri aynı zamanda tuvaletlerden de bulabilmektedir.  Bu yüzden gerekli hijyen önlemleri alınmamış tuvaletler kullanılmamalıdır.

Bazı bölgelerde tarlalarda gübre olarak insan dışkısı da kullanılmaktadır. Bu durumda hastalıklı kişinin dışkısına temas eden birçok insanda da dizanteri ortaya çıkacaktır.

Dizanterinin bir başka nedeni de temiz olmayan su kaynaklarının kullanımıdır. Özellikle dışkı ile bulaş olma ihtimali olan su kaynakları (kötü kanalizasyon sistemleri vb nedenlerle) kullanılmamalıdır. 

Dizanteri Teşhisi

Dizanterinin teşhisinde rutinde kan ve dışkı tahlilleri kullanılmaktadır. Hastanelerin laboratuvarlarının gelişmişlik düzeyine göre bazı merkezlerde kesin tanıya yönelik ileri tetkikler istenebilmektedir. 

Dışkı kültürü: Özellikle bakteriyel dizanteri düşünülen vakalarda tercih edilir. Alınan dışkı örnekleri şüphelenilen bakteri türüne göre farklı farklı besin ve koşullarda bekletilerek sebep olan bakteri aranmaktadır. Sonuçlar genellikle 2-4 gün arasında çıkmaktadır.

Dışkı mikroskopisi: Hastalardan alınan taze dışkının mikroskop altında incelenmesi ile örneklerde amipler görülebilmektedir. Aynı zamanda charcot-leyden kristalleri adı verilen ve tanı koyduran kristal yapılar da mikroskop altında izlenebilmektedir. Testin negatif olması durumunda testin farklı zamanlarda tekrarlanması istenebilmektedir.

Kan tahlilleri: Kan tahlilleri dışkı tahlillerine göre dizanteri hakkında daha az bilgi vermektedir. Kan tahlilinde genel enfeksiyon belirtileri görülebilmektedir. Bunun dışında bazı merkezlerde bu mikroplara karşı vücudun ürettiği antikorlar da kan testiyle araştırılabilmektedir. Aynı zamanda bazı durumda bu hastalıktan karaciğer gibi diğer organlar da etkilenebilmekte ve bu durum kan tahlillerinde ortaya konabilmektedir.

Görüntüleme yöntemleri: Özellikle diğer bazı kronik bağırsak hastalıklarından (crohn hastalığı-ülseratif kolit gibi) şüphelenildiğinde kolonoskopi istenebilmektedir. Ayrıca karaciğer absesi gibi komplikasyonlar incelenmek istendiğinde ultrason, BT ve MR gibi yöntemler kullanılmaktadır. 

Dizanteri Tedavisi

İshal olgularının çoğunda antimikrobiyal tedaviye gereksinim duyulmaz. Dışkı tahlilinde kan ve mukuslu dışkı tespit edildiğinde (dizanteri) ise antimikrobiyal tedaviye bazı durumlarda ihtiyaç duyulabilir. Tedaviye başlanmadan önce dizanterinin etkeni araştırılmalıdır. Çıkan etken bakteriler nedeniyle ise antibiyotikler, amipler ise antiamibik ilaçlar kullanılır. Antimikrobiyal tedavi dışında dizanterinin tedavisi farklı dizanteri türleri arasında farklılık göstermez.

Dizanteri türü ne olursa olsun hasta yoğun miktarda sıvı kaybettiği için sıvı tedavisi dizanteri tedavisinde çok önemlidir. Sıvının yanında kandaki minerallerin de kaybı söz konusu olduğu için bazı durumlarda oral rehidratasyon sıvıları denilen mineral içeriği yüksek solüsyonlar tercih edilebilir. Hastanın yeterli sıvıyı alamadığı durumlarda gerek halinde hastanede damar yolundan sıvı verilebilir. 

Bunun yanında hastanın ağrı ve ateş şikayetleri için iltihap düşürücü ilaçlar (NSAID) kullanır. Bu ilaçlar hem ağrı kesici hem de ateş düşürücü özellikli ilaçlardır.

Bulantı ve kusma için ise çoğu zaman ağızdan sıvı tedavisi yeterli olur. Buna rağmen bulantı ve kusma rahatlamazsa antiemetik (bulantı kesici) ilaçlar bazı durumlar tercih edilebilmektedir.

Dizanteri Tedavi Edilmezse

Çoğu zaman hafif dizanteri olgularında sıvı tedavisi dışında tedaviye gerek duyulmaz. Kendiliğinden 4-7 gün içerisinde gerileme eğilimi göstermektedir. Fakat bazı durumlarda tedaviye gerek duyulmaktadır. Ağır dizanteri olgularında tedavi alınmazsa hastalığın diğer insanlara bulaşma ihtimali artmaktadır. 

Bağışıklığı düşük hastalarda (özellikle AIDS ve kanser hastaları) hastalık kana yayılabilmektedir. 

Bakteriyel dizanteri olgularında shigella bakterileri ürettikleri bir toksik ile HUS adı verilen kandaki oksijen taşıyan hücreler olan alyuvarların ölümü ve böbrek fonksiyonlarının azalması ile tanınan bir sendroma neden olabilmektedir. 

Bazı amipli dizanteri olgularında amipler karaciğere geçip karaciğerde apse oluşumuna sebep olabilmektedir.

Dizanteriye Ne İyi Gelir?

  • Dizanteri tedavisinde en önemli nokta kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konmasıdır. Bu yüzden doktorun öneri doğrultusunda mümkün olduğunca sıvı tüketimi arttırılmalıdır. 
  • Dizanteri tam olarak tedavi olana dek mümkün olduğunca basit ve lifli gıdalar tercih edilmelidir.  Pirinç lapası, haşlanmış patates, baharatsız krakerler ve muz gibi gıdalar tercih edilebilir.

Dizanteriye Ne İyi Gelmez?

  • Dizanteri tedavisi süresince mümkün olduğunca yağlı gıdalardan uzak durulmalıdır. Bu gıdalar ishal durumunun daha da ağırlaşmasına neden olabilmektedir.
  • Sigaradan hem bağışıklığa olan kötü etkisi hem de bağırsak hareketlerini düzensizleştirmesi açısından uzak durulması gerekmektedir. 
  • Baharatlı ve ağır yiyecekler de dizanterinin belirtilerini ağırlaştırabildiğinden bu gibi yiyeceklerden de kaçınılmalıdır.

Bunun yanında dizanteri teşhisi konulduktan sonra doktor tavsiyesi olmadan ishal önleyici ilaçlar asla kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar iyileşme sürecini geciktirmekte ve bağırsağın bakteriler tarafından tamamen işgaline sebep olabilmektedir.

Dizanteri İlaçları

Dizanteri tedavisinde hastalığın ağırlığına, etkenin türüne, hastanın genel durumuna, hastanın mesleğine ve eşlik eden hastalıklarına bağlı olarak çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Antimikrobiyal tedavi dışında dizanteri tedavisinde kullanılan ilaçlar aynıdır. Dizanteri belirtileri görüldüğünde ivedilikle doktor başvurusunda bulunulmalı ve doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanılmamalıdır. 

Oral rehidratasyon sıvıları (ORS): Bu sıvılar hastalık süresince kaybedilen sıvı ve minerallerin ağız yoluyla vücuda geri kazandırılması amacıyla kullanılmaktadır. Hazır olarak reçete edilebilmekte veya evde hazırlanmak üzere çeşitli karışımlar tavsiye edilebilmektedir. Dizanteri tedavisinin temelini oluşturan bu sıvılar hastalar tarafından muhakkak kullanılmalıdır.

Ağrı kesici ve ateş düşürücüler: Hastalık süresince görülebilecek olan yüksek ateşin tedavisinde bu ilaçlar tercih edilir. Parasetamol ve ibuprofen bu gruba dahil olan etken maddelerdendir.

Antibiyotikler: Basilli dizanteri olgularında bakterilere karşı etkili olan ilaçlar tercih edilir. Her basilli dizanteri olgusunda antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulmamasına rağmen bu tedavinin gerektiği durumlarda en çok tercih edilen antibiyotik türleri kinolonlar ve makrolidlerdir.  

Antiamibik (antiparaziter) ilaçlar: Amipli dizanteri olgularında ise bu tip ilaçlar tercih edilmektedir. En çok tercih edilen ilaç türü metronidazoldür. Bu ilaç hem bakterilere hem de parazitlere etkilidir.

İshal kesici ilaçlar: İshal kesici ilaçlar dizanteri olgularında asla kullanılmaması gereken ilaçlardır. Bu ilaçlar hastalığın tedavi sürecini yavaşlatmakta, enfeksiyonu derinleştirmekte ve ölümcül komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu yüzden hastalık süresince loperamid gibi ishal kesici ilaçlardan uzak durulmalıdır. 

Bulantı kesici ilaçlar: Bu ilaçlar hastanın ihtiyacına göre doktor tavsiyesi üzerine kullanılabilmektedir. Özellikle sıvı tedavisine rağmen rahatlamayan ve sıvı alımına engel olan durumlarda tercih edilmektedirler.

Hamilelikte Dizanteri

Hamilelik döneminde de dizanteri geçirilebilmektedir. Özellikle hijyenik olmayan bir yere gidildiğinde ve kişisel temizliğe dikkat edilmediğinde ortaya çıkan bu hastalıkta tedavi hamile olmayan hastalarla benzerlik göstermektedir. Tedavinin temelini kaybedilen sıvı ve minerallerin geri konması oluşturmaktadır. Eğer antimikrobiyal tedavi düşünülürse bebeğe zarar vermeyen veya kar-zarar ilişkisi gözetilerek uygun antimikrobiyal tedavi verilir.

Çocuklarda ve Bebeklerde Dizanteri

Dizanteri gelişmemiş ülkelerde çocuk ölümlerinin en büyük sebeplerinden biridir. Özellikle gelişmemiş ülkelerde hijyen koşullarının düşük olması ve bulaşma riskinin yüksek olması nedeniyle antimikrobiyal tedavi sıklıkla tercih edilir. Yetişkinlerin aksine kinolon grubu ilaçlardan ise makrolid grubu ilaçlardan azitromisin isimli antibiyotik tercih edilir. Tedavinin temelini diğer hasta gruplarında da olduğu gibi kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konması oluşturmaktadır.  

Dizanteri için Hangi Doktora Gidilir?

Dizanterinin tanı, tedavi ve takibinden enfeksiyon hastalıkları sorumludur. Dizanteri belirtileri gözükmeye başladığında ilk fırsatta enfeksiyon hastalıklarından randevu alınmalıdır. Özellikle kan ve mukus içeriği olan dışkı saptandığında hastalığın ilerlememesi açısından bir an önce doktor başvurusunda bulunulmalıdır.

Hastalığın şiddeti, hastanın genel durumu ve eşlik eden şikayetlerine bağlı olarak bazı durumlarda acil servis başvurusu gerekebilmektedir. Özellikle vücuttaki sıvı açığının derinleşip bulantı-kusma gibi nedenlerle ağızdan sıvı alımı mümkün olmadığı durumlarda ve çok yüksek derecelere çıkan ateşle giden olgularda vücut fonksiyonları bozulmaya başlayacak ve bilinç düzeyi etkilenecektir. Bu gibi durumlarda ivedilikle hastane başvurusu gerekebilmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Dizanteri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Dizanteri insandan insana bulaşabilmektedir. Hasta insanlar bu yüzden sık sık ellerini yıkamalı, kişisel eşyalarını başkalarıyla paylaşmamalı ve tavsiye edilen tedaviyi düzenli bir şekilde almalıdır.

Dizanteri kanlı ve mukuslu ishal, karın krampları ve yüksek ateşle seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın yayılmasında en önemli etken hijyen eksikliğidir. Çoğu zaman sıvı tedavisi hastalık belirtilerinin azalmasında yeterlidir.

Dizanteri olguları doğru bir tedavi ile yaklaşık 10 gün gün içerisinde iyileşme gösterir.

Dizanteri son derece bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın yayılmasındaki temel etken hijyen eksikliğidir. Bu yüzden hem hastalığı kapmamak hem de var olan hastalığı bulaştırmamak adına öncelikle hijyen kurallarına uymak gerekmektedir.

Dizanteri daha çok ağız yoluyla bulaşmaktadır. Dizanterili bir hasta hijyen kurallarına uymadığında bu bakteri veya parazitleri diğer sağlıklı bireylere bulaştırırlar. Özellikle tuvaletten sonra el yıkanmaması durumunda eldeki mikroplar temas edilen yüzeylere ve oradan da sağlıklı bireylere geçer. Aynı zamanda kötü kanalizasyon sistemleri nedeniyle suya karışma ihtimali de bulunmaktadır. Bazı bölgelerde gübre olarak insan dışkısı kullanılmaktadır. Bu durum da bulaşa sebep olabilmektedir. Bununla birlikte anüse temas yoluyla(tuvaletlerde, tıbbı işlemler sırasında veya cinsel ilişki sonucunda) da bulaş olabilmektedir.