Yumurtalık Kanseri

Yumurtaların oluşumunu sağlayan hücrelerin anormal derece bölünüp, çoğalması sonucu yumurtalık kanseri oluşup tedavisinde cerrahi yöntem kaçınılmazdır.

Yumurtalık Kanseri Nedir?

Kanser, normal hücrelerin kimyasal ve fiziksel etmenlerin yol açtığı DNA hasarı ile, anormal hücreye dönüşümü sonucu gelişmektedir. 

Yumurtalık kanserleri ise birçok kanser çeşidinden biri olup ölüm oranı en yüksek olan jinekolojik kanser çeşididir. Genellikle menopoz dönemi sonrasında görülen yumurtalık kanserleri erken tanı ve uygun tedavi ile %75-80 oranında iyileşirler uzun dönemde bu aran %50-60 civarlarına düşmektedir.

Yumurtalık dokusunda, pek çok hücre yapısı bulunmaktadır. Yumurtalığın esas yapısını oluşturan epitelyum adını verdiğimiz hücrelerde veya embriyojenik döneme ait hücrelerde meydana gelen anormal bölünme ve çoğalmalar sonucu yumurtalık kanseri oluşmaktadır. Yumurtalık kanseri yaşam boyunca her 100 kadından ortalama 1-2’ sini tehdit etmektedir.

Yumurtalık kanseri teşhis edildiğinde genellikle ileri evrelerde olduğu için tedavisi diğer jinekolojik kanserlerden daha zordur. Bu neden ile öbür bütün kanser türleri gibi yumurtalık kanserinde de erken tanı ve tedavi önem arz etmektedir. 

Kadınlar rahimlerinin her iki tarafında 1 tane olmak üzere 2 adet yumurtalığa sahiptirler. Yumurtalar hormon ve yumurta üretme görevlerine sahiptirler. Hastalık pelvis (leğen kemiği) ve karın içi bölgelere yayılım gösterebileceği gibi yumurtalık ile de sınırlı kalabilir. Pelvis ve karın bölgesine yayılmış hastalık son evreleri girildiğini göstergesi olup tedavisi zor iken yumurtalıkta sınırlı ve erken teşhis edilmiş kanser erken evre ve tedavisi kolaydır.

Kanserin başladığı hücre yumurtalık kanserinin tipini belirlemektedir. Yumurtalık kanserinin 3 tipi bulunmaktadır. Bunlar; Epitelyal tümörler, Germ Hücreli tümörler, Stromal tümörlerdir.

Epitelyal tümörler, Epitelyal yüzey tabakası anlamına gelmekte ve yumurtalığın dişini çevreleyen ince doku tabakasından başlar ve en sık görülen tiptir. Yumurtalık kanseri teşhisi almış kadınların %70-90 kadarı Epitelyal tıp yumurtalık kanseri hastasıdır.

Germ hücreli tümörler, yumurtalıkta yumurta üreten hücrelerde başlamakta ve genelde genç yaşlardaki bayanlarda görülmektedir. Tüm yumurtalık kanserlerinin %5-15i bu gruptadır.

Stromal tümörler, hormon üreten hücreleri barındıran yumurtalıkta başlamaktadır. Genelde en erken teşhis konulan yumurtalık kanseri tipidir. Tüm yumurtalık kanserlerinin %5-8 kadarını oluşturmaktadır.

Yumurtalık kanseri 4 evreden oluşmaktadır. Bu evreleme kanserin ilerlemişlik düzeyini belirlemede ve tedavi yöntemini seçmekte kullanılır.

  • Evre1, tek bir yumurta veya iki yumurtada sınırlı tümördür.
  • Evre2, pelvik bölgeye yayılmış ve tek veya iki yumurtada etki etmiş tümördür.
  • Evre3, pelvik bölgeyi aşmış lenf bezleri tutulumu yapmış ve tek veya iki yumurtalığı içerisine alan tümördür.
  • Evre4, karın bölgesi dışına çıkmış uzak organları etkilemiş (karaciğer, dalak gibi) tümörlerdir.

Yumurtalık Kanseri Belirtileri

Yumurtalık kanseri en sık 55-60 yaşlarında menopoz dönemi sonrasında görülmektedir. Uzun bir süre sessiz kalıp belirti göstermeyebilir. Ancak dönem dönem belirtiler kendini gösterebilmektedir. 

Yumurtalık kanserindeki belirtiler şu şekildedir:

  • En sık karında şişlik, gerginlik ve ağrı oluşturabilmektedir.
  • En önemli bulgusu pelvis bölgesinde kitle saptanmasıdır.
  • Karında asit birikimi görülebilmektedir.
  • Hazımsızlık ve bağırsak şikayetlerine sebebiyet verebilmektedir.
  • İdrara çıkma ihtiyacında artış olmasına sebep olabilmektedirler.
  • Kasık bölgesinde dolgunluk ve ağrı hislerine sebebiyet verebilmektedir.
  • Vajinal bölgede kanamalar görülebilmektedir.
  • Aşırı kilo kayıplarına sebep olabilmektedir.

Yumurtalık Kanseri Neden Olur?

Nedenler çok net bilinmese de bazı risk faktörlerinin kansere sebebiyet verdiği düşünülmektedir. 

Bu risk faktörleri şu şekildedir:

  • Genetik yatkınlık, özellikle anne, kız, kız kardeşte görülmesi birey açısından büyük risk faktörüdür. Tüm Epitelyal yumurtalık kanserlerinin %10 kadarı kalıtsaldır. Hatta kalıtsal olan yumurtalık kanserlerinin ortalamaya göre 10 yaş erken başladığı görülmektedir. Kalıtsal yumurtalık kanserlerinin ise %90 kadarı BRCA1 ve BRCA2 mutasyonu ile ilişkili olduğu görülmüştür. 
  • Erken menarş (dişi bireylerde görülen ilk âdet kanaması döngüsü anlamına gelmektedir) ve geç menopoz. Bu durumlarda dışı bireylerin östrojen hormonuna maruziyet süreleri uzamaktadır. Östrojen hormonunun kanserde etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu durumlar östrojen hormonu maruziyetini arttırdıkları için kansere sebep olabilmektedirler.
  • Tıp dilinde anlamı hiç doğum yapmamak olan nulliparite durumu.
  • İleri yaş, beyaz ırk, obezite gibi faktörler.
  • Kötü yaşam koşulları. Özellikle sanayileşmiş batılı ülkeler veya şehirlerde yaşamak.
  • Uzun süreli ve tek başına östrojen tedavisi almak.
  • İnfertilite (kısırlık)
  • Uzun boylu ve fazla kilolu olmak. 

Yumurtalık Kanseri Teşhisi

Yumurtalık kanseri teşhisi Pelvik bölge ve genital bölge muayeneleri, görüntüleme teknikleri, kan testleri ve cerrahi müdahale ile yapılmaktadır.

Pelvik bölge ve genital bölge muayenelerinde dışardan gözlem yapıldıktan sonra vajina içerisine bir cihaz (spekulum) yerleştirilerek yapılmaktadır.

Görüntüleme yöntemleri, karın bölgesi ve Pelvik bölgenin ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi ile taranması gibi yöntemlerdir. Bu görüntüleme yöntemleri ile yumurtalıkların boyutları, şekilleri ve yapısı incelenir.

Kan testleri, yumurtalık kanserinden sorumlu hücrelerin yüzeyinde protein CA-125 bulunmaktadır. Kan testleri ile bu proteinin oranı saptanmaya çalışılmaktadır. Fakat bu değer birçok nedenden (akciğer kanseri, pankreas kanseri, meme kanseri gibi) dolayı yine artış gösterebilir. Bu nedenle sadece yumurtalık kanseri teşhisinde kullanılmaz. Normal bir bireyde CA-125 değerinin üst sınırı 35 IU/mL'dir.

Cerrahi müdahale, kanser şüphesinin doğrulanması için minimal bir cerrahi operasyon ile bir doku numunesi ve sıvı örneği almak amacı ile uygulanmaktadır.

Bu yöntemlerin bir araya getirilmesi ile yumurtalık (over) kanseri teşhisi koyulmaktadır.

Yumurtalık Kanserinin Tedavisi

Yumurtalık kanserinin en kesin tedavisi cerrahi operasyondur. Bu operasyonlarda sadece yumurtalıkların alınması söz konusu olmayabilmektedir. Kanserin evresine göre yayılım gösterdiği doku ve bölgeler de çıkarılmaktadır. Yumurtalık kanserinde evre hangi evre olursa olsun cerrahi yöntem kullanılmakta ve hastalar ameliyat edilmektedir. Ameliyat sonrasında hastalara kemoterapi uygulanmaktadır. Uygulanan kemoterapi hasta ve hastalığın evresine göre değişmek ile beraber 5-9 kür aralığında olabilmektedir. 

Yumurtalık kanserinin yeni tedavi alternatif bit seçeneği olan bir diğer durum ise hedefe yönelik ajan olan ilaçların kullanımıdır. Bu ajanlar PARP inhibitörü denilen ilaç grubudur.

Yumurtalık Kanseri Tedavi Edilmezse

Tedavi edilmemiş yumurtalık kanseri evreleri ilerlemesine ve genital bölge ile Pelvik bölge dışında birçok organın tutulmasına sebep olup bu organ hasarlarından dolayı ölüme kadar gidebilecek olumsuzluklar oluşturabilir. Kişinin yaşam koşulları kötüleşir. Gündelik aktiviteleri ve işleri sorunlu hal almaya başlar. Aşırı kilo kayıplarına, karın bölgesi, Pelvik bölge ve kasık bölgesi başta olmak üzere etkilenen bütün bölgelerde dayanılmaz ağrılara sebebiyet verebilir.

Yumurtalık Kanserine Ne İyi Gelir?

Yumurtalık kanserinin kesin olmamak ile beraber riskini azalttığı durumlar olduğu düşünülmektedir.

Bu durumlar su şekildedir.

  • Multiparite (en az 1 çocuk sahibi olmak) riski yaklaşık %30-40 civarı azaltmaktadır.
  • Doğum kontrol haplarının kullanılması. Riski 5 yıllık kullanım ile %60-75 kadar azaltmaktadır.
  • Emzirme
  • İki adet döngüsü arasındaki zamanın uzun olması 
  • İlk adet döngüsünü geç görme ve geç menopoz 
  • Histerektomi (rahmin vücuttan çıkarıldığı ameliyat.)

Yumurtalık Kanserine Ne İyi Gelmez?

Nulliparite (hiç doğum yapmamış), kötü yaşam koşulları, obezite durumu, fazla kilo ve uzun boy, genetik yatkınlık, erken adet görme, geç menopoz, ileri yaşta olma, uzun süreli sadece östrojen tedavisi alma veya östrojen hormonuna maruz kalma durumları yumurtalık kanseri açısından önemli risk teşkil eden durumlardandır.

Yumurtalık Kanseri İlaçları

Yeni tedavi seçeneği olan hedefe yönelik biyolojik ajanlar yumurtalık kanserinde de kullanılmaktadır.

Bu ajanlar PARP inhibitörü olan niraparib ve olaparib isimli ilaçlardır.

Hamilelikte Yumurtalık Kanseri

Gebelik yumurtalık kanserinin seyrini çok etkilemez. Ancak over torsiyonu (yumurtalığın etrafında dönmesi) ve over rüptürü (yırtılması) gibi istenmeyen sonuçlar sık görülür. Bu durumlar ölü doğum ve erken doğum gibi olaylara sık sık sebep olur.

En sık görülen olumsuzluk torsiyondur. Bu durum genelde gebeliğin 8. ve 15. haftalarında görülür.

Yumurtalık Kanseri için Hangi Doktora Gidilmeli?

  • Karın bölgesi ve pelvis bölgesinde ağrı,
  • Uzun süren şişlik durumları,
  • İdrar yapma alışkanlıklarında değişiklikler,
  • İştah kaybı, hızlı kilo kaybı gibi durumlar,
  • Pelvik bölgede elinize gelen kitle gibi durumlar söz konusu ise gecikmeden bir kadın hastalıkları ve doğum servisleri uzmanı olan bir doktora başvurmalısınız.

Yumurtalık kanseri için teşhis ve tedaviden sorumlu olan doktorlar kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Yumurtalık kanseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Yumurtalık kanseri teşhisi Pelvik bölge ve genital bölge muayeneleri, görüntüleme teknikleri, kan testleri ve cerrahi müdahale ile yapılmaktadır.

Pelvik bölge ve genital bölge muayenelerinde dışardan gözlem yapıldıktan sonra vajina içerisine bir cihaz (spekulum) yerleştirilerek yapılmaktadır.

Görüntüleme yöntemleri, karın bölgesi ve Pelvik bölgenin ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi ile taranması gibi yöntemlerdir. Bu görüntüleme yöntemleri ile yumurtalıkların boyutları, şekilleri ve yapısı incelenir.

Kan testleri, yumurtalık kanserinden sorumlu hücrelerin yüzeyinde protein CA-125 bulunmaktadır. Kan testleri ile bu proteinin oranı saptanmaya çalışılmaktadır. Fakat bu değer birçok nedenden (akciğer kanseri, pankreas kanseri, meme kanseri gibi) dolayı yine artış gösterebilir ve bu nedenle sadece yumurtalık kanseri teşhisinde kullanılmaz. Normal bir bireyde CA-125 değerinin üst sınırı 35 IU/mL'dir.

Cerrahi müdahale, kanser şüphesinin doğrulanması için minimal bir cerrahi operasyon ile bir doku numunesi ve sıvı örneği almak amacı ile uygulanmaktadır.

Bu yöntemlerin bir araya getirilmesi ile yumurtalık (over) kanseri teşhisi koyulmaktadır.

Normal bir bireyde CA-125 değerinin üst sınırı 35 IU/mL olmalıdır. CA-125 proteini tümör hücrelerinin üzerinde bulunur. Kan testleri ile seviyesi tespit edilir. Lakin başka kanser türleri ve başka kadınsal hastalıklarda da bu değer artış gösterebilmektedir. Bu durum spesifik olarak yumurtalık kanserinin kesin tanısının konulmasında veya dışlanmasında CA-125 değerinin kesin olarak kullanılmasına engel olmaktadır.