Yumurtalık Kisti

Yumurtalıkta hava ve sıvı dolu kesecikler halinde bulunan kistlere yumurtalık kisti denir. Bazı kistler için ilaç tedavisi ve cerrahi müdahale gerekebilir.

Yumurtalık Kisti Nedir?

Yumurtalık kisti, günlük hayatta sıkça duyulan ve yaygın şekilde görülen bir sağlık problemidir. Kistler, kısaca hava ve sıvı dolu kesecikler olarak tanımlanabilir. Bazı durumlarda hava yerine katı bir oluşum da görülebilmektedir. İyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki farklı türde görülür. Aynı zamanda tümör adıyla bilinmektedir.

Vücutta bulunan kistler genellikle benign (iyi huylu) olsa dahi, ilerleyen dönemlerde kanserli dokulara dönüşme riski taşır. Bu durum kişinin yaşı, genetiği, cinsiyeti, genel sağlık durumu, kronik hastalıkları ve çevresel faktörlere bağlı olarak gelişir. Teşhis edilen her kistin uzman bir doktor tarafından muayene edilmesi ve gerekli tetkiklerin yapılması, kanserleşme riskini önlemek açısından oldukça önem taşır. Kist oluşumu ilerleme gösteriyorsa ya da çeşitli yan etkilere sebep oluyorsa ameliyat ile alınması gerekecektir. 

Yumurtalık kisti, diğer organlarda görülen kistlere oranla daha geç teşhis edilebilir. Çünkü organlarda kist oluşumu sistematik bozuklara yol açabilir ve kendini daha hızlı şekilde gösterir. Ancak yumurtalık kistlerinde durum böyle değildir. Genellikle ilaç kullanımı ile tedavi edilebilir. Ancak tedbir amaçlı olarak düzenli takibinin yapılması tavsiye edilir. Sağ yumurtalık kisti ve sol yumurtalık kisti olarak ayrı ayrı ele alınır.

Yumurtalık kistleri 5 farklı türde görülür. Bunlar:

  • Folikül KistiGenç yaştaki kadınlarda sıklıkla görülür. Regl dönemi bittikten sonra kayboldukları için herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Genellikle 2 ila 4 cm çapında olur.
  • EndometriomaHalk arasında çikolata kisti adıyla da bilinir. Rahim iç yüzeyindeki zar tabaka bazı durumlarda yumurtalıklarda da oluşur ve regl dönemi sırasında kanayarak kist haline gelir. Tedavi edilmemesi halinde polikistik over sendromu (PKOS) ve kısırlık gibi komplikasyonlara sebep olur.
  • Korpus Luteum Kistleri: Genellikle regl dönemi bittikten sonra yok olan kistlerdir. Yumurtlama sonrasında folikül keselerin değişime uğraması ile meydana gelir. 3 ila 4 cm çapında görülür.
  • Dermoid KistlerGenellikle ergenlik dönemine yeni girmiş olan kişilerde görülür. Kist dokusunun içerisinde kıkırdak, kemik parçası, diş, saç, sinir hücresi, deri ya da yağ dokusu görülebilir.
  • Kist Adenomlar: Belirti vermeden görülen bu kistler, müsinöz ve seröz olmak üzere iki farklı çeşide ayrılır:
  • Müsinöz Kist Adenomları: İyi huylu olan yumurtalık kisti vakaları, ¼ oranında müsinöz kist adenomları arasındadır. 25 ila 30 çapında olan bu kistler, insan vücudunda karşılaşılan en büyük kistlerdendir.
  • Seröz Kist Adenomları: En yaygın görülen yumurtalık kistleri arasında yer alır. 5 ila 15 çapında olan bu kistler, hastada hiçbir şikayete yol açmaz. Üreme çağında sıklıkla karşılaşılır.

İlaç kullanımı ile tedavi edilemeyen yumurtalık kistlerinde cerrahi operasyon uygulanması gerekir. Fakat küçük yapılı ve çok sayıda kistin görüldüğü durumlarda ameliyat uygulaması önerilmemektedir.

Yumurtalık Kisti Belirtileri

Yumurtalık kisti, vücudun diğer bölgelerinde oluşan kistlere göre daha geç teşhis edilebilir. Bu durum tedavi sürecini olumsuz olarak etkileyecektir. Yumurtalık kisti kanserleşme riski taşıyan bir sağlık problemi olduğu için erken teşhis edilmesi, tedavinin başarı oranını olumlu şekilde etkileyecektir. Birçok over (yumurtalık) kisti, belirli bir büyüklüğe ulaşana kadar karın şişliği olarak düşünülebilir. Ancak aşağıdaki belirtileri görüyorsanız, vakit kaybetmeden uzman bir doktora danışmanız tavsiye edilmektedir:

  • Düzensiz adet periyotları,
  • Karın bölgesinde duyulan ağrı ve şişkinlik hissi,
  • Kasıklarda duyulan sancı,
  • Sık sık idrara çıkma ihtiyacının duyulması,
  • Vücuttaki tüylerde artış görülmesi,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı duyulması,
  • Kabızlık ya da ishal gibi sindirim sistemi problemlerinin görülmesi,
  • Vajina akıntısının renginde farklılık görülmesi ve kötü bir koku oluşması,
  • Adet periyotları dışında görülen kanamalar,
  • Karın bölgesinde elle hissedilen yumru benzeri oluşumlar,
  • Gebe kalmada zorluk çekilmesi,
  • Vücut ağırlığında düşüş ya da artış görülmesi,
  • Göğüslerde oluşan hassasiyet.

Yumurtalık Kisti Nedenleri

Yumurtalık kisti, oldukça sık karşılaşılan ve her kadının hayatı boyunca en az 1 kez yaşadığı bir sağlık problemidir. Özellikle östrojen ve tiroid hormonlarındaki artış nedeniyle meydana gelir. Yumurtalık kistinde dikkat edilmesi gereken ilk nokta, kistin kendi kendine kaybolup kaybolmayacağıdır. Eğer adet dönemi sonrasında da kistin varlığı görülüyorsa ve çapı büyüyorsa tıbbi müdahale yapılması gerekecektir. 

Yumurtalık kisti nedenleri henüz tam olarak açıklanamamıştır. Ancak yapılan araştırmalar, bazı durumların over (yumurtalık) kistine sebep olduğunu göstermektedir. Bu durumlar:

  • İdeal vücut ağırlığının üzerinde olmak ve obezite,
  • Regl periyotlarının düzensiz olması,
  • Hormon seviyelerinde görülen düzensizlikler,
  • Kişinin genetik olarak over kistine yatkın olması,
  • İlk adet kanamasının erken dönemde görülmüş olması ile
  • Hipertiroidi (tiroid bezlerinin normal değerlerin üzerinde çalışması) hastalığıdır.

Yumurtalık Kisti Teşhisi

Kadınlarda yumurtalık kisti teşhisi, ultrasonografi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Belirtiler görüldükten sonra yapılan muayenede ya da herhangi bir sebebe bağlı olarak çekilen ultrasonografi görüntüsü ile kolayca ayırt edilebilir.

Yumurtalık kistinin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı muayene sırasında tespit edilebilir. Öncelikle hastanın şikayetleri ve hasta öyküsü (genel sağlık durumu, yaşı, kronik bir hastalığının olup olmadığı vb.) dinlenir. Yumurtalık kistinden şüpheleniliyorsa ultrasonografi ile kistin boyutuna, çevre dokulara yapışıp yapışmadığına, şekline ve sıvı dolu olup olmadığına bakılır.

Genellikle çapı 6 cm ve daha altında olan kistler, zararsız ve iyi huylu olarak değerlendirilir. Bu kistler genellikle ilaç kullanımı ile tedavi edilebilir. Ancak riskli bir durum tespit edilmişse MR, BT (bilgisayarlı tomografi), kan tahlili ve hormon tahlillerinin yapılması gerekecektir. 

MR ve BT gibi tıbbi görüntüleme cihazları ile kisti detaylı şekilde değerlendirmek mümkün olur. Dokunun büyüklüğü, içerisindeki sıvının özellikleri ve yerleşim yeri gibi bilgiler sayesinde ayırt edici tanı konur. Hormon ve kan tetkikleri sayesinde ise vücutta kanser belirtilerinin olup olmadığı anlaşılır. Böylece kistin iyi huylu ya da kötü huylu olduğu tespit edilebilir. Tetkik sonuçlarına bağlı olarak uygun tedavi planı çizilir. 

Yumurtalık Kisti Tedavisi

Yumurtalık kisti tedavisi için birden fazla yöntem bulunmaktadır. Bazı kistler kendi kendine kaybolurken, bazıları ilaç tedavisi ya da cerrahi operasyonlar ile tedavi edilebilir. Uygun tedavi yöntemi kistin boyutuna, türüne, hastanın genel sağlık durumuna, yaşına, genetik yapısına ve tetkik sonuçlarına göre belirlenir. Yumurtalık kistinin tedavi yöntemleri:

  • Takip ve Gözlem: Kendiliğinden yok olan yumurtalık kistleri için önemli bir adımdır. Kistin tekrarlayıp tekrarlamadığı ya da tamamen kaybolup kaybolmadığı izlenmelidir. Bu sayede altta yatan başka bir sağlık problemi varsa tedavi edilebilir ve kist kanserleşmeden önce erken müdahale şansı yakalanmış olur.
  • İlaç Tedavisi: Yumurtalık kisti tedavisinde doğum kontrol haplarından sıklıkla yardım alınır. Özellikle küçük çaplı ve iyi huylu kistlerin tedavisinde önemlidir. Kistte irin tespit edilirse reçeteye ağrı kesici ve antibiyotik ilaçlar da eklenecektir. Tüm ilaçlar, hekimin belirttiği dozda ve süre boyunca düzenli olarak kullanılmalıdır.
  • Cerrahi Yöntemler: Yumurtalık kisti için 3 farklı cerrahi teknik kullanılır; laparoskopi, laparotomi ve ameliyat. Ameliyat, kistin çok büyüdüğü ya da riskli durumlarda tercih edilir. Laparotomi ve laparoskopi ise ilaç tedavisinin sonuç vermedi vakalarda başvurulan yöntemlerdir.

Yumurtalık Kisti Tedavi Edilmezse?

Yumurtalık kistleri tedavi edilmezse birçok sağlık problemine sebep olabilir. Birçok kist türü ilaç kullanımı ile tedavi edilebilir. Ancak tedavi ihmal edilirse kistin çapı büyüyebilir ve bu durumda cerrahi operasyonlara ihtiyaç duyulur. Ameliyat sonrasında hastanın günlük yaşam konforunda düşüş ve iyileşme sürecinde çeşitli riskler meydana gelecektir. Bu nedenle kist tedavisinin ihmal edilmemesi önem taşır.

Özellikle çikolata kisti (endometrioma) karnın iç kısmına yayılma gösterebilir. Bu durum sonucunda ise doğurganlık zarar görür ve kısırlık meydana gelebilir. Bu riskin önlenmesi için hekim tarafından önerilen tedavi yöntemi, vakit kaybetmeden uygulamaya geçmelidir.

Yumurtalık kisti tedavi edilmezse görülen iki önemli komplikasyon daha bulunur. Bunlar:

  • Kistin Patlaması (Rüptür): Kistin kendiliğinden ya da dış etmenlere bağlı olarak patlaması durumudur. Şiddetli olmayan şikayetler eşliğinde görülür ve etkisi azalsa da hasta takibi yapılması gerekir. Ancak birden gelişmesi halinde hasta şoka girebilir. Keseciğin içerisinde katı ve yağlı oluşumlar varsa ve patlama ile yayılıyorsa, karın zarında enfeksiyon oluşumuna yol açar. Bu durum hastanın sağlığı için oldukça büyük bir risk taşır. Yumurtalık kisti patlaması sonuçları arasında iç kanama da yer alır. Böyle bir durum karşısında vakit kaybetmeden cerrahi müdahale yapılması gerekecektir.
  • Kistin Dönmesi (Torsiyon): Yumurtalık kisti komplikasyonlarının en tehlikelisi olarak bilinir ve yumurtalığın kendi çevresinde dönmesini ifade eder. Yumurtalığın bu dönüşü ile birlikte kan akışı zayıflar ve bir noktada tamamen kesilebilir. Böylece dokuların ölümü (gangren) kaçınılmaz hale gelir. En yaygın belirtisi şiddetli ağrıdır. Ayrıca kistin ağırlığı ve çapı arttıkça, dönme riski de aynı oranda artış göstermektedir. Bazı vakalarda yumurtalık kendiliğinden eski haline döner. Ancak dönmediği durumlarda vakit kaybetmeden cerrahi operasyon yapılması ve kistin çıkarılması gerekecektir. 

Yumurtalık Kistine Ne İyi Gelir?

Yumurtalık kistlerinin çoğu ilaç tedavisine gerek kalmadan, kendiliğinden kaybolmaktadır. Ancak günlük hayatta yapılabilecek bazı düzenlemeler yardımı ile bu süreci hızlandırmak ve şikayetleri yok etmek mümkün olabilir:

  • Yumurtalık Kisti İçin Soğan Kürü: Bu kürü hazırlamak için kabuğu kahverengi olan, orta boy bir kuru soğan kullanılır. Soğanı soyduktan sonra 4 parçaya bölmek ve 5 dakika kadar 300 ml. su ile kısık ateşte kaynatmak gerekir. Sıcağa yakın ılık bir kıvam aldığında, aç karnına içilir.
  • Tüketilmesi Önerilen Besinler: Yumurtalık kisti olan kişilerin doğal beslenmeye özen göstermesi ve mümkün olduğunca ambalajlı gıda tüketmemesi gerekir. Ayrıca kızılcık, balık, zeytinyağı, fındık, ıspanak, yeşil çay, avokado, ceviz, yumurta, sarımsak, kuru soğan ve kuru bakliyatların tüketilmesi de üreme sisteminin sağlığı için büyük önem taşır.
  • İyot Tüketimi: Günlük ihtiyaç duyulan iyot miktarını eksiksiz şekilde almak, over kisti oluşma riskini azaltmaktadır. İnek sütü, deniz mahsulleri, yumurta, yoğurt ve sofra tuzu iyot yönünden zengin besinler arasında yer alır.
  • İdeal Vücut Ağırlığını Korumak: Vücutta yağ depolanması ile birlikte östrojen miktarında artış görülür. Bu durum ise kist oluşumu ve mevcut kistlerin büyümesine neden olabilir. Bu sebeple ideal vücut ağırlığını korumak, kişinin sağlığını korumak adına önemli bir noktadır. 

Yukarıda belirtilen önerileri uygulamadan önce mutlaka uzman bir doktora danışmanız gerekir. Aksi halde kronik hastalıklar, yaş, genetik ve benzeri faktörlere bağlı olarak genel sağlık durumunuz olumsuz etkilenebilir. 

Yumurtalık Kistine Ne İyi Gelmez?

Yumurtalık kisti bulunan kişilerin kaçınması gereken bazı noktalar vardır. Bu sayede kistin büyümesi, yayılması ya da kanserleşmesi önlenebilir:

  • Yanlış Gıda Tüketimi: İşlenmiş gıdaların içerisinde bulunan katkı maddeleri ve soya tüketimi, hormon dengelerinin bozulmasına yol açarak over kistini tetikler. Kızartma, kırmızı et, kafein, süt, karbonhidrat açısından doygun besinler ve çikolata gibi gıda maddeleri de uzak durulması gerekenler listesinde yer alır. Yumurtalık kisti riskini önlemek ya da kistin büyümesini engellemek için bolca taze meyve, çiğ sebze ve balık tüketilmesi tavsiye edilir.
  • StresTüm sağlık problemlerinde olduğu gibi hastanın genel sağlık durumunu olumsuz etkiler. Yumurtlama periyotlarının bozulması, ağrı şiddetinin artması ve hastanın günlük yaşam kalitesinin bozulması gibi sonuçlara yol açar.
  • Kimyasal Maddelere Maruz Kalmak: Birçok kozmetik üründe ve pet şişe gibi plastik ambalajlarda kullanılan paraben, yumurtalık kisti riskini doğrudan etkilemektedir. Ayrıca deterjanlarda sıkça kullanılan ftalat maddesi de cilt yoluyla nüfuz eder ve kistin seyrini olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle mümkün olduğunca doğal ürünler tercih edilmeli ve plastik ambalajlardan uzak durulmalıdır.
  • Sigara ve Alkol Kullanımı: Hücre yapısında deformasyonlara ve mutasyona sebep olan bu maddelerin kullanımı, yumurtalık kistinin kanserleşmesi yol açabilir.
  • Düzensiz Yaşam: Günlük hayat içerisinde yeterince dinlenmemek, düzensiz bir uyku alışkanlığına sebep olmak, yetersiz beslenmek, hava kirliliğine maruz kalmak, hareketsiz kalmak ve fazla kiloların bulunması gibi etmenler kistlerin riskli hale gelmesine sebep olacaktır. Bu nedenle hastanın düzenli ve sağlıklı bir günlük yaşam sürmesi tavsiye edilir.

Yumurtalık Kisti İlaçları

Yumurtalık kisti tedavisi için ağrı kesiciler, antibiyotikler, hormon düzenleyici ilaçlar ve doğum kontrol hapları kullanılır:

  • Ağrı Kesici İlaçlar: Yumurtalık kistinin en yaygın belirtileri arasında karın ağrısı bulunur. Özellikle regl döneminde şiddetli sancılar görülür ve hasta günlük hayatına devam etmekte güçlük yaşar. Bu nedenle tedavi sırasında ağrı kesici ilaçların kullanımı tavsiye edilebilir.
  • Antibiyotikler: Yumurtalık kisti ile birlikte iltihaplanma görülüyorsa antibiyotik ilaç kullanımı tavsiye edilecektir. Bu sayede iltihaplanmanın yayılması engellenir, genel sağlık durumunu tehdit eden komplikasyonların önüne geçilir ve kistin büyümesi önlenebilir.
  • Hormon Düzenleyici İlaçlar: Özellikle östrojen hormonunun fazla salınımı yumurtalık kistini tetikler. Bu nedenle hekim gerek görürse, östrojen üretimi baskılayıcı ilaçların kullanımını tavsiye edecektir.
  • Doğum Kontrol İlaçları: Birçok yumurtalık kisti, doğum kontrol ilaçlarının kullanımı ile kontrol altına alınabilir. Bu ilaçların kullanımı ile yumurtlama döngüsü yeniden düzene girer, hormon seviyeleri normale döner, regl periyotlarındaki gecikmeler giderilir ve over kistinin kaybolması sağlanabilir.

Yumurtalık kisti için kullanılacak tüm ilaçlar uzman bir hekim tarafından reçete edilmelidir. Aksi halde ilaçların yararı olmayacağı gibi, genel sağlık durumu üzerinde ciddi riskler meydana gelecektir. Reçete edilen tüm ilaçlar kişiye özel olup, belirtilen doz ve süre boyunca kullanılmalıdır.

Yumurtalık Kisti Ameliyatı

Yumurtalık kisti kendi kendine yok olmuyorsa ve ilaç tedavisiyle de istenen sonuç alınamamış ise cerrahi operasyonlara başvurulur. Bu operasyonlar 3 farklı teknikle yürütülebilir:

  • Kapalı Yöntem Cerrahi (Laparoskopi): Genellikle çikolata kisti tedavisinde ya da ilaç kullanımı ile yok edilemeyen kistlerde tercih edilir. İyileşme süreci kısa ve kolay bir operasyon olduğu için en sıklıkla başvurulur. Operasyon sırasında karnın alt kısmına 3 ila 4 mm çapında delikler açılır. Ardından robotik cerrahi ile rahme ulaşılır ve kist temizlenir.
  • Laparotomi: Hastaya ilaç tedavisi uygulanmasına rağmen sonuç alınamıyorsa laparotomi tekniğine başvurulur. Yumurtalık kisti tedavisinde geniş bir yer tutan laparotomi tekniğinde, alt karın kesilerek açılır ve kist temizlenir. Başarı oranı yüksek bir tekniktir. İyileşme süreci 8 haftaya kadar tamamlanır.
  • Ameliyat: Tüm girişimlere rağmen tedavi sağlanamamışsa ya da kist adenom gibi büyük çaplı kist varlığı saptanıyorsa hasta ameliyata alınır. Kistin yırtılma ihtimali bulunuyorsa da uygun seçenek ameliyat olacaktır. Çok sık tercih edilen bir yöntem olmasa da, riskli vakalarda en sağlıklı tercih hastanın ameliyat edilmesi ve kistin tamamen temizlenmesidir.

Hamilelikte Yumurtalık Kisti

Yumurtalık kisti, gebelik döneminde de meydana gelebilir. Ancak kistlerin çoğu ilk 2.5 ay içerisinde kendiliğinden kaybolur. Çapı 6 cm ve daha küçük olan kistlerin kaybolma oranı %90 iken, 6 cm ve üzeri çaptaki kistler %60 oranında kaybolmaktadır. Kist iyi huylu olsa dahi büyüme gösteriyorsa bebeğin sıkışmasına sebep olabilir. Bu durumlarda iğne tekniği ile kistin küçültülmesi hedeflenir. İstenen kuruma sağlanırsa doğuma kadar herhangi bir sağlık problemi yaşanmaz. Ancak kistte büyüme görülmese de ve iğne operasyonu başarılı sonuç verse de gebelik boyunca takibinin yapılması gerekmektedir.

Yumurtalık kistlerinde patlama (rüptür), dönme (torsiyon) ve kanama (hemorajinin) riskleri bulunduğu için takip oldukça önemli bir noktadır. Bu komplikasyonlardan herhangi birinin bulunması halinde acil ameliyat yapılır. Kist kötü huylu ise ya da hızlı bir büyüme gösteriyorsa, gebeliğin 18. haftasını geçmeyecek şekilde ameliyat planlanmalıdır. Ancak anne adayı ya da bebeğin sağlığını riske atmıyorsa doğumdan sonra operasyon yapılması daha uygun olacaktır. Sezaryen doğumun hemen ardından, normal doğumun ise birkaç ay sonrasında operasyon yapılabilir.

Çocuklar ve Bebeklerde Yumurtalık Kisti

Yumurtalık kisti, her yaş grubunda görülebilen bir sağlık problemidir. Ancak çocuklar ve bebeklerde yumurtalık kisti görülme sıklığı, yetişkinlere oranla oldukça düşüktür. Doğum sırasında anne adayından bebeğe geçen hormonlar, yenidoğanlarda yumurtalık kisti oluşumuna sebep olabilir. Ancak bu kistler genellikle zararsızdır. Yumurtalık kendi ekseninde dönerek torsiyona sebep olmazsa ya da kistin çapı 4 cm ve üzerinde değilse herhangi bir müdahale yapılmasına gerek kalmayacaktır.

Çocuklar ve bebeklerde torsiyon görülmesi halinde kapalı yöntem (laparoskopik) cerrahi müdahale yapılması gerekir. Bu sayede yumurtalık normal haline getirilebilir ve gangren riski önlenir. Böylece yumurtalığın alınmasına gerek kalmaz ve doğurganlık zarar görmez.

Cerrahi operasyon uygulanması gereken bir diğer durum ise kistin hormonal olarak aktif olmasıdır. Bu durum sonucunda çocuklar ergenliğe erken girebilir, erken gelişebilir ve boyun kısa kalması gibi sorunlar meydana gelebilir. Ameliyat kararı verilmeden önce hormon tetkikleri yapılır ve gerek görülmesi halinde yumurtalığa zarar vermeden kist alınabilir.

Yumurtalık Kisti için Hangi Doktora Gidilir?

Yumurtalık kistlerinin teşhis ve tedavi edilmesi için, belirtiler görüldükten hemen sonrasında uzman bir doktora başvurmak gerekir. Bu sayede kistler büyümeden ya da kanserleşmeden önce müdahale etmek mümkün olacaktır. 

Yumurtalık kistiniz olduğundan şüpheleniyorsanız jinekoloji bölümüne başvurmanız gerekir. Özel sağlık kuruluşları ve devlet hastanelerinde görev yapan jinekologlar, tanı ve tedavi sürecinde size yardımcı olacaktır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Yumurtalık Kisti ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Her regl periyodunda, yumurtalıkların içerisinde folikül kist meydana gelir. 3 cm çapında olan bu kistin içerisinde yumurta hücresi bulunur. Kistin çatlaması ile birlikte yumurta dışarı çıkar ve döllenme için hazır hale gelir. 2 haftanın sonunda döllenme gerçekleşmezse regl kanaması başlar. Kanama ile birlikte kist de vücuttan atılmış olur.

Yumurtalık kisti için uygulanan ilaç tedavisi sonuç vermezse, cerrahi yöntemlere başvurulması gerekir. Bebeklerde 4 cm ve üzeri çaptaki, gençlerde 5 cm ve üzeri çaptaki, yetişkinlerde ise 6 cm üzeri çaptaki kistler alınır. Bebekler ve çocuklara uygulanan operasyon sırasında kesinlikle yumurtalıklar korunmalı, yalnızca yumurtalığın içerisindeki kistler alınmalıdır.

Yumurtalık kisti özellikle regl dönemleri başlarken şiddetli ağrı ve sancıya neden olabilir. Bu ağrı aynı zamanda kistin en yaygın belirtisi olarak da bilinir. Ancak basit ve zararsız kistlerde bu ağrı daha hafif seyreder. Kistte torsiyon (yumurtalığın kendi çevresinde dönmesi) komplikasyonu görülmesi halinde dayanılması güç bir ağrı meydana gelir. Bu durumda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.

Yumurtalık kistlerinde iki türlü kanama görülebilir. İlki, lekelenme tarzında olan ve kistin vücuttan atılması ile görülen basit kanamadır. İkincisi ise hemorajinin adı verilen ve kişinin genel sağlık durumunu riske atan bir komplikasyon olarak meydana gelir. Şiddetli bir sancı eşliğinde görülür ve karın içine doğru kanama başlar. Bayılma, göz kararması, düşük tansiyon ve karın bölgesine temas edememek gibi belirtilerle ayırt edilebilir. Kistte kanama görülmesi halinde derhal bir sağlık kurumuna başvurmak gerekir.

Yumurtalık kisti patlaması ile birlikte oldukça şiddetli bir ağrı meydana gelir. Karın bölgesinde dokunmayı dahi güçleştiren ve birçok kişinin bıçak saplanmasına benzettiği yumurtalık kisti ağrısı kesinlikle ihmal edilmemelidir. Kist patlaması birçok ciddi komplikasyona yol açabilir, ani gelişmişse hastanın şok girmesine yol açabilir.