evim.com

Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri, hücrelerin anormal bir şekilde davranarak akciğere zarar vermeye başlamasıyla oluşan bir hastalık olup, tedavisi için çok çeşitli yöntemler bulunmaktadır.

Akciğer Kanseri Nedir?

Akciğer kanseri tıpkı diğer kanserler gibi normal durumda olan hücrelerin herhangi bir sebepten dolayı kontrolden çıkmasıyla ve akciğere zarar vermesiyle oluşur. Normalde hasarlı hücreler apopitoz denilen bir yöntemle vücutta yok edilerek atılır. Ancak kanser durumunda bu hücreler yok edilemez ve gittikçe çoğalır.

Akciğer vücutta oksijen alınmasını sağlayan organdır. Bu yüzden burada gelişen herhangi bir tümör, başlıca kişiye nefes darlığı olarak yansıyacaktır.

Akciğer kanserinin küçük hücreli ve küçük hücreli dışı olmak üzere 2 ana türü vardır. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri daha sık olarak görülür. Küçük hücreli akciğer kanseri ise daha hızlı yayılır ve erken evrelerde teşhis edilir.

Akciğer kanseri, ülkemizde erkekler arasında en sık görülen kanser türüdür. Yılda ortalama 2.5-3 milyon kişi akciğer kanseri tanısı almaktadır ve bu sayının gün geçtikçe artacağı düşünülmektedir. Bu yüzden ölümlerin önüne geçmek için en önemli yöntem hastalığın erken teşhisidir.

Akciğer Kanseri Belirtileri

Akciğer kanserinin belirtileri genelde erken evrelerde fark edilmez. Kişi bazı değişiklikler olduğunu fark etse de bunu başka geçici hastalıklara yorabilir ve doktora gitmez. Bu da tanıda gecikmeye sebep olur.

Akciğer kanserinin belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Özellikle egzersizle aşırı artan nefes darlığı
  • Uzun süren ve kişiye oldukça rahatsız eden öksürük
  • İştah kaybı
  • Kilo kaybı
  • Açıklanamayan baş ağrıları
  • Hırıltı
  • Zatürre, bronşit gibi alt solunum yolu enfeksiyonlarının daha uzun sürmesi ve ağır geçmesi
  • Kanlı balgam
  • Göğüs ve kemik ağrısı
  • Ses kısıklığı

Akciğer Kanseri Nedenleri

Akciğer kanserini tetikleyen birçok durum bulunmaktadır. Ancak herkes bu maddelere maruz kalsa da akciğer kanserine yakalanmaz. Bunun nedeni sadece çevresel faktörlerin değil her kanserde olduğu gibi genetik yatkınlığın da kanser gelişmesinde oldukça etkili olmasıdır. Küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanserinin nedenleri birbiriyle aynıdır.

Akciğer kanserlerinin en sık sebepleri şunlardır:

  • Sigara içmek
  • Radon gazlarına maruz kalmak
  • Hava kirliliği çok yüksek olan bölgelerde yaşamak
  • Hayatında en az bir kere radyasyon tedavisine maruz kalmak
  • Arsenik ve diğer kimyasallara maruz kalmak
  • Asbest, nikel, krom gibi maddelere maruziyet
  • Ailede akciğer kanseri olan başka birinin olması
  • HIV enfeksiyonu geçirmek
  • Yaşlılık

Hala literatüre girmemiş olsa da son yapılan çalışmalara göre bazı ilaçların akciğer kanser riskini arttırdığı gösterilmiştir. Bu ilaçların başında hipertansiyon için kullanılan ACE inhibitörleri gelmektedir.

Akciğer Kanseri Evreleri

Akciğer kanserinde yapılan evrelendirme yaşam süresi ve kurtulma şansı ile doğrudan ilgili ve en önemli olan faktördür.

Akciğer kanserinde toplam 4 evre bulunmaktadır.

  • 1. Evre: Tümör dokusu akciğer içinde sınırlıdır. Boyut olarak 5 cm'den küçüktür ve asla vücudun diğer bölümlerine yayılmamıştır.
  • 2. Evre: Tümör yine 5 cm'den küçüktür. Ancak artık akciğer etrafındaki lenf bezlerine yayılmıştır. Ayrıca tümör 7 cm'den küçük, lenf bezlerine yayılmamış olsa da çevre dokuya yayılmışsa yine evre 2 kabul edilir.
  • 3. Evre: Kanser hücreleri artık plevra adı verilen akciğer zarını da tutmuştur. Bu dönemde yine lenf bezlerine ve çevredeki dokulara yayılım mevcuttur.
  • 4. Evre: Artık son dönem akciğer kanseridir. Bu evrede beyin, kemik, böbrek üstü bezi gibi uzak organlara yayılım söz konusudur.

Akciğer Kanseri Teşhisi

Akciğer kanseri için hekim öncelikle hastadan öyküsünü alır. Öyküde akciğer kanserinden şüphelendirecek bulgular varsa veya yoksa da sonrasında fizik muayene yapar. Bu muayenede en önemli basamaklardan biri inspeksiyon (gözlem) ve oskültasyon yani dinlemedir. Akciğeri dinlerken anormal sesler duyabilir.

Tüm bunlardan sonra daha ileri tetkikler için aşağıdaki yöntemleri tercih edebilir:

  • Röntgen: Göğüs röntgeni, akciğerlerin ve çevresindeki dokuların görüntülerini elde etmek için yüksek enerjili elektromanyetik radyasyon kullanır. Göğüs grafilerinde anormal olarak görülen gölgeli alanlar tümör konusunda hekimi şüphelendirebilir. Ama bu alanlar, tümör dışında başka hastalıklara bağlı olarak da oluşabilir.
  • Laboratuvar testleri: Genomik test, kanserin büyümesine neden olan DNA değişikliklerini aramak için genetik düzeyde tümör incelemesi yapılabilen bir yöntemdir. Bu sayede kanser hücresinin genomunda meydana gelen mutasyonlar tanımlanarak, tümöre neyin neden olduğu daha iyi anlaşılabilir ve buna uygun tedavi planı belirlenebilir. Ayrıca beslenme açısından da hastalar laboratuvar testleriyle taranabilmektedir. Beslenme kanser gelişiminde etkili olduğu için akciğer kanserinin daha kötü seyretmesi bu sayede bir miktar da olsa önlenebilir. Bu test ile daha sıklıkla D vitamini ve demir taranır. Test, hastaların yaşam kalitelerini desteklemek için daha çok tüketilmesi gereken besinlerin belirlenmesine yardımcı olur.
  • PET / BT (tomografi) taraması: Tomografi taraması akciğerlerin 3 boyutlu resmini oluşturur ve tümörün belirlenmesi için çok kullanışlı bir yöntemdir. Ancak bazı durumlarda çok küçük tümörler gözden kaçabilmektedir. Bu yüzden bazı durumlarda PET ve BT taramaları birleştirilir. Bu sayede hekimler hastalıklı akciğer dokusunun nerede olduğunu tam olarak görebilir.
  • Endobronşiyal ultrason (EBUS): Endobronşiyal ultrason , göğüsteki kanserli hücreleri değerlendirmek ve örneklemek için kullanılan daha az invaziv bir bronkoskopik işlemdir. Çoğu vakada EBUS, hasta genel anestezi altındayken göğüsten numune toplamak için kullanılan cerrahi bir prosedür olan mediastinoskopiye alternatif olarak yapılır.
  • Tomografi taraması: Tomografi taraması ayrıca başka semptomlar geliştiyse ve kanser başka yerlere sıçradıysa (metastaz) bu bölgeleri kontrol etmek için kullanılabilir. Bu yöntem en sık olarak beyin metastazları için kullanılır.
  • BT anjiyogramı: Aşırı nefes darlığı yaşayan hastalarda, hekim akciğerlerdeki kan pıhtılarını veya diğer tıkanmaları kontrol etmek için BT anjiyogramı yöntemini kullanabilir.
  • Biyopsi: Akciğer biyopsisi sırasında göğüsten küçük bir doku veya sıvı parçası çıkarılır. Böylece kanser hücreleri kontrol etmek için mikroskop altında incelenebilir. Akciğer kanseri tanısında kesin olması gereken ve en güvenilir yöntem biyopsidir.
  • Otofloresan bronkoskopi: Bu yöntem ile bronşlarda beyaz ışık altında görünemeyen kanserli hücreler, floresan ışık altında görünür hale getirilir. Ayrıca bu sırada kanserli bölgeden incelenmek üzere parça alınabilir.

Akciğer Kanseri Tedavisi

Kemoterapi, immünoterapi, girişimsel pulmonoloji, radyasyon terapisi, cerrahi ve hedefe yönelik tedavi dahil olmak üzere çok çeşitli akciğer kanseri tedavisi yöntemleri bulunmaktadır.

Akciğer kanseri tedavisinin çeşidi, kanserin tipine ve hastalığın uzak organlara metastaz yapıp yapmadığına bağlı olarak değişir.

  • Kemoterapi: Ameliyat öncesi kanser hücrelerinin bir kısmını yok etmek için neoadjuvan olarak veya direkt olarak kanseri tamamen tedavi etmek için kullanılabilir. Adjuvan kemoterapi ameliyattan sonra, cerrahi sırasında çıkarılamayan kanser hücrelerini hedef almak için kullanılan ve kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını önlemeye yardımcı olan bir tür akciğer kanseri tedavisidir. Sistemik kemoterapi, kanser ilaçlarının kan dolaşımı yoluyla vücuttaki kanser hücrelerini yok etmesi anlamında kullanılan bir terimdir. Lokal ileri veya metastatik akciğer kanserinin tedavisinde önemli bir rol oynar.
  • İmmünoterapi: Vücudun bağışıklık sistemini kanser hücrelerine saldırmak ve öldürmek için teşvik etmek üzere tasarlanmıştır. Bir immünoterapi şekli olan kontrol noktası inhibitörleri, kanser hücrelerinin immün sistemden gizlenmesini sağlayan sinyal proteinlerini bloke ederek çalışır. İmmünoterapi ilaçları tek başlarına veya cerrahi ve kemoterapi gibi diğer terapilerle birlikte kullanılabilir.
  • Radyasyon tedavisi: Radyasyon tedavisi veya radyoterapi, vücuttaki kanser hücrelerine iyonize edici ışınlar kullanılarak onları yok etmeye yönelik yapılan tedavidir. Radyoterapi vücut dışından veya vücut içinden uygulanabilir. Vücut içinden yapılan yönteme brakiterapi adı da verilmektedir.
  • Hedefe yönelik tedavi: İlaçları, kanser hücrelerine özgü spesifik reseptör ve proteinlere bağlanmak için tasarlanmıştır. Hedefe yönelik tedavi tek başına veya kemoterapi, radyasyon tedavisi veya girişimsel pulmonoloji gibi diğer akciğer kanseri tedavileriyle birlikte kullanılabilir.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Tedavi Yöntemleri

  • Kemoterapi: Uygun kemoteröpatik ilaçlarla kanser hücreleri yok edilir.
  • İmmünoterapi: Vücuttaki bağışıklık sistemini uyaran ve güçlendiren ilaçlarla kanser hücreleri öldürülmeye çalışılır.
  • Lazer tedavisi: Vücudun uygun bölgesine uygulanan lazer ile aşırı ısı ve enerji alan kanser hücreleri çökmeye başlar ve zamanla yok olur.
  • Radyasyon tedavisi: Bu yöntemde yüksek doz iyonlaştırıcı ışın ile zararlı olan hücreler yok edilirken sağlam olanlar korunmaya çalışır.
  • Cerrahi: Direkt olarak ameliyat ile kanserli doku çıkarılır.

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavi Yöntemleri

  • Kemoterapi
  • İmmünoterapi
  • Lazer tedavisi
  • Cerrahi
  • Radyasyon tedavisi
  • Kriyoterapi: Kanser hücreleri düşük derecelerdeki dondurucu soğuğa maruz bırakılır ve böylece zamanla yok olmaya başlar.
  • Fotodinamik terapi: Bu yöntemde ilk önce damar yolundan verilen madde ile kanser hücreleri ışığa duyarlı hale getirilir. Daha sonra uygulanan ışın tedavisiyle bu hücreler öldürülür.
  • Hedefe yönelik tedavi: Hedefe yönelik tedavi diğer tedavilere göre daha moleküler düzeyde bir yöntemdir. Tümörün gelişmesini sağlayan bir enzime veya bir maddeye direkt olarak saldırılır ve kanser hücresi yok edilir.

Metastatik Akciğer Kanseri Tedavi Yöntemleri

Genel olarak, metastatik kanserler, vücudun uzak bölümlerine atladığı için hastalığın ileri bir formu gibi davranılarak tedavi edilir. Metastatik akciğer kanserini tedavi etmek için immünoterapi ve hedefe yönelik tedavi önerilebilir. Diğer tedavi seçenekleri kanserin nerede yayıldığına bağlı olarak değişir.

Beyin metastazı yapan akciğer kanseri radyasyon tedavisi, kemoterapi veya steroidler kullanılır.

Kanser kemiğe yayıldıysa, radyasyon terapisi veya hedefe yönelik tedavi önerilebilir.

Akciğer Kanseri Tedavi Edilmezse

Akciğer kanserinin en önemli komplikasyonu her kanserde olduğu gibi tedavisiz kaldığında ölüme yol açmasıdır. Bu yüzden geciktirilmeden tedavi edilmesi gerekir. Bunun haricinde oluşabilecek komplikasyonlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Derin ven trombozu: Vücuttaki toplardamarlarda pıhtı oluşmasıdır. Bu pıhtılar genelde bacaklarda oluşur ve vücuttaki beyin gibi önemli yapılara geçerek hayati risk oluşturabilir.
  • Süperior vena cava sendromu: Genelde akciğer kanserindeki kitlenin süperior vena kava denilen damara bası yapması sonucunda üst ekstremitelerde ve kafada ödem oluşması gibi durumlarla kendini gösteren bir sendromdur.
  • Febril nötropeni: Vücuttaki kan hücrelerinden biri olan nötrofillerin azlığına ateşin eşlik etmesi durumudur.
  • Kalp hastalığı: Akciğer kanserinde etkilenme durumuna göre her türlü kalp hastalığı görülebilir. Örneğin eğer tümörün boyutu çok büyükse kalbe bası yapar ve kanı düzgün pompalamasını engelleyebilir.
  • Akciğerde kanama
  • Kalsiyum yüksekliği
  • Akciğere pıhtı atması
  • Omurilik basısı
  • Akciğerde sıvı toplanması

Akciğer Kanseri İlaçları

Akciğer kanserinde kullanılan ilaçlar, kanser tanısı aldıktan sonra hekim tarafından uygulanan kemoterapötiklerdir.

Bu kemoterapötikler şu şekildedir:

  • İfosfamid
  • Carboplatin
  • Oxaliplatin
  • Sisplatin
  • Siklofosfamid

Akciğer Kanseri Ameliyatı

Cerrahi yöntemde torakotomi ile, akciğerlere erişmek için göğüs boşluğu açılır. Daha sonra kanserli doku cerrahi kesi yöntemleriyle akciğerlerden çıkarılır. Aşağıdakiler dahil olmak üzere bu cerrahi prosedürleri gerçekleştirmek için çeşitli yaklaşımlar kullanılabilir:

Genel olarak 4 tip cerrahi yöntem bulunur:

  • Kama rezeksiyonu: Bu prosedür, kanserli dokuyu akciğerden çıkarmak, tipik olarak metastazı teşhis etmek veya tedavi etmek için kullanılır.
  • Segmentektomi: Bu ameliyat, lobektomi yani akciğerin belli bir lobunu çıkarmak gerekmediğinde daha küçük bir alan olan kanserli segmenti çıkarmaya yönelik bir yöntemdir.
  • Lobektomi: Bu prosedürde, kanserli lob tamamen akciğerden çıkarılır. Sağ akciğerde üç lob, sol akciğerde iki lob bulunur.
  • Pnömonektomi: Pnömonektomi ile akciğerlerden biri tamamen çıkarılır. Genelde çok ilerlemiş ve tüm akciğeri tutmuş kanserlerde kullanılır.

Çocuklarda Akciğer Kanseri

Çocuklarda akciğer kanseri nadir görülmektedir. Çocuklarda lösemi, lenfoma gibi kanserler sık görülür. Ancak akciğer kanseri görüldüğü zaman oldukça tehlikeli olabilmektedir. Bu yüzden aşağıdaki semptomlar çocuklardaki akciğer kanserinde görülebilse de bunların normal basit enfeksiyon hastalıklarında veya diğer hastalıklarda da olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

  • Açıklanamayan halsizlik
  • Son dönemlerde ani kilo kaybı
  • Açıklanamayan nefes darlığı
  • Psikolojideki beklenmeyen değişiklikler
  • Kanlı balgam
  • Aşırı öksürük

Bebeklerde Akciğer Kanseri

Bebeklerde akciğer kanseri çocuklardan da az görülmektedir. Doğumsal akciğer hastalıkları olan bebeklerde görülmesi çok az bir artış gösterebilir. Ayrıca ailede akciğer kanseri olması da riski arttırır. Bebeklerdeki akciğer kanseri belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Huzursuzluk
  • Beslenmede zayıflık
  • Ciltte,dudakta ve ağız içinde morarma
  • Nefes almada zorluk

Akciğer Kanseri için Hangi Doktora Gidilir?

Akciğer kanseri için "Göğüs Hastalıkları" bölümüne gitmek gerekir. Ayrıca başka sebeple gidilen Dahiliye bölümünde de hekim muayene sırasında bir anormallik fark ederse sizi göğüs bölümüne yönlendirebilir.

Akciğer kanseri için erken teşhis çok önemli olduğu için nefes darlığı, sürekli öksürük, kanlı balgam, göğüs ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybedilmeden doktora gitmek gerekir. Özellikle 40 yaş üstü olanlar, sigara içenler veya risk altında olanlar daha da dikkatli olmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Akciğer kanseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Ülkemizde genel olarak her yıl ortalama 2 milyon akciğer kanseri tanısı konulmaktadır. Sigara da akciğer kanserindeki nedenlerin ortalama %90'ını oluşturmaktadır. Yani sigara kaynaklı akciğer kanseri olan kişilerin sayısı yılda ortalama 1.5-2 milyondur. Tabii ki bu sigara içiciliğinin süresi, diğer risk faktörleri de bu sayıya katkı sağlamaktadır. Bu yüzden kanserde neden olarak sadece sigarayı suçlamaktansa, diğer faktörlerle birlikteliğinin daha fazla risk oluşturduğunu unutmamak gerekir.

Bu soruya direkt cevap vermek oldukça zordur. Çünkü hastalığın evresi, kişinin genetik özellikleri, hastalığın şiddeti gibi birçok özellik beklenen yaşam süresini değiştirir. Ayrıca günümüzdeki çeşitli tedavi yöntemleriyle yaşam süresi eskiye nazaran oldukça artmıştır. Hastalık süresince kişinin tedaviye uyumu da oldukça önemlidir. Ancak genel bir cevap vermek gerekirse beklenen yaşam süresi evre 1 ve 2 hastalarda 36-50 ay arasında değişmektedir. Evre 3 hastalarda ise bu süre ortalama 19-24 aya düşmektedir. Evre 4'te ise beklenen yaşam süresi 6-7 aydır.

4.evre akciğer kanseri en ileri aşamadır. Bu aşamada akciğer dışında kanser başka organlara metastaz yapmıştır. Yani sorun artık akciğerden çıkıp tüm vücuda yayılmıştır. 4. evre akciğer kanserinde kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler uygulanabilse de yaşam süresi ancak %15 kadar bir hastada bir sene civarında olabilmektedir. Ancak immünoterapi yöntemlerinin gelişmesiyle bu süre bir miktar uzatılabilmektedir. Yani evre 4'te hastalıktan tamamen kurtulma şansı maalesef oldukça azalmıştır.

Akciğer kanseriyle ilgili rutin kullanımda aşı olmasa bile çalışmalar sürdürülmektedir. Hatta Küba'da ortaya çıkarılan racotumumab etken maddeli aşının, kanser hücrelerinde bulunan bir antijene karşı antikor üretebildiği ortaya konmuştur. Bu sayede beklenen yaşam süresinin ortalama 2-3 yıl uzayabileceği düşünülmektedir. Akciğer kanseri aşısındaki mantık, verilen antijene karşı vücuttaki bağışıklık sistemini uyarıp onunla savaşan moleküllerin üretilmesini sağlamaktır. Böylece daha sonra kanser hücresiyle karşılaşan vücut, bu savaşçı antikorları ortaya çıkarıp kanseri yok eder.

Skuamöz hücreli akciğer kanseri, küçük hücreli dışı akciğer kanseri türünün bir alt çeşididir ve ortalama %25-30 oranında görülür. Bu tür kanser, akciğerde bulunan hava yollarını örten skuamöz epitelden gelişir. Sigara içimi bu tür kanserin en sık sebeplerinden biridir. Tanısı ve tedavisi genel akciğer kanseri gibi yapılmaktadır. Biyopsi sonucunda ise ancak tam olarak skuamöz hücreli akciğer kanseri tanısı koyulabilir.