Köselik

Bir sıfat olan köselik kelime anlamı olarak sakalı bıyığı çıkmayan ya da pek seyrek olan kişi anlamına gelmektedir. Çoğunlukla bir hastalık olarak kabul edilmese de bazı tedavi yöntemleri mevcuttur.

Köselik Nedir?

Bir sıfat olan köselik kelime anlamı olarak sakalı bıyığı çıkmayan ya da pek seyrek olan kişi anlamına gelmektedir. Genellikle erkeksi görünüşün tam olmaması ya da ileri yaşa rağmen olduğu yaştan daha genç gözlenme sorunudur. Başta köselik problemi küçük kılsız alanların oluşmasıyla erkek bireylerde gözlemlenir. Bu kılsız alanlar ya da dökülmeler saç, göğüs, yüz (sakal) ve bacak gibi farklı bölgelerde kendini gösterebilir.

Köselik genellikle ergenlik döneminde yüzde sakal dediğimiz kılların çıkmaması ya da seyrek şekilde olmasıyla anlaşılabilir. Bu durum erkek eşey (biyolojik cinsiyet) hormonu olan testosteronun dengesiz yayılımı ya da yetersizliği gibi hormonsal nedenlerle olabileceği gibi genetik faktörlerin de köselikte etkili bir sebep olabileceği bilinmektedir. Köselik, saç kıran gibi hastalıklardan tamamıyla farklı olduğu için bir hastalık kabul edilmez.

Ancak köselik psikolojik açıdan erkeği rahatsız edebileceği için sosyal yaşantısını etkileyebilir. İleri yaşa rağmen olduğundan küçük görünme, erkeksi görünüşün olmaması ya da belli alanlarda kılın yokluğu veya seyrekliği gibi estetik açısından da oluşabilecek problemler erkeği rahatsız eder ve özgüven problemlerine de sebebiyet verebilir. Hekimler tarafından gerekli görülmesi durumunda genetik ya da hormonal olmak üzere köselik testi yaparak tanı konabilir.

Köselik Belirtileri Nelerdir?

Ergenlik dönemiyle birlikte erkeklerde erkek eşey (biyolojik cinsiyet) hormonu ya da sex hormonu dediğimiz testosteronun azlığı veya dengesiz dağılımı ya da aile tarafından kazanılan genetik özellikler sebebiyle kıllanma olmaması veya kıllanmanın az olması gibi problemlerin ortaya çıkmasına köselik denir.

Köselik, ergenlik dönemi ile birlikte sakal ve bıyık dediğimiz kılların henüz çıkmaya başlamaması ile ilk belirtilerini verir. Köselerde sakal hiç olamayabileceği gibi az miktarda da sakal da bulunabilir. Ayrıca bacak, gövde ve saç gibi bölgelerde de seyrek kıllanma belirti olarak gözlenebilmektedir. Köselik erkeklerde ergenlik dediğimiz dönem ve sonrasında görüldüğü için yukarıda ifade edilen belirtilerin ortaya çıkması ortalama on üç yaş ve sonrasında gözlenir.

Köselik Nedenleri (Risk Faktörleri) Nelerdir? Köselik Nasıl Ortaya Çıkar?

Köselik ergenlik döneminden sonra ortaya çıkan kıllanmanın azlığı ya da yokluğu demektir. Köselikte gözlenen bu kıllanma azlığı ya da yokluğunun birçok sebebi bulunmaktadır. Bu köseliğin başlıca nedenleri erkek eşey (biyolojik cinsiyet) hormonu olan testosteronun azlığı ya da vücutta dengesiz dağılımı olabilmektedir. Bunun dışında ailesel faktörlerden olan genler nedeniyle belli bölgelerde kıl köklerinin azlığı da köseliğe sebebiyet verebilmektedir. Yani köselik başlıca hormonal nedenler ve genetik nedenler sebebiyle oluşabilmektedir. Ayrıca eğer sorun genetik değil ve erkek kıl köklerine sahipse köseliğe neden olabilecek diğer sebepler şöyle sıralanır;

  • Beslenme Tarzı: Sağlıksız bir şekilde beslenmek ya da belli bir beslenme düzenine sahip olmamak ve fast food dediğimiz yiyeceklerle beslenme birçok hastalığa yol açabildiği gibi sakal dediğimiz kılların da yeterince güçlü olmamasına ve bu sebeple yavaş uzamasına ve hatta bu yeterince güçlü olmayan kılların dökülüp sakallarda ya da diğer kıl bölgelerinde kılların dökülüp seyrekleşmesine neden olabilmektedir. İşte kılların yeterince güçlü büyümemesinin ve dökülmesinin sebebi temel besin yapıları olan protein, yağ ve karbonhidratlardan zengin dengeli bir beslenme biçiminin olmamasından kaynaklanmaktadır.
  • Vitamin ve mineral eksikliği: Köselikte gözlenen kılların yavaş uzamasının ve kılların seyrekleşmesinin beslenme tarzı dışındaki diğer bir sebebi de vitamin ve mineral eksikliği olabilmektedir. Folik asit ve biotin denilen vitaminlerin eksikliği nedeniyle kıllarda yavaş uzama ve seyrekleşme gözlenebilmektedir.
  • Uyku: Her insan kendini uyuyarak dinlendirir. Uyuma sırasında deri kendini yeniler ve onarır. Uyku düzeninin dengesiz olması ya da gerektiğinden az uyuma sonucu ciltteki kan akımı azalır ve yüz de gerekli öz yenilenme bakımını tam sağlayamaz. Bu nedenle kıllar güçsüzleşir ve yavaş uzar hatta seyrekleşebilir. Ayrıca uykusuzluk ve yorgunluk halinin sebebiyet verdiği stres nedeniyle de saç ya da sakal gibi kılların dökülmesi kuvvetle muhtemeldir.

Köselik Teşhisi

Köselik teşhisi çoğunlukla hastanın muayene edilmesi sonrası konulur. Hasta yukarıda ifade edilen belirtilerle hekime başvuruda bulunduğunda hekim ilk olarak hastanın anamnezi ve fiziksel muayenesini yapmakla hastayı değerlendirmeye başlar. Ancak bazı durumlarda ayırıcı tanı açısından diğer tanı yöntemlerine de başvurulabilir. Bu yöntemler:

  • Anamnez: Anamnez hastanın şikayetlerini dile getirmesi durumudur. Hasta çoğunlukla cildindeki kıllanma azlığını ya da yokluğunu göstermek için hekime başvurur. Hekim hastanın şikayetlerini dinler, bu şikayetlerin ne zamandır var olduğunu, bu kıl yokluğunun ya da kıl seyrekliğinin ergenlik dönemiyle mi ortaya çıktığını yoksa yaşının ilerlemesi ile mi gözlenmeye başladığını anlamaya çalışır ve buna dair hasta hikayesini alır. Hekim hastaya bu kıl seyrekliğini ya da yokluğunu ne zaman fark ettiğini, yaşını, herhangi bir hastalığının bulunup bulunmadığını, son zamanlarda kıl seyrekliğine neden olabilecek herhangi bir durum yaşayıp yaşamadığını, hastanın çalıştığı işlerini, nerede yaşadığı gibi bilgileri ve genetik durumları değerlendirmek amacıyla ailesinde daha önce böyle şikayetler yaşayanların olup olmadığını sorarak detaylı bir şekilde not eder. Gerekli gördüğü ekstra durumları da anamneze ekler ve ardından hekim fizik muayeneye geçer.
  • Fizik Muayene: Normalde hekim çok rahat bir şekilde inspeksiyonla (gözlerle inceleme) köseliğin tanısını koyabilir. Fakat bazı hastalıklarda da kılların dökülüp seyrekleşmesi ya da tamamıyla yok olması gibi durumlar gözlenmektedir. Bu diğer hastalıkları köselikten ayırmak için de hekimin detaylı bir incelemeye başvurması gerekmektedir. Hekim fizik muayenenin ardından laboratuvar testlerine geçer.
  •  Laboratuvar Tetkikleri: Laboratuvar tetkiklerinde ise hastadan kan alınır. Laboratuvarda köselik testi için hastanın kan hücresi değerleri, protein ve kan şekeri seviyesinin yanı sıra, böbrek fonksiyon göstergeleri, vitamin ve mineral düzeyleri, enfeksiyon varlığı ya da yokluğu değerlendirilir ve son olarak kandaki hormon değerlerine bakılarak köselik sebebinin erkek eşey (biyolojik cinsiyet) hormonu olan testosteronun dengesiz yayılımı ya da yetersizliği gibi hormonsal nedenlerle mi yoksa ailesel sebeplerden olan genetik kaynaklı mı olduğu anlaşılmaya çalışılır.

Köselik Tedavisi 

Köselik çoğunlukla bir hastalık olarak kabul edilmese de bazı tedavi yöntemleri mevcuttur. Erkeklerde köseliğin görülmesinin başlıca iki sebebi erkek eşey (biyolojik cinsiyet) hormonu olan testosteronun dengesiz yayılımı ya da yetersizliği gibi hormonsal nedenlerle ve ailesel sebeplerden olan genetik kaynaklı açıklanabilmektedir. Bunun dışında stres, çevresel faktörler ve farklı sağlık sorunları da köseliğe neden olabileceğinden uzman hekim öncelikle köseliğin ana sebebini belirleyerek tedaviye başlar.

Eğer köselik hormonal sebeplerden kaynaklıysa ergenlik dönemindeki hekim hormon tedavisi takviyesiyle eğer kıl kökleri mevcutsa sakal oluşumunu sağlayabilmektedir. Ancak kişinin birinci derece yakın akrabalarında da köselik sorunu gözlemleniyorsa sorun genetiktir ve hormonlar kesilince bu sakal dediğimiz kılların yeniden dökülmesi ve seyrekleşmesi gözlenir. Yani hormonal tedavi köselik sorununu sadece öteleyecektir. Ayrıca verilen bu hormonların vücutta başka bölümlerde başka sorunların oluşmasına neden olması kuvvetle muhtemeldir. Bu sebeple ailesel köselik görülen kişilerde hormon takviyesi çok tercih edilmez. Bunun dışında diğer tedavi yöntemleri;

  • Sakal ektirme: Erkeklerde köselik görünmesi durumunda kesin çözümlerden biri sakal ektirme yöntemidir. Yüzün belli bölgelerinde düzensiz şekilde görülen kılların estetik açıdan rahatsızlığa sebep olması ya da hiç kıl bulunmaması sonucu erkeksi görünümün sağlanamaması gibi durumlar sakal ektirme yöntemiyle kesin çözüme kavuşabilmektedir. Sakal ektirme yönteminde uygulanan işlemler sırasıyla;
  • Önce ensedeki kafayı sağa sola çevirebildiğimiz dönel bölgeden saç kökleri alınmaktadır.
  • Enseden alınan bu kıl kökleri yüzde kılların olmadığı bölgelere yerleştirilerek erkekte seyrekliğin giderilmesi ve böylece doğal sakal görünümü sağlanabilmektedir.

Yapılan uygulama uzman bir hekim tarafından yapıldığında kıl köklerinin alındığı bölgede herhangi iz ya da belirti gözlenmemektedir. Ayrıca bu işlemde kılların yüzde düzensiz yerleşimi ya da belli bölgelerde sakal kaybı gibi problemlerde çözüme kavuşturulur çünkü işlem sırasında sakal sıklığının dengeli olmasına dikkat edilmektedir.

  • Sakal serumu: Köselik için sakal serumu kullanmak herkes için kesin sonuç alınan bir tedavi yöntemi değildir. Çünkü genetik olarak sakal çıkmayan bölgelerde ya da seyrekliğin göründüğü boşluklarda sakal oluşumunu sağlayacak kıl kökü olmadığından sakal serumunun hiçbir etkisi olmayacaktır. Bu seyrek kıl bulunan ya da hiç kıl olmayan alanlarda kıl kökü varlığı mevcut erkeklerde sakal serumu yardımıyla sakalların kıl kalitesinin artması ve bakımlı hızlı uzayan sakalların görülmesi mümkündür.
  • Sakal Mezoterapisi: Yüze uygulanan ve kıl köklerini güçlendiren bir yöntem olan sakal mezoterapisi ile de köselik sorunu çözülebilir. Sakal mezoterapisi yöntemiyle cilt yenilenir, daha taze bir görünüm alır ve kıl kökleri güçlenir.

Köselik Tedavi Edilmezse Ne Gibi Komplikasyonlara Yol Açar?

Köselik kişiyi hastalık anlamında olumsuz etkileyecek bir durum değildir. Ancak er kişi köselik dediğimiz sakal çıkmaması ya da seyrek çıkması sorununu çok önemsiyor ve hayatını etkileyecek biçimde kafasına takıp kendine sorun ediyorsa kişide sokağa çıkmada çekinme, özgüvende eksiklik, kendini beğenmeme gibi bazı psikiyatrik sorunlara yol açabilir. Bu sebeplerden dolayı erkeksi görünüşün oluşması ve kişinin kendi görünümünden tatmin olması adına köseliğin tedavi edilmesinde yarar vardır.

Köseliğe Ne İyi Gelir? Ne İyi Gelmez?

Köselikte eğer sorun kıl köklerinin olmaması sebebiyleyse sakal ektirme gibi yöntemler dışında yapılabilecek çok fazla bir şey yoktur. Bu nedenle ne yapılırsa yapılsın köseliğe iyi gelmez.

Ancak kişide kıl kökleri var ama sakal çıkmasında aksaklığın sebebi kıl güçsüzlüğünden dolayı kaynaklanıyorsa bazı bitkisel yöntemlerle kılların güçlenmesi ve sakal çıkması sağlanabilir. Bu bitkisel yöntemler;

  • Badem yağı sürmek
  • Hindistan cevizi yağı sürmek
  • Okaliptüs yağı sürmek
  • Sarımsak sürmek

Köselik Geçer mi? Köselik İlerleyen Dönemde Kötüleşir Mi?

Köselik ergenlik döneminden sonra ortaya çıkan kıllanmanın azlığı ya da yokluğu demektir. Eğer er kişide kıl kökleri yoksa sakal ektirme ya da sakal mezoterapi yöntemi dışında yüze uygulanacak yağlar veya hayat tarzı değişiklikleri ile köselik geçmez.

Köselik ilerleyen dönemde kötüleşen bir problem değildir. Ancak ergenlik döneminde erkeğin sakallarının çıkmaması sonucu ileri yaşlarda görülen erkeksi görünüşten mahrum kalmak er kişide ruhsal değişimler sebebiyle psikiyatrik sıkıntılara neden olabilir.

Köselikte Hangi Doktora Gidilir?

Köselik ile esas olarak ilgilenen, hastalığa şikayetine tanı koyan ve tedavi eden esas bölüm Dermatoloji (Deri Ve Zührevi Hastalıklar) bölümüdür. Yukarıdaki belirtiler eğer mevcutsa aile dermatoloji uzmanı hekime şikayetleri ile başvurur. Uzman hekim hastanın şikayetlerini dikkatlice dinler. Hekim şikayetler üzerine fizik muayeneyi yapar ve gerekli tetkikleri ister. Sonuç olarak da hastalığın tanısını koyar. 

Hekim erkek eşey (biyolojik cinsiyet) hormonu olan testosteronla ilgili bazı durumlarda Dahiliye (İç Hastalıkları) nin bir dalı olan Endokrinoloji bölümü uzmanı hekime hastayı testosteron hormonu değerlerinin güvenli bir şekilde ayarlanması için sevk edebilir. Çünkü hormonal dengedeki bozukluklar nedeniyle kişide farklı hastalıkların gözlenmesi de kuvvetle muhtemeldir.

Köselik eğer aşırı hormonal bozukluk sebebiyle oluşmadıysa tamamen zararsız bir durumdur. Ama hormonların azlığı sebebiyle ya da dengesiz dağılımı neticesinde ortaya çıkmışsa bu durumlar kişide ilerleyen dönem için hastalıklara ve yeni sıkıntılara neden olabilir. Tüm bu nedenlerden dolayı ergenlik döneminde eğer belirtiler varsa uzman hekime görünülmelidir. Çünkü köselik ergenlik döneminde ortaya çıkmaktadır ve bu durumun genetik sebeplerle mi yoksa hormonal nedenlerle mi ortaya çıktığı belirlenmelidir.

 

 

 

   

 

  

 

 

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın