Cüzzam

Lepra olarak da bilinen genellikle gözleri, üst solunum yollarını ve cildi etkileyen cüzzam hastalığı günümüzde çoklu ilaç tedavi formuyla tedavi edilmektedir.

Cüzzam (Lepra) Nedir?

Cüzzam hastalığının latince karşılığı ''lepra''dır. Hansen hastalığı veya miskin hastalığı adları ile de bilinmektedir. Hastalığın etkeni mycobacterium leprae adlı bakteridir. Etkin mücadele ve tedavi ile artık dünya üzerinde görülen vaka sayısı oldukça azalmıştır. Ancak tam anlamıyla bitmemiştir. Sosyoekonomik düzeyi iyi olmayan Afrika ve Asya ülkelerinde daha çok görülmektedir. Cüzzam Türkiye’de bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklardan biridir ve eradikasyon (yok etme) programına dahildir.

Cüzzam tarihteki en eski hastalıklardan biridir. İnsanların dış görünüşünü ciddi anlamda etkileyen bu hastalık hakkındaki bilgi azlığı sebebiyle eski zamanlarda cüzzamlı hastalar toplumdan dışlanmışlardır.

Türkiye'nin cüzzamla mücadelesinde akla gelenler isimler Doç. Dr. Etem Utku (1917-1964) ve Prof. Dr. Türkan Saylan'dır (1935-2009). Türkan Saylan ve ekibi Türkiye'de cüzzamın bitmesi ve cüzzamlı hastaların topluma kazandırılması adına çok büyük çalışmalar yapmıştır. Onların çalışmaları sayesinde Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ''lepranın çok azaldığı ülkeler''den olmuştur.

Hastalığın nasıl yayıldığı halen kesin olarak bilinmemektedir. Lepra bakterisi ile karşılaşan herkes cüzzam olmaz, hastalığın geçirilmesinde genetik yatkınlık etkilidir. Yetersiz hijyen ve bağışıklık sisteminin güçsüz oluşu da cüzzam hastalığı için kolaylaştırıcı faktörlerdendir. Cüzzamlı bir kişiyle uzun ve yakın temaslarda hastalığın bulaşma riski artmaktadır. Bulaştırıcılık riski, hastalığın çeşidine göre değişmekle birlikte tedavi altındaki hastalarda çok düşüktür.

Cüzzam hastalığı başlıca cildi, periferik sinirleri, üst solunum yollarını ve gözleri etkiler. Hastalığın her yaşta ortaya çıkabileceği gözlenmiştir. Bakteri bulaştıktan sonra hastalığın belirtilerinin ortaya çıkması 3-10 yıl kadar sürebilir. Nadir de olsa 25 yıla kadar sürdüğü durumlar da bildirilmiştir. Bu uzun kuluçka süresi hastalığın teşhisini güçleştirir. Cüzzam tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalığın erken teşhisi ile şekil bozuklukları ve şikayetler engellenebilmektedir.

Cüzzam hastalığının başlıca 2 klinik formu bulunmaktadır. Borderline lepra, tüberküloid lepra ile lepramatöz lepra arasındaki geçiş formudur. İndetermine lepra ise hastalığın başlangıç formudur.

  • Tüberküloid lepra: Cüzzam hastalığının türleri içinde en iyi seyirli olanıdır. Deri tutulumunun ve sinir tutulumunun belirgin olduğu hastalık formudur. Deri lezyonları az sayıdadır. Lezyonlar çoğunlukla deriden açık renkte (hipopigmente), üzeri kuru ve kepeklidir. Lezyonların olduğu bölgelerde kıllar dökülmüş, terleme fonksiyonları bozulmuş olabilir. Sinir hasarı ve duyu kaybı erken dönemde ve belirgindir. Tüberküloid lepra kendiliğinden iyileşebilir, ancak sebep olduğu sinir hasarı kalıcıdır. Hastalığın başkasına bulaşma riski düşüktür. Hastalık tipinin belirlenmesini sağlayan lepromin testi adı verilen test pozitiftir.
  • Borderline lepra: Tüberküloid ve lepramatöz lepra arasındaki formdur. Her iki türe benzer görünümde olabildiğinden dimorf tip de denir. Hastaların büyük çoğunluğu bu grupta yer almaktadır.
  • Lepramatöz lepra: Cüzzamın en ağır formudur. Hastalık sinsi bir şekilde başlar ve yavaş ilerler. Deri lezyonları çok sayıdadır ancak yüzeyleri yumuşak, parlak ve deriyle hemen hemen aynı renkte olduğu için erken evrede tanınmaları güçtür. Kıllanma ve terleme daha az etkilenmiştir. Bu evrede teşhis konulup tedaviye başlanmadığı takdirde hastalık şiddetlenir ve ilerler. Üst solunum yollarını, gözü, kemikleri ve iç organları tutar. Kalıcı şekil bozuklukları meydana getirir ve ölüme kadar sebep olabilir. Hastalık tedavi ile kontrol altına alınmadığında bulaştırıcılık ihtimali yüksektir.

Cüzzam (Lepra) Belirtileri

Cüzzam belirtileri hastalığın bulaşmasından itibaren 2 ile 25 yıl arasında değişebilen süreler içerisinde başlayabilir. Bakterinin kuluçka dönemi uzundur ve belirtilerin ortaya çıkma şekli kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Hastaların çoğunda ilk belirti deriden daha açık renkteki (hipopigmente) veya hafifçe kızarık lezyonlardır. Bu lezyonlara bakarak tanı koymak pek mümkün değildir ancak cüzzam hastalığından şüphelenilip laboratuvar testleri yapılabilir. Ancak bu aşamada (indetermine lepra) çoğunlukla bu testler de sonuç vermez. Bu aşamada hastalık kendiliğinden iyileşebilir veya nadir de olsa herhangi bir lepra formuna dönüşebilir. İndetermine lepra evresinde tanı koyulabilirse etkin tedavi ile hastalık tamamen iyileşebilir ve hiçbir hasar bırakmaz.

Tüberküloid lepra belirtileri: Sıklıkla yüzü, kolları, gövdeyi tutabilen az sayıda üzeri kuru ve kepekli lezyon vardır. Lezyonlar deriden daha açık renktedir (hipopigmente). Lezyonların üzerindeki kıllar dökülmüş ve terleme fonksiyonları bozulmuş olabilir. Erken dönemdeki sinir hasarı sebebiyle lezyon bölgelerinde duyu kaybı vardır ancak hastalar çoğunlukla his kaybı şikayeti ile gelmez. Oradaki his kaybı sebebiyle oraya alınan darbelerin veya o bölgedeki yanıkların yaraları ile doktora başvururlar. Sinir hasarı sebebi ile el, kol ve bacaklarda uyuşukluk olabilir.

Lepramatöz Lepra Belirtileri

Deri lezyonları çok sayıda, yaygın ve simetriktir. Yüzeyleri yumuşak ve parlaktır. Lezyonlar çok çeşitli formlarda olabilir. Deriyle aynı hizada, deriden hafifçe kabarık veya nodül şeklinde olabilir. Bu nodüller (leprom) sıklıkla kulak, kaş, burun, çene, eller ve dizlerde yerleşim gösterir. Deriyi deforme etme eğilimindedirler. Lezyonların olduğu bölgelerde başlangıçta his kaybı, kıllanma azalması ve terleme azalması minimal düzeydedir. Geç dönemde his kaybı, kıllanmada azalma ve terlemede azalma görülebilir. Kaşlar dış kısımdan dökülmeye başlar. Daha sonra kaşlar ve kirpikler tamamen dökülebilir. Lepramatöz lepradaki tipik yüz şekline ‘’aslan yüz’’ adı verilmiştir.

Hastalığın üst solunum yollarını tutması sonucu başlangıçta burun tıkanıklığı, burun kanaması görülebilir. Hasta tedavisiz kalırsa bu belirtiler ilerler, ciltte ve organlarda deformiteler başlar. Burun orta hattında delinme, göz kapaklarının tam kapanamaması, el ayakların ucundaki kemiklerde erime, parmaklarda kısalma, diş dökülmesi, ses kısılması ve uzuvlarda güçsüzlük görülebilir.

Cüzzam (Lepra) Nedenleri Nelerdir?

Cüzzam hastalığına neden olan etken mycobacterium leprae adlı bakteridir. Bu hastalığın ne şekilde yayıldığı halen tam olarak bilinmemektedir. Burun mukozasında saptanan bakteri yoğunluğu nedeni ile hastalığın solunum yolları ile bulaşıyor olabileceği düşünülmektedir.

Hastalığın bulaşma ihtimali hastalığın klinik formuna, tedavi ile kontrol altında olup olmamasına, bakteri ile karşılaşan kişinin bağışıklık sistemine ve genetik yatkınlığına bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Aktif cüzzam hastaları ile temas eden çocuklar ve uzun süreli yakın temasta bulunan kişiler hastalığın bulaşması için risk altındadır.

Hastalığın tüberküloid formunda ve birkaç hafta önce tedavisine başlanılan diğer formlarında hastalığın bulaşma ihtimali çok düşüktür.

Cüzzam (Lepra) Teşhisi

Cüzzam hastalığının ilk bulgularından olan deri bulguları birçok hastalıkla karışabilmektedir. Ülkemizde cüzzam nadir hastalıklardan olduğu için çoğu zaman ayırıcı tanıda akla gelmemekte, atlanmakta ve tedavisi gecikmektedir. Cüzzam hastalığından şüphe edilmediği takdirde deri lezyonlarına sadece bakılarak tanı koyulması çok zordur. Gerek halinde ileri inceleme ve araştırma tetkiklerine başvurulmalıdır. Ayrıca cüzzam tanısı için ailede cüzzamlı olup olmadığı araştırılmalıdır. Cüzzam teşhisi konulan kişilerin aile bireyleri düzenli olarak taranmalıdır.

  • Dermatolojik muayene: Lezyonların sayısı, biçimi, rengi, sertliği ve büyüklüğü araştırılır. Lezyon bölgelerinde kıllanma azalması ve duyu kaybı araştırılır.
  • Deri biyopsisi: Derideki lezyondan parça alınır, özel boyalarla boyanarak mikroskop ile mycobacterium leprae varlığı araştırılır. Deri örneğinde lepra basili bulunmaması cüzzam tanısını dışlamaz. Hastalık teşhisi kesinleştiği takdirde hastalığın az basilli lepra olduğu anlamına gelir.
  • Burun mukoza kazıntısı: Burun mukozasından kazıntı örneği alınır, boyanır ve mikroskop ile mycobacterium leprae varlığı araştırılır.
  • Moleküler tanı yöntemleri: Dokulardan alınan örneklerde PCR adı verilen bir yöntemle lepra basilinin DNA’sı araştırılır. Mikroskobik yöntemlerden daha hassastır.
  • Nörolojik muayene: Cüzzam hastalığı sinir tutulumu ile dokularda his kaybı, uzuvlarda uyuşmaya neden olabildiği için nörolojik muayene önemlidir. Nörolojik muayene ile periferik sinirlerde kalınlaşma ve duyu kaybı olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.

Cüzzam (Lepra) Tedavisi

Cüzzam tedavisi olan bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde kalıcı şekil bozuklukları ve sakatlıklara neden olabilir. Hastalığın bulaşma riski artar. Hastalığın bulaşma riskinin yüksek olduğu klinik formlarında hasta bir süreliğine lepra merkezlerinde kontrol altında tutulmalıdır.

Hastalık tedavi ile tamamen iyileşebilir ancak tekrarlama riski vardır. İyileşen hastaların takibine devam edilmelidir. Tedavi sırasında ilaç reaksiyonları açısından dikkatli olunmalıdır. Deri lezyonları fazla olan hastalar ve çok basilli lepra hastaları ömür boyu ilaç tedavisi almalıdırlar.

Cüzzam tedavisinde günümüzde kullanılan tedavi formu çoklu ilaç tedavisidir (MDT). Tedavi yönetimi az basilli lepra ve çok basilli lepra tedavisi olmak üzere 2 ayrı formda yapılmaktadır. Dapson, rifampisin, klofazimin, ofloksasin ve minosiklin ilaçlarından oluşan kombinasyon seçimi hastalığın tipine ve tedaviyi uygulayan kliniğe göre değişiklik göstermektedir.

Az basilli lepranın tedavi süresi 6 ay ile 2 yıl arasında değişmektedir. Çok basilli lepranın tedavisinde ise, çoklu ilaç tedavisi en az 2 yıl sürmektedir.

El ve ayaktaki şekil bozukluklarında cerrahi tedaviye başvurulabilir. Ayak şekil bozukluklarında özel ayakkabı temin edilmelidir. Hastanın toplumdan izolasyonu önlenmeli ve psikolojik destek sağlanmalıdır.

Cüzzam (Lepra) Tedavi Edilmezse

Cüzzamın tedavi edilmediği takdirde kendi kendine iyileşebilen formlarının bulunması ile birlikte yaşam kalitesini düşüren, çeşitli ve ciddi şekil bozukluklarına yol açabilen formları da bulunmaktadır.

Cüzzam komplikasyonları şu şekildedir:

  • Deride iyileşmeyen yaralar
  • Yüzde nodüller ve kistler
  • Kaşlarda ve lezyonlu bölgelerdeki kıllarda dökülme
  • Kalıcı sinir hasarı
  • Uzuvlarda uyuşma, his kaybı, güçsüzlük
  • El ve ayak parmaklarında uç kısımlardan başlayan kemik erimesi
  • El kaslarında erime
  • Parmaklarda kısalma
  • Kronik burun tıkanıklığı, kanama, burunda şekil bozukluğu
  • Burun orta hattında delinme
  • Göz tutulumu (göz kapaklarının tam kapanamaması, körlük, glokom, keratit vb.)
  • Yüz felci
  • Dişlerde dökülme
  • His kaybı sebebi ile hissedilmeyen bölgelerde devamlı yanıklar, travmalar
  • İç organ tutulumu
  • Dış görünüş sebebi ile toplumdan uzaklaşma, psikolojik problemler

Cüzzama (Lepra) Ne İyi Gelir?

Cüzzam teşhis konulduğu takdirde tedavisine başlanması gereken bir hastalıktır. Lepra bakterisinin, bağışıklık sistemi düşük, yetersiz hijyen koşullarına sahip ve genetik yatkınlığı bulunan kişilerde hastalık yapma ihtimalinin artmış olduğu bilinmektedir. Hastalığın bulaşmasının önlenmesinde kişisel hijyen ve bağışıklık sisteminin güçlü olması önemlidir.

Cüzzam hastalığı sebebi ile ayaklarında şekil bozukluğu meydana gelmiş kişilerin özel ayakkabılar giymesi önerilir. Diğer şekil bozuklukları için ise fiziksel tedaviler planlanabilir.

Cüzzamdan korunmak için tedavi ile kontrol altına alınmamış, aktif cüzzam hastaları ile uzun temaslardan kaçınmak gerekir. Özellikle çocukların bağışıklık sistemi yetersiz olduğu için çocukların aktif cüzzam hastalarının bulunduğu ortamlardan uzak tutulması gerekmektedir.

Cüzzamın tüberküloid formunun ve tedavi ile kontrol altında olan formlarının bulaştırıcılık ihtimali çok çok düşüktür. Bu konu hakkındaki yetersiz bilgi sebebi ile cüzzam hastaları toplumdan dışlanma eğilimindedirler. Toplum hastalık hakkında bilgilendirilmelidir. Tedavi sürecini ve psikolojik durumlarını olumsuz yönde etkileyen bu konu hakkında gerekli önlemler alınmalı ve psikolojik yardım sağlanmalıdır.

Hastalara tedavinin uzun süreceği ve bu sürede tedaviyi kesinlikle kesmemeleri gerektiği anlatılmalıdır.

Cüzzama (Lepra) Ne İyi Gelmez?

Cüzzam hastalığına doğru teşhis konulamaması sebebiyle verilen yanlış tedaviler ve asıl tedavisinin gecikmesi hastalığın ilerlemesine sebep olabilir.

Cüzzam hastalığı sebebiyle lezyonlu bölgelerde his kaybı oluşan kişiler o bölgelere ayrı özen göstermelidirler. Lezyonlu bölgelere alınan travmalar ve o bölgede oluşan yanıklar hissedilmediği için ciddi yaralara yol açabilir.

Cüzzam (Lepra) İlaçları

  • Dapson: Etki mekanizması, nötrofillerin aktivasyonunu ve kemotaksisini engellemektir.
  • Rifampisin: Bakterisidal (bakteri öldürücü) etkisi olan antibiyotik grubundan bir ilaçtır.
  • Klofazimin: Dapson ve rifampisin ile birlikte üçlü kombine ilaç tedavisinde kullanılır.
  • Ofloksasin: Lepra tedavisinde kullanılabilen antibiyotik türevi bir ilaçtır.
  • Minosiklin: Ofloksasin gibi lepra tedavisinde kullanılabilen antibiyotik türevi bir ilaçtır.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Cüzzam (Lepra) Ameliyatı

Cüzzam hastalığını tedavi etmek adına uygulanan bir ameliyat yöntemi yoktur. Ancak hastalığın sebep olduğu şekil bozukluklarının ve hasarın düzeltilmesi için cerrahi tedaviye başvurulabilir.

Hamilelikte Cüzzam(Lepra) 

Hamilelik döneminde bağışıklık sistemi baskılandığı için hamilelik hastalığın ağırlaşmasına veya tetiklenmesine yol açabilir.

Cüzzam tedavisi alan veya tedavi görerek iyileşmiş kadınların hamile kalması söz konusu ise mutlaka doktorlarına bilgi vermeleri gerekmektedir. Tedavide kullanılan ilaçların bebeğin zarar görmeyeceği şekilde düzenlenmesi ve takip edilmesi gerekmektedir.

Çocuklarda Cüzzam (Lepra)

Çocukluk çağında bağışıklık sistemi güçlü olmadığı için bulaşma genellikle çocukluk çağında cüzzamlı kişilerle uzun süreli temaslar sonucu olmaktadır. Bakterinin kuluçka süresi uzun olduğu için hastalık çocukluk çağında veya ileri dönemlerde ortaya çıkabilmektedir.

Çocukların tedavisinde kullanılan ilaçlar aynıdır ancak ilaç dozları çocuklara göre düzenlenmektedir.

Cüzzam (Lepra) için hangi doktora gidilmeli?

Cüzzam çoğunlukla deri lezyonları ile kendini göstermektedir. Bu sebeple ciltte fark edilen renk değişimi, iyileşmeyen yaralar, kılların dökülmesi ve his kaybı gibi durumlarda Deri ve Zührevi Hastalıklar (Dermatoloji, Cildiye) uzmanına başvurulmalıdır.

Cüzzam hastalığının kalıcı sakatlıklar ve deformitelere neden olmaması için erken teşhis ve tedavisi çok önemlidir. Cüzzam hastalığının tedavisi deri ve zührevi hastalıklar klinikleri veya lepra hastaneleri tarafından yürütülmektedir. Lepra tedavisi dünyada ve ülkemizde ücretsizdir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Cüzzam ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Cüzzam hastalığının tam olarak nasıl bulaştığı halen bilinmemektedir. Burun mukozasındaki bakteri yoğunluğu sebebiyle solunum yolları ile bulaştığı kabul edilmektedir. Hastalığın her formunun bulaşma ihtimali yüksek değildir ve tedavi altındaki hastaların bulaştırma ihtimalleri çok düşüktür. Ayrıca cüzzam hastaları ile karşılaşan herkeste cüzzam hastalığı olmaz. Hastalığın ortaya çıkabilmesi için bağışıklık sisteminin zayıf olması, hastalığa genetik yatkınlık, yetersiz hijyen gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığı gereklidir.

Cüzzam hastalığı eski zamanlarda sık görülen ve hakkındaki bilgi azlığı sebebiyle o çağların en korkulan hastalıklarından biri olmakla birlikte şimdilerde etkin tedavi ile çok azalan hastalıklardan biri olmuştur. Türkiye’de çok nadir de olsa günümüzde halen yeni vaka bildirimi yapılmaktadır. Hijyen koşulları iyi olmayan Asya ve Afrika ülkelerinde ise yapılan vaka bildirimleri çok daha fazladır.

Cüzzam hastalığı direkt olarak yaşam süresini etkilemez ancak tedavi edilmediği takdirde sebep olduğu şekil bozuklukları kişiyi ölüme dahi götürebilir. Cüzzamlı hastaların etkin tedavisi yapılırsa normal bir insanın sahip olduğu ortalama yaşam süresi boyunca hayatlarını devam ettirebilirler.

Evet, cüzzam hastalığı etkin ve devamlı tedavi süreci ile tamamen iyileşebilmektedir. Süreç boyunca tedaviye ara verilmemesi ve düzenli doktor kontrolü gerekmektedir. Hastalık iyileşmesine rağmen hastalığın sebep olduğu lezyonların yara izleri, uzuvlardaki ve organlardaki hasarlar kalıcı olabilmektedir.

Cüzzam hastalığı eski zamanların en korkulan hastalıklarından biridir. O zamanlarda cüzzam hastaları hem şekil bozuklukları hem de hastalığı bulaştırma ihtimallerinden dolayı toplumdan dışlanmışlardır. Neyse ki bu tutum günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Cüzzam sanılanın aksine o kadar bulaşıcı bir hastalık değildir. Tedavi altındaki cüzzam hastalığının ise neredeyse hiç bulaştırıcılığı yoktur. Bu sebeple cüzzam hastaları sosyal hayatın içinde tutulmalıdırlar.