Fototerapi Nedir?

Fototerapi kaşıntı, sedef, egzama, vitiligo gibi pek çok deri hastalığının ultraviyole ışınları ile tedavi edilmesidir.

Belirli bir dalga boyuna sahip ultraviyole ışınları kullanılarak uygulanan tedavi yöntemidir. Bu yöntemde kullanılan ışınlar güneş ışığı içerisinde de bulunmaktadır. Kronik kaşıntı, sedef, egzama, vitiligo gibi pek çok deri hastalığının ve sıklıkla yeni doğan döneminde görülen sarılık tedavisinde etkilidir. Dönemsel depresyon ve vücut saatinin yeniden programlanması konularında faydaları vardır. Günümüzde fototerapi cihazı tasarım olarak taşınabilir şekilde dizayn edilmektedir. Bu da tercih edilebilirliğini artıran bir detaydır. Taşınabilir cihazların geliştirilmesi sayesinde evde fototerapi tedavisi mümkün kılınmıştır. Fototerapi uygulamaları ışın veya ışık tedavisi olarak da anılmaktadır.

Yeni doğan bebeklerde sarılık çok sık rastlanan bir rahatsızlıktır. Erken tespit edilmesi ve takibinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Genellikle kendiliğinden geçiyor olsa da nadiren yaşanan riskli durumlara yol açabilir. Bebekteki sarılık düzeyinin risk sınırının üzerinde olması halinde yenidoğanda fototerapi uygulaması gerçekleştirilir. Tedavi konusunda yöntem tercihi yapılırken fototerapi sınırları dikkate alınacaktır. Sarılık tedavisinde vücuttan bilirubin atılmasını sağlayarak etkisini göstermektedir. Vücuttan bilirubin atılması sarılık değerlerinin kontrol altına alınmasını sağlar. Yenidoğan fototerapi sınırları belirlenmesi için cilde bakarak değerlendirme yapıyor olmak yanıltıcı olabilir. Değerlendirmenin kan tahlili yapılarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Fototerapi tedavisi tercih edildiğinde bazen tam olarak hastalığın ortadan kaldırılması mümkün olmayabiliyor. Bu gibi durumlarda dahi var olan hastalık bulgularını iyileştirebilmektedir. Bunun haricinde yeni lezyon oluşumu azaltılabilecek ve belirgin bir düzelme sağlanmasının ardından kontrol altına alınabilecektir. Uygulama genelinde düzelme sağlanması durumunda tedavi sonlandırılabilir. Bazı durumlarda giderek azalan şekilde idame tedavi olarak adlandırılan devam tedavisi uygulanmasına devam edilebilir.

Fototerapi Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Fototerapi tedavisinde beklenen etkinin görülmesi için tedavinin düzenli olarak sürdürülmesi gerekmektedir. Tedavinin olumlu sonuçlanması için mümkün oldukça aksatılmamasının haricinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar;

  • Derinin ışığa olan hassasiyetinin artmasına neden olabileceği için tedavi günlerinde kokulu kozmetikler, parfüm, kolonya ve tıraş losyonu kullanılmamalıdır.
  • Tedavi devam ettiği süre boyunca güneş gören bölgelere en az 30 koruma faktörlü koruyucu krem sürülmelidir.
  • Tedavi günlerinde mümkün oldukça güneş altında kalmamaya özen gösterilmelidir.
  • Tedavi süresince doğal güneş banyosu ve solaryum uygulamalarından uzak durulmalıdır.
  • Tedavi esnasında doktor tarafından işaretlenen yara izleri ve benler kapatılmalıdır.
  • Sadece belirli bir alana ışık tedavisi uygulanacağı durumlarda tüm seanslar için benzer kıyafetler kullanmaya dikkat edilmelidir. Kıyafetlerin tüm seanslarda aynı yerlerinin açık olması olumlu sonuç alınabilmesi adına önemlidir.
  • Sık uçuk çıkaran bir bünyeniz olması durumunda tedavi öncesinde dudaklarınıza güneş koruyucu sürebilirsiniz.

Fototerapi Tedavisi Yan Etkileri

Bilinen en zararsız tedavi yöntemlerinden biri olan fototerapi uygulamalarının yan etkisi ancak güneş ışınlarına maruz kaldığınız zaman herhangi bir rahatsızlık görülüyorsa olacaktır. Güneş ışınlarına karşı alerjisi olan kişilerde yan etkiler görülmesi ihtimali yüksektir. Bunların haricinde belirli bir yan etkisi yoktur. Fakat bazı hassas bünyelerde hipomani durumu varsa tetiklenmesine neden olabilmektedir. Genel olarak nöbet hikâyesi ve ışığa özel bir hassasiyeti olmayan kişilerde görülen yan etkiler oldukça hafif görülecektir.

Erkeklerin genital bölgelerinin korunmadan ve uzun süreli olarak UV ışığına maruz bırakılması bölgenin ışınlara daha duyarlı olması nedeniyle genital kanser oluşum sıklığında artışa neden olmaktadır. Bu nedenle tedavi esnasında bölgenin korunması sağlanmalıdır. Bölgenin korunması adına alüminyum folyo veya koruyucu iç çamaşırı tercih edilebilir. Tercih edilecek çamaşır yanık oluşmasına neden olmamak adına tedavi süresince tek tip olmalıdır. Fototerapinin göze zararları UV ışınları kaynaklı ortaya çıkar. Bu durum kişide katarakt riskini arttırabilecektir. Fakat UV korumalı fototerapi gözlüğü kullanılarak risk önlenebilmektedir. Tedavide gözlük kullanımı uygun değilse, göz çevresinin ve göz kapaklarının da ışık görmesi gerekiyorsa uzman ile görüşülmesi sonrasında kabin içerisinde fototerapi göz bandı kullanımı tercih edilebilir.

Tedavi sürecinde sorumlu hekimler tarafından belirli aralıklarla hastalığın seyri, tedavi durumu ve yan etkiler açısından değerlendirmeler yapılacaktır. Değerlendirme sonrasında ihtiyaç olması halinde bazı tetkikler istenebilir. Tetkiklerin sonuçlarına göre tedavi sürecinin yeniden planlanması gerekebilir.

Fototerapi sırasında dikkat edilmesi gerekenler özellikle yeni doğan bebeklerin uygulamanın yan etkileri ile karşılaşmasının önüne geçecektir. Sarılık fototerapi yan etkileri azaltılması için;

  • Bebeklerde fototerapi tedavisinde bebek çıplak olmalı ve gözlerinin ışık geçirmeyecek şekilde kapatılması gerekmektedir.
  • Ultraviyole ışınlar yaklaşık 30 cm. uzaktan verilmelidir.
  • Bebeğin beslenmesine dikkat edilmelidir.
  • Bebeğin sıvı ihtiyacı tedavi esnasında yaklaşık % 10 – 20 aralığında artacağı için tartılarak sıvı kayıpları takip altında tutulmalıdır.
  • Tedavinin etkinliğinin artırılması amacıyla ışığa maruz kalan vücut yüzeyi mümkün oldukça artırılmalıdır.
  • Bebeğin küvöz içerisindeki pozisyonu 6 saatte bir değiştirilmelidir.
  • Bebeğin vücut ısısının 2 saatte bir ölçülmesi ve takibinin yapılması gerekmektedir. 
  • Atılan bilirubinin dışkıyı yeşilimsi renge dönüştüreceği bilgisi unutulmadan bebeğin dışkısı takip edilmelidir. Sarılık fototerapi uygulamasında amaç bilirubinin vücuttan atılmasını sağlamaktır. 
  • Yenidoğan bebeklerde fototerapi sonrası işitme testi yapılmalıdır.
Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Fototerapi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Gün ışığına eşdeğer bir ışığın tedavi amacıyla kullanılması fototerapidir. İskandinav ülkelerinde daha çok intihar oranlarının azaltılması ve yüksek depresyon tedavisinde kullanılmaktadır. Uygulama yapılan bölgeye ve tedavi ihtiyacına göre farklı isimlendirilmeleri mümkündür. Örneğin; uygulamanın burun içine ışık tedavisi olarak gerçekleştirilmesi medikal fototerapi olarak adlandırılmaktadır. Alerjik burun akıntısı tedavisi amacıyla kullanılmaktadır.

Fototerapi uygulaması süreleri tedavisi amaçlanan hastalığa göre değişiklik göstermektedir. Ortalama tedavi süresi 2 – 3 ayken fototerapi vitiligo tedavisi amacıyla kullanılacaksa süre 6 – 18 ay olabilmektedir. Tedavi süreleri hastalığa göre değişebileceği gibi hastalar arasında da farklılıklar gösterecektir.

Fototerapi cihazı tasarımlarının minimize edilerek taşınabilir hale getirilmesi evde fototerapi uygulamasını yapılabilirliğini sağlamıştır. Uygulamanın uzman gözetiminde yapılması hastalığa karşı savaşta başarılı olup olunmadığının tespiti açısından önemlidir. Uzman gözetimi her ne kadar uygulamanın yan etkileri minimum seviyelerde olsa da oluşabilecek komplikasyonların takip edilmesi açısından da önemlidir.

Güneş ışınlarına maruz kaldığında herhangi bir nöbet, alerji durumu yaşamayan kişilerin tedavinin yan etkileri ile karşılaşması ihtimali oldukça düşüktür. Elbette yan etkiler ile karşılaşmamak adına tedavi esnasında, tedavi sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bu konuda bilgilendirmeler uzman hekim tarafından hastaya yapılacaktır.