Sedim

Sedim testi veya eritrosit çökelme testi kırmızı kan hücrelerinin çökelme hızını ifade eden ve bir çok hastalığın tanısında kullanılan laboratuvar tetkikidir.

Sedim Nedir?

Sedim testi veya eritrosit çökelme testi (eritrosit sedimantasyon testi-ESR) kırmızı kan hücrelerinin çökelme hızını ifade eden ve bir çok hastalığın tanısında kullanılan laboratuvar tetkikidir. Eritrositlerin çökmesi inflamasyonun (iltihaplanma) önemli bir göstergesidir. 

Kan vücut dışında pıhtılaşarak çökme eğilimindedir. Özel solüsyonlar ile pıhtılaşma ihmal edildiğinde sağlıklı bireylerde eritrosit çökelmesi hızlı değildir. Eritrositlerin hücre duvarı özellikleri gibi etkenler bu durum üzerine etkilidir. Ancak vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkan inflamasyon CRP, fibrinojen gibi akut faz reaktanı olarak adlandırılan maddelerin seviyesinin yükseltir. Eritrositlerin artan yükü normalden daha hızlı şekilde çökmelerine neden olmaktadır. 

Sedim yüksekliği bir hastalığın tanısının konması için yeterli değildir. Ancak vücutta iltihabi bir durum olup olmadığını anlamanın kolay bir yoludur. Diğer laboratuvar testleri ile kullanıldığında tanı koymaya yardımcı olur.

Sedim Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Sedim normal değeri kişiler arasında farklılık gösterebilir. Genellikle 0 veya 0’a yakın olması beklenir. Ancak çeşitli faktörler bu durumu etkileyebileceğinden dolayı normal kabul edilen aralık belirlenmiştir. Sedim referans aralığı yetişkin kadınlarda 0-20 mm/h, yetişkin erkeklerde ise 0-15 mm/h olarak kabul edilir. Ancak bu değerler yaşa göre farklılık gösterebilmektedir. Bu sebepten dolayı normal değerleri hesaplamanın yaşa bağlı formülü çıkarılmıştır. Erkeklerde yaş/2, kadınlarda (yaş+10)/2 işlemleri sonucunda elde edilen değer ESR testinin üst sınırı olarak belirlenmiştir. 40 yaşındaki bir erkek için 20 mm/h, 20 yaşındaki bir kadın için 15 mm/h değerleri referans alınır.

Sedim Nasıl Ölçülür?

Kırmızı kan hücrelerinin çökelme hızı eritrosit sedimantasyon hızı testi (ESR testi) ile ölçülür. Kişinin kolundan alınan bir miktar kan sedim tüpü adı verilen 60-70 mm uzunluğunda tüpe aktarılarak sedim cihazına yerleştirilir. Sedim cihazı sabit sıcaklık sağlayarak tüp üzerinde kalan berrak serum miktarını çeşitli yöntemlerle hassas bir şekilde ölçer. Sonuçları mm/h (saatte kaç mm çöktüğü) cinsinden bildirir. Sedim 30 dk, 60 dakika ve 120 dakika olmak üzere farklı zaman dilimleri için ölçülebilir. En sık, sedim 60 dk ölçümü kullanılır. Ancak günümüzde daha hızlı sonuç veren ölçüm cihazları da bulunmaktadır.

Hamilelikte Sedim Ölçümü

Gebelik döneminde birçok fizyolojik değişiklik meydana gelmektedir. Bu değişimler laboratuvar testlerinde değişikliklere sebep olabilir. Bu sebepten dolayı birçok tetkik için gebelik dönemi referans değeri farklı hesaplanmaktadır. Hamilelikte sedimantasyon hızında yükselme beklenir. Bu dönemde normal kabul edilen değer aralığı 4-57 mm/h olarak belirlenmiştir. Sağlıklı bireylerde yüksek kabul edilen değerler gebelikte normal şartlarda görülebilir.

Bebeklerde Sedim Ölçümü

Yeni doğan bebeklerde sedimantasyon normal değeri 0-2 mm/h olarak kabul edilir. Bu değer daha geniş aralıklarda seyredebilmektedir. Doğum ve yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkabilecek enfeksiyonların tespit edilmesinde bilgi sağlayabilmektedir. Ancak yapılan çalışmalar yenidoğanlarda enfeksiyon varlığında sedimin normal değerler arasında seyredebileceğini ortaya koymuştur.

Sedim Yüksekliği Nedenleri

Kanda sedim değerinin yaş grubuna göre normal sınırların üzerinde olması durumu yükseklik olarak ifade edilebilir. ESR yüksekliği her zaman bir hastalığa veya soruna işaret etmez. Bazı fizyolojik değişimler (yaşlanma, gebelik, kilo artışı); anemi, obezite, tiroid hastalığı, yanık gibi durumlar ve bazı ilaçlar hafif yüksekliklere sebep olabilir. Sedim değerinin anormal derece yükselmesi iltihaplanma ile ilişkilidir. Temelde 3 ana sebebe bağlı olarak ortaya çıkar:

Otoimmün Hastalıklar

Enfeksiyonlar

Kanser

Sedim yüksekliği iltihap bölgesini ve bu duruma neden olan etkeni ortaya koymada yetersizdir. Yalnızca inflamasyona yönelik işaretlerde bulunur. Diğer laboratuvar testleri ile birlikte kesin tanı konulabilir. 

Örneğin sedim yüksekliği saptanan bir hastada eklem ağrısı şikayeti eşlik ediyorsa RF ve anti CCP düzeyi ölçülerek Romatoid artrit araştırması yapılabilir. Aynı şekilde diğer otoimmün hastalıklara yönelik antikor tespiti hastalığın belirlenmesinde etkili bir yöntemdir. 

İnflamasyon tespiti için kullanılan testlerden bir diğeri ise CRP’dir. CRP sedim ölçümüne etki eden proteinler arasında yer almaktadır. Ancak iltihabi durumlarda hızlı bir şekilde seviyesinin yükselmesi ayrı olarak değerlendirilmesini gerektirir. CRP ve sedim yüksekliği akut gelişen bir durumun göstergesi olabilir.

Sedim Yüksekliği Belirtileri Nelerdir?

Sedim yüksekliğine sebep olan hastalıkların başlıca belirtileri şu şekildedir:

Bunlar genel belirtiler olup birçok farklı durumda ortaya çıkabilir. Ayrıca Sedim ile doğrudan ilişkili değillerdir.

Sedim Yüksekliği Tedavisi

Sedim yüksekliği tek başına tedavi edilmesi gereken bir durum değildir. Sedimin yükselmesine sebep olan etken araştırılarak tedavi edilmelidir. İltihabi hastalıkların tedavisinde NSAİD adı verilen ilaç grubu sıklıkla kullanılır. Steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar olarak adlandırılan bu grup küçük, orta çaplı birçok iltihabi durumda yaygın olarak reçete edilir. Ayrıca kortizon içeren ilaçlar iltihap kurutma üzerine son derece etkilidir. Ancak sebep olabilecekleri yan etkilerden dolayı yalnızca doktor kontrolünde kullanılmalıdır. 

Sedim yüksekliğinin sebebi aktif bir bakteriyel enfeksiyon ise en doğru seçenek antibiyotikler olacaktır. Antibiyotikler enfeksiyon bölgesine göre oral, topikal veya IV (damar içi) olarak kullanılabilir.

Sedim Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Sedim yüksekliğiyle ve dolayısıyla vücuttaki iltihap ile mücadelede en önemli iki nokta vücut ağırlığının kontrol altına almak ve hareketsizlikten kaçınmaktır. Yüksek beden kitle indeksi ve obezite diyabet, kalp hastalığı gibi birçok sorun ile ilişkilendirilmiştir. Ayrıca bağışıklık sisteminde de sorunlara yol açmaktadır. Fazla kilolardan kurtulmanın en önemli yolu ise sağlıklı beslenme ve egzersizdir. 

Özellikle şekerin iltihaba zemin hazırlayıcı özelliği bulunmaktadır. Rafine şeker, beyaz ekmek ve makarnanın yanı sıra sosis ve salam gibi işlenmiş etlerin tüketimi azaltılmalıdır. Çiğ meyve ve sebze tüketimine özen gösterilmelidir. Ayrıca omega 3 yağlarının güçlü antienflamatuar (iltihap giderici) özelliğe sahip olduğu bilinmektedir.

Sedim Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Sedim yüksekliğinin en önemli sebeplerinden biri otoimmün iltihabi hastalıklardır. Kesin bir tedavisi olmayan bu hastalıklar kronik bir hal alır ve bağışıklık sistemi sürekli olarak saldırıya geçer. Kronik iltihap hücre ölümlerine sebep olur. Bölgede doku kaybı ve yanlış organizasyon meydana gelir. Bunun sonucu olarak işlev kayıpları meydana gelebilir. Ayrıca etkilendiği organa bağlı olarak da sorunlara yol açacaktır. 

Sedim Düşüklüğü Nedenleri

Sağlıklı bireylerde sedim değerinin düşük olması beklenir. Düşüklüğü patolojik hale getiren sebep ise yükselmesi gereken durumlarda düşük kalmasıdır. Vücutta sedim yükselmesine sebep olacak iltihabi veya enfektif bir durum olmasına rağmen sedim değerleri normal seyrediyorsa çeşitli sorunların göstergesi olabilir. Böyle bir durumda asıl sorun sedimantasyona (çökelmeye) sebep olan proteinlerin üretiminde veya kırmızı kan hücreleri olabilir. Sedim düşüklüğüne sebep olan sorunlar şu şekildedir:

  • Karaciğer sorunları
  • Böbrek sorunları
  • Konjestif kalp yetmezliği
  • Orak hücreli anemi
  • Polisitemia vera
  • Kanda fibrinojen azlığı
  • WBC (beyaz kan hücresi) yüksekliği

Fibrinojen gibi bazı akut faz reaktanları, karaciğerde proteinlerden üretilmektedir. Besinlerle yeterli protein alımının olmaması, karaciğer hastalıkları bu maddelerin üretimini azaltır. Böbrek sorunlarında ise idrarla atılan protein miktarı yükselecektir. 

Sedim Düşüklüğü Belirtileri

Eritrosit sedimantasyon hızının düşük bulunmasının bir sorun olmadığı unutulmamalıdır. Daha önce belirtildiği üzere bu durum ancak yüksek olması beklenilen durumlarda düşük olması halinde bir soruna işaret eder. Altta yatan soruna bağlı olarak çok çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir.

Sedim Düşüklüğü Tedavisi

Sedim düşüklüğüne sebep olan ve akut faz reaktanlarının üretimini azaltan veya atılımını artıran durumun tedavi edilmesi gerekmektedir. Altta yatan herhangi bir sebep tespit edilemediği durumda tedavi gerektirmez. Bu amaçla karaciğer fonksiyonları, böbrek fonksiyonları ve tam kan sayımı gibi testler ile ileri inceleme sağlanır.

Sedim Düşüklüğüne Ne İyi Gelir?

Eritrosit sedimantasyon hızı inflamasyona yanıt olarak artmıyorsa bunun en temel ve düzeltilebilir sebebi beslenme bozuklarıdır. Besinlerle yeterli proteinin alınmaması karaciğer fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Ayrıca karaciğer sağlığını olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biri alkol tüketimidir. Alkol tüketiminden kaçınılmalı, dengeli beslenme düzeni benimsenmelidir.

Sedim Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Sedim düşüklüğüne sebep olan hastalıkların etkileri daha ciddidir. Bundan dolayı sedim değişimlerine kadar farklı semptomlar ortaya çıkacaktır. Sedim düşüklüğü tedavisinde amaç seviyeyi yükseltmek değil altta yatan sorunu diğer belirtileri ile ortadan kaldırmaktadır. Tedavi edilmediğinde böbrek, karaciğer ve kalp yetmezliği gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Sedim ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Sedimantasyon yüksekliğinin en önemli sebebi iltihabi ve enfektif durumlardır. Bunun dışında bazı ilaçların yüksekliğe sebep olabileceği ortaya konmuştur.

  • Oral kontraseptifler (doğum kontrol ilaçları)
  • Aspirin
  • Kortizon
  • A vitamini

Yanlış sonuçların elde edilmesini önlemek amacıyla kullanılan ilaç ve ilaç dışı maddeler hekime doğru ve detaylı bir şekilde bildirilmelidir.

Yapılan çalışmalarda sedim değeri 100’ün üzerinde olan hastalarda D vitamini eksikliği saptanmıştır. Ayrıca D vitamininin antienflamatuar etkisi bilinmektedir. Ancak sedim değerini düşürmek için D vitamini takviyelerinin bilinçsiz kullanılması doğru değildir. Yüksekliğe sebep olan durumun tedavi edilmesi gerekmektedir.

Özellikle bazı kanser türleri eritrosit sedimantasyon hızını artırmaktadır. Ayrıca melanom gibi kanser türlerinde sedim düzeyi yükselmesinin hastalığın seyrinin kötüleştiği ortaya çıkmıştır. Yüksek sedimantasyon hızı diğer dokulara metastaz yapmış kanserlerle ilişkilendirilmiş ve tedaviye yanıtın az olduğu sonucu ortaya konmuştur.

Sedim testi sırasında kanın fizyolojik pıhtılaşmasını önlemek amacıyla özel solüsyonlar kullanılmaktadır. “ESR pıhtılı” ifadesi test tüpünde pıhtı ile karşılaşıldığında kullanılır.

Pıhtı oluşumu çökelme hızını artırarak hatalı sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.