Temporal Arterit

Temporal arterit, yüzün bir kısmı ve beyne kan akışına katkıda bulunan temporal arterlerin iltihaplanması veya hasar görmesi durumudur. Ana tedavisi, prednizon gibi bir kortikosteroid ilacının yüksek dozlarının alınmasıyla gerçekleşir.

Temporal Arterit Nedir?

Temporal arterit, yüzün bir kısmı ve beyne kan akışına katkıda bulunan temporal arterlerin iltihaplanması veya hasar görmesi durumudur. Temporal arterit romatolojik bir hastalıktır. Aynı zamanda kraniyal arterit veya dev hücreli arterit olarak da bilinir. Temporal arterit genelde temporal arterlerde görülse de vücuttaki diğer orta ve büyük çaplı arterler yani atardamarlarda da görülebilmektedir. 

Temporal arterit, 50 yaşın üzerindeki kişilerde gençlere göre daha sıklıkla görülmektedir. Ayrıca kadınlar da erkeklerden daha sık olarak temporal arterite sahiptir. Irk olarak da yapılan çalışmalarda en sık olarak Kuzey Avrupa veya İskandinav kökenli insanlarda görülür.

Temporal arteritin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, vücudun otoimmün tepkisine yani vücuttaki bağışıklık sisteminin anormal çalışmasına bağlı olarak oluştuğu bilinmektedir. Ayrıca, aşırı dozda antibiyotikler ve bazı ciddi enfeksiyonlar, temporal arterit ile ilişkilendirilmiştir. Temporal arterit teşhisi konulduğunda oluşabilecek komplikasyonlar en aza indirilmeye çalışır. Temporal arteritin çok ciddi komplikasyonları vardır. Bu yüzden bu tür bir hastalık durumunda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır. 

Temporal Arterit Belirtileri Nelerdir?

Dev hücreli arteritin veya temporal arteritin en yaygın semptomları, genellikle her iki şakak bölgesini de etkileyen şiddetli olan baş ağrısı ve hassasiyettir. Baş ağrısı giderek kötüleşebilir, gelip giden bir vasıfta olabilir veya geçici olarak azalabilir. 

Boyunda, omuzlarda veya kalçalarda ağrı ve sertlik ile ilgili bir bozukluk olan polimiyalji romatika da dev hücreli arteriti olan kişilerin yaklaşık yüzde 50'sinde ortak olarak görülmektedir. Bunun nedeninin bir şekilde bu romatolojik hastalıkların birbirini etkilemesi olduğu düşünülmektedir. Genel olarak, dev hücreli arteritin en sık görülen belirti ve semptomları şu şekilde sıralanabilir:

a-) Genellikle şakak bölgesinde görülen ve kalıcı olma eğiliminde olan şiddetli baş ağrısı

b-) Saç derisinde hassasiyet

c-) Çiğnerken veya ağız geniş bir şekilde açıldığında oluşan çene ağrısı

d-) Ateş

e-) Yorgunluk

f-) İstenmeyen kilo kaybı

g-) Çift görme

h-) Bir gözde ani ve kalıcı görme kaybı

Etiket: Görme kaybı, baş ağrısı, halsizlik

Temporal Arterit Nedenleri Nelerdir?

Temporal arterit durumunda arterlerin yani atardamarların yüzeyi iltihaplanarak şişer. Bu şişme kan damarlarını daraltır ve vücuttaki dokulara ulaşan kan miktarı azalmış olur. Kan miktarının azalması dolayısıyla dokulara ulaşan oksijen ve hayati besinleri azaltır.

Hemen hemen tüm büyük veya orta büyüklükteki arterler bu durumdan etkilenebilir ancak iltihaplanma çoğunlukla şakaklardaki temporal arterlerde meydana gelir. Bu damarlar kulakların hemen önünden geçerek ve kafa derisine kadar ilerler.

Bu atardamarların iltihaplanmasına neden olan şey kesin olarak bilinmese bile bu hastalık otoimmün bir hastalık olduğu için, bağışıklık sistemi tarafından damar duvarlarına anormal saldırılar gerçekleşmesi sonucu bu durum ortaya çıkmaktadır. Bazı genler ve çevresel faktörler ve durumlar bu hastalığın gelişmesi için risk faktörü olarak sayılabilir. Temporal arterit oluşması için risk faktörü olan durumlar şu şekilde sıralanabilir: 

a-) Yaş: Dev hücreli arterit veya temporal arterit çoğunluka 50 yaş üstündeki yetişkinleri etkiler. 50 yaş altında görülmesi oldukça nadirdir. Bu hastalığa sahip çoğu insan, 70 ile 80 yaşları arasında belirti ve semptomlar yaşamaya başlarlar. 

b-) Cinsiyet: Otoimmün hastalıkların çoğu genel olarak kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. Bu yüzden temporal arterit de kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha fazla görülmektedir. 

c-) Irk ve coğrafi bölge: Temporal arterit en çok Kuzey Avrupa popülasyonlarında veya İskandinav kökenli beyaz insanlar arasında yaygın olarak görülür. Ancak her tür ırktan insanda görülmesi mümkündür. 

d-) Polimiyalji romatika: Polimiyalji romatika hastalığına sahip olmak, temporal arterit geliştirme riskini arttıran bir faktör olarak sayılabilir. 

e-) Aile öyküsü: Temporal arterite sahip olan bir aile üyesinin bulunması, kişide de bu hastalığın gelişimi açısından risk yaratmaktadır. Ancak bu durum bazı genetik geçişli hastalıklara göre oldukça nadirdir. 

Temporal Arterit Teşhisi

Dev hücreli arteritin erken semptomları diğer bazı durumlara durumlara benzediği için teşhis edilmesi zor olabilmektedir. Bu nedenle temporal arteritteki gibi baş ağrısı semptomları olan bir kişide, hekim öncelikle olası diğer durumları dışlamaya çalışacaktır. 

Temporal arterit teşhisi için hekim öncelikle ayrıntılı bir tıbbi öykü alacaktır. Daha sonra da kapsamlı bir fizik muayene yapmak gerekir. Fizik muayene sırasında kulak bölgesinin önündeki temporal arterlerde nabız muayenesi yapılır. Temporal arteritte genellikle her iki atardamarda veya tek bir tanesinde nabız kaybı, nabız gücünde azalma, hassasiyet ve o bölgelerde normalden daha sert bir hissiyat alma durumu söz konusudur. Öykü ve fizik muayeneden sonra temporal arteritten şüphelenilmesi durumunda uygulanabilecek tetkikler şu şekilde sıralanabilir: 

Kan Testleri

Aşağıdaki kan testleri, temporal arteriti teşhis etme ve tedavi sırasındaki ilerlemenin tespit edilmesi için kullanılabilir. Bu kan testlerinde bakılan ve takip edilen değerler şunlardır: 

a-) Eritrosit sedimantasyon hızı: Eritrosit sedimantasyon hızı, kırmızı kan hücrelerinin yani eritrositlerin bir tüp kanın dibine ne kadar hızlı düştüğünü ölçen bir testtir. Eritrosit sedimantasyon hızının artması yani dibe hızlı çöken kırmızı kan hücreleri vücuttaki iltihaplanmaya işaret edebilmektedir. Hastalığın takibi sırasında da durumun iyiye gidip gitmediğini anlamak için kullanılabilmektedir.  

b-) C-reaktif protein (CRP): C-reaktif protein, iltihaplanmanın tespiti açısında oldukça sık olarak kullanılan bir parametredir. C-reaktif protein, vücutta herhangi bir iltihaplanma durumunda karaciğerin ürettiği bir maddedir. Ancak CRP'nin sadece iltihaplanma değil travma gibi diğer nedenlerden dolayı da yükselebileceği unutulmamalıdır. 

Görüntüleme Testleri

Bazı görüntüleme testleri, temporal arteriti teşhis etmek ve tedaviye cevabı tespit etmek için kullanılabilmektedir. Bu testler şu şekilde sıralanabilir: 

a-) Doppler ultrason: Doppler ultrason, kan damarlarındaki kan akışının durumunu tespit etmek için ses dalgalarının yansıması özelliğini kullanan bir cihazdır. 

b-) Manyetik rezonans anjiyografi (MRA): Manyetik rezonans anjiyografi, manyetik dalgaları kullanan emar ile kan damarlarının ayrıntılı görüntülenmesini sağlayan bir kontrast maddenin kullanılmasının birleştirildiği bir testtir. Emar çekimi dar bir alanda yapılabildiği için kapalı yer korkusu olan kişilerde bu testin yapılması zor olabilmektedir. Bu durumda diğer testler kullanılır. 

c-) Pozitron emisyon tomografisi (PET): Pozitron emisyon tomografisi, genelde hekimin aort gibi büyük çaplı damarlarda bir iltihaplanma olmasından şüphelendiği durumlarda kullanılır. Bu görüntüleme yönteminde, çok az miktarda radyoaktif malzeme içeren, intravenöz yani damar içi izleme solüsyonu kullanır. PET taraması, daha büyük kan damarlarınızın ayrıntılı görüntülerini ortaya koyar ve iltihaplanma alanlarını gösterebilir.

Biyopsi

Dev hücreli arterit teşhisini doğrulamanın en iyi yolu, temporal arterden küçük bir örnek yani biyopsi almaktır. Temporal arter deriye yakın, kulaklarınızın hemen önünde yer alır ve kafa derisine kadar devam eder. Biyopsi prosedürü, genellikle çok az rahatsızlık hissi yaratır ve çok küçük bir yara izi bırakır. İşlem genelde lokal anestezi yapılarak ayakta gerçekleştirilebilir. Daha sonra alınan örnek bir patolog tarafından laboratuvarda mikroskop altında incelenir.

Dev hücreli arteritin olması durumunda, alınan örnekteki arter genellikle hastalığa ismini veren anormal derecede büyük dev hücrelerle birlikte bir iltihaplanmayı gösterir. Ancak dev hücreli arteritte alınan biyopsinin negatif gelmesinin mümkün olduğu unutulmamalıdır. Sonuçların net olmadığı durumlarda, hekim ihtiyaç duyarsa diğer taraftaki temporal arterden de örnek almak isteyebilir. 

Temporal Arterit Tedavisi

Temporal arteritin ana tedavisi, prednizon gibi bir kortikosteroid ilacının yüksek dozlarının alınmasıyla gerçekleşir. Temporal arteritin bir komplikasyonu olan görme kaybını önlemek için acil tedavi gerekli olduğundan, hekim hastalık daha biyopsi ile doğrulanmadan bile ilaç tedavisine başlayabilir. 

Hastalar genellikle tedaviye başladıktan birkaç gün sonra bile kendini daha iyi hissetmeye başlar. Kortikosteroid tedavisine başlamadan önce görme kaybı olan hastalarda ise tedavi sonrasında görüşün tamamen iyileşme olasılığı düşüktür. Ancak görme kaybı olmayan gözün kurtarılması ile yeterli görüş sağlanabilir.

Temporal arteritte bir ila iki yıl veya daha uzun süre ilaç almaya devam etmek gerekebilmektedir. İlk aydan sonra, iltihabı kontrol etmek için gereken en düşük kortikosteroid dozuna ulaşana kadar hekim dozu kademeli olarak düşürmeye başlar. Bu doz düşürülme döneminde baş ağrısı gibi bazı semptomlar dönem dönem geri gelebilmektedir. Bu dönem ayrıca polimiyalji romatika semptomlarının oluştuğu noktadır. Bu tür alevlenmeler ve semptomların geri dönmesi genellikle kortikosteroid dozunda hafif artışlarla kontrol altına alınabilir. Bu süreçte ayrıca hekim metotreksat adı verilen bir tür bağışıklık baskılayıcı ilaç reçete edebilir.

Kortikosteroid ilaçlar osteoporoz, yüksek tansiyon ve kas güçsüzlüğü gibi ciddi yan etkilere neden olabilir. Olası yan etkilere karşı koymak için ve durumu kontrol etmek için bazı dönemlerde kemik yoğunluğunu izler. Kemik kaybını önlemeye yardımcı olmak için de kalsiyum ve D vitamini takviyeleri önerebilir. Bazı durumlarda temporal arterit tedavisinde gerektiğinde daha ileri ilaçlar da kullanılabilmektedir. Bu ilaçlar deri altına enjeksiyon ile verilir. Temporal arteritin tedavisi sırasında durumu daha iyi kontrol altına almak adına yapılabilecek birkaç şey bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

a-) Sağlıklı bir diyet: Temporal arterit tedavisi sırasında oluşan sorunları kontrol altına almak adına iyi bir beslenme önemlidir. Sağlıklı bir diyet kemik erimesi, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi olası sorunları önlemeye yardımcı olabilir. Tuzu, şekeri ve alkolü sınırlarken taze meyve ve sebzeleri, tam tahılları, yağsız et ve balıkları diyette arttırmak gerekir. 

b-) Düzenli egzersiz: Yürümek gibi düzenli aerobik egzersizler, kemik kaybını, yüksek tansiyonu ve diyabeti önlemeye yardımcı olur. Ayrıca kalbe ve akciğerlere de fayda sağlar. Egzersiz yapmaya alışkın olmayan kişiler, bu programa yavaş yavaş başlamalı ve sonrasında miktarı arttırmalıdır. Hekim bu program hakkında hastaya yardımcı olabilir.  

Temporal Arterit Tedavi Edilmediğinde Ne Olur?

Dev hücreli arterit veya temporal arterit tedavi edilmediğinde aşağıdakiler gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir: 

a-) Körlük: Temporal arterit sonucunda gözlere ulaşan kan miktarının azalmasıyla ve iltihaplanma sonucunda bir gözde daha nadir olmak üzere iki gözde ani, ağrısız görme kaybı oluşabilir. Görme kaybı genellikle kalıcıdır.

b-) Aort anevrizmasıAort anevrizması, göğüs ve karın bölgesinde ilerleyen oldukça büyük bir damar olan aortun, kan akışının değişmesiyle oluşan bir çıkıntıdır. Aort anevrizması patlayarak yani rüptüre olarak yaşamı tehdit eden iç kanamaya neden olabilir. Bu komplikasyon, dev hücreli arterit tanısından yıllar sonra bile ortaya çıkabileceğinden, hekim yıllık olarak bazı görüntüleme testleriyle durumu kontrol eder.

c-) İnme: İnme, temporal arteritin nadir görülen ancak olabilecek komplikasyonlarından biridir. 

Temporal Arterit için Hangi Doktora Gidilir?

Temporal arterit için gidilmesi gereken bölüm romatolojidir. Romatoloji uzmanı durumun teşhisinde ve tedavisinde hastayı uygun olarak yönlendirecektir. Temporal arterit tedavi edilmediği takdirde körlük, anevrizma, inme gibi sorunlara yol açabildiği için şüphelenilmesi halinde derhal bir hekime başvurulmalıdır. Teşhis edilmeli ve tedavisi başlanmalıdır. Çünkü gecikmiş olgularda oluşan körlük çoğu zaman geri dönüşsüz bir durumdur. 

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Temporal Arterit ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Temporal arterit teşhisi için öncelikle hekim tıbbi öykü ve fizik muayene ile durumdan şüphelenir. Daha sonra gerektiği durumlarda ve hekimin hastayı yönetim şekline bağlı olarak iltihaplanmayı gösteren kan testleri, damarları gösteren görüntüleme yöntemleri ve damarlardan alınan örneklerden biyopsi yapılabilmektedir. Bunların sonucunda da hastalık tanısı konur.

Temporal arterit biyopsisi şakak bölgesinde seyreden temporal arterden küçük bir iğne yardımıyla parça alınmasıyla gerçekleşir. Alınan bu örnek daha sonra patologlar tarafından incelenebilir. Örnek alma işlemi genellikle lokal anestezik bir madde yardımıyla yapılır.